Adnan Oktar Diyor Ki...

 

Adnan Oktar Diyor Ki... 8 Ocak 2018> Daha Fazla

Yüzeysel olmak bazı insanların kolaylarına gelir. Ruh sahibi insan ise yüzeysel kalmaktan çekinir. Ruh sahibi olan Allah’a ram olmadan, Allah’a bağlanmadan cinnet geçirir. Ruh sahibi bir insanın derin düşünmemek diye bir konusu olamaz.
Tayyip Hocam’ın Kilise ve Sinagogları onarıp ibadete açtırması çok hayırlı bir hizmet. Özellikle Musevi ve Hristiyan düşmanlığının arttığı bu dönemde nefret dolu insanlara en güzel cevap.
Münafık haysiyetsizlik şokuna giren bir mahluktur. Yüzünde utanma, haysiyet yoktur. Tüm dünya yüzüne tükürse, ne dersen de etkilenmez, uyuşmuştur beyni. Tüm insanlar onlardan tiksindiği için, aşağılanarak insaniyetten çıktığı için haysiyetsizlik şoku içindedir. Ne Kuran ayeti, ne Müslümanların sözü, ne aşağılanma hiçbir şey onu etkilemez. Akıl almaz bir haysiyetsizlik boyutu içindedir. Şımarıklığı, arsızlığı, pisliği, haysiyetsizliği üzerinde toplamış olan münafık haysiyetsizlik şokundan insan olmaktan çıkmıştır. Münafık şeytanın iğrenç makamının en yüksek noktasıdır. Ahir zaman münafıkları da en yüksek şeytani makama gelmiş en arsız ve haysiyetsiz münafıklardır. Cehennemde de münafıkların bu kaşarlıkları ve haysiyetsizlikleri devam eder.
Münafıklar hep kısa ömürlüdür. Çünkü hayatları haset, stres, gerginlik, aşağılanma ve horlanma içinde geçer. Müminler ise uzun ömürlüdür. Ahir zamanda da Mehdi uzun ömürlü olacaktır. Mehdi’nin uzun ömrü münafıkları kahreden bir özelliktir. Hadislerde Mehdi’ye Eyüp gibi çile geleceği ama hemen ardından inşirah ve kolaylık geleceği, Mehdi’nin de Nuh gibi uzun ömürlü olacağı bildirilmiştir.

Adnan Oktar Diyor Ki... 7 Ocak 2018> Daha Fazla

Peygamberimiz’in en büyük mücadelesi münafıklara karşı olmuştur. Münafık yapılanması çok şiddetliydi. Hz. Ali’nin, Hz. Ömer’in, Hz. Osman’ın ve ehli beytin şehit edilmesi münafık hareketin kahpeliğini ve etkisini gösteriyor. Küfür şehit edemiyor ama münafıklar şehit ediyorlar. Bu alçaklığı yaparken de Kuran’ı kullanıyorlar. Müslümanlık örtüsüne bürünüp Müslümanlara saldırıyorlar. Münafık, küfrün Müslüman görünümüne bürünmüş halidir. Küfürden de destek aldığı için gelişme alanı elde eder. Bizim için münafık saldırısı neşe ve şevk vesilesidir.
Dünyayı cennete çevirmek çok kolay. Zor olan kavga, savaş, çatışma, hırs içinde yaşamak. Kolay olmasına rağmen insanların sevgi içinde yaşayamamaları bir çoğunun Allah’a isyan etmesinden, Allah’ı unutmasından kaynaklanıyor. Allah’ı unutmanın karşılığını Allah böyle zor bir hayatla veriyor.
İnsan vicdanına uyduğunda Allah’ın ruhu devrededir. Dolayısıyla vicdanına uyan mutlaka kazanır, daima galiptir. Çünkü Allah’ın ruhu, Allah’ın taraftarı daima kazanandır.
Çok keskin ve dikkatli bakan kadın cazibelidir. Onun gözleri tutkuya açılan bir pencere gibidir. Müthiş güzel bir elektriği vardır. Bedenen ve ruhen çok temiz olur. Estetiği, kaliteyi çok güzel bilir. Ses tonundan, yürüyüşünden, endamından cazibesi buram buram akar. Bunların hepsi akıllı, imanlı kadına sunulan birer nimettir.
Samimi olmayanın kurtuluşu yok. Samimi olanın kurtuluşu kesin. Allah “ancak samimi kullarım kurtulur” diye bildiriyor. Kurtuluşun tek yolu samimiyettir.
Müslüman elindeki her şeyi dağıtmakla yükümlüdür. Mal dağıtmakla bereketlenir. Mesela bir insanın 20 odalı evi varsa, o evde tek başına yaşaması vicdanlı olmaz. İnsan bir odada yaşıyor, bir tabak yemek yiyor. Müminleri o evin 19 odasında güzellikle misafir edersin. İslam ahlakı böyle Kuran’da anlatıldığı gibi yaşansa açlık, yokluk, fakirlik, adaletsizlik kalmaz.
Egolu insanlar toplumun manevi belasıdır. Münafıklar çok egoludur. Allah’ın hikmeti olarak böyle insanlar her yerde aşağılanır ve küçük düşerler. Allah sürekli ahmaklıklarını ve akılsızlıklarını tüm insanlara gösterir.
Aklın mihenk taşı Kuran’dır. Bir konu Kuran’a bakılarak anlaşılır. Mesela hangi bakışın güzel olduğunu anlamak istiyorsun, Kuran’a bakarsın. Allah ruhtaki hainliğin bakıştan aktığını söyler. Böylece biz güzel bakışın ne olduğunu Kuran’dan anlamış oluruz.
Gözün güzelliği bakıştaki tutku ve derinliğe bağlıdır. Allah’ı seven bir göz, Allah’a aşık bir göz Allah’ın tecellilerine baktığını bilerek dünyaya baktığı için çok anlamlı ve güzeldir. Ama bön bön bakış varsa Allah’ın tecellilerini göremiyor demektir, şeytani bir ruh hali içindedir. Bu kişi her şeye kin ve nefret gözüyle bakar, bu yüzden gözünde hiçbir şekilde tutku, aşk ve güzellik oluşmaz.
Var olan her şeyin başlangıcı sonsuz öncededir. Biz sonsuz öncede de vardık, sonsuz sonrada da varız. Allah’tan hiç ayrılmadık. Hep Allah ile birlikteyiz.
Hem Darwinist ideoloji hem gelenekçi ortodoks sistem kadına ve kadın güzelliğine karşı. Darwinist ideoloji kadını köpekten biraz daha gelişmiş bir hayvan olarak görüyor. Gelenekçi ideoloji kadını dövülmesi gereken, bakımsız ve çirkin olması gereken, cehennemi dolduracak yarım varlıklar olarak görüyor. Bu durumda toplumda kadına saygı nasıl olsun? Bu durumda kadını nasıl seveceksin, ona nasıl aşık olacaksın, nasıl tutkuyla bağlanacaksın? Kadın sevgisi ve güzelliğinin tam yaşanması Kuran ahlakıyla mümkündür.
Sabır istikrarlı olarak iyi olanda devam etmektir, vazgeçmemektir. Sabır istikrarlı olmanın adıdır, tahammül sabır değildir.
Allah’tan başka hiçbir güç yoktur. Tek tehlike Allah’ın rızasını terk etmek olur. Tehlike olur diye düşündüğün her şey Allah’ın senin beyninde yarattığı bir görüntüdür. Tüm güç Allah’a aittir. Tehlike Allah’ı unutmak, Allah’tan yüz çevirmektir. O zaman –Allah korusun- seni kurtaracak hiçbir güç olmaz.
Münafık mucizevi şekilde ahmak ve arsız olur. Münafığın ibretlik halinden biri de cehennemde bile arsız olmasıdır. Mümin münafıkla ilmi mücadeleyi ibadet olarak yapar.
Münafıkların varlığı Müslümanlarda aklın gelişmesine sevabın oluk oluk akmasına vesile olur. Münafığı ilimle irfanla ezmek şeytanı ezmektir. Dünyada müminin varlık amaçlarından biri şeytanı ilmen ezmektir. Allah ahirette şeytanla gereği gibi ilmi mücadele yapıp yapmadığımızı mutlaka soracak. Şeytanla mücadeleden kaçınmak çok büyük faciaya sebep olur. Münafık mikroptan daha aşağı olduğu için, toplumun sıhhati ve iyiliği için karşı ilmi cevabın çok güçlü olması gerekir.
İnsanların bir çoğu bencildir. Sadece küçük basit çıkarları için yaşamak ister. Böyle insanların hayatı müthiş kalitesizdir ve acı içindedir.
Allah beni de kardeşlerimi de Hz. Mehdi’ye, İsa Mesih’e talebe etsin. Mübarek yüzlerini bir an önce görmeyi istiyoruz.
Münafıkların, kalbinde hastalık olanların, enaniyeti kavi olanların en çekindikleri, hiç anlatmak istemedikleri konu Mehdiyettir. Mehdiyet’le ilgili Peygamberimiz müthiş detaylar vermiştir. Bu detayların hepsi Mehdi’yi gördüğümüzde tanımamız, o dönemde olduğumuzu bilmemiz içindir.
Resulullah hiç kimseyi, hiçbir olayı Mehdi kadar detaylı tarif etmemiştir. Bu, Resulullah’ın Mehdi’ye yardımıdır. Peygamberimiz zer aleminde Allah’a söz verdi Mehdi’ye yardım etmek için. Bu yardımını da Mehdi’yi tüm detaylarıyla anlatarak gerçekleştirdi. Mehdi’yi ve Mehdiyet dönemi olaylarını öyle detaylı bir tarif etmiş ki fotoğraf gibi maşaAllah.
Münafıkların hayatı kısa olur. Müminlerin hayatı daha uzundur. Münafıklar kahır içinde oldukları için, öfkeleri ve hasetleri çok kısa sürede ölümcül hastalıklara sebep olur ve ölüme sürüklenirler.
Türkiye galip gelecek. Türkiye’ye bir zeval gelmeyecek. Türkiye İslam aleminin önderi olacak. Hiç kimse fütur vermesin, gönülleri de rahat olsun. Türkiye Mehdiyetin öncüsü, İslam aleminin kalesi olacak inşaAllah. Çok şaşıracaklar ama Türkiye aleyhindeki tüm oyunlar bozulacak.
Tayyip Hocam yerli, milli ve manevi bir liderdir. İttihadı İslam’ı isteyen her insan başımızın tacıdır. Değil mi Tayyip Hocam İttihadı İslam’ı savunuyor, milletçe sonuna kadar yanındayız inşaAllah.

Adnan Oktar Diyor Ki... 6 Ocak 2018> Daha Fazla

Fitne yeryüzünden kalkıncaya, dinin tümü Allah’ın oluncaya kadar ilmen mücadele etmek müminin en büyük hedefidir.
Allah’la bağlantı olmadan, Allah’ı aşkla sevmeden, Allah’a tam teslim olmadan, hayatı güzel yaşama diye birşey mümkün olmaz. Allah kullarını titizlikle takip eder. Allah’ın kullarına verdiği nimetler, kullarının Kendisi’ne duyduğu sevgiyle doğru orantılıdır. İnsanlar Allah’a ne kadar derin bir sevgi duyarlarsa, Allah da insanlara o kadar fazla nimet nasip eder.
Allah Müslümanlara sevginin bütün yaşama zeminini sunmuştur. Küfürde de sevginin bütün yaşama zeminini ellerinden alıyor Allah. Sevginin yaşanması için gerekli çok şart vardır. En başta kişinin Allah’ı çok sevmesi, Allah’tan çok korkması gerekir. Egoist olmaması, samimi, vefalı, temiz, affedici olması gerekir. Bu tarz onlarca şart gerçek sevginin oluşması ve yaşanması için zaruridir. Bu şartlardan tek birinin eksikliğinde dahi sevgide ciddi bir sarsıntı oluşur. Küfürde ise bu şartların hemen hepsinde eksiklik olduğu için, küfürde sevgi ölü doğar.
Sevgi yüksek bir nimettir, yüksek bir nimet yüksek kelimelerle vurgulanır. Sevgi ve aşk başlı başına coşkudur. Sevgi cümlelerinin de daima çok coşkulu olması, en yüksek coşkuyu ihtiva etmesi gerekir. Sevgi cümlelerinden utanmak şeytandandır. Yavaşlatılmış, ağırlaşmış sevgi cümleleri gerçek sevgide yakışık almaz.
Münafıklar Müslümanların dikkatini açan, şuurlarını keskinleştiren varlıklardır. Münafık Müslümanların daha güçlü, daha zengin, daha atak olmalarını sağlar.
Yapmacık sevgi, sevgi taklidi yapmak çok büyük bir beladır. “Ay canım seni ne çok özledim, inanmazsın hayret edecek şekilde seni seviyorum” diyor. Son derece yapmacık bir üslup. “A müdür Kemal bey geldi” diyor önünü ilikliyor, “biz sizi çok severiz” diyor. Halbuki sadece korkuyor. Gerçek sevgi, Allah için Allah korkusuyla Allah sevgisiyle olur. Bir insan temizdir, insancıldır, merhametlidir, vicdanlıdır, Allah’tan çok korkuyordur, cesurdur, Allah için kendini adamıştır, bunların hepsini görürsün ve öyle seversin. Hiçbir güzel ahlak özelliği görmeden sevdiğini iddia etmek samimi değildir.
En büyük facia Allah’ın farkında olmamak, Allah’ı unutmak ve Allah’ın büyüklüğünü takdir edememektir. Tüm felaketler buna bağlı olur. Allah unutulduktan sonra mutsuzluk, huzursuzluk, uyuşturucu bağımlılığı gibi felaketler ard arda gelir.
Kızlar daha derin ve ince düşünürler. Bir çok açıdan erkeklerden daha ileridirler. Sanat yönleri daha güçlüdür. Detay düşünme yönleri ve teşhis koyma yetenekleri daha iyidir. Gözdeki en ufak bir ifadeden, sesteki değişiklikten hemen durumu anlarlar. Bu yüzden erkekler genelde zor durumda kalırlar. Ve kadınlar kendilerini çok iyi denetlerler. Erkekler böyle değildir. Daha çabuk duygularını belli eder. Kadınlar ego yapmak istemezler ama erkeklerin egolu tavrına karşı ancak böyle kendilerini koruyabileceklerini düşünüyorlar. Özetle kadınlar erkekler tarafından keşfedilmemiş metafizik varlıklar, muazzam etkileyici, muazzam nimetler. Ama erkeklerin büyük bölümü bu nimetin farkında değiller. Sıradan gördükleri için de Allah kadınların güzel yönlerini onlardan gizliyor.
Dünya, mümin için sevgiyi öğrendiği bir okuldur. Sevgi okulu kolay mezun vermez. Ağır bir okuldur. Burada sevgiyi öğrenen mezun olur gider. Mezuniyet belgesini alanlara ne mutlu.
Helal olsun Tayyip Hocam’a, Fransa’da gazetecilerin sorduğu soruya çok güzel cevap vermiş. Allah’ın izniyle sonuna kadar, ölümüne yanındayız. Çünkü İngiliz derin devletine karşı kararlılığını, İslam alemi için samimi gayretini ve İslam Birliğini istediğini görüyoruz.

Adnan Oktar Diyor Ki... 4 Ocak 2018> Daha Fazla

Dikkati Allah’tan hiç ayırmamayı müminlerin birbirine hatırlatması güzel olur. Her yere “şirkten Allah’a sığınırım” tabelaları da konulabilir. Her şeyi yapan Allah, Allah’ı unutup başka şeylere güç atfetmek vicdansızlık olur.
Risale-i Nur önemli bir kitaptır. Gençler okusalar çok istifade eder, çok bereketlenirler.
Bizim fıtratımız sevgiye göredir. Nefret insanı muazzam ezer. Münafık nefreti yaşadığı için ömür boyu sürünür. Mümin de sevgiyi yaşadığı için ömür boyu sağlık, sıhhat, neşe içinde güzel yaşar.
Kuran hakem kitaptır. İsevilik ve Musevilikteki yanlış olan konuları vurgular. İsevilerin üçleme inancının doğru olmadığını Kuran net olarak ifade eder. İsa Mesih’in ölmediğini ve çarmıha gerilmediğini de bildirir. Bununla birlikte kesin olarak bildirilen bir bilgi de İsa Mesih’in yeniden geleceğidir.
Sevgide yaşı bahane olarak göstermek toplumun gereksiz bir kuralı. Ruhta yaş olmaz. Sevenleri birbirinden ayırmak için şeytan abuk subuk bahaneler ortaya atar. Mümin bu bahanelere takılmaz. Mümin sonsuz yaştadır. Sevgide yaşı bahane etmek diye bir konu mümin için geçerli olmaz.
Şeytana, münafığa imkan verilmese imtihan ve sevgi yok olur. Münafık Müslümana müthiş şevk verir. 1’se 10 eğlenir, 1’se 10 zengin olur. Dostluk bağı 1’se 10’a çıkar. Münafık, mümine benzin etkisi yapar. Mümini şevklendirir ve açar.
Münafıkların müminlere olan nefreti onları yer bitirir. Daha da çökmelerine ve ızdırap çekmelerine sebep olur. Mümine ise tam tersi etki yapar ve daha da güçlendirir ve canlandırır.
İslam Birliği sevgiyle kurulacak. Birlik olur sizi ezer geçeriz mantığıyla İslam Birliği olmaz. Bir olacağız, sevgiyi yaşayacağız mantığıyla olur. 3-5-7 yıl içerisinde Allah’ın izniyle bu birliği göreceğiz.
İnsanların bir kısmı her şeyin Allah’ın kontrolünde olduğunu bir teselli sanıyorlar. İman edenlerin bir kısmı da küfrün kalabalık olmasından etkileniyor, küfür kendilerini ezer diye çekiniyorlar. Hepsi Allah’ın kontrolünde, tüm güç Allah’ın taraftarlarının yanında. Allah’ın ruhunu taşıyanlar için Allah tüm dünyayı şekillendirir. Mesela Hz. Musa varken tüm dünya onun etrafında dönüyor, tüm olaylar Hz. Musa’ya göre şekilleniyor. Dolayısıyla Müslümanlar hiç tedirgin olmasınlar, çok rahat olsunlar. Bir avuç Müslüman tüm dünyaya karşı başarılı olacaktır.
Dünyanın yaptığı en büyük günah en dehşet verici hata en sevilecek varlık olan Allah’tan bu kadar uzak durmak. İnsanların Allah’a karşı bu nankörlükleri çok şaşırtıcı. İnsanlık çok uzun yıllardır çok büyük hata yapmış. Allah’ın varlığına inanıyorlar ama Allah’tan uzak duruyorlar. Ama inşaAllah, önümüzdeki yıllarda Allah’a sevgi müthiş tırmanacak. Her yerde Allah anılacak. Allah sevgisi çok netleşecek ve keskinleşecek.
Kadınların sabırları, vefaları, temizlikleri, kalite ve sanat anlayışları çok yüksek. Kadınlar hem ahlak olarak hem güzellik olarak çok büyük bir nimettir. Kadın güzelliğinin ortadan kaldırılması şeytanın, dünyayı cehenneme çevirmek için, oynadığı bir oyundur.
Seven insan egoist olmaz. Egoistlik çok korkunçtur, insanı insan olmaktan çıkarır. Samimi olmak çok önemlidir. Samimi olan insan egoist olamaz.
Genç kızlar ve delikanlılar birbirlerini ön yargıyla değerlendirmesinler. Mutlaka kibir yapacak, mutlaka gurur yapacak, mutlaka mahcup edecek diye çekiniyorlar. Değer vermeyecek, bir şekilde küçük düşürecek diye çekindikleri için birbirlerine karşı gardlı oluyorlar. O zaman sevgisiz, saygısız, kim kimi daha çok küçük düşürecek, kim kimi alt edecek yarışı oluyor. İki taraf da sadece koz kazanmak istiyor. Bu koşulda dostluk olması, samimiyet olması mümkün değil. Bunun ortadan kalkması için iki tarafın da ortak bir anayasada, Kuran’da ittifak etmesi lazım. Kuran’ı esas almayan bir insana nasıl güvenebilirsin, nerede ne yapacağından nasıl emin olabilirsin?
Mümin kendisini sürekli kontrol edecek. Samimi miyim, iyi niyetli miyim, dürüst müyüm hep denetleyecek. Allah samimi bir mümini asla cehenneme koymaz ama mümin sürekli kendini kontrol ederek umut ve korku arasında yaşayacak.
Şiveleri hiç bozmamak gerekir. Her şive ayrı güzel. Tokatlıların şivesi ayrı güzel, Azeri şivesi ayrı güzel, Konyalı şivesi ayrı güzel. Hepsi ayrı bir renk, yeni bir yere gitmiş gibi oluyor insan.
Münafıklar ahmakça Allah’a tuzak kuruyorlar, Allah bu tuzaklarını tam tepelerine geçiriyor. Mal ve mülk hırsı yapıyor, eşşek gibi çalışıyorlar. Ömrü, gençliği eşşek gibi çalışarak geçiyor. Malını yığıyor, yığıyor, yığıyor ama yiyeceği vakti kalmıyor. Gençliği Müslümanlara hizmet ederek geçmiş, geride kalmış. Bir yandan adım adım ölüme gidiyor, ölümü de dehşet verici bir acıyla oluyor. Bir sofra kuran adam düşünün. Emek emek sofrayı hazırlıyor, her detayı yapıyor tam elini uzatıp yemeği yiyecekken biri gelip odunla kafasına vurarak sofradan alıyor. İşte bu müminlere müthiş bir neşe vesilesi olan, Allah’ın münafıklara kurduğu nefis tuzaktır. (Tevbe Suresi, 55: Şu halde onların malları ve çocukları seni imrendirmesin; Allah bunlarla ancak onları dünya hayatında azaplandırmak ve canlarının inkar içindeyken zorlukla çıkmasını ister.)
Münafığın her hali Allah tarafından kuşatılmıştır. Allah münafığa dünyada tuzak kurar. Bu tuzak, müminler için bir cennet nimetidir. Allah sadece denizle, ovayla, güzellikle nimet sunmaz. Yiğitlikle de nimet sunar. Münafığa tuzak kurar bu da bir nimettir. Bu tuzak şöyledir: Allah münafığı alır önce müminlerin arasına getirir, gençliğini burada geçirtir. Münafık 20 ile 40 yaş arasını Müslümanların arasında geçirir. Maddi manevi tüm hayatını İslam için geçirmiş olur. Müslümanlardan ayrılınca onu geri almak ister ama geri imkanı artık yoktur. Allah tüm gençliklerini ellerinden almıştır. Allah basiretini kapatıp 10-20 yıl hizmet ettirir, sonra münafık mal ve itibar hırsına kapılır. Allah münafığa bol miktarda mal ve makam verir. Profesörlük, tüccarlık, zenginlik verir. Ama yaşı 40-50’ye gelmiştir. Türkiye’de yaş ortalaması 65. Allah münafığa ne kadar süre vermiş oluyor, en fazla 10-15 yıl. Münafık malı deli gibi yığmıştır, o malı yemesi için baya bir ömre ihtiyacı vardır ama o ömür elinde yoktur. Yatı almış, katları almış, mallarını biriktirmiş, geride bırakılacak gibi değil çok fazla şey biriktirmiştir ama idam fermanı da Allah tarafından kesilmiştir. Tak tak her dakika ölüme gittiğini bilir. 15 sene, 14 sene, 13 sene her geçen senenin tik tak tik tak diye sesleri kulağına geldikçe münafık delirir. Ama yapabileceği hiçbir şey de yoktur. Sonunda da “Hadi biz seni alalım” der ölüm melekleri ve ağzını burnunu kırarak canını alır. Münafığın tüm emeği ise burada kalır. Münafık malını yiyemez. Evleri, arabaları, mücevherleri, elbiseleri her şeyi geride kalır. Ama en önemlisi Müslümanlara hizmet edip bıraktıkları kalır. Münafığın elinde sadece o malı elde etmek için süründüğü, iğrenç bir hayat ve sonunda da azap vardır. Müslümanda ise ömür uzun olur. Müslümanda mal yığma olmadığı için o anda o malın hakkını verir. Mümin hırslı olmadığı için dünyayı hep güzel yaşar. Mümin tevekkülle, gayet sakin, Allah’ın verdiği bereketle çok iyi yaşar. Münafık ise eşşek gibi hırsla çalışır ama çalıştıkça çöker, çünkü o hırs onu çökertir. “Libya’nın dörtte biri benim, Tunus’un yarısı benim” diye kendini kandırmaya çalışır ama elinde o malı yiyecek gençlik kalmamıştır. Gençliği müminlere hizmetle geçmiştir. Üstelik o malı elde etmeye çalışırken yaşadığı hırs ruh ve beden sağlığını da tamamen bozar, iyice çökertir ve çürütür. Münafık ömrü boyunca çalışıp çabalar ama hepsi boşa gider. Bu, Allah’ın münafığa en büyük tuzağıdır. Dolayısıyla münafıklar enayiliklerine kerizliklerine doymasınlar. Sürünüyorlar sürünmeye devam edecekler Müminler de keyif içinde yaşamaya devam edecekler.
İnsanların büyük bir çoğunluğu sadece kendi aklını beğenir. O yüzden kendisine eleştiri yapılmasından hoşlanmaz, yapılan eleştiriden de faydalanamaz. Allah “insanların çoğu iman etmezler, iman edenlerin de çoğu şirk koşmadan iman etmezler” diyor. Dolayısıyla insanların büyük bir kısmı zombi varlıktır. Allah “sen onlara duyuramazsın” diye bildiriyor. Böyle tiplere ulaşıp söz dinletmek mümkün olmaz. Bu varlıklar teknik olarak yürür, hareket eder, ama şuur sahibi değildir. Bilgisayar gibidir. Ölüdür. (Neml Suresi, 80-81: Çünkü gerçekten sen, ölülere (söz) dinletemezsin ve arkasını dönüp kaçan sağırlara da çağrıyı işittiremezsin. Ve sen körleri düştükleri sapıklıktan çekip hidayete erdirici değilsin; sen ancak, ayetlerimize iman edenlere (söz) dinletebilirsin, işte Müslüman olanlar bunlardır.
Allah uykuyu acz olarak yaratmıştır. Uyku, her gün insanların ölümü tatması için özel olarak yaratılıyor. Her gün her insan mezara girer gibi yatağa girip bir nevi ölüme gidiyor. Ama çoğu insan düşünmediği için bunu normal karşılıyor.

Adnan Oktar Diyor Ki... 3 Ocak 2018> Daha Fazla

Öğrencilerin her şeyi indirimli alabileceği mağazalar oluşturulmalı. Sadece yiyecek değil, giyecek ve diğer tüm ihtiyaçlarını da indirimli alabilmeleri gerekir. Bunun için Vakıflar oluşturulabilir.
Vefasızlık çok ağır bir ahlaki hastalıktır. Vefası olmayan çok önemli bir değeri kaybetmiştir. Vefası olmayanın Allah’a, dine de vefası yoktur. Bu çok korkunçtur.
Gençler için güvenli eğlence yerleri olması gerekir. Gençler nereye adım atsalar bir korku veya endişe duyuyorlar. Özellikle genç kızların huzur güven içinde gidebileceği yerler olması önemlidir. Genç kız “Baba ben şu yere eğlenmeye gidiyorum” dediğinde, o yerde namusunun, haysiyetinin, şerefinin, sıhhatinin güvende olduğundan emin olunacak yerler olmalı. Sanki amcasının, dedesinin evine gitmiş gibi güvenle eğlenebileceği yerler olmalı. Kaliteli müzik, sıhhatli yiyecekler, neşeli ortam ve muazzam bir güvenlik sağlanmalı. Gençler güven içinde birbirleriyle tanışır, sohbet eder, fikir alışverişinde bulunurlar. Şimdi gençler eğlence mekanına gittiğinde insanlar cesaretlerine şaşırıyorlar, “aaa gece şu yere gitmiş” diyorlar. Çünkü eğlence mekanlarının çoğu kapısında adam vurulan, içeride kadınların rahatsız edildiği yerler haline gelmiş.
Sokaklarda küfür edildiğinde çok sayıda insan bunun çirkinliğini ifade eder, tepkisini gösterirse çok iyi olur. Bir kadını rahatsız ettiklerinde tüm sokağın olaya müdahil olması o kadının önünde set olması gerekir. Her yerde böyle yiğitçe koruma olursa bir daha kimse kadınları üzmeye cesaret edemez. Kadınları rahatsız edenleri aylarca unutamayacakları şekilde mahcup etmek lazım.
Müslümanların bayramı ve kurtuluşu İslam Birliği ile olacak. Allah’ın izniyle 3-5-7 sene içerisinde bu bayramı göreceğiz.
Cennete hazırlık için maddenin hakikatini düşünmek önemlidir. Telefonu açıyoruz sevdiğimiz telefonun içinde yaratılıyor. Aslında bu çok büyük bir harika. Ama insanlar sebeplere o kadar kapılmış durumdaki bu yönünü pek düşünmüyor. Allah istese o insanı o anda karşında da yaratır. Ekranda yazılar oluyor, karşıda biri yazıyor diye düşünüyorlar. Her bir harfi Allah yazıyor. Dünyada bu görüntü sistemini iyi kavrayan insan cennette yaratılışın nasıl olacağını daha iyi anlar.
Samimiyetin huzuru içerisinde itidalli olmak gerekir. Bir şeyi putlaştırmak, bir şeyin haşa Allah’ın etkisi dışında oluştuğunu düşünmekten kaçınmak gerekir. “Şu ilaç bana iyi gelir” diyor, “babam kızar” diyor, “patron kızar” diyor. Bunların hepsi görüntüde Allah’ın oluşturduğu durumlardır. Allah’ı unutarak bu olaylara kapılmak olmaz. Allah ile bağlantıyı kesmemek önemlidir. Her olayı Allah’ın yarattığını bilip, Allah’ın ne mesaj verdiğini anlamaya çalışarak, doğru yolda devam etmek gerekir. O zaman hayat çok güzel oluyor. Zorluklar, çileler olsa da hayat mükemmel oluyor, bu da Allah’ın bir mucizesidir.
Allah adildir. Tüm insanlar için adalet aynı uygulanır. Işığa gölgenin yaratılması nasıl bir sanatsa, tüm insanlara adaletin tam uygulanması da Allah’ın bir sanatıdır.
Müzik yapan insanlara, sanatçılara değer vermemek kabalıktır. Ne güzel sokakta Allah sana bir müzik sunuyor. Nasıl bağlık bahçelik gördüğünde bir güzellik nimet görüyorsan, müzisyen gördüğünde de Allah’ın güzel bir nimeti olduğunu bileceksin. Müzisyenlerin sanatını takdir etmeden, hatta bakmadan geçmek ağır bir vicdansızlıktır. Sanatçıya güzellik sunmak vicdani bir sorumluluktur.
Güzellikler derin düşünerek görülür. Derin düşünmeyen için cennette de nimet eksik olur. Allah’ı derin düşünen Allah’ı derin sever, Allah da onu derin sever.
Evlerin pencerelerine demir parmaklık yapılması normal kabul ediliyor ama çok anormal bir durum. Evler arasında duvarlar, demir parmaklıklar, kat kat kilitler, adeta herkes hapishane içinde yaşıyor gibi oluyor. İslam ahlakı tam yaşansa, İslam Birliği sağlanmış olsa böyle endişeli, gergin bir ortam asla olmaz. Hırsızlık diye bir şey yaşanmaz.
Bazı entel özentileri ve züppeler Tayyip Hocam gibi samimi bir Anadolu delikanlısının Cumhurbaşkanı olmasına tahammül edemiyorlar. Bazıları da akıl almaz haset ediyorlar. Meselelere geniş bakamadıkları için sadece “gitsin” diyorlar ama bunun neye sebep olabileceğini düşünemiyorlar. Türkiye’yi direkt eksiye götürecek bir şey istediklerini anlamıyorlar. Tayyip Hocam elinden geldiğinin en fazlasıyla vatan millet devlet için gayret ediyor.
Peygamberimiz döneminde münafıklar 15-20 yıl boyunca Peygamberimiz’in doğru ve haklı olduğunu tüm güçleriyle anlatıyorlardı. Sonra bir sabah (menfaat elde edemeyeceklerini anlayınca) tam tersini anlatmaya başlıyorlar. Allah onları 15-20 yıl boyunca istemeseler de İslam’a hizmet ettiriyor.
Allah’ın sanatını öğrenmek, hafızada tutmak çok mühim bir konudur. İman hakikatini öyle akıcı ve samimi anlatmalısın ki karşındaki insan çölde kalıp su bulmuş gibi şevkle, heyecanla dinlemeli. İman hakikati anlatımında iyi resimler kullanmak, kısa ve vurucu anlatımlar yapmak önemlidir.
Allah sevgisi en hayati konudur. Allah’ı sevmekteki esas konu insanın kendisini sıkmamasıdır. İnsanlar şirke akıl almaz eğilimlidir. Şirke karşı beyni sürekli muhafaza altında tutmak, çok samimi olmak lazım. Dikkat şirk konusunda olmalı. Samimiyet de zevklidir, enerji gerektirmez. Samimiyet dünyanın en tatlı, en zevkli nimetlerinden birisidir. Allah sevgisi insanların bir kısmında eksik olduğu için insanların birbirine sevgisi de düşük oluyor. Yerine hasetlik, kin, nefret, öfke geliyor. Doğrudan Allah’ı çok sevseler insanların şu an dünyada yaşadıkları hayat bambaşka olur, dünya alenen cennet gibi çok rahat edecekleri bir yer olur. Dünya çapında bir çok insan Allah’a karşı nankör olduğu için, Allah da onları sezdirmeden eziyor. Onlar kendilerince Allah’ı kandırdıklarını sanıyorlar, Allah ise onları sezdirmeden eziyor. Tüm güzelliklerin tek kaynağı Allah’tır. Sevginin tek kaynağı Allah’tır. Çocuğunu, karısını, kedisini, kuşunu çok sevdiğinde Allah’ı sevdiğini bilmiyor bir çok insan. Görüntünün tamamı Allah’a aittir.
Evrimi gösteren tek bir fosil örneği yok. Bundan da öncelikli, tek bir protein bile tesadüfen oluşamıyor. Bilimsel olarak proteinin kendi kendine oluşmasının imkansız olduğu ispatlandı. Bu sefer de evrimciler uzaylılar ilk proteini getirmiş olabilir demeye başladılar.
Müslümanların birbirinin kanını dökmesi dehşet vericidir. Müslümanlar hem birbirini hem de tüm insanları korumakla yükümlüdür. Her insan Müslümanlara emanettir.
Münafık Müslümanların arasına gönderilen nadide bir varlıktır. Şeytanın insanlaşmış olarak Müslümanlar arasına gönderilmesi özel bir durumdur. Bunu gördüğümüzde Kuran’daki münafık ayetlerinin uygulanması ibadetinin vakti gelmiş olur. Münafıklarla ilmi mücadele namaz, oruç gibi tüm Müslümanlara farzdır.
Kadınlar gittikleri her yeri Güneş gibi aydınlatıyor. Benim kız arkadaşlarımın iffeti, imanı, sevgi derinliği asıl etkiyi oluşturuyor. Dünyanın her yerinde yılbaşı kutlaması oluyor, insanları o kadar ilgilendirmiyor. Ama arkadaşlarımın manevi güzelliği müthiş bir cazibe oluşturuyor ve insanların en çok ilgisini o çekiyor.
Tayyip Hocam samimi delikanlı. Başbakanımız Binali Yıldırım da çok kıymetli bir insan. Aleyhlerine kurulan her tuzak boş çıkıyor. Deccaliyetin saldırısına karşı Tayyip Hocam’ı yalnız bırakmak çok büyük bir vicdansızlık olur.

Adnan Oktar Diyor Ki... 2 Ocak 2018> Daha Fazla

Bir insan dindarsa, sürekli Allah’la bağlantıdaysa, temel yapısı Allah sevgisi üzerine kuruluysa o insana Allah çok güzel dostluklar nasip eder. Allah ile bağlantıyı kesersen hep aksilik, gerilim ve huzursuzluk olur. Herkesi Allah’ın tecellisi olarak seversen o zaman hep güzellik, iyilik, dostluk kazanırsın.
Allah’ın sanatını tam anlayan insan imtihanda zorlanmaz. Tüm karmaşanın, acıların sebebi iman zafiyetidir. Sebebi de Allah’ın sanatını düşünürken üşenmektir. Herkes Allah’ın sanatını görür ama az düşünüp geçer. Allah derin derin düşünmemizi istiyor.
Bir insanı hatalarıyla kabul etmek demek, özellikle ahirete yönelik hata varsa, sevdiğinin mahvolmasını kabul etmek demektir. Tam tersine hemen kurtarmak gerekir. Güzel, sevecen bir üslupla, kırmadan hatalarını söylemek, düzeltmesi için yardım etmek gerekir. İnsanların sevilecek yönünü kıran hataları varsa onları da kırmadan düzeltmek önemlidir. İnsan sevdiğinin güzelliğini kaybetmesine seyirci kalmaz.
En derin aşkla Allah’ı sevmek için dua önemlidir, en mühim budur. Allah’ın tek gayesi en derin aşkla sevilmektir. Her şeyde gayesi budur.
İran’a yapılan operasyonu diğer Müslüman ülkeler duyarsız karşılamasın. Başlangıçta durdurulması önemli. İran da özgürlük konusuna öncelik versin. Gençlerin ve kadınların rahat yaşayabileceği, saygı göreceği bir sistemi bir an önce yerleştirsin, Şii Sünni kardeşliğini esas alsın. İngiliz derin devletinin bir münafık örgütlenmesi var. Hem İran’ı hem Suudi Arabistan’ı karıştırmak istiyorlar. Buna seyirci kalmayalım. Müslüman kardeşlerimizi koruyup kollayalım.
Allah’ı kaliteli bir derinlikle akılda tutmak gerekiyor. Adam işkembe çorbası içiyor Allah’a şükür diyor parayı sayıp çıkıyor. Böyle olmaz. Allah’ın olağanüstü büyüklüğü ve gücü var. Bunu çok iyi kavramak lazım, çok iyi düşünmek lazım. İnsanların büyük kısmı Allah’ı orta büyüklükte biliyorlar. Böyle değil. Allah çok büyük. Ama insanlar çok büyük kavramını da tam anlayamıyor. Allah tek bir halıdaki tüm iplikleri, tüm atomlarını, tüm nötronlarını protonlarını biliyor. Bu amansız bir akıl demektir. Böyle bir aklın kendisine yardım edemeyeceğini, dişinin ağrısından, dizinin ağrısından haberi olmadığını zannediyor. Halbuki dişinin ağrısı da dizinin ağrısı da özel olarak yaratılıyor. Ağrı başlı başına bir sanattır. Çok kompleks bir sistemle ağrı özel olarak meydana geliyor. Ağrıyı yaratan, ağrıyı hissettiren, ilaçları yaratan Allah. Bu konuyu ince ince çok düşünmemizi ve kavramamızı istiyor Allah. Bunu kavrayamazsak sevgiyi ve cenneti anlayamayız. O zaman Allah o sevgi derinliğini vermiyor, insanlar küt oluyor.
Benim arkadaşlarımın fedakarlıklarını insanlar bilseler çok hayret ederler. Hayatlarının her dakikasını Allah için yaşıyorlar. Karşılığında hiçbir ücret beklentileri yok. Ben 40 yıldır hiç tatil yapmadım. Her dakikamız Allah için, İslam için, İslam’ı tebliğ için. Yayına gelirken bahçede çiçekleri sevmek için dahi ayıracağım vakte kıyamıyorum, bir an önce gelip tebliğ yapmak için. Tüm kardeşlerim de bu ahlaka sahiptir.
Allah’a teşekkür etmek çok önemli bir vicdan alametidir. Bazen Allah insanlara imtihan olarak zorluklar verir. Bazı insanlar da bu zorlukla uğraşırken Allah’a teşekkür etmeyi unutur ya da başına geleni bela gibi görüp Allah’ı bırakıp başka şeylere doğru gider. Başına gelenden dolayı haşa Allah’a kızgınlık duyar, şeytan da bu kızgınlığı körükleyip şükrü engeller. Şeytan nerede engelliyorsa orada dikkat etmek lazım. Mesela kolu kırılıyor öfkeleniyor, halbuki iyi bir hastaneye gidiyor, doktorlar şifasına vesile oluyor, akrabaları gelmiş arkadaşları seviyor sevineceği şükredeceği çok şey var ama bunları göremiyor. Zorluk anında şükretmeyi unutmak vicdan bozukluğudur. Kolaylıkta şükredip zorlukta ümitsizliğe kapılıp şükrü bırakmak çok ayıptır. Şükrü bırakma hatası insanların Allah ile aralarını açan dünyada nimet sahibi olmalarını engelleyen mühim bir hatadır.
İnsanların Allah’a tavır alması çok büyük bir vefasızlık ve büyük bir facia. Allah’ın kadrini hakkıyla takdir edememek vahim bir durumdur. Allah’ın büyüklüğünü bir dereceye kadar anlıyor ve düşünüyorlar. Allah’ın gücünü sınırlı olarak biliyorlar. Allah içimden geçeni bilir ama her şeyi yapmaz diye düşünüyorlar. Allah’ı anlamadıkları için bu haldeler. Bu konu üzerinde çok önemle durmak lazım. İnsanların Allah’ı anlayamamaları çok ürkütücü.
Kadınların hayatında her yerde gardiyanlar var. Sokak gardiyanları, ev gardiyanları, iş gardiyanları hepsi ayrı ayrı kadına nasıl yaşaması gerektiğini öğretiyor. Gülmeyeceksin, süslenmeyeceksin, eğlenmeyeceksin, bakımlı olmayacaksın diyorlar. Bunların çoğu şeytanın etkisindeki gardiyanlar. Kadınların üzerindeki bu şeytani gardiyanların baskısını kaldıracağız inşaAllah.
Velayet sistemi İslam’ın temel konularından biridir. Velayet sistemi olduğunda herkes tüm toplum tarafından sigortalanmış olur. Anadolu’da bu flu olarak kalmıştır. Mesela Ahmet Amca hastalandı denir, herkes seferber olur. Biri arabasını getirir, biri hastaneye götürür, biri yemeğini yapar, biri çocuklarına bakar. Kimse yalnız bırakılmaz. Bu İslam’daki velayet sisteminin küçük bir örneğidir. Yalnız yemek diye bir şey yoktur. Sofra herkese açıktır, saat geç olduysa o kişi evine dönmez orada kalır. Bunlar velayet sisteminden kalan güzel örneklerdir. Allah bizi velayet sistemiyle yaşayacak şekilde yarattı. Velayet sistemi kalktığı için insanlar yalnızlığın dehşetini ve gelecek korkusunu yaşıyorlar.
Allah bir insana tevbe ilham ediyorsa, o tevbeyi kabul eder. Mümin her zaman Allah’tan rahmet bekleyecek, Allah’ın kendisine güzel bir karşılıkla karşılık vereceğini umacak.
İyi, doğru, güzel olmanın önü alabildiğine açık. İnsan iyilikte istediği kadar yükselebilir. Allah bu konuda hiçbir insana sınır koymamıştır.
Bir felsefesi, ideali olmayan, tek amacı Erdoğan karşıtlığı olan bir hareket kuru ve içi boş bir yapı olur. Böyle bir harekete millet destek olmaz. Millet Tayyip Hocam’ın samimiyetinin farkında, kendi evladı olarak bağrına basıyor. Dünyaya bakış açınız nedir, idealiniz nedir, millete sunduğunuz nedir dediğimizde sadece “Tayyip Erdoğan gitsin” diyorlar. Hiçbir amacı olmayan hareketi millet asla sahiplenmez. Tayyip Hocam 2019’da da 2023’de de sonrasında da bu milletin başında olacak Allah’ın izniyle.
Gençlerle yaptığımız sokak röportajlarında egoistliğin büyük oranda ortadan kalktığını, bağnazlığa kapalı, Allah’a iman eden, Kuran Müslümanlığını kabul eden, aydın, sevecen, sevgi dolu, güzelliği ve kaliteyi arayan bir nesil yetiştiğini görüyoruz. Bu, Mehdiyet’in etkisini, Allah’ın lütfunu bizlere gösteriyor. Mehdiyete hikaye gözüyle bakanların uğraşmalarına rağmen kendi kafalarında bir nesil yetiştiremediklerini, gelenekçi içe kapalı bir nesil yetişmediğini görüyoruz. Tam tersine çok olumlu, aydın, hayat dolu, Allah’ı çok seven, dindar, neşeli, ufku geniş bir nesil yetiştiğini görüyoruz.
Allah’ın varlığı her yerde hakimdir. Bu sebeple her şey canlıdır. Her eşya gördüğümüz her şey Allah dilediği takdirde hareketlenir.
Levhi Mahfuz Allah’ın sonsuz hafızasıdır. Hafıza denildiğinde bazı insanlar insan hafızası gibi bir şey algılıyor. Levhi Mahfuz kainatın sonsuza kadar tüm hallerinin Allah’ın Katında şu anda hazır olmasıdır. Şu anda Fatih Sultan Mehmet İstanbul’u fethetmek için hazırlanıyor. Şu anda Hitler daha yeni doğdu. Alman orduları Paris’e daha yeni girdi. Hz. Adem şu anda yaratıldı. Hz. Musa’nın önünde deniz şu anda ikiye ayrılıyor. Allah Katında, tüm yaşananlar ve yaşanacaklar aynısıyla hazır olarak şu anda duruyor. Levhi Mahfuz, gelmiş ve gelecek tüm bilginin Allah Katında şu anda hazır olmasıdır.
İnsanların bir kısmı güzel olmadıklarında kendilerini sevmiyorlar ve bundan çok olumsuz etkileniyorlar. Oysa Allah’ın insanı eksikliklerle, kusurlarla, hastalıklarla yaratması onu cennet için hazırlamasıdır. Ama toplumun büyük kısmı yanlış telkinle yetiştiği için güzel olmayana tavır alıyorlar. Halbuki tam tersine o kişilere daha çok şefkatle ve ilgiyle yaklaşmak gerekir. Bir kişiye güzel olmadığı için olumsuz davranmak vicdansızlıktır. O kişi zaten ağır bir imtihan oluyor, ona yardımcı olmak gerekir. Kuran ahlakıyla davranmak her konuya şifadır.
İçkisiz, harama girmeden, tertemiz yılbaşı nasıl kutlanır tüm dünyaya gösterdik. Müslümanın sanat, kalite, sevgi, dostluk, temizlik, düzen, tertip anlayışını tüm dünya gördü. Müslüman olarak dünyaya IŞİD, El Kaide’yi gösteriyorlardı. Bizim yaşantımızla dünyaya İslam’ın gülen, neşeli, aydınlık, modern, kaliteli, hayat dolu yüzü gösterildi.
İran göstericilere sert karşılık vermekten kaçınsın. Rusya ve Türkiye, İran’a desteğini güçlü tutarsa bu da caydırıcı ve etkili bir yöntem olur. Rusya ve Türkiye “İran dost ülkedir, destek için her an hazırda bekliyoruz” derse kargaşa çıkaranlar üzerinde caydırıcı etki yapar.
Sayın Çavuşoğlu’nun PKK ile çözüm süreci başlayacağına dair haberin doğru olmadığını açıklaması güzel. Ancak, PKK’ya karşı asıl yapılması gereken ideolojik mücadeledir. Adamların yanlış ama bir inançları, batıl bir dinleri var. Komünist materyalist Darwinist dinleri var. Bu dini fikren ortadan kaldırırsan PKK’yı da ortadan kaldırmış olursun. PKK, “Bizim anlattığımız sistem okullarda zaten öğretilen bilimsel gerçek” diyor. PKK’nın yüce ideolojisi komünizmdir, bölgede komünist devleti kurma amacındadır. “Bak biz bunu anlatıyoruz, okullarda da Adem ve Havva’dan gelmediği anlatılıyor. Devlet de bunu savunuyor” diyor. Bu durumu bir an önce ortadan kaldırmak gerekir.

Adnan Oktar Diyor Ki... 1 Ocak 2018> Daha Fazla

Müminin aklı temiz olacak. Kirli akılda insanlar sarhoş gibi oluyorlar. Aklın kirlenmesine müsaade etmeyeceksin.
İnsan sürekli samimiyetini, Allah’ın büyüklüğünün farkında olup olmadığını kontrol etmeli. Allah’a %70, %80 değil %100 büyüklük verecek. İnsanların çoğu Allah dünyayı yaratmıştır, dünyada bazı olayları bilir, bir kısmını unutur, uzayla hiç ilgilenmez gibi bir yanlış kanaate sahipler. Allah’ın şanını hakkıyla bilmek gerekir. Allah her şeye tam eksiksiz hakimdir. Allah’ın gücünü anlamazdan gelmek çok büyük vicdansızlık ve akılsızlık olur. Sonsuz gücün bir konudan haberi olmadığını iddia etmek mantıksızdır. Allah’ı haşa yarım büyük gören yarım hayat yaşar, sonsuz büyük olduğunu görürse ucu bucağı olmayan bir konfor içinde yaşar.
Sürekli iyilik için iç dünyana dönüp Allah’ın büyüklüğünü kavramaya çalışmak gerekir. Allah’ı orta derecede büyük biliyorlar. Bu bir zulümdür. Allah’ın gücünün bir yere kadar yeteceğini sanıyor. Allah halının üzerindeki tüm ilmikleri, evrendeki tüm yıldızları, içindeki tüm atomları biliyor. Allah çok büyük güçtür. Bunun kavranması çok önemlidir. Aksinde Allah’a karşı çok fazla saygıya uygun olmayan tavır yapılır. Allah sonsuz güçtür. Ne güzel sonsuz bir güç olması. Neden orta güç sahibi olmasını istiyorsun? Sen sonsuz güç sahibi olan Allah’a kendini bir bırak, bak nasıl rahat ediyorsun.
Hediye insanların kalbini açan bir güzelliktir. Özellikle kadınlar hediyeden çok hoşlanıyorlar. İlla maddi bir değeri olmasına gerek yok. Hediye, o kişinin güzel ahlakını ve cömertliğini gösterdiği için güzel bir sevgiye vesile olur.
İran halkı güzel bir halk. İran’a yönelik anti demokratik oyunları dikkatlice izliyoruz ve İngiliz derin devletine karşı İran’ın yanındayız. Allah İran halkına ve devletine bereket versin, onları Mehdi’ye talebe kılsın. Allah bir an önce Mehdi’sini zahir etsin.
Çile insanı olgunlaştırır. Çile çeken insanlar aşkı tutkuyu daha iyi bilirler, olayların daha girift yönlerine vakıf olurlar.
Kuran’ın getirdiği özgürlük gelmiş geçmiş en yüksek özgürlüktür. Kuran’daki özgürlük ne Amerika’da ne Avrupa’da hiçbir yerde yoktur. Kuran insanların üzerindeki tüm baskıları ortadan kaldırır.
Müslümanların arasında zenginlik, makam, mevki ölçü değildir. Benim arkadaşlarım samimi imanla hareket eden insanlardır. Çok az bir uykuyla tüm maddi imkanlarımızla canlarımızı ortaya koyarak Allah yolunda gayret ediyoruz. Biz bunun takdirini insanlardan beklemiyoruz, ancak dikkatlice bakan bir insan bizim camiamızın geceli gündüzlü gayretini görür. Tek kuruş para almadan, her dakika Allah’ın dini yaymak için çaba gösteriyor bir yandan da küfrün ve münafıkların saldırılarıyla uğraşıyoruz. Tüm engelleme girişimlerine rağmen can siperane İslam’ı anlatmaya devam ediyoruz.
Allah Kitap Ehli’yle en güzel olan üslupla konuşun diyor. Müslümanın Hristiyanlara ve Musevilere daveti bir olan Allah’a iman etmektir. Onlara şefkatli ve anlayışlı olmakla sorumludur. Ehli Kitaptan hanımlarla evlenmek Müslümana helaldir. Bu da Müslümanlarla Kitap Ehli’nin arkadaş, dost olabileceğini gösterir.
Kuran Müslümanlığı insanın aklının alabileceği en mükemmel hayattır. Özgürlük, demokrasi, huzur, sevinç, kalite, huzur, hayır, bereket, zenginlik, ferahlık ne istiyorsan Kuran Müslümanlığı en güzel haliyle insana sunar.
Müslümanlara toplu bir saldırı olduğunda Hızır mutlaka devreye girer. Melekler de mutlaka ataktadır. Müslümanlara büyük atak olduğunda onları korumak için melekler ve Hızır her şeyi yapabilirler. Melekler de olay yerinde olur ama Müslümanlar bunu fark etmeyebilirler. Hatta mühim eşhas da orada olur.
Allah’ın ilmi ve aklı çok yüksek. İnsan her şeyi kavrayamıyor. En ufak bir hafıza oynamasında insan bambaşka bir şeyle karşılaşabilir ya da olayın aslını anlayamayabilir. Mesela insan rüyada çeşit çeşit boyutlara giriyor. Rüyada çok detaylı ve net bir olay yaşıyor. Uyandığında “bunu unutmayayım” derken yavaş yavaş tüm rüya hafızasından siliniyor. Ondan sonra ne kadar uğraşsa o rüyayı hatırlayamıyor. Hafıza oynaması bu tarz bir şeydir. Ya da bazen rüya çok net oluyor, rüyada uyandığını düşünüyor, sonra bakıyor o da rüya. Hala yatağında uyuyor olduğunu anlıyor.
Eskiden Kuran evin yüksek yerine asılır, hiç okunmaz diye bilinirdi. Kuran’ın ekmek gibi su gibi Müslümanın yanı başında olduğunu, hayatının her anında olduğunu dünyaya gösterdik.
Dua Allah’a sevgidir. Dua Allah’a teslimiyet ve sevginin en mükemmel şeklidir. Ayette geçen “Duanız olmasa ne kıymetiniz olurdu” ifadesi, “Bana sevginiz için sizi yarattım. Sevginiz olmasa hiçbir şeyin anlamı olmazdı” anlamındadır. Dua ettiğinde Allah’ın senin sesini duyduğunu, seni dinlediğini biliyorsun, O’nunla konuşuyorsun, bağlantı kuruyorsun. Bunlar hep sevgidir.
Münafıkla ilmi mücadele ibadettir, o yüzden sürekli gündemde tutacağız. Münafıkla ilmi mücadeleyi sembolik hale getirmişler. Hacda şeytan taşlama münafık taşlamadır aslında. Münafığı aşağılamak için yapılan bir fiildir. Ama böyle sembolik olarak değil akılla ilimle irfanla ömür boyu münafıkları aşağılamak gerekir. Bu, namaz gibi oruç gibi ibadettir.
Dünyada insanlar şu anda hiç özgür değiller. Kendi kendilerine çıkardıkları ağır baskılar altında yaşıyorlar. Her ülke her yer kendine göre baskı sistemleri geliştirmiş. Gençlerin, kadınların üzerine akıl almaz baskı uygulanıyor.
Allah “Eğer şükredersiniz nimetimi arttırırım” diyor. Allah’a çok hamd ediyoruz verdiği nimetler için. Şükrettikçe Allah her şeyin en güzelini nasip ediyor. Evlerin, sofraların, güzelliklerin, kıyafetlerin, ilmi mücadelenin en kalitelisini en bereketlisini yaşatıyor. Dünyadaki nimetlerin hepsi cennetteki gerçeklerinin bir kopyası.
Müslüman hayatıyla İslam’ın güzelliğini gösteren insandır. Kuran’ın bize getireceği güzelliği insanlara yaşantımızla göstermemiz çok önemli. Kuran bize akıl, kalite, klaslık ifade eder ve Allah bizden bunu ister. Bizim de hayatımızda bu kalitenin, güzelliğin, iyiliğin olması hayatidir. Tüm kaliteyi yiyecekleri sofraları güzellikleri en ince detayına kadar yaratan Allah’tır. Hepsinin tek tek yeri Allah Katında belli. Işığı yaratan Allah, dışarıda ışık yok. Beynin içi karanlık.
Din adına insanları mahvetmek zulümdür. Allah’ın şiddet emri yok. Dinde zorlama yoktur. Zorla dini yaşattığında o insanı mümin değil, Allah korusun, münafık yaparsın. Allah sadece savunma hakkı vermiştir. “Eğer saldırı varsa canınızı savunun” diyor Allah. Kılıç zoruyla insanları dine yöneltmeyin diyor. Din adına savaş olmaz. Din adına kan dökülmez, din adına kan durdurulur.
Dünyaya geldiğimizde ne olduğumuzu anlamaya çalışırız. Bu görüntü ne, bu ses ne, dokunma nasıl oluyor, bunları kim bize gösteriyor, kim duyuruyor, bu duyguları alan varlık kim? Uçsuz bucaksız uzayda neden varız? Bunu düşündüğümüzde hemen Yaratıcı’nın farkına varırız. O zaman Yaratıcı’nın bizden ne istediğini düşünürüz. Bu kadar emek, bu kadar ilgi, bu kadar muazzam ve ince mühendislik, bu kadar detay neden var? İmtihan diyoruz, peki imtihan olan insan neden imtihan olur? “İyi olduğu anlaşılır gidip cennette oturur.” Bu değil. Kuran’ı incelediğimizde sevginin dışında bir amaç olmadığını görüyoruz. Deccaller, firavunlar, iyilikler, kötülükler, güzellikler, imtihanlar, acılar bunların hepsinin gayesinin saf sevgi olduğunu görüyoruz. O zaman biz de tüm insanların dünyada sevgiyi, saf ve gerçek sevgiyi yaşamasını istiyoruz. Allah’ın da insanları sevmesini istiyoruz. Buna rıza denir; Allah’ın rızası. Allah’ın rızasını kazanmak Allah’ın sevgisini kazanmaktır. Hayatın tüm amacı sevgiyi kazanmaktır. Ahirette müminlere Allah “Benden razı oldunuz mu?” diye soruyor. Ana soru bu. Niye okuyorsun; Allah rızası için. Niye evleniyorsun; Allah rızası için. Niye çalışıyorsun; Allah rızası için. Niye güzel ahlak gösteriyorsun; Allah rızası için. Bir tane hedef var Allah’ın sevgisi. Allah’ın rızasını kazanmak amacı Allah’ın sevgisini kazanmaktır.
İslam ülkelerinin bir çoğunun lideri Müslümanları sahiplenmiyor. İslam Teşkilatı toplantısında dahi bir kısmı uyuyor. Toplantılar bol bol yemek yiyip uyuyup dağılma vakti olarak görülüyor. İslam aleminde bu kadar acı varken bu ağırlık çok büyük bir vicdani sorumluluktur.
Başbakanımız Binali Yıldırım tam bir Anadolu insanı, tevazulu, çalışkan ve güzel ahlaklı. Yılbaşında komandolarımızı ziyaret etmesi de çok güzel olmuş. Sahiplenilmek güzel bir olaydır, askerimizin kalbine inşirah verir.

Adnan Oktar Diyor Ki... 31 Aralık 2017> Daha Fazla

Mehdiyet dışında insanları sevgi ruhunda birleştirebilecek bir yol olmaz. Mehdiyet ortaya konduğunda bu dünyanın en büyük manevi devrimi olacaktır. Mehdiyet muhakkak görülecek, muhakkak olacak.
Münafıklar Peygamberimiz’in anlattığı Kuran Müslümanlığını kabul etmediler. Peygamberimiz’in vefatının hemen ardından da Peygamberimize karşı olarak dahil etmek istedikleri tüm hurafeleri dine karıştırdılar.
Küfür ve münafık oyunu yoksa imtihan yoktur. İmtihanın en değerli safhası münafık saldırısıdır. Kuran’da küfürle ilmi mücadeleden daha çok münafıklarla ilmi mücadele anlatılmıştır. Münafık Müslümanım diye ortaya çıkıp Halifeleri, Ehli Beyti şehit eden bir mahluktur. Şeytanın insan şekline girmiş olduğu ve Kuran ayetlerini kullanarak mücadele ettiği için fitnesi büyüktür.
Gençler birbirlerinin dinine imanına öncelik vermeli. Bir insanın ahiretini düşünmemek hem mantıklı değil hem de vicdana uygun değil. Bir insanın ahiretini düşünmüyorsan, 5-10 yıl sonra o çocuk yaşlandığında ne olacak? Ölüp gidecek yok olacak diye düşünüyorsan zaten sevemezsin, et kemik sevilmez. Eğer karşındakinin ruhuna, dinine imanına önem verirsen, onun ahiretteki geleceğini düşünmüyorsan, saygı gösterip hürmet duymuyorsan o zaman neyi seviyorsun? Ahiretini düşünerek davranırsan o zaman Allah sevgiyi çok güzel yaşatır.
Münafıklara verilen süre ve geçici imkan onların cehennemin dibine daha hızla yuvarlanması içindir. Her dakika münafığın azabını, acısını, ızdırabını arttırır. Müminlere ise ferahlık, sevap, güzellik ve iyilik olur.
Bizim arkadaşlarımızın eğlence ortamlarındaki ihtişam ve güzellik imanın temizliğinden kaynaklanıyor. İçki, sigara, helal olmayan hiçbir şey asla yok. Her şeyin en temizi, en güzeli, en nezihi var.
Her şey Allah’la, her şey Kuran ile, her şey imanla güzel.
Kardeşlerimiz mutlaka Allah’ı sevenlerle birlikte olmaya özen göstersinler. 2-3 kişi de olsa Allah’ı sevenleri tercih etsinler. Çevrelerinde böyle insanlar yoksa Allah’ı sevecek, Allah’tan korkacak insanlar yetiştirsinler. Birlikte güzel Allah’ı anarlar, birlikte güzel sevgiyi dostluğu yaşarlar.
Tayyip Hocam’ın deccaliyetin hedefinde olduğunu görüyoruz. Deccaliyetin boynunu ilimle irfanla kanunla hukukla kırarız ama Tayyip Hocam’ın saçının teline zarar gelmesine müsaade etmeyiz.
Bir hadisi değerlendirirken Kuran’ın ve hadislerin bütününe bakarız. Ağaçlar, taşlar ardına saklanan Musevi’yi gösterecek, o Museviler de öldürülecek diye bir hadis Kuran’a da Peygamberimiz (sav)’in güzel üstün ahlakına da uygun değildir. Taş, kaya söyledi diye insan öldürmek putperest bir inançtır. İslam’da böyle bir inanç yoktur. Kuran’a baktığımızda Kiliselerin, Sinagogların korunması gerektiğini, Ehli Kitap’la en güzel sözle konuşmayı, onlara şefkat ve merhametle yaklaşmak gerektiğini görüyoruz.
İslam’ın sanat, sevgi, dostluk, güzellik, kalite dini olduğunu tüm dünyaya göstermeyi Allah bize nasip etti, Allah’a hamd olsun.
Müslüman kalitesini, sanat zevkini, neşesini hayatıyla gösterir. Kaliteden bahsedip görgüden uzak, sanat bilmeyen bir hayat İslam değildir. İslam’ın en iyi şekilde anlatılması yaşanarak gösterilmesidir.
Allah 2018'i hayırlı uğurlu etsin, Allah tekrarına erdirsin. Hayırla selametle bereketle. Allah müminler için dünyayı cennete çevirsin, insanlara hidayet versin, İslam’ın hakimiyetini göstersin. Hayırla, bereketle memleketimizi sarsın. Allah müminlere dünyayı cennete çevirsin, her yeri mamur ve güzel hale getirsin. Müminlerin kalplerine inşirah, ferahlık, Ruhu’l Kudüs ile destek nasip etsin. Her türlü hayrı, bereketi, iyiliği, güzelliği, sanatı, estetiği müminlerin güzel ruhuna nakşetsin Cenab-ı Allah. Müminleri hayırla bereketle uzun yaşatsın.

Adnan Oktar Diyor Ki... 30 Aralık 2017> Daha Fazla

Akılcı düşünüldüğünde kıskançlığın bir mantığı yok. İnsanın filmdeki bir görüntüyü kıskanması ne kadar mantıksız olursa beynimizin içinde izlediğimiz görüntüleri kıskanmak da öyle mantıksızdır. İzlediğin dünyanın Allah tarafından gösterildiğini ve bu görüntüdeki tüm varlıkların da Allah’a ait olduğunu bilirsen kıskançlık duygusu kalmaz. Allah tüm kardeşlerimizi kıskançlığın olmadığı cennetle ödüllendirsin.
Peygamberimiz zamanında muazzam bir sevgi ortamı vardı. Kadınlar adeta cennet hayatı yaşıyordu. Peygamberimiz’in vefatından sonra münafıkların kadınlarla ilgili iğrenç fikirleri Resulullah’ın sözüymüş gibi yerleşti.
İran’ı parçalamaya yönelik her hareket İngiliz derin devletinin Ortadoğu’yu karıştırmak için uyguladığı planın bir parçasıdır. Halkın demokratik protesto hakkı vardır. Ancak anti demokratik yöntemlerle İran’a yönelik bir oyun oynanmasına ilimle irfanla müsaade etmeyiz. Hiçbir komşu ülkemizde oyun oynanmasını istemiyoruz. Türkiye, Rusya, İran ittifakı tüm bölgenin güvenliği için çok önemli.
İnsanlarda egoistlik çok güçlüdür. İnsan hem vicdana açık hem de çok şedid bir varlıktır. Şedid yönlerinin terbiyesi ölümün varlığı, hastalığın, acizliklerin, belaların vesilesiyle oluyor. Allah dünyaya bizi kendimizi tanımamız ve sevmemiz için gönderiyor. Biraz dikkatli düşünen bir çok sırrın farkına varabilir.
Allah saf sevgi ister. Allah bu kadar güzellik, iyilik, alaka, ilgi, nimet verirken Allah’a karşı haşa üst perdeden bir tavır göstermek çok çok büyük bir vicdansızlık olur. Haşa kendini Allah’tan, Peygamberden daha akıllı daha vicdanlı daha adil olduğu iddiasıyla Allah’ı ve Peygamberi sorgulamak münafık özelliğidir.
Allah’ın hoşnut olduğu tek şey sevgidir. Allah kromozomları, çiçekleri, bitkileri böcekleri, gökyüzünü, içi magma dolu bir kürenin üzerinde güven içinde yaşamamızı, her şeyi sadece sevgi için yaratmıştır. Allah sevildiğini görürse kulunu müthiş sever. Allah tüm güzelliği, iyiliği gösterdiği halde haşa Allah’a ilgisiz hatta Allah’ı unutmaya çalışan bir tavır görürse bu Allah’ın gazabını celbeder.
Dünya iki günlük ama İslam ahlakı yaşanmadığında dehşet yaşanıyor. Dünyanın kurtuluşu İslam Birliği’nin oluşmasında. Mehdi’siz ise İslam birliği olmaz. Allah’ın gösterdiği tek çözüm Mehdiyettir.
İslam ahlakında olan velayet sistemi yaşandığında herkes birbirinin sigortası olur. Herkesin herkesten sorumlu olduğu en mükemmel sigorta sistemi budur. Tek bir kişiye tüm İslam ümmeti hizmetçi konumunda olur. Tüm mal ve mülk tek kişinin emrindedir. İslam ahlakı dünyaya hakim olduğunda, Mehdiyet yaşandığında gelecek korkusu ve tüm endişeler ortadan kalkacaktır.
Sevginin temel noktası şuur açıklığı ve samimiyettir. İnsanın adi, basit komplekslerle boğuşmamısı lazım. Beynin saflığını, temizliğini, keskinliğini çok iyi muhafaza etmesi lazım. Allah’ın varlığını bilmek müthiş bir sevinç vesilesi ve rahatlıktır. Sonsuz Akla sahip bir varlığın kontrolündesin, seni seviyor ve sen ne istersen yapıyor. Bu çok büyük bir nimet. En başta sevginin tamamının Allah’a yöneltilmesi önemlidir. Sevgiyi tamamen Allah’a yönelttiğinde, Allah sevilecek insanlar olarak sana tecelli eder. Allah böylece sevgiyi Kendisi’ne yönelteni ödüllendirir. Dikkatin Allah’tan dağılmaması çok önemlidir. Allah’ı unutup herhangi bir insan, cisim, çıkar, fikir akımına dikkatin gitmemesi gerekir. Allah’ın Fatiha’da bildirdiği dosdoğru yol, Allah’tan dikkatin hiç dağılmamasıdır. İnsan aklı bazen zayıflığa yatkındır, bir anda kayıp gidebilir. Kaydığını fark ettiğin anda hemen toparlamak gerekir. Hiçbir kayma olmadan dümdüz gidildiğinde Allah sonsuza kadar sevgi içinde yaşatır.
Milletin sağduyusu Tayyip Hocam’dan yana. İngiliz siyasetinin etkisinde olanların anlayışındaki yanlışlıkları milletimiz görüyor. İngiliz derin devletinin yöntemleri hakkında halkımızı çok detaylı bilgilendirdik.

Adnan Oktar Diyor Ki... 29 Aralık 2017> Daha Fazla

Küstahlar genellikle ruhu olmayan insanlardır. Leş gördüğünde insanın nasıl midesi rahatsız oluyorsa, bunlar da toplumun leşidir. Küstahlık çok pis ve itici olduğu için o mahluklarla hiç muhatap olmamak gerekir.
Demokratik gösteriye, hak talebine herkes saygı duyar. Ama İran’ı parçalamaya, yıkmaya yeltenen olursa buna kanunla hukukla müsaade etmeyiz. İngiliz derin devleti bölge ülkelerini tek tek parçalamak istiyor. İran’ın korunması için Türkiye ve Rusya garantör olsun. İran’ın yalnız olmadığını Tayyip Hocam da çok güçlü vurgulasın. Putin’le görüşsünler, İran’ın parçalanmasına müsaade edilmeyeceğini açıklasınlar.
Dünyanın bir Osmanlı’ya ihtiyacı var ama bu bildiğimiz Osmanlı’dan farklı olacak. Savaşın, kılıçların, kavganın, kanın olmadığı bir Osmanlı olacak. Ecdadı unutmak istememek bir güzelliktir, onların ruhunu yad etmek istiyorsak İslam Birliğini istememiz yeterli. İslam Birliği saf sevgiye dayalı olacak, çıkar ilişkisi hiç olmayacak. Sadece Allah rızası için saf sevgi için birlik olacağız. Sevgi süt gibidir sevgiye ilave olmaz milli çıkar dediğin an sevgiyi yıkmış olursun. İslam Birliğini saf sevgiyle kuracağız, İslam ahlakını saf sevgiyle hakim edeceğiz inşaAllah.
İmtihan denen şey aşkın öğrenilmesidir. Allah bu dünyada bizi bize tanıtıyor, neden sevmemiz ve sevilmemiz gerektiğini bize öğretiyor. Dünyada hem kendimizi hem birbirimizi tanımamız için varız. İmtihanın amacı kulun kendi kendini sevmesi, kulun Allah’a sevgisinin güçlenmesidir.
Şirk sistemi içerisinde gerçek din kaybolduğu için, gerçek İslam dini ortaya çıktığında insanlar bunu hayretle karşılıyorlar. Bütün Peygamberler “yerleşik dinimizi yok ettiler” suçlamasıyla karşı karşıya kalmışlardır. Tarihte de Abdülkadir Geylani, İmam Rabbani gibi İslam dinini canlandıran bütün mübarek şahıslara şirk batağındaki kişiler saldırmışlardır. Şirk sistemi içerisinde gerçek İslam şaşırtıcı görünür; ama doğru olan her zaman gerçek İslam’dır. Gerçek İslam karanlığın içerisindeki yıldız gibi parlar. Karanlığa alışmış bir insan için de yıldız hayret uyandırıcıdır.
Allah’tan uzak olmaya hiçbir beden, hiçbir hücre dayanamaz. Kişi Allah'tan uzak olunca, hücreler intihar etmeye başlar ve insan hemen çöker. İnsan Allah'ı sevdiğinde, Allah'a yakın olduğunda genç ve güzel olur.
Mümin tevazulu olmak için özel uğraşmaz. Kendisinin ve dünyanın gerçeğini bildiği için haddini bilir. Akılcı düşünür. Bedenine bakar; etten kemikten oluşmuş, hayat çok kısa, ölüm çok yakın, her şeye hakim olan Allah, konuşturan Allah, güzelleştiren Allah, sevdiren Allah. Bunları bildiği için doğal olarak tevazuludur.
Bizim arkadaş ortamımızda fitne, dedikodu, saldırganlık, kavga yok. Stres ortadan kalktığı için, sevgi dolu bir ortamda oldukları için arkadaşlarımın hem bakışları hem ciltleri çok güzelleşiyor. Güven içinde olmanın rahatlığı üstlerinde oluyor.
Genç kızlar ve delikanlılar birbirlerine Allah’ı unutmadan, samimi sevgi gözüyle yaklaşsalar birbirlerinin imanını güçlendirmekte çok faydalı olurlar. Gençleri doğru yönlendirmek önemli. İmanı, Allah’ı unutmadan sevmeyi öğrenmeleri gerekir. Karşılarındaki kişileri putlaştırdıkları andan itibaren Allah rahat ve huzur vermez.
Münafıklar şeytanın ruhunu taşıdıkları için çok azgın ve kibirli olurlar. Şeytan nasıl cehennemde de azgınlığına devam ediyorsa münafıkta da bir durulma olmaz. Münafık yüzsüzdür, aşağılanmaktan etkilenmez, haysiyetsizdir. Herkes münafıklardan tiksinir, iğrenir, aşağılık olduklarını herkes bilir.
Kadınlara onlardan istifade etmek için yaklaşılmaz. Koruma duygusuyla yaklaşılır. Kadının imanını, neşesini, iffetini, onurunu, sağlığını, sıhhatini, mutluluğunu, sevincini korumak amacıyla yaklaşacaksın. O zaman kadın sana güven duyar. Her yerde kadınları koruyup kollamak lazım. Kadınlar körpe güzel bir çiçek gibidir, çok özenle yaklaşırsan Allah sana onların sevgisini ve saygısını nasip eder.
Anti demokratik yollarla İran’ı yıkmaya kalkışan İngiliz derin devletine kanunla hukukla müsaade etmeyiz. Herkes fikrini ifade eder, Hükümetleri eleştirir. Ama Devleti milleti anti demokratik yoldan yıkmaya kalkana seyirci kalınmaz. İngiliz derin devletinin talimatıyla İran’ı yıkmaya kalkışanın başına dünyayı ilimle kanunla yıkarız. İran ve Türkiye kadim dost olan iki ülkedir. Birbirini her koşulda savunur ve destekler. İran’ın yanındayız, hep yanında olacağız inşaAllah.
Allah’ın kulunu sevdiğini gösteren özel bir sır sistemi vardır. O kulunun hayır yolda yapmak istediklerinin hepsine kapıyı açar. Biz dünya çapında tebliğ yapmak istiyorduk Allah bu yüzyılda interneti yarattı, oturduğumuz yerden tüm dünyaya tebliğ yapıyoruz. Allah’tan sevgiyi istedik, Allah seveceğimiz insanlar yarattı. Benim sevgimde ve arkadaşlarımın bana sevgisinde tecelli eden Allah sevgisidir. Mehdiyeti anlatmak istedik, Allah yerde ve gökte 600 alamet yarattı. Peygamberin sözünün hak olduğunu gösterdi. Sırf Mehdiyete destek olsun diye çift kuyruklu yıldız Lulin’i, ondan önce Halley’i yarattı. Tam Mehdi’nin çıkış yılında Ramazan ayında Ay ve Güneş tutulması yarattı, bunların hepsi Allah’ın özel desteğidir.
Yılbaşı kutlamanın İslam’a göre hiçbir mahsuru yok. Yılın başını da kutlarsın, Hz. İsa’nın doğum gününü de kutlarsın. Ne güzel bir Peygamberin doğum gününü kutlamak. Yanlış olan alkol vs olmasıdır. Bunun dışında kutlama yapmak için her gün bir bahane olması güzelliktir. Her gün bayram olsun, her gün kutlama olsun. Hayata renk katan her şey nimettir. Yılbaşı kutlamasına direnmek cihad değildir. Saatlerce yılbaşı kutlamasına karşı çıkacaklarına bir cümle İslam Birliği’ni anlatsınlar. Noel Baba sembollerinin başına odun vurunca İslam adına çok büyük başarı elde ettiğini sanmak cehalettir.
Mümin imanıyla orantılı olarak deccallerin münafıkların küfrün saldırılarına uğrar. Saldırıya maruz kalmıyorsa bir hastalık var demektir Allah esirgesin. Ne kadar çok saldırıya uğruyorsa o kadar güçlenir ve gelişir.
Mümin her gün daha güçlenir. Müminin gelişmesi ayda yılda bir karşılaşılan bir durum değildir. Güne yayılmıştır, kesintisiz devam eder.
Kız arkadaşlarımın güzelliğinin bu kadar etkileyici olmasının sebebi dindar olmaları. İmanlı oldukları için güzellikleri dünya çapında bir heyecan meydana getiriyor.
Allah atomda çekim, cazibe yaratıyor. Kainatta çekim var. Tüm gök cisimleri birbirini çeker. İnsanda da çekim yaratıyor Allah, bu çok önemli bir mucizedir.
Müminin başına gelen her olayda ince ince hayır vardır. Küfrün ve münafığın da her yaşadığında şer vardır.
700 milyon fosil var, bir tanesi bile evrime delil değil. 700 milyon fosilin hepsi tüm canlıları Allah’ın yarattığını gösteriyor.
Evrim teorisinin tek bir tane bile bilimsel delili yok. Bilimsel delil olmadığı halde tüm okullarda “çocuklar sizi Allah yaratmadı, siz tesadüflerin ürünüsünüz” deniliyor. Tesadüf putuna inanan antik bir pagan inancını gençlere bilim gibi anlatmak doğru değil. Darwinizm anlatılsın ama bir pagan inancı olarak anlatılsın. Bilimmiş gibi halka yalan söylenmesin. Açıkça Allah yok demek, gençlere bunu öğretmek uğursuzluk getirir.

Adnan Oktar Diyor Ki... 28 Aralık 2017> Daha Fazla

Terörü bitirmenin yolu Darwinist eğitimi durdurmaktır. İnsanlara Allah’ın yaratmadığı, tesadüflerin ürünü olduğu anlatılınca materyalizm ve komünizm çığ gibi gelişiyor. Komünizmi kabul eden PKK’nın ideolojisini kabul etmiş oluyor.
Belalar ve zorluk olmasa imtihan olmaz, imtihan olmazsa sevgi olmaz. Bela sevginin öğretmenidir. Bela olmazsa müthiş felaket olur. Bela insanın ıslah olmasına vesile olan bir nimettir.
Kişilikli kadın muhteşem bir varlıktır. Dünyadaki en büyük nimettir. Kadının kişilikli olması için, kadının Allah’a keskin bir imanla inanması lazım. Egoist olmamalıdır. Sevdiğine vefalı ve sadık olmalıdır. Çok çok temiz olmalı, saygıya çok önem vermelidir. En önemlisi de derinlik ve tutkuya ruhunu teslim etmiş olması lazım. Allah kadınlara bu konuda muazzam bir yetenek vermiş. Kadın ve erkeğin anlaşabilmesi için ikisinin de Allah’a teslim olması, ikisinin de sevginin Allah’tan geldiğini bilmesi lazım. Kadın ve erkeğin kendini bırakmamasının sebebi genellikle iman zafiyeti, farkına varmadan şirkin içine girmektir. Bir insan gelecek korkusundan ve şirkten tamamen uzaklaşır, kendini Allah’a tam bırakırsa muhteşem bir ruh gücü kazanır.
İran dost ve can kardeşimiz. İran’a Allah hep hayır ve bereket versin. Mutluluk, sevinç içinde, İttihadı İslam’ın güzellikleri içinde yaşamalarını nasip etsin.
Kadın güzelliğini özen ve hayretle takdir etmek lazım. Her şeyine özen göstermek lazım. Sağlığına, neşesine, huzuruna ve en ziyade imanına. Allah korusun imanına zarar gelirse o kadının hayat damarını kesmiş olursun.
Kadınlarla ilgili erkekler hüküm veremez. Kadın kendi hayatı hakkındaki hükmü kendi verir. Kimsenin kimseyi hizaya getirme yetkisi yoktur. Kadınlar, erkeklerin nasıl yaşayacağına karışmıyor, bu konuda ahkam kesmiyor. Erkeklerin de kadının ne yapması, ne giymesi, nasıl konuşması, nasıl gülmesi gerektiği hakkında ahkam kesme hakkı yoktur.
Nitelikli münafıkla karşılaşıldığı zaman karakterinin Kuran’la çok iyi tahlil edilmesi ve ilmen çok kapsamlı mücadele edilmesi gerekir. Hz. Musa, Hz. Nuh, Peygamberimiz döneminde nitelikli münafık çok vardı. Ahir zaman münafıkları da niteliklidir. Bu nitelikli münafıkla karşılaştığında ilmen mücadele etmeye üşenmek çok büyük gaflet olur. O zaman bu şeytani varlıklar tüm insanlığın başına bela olur. Münafıkla ilimle irfanla sonuna kadar mücadele etmek Allah’ın Kuran’da emridir.
Dünyada ana konu Allah’a kul olmaktır. Diğer tüm konular yan konudur. Şaşırtıcı olan insanların dünyaya dalması, Allah’ı unutmasıdır. Allah’ı unutmak çok çirkin bir cesarettir. Ruh sahibi bir insan olan aksinde bir iki dakika bile yaşayamaz.
Sevgi insanların en doğal hakkıyken sevgiye şaşırıyorlar, sevgi lüks geliyor. Dünyada her yerde sevgi dışında bir şey yaşanmamalı. İnsanları oyuna getirdiler sevgiyi unutturdular. Normal olan insanların sevgi içinde yaşayıp sevgi içinde ölüp ahirette sevgiyi devam ettirmeleridir.
Ülkeler arasında mayın tarlaları, dikenli teller olması doğal görülmemeli. Hepimiz insanız, dostuz, arkadaşız. Bunlar sevgisizliğin meydana getirdiği bir dehşet. Dikenli teller her ülkeyi açık hapishane konumuna getiriyor. Aralarda duvarlar, dikenli teller, kilitler olmamalı. Bunun için ise keskin ve kararlı bir sevgi gerekir.
Baskı varsa din yoktur. Din özgür inanca denir. Zorla namaz kıldırdığında o kişi dindar değil münafık olur Allah korusun.
Mümin sadece kendisi için dua etmez. Mümin hidayeti, güzelliği, iyiliği hem kendisine hem tüm Müslümanlara isteyecek. Müminin kaderi Müslüman kardeşleriyle birlikte yaratılmıştır, duası da tüm müminler içindir.

Adnan Oktar Diyor Ki... 27 Aralık 2017> Daha Fazla

Her insan bir filmin seyircisi konumunda. İnsan o filmin başından hiç ayrılamıyor ve filme hiçbir müdahalede bulunamıyor. Filmi hazırlayan Allah. Filmin başı ve sonu belli. Allah’a güvenmek dışında bir hareketin hiçbir mantığı yok. Yaratıcı’ya teslimiyet aklın en yüksek noktasıdır. Aksi aklı ezmektir, aklı boğmaktır.
Bir an önce dünyayı cennete çevirmek lazım. Herkes Allah’ın kulu. Güzel, dostane yaşamak için neyi bekliyoruz? Kuran’daki velayet sistemi dünyaya bir an önce hakim olmalı. Velayet sistemi olduğunda herkes herkesin koruyucusu olur. Velayet sistemi dünyadaki en mükemmel sigortadır. Prim ödemek yok, sınırı yok. Sonuna kadar herkesi tam koruyan sahip çıkan mükemmel bir sistem.
İyi insanlar birbirlerine bütün güçleriyle destek versinler. Sevgiyi, iyiliği, özgürlüğü, sanatı, kaliteyi, nezaketi, kadınların huzurlu yaşamasını isteyen herkes ittifak etsin. Savaşlara karşı, kan dökülmesini istemeyen, herkesin birbirine kardeşçe yaklaşmasını isteyen, bilimin sanatın demokrasinin nimetlerinden azami faydalanmak isteyen ruh halis Kuran ruhudur. Gençlerin yapması gereken birbirleriyle iyilikte ittifak etmektir.
Roket üretmek için ayrı para, rokete karşı savunma sistemi için ayrı para harcanıyor. İnsan öldürmek için roket atıyorlar, o rokete karşı koruma sistemi kurulduğu zaman seviniyorlar. İnsan öldürmek için hiçbir bir sistem olmasa da buna harcanan para insanları mutlu etmek için harcansa çok daha güzel olmaz mı? İnsanlar savaşa, kavgaya, saldırganlığa alışmışlar. Oysa bunların hiçbirinin olmaması gerekir. Tanklar, toplar, uçaklar, bombalar tüm para bunlara harcanıyor, insanlar yaralanıyor parçalanıyor, her yerde açlık var. Bu rezalete ne gerek var? Her yer kan gölü oldu, yüz binlerce insan sakat kaldı. Şeytana uymak zorunda değiliz ki. Herkes dost olsun, arkadaş olsun, barış içinde yaşayalım.
Dünyadaki eğitimi almadan cennete gidilse cennetin bir anlamı kalmaz. Dünyadaki eğitimle cennetin güzellikleri anlam kazanır. Cennet ehlinin hepsi Allah’ın ruhunu taşır. Cehennem ehli ölü yaratılmış özel mahluklardır.
Dini konularda espri olmaz. Dini konularda şakalar yapan insana bunun rahatsız edici olduğunu nezih bir şekilde hemen o anda ifade etmek gerekir.
Aşk acısı konusunu kardeşlerimiz yanlış biliyorlar. Aşk acı veren bir duygu değildir. Aşk, Allah’ın insana 7. his olarak verdiği mutluluk ve sevinç veren çok güzel bir nimettir. Ama Allah’ı unutup karşındaki insanı putlaştırırsan o zaman bu sana acı veren bir sisteme dönüşür.
En önemli eğitimi dünyada alıyoruz. İnsanların bir kısmı dünyanın bu yönünün ne kadar önemli olduğunu anlamıyor. Yiğitlik, fedakarlık, sabır sadece burada olan güzelliklerdir. Dünyanın kıymetini bu açıdan iyi bilmek gerekir.
Türkiye’nin Suudi Arabistan’la ilişkilerinin dostane ve güçlü olması önemlidir. Vahabilere şefkatle yaklaşmak gerekir. İran ile Suudi Arabistan’ın dostluğunu sağlarsak İslam Birliği için çok önemli bir adım olur. İki günlük dünyada anlaşamayacağımız ne olabilir? Asgari müşterekte ittifak etmekle yükümlüyüz. Her şeyimiz bir, kardeşçe yaşamamak için hiçbir sebep yok.
Dini yaşanmaz hale getiren şeytandır. Şeytanın iddiası insanların Allah’ın kıymetini bilmeyeceğidir. Bu iddiasını gerçekleştirebilmek için insanları dinden uzaklaştırmanın her yolunu deniyor. Darwinizm’le saldırdı, ilmen çökerttik. İngiliz Rumiliği ile saldırdı, gereken ilmi cevabı verdik. Bağnazlıkla saldırdı, Kuran ile geçersizliğini ispat ettik. Şeytanın bu oyunlarına karşı bu yüzyılda Müslümanlar zafer kazanacak. Bu yüzyılda şeytanın yenilmesine tüm dünya şahit olacak inşaAllah.
Deccaliyet Ortadoğu’da sürekli savaş ve parçalanma istiyor. İran ile Türkiye’yi savaştırmak istediler ilimle irfanla buna engel olduk. Museviler ve Hristiyanlarla Müslümanları birbirine düşürmek istiyorlar, buna da müsaade etmeyiz. Kuran’a göre onlar Kitap Ehli’dir. Allah Kitap Ehli’ne ne söylememiz gerektiğini, nasıl yaklaşmamız gerektiğini Kuran’da bildirmiştir. Onlar bize Hz. İsa ve Hz. Musa’nın emanetidir. Allah’ın açık emrine rağmen, Kitap Ehli’ne saldırmak, ibadethanelerine zarar vermek, onlara hakaret etmek haram olur. (Ankebut Suresi, 46: İçlerinde zulmedenleri hariç olmak üzere, Kitap Ehliyle en güzel olan bir tarzın dışında mücadele etmeyin. Ve deyin ki: "Bize ve size indirilene iman ettik; bizim ilahımız da, sizin ilahınız da birdir ve biz O'na teslim olmuşuz.")
Üst akıl İngiliz derin devletidir. Gizli ve özel bir yapılanmadır. Başlarında metafizik özelliklere sahip olan, hipnoz büyü gibi yöntemler uygulayan Deccal var. Bu tip deccaliyet bilgileri nesilden nesle aktarılarak geçiyor. Deccaliyet de bir tarikat gibidir. Firavun dönemindeki büyücülerin yetenekleri nesiller boyunca bugüne kadar aktarıla aktarıla geliyor.
Şeytanda din, Kuran terbiyesi yoktur. Arsız ve pişkin bir üslup kullanır. Ahmakça haşa Allah’a akıl verir. Üslubu çok züppedir. Münafıklarda da bu arsızlık aynı şekilde vardır. Büyüklenirler ve kendilerinin hayırlı olduğunu iddia ederler. Oysa her anları şerdir.
Sokakta insanlar birbirlerine selam vermeye dahi çekiniyorlar. Birisi merhaba dese bunu tehdit olarak görüyorlar. Sevgi ortamı olmayınca herkes herkesten çekiniyor. Bir bayram havası içinde herkesin birbirine hürmet, sevgi, saygı gösterdiği bir ortam olması lazım.
Cennet ehlinin sayısı Allah Katında bellidir. Bu sayı ne artar ne eksilir. Cennet ehlinin sayısı çok değildir. Sadece Allah’ın ruhunu taşıyanlar cennete gidecektir.
Vesveseyi hiç kaale almamak gerekir. Kaale almadığın müddetçe vesvesenin hiçbir etkisi yoktur.
Dünya iki türlü algılanacak gibidir. Bir metafizik yönüyle bir de ehli dünya gözüyle, hayatın gerçekleri gözüyle görülecek gibidir. Müslüman metafizik gözle bakar. O zaman o metafizik gizli kanunlar devreye girer, mümin başarılı olur. Ehli dünya gözüyle bakıldığında ehli dünyanın gizli karanlık kanunları devreye girer ve o insanı ezer. Peygamberler mutlaka başarılı oluyor, Ebu Cehiller mutlaka batıyor. Bu gizli bir sistemdir, Allah’ın özel kanunudur. Bu gizli metafizik yönü fark eden mümin Allah ile dost olur, Allah ile birlikte hareket eder.
Hayat iyi ve kötü kavramı olduğunda anlam kazanır. Her yer iyi olsa, iyinin ve güzelin anlaşılması mümkün olmaz. Kötü olacak ki iyinin değeri anlaşılacak. İnsanın geçtiği acılar, zorluklar, çileler içinde Allah’ı asla bırakmaması, Allah’a hep dost olması tutkunun ve aşkın ortaya çıkmasını sağlar. Dünyada aşkın ve tutkunun eğitimini alıyoruz, buna tam hak kazandığımızda Allah ahirete alıp sonsuz kadar tutkuyu yaşatıyor. Sonsuzluk söz konusu olduğu için insanın mutlaka yüksek olgunluğa ulaşması lazım.
Müslümanlık deyince insanların aklına gül şerbeti, mevlüt okunması, takunyalı yaşlı amcalar, bakımsız kadınlar, eğitimsiz cahil insanlar, en küçük bir hatada ölüm cezası veren bir dehşet sistemi geliyor. İslam’ı yaşadığında hayatın tüm güzelliklerinin elinden alınacağını sanıyor. Basık havasız camiler, yaşlı dedeler, ne dediği anlaşılmayan yoğun bir mevlüt sesini hatırlıyor. Halbuki İslam yaşandığında süper kaliteli gençler, eğlence, neşe, müzik, dans, en ufak bir şey olduğunda birbirlerine yardımcı olan, kimsenin kimseyi mahcup etmediği, sürekli dostluk ve arkadaşlık bağı olan, kimsenin namusuna şerefine zarar gelmeyen, genç kızların gece yarısında güven içinde sokakta gezebildiği, ultra modern hastaneler, ultra modern restoranlar, zevkli eğlence mekanları olan, herkesin namazını kıldığı, ibadetini neşeyle yaptığı, güzellikler için şükrettiği, hayatın dolu dolu yaşandığı bir sistem olmalı.
İnsanlar cahiliyenin gereksiz kurallarıyla kendi kendilerine zulüm ediyorlar. Allah insanlara zulmetmez, insanlar kendilerine zulmederler. Dünyada inanılmaz bir acı var ama bu acıların temelinde insanların kendi kendilerine koydukları kurallar, baskılar var. Gece gündüz depresyon ilaçlarıyla ayakta duruyorlar. İslam ahlakı yaşandığında ise insanların her yönden güvencesi tam oluyor. Gelecek korkusu ortadan kalkıyor. Gereksiz gelenekler, kurallar, baskılar kalkıyor. Şimdi insanlar geleceğini garanti etmek için sigorta yaptırıyor. İslam ahlakı tam yaşandığında her mümin her müminin sigortasıdır. 83 milyon insanın hepsi 1 kişinin güvencesi olur.
Tevekkülü artırmanın yolu Allah’ı hiç unutmamaktır. Allah’ı düşünmenin iki yönü vardır. Bir avam düşünme şekli vardır, yemeğini yer Allah’a hamd eder, televizyonda Suriye’deki olayları izler ama hiç etkilenmez. Onu sadece kızın düğünü, ertesi gün ödeyeceği çekler senetler ilgilendirir. Milli Piyango’dan bilet alır, “Allah affeder” der geçer. Okullarda Darwinizmin materyalizmin öğretilmesini çok normal karşılıyor ama 5 vakit namazını da kılıyor. Bir de Allah’ın varlığının muhteşem bir güç olarak dünyaya hakim olduğunu görüp, hayranlık içinde kalıp Allah’ı dikkatlice takip etmek vardır. Bunda Allah’la keskin bir dikkatle bağlantı vardır. Allah’ın istediği de budur. Normal aklın normal neticesi budur. Allah ile akıllı bir bağ kurulduğunda insan çok rahat yaşar. Yorucu olan ahlaksızlıktır, adamlık dinidir. Çünkü bunların çok fazla gereksiz kuralları vardır. Cahiliyenin kuralları, gelenekleri, örfleri bir insanın takatinin çok üstündedir. Dünya hayatıyla boğuşma da devreye girince bir çok insanın hayat yaşanmaz hale gelir.
Şeytanın en hoşlanmadığı şeylerden biri sanat, kadınlar ve sevinçtir. Hem faşist hem komünist ideolojilere sevgisizliği, sanatsızlığı, donuk ve neşesiz bir hayatı öğretir. Aynı şekilde gelenekçi Ortodoks sistemde de sanat karşıtlığı şeytanın telkiniyle hakimdir. Mehdiyet devri ise sanatın en yüksek noktada yaşanacağı bir dönem olacaktır.
Müslümanların bir an önce birleşmesi gerekiyor. Kimsenin kimseye üstünlük iddiası olmamalı. Biz sadece dostça ve kardeşçe birlik istiyoruz. Saf sevgi ve kardeşlik üzerine kurulu bir anlayış dışında hiçbir çözüm olmaz. Bu da ancak Mehdiyetle mümkündür. Savaş ve bilek gücüne dayalı bir yapı mutlaka felaket getirir. Ön koşulsuz dostluk anlaşmaları yapalım. Ön koşul olduğunda kardeşlik olmaz. İsrail de Ermenistan da Rusya da Yunanistan da bizim evlatlarımız diyeceğiz, herkesi bağrımıza basacağız. Kürt Türk Arap ayrımı asla yapmayacağız.
Suriye konusunda, İran, Rusya, Irak ve Türkiye bir kanaat bildirsin ve bir orta yol bulunsun. Barış için asgari müşterekte buluşmak gerekir. İlla ben sen meselesi yapmadan, sevgiyi muhabbeti dostluğu esas alarak asgari müşterekte ittifak etmek önemlidir.

Adnan Oktar Diyor Ki... 26 Aralık 2017> Daha Fazla

Münafık Resul’ün koyduğu sınırları tanımaz. Asıl karşı olduğu ise Allah’ın koyduğu sınırlardır. Allah’ın sınırları olmadan düz mantıkla, serbest yaşamak ister. Bu çirkin bir serbestlik anlayışıdır. Peygamberimiz savaşta müminleri bir yere yerleştiriyor veya müminlere İslam’a hizmet için bazı sorumluluklar veriyordu. “Sen şu işi yap, sen şurada nöbet tut” diyordu. Bu münafıkların iğrenç nefsine çok ağır geliyordu. Mantıkla Peygamberi değerlendirip “Neden bu işi yapalım” diyor, Peygamber’in koyduğu sınıra uymuyorlardı. Allah Peygamber’in sınırına uymayanın, Allah’ın sınırına uymadığını bildirmiştir. Bu tavrın karşılığı sonsuz cehennem ateşidir, ateşin en alçak tabakasıdır. Müminler ise Peygambere hep hüznü zanla, her sözünün hayır olduğunu bilerek, sevgi ve hürmetle bağlıdır. (Mücadele Suresi, 5: Gerçekten Allah'a ve Resûlü'ne karşı (onların koydukları sınırları tanımayıp kendileri sınır koymaya kalkışmakla) başkaldıranlar, kendilerinden öncekilerin alçaltılması gibi alçaltılmışlardır. Oysa Biz apaçık ayetler indirdik. Kafirler için küçültücü bir azap vardır.)
Ayetlerde Allah ve Elçisi birlikte geçer. Kuran’a göre Peygambere ihanet, Allah’a ihanettir. Münafıkların asıl derdi Allah iledir. Allah’a kinlidirler. Ama bunu açıkça söyleyemezler. Allah’a eleştirilerini Peygamber üzerinden yaparlar. Münafık Allah’a kinli olduğu için Peygambere ve müminlere saldırır, ama bunu yaparken Allah’ın adını kullanır ve Allah’a öfkesini gizlemeye çalışır. Açıkça Allah’ı eleştirdiğini söylese halk bunların alçak olduğunu göreceği için bu çirkin yöntemi izler. Ayetlerde bu fitneyi ortadan kaldırmak için “Allah’a ve elçisine” diye bildirilir ve Peygamber’e isyan edenin Allah’a isyan ettiği haber verilir. (Nisa Suresi, 14: Kim Allah'a ve elçisine isyan eder ve onun sınırlarını aşarsa, onu da içinde ebedi kalacağı ateşe sokar. Onun için alçaltıcı bir azap vardır.)
Münafıklar Peygamberi sıradan bir insan gibi görür ve sürekli akılsızca eleştirirler. Bu eleştirilerini de çok büyük ahmaklıkla yaparlar. Düz mantıkla bakar, Peygamber’in Allah’ın destekleyip koruduğu özel bir insan olduğunu görmezler. Peygambere uyan müminleri de akılsız olarak görürler. Saatlerce, sayfalarca Peygambere uyan müminlerin sözde akılsız, derin düşünmeyen olduklarını, onların yanlışlarını anlatırlar yazarlar. Peygambere uyan müminlerin yalancı olduğunu ispat etmeye çalışırlar. Bu sırada kendi yalancılıklarını, karaktersizliklerini, alçaklıklarını ortaya koyarlar. (Hud Suresi, 27: Kavminden, ileri gelen inkarcılar: "Biz seni yalnızca bizim gibi bir beşerden başkası görmüyoruz; sana, sığ görüşlü olan en aşağılıklarımızdan başkasının uyduğunu görmüyoruz ve sizin bize bir üstünlüğünüzü de görmüyoruz. Aksine, biz sizi yalancılar sanıyoruz" dedi.)
Dine karşı mantık geliştirmek bir çok insanın konuşurken içine düştüğü ciddi bir hatadır. Münafıklığın kapısı böyle açılıyor. Münafık mantıkla düşünüp bir konuyu sıradanlaştırır. Peygamber Allah tarafından desteklenen özel bir insan olduğu halde onu alelade görür. Oradaki metafiziği göremediği için mantıkla değerlendirip sapıtır. Dinin doğrudan Kuran’la değerlendirilmesi, Kuran’dan hiç taviz verilmemesi gerekir. Mantıkla hareket olduğunda doğru yoldan sapma olur. Kuran’daki mantık neyse kesin uygulanması gerekir. O yoruma açık olmaz.
Münafık çok ahmaktır, Allah’ı eleştirirken Allah’ı inkar ettiğini dahi bilmez. Peygamberimiz döneminde münafıklar “Muhammed fakir, yetim bir insan. Kuran’ın iki şehrin zenginlerinden birine indirilmesi gerekmez miydi?” diyorlar. Burada bir çok zengin adam varken Allah niye ona elçilik veriyor ki, zengin biri İslam’ı daha iyi yayar” diyorlar. Bunu söylerken Allah’ı eleştirip Allah’ı inkar ettiğini dahi kavrayamıyorlar. (Zuhruf Suresi, 31-32: Ve dediler ki: "Bu Kur'an, iki şehirden birinin büyük bir adamına indirilmeli değil miydi?" Senin Rabbinin rahmetini onlar mı paylaştırıyorlar? Dünya hayatında maişetlerini aralarında Biz paylaştırdık ve onlardan bir bölümü (diğer) bir bölümünü 'teshir etmesi için, bir bölümünü bir bölümü üzerinde derecelerle yükselttik. Rabbinin rahmeti; toplayıp-yığdıklarından daha hayırlıdır.)
İslam’da Allah’a, Kitaba, Peygambere hüsnü zan vardır. Doğrudan onların iyiliği, güzelliği ve mükemmelliğini kabul ederek hareket vardır. Münafıklar da ise Allah’a, Kitaba, Peygambere hep eleştirel gözle bakmak vardır. Bunu da akıl almaz çirkin üslupla yapar ve hür düşündüklerini iddia ederler. Allah’a çirkin bir mantıkla bakarlar. Kuran’da bir çok ayet münafıkların alçaklığına ve kahpeliğine cevap olarak indirilmiştir. Bir çok ayet münafıkların aşağılık sözlerine tedbir olarak indirilmiştir. Örneğin Peygamber ezilen kadınları, çocukları düşünerek sabah erkenden savaşa çıkacağız diyor. Münafıklar mantıkla bakıyorlar ve “Bu sıcakta savaşa mı çıkılır aramızda zor durumda olanlar var, Peygamber bunu bile göremiyor” diyorlar. Kalbinde hastalık olanlar da “Bak bunu hiç düşünemedik, gerçekten Peygamber hata yapıyor” diye onlara uyuyorlar. Müslüman Allah’a, Kuran’a, Peygambere eleştiri gözüyle bakmaz. Her yaptığının hayır olduğunu bilerek bakar ve hareket eder.
Münafıklar asıl olarak Allah’a karşıdırlar, ama önce Peygambere veya müminlerin o dönem lideri olan kişiye saldırırlar. Peygamberimiz döneminde de önce Peygambere saldırdılar. Sonra Ali, Hasan, Hüseyin, Osman hepsini şehit ettiler. Sonra Allah’ın vahyine saldırdılar. Hurafeleri ortaya koydular. Ayeti şeytanın yediğini Kuran’ın bazı hükümlerinin nehy edildiğini iddia ettiler ve Kuran’a ek hükümler getirdiler. Münafıklar tüm bunları Peygamberi eleştirerek yaptılar.
Bencillikle fedakarlık çatıştığında imanı zayıf insanlar bencilliği seçer. Vicdanıyla mantık çatıştığında vicdanı seçmek için din gerekir. Yaşlı ihtiyaç içinde birini görüyor parasının en az yarısını vermesi gerekecek, “Bana ne, tek yardım edecek ben miyim benden daha zenginleri var” deyip gidiyor. Bunu yaptığı andan itibaren canını yakacak ve hep kaybedeceği bir hayatın içine girer. Çok kazanacağını zanneder akıl almaz bir kayıp içine girer.
İngiliz derin devleti Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Kuveyt, Türkiye arasında bir savaş istiyor. Biz İngiliz derin devletinin kışkırtmasıyla Müslümanlarla savaşa girmeyiz. Arap kardeşlerimizin bir eleştirisi varsa yaparlar, biz de ilmi olarak cevabını veririz. Ama bu tip konular sebebiyle herhangi bir çatışma yaşanmasına müsaade etmeyiz. İngiliz derin devletinin bu oyununa gelmeyiz.
Kutsal emanetlerin İstanbul’a getirilmesi tüm İslam aleminin onurunun korunması içindir. Biz emanetler bizimdir demiyoruz. Tüm İslam alemi adına emanet olarak burada güvende tutuyoruz.
Allah’ın imtihanı her zaman adildir. Biz Allah’ın sırlarını tam anlayamayız. Zamanın ne olduğunu bilmiyoruz, nerede olduğumuzu tam olarak bilmiyoruz. Zaman ve mekan mutlak zannediliyordu, her ikisinin de algı olduğu, beynin yorumu olduğu anlaşıldı.
Münafık kendini aşırı beğenir, özellikle zekalarından çok emindirler ama zerre akılları yoktur. Haşa kendilerinin Allah’tan daha iyi düşündüklerini daha adil olduklarını iddia edeler.
Dünyada kavga edilecek hiçbir konu yok. Şeytan insanı kavgaya teşvik ediyor. Her yerde savaş ve kan var. Dünya çapında silah fabrikası açmak yasaklansın. Fabrikalar sadece insanlara faydalı şeyler üretsinler. Filistinliler nur gibi tertemiz. İsrailliler tertemiz. Amansız bir savaş isteği, insan öldürmek dehşet vericidir. Şeytanı hemen mağlup etmek lazım. Kavgayı hemen durdurmak lazım. Barış Kuran’ın, Tevrat’ın ve İncil’in ruhunda var. Savaş için hiçbir sebep yok. Kudüs konusunda gerginlik devam ederse, Allah korusun tüm dünyayı yakan bir ateş oluşur. O yüzden bir an önce itidal, sevgi, kardeşlik esas olmalı.
Küfrün ahiretteki sorgusu çok uzundur. Allah her bir meyveyi, her bir çiçeği, hücrenin içindeki her bir organeli tek tek soracak. Bunları nasıl oldu da tesadüf ürünü olarak gördün diye.
Askerimizin polisimizin her dakikası her saniyesi sevap. Vatan için millet için hayır için nöbet tutuyorlar. Son derece şedid bir ortamda canlarını ortaya koyup gece gündüz gayret ediyorlar, ne mutlu onlara. Allah onlardan gani gani razı olsun.
Kanun Hükmünde Kararname’de sivillere savunma hakkı verilmesi çok yerinde ve doğru. Sivillerin, herhangi bir terör olayında, işgal veya darbe girişiminde kanun ve hukuk içerisinde güvenlik görevlilerine yardımcı olması gerekli, doğru ve yerinde bir tedbirdir. Kanun maddesinin şerhi çok iyi yapılsın. Halka kanun ve hukuk içerisinde vatanı savunma hakkı verilsin.

Adnan Oktar Diyor Ki... 25 Aralık 2017> Daha Fazla

Münafıklar Müslümanların arasındaki şeytanlardır. Münafık şeytanın ete kemiğe bürünmüş halidir. Şeytan hadi başla dediğinde görevine başlar. Münafıklar Allah’ın Müslümanları imtihan etmesi için özel görevlendirilmişlerdir.
İslam’ın yayılması, Müslümanların neşesi sevinci münafıklara çok ızdırap verir. Darwinizm’in ilimle yerle bir edilmesi, İngiliz derin devletinin ilimle ezilmesi münafıklara acı verdiği için müminler bu konularda çok şevkli olurlar.
Din en sarih en açık gerçek olduğu, hayatın en güzel nimeti olduğu halde insanlara bir felaket hayatı gibi aktarıyorlar. Bu yüzden İslam’ın adını duyan dehşete kapılıyor. Gençler İslam’ı yaşarsa hayatının biteceğini düşündüğü için 60-70 yaşına gelince yaşarım diyor. Boş yere İslam’ı korkunç gösterdiler. Hem Darwinist materyalist sistem hem de gelenekçi Ortodoks İslam anlayışıyla gençler iki koldan sıkıştırıldılar. Bizim Kuran Müslümanlığını anlatmamız gençlerin üzerine Güneş gibi doğdu, maşaAllah.
Soğuk havalarda evsiz insanlar için Devletin tüm merkezlerinin hizmete açılması gerekir. Sıcaklığın illa sıfırın altına düşmesini beklemeden kış boyunca her gün misafirhanelerin ve diğer tesislerin evsizlere açılması güzel olur.
Bencil insan sadık olamaz, çıkarıyla çatıştığında çeker gider. Sadakat asil, bencilliğini ezmiş insanların soylu tavrıdır. Bu soylu tavır insana süs verir, aşağılık insanlarda ise ne irade ne sabır ne de sadakat olur. Bencil insan çıkarıyla çatışan durumlarda hayvani reaksiyonlar gösterir ve asla sadık olamaz.
Öyle huzurlu güvenli bir ortam gelecek ki İsrail’de ve tüm Ortadoğu’da Filistinliler de İsrailliler de hiçbir baskı ve korku olmaksızın yaşayacaklar. Şu an bölgedeki dehşeti şeytan körüklüyor. Ne Müslüman ne Hristiyan ne Museviler rahat, tüm halklar korku içinde. Bu korkuların, dehşetin hepsini ilimle irfanla ortadan kaldıracağız inşaAllah.
Sudan’ın İslam Birliği’ni vurgulayan açıklaması çok güzel. Tayyip Hocam’ı sevgiyle coşkuyla karşılamaları da bir güzellik. Müslümanların birbirine sevgisi münafıklar ve zalimler için çok kızdırıcı olur. Sevgi, kardeşlik çok önemlidir.
Ülkü Ocakları Türk İslam alemi içinde benim gördüğüm en aklı başında, en hakikatli, en candan, en temiz gençlerin oluşturduğu mübarek bir ocak. Hep hayırlara vesile oldu. Allah ülkücü gençliği hayırla kuşatsın, nuruyla sarsın, cennetiyle şereflendirsin. Ülkü Ocakları Türk milletinin bekası, İslam aleminin bekası için son derece elzem mübarek olan bir ocak. Allah sayılarını, güçlerini, kuvvetlerini, ilimlerini, irfanlarını artırsın, onları her türlü kötülükten korusun.
Şehitlerimiz Allah için, vatan, millet için mübarek canlarını Allah’a teslim ediyorlar. Ne büyük bir güzellik ne büyük bir şeref. Allah bize de bu şerefi nasip etsin. Allah ailelerine sabrı cemil, uzun ve hayırlı bir ömür nasip etsin.

Adnan Oktar Diyor Ki... 24 Aralık 2017> Daha Fazla

İslam alemine huzur getirecek olan sadece İslam Birliği’dir. İslam Birliği’nin çok iyi anlatılması lazım. “Bir araya geliriz öyle bir karşılık veririz ki” anlamında İslam Birliği olmaz. Bir araya geliriz kardeşliği barışı sağlarız anlamındadır. Barış için İslam Birliği olacaktır. Aksinde, sevgisiz kafayla bir birlik olmaz, böyle bir adım Müslümanlara da çok büyük zarar verir. İttihadı İslam bayram görünümünde olacaktır, tüm dünyanın bayramı olacaktır.
Yaşlanma olmasa insanların büyük kısmı çok ters, kibirli ve aksi olabilirler. 25 yaşından itibaren elle tutulur şekilde yaşlılık görülüyor. Bir insanın genç yaşayacağı dönem sadece 20-30 yaş arası ve o da göz açıp kapayıncaya kadar hızlı geçiyor. Allah insanların dünyaya bağlanmasını engelleyecek muazzam bir sistem kurmuş. Böyle olması çok çok hayırlı.
İslam Birliği sevginin, dostluğun, kardeşliğin pekişmesiyle olacak. İslam bir askeri birlik olmayacaktır. Bazıları bunu yanlış anlıyor, “Birleşeceğiz dünyayı ezeceğiz” anlamında bir birlik olacak sanıyorlar. Böyle değil. Bir dostluk ve kardeşlik birliği olacak. Sadece barışı amaçlayan, kan dökmeye karşı olan, birleşmeden amacın silah ve saldırı olmadığını çok iyi vurgulayan, birleşmeden amacın sadece merhamet sevgi ve dostluk olduğunu çok iyi vurgulayan bir birlik olacaktır.
Her şeyin sadece işlevsel olduğu bir hayat var. Sanat, estetik, kaliteyi bir kenara bıraktılar. O zaman hayatta güzellik, zevk, mutluluk kalmıyor. Bu Mehdiyet devrinde değişecek. Her şey sanatlı, kaliteli, cazibeli olacak.
Müminlerin kaderi mükemmeldir. İstinasız mükemmeldir. Küfrün kaderi ise perişanlıktır. Tek tek özel yaratılır.
Etkili olmanın sırrı: Samimi olmak ve Allah’a çok yakın olmak. Allah’ı unutarak olan sohbet tehlikeli olur. İnsanın kendini büyüttüğü sohbetler itici ve sıkıcıdır. Kalbini Allah’a bağlayacak, mütevazı olacak, Allah’tan gelen bilgiyi aktaracak. Kendisinin konuşmadığını Allah’ın konuşturduğunu bilecek. O zaman çok etkili, samimi sohbet olur.
Terör ve Devleti yıkmaya yönelik eylemler olduğunda vatanı koruyan sivil vatandaşlara kanuni güvence sağlanması çok doğru bir karar. Elinde silahla askeri polisi şehit etmeye azmetmiş, vatanı bölmeye yeltenen, helikopterden halka ateş açana karşı vatandaşın kanuni haklarının çok geniş olması gerekir.
Evrime delil olan bir tane bile fosil yok. Yıllardır çağrı yapıyoruz, “ara form fosili olan bir fosil getirsinler, 10 milyon vereceğiz” diye, bir kişi bile çıkıp “işte bu” diyemedi. Bir kişi bile ortaya çıkmadı. Çıkamaz, çünkü böyle bir fosil yok, evrim yok.

Adnan Oktar Diyor Ki... 23 Aralık 2017> Daha Fazla

Münafık kendisini cesur ve ahlaklı göstermek ister. Kin ve nefret doludur ama kendisinin dürüst, cesur, ahlaklı olduğunu iddia eder. Allah münafığı Müslümanın ilimle irfanla ezebileceği gibi yaratmıştır. Münafıklar herkesin tiksindiği, yalnız insanlardır. Samimiyetsizlikleri kısa sürede ve çok detaylı delille ortaya çıkar. İslam’ın yaşanmasını, Müslümanların güçlenmesini istemezler. Müslümanları dağıtmak için akılsızca Kuran’dan örnekler getirmeye çalışır. Ahmakça bir debelenme içindedirler. Akıllı insanlar bu ahmakça debelenmeyi hemen görür ve uzak dururlar.
Allah dünyada bizim cennette gibi yaşamamızı istiyor. Kötü olan şeyleri insanlar neden yapıyor anlaşılır gibi değil. Mesela adam bomba yapıp insan öldürüyor. Niye insan öldürmeye çalışıyorsun, niye toprak istila etmek istiyorsun? Dünya çok geniş, hep birlikte güzellikle yaşayabiliriz.
Cehennem derece derecedir. Cehennemin bazı yerleri karanlık, sıkıcı, dar sokaklardan oluşan izbe mahalleler şeklindedir. Allah’ı inkar eden ama kötülük yapmamış olanlar buralarda olur. Münafıkların kaldığı yerler ise dehşet vericidir, çok korkunçtur.
Sevgisiz, bencil, kavgacı, korkutucu bir dünya meydana getirmişler. Ben bunu istemiyorum. Dünya güzel olsun, insanlar birbirlerini sevsin istiyorum. Nezaket, klaslık, sanat, görgü, kalite, affedicilik, merhamet sadece Türkiye’de değil her yerde hakim olsun istiyorum. Bu bizim hakkımız. Bu beladan kurtulmak çok kolay, şeytan aptalca bir oyun oynayıp insanları birbirine düşman etti. El birliğiyle bu manevi kirliliği temizleyip atacağız, Türkiye’nin öncülüğünde sevgi dolu bir dünya meydana getireceğiz.
Münafıklara yaptıkları her ahlaksızlık her kalleşlik ahirette tek tek sorulacaktır. Aynı suçtan herkes adına tek tek sorgulanacaklar; Allah adına, Kitap adına, Peygamber adına, aleyhinde faaliyet yaptıkları tüm Müslümanlar adına tek tek aynı suçtan sorgulanacak ve her bir cümlenin her bir harfin hesabını verecekler.
Bazı internet sitelerinde yer alan ve İsrailli Haham Yehuda Glick’in Türkiye ve Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan aleyhinde ifadeler kullandığını iddia eden haberler doğru değildir. Yehuda Glick’e bu haber sorulduğunda, “hiçbir zaman Sayın Erdoğan’ın cezalandırılması gerektiğine dair bir ifade kullanmadım” açıklamasını yapmıştır. Dolayısıyla söz konusu haberler gerçeği yansıtmamaktadır.
Gerçek aşkı arıyorsan; kendini hem bedenen hem ruhen iyi geliştir, kültürünü, merhametini, sabrını arttır, vicdanını çok temiz ve güçlü hale getir, ruhen ve bedenen çok temiz ol, Allah’a kendini teslim et, dünyadan geç Allah sana gerçek aşkı nasip eder. O zaman bulduğun aşk ruhunu doyurur.
Münafıkların, Müslümanlarla uğraşması Müslümanın makamının yücelmesi içindir. Allah her Peygambere cinlerden ve insanlardan münafıklar musallat etmiştir. Musallat olan her münafık müminlerin kardeşliğini muhabbetini, dostluğunu pekiştirir, bereketini güçlendirir, ufkunu açar. Mümin cennete doğru yükselirken münafık cehennemin dibine doğru gider. Bu, Allah’ın bir sanatıdır. Münafıklar tamamen Allah’ın kontrolündedir, şeytanlardan oluşan bir güruhtur. Nitelikli azgın münafık nitelikli yüksek Müslümanlara musallat edilir ki Müslümanın maneviyatı iyice yükselsin.
Ülkeler arasındaki diyalogun temeli “ben seni kayıtsız şartsız seviyorum” olmalı. “Milli çıkarlar, ortak menfaatler” diye cümleye başlanmamalı. Karşılığında bir talepte bulunarak sevgi gösterilmez. Karşılıksız sevgi göstermek önemlidir. Ülkelerin “çıkarından” bahsedildiği bir ortamda sevgi kalmaz. Sadece sevgini dostluğunu arkadaşlığını güvenliğini istiyorum diyerek bağlantı kurulmalı.
Allah ayette, “her zorlukla birlikte bir kolaylık vardır” diye bildiriyor. Zorluk dinin güzelliğinin bir bölümüdür, zorluğu yendiğimizde güzelliğe ulaşırız. Aslında hayat ve din zorluk gibi görünen kolaylıklardan oluşur. Eğer insan kaderi yaşadığını bilirse, Allah’a tam teslim olursa hiçbir zorluk yaşamaz. Şirk koşar, “bu insan şunu yapıyor” der ve insanları putlaştırırsa hayat onun için çok ızdıraplı olur. Bu ızdıraptan kurtulmanın yolu kadere teslim olup kendini bırakmaktır. Kader suları yara yara ilerleyen bir gemi gibidir.
Erkeklerin bir çoğu egoist olduğu için, kadınlarla arkadaşlıklarında sadece kendi egoist amaçlarına hizmet edilmesini istiyorlar. Kadınlar da naif varlıklar olduğu için çok olumsuz etkileniyorlar. Arkadaş olunacak insanın mutlaka Allah sevgisi ve Allah korkusu olan, egoistlikten kurtulmuş biri olması şart. Egoist olan birinin sevgiyi yaşaması mümkün değil. O sadece kendisini düşünür ve egoist olan mutlaka gaddarlık yapar. Kendi çıkarıyla çatıştığında mutlaka saldırganlaşır. Sevgi, egoistliğin bencilliğin olmadığı bir diyardır. Bencillik ve egoistlik gibi iğrenç bir sistemin üzerine sevgi oturmaz. Dolayısıyla bencil bir insanla bir genç kız asla arkadaşlık etmemeli.
Konuları açmaza sokacak sert ve tartışmacı üsluplardan kaçınmak gerekiyor. Barış, sevgi ve güzellik oluşması için İslam Birliği şart. Şu an dünyanın hemen her yerinde çatışma, kavga, kan var. 3-5-7 yıl içinde İslam Birliği ile bu felaketi ortadan kaldıracağız inşaAllah.
Bir kişinin Mehdilik iddia etmesi dinden çıkması demektir. Müslümanlar ittifakla bir şahsın etrafında birleştiğinde bu şahıs Allahualem Mehdi’nin öncüsüdür deriz. İsa Mesih’le birlikte namaz kıldıklarını gördüğümüzde, İslam ve İsevilik birleştiğinde ve İslam ahlakı dünyaya tam hakim olduğunda ise Allahualem bu kişi Mehdi deriz.
Deccal ve komitesinin deşifre edilmesi çok önemlidir. Deccaliyet gücünü gizli olmaktan alıyor, kendisini perdeliyor. İnsanların çoğu Deccaliyetin pençesinde kıvranan ülkelere dikkatlerini veriyor, Deccaliyeti göremiyorlar. Deccaliyet, İngiliz derin devletidir. Bunu açıkça söylemek gerekir.
Kudüs için alınacak tek bağlayıcı karar İslam Birliği’nin oluşturulmasıdır. İslam Birliği olmadığı müddetçe ne Kudüs ne başka bir yer için barış ve çözüm oluşmaz, oluşmuyor. Birleşmiş Milletler bugüne kadar sayısız karar aldı, bu kararların pratikte bir etkisi olmuyor. Bu kararlarla bölgenin mutluluğu sağlanmıyor. Bölgenin mutluluğu, sıhhati, güvenliği için, dünyanın kurtuluşu için İslam Birliği şart. İslam Birliği, Musevi, Müslüman, Hristiyan herkesin kurtuluşu demektir.
İslam Birliği hayati bir konu. İslam Birliği olmadığı müddetçe Allah hiçbir yerde rahatlık vermez. Kudüs’ü kurtaracak olan da İslam Birliği’dir. İttihadı İslam olmayınca Kudüs’ün anlamı kalmaz. Kudüs’ün anlam bulması İslam Birliği ile sağlanır. İslam Birliği olsa Museviler, Hristiyanlar, Müslümanlar bir arada çok güzel yaşar. Her yeri bağlık bahçelik yaparız, Hz. Süleyman’ın mescidini yeniden inşa ederiz, Hz. İbrahim’in, Hz. İsa’nın, tüm peygamberlerin ayaklarının bastığı yerleri mis gibi tertemiz yaparız. Şu an sadece çatışma ve kavga var. İslam Birliği olsa bu çatışmaların hepsi biter. İslam Birliği olmadığı müddetçe de ne Müslümanlar ne Museviler ne Hristiyanlar rahat edebilir. Allah’ın emri açık: Fitne yeryüzünden kalkıncaya, İslam ahlakı hakim oluncaya kadar ilmi mücadele edin. Ayrılmayın. Ayrılıp dağılmak haram. Birlik olmak farz. Müslümanların bir manevi önder etrafında birleşmesi Kuran’ın hükmüdür.

Adnan Oktar Diyor Ki... 22 Aralık 2017> Daha Fazla

Vicdan denilen güç Allah’ın insana sürekli doğruyu ilham etmesidir. Allah doğruyu da yanlışı da insana sürekli ilham eder. Hiç kimse başıboş bırakılmamıştır.
İnsan öldüğü anda ahirete geçer. Ebedi uyku diye bir şey yoktur. İnkar edenlerin canı alınırken müthiş azapla canları alınır. Feci şekilde canı alınanın uyuyacak hali olmadığı açıktır. Mümin canı ise huzur içinde alınır, o da hemen ahiret nimetlerine kavuşur. Zaman yok ki ölümden sonra bekleme süresi olsun.
Allah kaderde beni ve arkadaşlarımı birlikte yaratmış. İnsanlar binalarla, elbiseleriyle, dostlarıyla, sevdikleriyle blok olarak bütün yaratılır. Birbirimizden bağımsız değiliz, kaderde bütün olarak birlikte yaratılıyoruz.
Münafık köprü altı ağzıyla, çakal mantığıyla, ahmak kafasızlığıyla kaliteli Müslümanları kandırabileceğini zannedecek kadar aptaldır. Klasik dolandırıcı olduğu için, “nolcak ki yaparız abi” mantığında oluyorlar. Müminler ise bu aşağılık mahlukattan çok şiddetli tiksinir.
Meclisin en az yarısının kadın olması gerekir. Kadın kontenjanı mutlaka yüksek olmalı. Kadınların oyu yüksek olmasa dahi Mecliste öncelik onların olmalı. Türk kadınının kalitesini, kültürünü, kibarlığını, güzelliğini, temizliğini, asaletini canlı olarak vurgulayan milletvekili hanımların olması çok hayati bir konudur.
2023 ferahlık ve aydınlık olacak inşaAllah. 2071’lere kadar dünyayı imara devam edeceğiz, muhteşem güzellikler göreceğiz Allah’ın izniyle. İnsanlar ilk defa dünyayı böyle güzel görecekler. Tayyip Hocam da Allah’ın izniyle 2023’de bu milletin başında olacak.
Suriye’nin bölünmesini engelleyen Türk askeridir ve Türkiye’nin devreye girmiş olmasıdır. Türkiye’nin bölgedeki varlığı tüm ülkeler için güvenlik ve huzurdur.
Ayette küfrün ölü olduğu geçer ama insanların çoğu bu konu üzerinde durmaz. Münafıklar ve küfür ölü olarak yaratılmış varlıklardır. Onların ölü varlık olması müminin hamiyetini, bunlara karşı duyduğu buğzu etkilemez. Ayetin gereği olarak mümin münafık ve küfre buğz eder.
Dünyadaki yaşam uykudur, bir rüyadır. Gerçek netlik, gerçek yaşam ölümdür. Ölüm, çok berrak, keskin bir canlanıştır. Ölümle birlikte mümin o andan itibaren çok rahat olur, en ufak bir sızıntı, tedirginlik, korku hissetmez. İnsan çok olağanüstü olaylar görecek ama mümin hiçbirinden heyecanlanmayacak. Hayret edilecek şekilde huzurlu olacak. İşte bu, Allah’ın verdiği sekine iledir. Müthiş bir sakinlik olur. Müminin sorgusu da çok hızlıdır, bir süs olarak yaratılmış bir olaydır.
Bencil insan güvenmeyi bilmez. Kendisi samimiyetsiz olan karşısındakine güvenemez. O yüzden severken egoistlikten bencillikten kurtulmuş insanı tercih etmek gerekir. Egoistlikten kurtulmuş insan melek benzeri ahlak kazanmıştır. Ama egoistse dengeli olamaz, kıskanır, hırs yapar, şüpheci olur, zarar verir, sürekli sorun çıkarır. Kadından sürekli kuşku duymak ise kadına bir nevi hakaret etmektir.
Süleyman Soylu yiğit, delikanlıdır. PKK’yla mücadelede çok başarılı olduğu için, Sayın Süleyman Soylu’ya engel olmak istiyorlar. Millet olarak Sayın Süleyman Soylu’nun yanındayız, kendisini destekliyoruz. Yiğitliğine, kabadayılığına, dürüstlüğüne millet olarak kefiliz. Sayın Süleyman Soylu’nun saçının teline dokunan olursa, o eli ilimle, irfanla, kanunla, hukukla etkisiz hale getiririz.
Topkapı Sarayı’nda uygun bir yer Osmanlı stilinde dekore edilip Cumhurbaşkanlığı bürosu haline getirilebilir. Tayip Hocam da İstanbul’a geldiğinde, kendisini orada ağırlamamız güzel olur. Bunu bir gelenek haline getirelim. Tayyip Hocam orada olsun, halkımız da gelsin, Mehter Takımı’nı da ayarlayalım. Tayyip Hocamızı Topkapı Sarayı’nda ayakta Mehter dinlerken görmek istiyoruz. Hatta Tayyip Hocamız’ın gideceği yerlere Mehteran eşliğinde gitmesi de kendisine çok yakışır.
Tayyip Hocam’a milletçe çok sıkı sahip çıkmamız lazım. Tayyip Hocam bütün dünyada İngiliz derin devletine açık açık meydan okuyan, siyaset alemindeki tek kabadayıdır. Bütün dünya da Tayyip Hocam’dan cesaret alıyor. Tayyip Hocamız arslandır, delikanlının hasıdır. Allah razı olsun, Sayın Devlet Bahçeli Tayyip Hocamız’a çok güzel kol kanat geriyor. Çok doğru yapıyor. Büyük Birlik Partisi de Sayın Cumhurbaşkanımız’a destek olup sahip çıkıyor, onlara da teşekkür ediyoruz. Milletçe Tayyip Hocamız’ın yanında olmamız şart. Özellikle bu dönemde Tayyip Hocam’a destek olmak farz-ı ayndır.
2023’ten 2071’lere kadar Türkiye’de olumluya tırmanış devam edecek. 2071’den sonra ilerleme biraz durulacak ve 2082’ye kadar da o şekilde devam edecek. Tayyip Hocamız da 2023 ve 2071 yıllarına dikkat çekiyor. Bu tarihler Mehdiyet’in tarihleri, Bediüzzaman’ın işaret ettiği tarihler. 2023’ler münafıkane zihniyetin de tamamen etkisiz hale geleceği tarihlerdir.
Dini yaşayan insan dengeli olur, aklı açılır, bereketi artar, hayatı güzelleşir. Sağlık sıhhat kazanır, cesur olur, sabırlı olur, muhakeme gücü gelişir. Sevginin gerçek boyutunu görür, sathi sevgiden gerçek sevgiye geçer kişi. Cennet nimetleri yavaş yavaş kişiye sunulmaya başlar. Kişinin sağı, solu, önü, arkası her yeri hayır olur. Ruhunda, hayatında bereket oluşur. Allah kişiyi Kutsal Ruh ile destekler. Tabii ki Allah bu nimetleri kişide sezilmeyecek şekilde yavas yavaş artırır. Mümin olmak dünyanın en büyük nimetidir.

Adnan Oktar Diyor Ki... 21 Aralık 2017> Daha Fazla

Peygamberi mistik bir varlık olarak görmek isteyenler cahiliye ahlakından vazgeçmeyenlerdir. Münafıklar da bu aklı zayıf insanları kullanırlar. Peygamberi mistik varlık gibi gören ve aklı zayıf olan, münafıkların Peygamber hakkında iftiralarından çok çabuk etkilenir. Mesela, “Muhammed de bizim gibi bir insan niye ona uyuyoruz ki?” diyorlar. Cahil olanlar hemen bundan etkileniyor, “gerçekten bunu hiç düşünmemiştik, o da bizim gibi insan, niye ona itaat edelim” diyorlar, hemen Kuran’ın mantığından uzaklaşıyorlar. Böyle zayıf olan insanları Kuran’la eğitmek önemlidir.
Mehdiyet devrinde yaklaşık 50 yıl dünya velayet sistemini yaşayacak inşaAllah. Yoksulluk, açlık, haksızlık diye bir konu kalmayacak.
Tayyip Hocam aleyhinde anti demokratik yöntemler planlayanlar kendilerini parçalasalar da hiçbir netice alamazlar. Tayyip Hocam’ın görünen ve görünmeyen çok fazla destekçisi var. Kimse boşuna hayal kurmasın.
En etkili anlatım sevgiyle olur. Salt bilgiyle anlatım bir çok insanda ukala üsluba sebep olur. Böyle kişiler bilgili ama saman torbası gibidir. Sevgisiz, gaddar, egoist, kindar, ruh hastası ve yalancı bir kişiliği olan insan ne kadar bilgili olursa olsun anlattığı etkili olmaz.
Kul mutlaka doğru teşhis koyar, adaletin iyisini bilir diye bir şey yok. Adaleti en iyi bilen Allah’tır. Allah bir konuda hüküm verdiğinde onu kabul etmek kulluğun en önemli vasfıdır.
Münafık avam üslubuyla konuşur, bu avam üslubunu gören bazı cahiller bundan çok etkilenir. Münafık Peygamberi kutsal görmemeyi cahil olanlara enjekte eder. Münafığın avami, ahmakça ve saygısız konuşmaları cahil ve karaktersiz kişilere çirkin bir cesaret verir. Bunlar genellikle Peygamberi kafasında putlaştırarak yüceltmiş olduğundan, akıl güçlü olmadığından hemen Peygamberle bağı kopar ve münafıkların safına geçer.
Yoksulu hor gören bir insan ahlaksızdır. Yoksulu hor görenlerin çoğu zenginlere de kin duyup haset eder. Bu ahlaksız insanların vasfıdır. Bu zihniyetteki insanlar herkese, tüm hayata düşmandırlar.
En akılcı teşhis Kuran ile konur. İnsan Kuran’ı ölçü almadığında çok anormal bir varlığa dönüşür. Kuran’ın rehberliği olmasa insanlar mahvolur, hiçbir şeyi teşhis edemez. Bu yüzden Allah Kuran ile müminlere yol gösteriyor.
Sabır ibadet olarak sevinçle yapılan, insanın içini açan, hoş duyguları yansıtan bir ifadedir. Sabır istikrardır. Tahammül, sabır değildir. Sabırda olayları sakin değerlendirme ve ibadet ruhuyla hareket etme vardır.
Münafık avam mantığı ve uyanık sahtekar mantığı kullanır. Peygamberimiz döneminde halkı etkileyecek, bedevileri etkileyecek bir dil kullandıkları için zemin bulabildiler. Halifeler döneminde en büyük hata, şeytan münafık görünümünde ayağına kadar gelmişken onu ilmen ezmeden bırakmak olmuştur.
Kadın öncelikle karşısındaki insanın güvenilir olmasını ister. Normalde kadın ilk bir iki dakika içinde o kişinin güvenilir olup olmadığını anlar. Çoğunlukla konuşmayı değil yüzdeki ifadeyi esas alırlar. Gözdeki ifade, ses tonundaki samimiyet ve yüzün genel ifadesi kadınlar için en önemli delillerdir.
İngiliz derin devletinin Türkiye ve Ortadoğu’ya yönelik ataklarına dikkat edelim. Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan’ı Türkiye’ye karşı kışkırtma oyunlarını bertaraf edelim. Türkiye her iki ülkeyle de dostluğunu pekiştirsin. Kardeş olarak onları sahiplensin. İran ve Rusya da bu konuda Türkiye’ye destek olsun. Bölgede İngiliz derin devletinin etkili olmasına ilimle irfanla izin vermeyelim.
Sigaranın zararlarının her yerde anlatılması lazım. Gençlerin sigara içmesi çok büyük bir beladır. Bir nevi millete saldırı hükmündedir. Sigaranın tamamen yasaklanması gerekir. Gerekirse bu konuda bir referandum düzenlenebilir.
Süleyman Soylu adı gibi soylu ve yiğit bir delikanlıdır. Vatanseverdir. Dürüsttür. Kendisi aleyhine kurulan tuzaklara karşı milletçe teyakkuzdayız. İngiliz derin devletinin çakallarının tuzaklarını ilimle irfanla başlarına geçireceğiz.
MHP, Türkiye’nin göz bebeği olan bir partidir. MHP kökü dışarıda olan bir yapıyı asla kabul etmez. MHP’yi kendi düşük akıllarınca parçalamaya çalışanların oyununa karşı son derece titiz ve dikkatliyiz. MHP ana sütü gibi aktır, tertemizdir. Bu güzel partiye İngiliz derin devletinin yancılarının elinin uzanmasına kanunla hukukla asla izin vermeyeceğiz.
İngiliz derin devleti sinsice faaliyetlerini gizleyen bir yapılanmadır. 200 yıldır kendini kuzu gibi gösteren bir ejderha olarak faaliyet yapmaktadır. Bunların oyunlarına karşı çok titiz olunması önemlidir. Özellikle siyasilerin ve bürokratların teyakkuzda olmaları gerekir.
Araplarla Türkler kardeştir. Bizleri birbirimizden ayırmaya çalışan İngiliz derin devletinin oyununa gelmeyiz. Bu yüzden, bir yanlış olduğunda sadece o yanlış yapanın sorumlu olduğunu vurgulamak önemlidir. Bir toplumu, halkı, ırkı toptan itham etmek doğru olmaz. Arap, Kürt, Türk, Boşnak hep birlikte kardeş olacağız, İslam Birliği’ni kuracağız inşaAllah.

Adnan Oktar Diyor Ki... 20 Aralık 2017> Daha Fazla

Münafık korkak ve ödlek olduğu için sürekli cesareti gündemde tutar. Cesaret edebiyatı yapmak münafığın en belirgin alametlerinden biridir.
Müslümanın her türlü gücü ve kudreti münafığa ızdırap verir. Münafıkların her saldırısında müminler birbirlerinin kıymetini daha iyi anlar birbirini daha çok sever. Müminlerin sevgisinin güçlenmesi münafıkların içini kavurur. Hz. Ali’yi, Osman’ı, Hasan’ı, Hüseyin’i şehit edenler münafıklardır. Sebebi de onların gücüne kudretine duydukları hasettir.
Münafık her an kendisinin haysiyetsiz şerefsiz olduğunu bildiği için tüm Müslümanları bir an önce dağıtırsa bundan kurtulacağını düşünür. Haysiyetsiz, korkak olduğunu bilmek münafıkta sürekli psikolojik gerilime sebep olur. Bu gerilimden kurtulmak için kendisinin cesur olduğunu, Müslümanların bir an önce dağılması gerektiğini anlatır. Bir çok suçlamada bulunur. Bu suçlamaların sebebi yaşadığı azabı hafifletme çabasıdır.
Kadın güvenli ve huzurlu ortamda olduğuna inanırsa, namusuna iffetine onuruna zarar gelmeyeceğini anlarsa güç, kuvvet bulur. Tutku ve aşk olduğunda kadının cildinden, sesinden, gözünden, elektriğinden hemen anlaşılır. Allah sevgisinin ve Allah korkusunun olduğu ortam kadın için en güzel yaşanacak ortamdır.
Arap Türk kardeştir, Arap Türk dosttur. Biz Arapları seviyoruz, onlar bizim canımız. Zamanında İngiliz derin devletiyle kim iş birliği yaptıysa o ahlaksızlık yapmıştır. Suçun şahsiliği prensibi vardır. Eski nesillerin yaptığından tüm Araplar sorumlu tutulmaz. Biz Araplarla her zaman kardeş olacağız, birlik olacağız. Bizim için tüm ırklar değerlidir. Hükümetin Araplarla dostluk politikası doğru, işbirliği yapmamız, ittifak etmemiz doğru. Araplarla Türklerin arasının açılması İngiliz derin devletinin oyunudur. Kimse bu oyuna gelmemeli.
Beynin içine bakmak imanı çok derinleştirir. Beynin içine bakan insan maddeye dair tüm inancını baştan gözden geçirecek. Tüm kainatı mercimek kadar yerin içinde görüyoruz. Bunu fark eden insanın iman etmemesi mümkün değildir.
Kuran’da anlatılan sevgi, gerçek sevgidir. Sevgi 7. hisdir, insanların çoğu bu ana hissi bilmezler. Kuran sevginin alt yapısını ve sanatını anlatır. Nasıl sevgiye kavuşacağımızı gösterir. Evin adresini gösterir, vasıtayı da gösterir. Kuran yolları gösterdiği için gider sevgiyi bulur ve coşkuyla yaşarız. Sevgi en yüksek ana duygudur, görmenin duymanın her şeyin üstündedir ve kainatın yaratılış sebebidir.
Hz. Osman’ı, Ehli Beyti şehit eden münafıkların bedenini kullanan şeytanla ahir zaman münafıklarının bedenini kullanan şeytan aynısıdır. Münafık ölür bedeni cehenneme gider ama bedenini işgal eden şeytan kıyamete kadar faaliyete devam eder.
Münafık Müslümanları bölmeyi ister ve birbirinden ayırmaya yeltenir. Münafık böyle bir atağa geçtiğinde, Müslümanların daha çok kenetlenmesine vesile olur. Çünkü müminler Müslüman birliğinin kıymetini anlamış olur. Daha çok birbirlerini sever, daha çok birbirlerini korurlar.
İnsanların büyük kısmı Allah’ın varlığını kabul ediyor, ama Allah’ı sevmekten uzak duruyor. Bize bu kadar çok nimet veren, her yeri süsleyen, bizi bu kadar seven Allah’ı sevmemek çok büyük bir suçtur. Bu kadar güzelliğe nankörlük yapmak çok korkunç. Bu bir faciadır. Bunun telafisi için tüm dünyayı uyaralım. Allah’ı seviyorum diyen neredeyse hiç duymuyoruz. Biz Allah’ı canımızdan, varlığımızdan çok çok fazla seviyoruz. Dünyadan bu felaketi kaldırmak için tüm gücümüzle gayret edeceğiz.
Münafıklar Müslümanlardan ayrılınca Müslümanların zayıflayacağını zanneder. Halbuki Allah onların yerine çok temiz, güçlü ve kararlı müminler getirir. Münafık küfre karşı eziktir. Mümin müminlere karşı tevazulu küfre karşı onurludur. Münafık Allah yolunda çaba harcamaz. Münafık kınayıcın kınamasından çok korkar. Kendileri korktuğu için sürekli, “bak insanlar sizin için neler diyor” diyerek Müslümanları da tedirgin edeceklerini zannederler. (Maide Suresi 54- Ey iman edenler, içinizden kim dininden geri döner (irtidat eder)se, ALLAH (YERİNE) KENDİSİ'NİN ONLARI SEVDİĞİ, ONLARIN DA KENDİSİ'Nİ SEVDİĞİ mü'minlere karşı alçak gönüllü, kafirlere karşı ise 'güçlü ve onurlu,' Allah yolunda çaba harcayan ve kınayıcının kınamasından korkmayan bir topluluk getirir. Bu, Allah'ın bir fazlıdır, onu dilediğine verir. Allah (rahmetiyle) geniş olandır, bilendir.)
Kadını ezmenin kültür zeminini oluşturmak için yüzlerce sözde atasözü oluşturmuşlar. Kadını insanı cehenneme sürükleyen, felaketlerin ana kaynağı, uğursuz, namazı bozan, dövülmesi gereken, aklı olmayan, her dediğinin tersi yapılması gereken bir varlık gibi göstermek için bin yıllık şeytani bir kültür oluşturmuşlar. Bu şeytani mantığı kabul etmiyoruz, bu şeytani zihniyeti ilimle irfanla ortadan kaldıracağız inşaAllah.
Ben gençlerin Kuran’ın ölçüsü içerisinde özgür yaşamalarını istiyorum. Dinin ruhsatlarını sonuna kadar kullanarak herkes rahat yaşasın istiyorum. İnsanların üzerinde zaten çok fazla yük var, daha fazla ağırlık koymak gereksiz. İnsanların özgürlüğünü elinden almak insanların neşesini, hayatını elinden almaktır. Resim yok, kalite yok, kadın yok, eğlence yok, müzik yok, gülmek yok denilen bir model şizofren bir yapı gelişmesine sebep olur. Gençlerin böyle bir hayat yaşamasına imkan yok. Biz dinin özgürlük olduğunu, tüm baskıları kaldırdığını insanlara yaşayarak gösteriyoruz.
Osmanlı Peygamberimiz (sav)’in emanetlerini İstanbul’a getirmekle, o değerli emanetleri hırsızlıktan korumuştur. İngiliz derin devleti kutsal emanetleri Londra’ya götürememiş olmanın acısını yaşıyor. Söz konusu olan haşa bir hırsızlık değil, hırsızlıktan korumadır.
İnsan bedenine şevk ve heyecan emri verdiğinde beden o emre uyar. Mesela bir insan evinde otururken, sana miras kaldı denilse müthiş heyecan kaplıyor her yerini. İnsanın istediğinde kendini açması kolaydır. Sürekli sıkılıyorum, bunaldım diyen insan bedenine sıkılma ve bunalma emri vermiş olur. Allah’ın büyüklüğünü düşünen, şirkten kurtulan insan ise hemen açılır. Şirke düşen insan sıkılmaya, bunalmaya, heyecansız yaşamaya mahkumdur. İnsan Allah’ı çok severse Allah onu açar.
İnsanlar uyanma hissinin keskinliğiyle ölümü net olarak anlar. Mümin ölümden dirildiğinde “zorlu bir rüya gördüm, şimdi normal hayata geçtim” diyecek. Açlık, yokluk, hastalık, acı, ağrı olmayan bir dünyaya uyandığı için, bu dünyada yaşadığı hayatı zorlu bir rüya gibi gelecek ona. Ölüm sonrasında hiçbir anda mümin için tedirginlik duyacağı, korkacağı en küçük bir olay olmaz.
Kuran ile çelişmeyen her sünnet güzeldir. Mesela yemeğe suyla başlamak sünnettir ve faydalı bir güzelliktir. Yemekten önce el yıkamak sünnettir ve doğrudur. Peygamberimiz gül yetiştiriyordu ve sürekli yanında gül kokusu taşıyordu, bu da bir güzelliktir. Sakal sünnet ve güzel, ama farz değil. Sakalını kesenin öldürülmesi diye bir hüküm kabul edilmez. Sünnet ibadet değildir. İbadet Allah’ın emridir, Allah’ın emrine emir eklenmez.

Adnan Oktar Diyor Ki... 19 Aralık 2017> Daha Fazla

İnsanların çoğu imanın yeterli olduğunu zannediyor. Allah’ı seviyor musun diye sorulunca “e evet tabi” diyor. Öyle olmaz. Çok coşkulu, derin, heyecanlı bir aşkla Allah’ı sevmek gerekir. Allah’ı zayıf sevmek çok büyük vicdan çöküntüsüdür, çok büyük bir anormalliktir.
İnsanın nankörlüğü düşman bilmesi ve onunla mücadele etmesi gerekir. Nankörlük sinsi bir ahlak bozukluğudur. Dünyadaki mutsuzluğun ana nedeni insanların Allah’a karşı nankörlüğüdür. Bayağı bir insan inanayım mı inanmayayım mı kafasında. Allah’a sevmeye yanaşmıyorlar. Bir insan kendilerine tek bir hediye verse sabah akşam o kişiye teşekkür ediyor, seviyor, boynuna atlıyorlar. Ama Allah’ı sevmeye haşa yanaşmıyorlar.
İnsanların bir kısmı her şeyi yaratanın Allah olduğunu görüyor ama haşa ikinci konu gibi görüyor. Oysa insanın tüm dikkatinin Allah’ta olması gerekiyor. İnsanlar Allah’a uzak oldukları için dünya can yakıcı oluyor. Allah’a uzak olmak çok büyük bir ayıp ve yanlıştır. Allah’a iman edenlerin her şeyleriyle Allah’tan yana olmaları ve Allah’ı çok güçlü savunmaları çok önemlidir.
Şeytanın kadınlara kinli olmasının sebebi istemediği her şeyin kadında olmasıdır. Şefkat sabır tutku aşk sanat. Şeytan bunların hepsine şiddetle karşıdır. Bu yüzden kadını baskısı altına almak için elinden geleni yapar. Sol ideoloji içinde de sağ düşünce içinde de kadının haşa ikinci sınıf varlık olarak görülmesi şeytanın organize bir hareketidir. Sol rejimlerde kadın mekanikleşmiştir, ruhunu kaybetmiştir. Kadın erkekleştirilerek çökertilir. Bağnaz yapıda ise kadın tamamen ezilerek, aşağılanarak, insan yerine konulmayarak tamamen felç edilir.
Özlem, Allah’ın yarattığı özel bir duygu. Böylece görüşememek aleyhte olmuyor, özlem sevginin daha artmasına vesile oluyor.
Şeytan kadınlardan ve kadın güzelliğinden nefret eder. Bir çok rivayette kadın şeytan gibi gösterilir. Bunu insanlara ilka eden şeytandır. Şeytanla kadının iç içe gibi gösterilmesi, cehennemin %99’unun kadınlardan oluştuğuna dair hurafelerin hepsi şeytanın uydurmalarıdır.
Müslümanların arasındaki tüm anlaşmazlıkları kaldırmak lazım. İran ve Suudi Arabistan iki kardeş ülke. Yemen’deki savaşı bir anda önce bitirmek gerekir. Müslümanlar Kuran’a göre kardeştir. Bu kardeşliğin gereği gibi yaşamak önemlidir.
Münafık, şeytanın ete kemiğe bürünmüş şeklidir. Şuuru kapalıdır, bilgisayar gibi kendisine yüklenmiş şeyleri yapar. Nasıl şeytanın tevbe etmesi diye bir konu yoksa, münafığın da dönüşü yoktur. Gayya kuyusunun dibine yuvarlanarak gider.
Bir insanın Allah’a ne kadar sevgisi varsa Allah onu o kadar sever. Bir insan Allah ile ne kadar ilgiliyse, Allah onunla o kadar ilgilenir.
Allah’a dikkati çok iyi vermek lazım. Candan dikkat, candan sevgi, candan teslimiyet önemlidir. İnsan gün içinde olayların etkisiyle sık sık dikkatini kaybedebilir. Eğer insan dikkatini Allah’tan dağıtmazsa, bir çok güzelliğe ulaşır. Allah’ın bizden ne istediğini, en önemli gördüğü konuları Kuran’dan öğreniriz. Tam dikkatimizi Allah’a verdiğimizde Kuran’ı berrak bir şekilde anlarız.
Münafığın haysiyetsiz ve şerefsiz olduğunu herkes bilir. Küfür de münafıkların aşağılık olduğunu bilir. Bu yüzden münafıkların yanına hiç kimse yanaşmak istemez. Kuran’da Samiri’nin tek başına bırakılması, münafıkların pisliği ve iğrençliği sebebiyle yalnızlığa mahkum olmalarına işaret eden bir ayettir.
Küfür münafıkları hiç ilgilendirmez. Varsa yoksa Müslümanlar dağılsın isterler. Münafık küfürle iç içedir ve onları destekler, Müslümanlar ise faaliyet yapmasın, dağılsın ister, tüm enerjisini bu yönde harcar.
Münafık hayasız ve yüzsüz olduğu ve din onun için önemli olmadığı için, münafıklık konusunu çok hafif görür. Mümin münafıklık ihtimali konusunda müthiş hassastır. Münafık ise çok haysiyetsizdir ve münafıklık konusu onun için adeta bir şaka gibidir.
Dünyanın 5’den büyük olması için mutlaka İttihadı İslam’ın olması şart. Bu yüzden Tayyip Hocam’ın ısrarla İslam Birliği çağrısı yapması doğru ve güzel.

Adnan Oktar Diyor Ki... 18 Aralık 2017> Daha Fazla

Sevgiyi bilen bir insanı bulduğunda dünyadaki en büyük hazineyi bulmuşsun demektir. Samimi sevgiyi bilen asla bırakılmaz. Eğer sevgiyi bileni bırakıyorsan Allah bir daha karşına sevgiyi çıkarmaz, seni şeytanınla baş başa bırakır. Sevgi çok ince ve detaylı akılla ortaya konan muazzam bir sanattır. Allah sevgiyi herkese nasip etmez.
Küsmek akılcı bir hareket değil. Kuran’a uygun değil. Karşısındaki kişinin müstakil hareket ettiğini zannetmekten kaynaklanıyor. Her şeyi yaratan Allah’tır. Akılcı değerlendirme yapmak gerekir. Doğruyu anlatır, düzeltmeye çalışırsın ama küsmenin bir anlamı olmaz. Hayatın geçiciliğini, kaderi, kendi bedeninin gerçek konumunu, karşısındaki görüntüyü Allah’ın yarattığını bilen, beynindeki bir görüntüyle konuştuğunun farkında olan küsmenin anlamsız olduğunu bilir. Beynindeki bir görüntüye küsmek izlediğin filmdeki bir karaktere küsmek gibi komiktir.
Dinin özelliği insanı iyi yönlerden alabildiğine geliştirmesi ve kötülüğün kapısını tamamen kapamasıdır. Din negatif şalterleri kapatır, pozitif şalterlerin hepsi açar.
Münafık elle tutulur bir şeytandır. Şeytanı görmek ve anlamak isteyen münafıkları gözlemleyerek bunu elde edebilir. Münafığın gösterdiği aptalca zeka şeytana aittir. Münafık kendinin zeki olduğunu iddia eder. Ama bu, şeytan zekasıdır ve hem dünyada mahvolmalarına hem de cehenneme gitmelerine sebep olur.
Takva dinin hükümlerini samimi yerine getiren insan demektir. Dürüstçe davranan insan demektir. Allah’ın hükümleri kolaydır. Allah’ın gösterdiği kolay dini en güzel şekilde samimi yaşayan insana takva deriz.
Mevlana’ya ait olduğu iddia edilen kitaplarda İslam’a kesin olarak aykırı olan bölümler var. Bu bölümler bu kitaplara sonradan başkası tarafından eklenmiş olabilir. Ama açıkça İslam’ı reddeden ve homoseksüelliği, haram olan şarabı savunan bu bölümler İngiliz Rumiliği olarak bir felsefe haline getirilmiştir. Bizim karşı olduğumuz Anadolu Mevleviliği değildir. Anadolu Mevleviliği dindar, sevecen, kendi halinde bir anlayıştır. İngiliz Rumiliği ise İslam’ı kaldırmak için çıkarılmış bir batıl felsefedir.
Cennette madde akıllıdır ve tamamı insanın lehine hareket eder. Mesela ağaç yoldaysa Müslüman geçerken kenara çekilir. Cehennemde de her madde oradakilerin aleyhinedir. Adam geçerken ağaç dalını boynuna dolar, taş gider ayağına çarpar.
Türkiye, Suudi Arabistan ile İran’ın arasını düzeltsin, iki kardeş ülkeyi uzlaştırsın. Tüm gücümüzle bu güzellik için gayret edelim. İki taraf da bir olan Allah’a iman ediyor, Peygamberimiz’e itaat ediyor, aynı kıbleye dönüp namaz kılıyor. Kavga edecek hiçbir şey yok. Müslümanlar kardeştir. Suudi Arabistan ve İran iki güçlü İslam ülkesi dost olursa İslam Birliği’nin ilk güçlü adımı atılmış olur.
İmanda yüzde bir ferahlık, huzur, temizlik oluşur. Müminin güvenilir bir insan olduğu yüzünden anlaşılır. Bir insanın karaktersizliği de hemen yüzünden anlaşılır.
Cennet ehli Kuran’la birlikte yaratılmıştır. Mümin daima Kuran’la birlikte yaratılır. Kuran mümini bırakmaz. Nereye gitse yanı başında Kuran olur. Kuran, mümin, iman, cennet birlikte yaratılır. İnsanlar ayrı ayrı parçalar bir araya gelir zannediyor. Öyle değil, hepsi bir bütün olarak birlikte yaratılmıştır.
Gençlerin dimağının açılacağı neşeli ortamlar olması önemlidir. Gece gündüz ders çalış, eve gel internete bak, biraz televizyon izle, sabah kalk tekrar otobüs kuyruğuna gir, gençlerin neşesini elinden alan bir hayat olmamalı. Eğlence gençlerin dimağını açan bir güzelliktir. Gençler dost olacak, arkadaş olacak, iyiliği kaliteyi görecek, güzel şeyler görecek, dolu dolu yaşayacak. Bunlar illa para gerektiren şeyler değil, gönül işidir bunlar. Eğlence ruhun gıdasıdır. Eğlence, neşe, canlılık, sevgi olmadığında gençlerin dimağları kapanır, ciltleri ve sağlıkları da bozulur. Gençlerin eğlenmesi gülmesi hareketli neşeli olması milli bir konu olarak ele alınmalı.
Müminin şeytanla net olarak ilmi mücadelesi için münafığın varlığı şarttır. Şeytan, iğrenç, aşağılık bir mahlukun bedenini kullanmaya başladığında ona münafık diyoruz. Münafık konuştuğunda şeytanın sesini duyuyoruz, şeytanın mantığını görürüz. Mümin münafıkla ilmen mücadele ederken doğrudan şeytanla mücadele etmiş olur. Münafıkla ilmi mücadele en yüksek sevabı olan mücadeledir, çünkü deccaliyetle sıcak ilmi mücadeledir.
Müslümanın şefkati, merhameti, sabrı, güzel ahlakı açık olur. İbadeti açık olur. İbadet gizli olur yanlış bir felsefedir. Müslüman namazı, orucu, zekatı, güzel ahlakı, sevgisi, merhameti, şefkatiyle örnek olacak. İbadeti açık yapmak hal ile tebliğdir. İnsanlık diye ayrı bir din yok. Allah’ın indirdiği hak din var.
Müslümanın dindarlığını göstermesi insanları teşvik etmek için önemlidir. Müslüman alenen namaz kılacak, alenen oruç tutacak, alenen tebliğ yapacak ki tüm bu güzel ibadetlerin yapılmasını teşvik edecek. Allah dini toplu yaşanacak şekilde tesis etmiştir. Dindarlık gizli olur mantığı, dini yaşamayan veya yaşamak istemeyen insanların, dini hatırlamamak ve dini yaşamadığını gizlemek için geliştirdikleri felsefedir. Oysa dinin açıkça yaşanması halle tebliğdir.
Mehdi çıkmayacak diyenler, İslam alemi birleşsin de diyemiyorlar. İslam alemi birleştiğinde başında bir manevi önder olacağı için oluk oluk kan aktığı, Müslümanlar acımasızca ezildiği ve bu kanı durduracak tek çözümün de İslam Birliği olduğunu bildikleri halde, İslam alemi birleşsin diyemiyorlar.
Mümin için rahatlık canının alınmasında başlar sonrasında kusursuz rahatlık vardır. Ölümden sonra mümin için tedirgin olacağı, heyecan duyacağı hiçbir şey olmaz. Tedirginlik yaşayacak olan sadece küfürdür. Cehennemin varlığı müminlerin Allah’ın adaletini görmesi ve bu adaleti görmekten sevinç duyması içindir.
Mümin kendisi için dua ederken, tüm müminlere de dua etmelidir. Ya Rabbi bunları bana nasip et derken aynısını müminlere de nasip et demek güzel olur.
Bir insana dini anlatmak için sevgiye dostluğa açık mı diye bakmak gerekir. Firavun’a, Nemrud’a din anlatıldığına göre her insana dinin anlatılması gerekir. Ama karşındaki kişinin aklının açık olmadığına dengeli olup olmadığına bakmak önemlidir.
İran halkı nur gibi tertemiz Müslümandır. Bizim öz kardeşimizdir. Hayatları, devletleri her şeyleri güzel. Allah Devletlerini baki kılsın. Türkiye ile ittifakları mübarek olsun. Allah dostluğumuzu pekiştirsin, birliğimizi güçlendirsin. Rusya, Azerbaycan, Ermenistan tüm ülkelerle ittifak ederek bölgede muazzam bir İslam medeniyeti inşa edeceğiz inşaAllah. Biz ne Müslüman ne Hristiyan ve Musevi kanı aksın istemiyoruz, tek damla kan akmayan bir dünya istiyoruz. Allah Mehdi’nin etrafında toplanmayı, İsa Mesih’in mübarek talebeleriyle bir araya gelmeyi, İslam Birliği’nin bayrağı altında toplanmayı bir an önce nasip etsin inşaAllah.
Allah’ın izniyle 2019’da Tayyip Hocam’ı yine bu milletin başına lider seçeceğiz. Öyle %52’yle değil en az %70’le Cumhurun başı olacak inşaAllah.
Tayyip Hocam tüm gücüyle İslam alemine sahip çıkmaya gayret ediyor. Böyle bir insanın şahsına destek vermemek vicdanlı olmaz. Siyasi muhalefet yapmak tamam, ama milli bir lider olarak Tayyip Hocam’ı desteklemek vatan vazifesidir. Tayyip Hocam Müslümanlara bu kadar hizmet etmişken, Tayyip Hocam’ı yıpratmaya çalışmaya çalışan bazı camialar nankörlüğün, hıyanetin, vefasızlığın sözlük anlamı nedir açıp baksınlar. Tayyip Hocam bu vicdansızlığı yapanlara hiç aldırış etmeden İslam Birliği çağrısı yapmaya devam etsin. 313 kere İslam Birliği'ni gündeme getirsin.
Tayyip Hocam’ın her konuşması Müslümanca. En hayati konulara vurgu yapıyor. Mükemmel bir hikmetle sürekli İslam Birliği çağrısı yapıyor. Her konuşması kitap olacak nitelikte maşaAllah. Bazı camialar, Tayyip Hocam’ın Müslümanlara ne kadar büyük hizmet yaptığını unutuyorlar. Müslümanların güven içinde yaşamasına, göğsünü gere gere Müslümanım diyebilmesine ortam sağladı. Bu güzel hizmetini unutmak çok büyük vefasızlık olur.

Adnan Oktar Diyor Ki... 17 Aralık 2017> Daha Fazla

Allah’ın zikriyle felah bulmak için tam samimi bir teslimiyetle Allah’a bağlanmak gerekir. Aksi takdirde insanların mutlu olması mümkün değildir. Felah bulmak ve mutluluk için Allah’a gönülden teslim olmak, Allah’a tam bağlanmak şarttır.
Zer aleminde Peygamberimiz Mehdi’yi de Mehdi talebelerini de görmüştür. Miraç’ta da Mehdi’yi görmüştür. Bu sebeple Mehdi aynı zamanda Peygamberimiz’in masum olan bir sahabesidir.
Sigara çok zararlı ama kadınlara özellikle hiç yakışmıyor. İnsanın kendi eliyle kendini yıpratması, zarar vermesi, çirkinleştirmesi hiç makul değil.
Tebliğ yapan insanın dış görünümü, sevecenliği, kalitesi, kültür anlayışı çok önemlidir. Mesela Şeyh Nazım Sultanımız sırf tavrıyla binlerce insanın imanına ve İslam’a yakınlaşmasına vesile olmuştur.
İnsanın kendini geliştirebilmesi için ruhunu tanıması, dünyayı anlaması gerekir. Bunun için de din gerekir. Din olduğunda dalgalanan bir kişilik olmaz. Oturmuş, sabit, akıllı, düzgün giden bir kişilik olur. Böylece insan sürekli kendini geliştirebilir. Öbür türlü hayatında sürekli dalgalanma olacağı için kendini geliştirmeye dikkatini veremez, sürekli başka dertlerle meşgul olmak zorunda kalır.
Kalitenin gelişmesi için Allah’ın sanatını gören ve takdir edebilen insanlar olması gerekir. Bu da ancak Kuran Müslümanlığının yayılması ve yaşanmasıyla mümkündür.
Azerbaycan’ın, Ermenistan’ın, İran’ın, Rusya’nın kapılarını açalım, blok bir dostluk paktı oluşturalım. İngiliz derin devletinin iddiası; “insanlar birbirini sevmez, sürekli kavga isterler, onları parça parça birbirlerinden ayırmak gerekir.” Biz sevgi ve dostlukla bir araya gelerek, kardeşçe güzellik içinde yaşayarak bu oyunu tamamen bozalım.
Sıkıntı eğer mineral eksikliği, yorgunluk, az su içmek veya uykusuzluktan kaynaklanıyorsa buna fiziki tedbirleri almak gerekir. İmani nedenden kaynaklanıyorsa kişi Allah sevgisini, Allah korkusunu, tevekkülünü güçlendirecek. O zaman insan hemen ferahlık hisseder.
Cehennemdekilerin en büyük ızdırabı cennet ehlinin mutluluğunu görmektir. Cennet ehli ise cehennemdekileri gördüklerinde Allah’a olan sevgileri artıyor. Allah’ın adaletinin tam tecelli ettiğini görüp şükrediyorlar.
Ahir zamanda yaratılmış olmak çok büyük nimettir. Hem Mehdi’yi hem İsa’yı göreceğimiz dönemdeyiz. Deccaliyetle ilmi mücadeleyi bizzat görüyoruz. Mehdiyetin tüm alametlerini gördük. Peygamberimizin ahir zaman mucizelerinin gerçekleştiğini gördük. Peygamberi çok seviyoruz diyenlerin Peygamberimizin mucizelerini örtbas etmeye çalıştıklarını gördük. Tebliğ için haberleşme ve teknolojinin müthiş ileri olduğu bir dönemi gördük.
Darwinistlerden yıllardır evrimi gösteren tek bir tane fosil göstermelerini istiyoruz. Bugüne kadar bulunmuş yaklaşık 700 milyon fosil var, bunların içinde bir tane bile ara form fosili yok. Ara form fosili yoksa evrim de yoktur. Evrimin bilimsel hiçbir delili yoktur. Tek bir protein dahi tesadüfen oluşamaz.
Nereye baksak muazzam bir mükemmellik görüyoruz. Allah varlığını çok net, açık ve sarsıcı bir keskinlikte gösteriyor. Tüm görüntü Allah’a ait. Sevgiyi O yaratıyor. Güzelliği, dostluğu, güzel kokudan, güzel yemekten zevk almamızı O yaratıyor. Mutluluk veren her şeyi bize veren Allah. Her şeyin sahibi olanla haşa hiç muhatap olmamak çok büyük bir nankörlük olur.
Şirk Allah’a saygıya hiç yakışmayan bir tutumdur. Her şeyi yapan Allah olduğu halde, hiçbir gücü olmayan varlıklara güvenmek çok büyük bir akılsızlıktır. Allah şirkin karşılığını anında verir ve insanı o put edindiği şeyle ezer, o putu insana mutlaka belaya dönüşür.
Münafıklar ahmakça Allah’a tuzak kurduklarını zannediyorlar. Allah onlara tuzak kurarak yıllarca İslam’a hizmet ettiriyor, gençliğini hayatını verdiriyor, iyice posası çıktıktan sonra boş kavanoz gibi fırlatıp atıyor. Münafıkların böyle keriz duruma düşmesi Müslümanlar için sevinç vesilesidir. Münafıklar tarih boyunca hep keriz, enayi ve avanak durumuna düşmüşlerdir.
İslam Birliğini istiyorum demek tüm Müslümanlara farzdır. İslam aleminin tek kurtuluşu İslam Birliği’dir. Birlik olmak Müslümanlara bolluk, güven, zenginlik ve huzur getirir.
Televizyonlarda, toplantılarda saatlerce Müslümanların sorunlarından bahsediyorlar, tek kelime “İslam Birliğini istiyoruz” demiyorlar. İslam aleminin bundaki anormalliği görmesi gerekir.
Peygamberimiz döneminde münafıklar Rum Hükümdarına mektup yazıp “Muhammed vefat etti, şimdi saldırırsanız Müslümanları yenebilirsiniz” diyorlardı. Bir yandan böyle alçaklık yaparken Müslümanları koruduklarını iddia ediyorlardı. Münafık bu derece ahmak ve kahpedir.
Münafık kendince Müslümandan daha Müslüman iddiasıyla ortaya çıkar. Peygamberimiz döneminde, ezilen, şehit edilen Müslümanları kurtarmak için müminleri cihada çağırdığında hemen Peygambere ahmakça akıl veriyorlar. Hatta haşa Allah’a akıl veriyorlar. Neden onu Peygamber olarak gönderdin, Medine’nin daha zengin birine Peygamberlik vermeli değil miydin diyorlar.
Samimi olarak Müslümanların kurtulmasını isteyenin İslam Birliği’nin farz olduğunu söylemesi gerekir. Müslüman ülkelerde sürekli yürüyüşler yapılıyor, toplantılar düzenleniyor. Ama çoğu insan “İslam Birliği’ni istiyorum” diyemiyor. Sadece Tayyip Hocam sık sık İttihadı İslam’dan bahsediyor, Müslümanları birlik olmaya çağırıyor. İslam Birliği olsa ne Filistin, ne Suriye, ne Irak hiçbir yerde sorun kalmaz. Batı dünyasından biri çıkıp Suriye fiilen parçalanmıştır diyor. İslam aleminden liderler çıkıp, “ne parçalanması biz İttihadı İslam’ı istiyoruz” diyemiyorlar. Saatlerce konuşuyorlar, sloganlar atıyorlar, yürüyorlar, söyleyecekleri sadece 3 kelime, “İslam Birliğini istiyorum” diyecek. Çoğu bunu diyemiyor.
Anadolu Mevleviliği dindar, 5 vakit namazını kılan, tevazuya ve sevgiye dayanan bir anlayıştır. Bizim eleştirimiz İngiliz Mevleviliğine yöneliktir. İngiliz Mevleviliği küfrü meşrulaştıran, haram olan şarabı helal gösteren, homoseksüelliği savunan bir anlayıştır. Anadolu Mevleviliğini kabul eden biri, İngiliz Mevleviliğini asla kabul etmez, hiçbir Müslüman bunların hiçbirini savunamaz, savunursa küfre düşmüş olur. İngiliz Mevleviliği İslam’ı ortadan kaldırmak için ortaya çıkarılmış bir felsefedir.
Münafık ayetle konuşur ama İslam’dan, Kuran’dan ve Müslümanlardan nefret eder. Ama insanlar arasında itibar sağlayabilmek için dindar gibi görünmeye çalışır. Kendi başına olduğunda abdest almaz, namaz kılmaz.
Münafığın kini Müslümanların yanından ayrıldıktan sonra tam olarak açığa çıkar. Münafıkların kinini Allah mutlaka ortaya çıkarır ve müminlerin arasından cehennem ehlini mutlaka ayırır.
Kalplerinde hastalık olanlar ve münafıklar çok şüphecidir. Münafıklar hep haksızlığa uğradıkları iddiasındadır. Münafık elçiye göre değil kendi garip kafasına göre hareket etmek ister. Münafıklar Peygamberin haşa adaletsiz olduğunu iddia ederler. Ama kendileri hırsızlık yapan, cinayet işleyen, dolandırıcılık yapan tiplerdir.

Adnan Oktar Diyor Ki... 16 Aralık 2017> Daha Fazla

Münafıklar ve kalbinde hastalık olanlar, müminlerin dinleri sebebiyle nimet kaybına uğradığını iddia ederler. Oysa din insana hayatın tüm mutluluklarını getirir. Ama münafık ahmak kafayla değerlendirdiği için bunu anlamaz. Mümin akılcıdır ve tevekküllüdür. Kalbinde hastalık olan ise tevekküllü akılcılık olarak görmez, hayatın gerçeklerine göre hareket etmek ister. Kokuşmuş, sahtekar beyniyle olayları akılcı değerlendirdiğini düşünür. Geleceği kara kara düşünür nasıl tedbir alacağım der bu aptallığı da akıl zanneder. Mümin ise Allah beni bugüne kadar nasıl güzel yaşattıysa bundan sonra da çok güzel yaşatacak der, tevekkül eder.
Kalbinde hastalık olanlar ve münafıklar Kuran’ı değil hayatın gerçeklerini esas alırlar. Dünyada bir çok insan hayatın gerçeğine göre hareket ettiği için bu durum münafıklar için kirli bir avantajdır. Kalbinde hastalık olanlar yalana çok yatkın olurlar. Sorumluluk almamak için çok fazla yalan söylerler. Yüzlerinde yalancı aptallığı ve kiri vardır.
Kalbinde hastalık olanlar çalışkan dürüst samimi müminlerle bağlantı kuramaz. Lakayıt, şikayetçi, Allah’ı anmayan, dengesiz, müminlerden uzak insanlarla birlikte olmayı tercih eder. Binlerce nimet varsa bir tane aleyhte bir şey varsa onu vurgular. Mutlu olacağı binlerce şey varsa bir tane anlayamadığı bir şey vardır onun üzerinde durur, genel üslubu hep olumsuzdur. Münafıklara imrenme, onların haberlerini izleme, bilinç altında onların galip gelmesini isteme vardır.
Allah sevgisini bileni sevmek gerekir. Put seven olursa o felaket ve acıya dönüşür, Allah şirkten mutlaka intikam alır. Dindarca, Allah’ı çok severek, Allah’tan çok korkarak hareket edersen tutkunun aşkın kapısı açılır. Tutkunun kapısı sadece müminlere açılır. Tutkudan alınan zevkin şiddeti kişinin aklı, imanı, Allah’a yakınlığı derecesinde artar.
Seçim yapmakta zorluk olmaz. Allah insanın vicdanına en doğru seçimi ilham eder. “Ya Allah Bismillah” deyip Allah’ın ilhamına göre vicdana uyarak seçim yapıp uygulamak gerekir. Allah’ın vicdana ilham ettiği seçim, en doğrusu ve en hayırlısı olur. Kaderdeki seçimi Allah insana yaptırır.
Müslümanlar genelde dikkatini kalbinde hastalık olana vermez, oysa kalbinde hastalık olanlar genellikle hep münafıklığa kayarlar. Bunlar çoğunlukla Allah’ı anmak istemeyen, Allah yolunda hizmet etmek istemeyen, asosyal, müminlerden uzak duran kimselerdir. Münafıklığa kaymaya başladıklarında yüzlerinde bir iticilik oluşur, şahısta bunalıma girme, yalnız kalma eğilimi vardır ve sık sık ağlama eğilimi gösterir. Bu yüzden münafığın kirli doğumuna sebep olacak hareketlere de dikkat etmek gerekir. Kalbinde hastalık olanlar birbirlerine güvenirler, birbirinin sırrını gizler, birbirini korur ve birbirlerini Müslümanlar aleyhinde körükler. Bunlar çoğunlukla pasif tiplerdir. Pasiflikle Müslümanları da pasifliğe alıştırmaya çalışır. Bir sıkıntı durumunda Müslüman aleyhine konuşur, kahpeliğe yatkındır hemen Müslümana cephe alır.
Allah’ı unutan insan dünyanın en tehlikeli hayvanı olur. Allah o varlığın yüzünü dünyanın en korkunç hayvanı haline getirir. Hiçbir hayvan nursuz, imansız, akılsız bir münafık kadar çirkin ve korkunç olmaz. Münafıklar bu yüzden mahlukatın en berbatı, en pis, en korkunç olanıdır.
Bir insan Allah’ın farkına vardığı andan itibaren diğer konuların hepsi önemini yitirir. Okul, iş, hayatın her alanı zarureten ilgilendiği konular haline gelir. Sonsuz güç sahibi varlık seni alıyor buraya getiriyor, yemeni içmeni konuşmanı nefes almanı sağlıyor. O zaman asıl konu ne olur? Seni buraya getiren olur. Yemek yer ama aklı hep kendisini buraya getirende olur. Allah’ı unutan insanın ise aklı gider, nuru kalmaz, şuuru kapanır. İnsanları anormal hale getiren Allah’ı unutmalarıdır. O zaman saldırgan, kavgacı, sevgisiz oluyorlar.
Modern fizikle birlikte zamanın izafi olduğu ortaya konduğu için kaderin varlığı bilimsel olarak da teyit edildi.
Münafık konusunu kapatıp geçin başka konulara bakalım diye düşünmek yanlış olur. Münafıkla karşılaştığında şeytanı yakalamışsın demektir. Şeytanı yakaladığında bırakmak olmaz. İlimle irfanla şeytanın üzerine çökmek önemli bir ibadettir.
Münafık robot varlıktır. Münafıkların varlığı müminleri şevklendirir, azmini ve canlılığını pekiştirir, birlik ruhunu güçlendirir, daha güzel çalışma yapmalarına vesile olur. Münafıklar sayesinde müminler oynanacak potansiyel oyunları daha iyi görür. Münafığın varlığı müminlerin ilmi mücadelede daha derin düşünmelerini sağlar. Münafıkla ilmi mücadelede müminin ufku genişler, aklı açılır, sevabı birse bin olur.
Müminin her yaptığında hayır vardır. Hata yaptığında da hayır olmuştur. Mümin için hayırsız bir şey olmaz.
Cehennemin amacı müminlerin mutluluğudur. Allah’ın adaletinin tecelli ettiğini görüp mutlu olmalarıdır. Cehennem ehli ölü olarak yaratılmış özel mahluklardır.
Tayyip Hocam Kuran Müslümanıdır. Kuran’ın yeterli olduğunu savunan ve bilen bir insandır. Aynı zamanda bizim zengin kültürümüzü, Bediüzzaman’ı, Arvasi’yi, İmam Rabbani’yi, Şeyh Nazım Kıbrısi’yi ve tüm büyüklerimizi elimizden almak ve ardından bomboş bir tarih oluşturmak isteyen münafık harekete karşı da çok dikkatli. Bunlar daha sonra tüm cemaatleri ve tarikatleri de hedef alan çevrelerdir. İngiliz derin devletinin sinsi oyununun farkında olduğu için titiz hareket ediyor ve bunu yapmakta çok haklı.
Kıyametten hemen önce yeryüzünde dini eser hiç kalmayacak. Kuran’ın manası göğe ref edilecek. Camiler meyhaneye, eğlence yerlerine çevrilecek. Tek bir cami kalmayacak, mescidler yıkılacak. Kabe-i şerif dümdüz edilecek, sadece arazisi kalacak.

Adnan Oktar Diyor Ki... 15 Aralık 2017> Daha Fazla

İnsan Allah’ı dost olarak sevecek ve güvenecek. Allah’ı sırdaş edinecek. Allah’ın onun sırlarını bildiğini bilecek, o da Allah’ın sırlarına kıskanç olacak, saklayacak. Allah’a gerçek dost olacak. En zor durumda, en sıkıştığı anda bile Allah’ı bırakmayacak. Allah'a sadakati mükemmel olacak. O zaman Allah o kişiye dostlar, arkadaşlar şeklinde sevgi olarak tecelli eder, Allah onu tecellilerine sevdirir, sadakat ve vefa gösterttirir. Ama kişi Allah’a karşı sadakat ve vefa göstermezse, o zaman o tecelliler bir anda onunla mücadele eden görüntülere dönüşür. Allah kendisiyle uğraşıldığında, kullarını o kişiye musallat eder.
Öldükten sonra Müslümanlar için rahatsız edici, sıkıntı verici hiçbir detay olmayacak. Allah ahirette Müslümana her türlü sıkıntıyı haram kılıyor. Maddeye kula zarar vermeme emri veriliyor. Müminin ayağına çakıl taşı bile rahatsızlık vermiyor. Bu nedenle müminin canının alınmasının hemen öncesinde müsterih olması çok önemlidir.
Gençlerin imani eğitiminde en büyük ihtiyaç Kuran mucizelerinin ve iman hakikatlerinin çok anlaşılır şekilde anlatılmasıdır. Hayati öneme haiz bu konuları anlatmayıp, sadece dini menkıbelerin anlatılması gençlerin imanında ciddi zayıflamaya sebep oluyor.
İman olduğunda, Allah’a derin sevgi, derin bağlılık olduğunda hayatta her şey çok zevkli oluyor. Eşyalar, yiyecekler, kıyafetler, dostluklar çok zevkli hale geliyor. Her şey bir anda anlam kazanıyor.
Şu an dünyada yaşanan zulümler en üst seviyeye ulaşmış durumda. Suriye, Irak, Libya, Afganistan tamamen yerle bir olmuş durumda. Diğer Ortadoğu ülkeleri de her an dağılmak üzere. Homoseksüeller sokaklarda ellerinde flamalarıyla rahat rahat geziyorlar, yürüyüş yapıyorlar. Darwinizm dünya çapında diktatörlük tarzında dayatılıyor. Bütün bunlara rağmen hala birtakım şahıslar "Deccal yok, Müslümanlar her yerde saygın" diyebiliyorlar. Bu da Deccal'in muazzam atakta olduğunun bir göstergesi. O yüzden Tayyip Hocamız'a destek olmamız çok önemli.
Ruhu güçsüz olan kişilerde Deccal'in hipnoz gücü baskın geliyor. Deccal karşısındaki kişileri bu şekilde manyetik etki altına alıyor, onları kontrol edebilmeye başlıyor. Zamanla da bu kişiler robotlaşıp, Deccal'in bütün emirlerini sorgusuz sualsiz yerine getirmeye başlıyorlar. Deccal adamlarına "şurayı bombala, burada karışıklık çıkar" dediğinde hemen yapıyorlar. Ama baskın karakterli, güçlü ruha sahip, aurası güçlü olan kişilere Deccal'in bir etkisi olamıyor. Mesela Hz. İsa (as)'ın aurası çok güçlü, o yüzden Deccal'in hiçbir etkisi olmuyor. Hz. Mehdi (as)'ın da aurası güçlü olduğu için Deccal zarar veremiyor. Mehdi talebelerinin de aurası yüksek oluyor. Allah'ın onları Zer aleminde yaratması, auraları güçlü olacak şekilde. Bu yüzden Deccal Mehdi (as)'ın 313 talebesine de kesinlikle etki edemiyor. Ama şeytan ve Deccal münafıkları çok hızlı etki altına alabiliyor, ruhları, karakterleri ve kişilikleri çok zayıf ve güçsüz olduğu için. Papa'nın bugün şeytanla ilgili yaptığı açıklamalar Deccal'in bu etkisinden haberdar olduğunun bir delili.
Tabii ki Kudüs'te her zaman Müslümanlar olacak. Kudüs Müslümanların, Hıristiyanların, Musevilerin birlikte ibadet ettikleri bir şehir olarak kalacak. Aksi yöndeki bir düşünce zaten asla kabul edilemez. İsrail hükümetinin coğrafi hudutlarda ilerlemeye niyetlerinin olmadığına yönelik resmi bir açıklama yapması güzel olur.
Tayyip Hocamız'ın bugünkü konuşmasında "Rabbim"in lütfuyla batmayan güneşin doğuşuna az kaldı" şeklindeki ifadeleri doğrudan Mehdiyet'e işaret etmektedir. Tayyip Hocamız'ın yolu da halis Mehdiyet hareketidir. O yüzden Allah bu kadar bereket, başarı nasip ediyor kendisine. "Batmayan güneşin doğuşu" ifadesi hem hadislerde hem Necip Fazıl'ın şiirlerinde hem de Bediüzzaman'ın eserlerinde açıkça Mehdiyet için kullanılmaktadır. Tayyip Hocamız'ın üslubu da tam Mehdiyet üslubu. O yüzden Cumhurbaşkanımız'ı Allah rızası için şehitliği göze alarak destekliyoruz.
Allah’ın dünyada çok sayıda kadın yaratması Allah’ın müminlere bir rahmeti, bereketi, lütfudur. İnsan nüfusunun yarısının kadın olması Allah'tan çok büyük bir nimettir. Kadın Allah'ın en görkemli, en heyecan verici nimetidir. Allah’ın en güzel tecellisidir. Allah'ın Rahman, Rahim, Nur ve Celal isimlerinin tecellisidir. Kadın kuzu gibi tertemiz, mis gibidir. Çok nezih, nazenin bir varlıktır. Kadını her zaman şefkatle, merhametle, saygıyla değerlendirmek lazım. Kadın aşkın, tutkunun kapısıdır. Aşkı en mükemmel şekilde yaşayacağımız, Allah'ın verdiği mükemmel bir nimettir. Kadın Allah'ın tecellisi olarak sevilir. Kadını sevmek, kadına hayran olmak Allah'ın sevmek, Allah'a hayran olmaktır.
Münafıkta her güzelliğin zıttı vardır. Doğru söylemek normal bir insanın vasfıdır ama münafık delilik tarzında yalan söyler. Kendini büyütmek münafığın bir vasfıdır. Kendi kavminden, kendi milletinden utanmak münafık tavrıdır. İngiliz derin devleti, Rumilik, homoseksüellik tehlikelerini hep münafıklar vesilesiyle teşhis ettik. Deccaliyet Müslümanlara karşı hep münafıkları kullanır. Cinayet eğilimi, Türk milletinden nefret, Tayyip Hocamız'a müthiş öfke, hep münafıklarda var. Böyle insanlarla Kuran'la mücadele etmek farzdır. Küfürle, münafıklarla fikri mücadele Müslüman için nimettir.
Sabırlı olmak asalettir, güzelliktir, berekettir. Sabırlı olunduğunda, kişi dostunu kaybetmez, sevgiyi, sevgiliyi kazanır. Sabırla güzellik oluşur. Sabır Allah’ın cennet için vesile kıldığı mühim bir gerekçedir.
Fosiller bütün dünyada devletler tarafından saklanıp halka gösterilmiyor. Amerika'da, Rusya'da, her yerde fosiller üzerine oyun oynanıyor. Devletlerin elinde 700 milyondan fazla fosil olduğu halde, hepsi depolarda gizli tutuluyor. En az 7 trilyon fosil de serbest olarak doğada var. Ancak bazı fosil bölgelerine giriş yasaklandı. Her yerde yeni fosil çıkartılmaması için tedbir alıyorlar. Eğer fosiller Darwinizmi destekler mahiyette olsaydı, bütün devletler bu fosilleri sergilerdi ve sergilenmesini de mecburi kılardı. Ancak fosiller Darwinizmin geçersizliğini ispat eden en önemli delillerden olduğu için, her yerde devlet eliyle insanlardan saklanıyor.
Allah hep insanlarla beraberdir. Hepimiz Allah’ın ruhunu taşıyoruz. Allah bize aşkı, tutkuyu öğretiyor. Allah'ın en sevdiği aşk ve tutkudur. Allah aşkı ve tutkuyu sonsuza kadar yaşamamızı istiyor. Allah’ın bizi yaratmadaki asıl amacı budur. Aşkın içinde kabadayılık, fedakarlık, cömertlik, sabır, affedicilik, temizlik, nezaket, kültürlü ve görgülü olmak, nezih insan olmak gibi çok çeşitli zenginlikler var. Allah çok zengin, muazzam bir ruhun üzerine oturtuyor bu sevgi ve aşkı. O zaman hayat anlam buluyor.
Kadına Allah korusun Darwinist mantıkla sadece et ve kemik gözüyle bakılırsa, çıkar elde etme isteğiyle yaklaşılırsa, gerçek sevgi ve saygı oluşmaz. Ama kadın Allah korkusu ve Allah sevgisiyle Allah'ın güzel bir tecellisi olarak sevilirse, o zaman Allah sonsuz sevgiye açılan Allah sevgisini kadının kalbine yerleştirir. Kişi sevdiği ve değer verdiği kadında Allah aşkını sonsuz tecelli olarak bulur. Sonsuz sevgide de asla bir azalma ve tükenme olmaz. Kadına Allah için saygı duyulursa, bu Allah’a yönelik ibadet hükmünde olur. Allah'ın tecellisi olarak görüp kadına hürmet edilirse, Allah’a karşı hürmet edilmiş olur. Kadına Allah’ın tecellisi olarak sevgi, şefkat duyulması, merhamet edilmesi hep ibadet hükmünde sayılır.
Başbakanımız çok değerli bir insan. Kendisi adeta Hz. Ali gibi, çok mütevazi, çok mazlum bir insan. Üslubu çok dürüst, çok sakin, çok candan ve neşeli. Hiçbir dünya hırsı yok. Halktan bir insan gibi çok samimi. Aynı şekilde Tayyip Hocamız da çok güzel ahlaklı, çok mütevazi bir insan. Tayyip Hocamız'ın üslubunda Cumhurbaşkanı olduktan sonra da hiç değişiklik olmadı, tavrı hiç değişmedi. Eskiden nasılsa, şimdi de aynı mazlumlukta, aynı mütevazilikte, aynı candanlıkta. Dedelerin ninelerin ellerini öpüp başına koyuyor, halkımızla diz çöküp yerde yemek yiyor. Tayyip Hocam'ın vatana, millete, davaya bir zarar ihtimali olduğunda Allah için buğz etmesi de çok doğal hakkı.
Yaratılışı sağlayan ana güçle bağlantı çok önemli. Bu ana gücün her şeye hakim olduğu açık açık görülüyor. Bu ana güce, asıl güce, en büyük güce tam anlamıyla bağlanmak ve O'nun dediklerine göre, O'nun isteklerine göre hayatı yönlendirmek en akıllı davranıştır. Allah’a ve Kuran'a uyulduğunda hayat mükemmel olur, aksinde hayat faciaya dönüşüyor.

Adnan Oktar Diyor Ki... 14 Aralık 2017> Daha Fazla

Türk-İslam birliğinin oluşması için Türkiye’nin öncelikle Rusya, Ermenistan ve Azerbaycan’la ittifak etmesi gerekmektedir.
Hadislerde Hz. İsa (as)’ın Arap bir kızla evleneceği bildirilmektedir. Hz. İsa (as) ahir zamanda olduğumuzu çok iyi biliyor. Bir kısım Hıristiyanların teslis inancının yanlışlığını yani kendisinin İlah olmadığını vurgulamak için özel olarak evleniyor. Hz. İsa (as)’ın ikince kere dünyada geldiğinde çocuk sahibi olmasının hikmetlerinden biri yine İlah olmadığını vurgulamak istemesidir.
İhlas ve samimiyet aynı anlamlara gelmektedir. Samimiyet hayatın en kilit, en büyük öneme sahip noktasıdır. Allah Kuran’da ancak samimi kullarının kurtuluşa ereceğini bildirmektedir. Dolayısıyla Allah kişiyi samimiyetine göre değerlendirir. Samimi insana her kapı açılır.
İslam ahlakı bütün dünyaya hakim olduğunda teknoloji ve bilim coşacak. Yepyeni icatlar yapılacak, yeni teknolojiler geliştirilecek. Hiç görülmemiş teknolojik aletler üretilecek. Teknoloji sürekli tırmanıp en yüksek dereceye ulaşacak. Bütün dünya Allah aşkının insanlara ne gibi güzellikler yaptırabileceğini görecekler. 60-70 senelik bir süreçte bütün bu gelişmeler yaşanacak. Ancak İslam’ın bozulmaya başlamasıyla birlikte teknolojinin ilerlemesinde de düşüş yaşanacak.
Şarkıların bir çoğunda hep hanımlara yönelik sevgiye, saygıya uygun olmayan, hakaret tarzında üsluplar kullanılıyor. Kadınları -güya- aşağılama ve onların değerini az gösterme anlamı taşıyan ya da dolaylı olarak bu anlama gelebilecek hiçbir güftenin yapılmasına müsade edilmemesi lazım. Bütün sanatçılarımızın bu konuda çok duyarlı olmalarını istirham ediyoruz.
Samimi sevmek ve samimi sevilmek çok önemlidir. İnsanın ruhu ancak samimiyetle doyar. Seviyor taklidi yapmak kişiye çok acı verir ve çok yorucudur.
Ahirette bütün fizik kanunları değişecek. Cennette madde kendinden ışıklıdır, herhangi bir ışık kaynağına ihtiyaç yoktur. Yerçekimi kanunu yoktur. Cennette istediğimiz zaman uçabiliriz, istediğimiz zaman yere basıp yürüyebiliriz. Tamamen isteğimize bağlı olacak. Suyun dibinde yüzerken nefes alınabilir. Cennette insan bedeninde hiçbir organ olmayacak, kan dolaşımı olmayacak, insan en mükemmel surette sonsuza kadar yaşacayacak
Allah’ı derin severse insan çok farklı bir alemde yaşar, tüm dünya o insana göre hareket eder. Bu, Allah’ın gizli bir sanatıdır. İnsanlar bunu çoğunlukla sezmezler.
İnsanların çoğu taassubu Allah’a yakınlık zannediyor. Kendine eziyet etmeyi dindarlık olarak biliyorlar. İnsanların taassuptan kurtulabilmesi için Kuran’ın yeterliliğinin anlatılması ve bu yanlış inancın Kuran’la çeliştiğinin gösterilmesi gerekir.
Şeytan münafıkları bir şekilde mutlaka ana yapıya, o an dünyadaki deccali güç hangisiyse oraya, bağlar. Münafıkta akıl yoktur, sadece şeytanın ilhamıyla zekidir. Şeytan müthiş akılsız ama çok zeki bir varlıktır. Ahmak duygusallığı vardır. Allah’ı çok sevdiğini iddia eder ama aynı zamanda haşa Allah’a akıl verir. Tam bir psikopat karakteri vardır. Cehennemde dahi züppeliğinde kararlı oluyor, vazgeçmiyor.
Dünyadaki asıl ilmi mücadele Mehdiyet ve Deccaliyet arasındadır. Tek bir deccaliyet vardır, o da İngiliz derin devletidir. Dikkati bu hedeften dağıtmamak önemlidir.
Sonsuzluk kavramını çok iyi düşünmek gerekir. Bunu anlamak için insanın deliller üzerinde düşünmesi gerekir. Belki tüm evren cennetteki bir kiraz ağacının meyvesindeki tek bir atomun içindedir. Allah’ın gücünü böyle örneklerle düşünmek önemlidir. Bu güce tabi olan insan o gücün tüm imkanlarını Allah’ın dilemesiyle kullanabiliyor. O zaman insan daha ne isteyebilir? Allah’ın gücüne tam teslim olmak müthiş bir nimettir.
Sonsuz akıl sahibi olan Gücün sonsuz gücünün boyutunu çok iyi takdir etmeye çalışır, tüm dikkati ve sevgini O’na verirsen hayatın gerçek anlamını kazanır. O zaman hayatının ve kendinin nasıl değiştiğini görürsün. İnsanların lakaytlığından hiç etkilenmemek önemlidir.
Hayvanlara eziyet edenlerin mutlaka halka tanıtılması lazım. Ağzı dili olmayan hayvana eziyet edecek derecede psikopat olan birinin toplum içinde tanınmadan gezmesi olmaz. İnsanların o kişiyi bilip tanıması gerekir.
Kendini beğenmeyen çirkin erkekler, güzel olmayan kadınlar, homoseksüeller, yetersiz olan erkekler veya görgüsü kültürü eksik olduğu için güzel kadına ulaşamayacağını düşünenlerin hepsi kadın güzelliğine ve dekolteye karşıdır. Bu oldukça geniş bir kesimdir ve bu zihniyet kadın özgürlüğünü ortadan kaldıran bir sistem oluşturmuştur. Kendisini bir konuda eksik gören kişi o konuda takıntılı olur ve kendisinin olmayanın kimsede de olmasını istemez.
Münafıklar Allah’ı sevmedikleri için insanları da sevmezler ve yalnız yaşarlar. İnsanların onlardan tiksinmesi de münafıkları anlayabileceğimiz yollardan biridir. Allah münafıklara peşin ceza olarak yalnızlığı vermiştir. Kuran’da yer alan Samiri’ye dokunulmaması hükmü de, münafıkların genelde hastalıklı ve pis olmasına işaret etmektedir.
Her şeyin sonu olduğunu bilmek insanın makul olmasını sağlar. İnsanı Allah’a yöneltir. Gençliğin biteceğini bilmek, insanların büyük kısmında olan egoistliği, nankörlüğü, acımasızlığı, dünya hırsını, Allah’a şirk koşma mantığını ezer. Hastalık da ölüm de Allah’ın insanların doğru yaşaması için aldığı birer tedbirdir.
Bazı Müslümanlar küfürle de münafıklarla da ilmi mücadele etmek istemiyor. Münafıklarla mücadele konusundan sıkıntı duyuyorlar. Böyle şahıslar çoğunlukla namazdan da uzak duruyorlar ve hiçbir şekilde çileye, ilmi mücadeleye talip olmuyorlar. Bu, kalbinde hastalık olmasının bir alametidir.
İyi, dürüst, samimi, vicdanlı bir insanın cennete gitmesini umarız. Ama kesin cennet ehlidir diyemeyiz. Bunu demek için vahiy gerekir.

Adnan Oktar Diyor Ki... 13 Aralık 2017> Daha Fazla

Geçmiş ve gelecek tek bir an içindedir. Sonsuz evvel ve sonsuz sonra Allah Katında tek bir an içindedir. Allah’ın büyüklüğünü düşünmekte bu konu mühim bir delildir. Allah’ın şanını hakkıyla takdir etmek önemlidir. Allah’ın büyüklüğüne dair delilleri görmek ve iyi düşünmek gerekir. Eğer dar düşünürsen hayatına bu mutsuzluk, bereketsizlik, rahatsızlık olarak yansır. Dar düşünürsen Allah hayatını daraltır.
Münafık iğrenç bir mahluktur. Allah münafıklarla ilmen mücadele edin dediği için ibadet olarak münafıklarla muhatap oluyoruz. Israrla münafıklarla ilgili konuyu gündemde tutmak tüm İslam aleminin geleceği için hayatidir.
Gençler Kuran Müslümanlığının ışığında yaşamak istiyorlar, hepsi dostluk, sevgi, kardeşlik, kalite, neşe, özgürlük istiyor. Gençliğin bu güzel taleplerde ısrarcı olması bizim ilmi çalışmalarımızın güzel bir neticesi.
Allah insanların tam olmayacak dedikleri vakitte kurtuluşu yaratır. Hz. Musa ve yanındakiler denizin kenarına geliyor, yakalandıklarını düşündükleri anda Allah onları kurtarıyor. Bu, imtihanın bir parçasıdır. Hz. Mehdi de insanların ‘artık çok uzadı, artık Mehdi çıkmayacak’ dedikleri dönemde çıkacaktır. Özellikle münafıklar bakın ‘mehdiyet yokmuş, olsaydı çıkardı’ diye ümitsizlik yayacaklar ama mutlaka Mehdiyet hak olarak ortaya çıkacak. (Halk tam zuhurdan ümidini kestiği anda Mehdi zuhur edecektir! Onun zamanında yaşayıp ona yardım edenlere ne mutlu! MEHDİ’YE DÜŞMANLIK BESLEYİP, MEHDİ’YE VE ONUN EMRİNE KARŞI ÇIKANLARA VE MEHDİ’NİN DÜŞMANLARINDAN OLANLARA EYVAHLAR OLSUN! (Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani s. 301)
En güzel bereket imandır, Allah’ı candan sevmektir. Allah’ı gerçek sevme şeklini dünyada çok az insan bilir. İnsanların çoğu Rabbimiz der, ağlar, secdeye kapanır, yüksek sesle dua eder ama Allah’ın yakınlığını ve her şeyin sahibi olduğunu anlayamaz. Bir de akılcı, makul, her sözü her olayı yaratanın Allah olduğunu bilen Müslümanlar vardır. İşte böyle Müslümanlar ayrı bir boyuttur. Onların her işi rast gider, her istedikleri olur. Her işlerinde hayır vardır.
Müslümanların dünyayı akılcı değerlendirmeleri gerekir. Sadece küfür, münafıklar, Müslümanlar var diye düşünmek doğru değil. Kalbinde hastalık olanlar da var. Kalbinde hastalık olan kendi keyfi ve çıkarıyla bağlantılı olarak İslam’a yaklaşır. Böyle birine güvenmek çok büyük hata olur. Bu karakterdeki kişiler için İslam’ın, Müslümanların menfaati değil kendi menfaati esastır.
Bazı Müslüman görünümlü insanlar o kadar kendi rahatına düşkün oluyor ki münafıkla ilgili ayetleri duymaya dahi tahammül edemiyor. İslam’a, Kuran’a söz edildiğinde umurunda olmuyor. Kendisine söz edilse hemen reaksiyon gösterir. Bu çok çirkin bir ahlaktır.
Egoist ve bencil insanlar olduğu müddetçe kapitalizm güç kaybetmez. Kapitalizm bencil insanları besleyen bir sistemdir. Kapitalizm ve komünizmin felaketlerinin tam anlamıyla ortadan kaldırılması Mehdiyet döneminde olacaktır.
Kuran’a göre Allah Musevi, Hristiyan kadınlarla evlenebilir, onlarla ailece birleşebilir, yemeklerini yiyebilirsiniz diyor. Düşmanın olanın yemeğini yemeyeceğine, evlenmeyeceğine göre demek ki Kuran’da Musevilere Hristiyanlara bir düşmanlık yok. Ayrıca Kuran’da Sinagogların ve Kiliselerin korunması gerektiği de bildiriliyor. Tüm bu ayetlere göre Musevi ve Hristiyan düşmanlığı İslam’da yoktur.
Açık şuurlu bir insanın Allah’ı inkar etmesi mümkün değildir. 10 saniye bile öyle yaşayamaz. İnkar kapalı şuurda oluşur. Böyle varlıkları Allah özel olarak yaratır.
Aklı zayıf, görgüsüz, basit bazı insanlarda Kürt deyince aklına PKK geliyor. Bu onların ahmaklığından ve cahilliğindendir. Kürt, Türk, Çerkez, Laz hepsi Türkiye’nin ana unsurlarıdır. Hepimiz birbirimize karışmış durumdayız. Hepimiz Hz. Adem’in evladıyız. Irk temelli yaklaşım Kuran’a uygun değildir. Kürt canlarımızı kendince küçük gören zihniyettekilerin ahlaksızlığını hiç kaale almaya gerek yok. İslam’da Kürtlerin ayrı bir yeri vardır. Büyük müceddidler, müçtehidlerin büyük kısmı Kürt’tür. Benim Üstadım Kürt’tür. Medreselerin kalesi Kürt canlarımızın olduğu topraklardır. Kürtler çok dindar ve efendi oldukları için Deccaliyet onları birinci derece olarak gördü ve hedef edindi. Dinsiz imansız PKK’yı onlara musallat etti. Ama Kürtler aslan gibi dimdik ayakta, dindar ve güçlüler maşaAllah.
İslam aleminin daha küçük parçalara ayrılması değil birlik, bütünlük istemesi gerekir. Irka dayalı küçük parçalar oluşturmak İngiliz derin devletinin kolay yutacağı lokma haline gelmektir.
Allah sonsuz güzelliktir. Biz, Allah’ı hiçbir zaman Allah’ın Kendisini bildiği gibi bilemeyiz. Cennette Allah tecelli ettiğinde O’nun güzelliğinden herkesin nefesi kesilecektir.
Münafık Peygamberin yanından ayrılırken haşa Peygamberin fitnesinden uzaklaştığını söyler. Peygamberin yanından ayrılırken cehennemin dibine gidiyor ama şuurunda olmuyor. (Tevbe Suresi, 49: Onlardan bir kısmı: "Bana izin ver ve beni fitneye katma" der. Haberin olsun, onlar fitnenin (ta) içine düşmüşlerdir. Hiç şüphesiz cehennem, o inkar edenleri mutlaka çepeçevre kuşatıcıdır.)
Münafık Müslümanlara zarar vermek, Darwinizm’i, amaçsızlığı ve her türlü rezilliği savunmak, müminlerin dağılmasını sağlamak ve dine karşıt olan deccaliyetle işbirliği yapmak için Müslümanların yanından ayrılır. Bunu yaparken de iyilik istiyoruz diye yemin ederler. Peygamberin yanından ayrılıp her türlü hayasızlığı yaparlar ama biz İslam’a hizmet etmek istiyoruz diye yemin ederler. (Tevbe Suresi, 107: Zarar vermek, inkarı (pekiştirmek), mü'minlerin arasını ayırmak ve daha önce Allah'a ve elçisine karşı savaşanı gözlemek için mescid edinenler ve: "Biz iyilikten başka bir şey istemedik" diye yemin edenler (var ya,) Allah onların şüphesiz yalancı olduklarına şahidlik etmektedir.)
Münafıkların dahil olmadığı suç türü, yapmadığı haysiyetsizlik yoktur. Hırsızlıkla geçinir, dolandırıcılık yapar, ama Müslümanları ıslah etmek iddiasıyla ortaya çıkar. Kendisi haysiyetsizlik içinde yüzerken Müslümanları düzeltmek istediğini öne sürer. (Bakara Suresi 11-12: Kendilerine: "Yeryüzünde fesat çıkarmayın" denildiğinde: "Biz sadece ıslah edicileriz" derler. Bilin ki; gerçekten, asıl fesatçılar bunlardır, ama şuurunda değildirler.)
Peygamberimiz döneminde, normalde işsiz güçsüz sokakta dolaşan boş insanlar olan münafıklar Peygamberimiz’in yanında zenginliği, bereketi gördükten sonra azıp şımardılar. Bu şımarıklıkları bir süre sonra Peygamberimize karşı kin duymalarına sebep oldu. Ganimetlerden kendilerine verilmediğinde sivri dilleriyle haşa Peygamberi eleştiriyorlardı. Kendilerine harcama yapılmasını istiyorlar, İslam’a kalbi ısındırılacaklara harcama yapılmasını istemiyorlardı. (Tevbe Suresi, 74: Oysa intikama kalkışmalarının, kendilerini Allah'ın ve elçisinin bol ihsanından zengin kılmasından başka (bir nedeni) yoktu.)
Münafık çok kıskançtır. İslam’a ve Müslümanlara karşı delice bir öfke besler. Müslümanların dağılmasını İslam’ın durmasını ister. Kuran’ın emrettiği konuların anlatılmasını kesinlikle istemez. Münafığı izleyerek şeytanın hangi konulara takıntılı olduğu anlaşılır. Münafık hangi konuda rahatsızlık duyuyorsa o rahatsızlık duyduğu konuyu misliyle yapmak gerekir.
Kadınlar onuru, şerefi, namusu çok iyi bilir. Kadını yönlendirmek gerekir düşüncesi çok yanlıştır. Birinin çıkıp şunu giyeceksin, şuraya gideceksin, bunu yapmayacaksın demesine gerek yoktur. Mümin kadın kendi vicdanıyla doğruyu yanlışı ve kendisini nasıl koruyacağını bilir. Kadınların mutluluğunu hiçbir şey etkilemesin. Kendi kurallarını kendileri koysunlar. Toplumun, mahallenin, insanların kendilerine kural koymasına izin vermesinler, baskıya boyun eğmesinler. Kuran’ın kuralları herkese yeter. Kuran’daki özgürlüğün dışında bir hayat olmaz Müslüman için. Kuran artı toplumun kuralı, Kuran artı yanlış gelenekler demek hayatı zehir etmektir. Sadece Kuran’ın sınırları yeterlidir.
İnsan ruhu samimiyete göredir, samimiyeti gördüğünde ruh rahatlar. Samimiyetsiz her şey insanı kirletir. Mümin samimi olduğunda en güzel tavrı gösterir. Allah samimi olana yardımcı olur.
İnsanların güzel yaşaması gerekirken hayatları dolmuş kuyruklarında, okullarda tahta sıralarda, mutsuzluk içinde geçiyor. Bunun temel sebebi dünyada Deccaliyet atağı olması. Deccaliyet gibi sevginin karşıtı hareketler güçlü atak yapar ve sevgiyi boğarlar. Sevginin olmadığı ortamda insanların mutlu yaşaması esas olmaz, güzellikler ortadan kalkar, kadınlar eziyet görür, hayatın her alanında ruh ve canlılık gider. Bu felaketler Mehdiyetle ortadan kalkacaktır. Mehdiyette her şey dirilir, her şey can bulur, her şey ihtişam kazanır. Hayat gerçek hayat haline gelir.
Eskiden İslam’ı anlatan kitaplar tek tip, kalitesiz kağıda basılırdı. Kitaplarda sanatı kullanmak, İslam’ı anlatırken sanatı öne çıkarmak bize nasip oldu.
Hücre, atom hepsi çok sakindir, çok samimidir, sadece Allah’a teslim yaşıyorlar. Atomlar 15 milyar yıldır hiçbir şeye ihtiyaç duymadan Allah diyerek dönüyorlar. Mümin de çok samimi ve rahat olursa, Allah’a dostça ve hüsnü zanla yaklaşırsa, Allah ona dostça yaklaşır. İnsan Allah’a nasıl yaklaşıyorsa Allah insana öyle yaklaşır.
Çiçekler kadın gibi güzel bir varlık. Çok temizler, çok güzeller, masumlar, saygılılar, Allah’ın sanatını göstermede çok coşkulular, Allah’ın varlığını insanlara anlatmada sevinç içindeler. Çiçeklerin varlığı çok büyük bir nimet.
Kudüs siyasi merkez haline getirilmesin. Şehrin 30 km kadar dışında Filistin ve İsrail kendi bölgelerinde Kudüs’ü başkent ilan etsinler. Ancak şehrin tarihi dokusuna hiç dokunulmasın. Diplomatik misyonlar en az 30 km dışarıda olsun. Kudüs’ün merkezi ibadet şehri olarak kalsın. İsrail resmi açıklamayla ilhak niyeti olmadığını açıklasın. ABD de resmi açıklamayla mevcut haritanın değiştirilmesini kabul etmeyiz desin. İlhak ihtimalinin olmadığı resmi açıklamalarla teyit edilsin. Harita değiştirilmeyeceği garanti edildikten sonra Doğu Kudüs Filistin’in, Batı Kudüs İsrail’in başkenti olursa bir sorun olmaz.

Adnan Oktar Diyor Ki... 12 Aralık 2017> Daha Fazla

Münafıklar şartlı iman ederler. Ayette “Çıkılacak yol onlara uzun geldi, kısa bir yol olsaydı mücadele ederlerdi.” diye bildiriyor Allah. Uzun vaat münafığın ağırına gider. Müslüman İslam hakim olsun veya olmasın ömrünün sonuna kadar İslam’ı anlatmakla sorumludur. Münafığı ise makam mevki para pul sahibi olmak ilgilendirir. Şu kadar vakit sonra nimete kavuşacak mı ona bakar. Kavuşamıyorsa hemen iğrenç yüzünü gösterir.
Münafıkların varlığı müminlerin dikkatinin açılması için önemlidir. Münafığın saldırı yaptığı konuları görüp o konularda gerekli tedbirleri almak müminleri daha da güçlendirir. Münafık gibi Müslümanlara saldıran yoktur. Bu yüzden münafıkla ilmi mücadele çok makbul ve kıymetli bir ibadettir.
Sevilenle seven arasındaki bağı Allah kurar. Allah sevgiyi ortak yarattığı için onun elektriğini ona, onun bakışının güzelliğini onun bakışına aktarır, karşılıklı bir nur alışverişi olur ve doğal olarak birbirini severler. Arada mesafeler de olsa Allah samimi sevginin elektriğini birbirine ulaştırır. Ama bir genç kızı sevenin onun hürriyetine müdahale etmeyeceğine, namusuna, iffetine, dinine, imanına canı pahasına sahip çıkacağına dair mutlaka güvence vermesi gerekir.
Münafık özel yaratılmış bir mahluktur. Kalben pislikten hiçbir zaman pişman olmaz ve vazgeçmez. Gerekli ilmi mücadeleyle pis faaliyetleri durdurulur ama içten bir pişmanlık yaşamaz. Bu yüzden Allah, onları dışlanmış ve yalnız yaşamaya mahkum ediyor.
Toplum baskısı acımasızdır. Bazen insanlar bu baskı karşısında perişan duruma düşüyor. Zengin değilse kendini zengin göstermesi gerekiyor. Mutlu değilse mutlu taklidi yapması gerekiyor. İnsanların üzerinden bu baskıları tamamen kaldırıp gerçekten mutlu ve rahat olmalarını sağlamak, her türlü zorlamadan kurtulmalarına imkan oluşturmak gerekir.
Müslümanların birlik olması iyi insanların birlik olması anlamındadır. Kavgaların gerilimin bitmesi, güzelliğin kalitenin düzgünlüğün hakim olmasıdır. Gece sokağa çıkmaktan tedirgin olmayacaksın, kapıyı çalacaksın hoş geldin diyecekler sohbet kurulacak. Şu anda dünyada böyle bir güven yok. Cennet güven ve sevgi üzerine kuruludur. Dünyada da bu sevginin, dostluğun, huzurun tecelli ettiği bir güzellik oluşsun istiyoruz. İslam Birliği olduğunda sevgi dünyaya hakim olacak. Her gün kavga her gün cinayet her gün hayat pahalılığı her gün acı, azap, rezalet haberleri yayınlanıyor. Artık ne sanat ne güzellik haberi olmuyor. Çünkü deccaliyet dünyaya uzun süredir hakim. Mehdiyetin kaşı ilim atağı yeni başladı ve yıldırım hızıyla dünyaya hakim olacak inşaAllah.
Münafık kendi ahlaksızlığını örtbas edebilmek için Müslümanlara iftirada bulunur. Kendisi dağıldığı ve münafık diye tescillendiği için tüm Müslümanların dağılmasını ister. Sonunda bitap olur, yalnız kalır ve Allah onları her durumda ezer. Yalnız yaşayıp uyuz köpek gibi yalnız ölmek Allah’ın münafıklara verdiği peşin bir cezadır.
Allah’ın gücünü unutmamak çok önemlidir. Bazı insanlar Allah’ı hatırlıyor ama korku duyuyor, telaşa kapılıyor, insanların dediklerinden etkileniyor. Bunun sebebi Allah’ın gücünü unutmaktır. Allah’ın sonsuz gücünü aklında tutmayan insanın ruhen ve bedenen sağlıklı olması mümkün olmuyor. Allah’ın sonsuz gücünü anlamayan insanlar, “hayatın gerçekleri var” zannederler, kendilerini uyanık zanneder ama çok büyük azap yaşarlar.
Mümin Allah’ın tüm isimlerinin kendi üzerinde tecelli etmesi için dua eder. O zaman insanda nur oluşur. Samimi olunduğunda, dürüst olunduğunda, Allah’a tam kendini bıraktığında Allah nurunu o müminde tecelli ettirir.
Bizim Birleşik Krallık’la ve İngiliz halkıyla bir konumuz yok. Birleşik Krallığın da başına bela olmuş İngiliz derin devletiyle ilmi mücadelemiz var. Bu bela insanların başından kalkana kadar ilmen mücadele etmeye devam edeceğiz. Bu ilmi mücadelemizle İngiliz halkını da muhasaradan kurtarıyoruz. İngiliz derin devleti gelmiş geçmiş en büyük mafya ve terör yapılanmasıdır, dünyadaki tüm terör örgütleri bu yapıya bağlıdır.
Deccaliyet, Kudüs konusunu bir çatışma meselesi haline getirmek istiyor. Oluk oluk Müslüman ve Musevi kanı aksın istiyorlar. Buna birisinin dur demesi gerekiyor. Taraf olmadan barış için uğraşan olmak önemlidir. Kudüs siyasi merkez olmasın. Kudüs’ün dışında mesela en az 20-30 km dışında bir siyasi merkez olabilir. Ama şehrin tarihi, dini merkezi siyasi bir alan haline getirilmemelidir. Kudüs bir ibadet şehri olarak kalmalı ve tarihi doku asla bozulmamalıdır.

Adnan Oktar Diyor Ki... 11 Aralık 2017> Daha Fazla

Münafıkta sahtekar esnaf üslubu vardır. Kuran’a, İslam’a, Resulullah’a düşman oldukları halde Kuran’la konuşuyor ve Peygamberimiz’i Kuran’la eleştiriyorlardı.
Var olan bir şey yok olmaz. Şu ana kadar geçen hiçbir görüntü fizik olarak yok olmaz. Fizik açıdan da ahiretin varlığını sabit bir gerçek olarak görüyoruz.
Allah’ın Kuran’da kulağı ve gözü mühürlü dediği kişilerin şuuru yoktur. Bunların uzuvları bir robot gibi çalışır. Ruh sahibi olmadıkları için robot gibi görevlerini yerine getirirler.
Tarihin her döneminde münafık konuşmaları aynıdır. Peygamberimiz döneminde münafıklar ne söylüyorsa ahir zaman münafıkları da aynı şeyleri söylüyor. Münafıkların ilimle irfanla intikamı 1400 yıldır alınmadı. Hz. Ali’yi, Hz. Hasan’ı, Hz. Hüseyin’i, Hz. Osman’ı şehit ettiler, kimse bir şey yapmadı. Münafıklardan ilimle irfanla, kanunla hukukla nasıl intikam alınır tüm dünya bunu görecek inşaAllah.
Spor kulüplerinin sevgi, şefkat ve merhamet konularında gençlere yönelik kapsamlı bir eğitim propagandası planlamaları lazım. "Sevgi tek amacımız", “Dostluk tek amacımız", “Kardeşlik tek amacımız", “Milletiz, biriz, beraberiz, birbirimizi seviyoruz" tarzında sloganlar pankartlarla gençlere tekrar tekrar söylettirilirse çok olumlu bir etki oluşur toplumda.
Müslümanların birlik olabilmeleri için candan sevecekleri bir manevi önder etrafında birleşmeleri lazım. Şu anda herkes farklı görüşte olduğu için birbirlerinin yanına dahi gitmiyorlar. Müslümanların birliği Mehdi çevresinde olacaktır.
İman hakikati demek Allah'ın sanatını akılcı, bilimsel delillerle insanlara sunmak ve insanların anlayacağı şekilde hazır ve onu düşünmede zorlanmayacakları şekilde kavramalarını sağlamaktır. İnsanlara, analiz edemeyeceği bilgiyi hazır sunarsak, kainattaki güzelliklerin, atomun yapısının, hücrenin iç detaylarının tesadüfen oluşamayacağını bilimsel delillerle insanların önüne serersek insanların daha hızlı anlamasına vesile oluruz. Bilim Allah'ın sanatını öğretme sanatıdır.
Çocuklar okula gittiklerinde eğitimin amacı ne bilmiyorlar. Halbuki amacın onlara anlatılması lazım. Bu eğitim sayesinde görgülü kaliteli olacaksınız, görgülü kaliteli insanları insanlar sever, daha çok sevileceksiniz denilmeli. Tahta sıralarda, sabahtan akşama kadar havasız ortamda, ezbere dayalı eğitim olmamalı. Ev ortamında, rahat koltuklarda, rahat kıyafetlerle, filmlerle şarkılarla çocuklara eğitim verilse okulu çok severler.
Allah Kendisi’ni zikredene nur verir. Nur ile Allah’ı anmak aynı anda yaratılır. Güzellikle Allah’ı zikretmek aynı anda yaratılır.
Samimiyet insanın içindeki en güzel, en pozitif duygu. Negatiflikten ve bencillikten arınmış, hep Allah’ın lehine düşünen ferahlatan bir ruh hali.
Stresin olmaması, tevekkülün tam olması için anı yaşamak önemlidir. Geçmişi ve geleceği dert etmeden, kendisini tamamen Allah’a bırakacak mümin. Müminin yaptığı her iş Allah’a adanmış olmalıdır. Allah’ın rızasını amaçlamamak hayatı cehenneme çevirmek demektir. Allah’ın sevgisini bir yerden çıkarırsan oraya kabus, korku, dehşet ve acı gelir.
Camilerin pırıl pırıl çok temiz ve bakımlı olması gerekir. Camiye girdiğinde her yer mis gibi olacak. Namaza gelen insanlar, ibadet gibi temizliğe de özen gösterecekler. Bakımsızlık ve sefalet asla yakışık almaz.
Allah için yaşamıyorsan, saf sevgi için yaşamıyorsan mahvoldun sürünüyorsun demektir. Dünyadaki şu an acıların sebebi sevgi için yaşanmıyor olmasıdır.
Kudüs’ün bağlık bahçelik yapılması şart. Biçimsiz binaların hepsinin ortadan kaldırılması, sadece tarihi binaların kalması ve restore edilmesi lazım. Şehrin yerleşimi en az 30 km. dışarı taşınmalı. Kudüs bir ibadet şehridir. Siyasi şehir haline getirmek doğru olmaz.
Din bütündür, İslam bütündür, Kuran bütündür. Kuran'da hükmü kaldırılan hiçbir ayet yoktur.
Piercing de dövme de gençlere yakışıyor. Delikanlıya dövme yakışıyor, genç kızlara da çok güzel oluyor. Dövme haram diye bir hüküm İslam’da yok. Gençler sadece hijyene mutlaka özen göstersinler, steril olması önemli, İslam açısından mahsuru yok.
Kof insanın ruhu ve dünyası boştur. İnsanları düşünmez, egoisttir, hayvanlaşmıştır sadece et ve kemikten oluşan bir kitledir. Yemek yemesi, sokağa çıkması, ihtiyaçlarını karşılaması dışında bir konu onu ilgilendirmez. Allah’ı ahireti düşünmez. İnsanlıktan çıkmış bir varlıktır.
Filistin ve İsrail’i barıştırıp normal yaşamalarını sağlamak lazım. Bu toprakların barış yurdu haline gelmesi lazım. O duvarlar, polisler, askerler olmadan yaşanan topraklar olması için gayret etmemiz gerekir. Sert, kavgacı üsluptan hep kaçınmak gerekir. Çatışmadan bir netice çıkmaz. Sevgi ve kardeşlikle çözüm bulmak gerekir.
Münafıkların her atağında konumları daha da ağırlaşıyor, iğrençlikleri daha da tescilleniyor. Müslümanların ise nuru artıyor ve yayılıyor.
Tayyip Hocam tüm dünya Müslümanlarını korumak konusunda çok vicdanlı ve titiz. Rohingya Müslümanlarına da hep sahip çıktı, çıkmaya devam edecektir. Tüm Müslümanlardan Tayyip Hocam’a dua edip destek olmasını istiyoruz. Milletçe Rohingya Müslümanlarını çok seviyoruz. Onlar sahipsiz değiller. Onlar için elimizden gelen tüm gayreti sonuna kadar göstereceğiz.
Dünyanın herhangi bir yerinde bir Müslümana bir saldırı olduğunda tüm Müslümanların birlik olup onu korumak için ilimle irfanla çaba göstermeleri farzdır. Rohingya Müslümanları tıpkı sahabe gibi, Peygamberimiz gibi zorluklarla imtihan oluyorlar. Gönülleri müsterih olsun, bu imtihanlardan mutlaka geçecekler ama sonucu çok güzel olacak inşaAllah.

Adnan Oktar Diyor Ki... 10 Aralık 2017> Daha Fazla

Doktorluk kutsal bir meslektir. Doktorların uzun saatler nöbet tutmasına gerek kalmaması için tıp fakültelerinin sayısının artırılması, puanının biraz düşürülmesi iyi olur. Mevcut durumda doktorlar çok yoruluyor. Doktorlara verilecek psikolojik destek kıymetlidir. Her yerde doktorlara sevgi ve hürmet gösterilmeli, mesela lokantaya gelen bir doktordan ücret alınmaz.
Soğuklarda sokak hayvanlarına su ve yiyecek verilmesi çok önemli, çok büyük sevabı olur. Ağzı var dili yok onların, çöp kutularının başında yemek bekliyorlar. Herkes bir tabak yemek bıraksa, hepsi çok mutlu olur.
Sofra, Allah’ın nimetlerinin sergisidir. Sofradaki nimetler Allah’ın sanatının sergilendiği yer olduğu için ihtişamlı ve güzel olması gerekir. Zeytinler, elma, yumurta, süt hepsi ayrı güzellik. Hepsinin en güzel şekilde sunulması ve her biri için şükredilmesi önemlidir. Mümin sofraya baktığında oradaki iman hakikatlerini görecek ve cennetteki asıllarını göstermesi için Allah’a dua edecek.
2023’ler Allah’ın izniyle münafıkların ilmen tam yenilgiye uğradığı günler olacak. Kanunla ilimle irfanla hukukla İngiliz derin devletinin Türkiye’deki tüm kahpelerinin çalışmalarını etkisiz hale getireceğiz.
Biz İngiliz halkını ve devletini seviyoruz. Bizim karşı olduğumuz İngiliz derin devleti ve Ortadoğu’yu kan gölüne çevirmek için yaptıkları planlar.
Tevbe etmek güzel bir ibadettir, ferahlıktır. Özellikle dua etmeden önce bağışlanma dilemek güzelliktir.
Münafık şeytanın yönlendirmesiyle hareket eden bir mahluk olduğu için ne derse tersinin yapılması gerekir. Mesela Müslümanlar dağılsın diyor, aksine daha çok birlikte olup gelişip güçleneceksin. Müslümanların evini, arabasını, işini kıskanıyorsa daha fazlasına sahip olacaksın. İslam hakim olmasın diyor. İslam’ın hakim olması için kat kat daha çok çalışma yapacaksın. Münafıkla ilmi mücadele Müslümanlara bereket getirir.
Kuran’a uyulduğunda tüm insanlar kuşlar gibi özgür ve rahat olacak. İnsanların üzerinde toplumun, yanlış geleneklerin, sokağın ve her türlü gereksiz kuralın baskısı var. Bu baskıların tamamını kaldıracak olan Kuran’a uymaktır.
İsrail Türkiye arasında olması gereken dostluktur. Trump’ın gereksiz çıkışı durduk yere tüm bölgeyi rahatsız etti. Kudüs tüm insanların, tüm Müslümanların, Hristiyanların, Musevilerindir. Kudüs’ün siyasi merkez değil, dostluk kardeşlik merkezi olması doğru olur. Her dinden insanın bir arada güzelce yaşayacağı bir ortam olmalı. İngiliz derin devleti Türkiye ve İsrail’in arasının açılmasını istiyor. Bu oyunu bozmak için bir an önce dingin, sakin, dostane üsluba geçmek gerekir. İngiliz derin devletinin fitnesini dindirmek akılcı ve doğru olandır.
Museviler Hz. Musa (as)’ı seven, Tevrat’a uyan, bizim dinimize saygılı, Allah’ın bir olduğunu söyleyen, ahirete, cennete, cehenneme inanıyorum diyen, Allah’ı seven, güzel ahlaklı insanlardır. Böyle insanlara olumsuz bir bakış açısıyla yaklaşmak bizim dinimize göre de çok yanlış olur.
Kadın Allah'ın yarattığı, kainattaki en yüksek nimettir, en yüksek hazdır. Kadını bir tehlikeden koruma isteği, çok asil bir duygudur. Kadının sağlığına, sıhhatine dikkat etmek, kadını çiçek gibi diri tutmayı istemek, imanını güçlü tutmaya, kadını şeytanın etkisinden uzak tutmaya çalışmak Müslüman'ın önemli hedeflerindendir. Müslüman Allah'ı sevdiği için, sevdiğinin de Allah'ı çok sevmesini ister. Bunun için de sevdiğinin imanını güçlendirme yönünde gayret ederler. Çünkü Müslümanlar birbirlerini ahirete yönelik sonsuza niyetle Allah rızası için severler.
İngiliz derin devletinin Ortadoğu’da oluk oluk Musevi ve Müslüman kanı akmasını isteyen oyununu bozacağız. Müslüman, Musevi, Hristiyan bir arada sevgiyle yaşayacağız.
Güzel ahlak zor zamanda belli olur. Hz. Yusuf’un ahlakının güzelliği kuyuda, hapishanede görülüyor.
Allah Kuran’da münafıkları onlarca ayetle anlatmıştır. Müslüman münafıkla karşılaştığında Kuran ayetiyle karşılaştığını bilmenin şevkiyle gerekli ilmi mücadeleyi yapacak. Münafıkla ilmi mücadele namaz gibi hac gibi farzdır. Münafıkla karşılaştığında şeytanla karşı karşıya olduğunu bilecek titizlikle ilmen takip edecek ve gereken ilmi cevabı vereceksin.
Kuran’da Musevi ve Hristiyan düşmanlığı yoktur. Her toplumun zalimi olabilir. Müslüman zalime ve zulme karşı olur ama bir insana Musevi diye Hristiyan diye düşman olamaz. Tam tersine Allah Musevilerden ve Hristiyanlardan kadınlarla evlenebilirsiniz diyor. Musevileri gördüğünüzde öldürün demiyor, dost olun arkadaş olun diyor. Sivil bir insanı öldürmenin cezası Kuran’a göre ebedi cehennemdir. Müslüman asla şiddete başvuramaz.
Kudüs dini bir şehir. Kudüs’ü siyasi merkez yapmak doğru olmaz. Kudüs’ü açıp genişletelim, şehrin merkezini imar edip tarihi dokusuna hiç dokunmadan güzelleştirmek gerekir. Her yeri temizleyelim, mis gibi olsun. Zeytinlik, bağlık, bahçelik yapalım. Dünyanın her yerinden insanlar gelsinler. Hristiyanlar, Museviler, Müslümanlar birlikte ibadetlerini yapsınlar. Bir arada güzelce yaşayalım.
Her sorunu çözecek konu sevgidir. Mesela Yunanistan’la dostluk kurulacaksa tek konu sevgi olacak. Siyasi çıkarlar gündeme getirildiği anda konu yeniden kitlenir. Ülkeler arasında çıkar konuşulmamalı. Sadece sevgi konuşulmalı. İran, Filistin, İsrail, Ermenistan herkese sevgiyle yaklaştığımızda her konu çözülür. Dünya bomboş, kutsa topraklar geniş arazi. Hep birlikte güzel güzel yaşayalım. Azerbaycan, İran bizim canımız. Gürcistan, Ermenistan, Yunanistan bizim evlatlarımız. Onlar gelsinler buraya yerleşsinler biz gidelim orada rahat yaşayalım, sevgiyle her konuyu hallederiz.
Ehli Beyt düşmanlığı Deccaliyet taraftarlarının oyunudur. Münafıklar Ehli Beyt düşmanıdır. Şiiler nur gibi Müslümanlar. Onların Hz. Ali’ye olan sevgisi tüm İslam alemi için güzelliktir. Şii Sünni düşmanlığı diye bir şeyi kabullenmiyoruz, biz kardeşiz.
İran Türkiye’nin eski bir dostudur. İran’la hep barış, kardeşlik içinde yaşadık. Bundan sonra da böyle olacaktır. Allah kardeşliğimizi pekiştirsin, Hz. Mehdi’nin zuhurunda İran Türkiye hep birlikte hizmet edelim inşaAllah.

Adnan Oktar Diyor Ki... 9 Aralık 2017> Daha Fazla

Namazı zorlaştırmak şeytanın telkinidir. Namazı sarih kafayla, vesvese yapmadan, dikkati Allah’a vererek kılmak gerekir. Namazda şuurun açık olması ve dikkatin Allah’ta olması yeterlidir. Huşu açık şuurla, ne dediğini bilerek namazı kılmaktır.
Müslüman olunca hayata küsmeyeceğini insanlara göstermek önemlidir. Tebliğde güzelliğin, sanatın, neşenin yeri önemlidir. Bir insan tebliğ yapan Müslümana bakarak hayatında ne güzellikler olacağını görmeli. Müslüman olduğunda hayatında müzik, neşe, sanat, güzellik olacağını gören her insan İslam’ı kabul eder.
Müslüman iyi niyetlidir ve açıktır, dürüsttür. Münafık ise Müslümanların iyiliği ve güzelliğini, en olmadık akılsız yorumlarla, çirkin bir şey gibi göstermeye çalışır.
Hayal olan dünyanın gerçek gibi hissedilmesi Allah’ın muazzam sanatıdır.
İltifat ve övgü insana ferahlık verir. Sevgiyi tatmin etmenin en güzel yönlerinden biridir. Bir kedi görüp, çocuk görüp hiçbir şey söylememek çok rahatsız edicidir. Kadını da sevdiğinde insan güzelliğini ifade etmek ister. Övgü, Allah’ın sanatına övgüdür. Allah güzelliği nimet olarak veriyor, bu nimeti görüp övmek gerekir.
Sevginin ve tutkunun üstadı kadınlardır. Erkek kadındaki tutkuyu, derinliği, aşkı seyreder. Bu güzelliği seyrederken ona aşk sunar. Ama aşkın ve tutkunun asıl kaynağı kadınlardır. Kadın sevgisiz uçsuz bucaksız bir deniz gibidir. Kadın ruhu kolayca bağlantı kurulan bir ruh değildir. Kadın önce değer verilmek ister. Kadın egoist bir insanı sevemez, gücü yetmez istese de sevemez. İstediği kadar yakışıklı olsun Allah bencil olanı kadına sevdirmez. Bir sanatçı gibi kadının ruhundaki detayları göremiyor ve ondan heyecan duyamıyorsan, kadında da etki oluşmaz. Yapmacık insanların suni tepkileri kadınlar için eziyettir.
Münafıkları insanlar domuz pisliği gibi görür, tiksintiyle onlardan kaçarlar. Münafıkların yalnızlığı Allah’tan onlara çok büyük bir bela ve işarettir. Küfür bile münafıklardan tiksinir ve uzak durur.
Şirkten sakınmak için insan gün içinde sabah kalktığından itibaren her şeyi Allah’ın yaptığını kendisine hatırlatacak. Bunu yaptığı andan itibaren aklına bereket gelir, o insan metafizik bir varlığa dönüşür. Sessiz sedasız bereket kazanır. İşleri rast gider, her şeyde isabet kaydeder. Eğer tebliğ yapıyorsa ve tebliği bitmediyse ölmez. Ömrü uzun olur. Tebliğini engelleyecek hastalık olmaz. Peygamberlerin ömrü görevleri bitmediği için uzun olmuştur.
Ermenistan’la, Yunanistan’la siyasi tartışma içine girmeden sadece sevgi üzerinde anlaşmak lazım. Anlaşmazlıkları bir kenara bırakıp önce sevgiyi halletmek gerekir. Sevgi hallolursa tüm konular kolaylıkla çözülür.
Tüm münafıklar Mehdiyete külliyen karşıdır. Çünkü Mehdiyetle İslam aleminin birleşeceğini, İslam’ın dünyaya hakim olacağını ve Müslümanların kurtulacağını biliyorlar.
Sevgi sadece iman ehlinin, açık şuurun yaşadığı bir nimettir. Tarifi mümkün olmayan derin bir duygu, bir zevktir.
Her şeyin kaderle olması büyük nimettir. Allah esirgesin başı boşluk olsa dehşet verici olurdu. Kaderin nimet olduğunu çok iyi değerlendirmek gerekir. Kaderde her şey sağlam, iyi ve hayırla yaratılıyor. Kadere tabi olunca müthiş bir konfor olur.
Akıl an an yaratılır. Akıl depolanmış bir mekanizma değildir. Allah’ın müminlere bir nimeti olarak an an mümine verilir.
Münafık için o pis bedeni çok önemlidir. Allah, ahirette münafığın kendi bedenini kendi aleyhine konuşturacaktır. Bu münafığa en ağır gelecek cezalardan biridir. Kendi dili, kendi eli, kendi derisi onun aleyhine konuşacaktır.
Münafık müthiş haysiyetsiz olmasına rağmen sürekli kendisini yüceltmeye çalışır. Nasıl cesur, fedakar olduğunu anlatır. Müminleri de o düşük aklıyla sürekli kötüler. Bunun sebebi, kendisinin haysiyetsizliğini bilmesi ve müminleri suçlayarak durumu hafifletmeye çalışmasıdır.
Münafıkla ilmi mücadele çok önemlidir. Münafığı yakalayınca ilimle irfanla bırakmamak gerekir. Münafık köşeye sıkıştıkça Kuran’ı kendine göre yorumlayarak Müslümanlara Kuran’la saldırır. Münafığın en belirgin alametlerinden biri budur. Münafıkla ilmi mücadele hayatidir, bir ibadettir, bu ibadet terk edilmez.
İnsanda sık sık unutma eğilimi vardır. Allah’ı unutmamak konusunda insan irade kullanacak. İnsanların yüksek parası olduğunda sabah akşam o parayı unutmaz ve o paranın varlığı sürekli onu motive eder. Müminin zenginliği, en büyük sonsuz zenginliği imandır. Gerçek imana sahip olan kişinin tüm dünya ve kainat emrinde olur. Çünkü Allah’ın ruhu tüm dünyaya hakimdir.
Trump İngiliz derin devletine karşı cesur olsun. Eğer bunlarla mücadele edemiyorsa kamuoyuna açıklama yapsın. Halktan kendisine sahip çıkmasını istesin. Ama adamlara karşı teslim olmuş bir tutum izlemesin.
Allah’ın gösterdiği işaretler önemlidir. Bir insan durduk yere sıkılıyorsa kendini kontrol etmesi, şirke düşmüş mü bakması gerekir.

Adnan Oktar Diyor Ki... 8 Aralık 2017> Daha Fazla

Münafıklarla ilmen mücadele etmek Kuran’a göre farzdır. Müslüman, münafıkla muhatap olduğu zaman aşağılık adam bize ne deyip geçmez. Fitnesini ilmen ortadan kaldıracak şekilde mücadele eder. Bu, Allah’ın müminlere emridir.
Allah’ın aklın ihtiyarını kaldırmama sanatı vardır. İnsanlara deseler ki kasaptan bir kilo beyin alacaksın, o beynin içinde ışıl ışıl 3 boyutlu renkli dünya izleyeceksin, insanlar şok olur. Şu anda herkes bunu yaşıyor ama kimsenin aklının ihtiyarı kalkmıyor. İnsanlara deseler ki mikroskopta bile görünmeyen bir noktadan elin, gözün, kulağın, boyun, posun, saçın olacak, onda oluşan varlık konuşacak, onu seveceksin belki eşin olacak deseler insanların aklı atar. Ama şu anda kimse buna şaşırmıyor. Bunların hepsi Allah’ın aklın ihtiyarını kaldırmama sanatıdır.
Sevginin temizlemeyeceği, düzeltmeyeceği hiçbir şey yoktur. Sevginin gücü yüksektir, kötülük, kin, öfke hepsini söker atar. Sevgi geldiğinde bulut gibi orayı kaplar ve kötülüğü ortadan kaldırır.
Münafıklar onursuzdur, onuru küfrün yanında bulduklarını iddia ederler. Allah Kuran’da onur ve haysiyetin İslam’da ve Müslümanlarda olduğunu bildirmiştir. Allah mucize olarak münafıkların onurunu yerle bir eder ömürlerinin sonuna kadar horlanarak, aşağılanarak, yolunmuş domuz gibi yaşarlar.
Benim tek amacım Allah’ın rızasıdır. Allah’ın beni sevmesini istiyorum. Allah’ın beni sevmesi için yaşıyorum. Allah’ın beni sevmesi bana yeter, o zaman tüm kainatı doya doya sever, sevgiyi muazzam yaşarsın. Müslüman Allah beni sever mi diye şüphe duymaz, Allah mümini sever. Müslüman Allah’ın sevgisini kaybetmekten korkarak, saygı dolu bir korku içinde yaşar.
Tevekkül olduğunda insanın canını yakan her şey ortadan kalkar. Tevekkül dünya cennetidir. Tevekkülü tam elde eden insan ferahlığı elde etmiş demektir.
Samimiyet olmaması çok kötü bir durumdur. Samimiyet olmadığında zincirleme ahlak bozukluğu olur. Samimiyet çöktüğünde her şey çöker, akıl, dürüstlük, güvenilir olma ortadan kalkar.
Çantacı Necmi Ağabey’e Allah sağlık sıhhat versin. Dünya tatlısı çok değerli bir insan. Allah kalbine iyilik, güzellik versin.
Biz sonsuz öncede vardık sonsuz sonrada da varız. Allah insanı yaratmıştır denildiğinde bazı insanlar bir süre geçti, Allah yalnız oldu gibi anlıyorlar. Allah hiçbir zaman yalnız olmamıştır. Allah aşkı mükemmel yaşar, Kendi tecellilerinde de yaşatır.
Gelenekçi Ortodoks İslam sisteminin yaşanması mümkün değil. Anlattıkları dini kendileri de yaşamıyorlar. Kendileri de anlattıkları sistemi yaşayamadıklarını biliyor kendilerini günahkar gibi görüp bunun ezikliğini yaşıyorlar. Bizim kitaplarımızda Kuran Müslümanlığı net delillerle, tartışmaya yer bırakmayacak şekilde, demagoji ve boş laf olmadan, samimi ve açık bir anlatımla anlatıyor. Bu sebeple bizim kitaplarımızın girdiği yere Allah’ın izniyle Deccaliyet giremiyor.
Münafıklar Müslümanların kıymetini artıran mahluklardır. Münafıklar olmasın istemek imtihanın olmamasını istemektir. Mümin cennet derecesini münafıklar ve küfrün saldırılarıyla kazanır. Taif’de Peygamberimiz (sav)’i taşlayan cahil alçak münafıklar, Resulullah’ın cennetteki makamını yüceltmiştir. Peygamberimiz çok soğukkanlı ve tevekküllü maşaAllah, 2.5 km hiç etkilenmeden yürüyor.
Kuran sevginin ve özgürlüğün kitabıdır. Allah insanların üzerindeki ağır zincirlerin kalkması için Kuran’ı göndermiştir. Allah insanların özgür yaşamasını ister.
Münafıklar birbirlerinin haysiyetsizliğini, alçaklığını, ahlaksızlığını çok iyi bilir ve anlatırlar. Birbirlerinin haysiyetsizliğini delilleriyle yazar, ispat ederler. Evet bunun yazdıkları doğru bir de şu var diye diğeri de tüm detayları anlatır. İttifak ettiği adamın ne kadar aşağılık, haysiyetsiz, ahlaksız olduğunu isimler vererek, belgeler vererek anlatıp sonra da bir araya gelmeleri çok şaşırtıcıdır. Müslümanlara karşı atağa geçtiklerini zannederler. Oysa Allah bunları en baştan rezil etmiştir.
Ayette bazı insanların münafıkların dış görünüşünden, kıyafetinden ilk bakışta etkilendiğine dikkat çekilir. Cüsseleri hoşuna gitse bile diyor Allah. Bu, lağım torbasını taşıyan arabaya saygı göstermek gibidir. Araba iyi belki ama içinde lağım taşıyor, mikrop ceset yılan taşıyor. Arabaya bakıp aldanmak olmaz.
Tayyip Hocam, Yunanistan’da sevgisiz tavır gösteren olduğunda onların sevgisizliğiyle hiç muhatap olmasın. Tayyip Hocam çok samimi bir insan, olaylara da hep samimi yaklaşıyor. Yunanistan Cumhurbaşkanlığının sevgisiz üslubuna nezaketiyle gereken cevabı vermek önemlidir. Basın yoluyla gereken cevabı mutlaka verelim. “Biz buraya hukuk dersi almak için gelmedik, biz buraya dostluk, sevgi, kardeşlik için geldik. İki ülke arasında sınırları kaldırmak için geldik”, şeklinde hem sevgisiz oldukları için nezaketiyle gereken cevabı vermek hem de insanlara sevgiyi, dostluğu, kardeşliği öğretmek çok güzel olur.
Bazen aileler çocuklarını eşyaları gibi görüyor. Kendi istediği kişiyle evlenmesi, kendi istediği okulda okuması, kendi istediği hayatı yaşaması için baskı yapıyorlar. Çocuğun insan olduğunu adeta unutuyorlar. Çocuğa eşya gibi bakmak yakışık almaz. Anne baba nasıl kendisine şu işte çalış, şu kişiyle görüş diye karışılmasını istemezse, çocuğa da okulu, evliliği konusunda baskı yapmak doğru olmaz.
Peygamberimiz (sav), Zeyd ile birlikte Taif’e gittiğinde küfür ve münafıkların alçakça saldırısıyla karşı karşıya kalmış, yaklaşık 2.5 km boyunca alçaklar tarafından taşlanmıştır. Peygamberimiz (sav)’in küfrün ve münafıkların Taif’teki alçak saldırıları sonrasındaki güzel duası şöyledir: “Allah’ım! Gücümün yetersizliğini, çare ve vasıtalarımın acizliğini, insanların gözünde hakir görülüşümü Sana arz ediyorum. Ey Merhametlilerin En Merhametlisi, Sensin zayıfların Rabbi ve Sensin benim Rabbim! Beni Senden uzak olan ve beni gördükçe suratını asan haşin kimselerin eline bırakma. Benim üzerime çöken bu musibet ve bela gerçekte Senin bana karşı gadab ve öfkenden ileri gelmiyorsa hiç gam çekmem. Ben, Senin Vechi’nin Nur’una sığınırım! O Nur’a ki, karanlıklar O’nun sayesinde açılmış, dünya ve ahiret işleri O’nunla düzelmiştir. Benim için Senin bağışlaman, gazabından daha geniştir. Ve her şey Senin hoşnutluğun içindir. Bütün kuvvet ve kudret ancak Senin elindedir.”
Münafık bir konuyu anlatmayın diyorsa o konuyu çok kapsamlı anlatmak gerekir. Münafığın rahatsız olduğu konu şeytanın feneri gibidir. Şeytan bir konudan rahatsız oluyorsa o konu hayırdır. Münafıklar ahir zaman alametlerinin anlatılmasından müthiş rahatsız oluyorlar, demek ki bu konuyu sürekli gündemde tutmak gerekir. Nostradamus’un bir sözü doğru çıktığında dünya ayaklanıyor. Peygamberimiz’in 1400 yıl önce söylediği 600’den fazla konu gerçekleşmiş durumda ama insanlar bir gaflet haliyle bu mucizeyi fark edemiyor. İnsanlara sık sık buradaki harikalığı anlatmak gerekir.
Allah nimetleri anlatın ve anın diyor. Allah’ın İslam’ı anlatmamız için bize verdiği imkanları anmak ibadettir. 1979’da tebliğe başladığımızda dünya çapında anlatım yapabileceğimiz çok uzak bir imkan gibi görünüyordu. Bugün Allah, Allah’a hamd olsun, 47 ülkede 216 gazete ve dergide yazılarımın yayınlanmasını sağlıyor. Bu, çok güçlü ve güzel bir tebliğ imkanı.

Adnan Oktar Diyor Ki... 7 Aralık 2017> Daha Fazla

Velayet sisteminde mal biriktirilmez. Dolayısıyla üretimde muazzam artış olur. Ekonomide müthiş bir hareketlilik olur. Ama mal tutulduğunda, para tutulduğunda ana damarda tıkanıklık oluyor ve ekonomide gangren meydana geliyor. Para tutulmadığında ise ekonomide akış meydana geliyor. Damar tıkanıklığı açılıyor, hızlı akış sayesinde bünye çok sağlıklı oluyor.
Samimi olan kişi namaz kılar, Allah'a itaat eder, Kuran’ı uygulamada tereddüt ve kusur etmez, Allah'ı çok sever. Samimi olan insanın yapacağı güzelliklerin ucu bucağı yoktur. Samimiyet sonsuz güzelliğe açılan bir nurdur.
Bir Müslüman için hiçbir olay kötü ve üzücü olmaz. Kişi için en kötü gibi görünen olay, aslında en güzel olandır. En zor olan, nefse en ters gelen olay, en güzel imtihandır. En güzel imtihan ise en çok sevap kazanılan, en yüksek takvaya ulaşılan olaydır. Dolayısıyla kişi için en hayırlı ve en güzel olandır.
Kişi eğer gerçekten Allah'a iman ediyorsa, bütün günü cennet gibi geçer. Ama kişinin Allah'la bağlantısını hiç kesmemesi lazım. Şeytanın şirk musluğunu istemsizce açmasına müsaade etmemesi lazım. Şirk musluğunun sürekli kapalı olması lazım. Allah'la iman bağlantısında şirk sızıntısına hiçbir şekilde ısrarla ve kararlılıkla izin verilmemesi lazım. Nadir insan Allah'la bağlantıyı kesintisiz devam ettirir, buna çok özen göstertmek lazım. İnsanlar diğer insanların etkisi altında kalarak şirkin musluğunu açıyorlar. Halbuki şirkten kaçınmak son derece kolaydır, sadece çok özenli olmak gerekir.
Trump canı pahasına da olsa, İngiliz derin devletine tavır koyabilmesi gerekir. Şerefiyle, onuruyla yaşaması için İngiliz derin devletinin dayatmalarına kesinlikle boyun eğmemesi lazım. Bunu başarabilirse Allah'ın izniyle şerefiyle tarihe geçer.
Münafıklar hep homoseksüel olurlar. Allah'a isyanın çirkin ve iğrenç heyecanını yaşamak isterler. Adam öldürüp onun şeytani heyecanını yaşamak isterler. Ruhlarında oluşan his pislik heyecanıdır.
Tutku sadece iman ehline mahsus, özel, gizli ve mucize olan bir nimettir. 7. duyudur. Allah'ın en büyük mucizelerinden tarifi mümkün olmayan bir hazdır. Tutkuda hazzın boyutu çok yüksektir. Tutku Allah aşkına açılan bir kapıdır. İnsan ruhundaki şiddetli hazza ve lezzete verilen isimdir. Tutku olduğunda haz, çok büyük bir nimet olarak insanda gelişir. Allah çok sevildiğinde, kul Allah'a tam teslim olduğunda Allah insan şeklinde tecelli eder ve kulunu kuluna sevdirir. Tutku sadece iman edenlere has gizli bir bilgidir. Erkekte de, kadında da bu 7. duygu vardır. Tutku cennet zevklerinin en belirgin olanı, en şiddetli yaşananıdır. Tutkuda cennet zevkine yakın bir zevk yaşanabilir.
İnsanın yaptığı her işi Allah’a adaması lazım. Su içerken, yemek yerken, birini severken, Allah yolunda ilmi mücadele yaparken, araba alırken, özetle yapılan her eylemi hep Allah’a adamak lazım. Evlenecekse kişi, sevdiği kişiyi Allah'a adayacak. Ev alıyorsa, evini Allah'a adayacak. Eğer kişi yaptığı her işi Allah'a adarsa, Allah o kişiyi sever, tecellisini de kişiye hayırlı hale getirir.
Münafığa öfke ibadettir, buna buğz denir. Kafir Müslümanlara karşı düşmanca atağa geçtiğinde buğz edilir. Ama münafığa ömür boyu buğz etmekle mükelleftir Müslümanlar. Buğz; kontrolsüz, akılcı olmayan bir öfke değil, hamiyet-i İslamiye anlamında bir mücadele azmidir, mücadele hırsıdır, kararlılıktır.
Masonluk bir fikir kulübüdür. Her türlü fikrin konuşulduğu hür bir ortamdır. Masonlukta nezaket esastır. Masonlar kibar, kaliteli, klas insanlardır. Biz onlara Kuran'dan, Darwinizmin geçersizliğinden bahsettiğimizde, bizi büyük bir saygı ve nezaketle dinliyorlar. Buraya davetlimiz olarak gelen mason arkadaşlarımız namaz kılıyorlar. Böyle nezih insanlara İslam'ın doğrudan anlatılabilmesi, onların da anlatılanları dinlemesi güzel bir imkan.
Okullarda din dersinde İslam'ın merhamet, şefkat ve sevgi dini olduğunun çok iyi vurgulanması gerekiyor. İslam'ın kaliteyi yücelten yönünü, en kaliteli insanı isteyen ve hedefleyen yönünü iyi anlatmak gerekiyor. Hıristiyanlık ve Musevilik dinlerinin de çocuklara mutlaka öğretilmesi, çocukların genel kültür olarak da bu detayları mutlaka öğrenmeleri gerekiyor. Eğer din derslerinde Kuran mucizeleri, Kuran’daki şifreleme yöntemleri, Kuran’ın önceden bildirdiği harika bilimsel bilgiler anlatılırsa, çocuklar severek dinlerler.
Kadın samimi olursa, Allah’tan gerçek anlamda korkup, Allah'ı gerçek anlamda severse, şuurlu bir imana sahip olursa çok güzel olur. Diğer türlü şeytanın etkisi üstüne çöker, alınganlık, gerilim, kıskançlık hepsi onu kaplar. Kadının kendisini iman gibi sağlam bir bağla Allah’a bağlaması gerekir.
Üzülmek Allah'ın yarattığını beğenmemek anlamına gelir. Üzüntü isyan demektir. Kesinlikle haramdır. Üzülme ve ağlama put inançta vardır. Kişi her şeyi Allah’ın yarattığını bildiğinde, ağlama da üzülme de olmaz. Her şeyi, kişinin bilmediği pek çok hayır ve hikmetle Allah yaratır.
Allah’ı anmak Allah’ın sürekli kalpte tutulması, sürekli hafızada olması, bilinçte olmasıdır. Kişinin Allah’ı sürekli sevmesi, aklında Allah’ı tefekkür etmesi, düşünmesi, Allah'ın muhteşem sanatını, sonsuzluğunu kalbinde tutmasıdır.
İçinde bulunduğumuz ahir zamanda Deccaliyet’in atağı şiddetli. Deccaliyet insanlar üzerinde ağır etki yapıyor, şeytanın da etkisiyle şiddetli bir manyetik alan oluşturuyor. İnsanlar lakayt, az düşünen, içine kapalı hale geliyorlar. Bu yapıyı mutlaka değiştirmek gerekiyor.
Münafıklar Kuran’ı bambaşka şekilde kendi münafıkane mantıklarına göre yorumlarlar. Her münafık kendisi baş olmak ister, Peygamber (sav)'in varlığı münafıkların çok ağırına gider. Peygamber (sav)'e sürekli haset ederler. Müslümanların lideri olan kişinin etrafında kendisini seven insanların olmasına, Müslümanların zenginliğine, imkanlarına, yiyeceklerine, kıyafetlerine, evlerine, arabalarına, sahip oldukları her türlü nimete müthiş haset ederler. Münafıklar elçinin yanından Müslümanların dağılmalarını isterler. Allah adına sürekli yalan yere yemin ederek konuşurlar. Allah Kuran'da münafıkların aşağılık mahluklar olduklarını bildirmektedir. Münafıklar her hayrı engellemeye çalışırlar. Müslümanların başarılarından hiçbir zaman bahsetmezler. Münafıklar İslam için asla şevkli ve çalışkan değilken, küfri konularda muazzam şevkli ve gayretlidirler. Münafıklar saldırgandır, hemen hepsinde öldürme eğilimi vardır. Küfrü dost ve güçlü görür ve küfürle iç içedirler.
Münafıklar Müslümanlara bir musibet isabet etmesinden mutlu olurlar. Münafıklar Müslümanlara amansız bir kin duyarlar, yıllarca kinlerini içlerinde biriktirirler. Dilleriyle Müslümanlara karşı sürekli azgın kinlerini vurgularlar. Konuşmalarında ve yazılarında azgınlıkları dışa vurur. Allah Kuran'da münafıkların bakışlarındaki hain ve nefret dolu ifadeye de dikkat çeker. Münafıklar Müslümanlar hakkında haber toplayarak küfre, diğer münafıklara ve İngiliz derin devletine Müslümanlarla ilgili haber taşırlar.
Münafığın birinci alameti Müslümanların yanından ayrılmasıdır. Münafıklar Müslümanlara zarar vermek için ayrı bir yapı oluştururlar, Müslümanların dağılmasını isterler, Müslümanların aleyhine konuşmalar yaparak Müslümanlara iftiralar atarlar. Özellikle de Müslümanların takvaca en sevdikleri, en çok güvendikleri kişiyi en azgın saldırganlıkla hedef edinirler.
Şu an ülkemiz üzerinde büyük bir oyun oynanıyor. Tayyip Hocamız’ın büyük destekle milli lider olarak başta durması çok önemli. Cumhurbaşkanımız’ın elinin kuvvetli olması lazım. Bu milletçe hepimizin görevi.
Dünyada gerçek sevgiyi, kadınların sevilmesini sadece biz anlatıyoruz. Dünyada sevgiyi bu kadar coşkulu, kapsamlı anlatan biziz. Allah bu nimeti bize nasip etti.
Münafıklar yaptıkları hainliğe ve alçaklığa karşı Allah'tan bir bela olarak yalnız yaşayıp, yalnız ölecekler. Hiçbir zaman sevgi göremeyecek, daima nefretle anılacaklar. Ömür boyu insanların tiksindiği ve nefret ettiği varlıklar olacaklar. Akıbetleri de cehennem olacak.

Adnan Oktar Diyor Ki... 6 Aralık 2017> Daha Fazla

Allah ve Resulü’nün vaad ettiğinin gerçekleştiğini hep birlikte göreceğiz. Mehdi hayatta. İsa Mesih hayatta. Allah’ın izniyle 2022’ler gibi, büyük olaylar yaşadıktan sonra, her şeyin çok netleştiğini hep birlikte göreceğiz.
Elçilerin etrafında onu çok seven insanlar olması tarih boyunca tüm münafıkların içine oturmuştur. Firavun yazıtlarında dahi Musa’nın çevresinde onu çok seven insanlar olması kayda geçmiştir. Allah’ın elçileri insanlara çok sevdirmesine münafıklar hep haset etmiştir.
Darwin kadınlar için "gelişimini tamamlamamış hayvandır" diyor. Gelenekçi ortodoks sistem de kadınlar için "insanla hayvan arası bir varlıktır" diyor. Kadın buçuktur, yarım varlıktır diyor. Kadın aleyhtarı sistem muazzam çalışmış. Uydurma hadislere dayanan bu izahları bazı Müslüman kadınlara da kabul ettirmişler. Oysa ki Peygamberimiz (sav) kadınları canı gibi sever, mübarek ve kutsal birer varlık olarak görür. Gelenekçi ortodoks birtakım şahısların kadınlara yönelik hadis diye öne sürdükleri bu tarz uydurma sözler o devrin münafıklarının Peygamberimiz (sav)'e yönelik iftiralarından ibarettir.
Münafığın en çok ızdırap duyduğu konulardan biri İslam'ın tebliğinin çok güçlü yapılmasıdır. Müslümanların Kuran'ı, İslam'ı tebliğ etmeleri, bu uğurda kitaplar yazmaları, konferanslar düzenlemeleri münafığın çok ağırına gider.
MHP herkesi sevgiyle bağrına basan hars milliyetçisi bir partidir. MHP kafatasçı milliyetçiliğe de şiddetle karşıdır. Türkiye sınırları içerisindeki bütün Ermeni, Laz, Kürt, Çerkes kardeşlerimiz Türk milleti olarak kabul edilir. MHP de Türkiye toprakları içerisindeki herkesi Türk olarak kabul eder.
Müslüman Kuran'la birlikte yaratılır, sevdikleriye birlikte yaratılır. Zer aleminde Müslümanlar birliktedir, dünyada da ahirette de birlikte olurlar. Münafıklar da Zer aleminde münafıklarla birlikteler, dünyada da cehennemde de bir arada olacaklar.
Münafıklar Peygamber (sav)’ın doğru yolda olduğunu çok iyi biliyorlar. Bunu bildikleri için yıllarca Peygamber (sav)’in yanında oluyorlar, bütün güçleriyle Peygamber (sav)’i savunuyorlar. 10 yıl-20 yıl küfrün, Deccaliyetin Peygamberimiz (sav) aleyhindeki bütün iddialarına tek tek cevap veriyorlar, bütün imkanlarıyla O’na destek oluyorlar. Sonra maddi menfaat elde edemeyince bir anda binlerce iftira ile Peygamberimiz (sav)’e muhalif hale geliyorlar. Peygamber (sav)’i 15-20 yıl destekleyip 21. yıl binlerce aksi iddia ile Peygamberimiz (sav)’in karşısına çıkmaları, münafıkların nasıl iblisane ruhta olduklarının bir delilidir. Şeytanın ifasıyla Deccal’in emrinde olduklarının açık göstergesidir. Münafık olduklarının Allah tarafından onlara bir ispatıdır.
Münafıklar tarihin her döneminde aynı yöntemleri uygularlar. Ahir zaman münafıkları Peygamberimiz (sav) dönemindeki münafıklarla aynıdırlar. Ahir zaman münafıkları Hz Musa (as) devri münafıklarıyla da benzerlik gösterirler. Sahabenin münafıkları bu kadar kapsamlı anlatmasının hikmetlerinden biri de ahir zaman münafıklarıyla kıyaslama yapılmasıdır. Ahir zamanda imkanlar daha gelişmiş olduğu için münafıklar hakkında daha kapsamlı bir anlatım yapılacaktır. Gelecek nesillere de bilgi aktarmak için münafıkların her tavrı çok detaylı deşifre edilip anlatılacaktır. Her devrin münafıkları gibi ahir zaman münafıkları da tarihe geçeceklerdir.
İngiliz derin devleti hem Türkiye'yi hem de bütün Türk-İslam alemini yıkıp yok etmeye kararlı. Türkiye'de dirayetli, cesur bir lidere ihtiyaç vardı. Bu lideri Tayyip Hocam olarak Allah karşımıza çıkarttı. Onu başarılı kıldı. Elimize geçen bu nimete titizlik göstermemiz, Tayyip Hocamız'ı iktidarda tutmamız hayati. Tayyip Hocamız'ın şahsını çok güçlü tutmamız çok önemli. Milli lider çok önemlidir. Bütün gücümüzle Tayyip Hocamız'ı destekleyeceğiz. Çok şevkli, çok azimli, çok samimi, güvenilir bir Müslüman. Allah rızası için cumhurun reisi olmak gibi çok zor bir göreve talip oldu. Hiçbir çıkarı yok. Milletimiz için Tayyip Hocam çok büyük bir nimet. Milletçe böyle güvenilir bir baş etrafında toplanmamız bizi çok güçlü kılar.
İngiliz derin devleti sel gibi Müslüman kanı ve Musevi kanı akıtılsın istiyor. Kudüs dini bir şehir, tarihi bir şehir. Orijinal haliyle kalması gerekir. Siyasi hareketliliğin Kudüs’e taşınması doğru olmaz. Mevcut durumu muhafaza etmek doğru olur. Müslümanlarla Musevileri çatıştırmayı hedefleyen bir oyuna gelmemek gerekir. Kudüs, Hristiyanlar, Museviler, Müslümanlar için kutsal bir topraktır. Her üç dinin mensupları birlikte, kardeşçe bu topraklarda yaşamalı, rahat rahat ibadet etmeli. İngiliz derin devleti sel gibi kan akacak bir savaş istiyor, bu kışkırtmaya kimse gelmemeli.
Deccaliyet tarih boyunca kadınları hedef almış. Hindistan’da kocası öldüğünde karısını da canlı canlı yakıyorlar. Hemen her ülkede kadınsa mutlaka dövülmesi, ezilmesi gerektiğini düşünüyorlar. Güney Amerika’daki duvar kabartmalarında kadınları canlı canlı kuyulara atmak gibi delice ayinler var. Binlerce yıldır çirkin bir gelenek olarak gelen kadın düşmanlığını Mehdiyet tamamen ortadan kaldıracaktır.
Münafığın kini sadece kendini yıpratır. Münafık domuz gibi kendini yerden yere atar, o her çırpındığında Müslümanların sahip olduğu nimetler daha da artar. Münafığın dili yılan dili gibidir, zırvalar, abuk subuk konuşur, domuzun ahırda tepinmesi gibi tepinip durur, ama Müslümanlara hiçbir zarar veremez.
Hz. Mehdi’nin zuhurundan önce olaylar daha da büyüyecek. Biz sebebe sarılıp elimizden gelen gayreti göstereceğiz, ama her halükarda çok büyük olaylar olacağı açık. Sonunda Mehdiyet gün gibi ortaya çıkacak, Kuran ahlakı her yere hakim olacak. Adalet, sevgi, dostluk, kardeşlik yaşanacak.
Münafıkların ezilmesinin sebeplerinden biri Allah’ın onlardan sevgiyi alması ve üzerlerine iğrenç bir pislik kılmasıdır. Münafık süslenir falan ama insanlar çok tiksinir. Bu mucizevi bir durumdur.
Sevgi Allah’ın gizli bir hazinesidir. Sadece dostlarına verir. Bu da Allah’ın bir mucizesidir. Mesela münafık sevgiyi hiç anlayamaz. Münafık ölü olduğu için boyutu ayrıdır. Ahmakça kafalama yapar, sahtekar konuşmalar yapar, asla sevgiyi anlayıp bilemez. Yaptığı kafalama da tiksinti vericidir. Bu yüzden münafık hep yalnız yaşar.
Sevgi vahiyle Allah tarafından verilir. İnsan kendisi sevgi oluşturamaz. Allah sevdirirse sevgi olur. Allah’ın sevgiyi vermesi için de şahsın Allah’a tam teslim olup, Allah’ı candan sevmesi gerekiyor. Aksinde yapmacık bir sevgi olur, bu sevgi taklididir. Yapmacık sevgi de insana olabilecek en büyük eziyettir. Allah’ın vahiyle kalbe verdiği gerçek sevgi ise çok lezzetlidir ve mümin o lezzete doyamaz. Hep daha fazlasını talep eder, fazlasını yaşadıkça da daha haz alır.
Mehdiyet, Allah’ın insanların kalbini açması ve kalplerine Mehdiyeti, Müslümanların birlik olması gerektiğini vahyetmesiyle gelişiyor. İnsanların çoğu fark etmeden adım adım Allah Mehdiyeti her yere hakim kılıyor. İnsanlar dostluktan, kardeşlikten, adaletten, sevgiden, barıştan bahsediyor ve bu güzellikleri istiyor.
Kudüs gibi kutsal bir şehre büyükelçilikleri taşımak, orayı siyasi merkez haline getirmek doğru olmaz. Kudüs her üç din için de ibadet yeri ve kutsal bir toprak. Bölgeyi ateşe çekecek her adımdan kaçınmak önemlidir.
Kudüs konusunda ben yaptım oldu diye bir mantıkla hareket edilmez. Bu tüm bölgeyi Allah korusun ateşe atar. Kudüs Müslüman, Musevi, Hristiyan tüm dindarlar için kutsaldır. Allah her üç din için de o şehri kutsal kılmış. Senin değil benim mantığıyla hareket edilmez. Üç dinin mensuplarının da güven içinde olacağı bir ortam olması önemlidir. İsrail, Kudüs’ü tarihi şehir olarak muhafaza etsin. Mevcut durumun muhafaza edilmesi Museviler için de Hristiyanlar için de Müslümanlar için de daha doğru olur.
Münafıklar çok korkak olur, ödlektirler. Ama dilleriyle sürekli şamata yapar kendilerini cesur gibi tanıtmaya çalışırlar. Halbuki uyuz köpek gibi korkaktırlar. Şöyle yaparız, böyle cesuruz derler ama it gibi korkarlar.
Tayyip Hocam gibi Müslümanlara sahip çıkan, İslam alemini koruyup korumak konusunda böyle şevkli, mazlum Müslümanları koruyan bir başka lider yok. Bu yüzden vatansever, milliyetçi, mümin herkesin Tayyip Hocam’ı desteklemesi gerektiği açık. Dindar, Müslüman Kürtler de Allah rızası için Tayyip Hocam’ı desteklemesi gerektiğini imani ferasetle bilir. Hüda Par, SP, BBP, MHP ve Ak Parti Tayyip Hocam’ın şahsının etrafında kenetlensin, seçime de birlikte girsinler. Türkiye’nin ve İslam aleminin geleceği için bu çok hayatidir. CHP’nin muhalefeti de mutlaka milli ve yerli olmalı. Türkiye için en hayati konu tüm partilerin milli ve yerli olmasıdır.
Münafıkla ilmi mücadele Müslümanlar için müthiş bereketlidir. Münafıkların her atağında Müslümanlar çok güçlenir, en başarılı çalışmaları yapar.
Allah münafıkları bir kavim haline getiriyor, normal insanlarla bağlantı kuramıyorlar. İlla ki kendileri gibi haysiyetsiz, alçak tiplerle birlikte oluyorlar. Müslümanların yanına akın akın insanlar gelirken, münafıkların yanına kimse yanaşmaz. Özellikle kadınlar asla münafıklara yaklaşmaz.
Peygamberimizin etrafına akın akın insan gelmesi münafıkları delirtiyordu. Ahmak münafıklar Allah’ın kudretini ve gücünü bir türlü anlayamazlar. Kendilerinin bu kadar aleyhte propagandasına rağmen insanların Peygamberimiz’i sevmelerini bir türlü anlayamıyorlardı. Bunun sebebi de Allah’ın gücünü kavrayamamalarıdır, o aleyhte çalışmaları kendileri yaptıklarını zannederler. Oysa her şeyi yaptıran Allah’tır.
Münafığı en çok kızdıran şeylerden biri müminlerin sahip olduğu nimetlerdir. Peygamberimiz’in Bizans cüppesi giymesi, çok şık olması münafıkları çileden çıkarıyordu. Müslümanlar dağılsın, İslam güçlenmesin diye var güçleriyle uğraşıyorlardı. Ama münafığın atağı Müslüman için bereketli yağmur gibidir, her ataklarında Müslümana bereket yağar. Bu ataklar münafıklarda ise büzücü etki yapar, içlerine çökerler.
Peygamberimiz’in münafıkları İslam’a hizmet ettirip ganimetten pay vermemesi münafıkların içine oturuyordu. Münafıklar ucu kesilmeyen fitneler çıkarıyorlar, ama Peygamberimiz’e hiçbir şekilde zarar veremiyor, İslam’ın yayılmasını engelleyemiyorlardı. Dönemin derin devletleri Sasanilerle Bizanslarla işbirliği yapıyorlar ama yine de netice alamıyorlardı.
Peygamberimizin eşlerinin güzelliği münafıkların müthiş haset etmesine sebep oluyordu. Kadınlar münafıkların yanına yanaşmaz. Peygamberimiz döneminde de kadınlar Peygamberimiz’e derin bir sevgiyle bağlanıyor, münafıklar ise yapayalnız yaşıyorlardı. Kadınlar münafıklardan nefret ediyordu. Bu, önemli bir münafık alametidir. Münafıklar Peygamberimizin hayatının her yönüne haset ediyorlardı, yediğine giydiğine sevilmesine sevmesine müthiş haset duyuyorlardı.

Adnan Oktar Diyor Ki... 5 Aralık 2017> Daha Fazla

Akıllı bir insan her yaşta sevgi, dostluk, kardeşlik bağını kurabilir. Yaş, aklı zayıf insanlar için bir engel olur.
Kadının en güzel süsü imanı ve imandan kaynaklanan aklıdır. Akıllı bir kadın tutkunun uçsuz bucaksız bir okyanusudur. Akıllı kadın muazzam bir etkileme gücüne sahiptir. Et kemik vesiledir, önemli olan ruhtur. Dolayısıyla kadının aklı çok önemlidir.
Münafıklar Müslümanlara saldırdıkça daha çok çürürler. İç acıları ömürlerinin sonuna kadar onları kavurur. Münafıkların İslam Birliği’ni istememeleri, Mehdiyeti hiç anlatmamaları, İslam’ın hakim olması için gayret etmemeleri, tüm hedeflerinin Müslümanlar olması çirkin bir imzalarıdır.
Allah güzelliği kaderde özel yaratır. Allah sevdiği kuluna nimet olarak sürekli güzellik gösterir ve bu güzelliği sevdirir. Allah hem güzeli hem de güzeli sevmeyi aynı anda yaratır. İnsan bunu müthiş bir haz olarak hisseder.
Kitap çok vefalı bir mürşiddir. Nesiller boyunca insan eğitir. İmani kitabı ücretsiz hediye etmek en güzel hediyelerden biridir.
İnsanın normal yaşantısı öldüğünde başlıyor. Dünya bir çok acizliğin var edildiği özel bir ortam. Ölümle birlikte ahirette insan tüm acizliklerden kurtuluyor.
Akıllı olan kadın mutlaka güzel ve cazibelidir. Akıllı olup da güzel olmayan kadın diye bir şey yoktur.
Münafıklar ömürlerinin sonuna kadar tek başına yaşamaya mahkumdur. Allah onları tiksinti verici, kahpe ve iğrenç olarak yaratmıştır. Tüm insanlar bu iğrençliği bildiği için onlardan uzak durur.
İnsanlar imtihanı ve deneme sözünü yanlış anlıyorlar. Bizi yaratan bizi tanır, denemez. İmtihanın anlamı bizim kendimizi tanımamızdır. Allah bu dünyada bizi bize tanıtıyor. Kendimizi ve sevdiklerimizi tanımanın adına deneme deniyor.
Aklın önündeki engel samimiyetsizlik ve bencilliktir. Allah’ı unutan, Kuran’ı hayata geçirmeyen, şirke düşen bir insan akıllı olamaz.
Evrim Allah’ın varlığını inkar ettiği ve her şeyi tesadüfün eseri gördüğü için Deccaliyetin kapısı sonuna kadar açıldı. Sevgisizlik ve bencillik tüm dünyayı sardı.
Din denildiğinde insanların bir kısmının aklına hacı amcalar ve cami geliyor. Din öyle bir kavram değildir. Din, dünyayı yaratan üstün aklın en kaliteli, en dürüst, en mükemmel insan olmamız için bize gösterdiği yöntemdir. İnsan ancak dini yaşadığında ruhen ve bedenen akıllı ve sıhhatli olur.
Milli liderin etrafında kenetlenmek çok önemlidir. Tayyip Hocam’a sağ sol tüm partilerin destek vermesi gerekiyor. Vatan millet devlet meselesi olarak milli liderimizi korumak şart. Tayyip Hocam’a güçlü destek sağladıktan sonra İngiliz derin devleti istediği kadar hoplasın zıplasın hiçbir şey yapamazlar.
Dua samimi ve candan bir üslupla olur. Müslümanın en öncelikli talebi en derin imanla iman etmek, samimiyetle şirkten korunmayı istemektir.
Çok samimi olan Allah’ı çok sever. Allah’ı çok sevenin rahatsız olacağı hiçbir olay olmaz. En önemli olan Allah’ın şanına uygun Allah’ı sevmek, Allah’ın şanına uygun Allah ile bağlantıda olmaktır. Arada sırada çeklerin senetlerin arasında kısaca Allah’ı hatırlamak çok çok çirkin bir tutumdur. Dünyadaki hiçbir şeye önem vermeden tüm dikkatin Allah’a verilmesi gerekir.

Adnan Oktar Diyor Ki... 4 Aralık 2017> Daha Fazla

Sevgiyi savunanlar aslında çoğunluk. Sürekli sevgiden bahsederek sevgisizleri utandıralım. Gençlerin hepsi sevgi, dostluk, merhamet, hayvana çiçeklere güzelliklere sevgi istiyorlar. Sevgi isteyenler birlik edip öne çıkarsa konu bitecek.
Müslüman gece gündüz Allah’ı düşünür. Allah ile dikkatli ve samimi bir bağlantı hayati konudur. Tüm gücün Allah’a ait olduğunu samimi bir tefekkürle bilmek önemlidir.
Münafık kaderde yenilmiş olarak yaratılır. Münafıkları Allah Müslümanlara özel olarak musallat eder ki makamları pekişsin. Resulullah zamanında Allah 300 münafığı Peygamberimize musallat etmişti ki velayet makamı daha da pekişsin. Münafık her yerde Müslümanın karşısına çıkan insan görünümlü şeytandır. Münafıkların konuşmaları, yazıları buram buram şeytan kokar.
Yemen’deki savaşın bitmesi için Türkiye devreye girsin. Şii-Sünni hepsi nur gibi Müslüman. Hepimiz Allah bir diyoruz, hepimiz Peygambere bağlıyız. Şeytanın Müslümanlar arasına düşmanlık sokmasına izin vermeyelim.
Müslüman için şeytanı mağlup etmek çok önemli bir ibadettir. Bu yüzden müminler insan şekline girmiş münafıkla karşılaştığında fitneyi tam etkisiz hale getirene kadar ilmen mücadele etmekle sorumludur.
Doğru konuşmak çok zevklidir. İnsan sevdiğiyle ısrarla doğru konuşuyorsa bu, ruhunda çok güzel bir heyecana sebep olur.
Hz. Mehdi devrinde tüm silahlar kalkacak. Top, tank, tüfek kalmayacak. İnsan öldürmek için teknoloji kullanılmasına insanlar çok şaşıracak, bunun anormalliğini görecekler.
İslam Birliği’nin vakti için takdir edilmiş bir zaman var. Alametlere bakarak bu vaktin artık yakın olduğunu anlıyoruz. Peygamberimiz 1400 yıl önce görmüş gibi bugün yaşananları anlatmış ve birebir olmuş.
İnsan dünyadaki eğitimle kendisinin ne olduğunu görür. Kendisi hakkında bilgi edinir. Ahirette sevildiğimizi dünyada yaşadığımız eğitimle anlıyoruz.
Münafığın yazdığı her satır şeytanın vahyidir. Nelere haset ettiğini, neye kinlendiğini, İslam’a nerelerden saldırabileceğini görürüz. İmanda ve ilimde derin olanlar bu yazılardaki şeytanın karanlığını tam olarak teşhis ederler.
Kuran insanların normal akla sahip olmasını sağlar. Kuran olmadığında insanın dengeli ve tutarlı olması mümkün olmaz.
Münafık it gibi korkaktır. Kendini cesur gibi göstermeye çalışır, sürekli bunun propagandasını yapar. Müslüman ise gerçekten yiğittir, cesaretinin gereğini yapar. Münafık boş konuşmalarla sadece reklamını yapar.
Şeytanla karşılaştığında onunla ilmen mücadele etmemek uygun olmaz. Şeytan ayağına gelmişse onunla mücadele etme ibadetinin vakti gelmiştir. Bu müminin mücadelesi akılla, ilimle, irfanla, hukukla olur. Münafık, şeytanın üzerine çöktüğü bir varlıktır. Bu yüzden münafığın her cümlesini, her tavrını çok iyi takip etmek gerekir. Bunların hepsi şeytanın vahyidir. Mümin bunların hepsini tek tek tespit edip inceler.
Akıl, tutku ve derinlik kimdeyse kadın ona yönelir. Aşkın sonsuz derinliğine kendisini çekebilen bir erkek için kadın deli divane olur.
Biz alelade bir varlık değiliz. Allah’ın ruhunu taşıyoruz. Allah’ın ruhunu taşıyan hiçbir şekilde cehenneme gitmez. Ama mümin olarak her zaman cehennemden korkacağız, cehennemin insanı olmaktan Allah’a sığınacağız.
İyileri sevmemiz için kıyasa ihtiyacımız var. Yoksa hayat ölür. Kötülerin, münafıkların varlığı son derece hayatidir. Müminin neşesini, müminin canlılığını onların varlığı sağlar. Küfür, kötülük, münafık olmadan imtihan olmaz. İmtihan olmayınca da biz değerli olmayız. Yücelemeyiz. Birbirimizi sevemeyiz, Allah vermesin. İmtihansız hiçbir şey oluruz. Sır içinde sır var tüm bu konularda.
Sayın Destici’nin tüm milli meselelerde Hükümete destek olacağı açıklaması çok güzel. Sayın Bahçeli, Sayın Destici ve Tayyip Hocam’ın birlikte hareket etmesi milletimiz için çok önemli.
Münafıklar hep tek başına yaşamaya mahkumdur. İnsanların tiksindiği bir varlık oldukları için izbe köşelerde tek başlarına sürünerek yaşarlar.
Münafıklarda çok yoğun cinayet eğilimi vardır. Hz. Ali’yi şehit edenler de münafıklardır. Dini, Kuran’ı kullanarak Hz. Ali’yi şehit ettiler. Münafık Kuran’la ortaya çıkar, akılsızca Kuran’ı kullanarak Müslümanlara zarar vermeye çalışırlar.
Şeytan, insanların Allah’ı terk edeceklerini iddia ederek ortaya çıktı. “Kullarını saptıracağım” dedi. Münafık da bu çirkin ahlaka sahiptir. Müminlerin Elçi’yi yalnız bırakmasını ister ve var gücüyle müminlerin elçinin etrafından dağılması için uğraşır.
Samiri hem haysiyetsiz hem namussuz hem hırsız hem dolandırıcıydı, ama Müslümanların Hz. Musa’nın yanından ayrılıp kendi yanında toplanmasını istiyordu. Münafık ahmak olduğu için Müslümanların elçinin etrafından dağılıp kendisinin yanında toplanacağını zanneder.
Münafık İslam’ı anlatmak için kitap dağıtmaz, sadece şeytanın vahyini dağıtır. Yüzeysel gibi görünen şeylerin içinde Allah’ın işaretleri vardır. Allah münafığın üzerinde şeytanın ahlaksızlığını bize gösteriyor. Kuran’a bakarak bunların ne kadar karaktersiz, kahpe ve alçak olduğunu görün diyor. Münafığın yazılarındaki her satır şeytanın ahlaksızlığını tanımak açısından çok önemlidir.
Münafığın dilinden şeytanın vahyini görürüz. Şeytan münafığın etini kemiğini kullanır. Şeytan onun bedeninde olduğu için, bilim adamının kobayı incelemesi gibi bu mahluklarda şeytanı inceleriz. Nitelikli münafığın üslubundan şeytan hangi noktalarda açık görüyor, hangi konuları önemli görüyor, neleri öne çıkarıyor hepsini görürüz. Nitelikli münafığın her sözü şeytanın vahyidir.
Münafık, İslam alemi ve Müslümanlar için hayati bir konudur. Münafıkla karşılaşmak müminin neşesinin, sağlığının, sıhhatinin güçlenmesini sağlar. Müslümanların birlik ve beraberliğini güçlendirir. Münafığı kısaca değil yıllarca değerlendirmek lazım. Nasıl bilim dünyası ilginç bir varlıkla karşılaşınca detay detay inceliyorlar, Müslüman da şeytan olan münafıkla karşılaşınca uzun uzun inceleyecek, ilmen mücadele edecek. Allah bize şeytanı tanıttığında şeytanı son katresine kadar milimetrenin milyonda bir kuyruğu kalsa dahi onunla ilmi mücadele yapmakla mükellefiz. Mümin şeytanı yakaladığında bırakmaz. Tüm gücüyle şeytanla ilmi mücadele eder.

Adnan Oktar Diyor Ki... 3 Aralık 2017> Daha Fazla

Müslümanların en önemli sorumluğu samimi olmak sonra da İttihadı İslam’ı istemektir. İttihadı İslam en büyük farz vazifedir.
Dinin tüm hükümleri toplu yaşamaya göredir. Zekat, yardımlaşma, Hac, velayet sistemi nereye baksak müminlerin toplu hareket ettiklerini görürüz. Ayrılıp dağılmamak Allah’ın emridir.
Önyargıya kapılmak küçük düşürücüdür. Aklı güçlü olan bir insan delilsiz önyargılı olmaz. İnsan gözüyle gördüğüne kulağıyla duyduğuna inanır, delil olmayan bir konuda önyargılı davranmaz.
Mehdi talebelerinin metafizik özelliği tebliğ kabiliyetlerinin ve imkanlarının daha yüksek olması; huylarının da diğer insanlara kıyasla yüce olmasıdır. Mehdi talebelerinin dünyaya bağlılığı yoktur, mallarının ve canlarının tamamını Allah’a feda ediyorlar, bu da metafizik bir özelliktir. Birbirlerine bağlılıkları normal camialarda görülenden çok daha yüksek olur. Birine bir zarar geldiğine hepsi birlikte sahip çıkarlar. Bunlar çok alışıldık durumlar değildir. (A9TV; 3 Aralık 2017)
Münafık kıyametten ve kıyamet alametlerinden asla bahsetmez. Mehdiyet en çekindiği konudur. Münafıklara müjde olsun Hz. Mehdi’yi de görecekler, Hz. İsa’yı da görecekler. Bu onlar için en büyük iç acısı olacaktır.
Ahmak münafıklar Peygamberimiz’in bir savaşta şehit olacağını ve Müslümanların malına mülküne el koyacaklarını sanıyorlardı. Bu menfaat umuduyla gençlikleri boyunca İslam’a hizmet ettiler. Gençlikleri ellerinden gitti, hayatları bitti, hayalini kurdukları mal ve mülkün hepsine de Peygamberimiz ve Müslümanlar sahip oldu. Allah münafıkları eşşek gibi Müslümanlara hizmet ettirir, sonunda onların pisliğinden Müslümanları kurtarır. Münafıklar her şeylerini kaybettikleri için domuz gibi böğüre böğüre sürünerek yaşar, sonunda da cehenneme giderler.
Allah münafığa en büyük cezayı gençliğini elinden alarak verir. Peygamberimiz döneminde 20 yaşında Müslümanların yanına geliyor, 40 yaşlarına kadar hizmet ediyorlardı. Allah münafıkların elinden hayatlarını ve gençliğini aldı, Peygamberimiz’e verdi. Müslümanların üzerine gelecek ne sıkıntı varsa münafıkların üzerine verdi. Münafık hayatını Müslümanlara verip gider. Bu, münafığa en büyük cezadır.
Münafık İslam ahlakının hakim olacağından bahsetmez. Müslümanların bir manevi önderi olmasını asla kabul etmez. Ulu’l emre itaatin farz olduğunu duymak istemez. Mehdiyetten, İsa Mesih’in gelişinden asla bahsetmez. Mehdiyetin başarılı olduğu konulardan şiddetle kaçınır, çünkü Mehdiyete destek olmak istemez. Mehdiyet İttihadı İslam’ı savunduğu için münafık aksini savunur.
Haysiyetsiz namussuz şerefsiz olduğu halde kendisini dürüst faydalı bir insan gibi göstermeye çalışmak münafığın en belirgin alametidir. İkinci olarak da münafıklar mutlaka Müslümanların dağılmasını ister, İslam’a faydalı olacak her şeye karşı olurlar.
Münafık en haysiyetsiz, en karaktersiz, en dolandırıcıdır ama kendini dürüst, dine faydası olan, insanları sözde kurtaran adam gibi göstermeye çalışır. Her münafık vatan kurtaran ahmak olarak ortaya çıkar. Mesela münafıklar Peygamberimiz’in müminlerin iyiliğini düşünmediğini, kendilerinin daha akıllı, daha adil olduğunu iddia ediyorlardı. Peygamberimiz’in neden Peygamber olduğunu anlayamıyor, ona verilen neden bize verilmiyor diyorlardı. Peygamberin sahip olduğu her şeye haset ediyorlardı.
Tarih boyunca tüm münafıklar Mehdiyete karşıdırlar. Ehli Beyte karşı olmalarının sebebi de Hz. Ali’yi, Hz. Hasan’ı, Hz. Hüseyin’i şehit etmelerinin sebebi de Mehdi karşıtlığıdır.
Her rüyada insana özel hatıra verilir. Hatıra verildiği için en anormal şartları bile normal görürüz. Mesela karınca üzerine binip Kayseri’ye gidiyor, bunda şaşıracak ne var diyor. Çünkü hatıra ve hafıza bu şekilde veriliyor. Mesela rüyasında uçtuğunda şaşırmıyor, çünkü her rüya hafızasıyla yaratılıyor. Rüyanın hafızasında daha önce de uçtuğu bilgisi olduğu için şahıs şaşırmaz.
Allah, İslam yolunda hizmet eden tüm kardeşlerimize adımları sayısınca, nefesleri sayısınca sevap nasip etsin.
Bencil insanlar olmasa fedakar olanların kıymeti anlaşılmaz. İyi olanın kıymetinin anlaşılması için kötü olan özel yaratılır. Bencillik insanı kirleten bir pisliktir. İnsanlar bencilliği gördükten sonra fedakar insanın güzelliğini büyük bir açlıkla görür.
Münafık faydalı bir şeyi zararlı gibi göstererek Müslümanlar aleyhinde bilgi yayar. Bazı aklı zayıf olanlar da münafıkların bu ahmakça anlatımlarına aldanırlar.
Peygamberimiz’in fakirken zengin olması, hanımlarının çok güzel olması münafıkların çok ağırına gidiyordu. Kendilerinin Peygamberi zengin ettiklerini sanıyorlardı. Münafık hem ahmak hem alçaktır. Peygamberi zengin eden, onu seven güzel eşler yaratan Allah’tır.
Resulullah dönemindeki münafıkları inceledikçe Peygamberimiz’in sevabının ne kadar büyük olduğunu daha iyi görüyoruz. 300 münafık çıkıyor, Müslümanları savaşın ortasında bırakıp geri dönüyorlar. Tarih boyunca münafık karakteri hep aynı olmuştur. Münafık zihniyeti; Züppe, ukala, haris, kahpe, kalleş, sinsi, pis, gizlide daha pis, deccaliyetle iş birliği yapan, yalancı, şaki karakterli, insanlardan nefret eden, güzel olan her şeye karşı olan, kötü olan her şeyi seven, homoseksüelliği destekleyen, Müslümanların doğru yolunu kesmeye çalışan alçak bir mantıktır.
Kadını potansiyel her türlü kötülüğü yapacak biri olarak düşünüp kıskanmak çok çirkindir. Kıskanmak ancak daha çok koruma isteği anlamında olabilir. Kadınlar kişiliklidir ve aklı başındadır. Kadın onuruna düşkündür. Kadına potansiyel şüphe gözüyle bakmak vicdansızlıktır.
Her şeyin en iyisini istemek cennet ahlakıdır. Ruhun güzelliğe doymayacak. Hep daha iyisini, hep daha güzelini isteyeceksin. Bu, mümin ahlakıdır.
Kuran hayata hakim olduğunda, yani Mehdiyet döneminde telif gücü müthiş gelişir, sanatta hayranlık veren bir ilerleme olur. İnsanlar neşeli coşkulu yaşar. Kardeşlik ve yardımlaşma ruhu gelişir. Mehdi sevginin garantisidir, sevginin hakimidir. Mehdi’nin siyasi bir yönü olmayacaktır. İnsanlara sevgiyi öğretecektir.
Kuran’a tam uyulduğunda toplum baskısı, mahalle baskısı, aile baskısı tamamen ortadan kalkar. Gençlerin, kadınların, insanların üzerindeki tüm baskılar kalkar, kafaları çok rahat eder. Şu an gençlerin bildikleri rahatlama eğlence yerine gitmek şeklinde. Kuran’la yaşadıklarında o eğlence yerinde bin katı daha rahat edecekler, daha ferah olacaklar. Çünkü kafaları rahat olacak, güven olacak, sevgi olacak.
Kuran ahlakına sahip olmak gerekli ve kolay. İnsan normal yaşamayı Kuran’a uymakla sağlayabilir. İnsanın, toplumun, hayatın makul olması için mutlaka Kuran’a uymak gerekiyor. Hayat Kuran’sız olmuyor, Allah böyle yaratmış. Hayat vardır yaşarsın bir de üzerine din eklersin diye değil. Kuran hayatın kendisidir. Hayat Kuran’la hayat olur.
Azerbaycan’ı, Azerileri çok seviyoruz. Allah bereketlerini artırsın. Azerbaycan demek Türkiye demektir. Türkiye demek Azerbaycan demektir. Onlar bizim baş tacımız, canımız, ruhumuz, mübarek kardeşlerimiz. Dünyada da ahirette de beraberiz inşaAllah.
Sonsuz kısa zamanın an içinde yaşanıp bitmiş olması büyük bir harikadır. Zaman ve mekan olmayan bir alem içinde yaşıyoruz, ama çoğu insan düşünmüyor. Zamanın ve mekanın olmaması insanın acizliğini gösteren büyük delillerdendir.

Adnan Oktar Diyor Ki... 2 Aralık 2017> Daha Fazla

Tayyip Hocamız sadece Allah’tan korkar, başka kimseden korkmaz. Delikanlının hasıdır. Allah Tayyip Hocamız’ın yardımcısıdır. Aleyhine gibi görünen bütün olayları Allah kendisinin lehine çeviriyor. Tayyip Hocamız’ın Allah’ın izniyle yolu açık. Kendisi himmet ve inayet altında.
Günümüz münafıklarının kahpelikleri, alçaklıkları, ahlaksızlıkları Peygamberimiz (sav) dönemindeki münafıkların aşağılık karakteriyle aynı. Bütün münafıklar hırsızdır, soyguncudur, gaspçıdır, adam bıçaklayan sabıkalı cemiyet mikroplarıdır. Münafıkların hepsi ünlü azılı münafıklar olarak tarihe geçiyorlar.
Cennette her şey bizim ruhumuzu ve zevk duygumuzu tam tatmin edecek şekildedir. Cennetteki dostluklar ve sevgi, Allah’a olan sevgi, Allah’ın tecellilerine olan sevgi çok doyurucudur. Cennet şu an hazır.
Münafıklar 3-5 kokuşmuş köpek gibi karanlıkta, leş gibi bir hayat yaşıyorlar. Kimse yanlarına yanaşmıyor, sahtekarlar dolandırıcılar bile bunlara yaklaşmıyor. Herkes bunlardan tiksiniyor. Kendileri de birbirlerinden iğrenen, kudurmuş gibi birbirine saldıran mahluklar, utanmadan nur gibi Müslümanları yanlarına çağırıyorlar. Bu da münafıkların ne kadar ahmak olduklarının bir başka ispatı.
Allah Kuran’da münafıkları yüzlerce ayetle anlatıyor. Münafıklığı gündemde tutmak Kuran’ın hükmüdür. Kuran ayetleriyle münafıkların tavırlarının, sözlerinin birebir örtüşmesi Kuran’ın mucizesidir. Münafıklık konusunu, ayetlerdeki olayların aynısı tahakkuk ettiği için anlatıyoruz. Kuran’ın mucizesine şahit olduğumuz için anlatıyoruz.
Münafıklar bizi nasıl tanıyorsunuz diyorlar. Domuzu nasıl tanıyorsak münafıkları da öyle tanıyoruz. Münafıkların sözleri, konuşmaları, yazıları Kuran’da bildirilen tüm münafık alametlerini taşıdıkları için bir bir anlıyoruz.
Mehdiyet devrinin münafıkları Peygamberimiz dönemi münafıkları gibi tarihe geçecekler. Bir mahluk olarak, insanlığın baş belası pislikler olarak kitaplara geçecekler.
Münafık, Müslümanlardan menfaat umarak İslam’a hizmet eder. Menfaat elde etmeyi beklerken tüm gençliği elinden gider. Menfaat elde edemeyeceğini görünce de bu sefer kin ve hırsla o menfaat elde edemediği yeri tahrip etmeye çalışır. Sadece kendi tahrip olur.
Allah münafıklara gençliklerini ellerinden alarak en büyük cezayı verir. Münafıklar dine ve Allah’a karşı öfkeli oldukları için İslam için geçirdikleri vakitten büyük acı duyarlar. Keşke hizmet etmeseydim, sadaka vermeseydim diye ömür boyunca ciğerleri yanar. Münafık İslam için hizmet etmeyi hayatını yakmak olarak gördüğü için, İslam’a hizmet ederek geçirmiş olduğu her günden dolayı büyük acı çeker. Allah bunu onların içine büyük bir dert olarak verir. Bütün münafıklardan Allah gençliklerini almıştır.
Şeytan münafıkların enaniyet ve kibrini kullanarak bu ahmakları kışkırtır. Müslümanlar ise münafıkları gördükçe Kuran’ın ayetlerinin yaşandığını görürler ve manevi makamları çok yükselir.
Kuran’a göre namaz vakitli olarak farz kılınmıştır. Namaz vaktinde yerine getirilmesi gereken bir ibadettir. Abdestin yoksa nasıl namaz kılamazsan, vakit geçmişse o namaz geçmiştir.
Ölüm mümin için bir ferahlık, imtihanının bitişi, Allah’a kavuşması ve berrak bir uyanıştır. İmtihanın süresini Allah belirlemiştir. En iyi şekilde yetiştiğimiz netleştiği zaman Allah canımızı alır. Ölüm, net olarak rüyadan kalkmadır. İnsanlar ağır bir rüyadan kalkmış gibi olacaktır.
Önümüzdeki yıllarda zorluklar artacak. Hiçbir kardeşimiz telaşa kapılmasın. O zorluklar insanların kardeşliğin önemini anlamasına vesile olacak. Dünyanın önde gelenleri bir araya gelecek ve birlik olma kararı alınacak, tüm acılar ortadan kalkacak.
Allah ruha hatıra verdiği için insan, insan oluyor. Hatıra silindiğinde insan sadece duyar, koklar, işitir, dokunur. İnsan hatırayla şahıs haline geliyor. Herkesin hatırası ayrı olduğu için ayrı bir insan olmuş oluyor.
Kuran’daki özgürlük insanların hayret edeceği kadar geniştir. İslam dini ilk geldiğinde insanlar tüm tabuları ve gereksiz kuralları kaldırdığı için insanlar müthiş ferahladılar. Müşrik sistemin geleneklerinin insanları ezen yüzlerce binlerce kuralını İslam ortadan kaldırdı. İslam insanlara bayram sevinci getirir, insanların üzerindeki tonlarca yükü kaldırır.
Münafıklar Müslümanlara büyük fayda sağlar. Müslümanların birlikteliğini artırır. Müslümanlar münafıkların İslam’a nereden saldırabileceklerine dair bilgileri görmüş olur. Böylece Müslüman o alanların tahkimatını sağlar. Müslümanlardan meskeneti kaldırır. İttifak gücünü arttırır, şevki bereketi artırır. Münafıkta ise akli ve bedeni çökmeye neden olur. Asıl olarak cehennemde büyük azap kazanır.
Münafıkta çok köklü bir kibir ve büyüklük hissi vardır. Vatan kurtaran avanak edasıyla ortaya çıkarlar. Müslümanların yanındayken, sürekli Müslümanları överler, anlatırlar, hiçbir eleştiri getirmezler. Müslümanların yanından ayrılır ayrılmaz var güçleriyle Müslümanları dağıtmaya uğraşırlar. Neden Müslümanları dağıtmak istiyorsunuz diyoruz? Homoseksüellik, Darwinizm, materyalizmin zayıflamasını istemiyoruz diyorlar. Şeytanla aynı görevi üstleniyorlar.
Münafığın ana hedef edindiği kişiler Müslümanlar olur. Irak’ta, Suriye’de, Afganistan’da Müslümanlara saldırılıyor, İngiliz derin devleti atakta, küfür dünya çapında Müslümanları zor durumda bırakmak için uğraşıyor. Münafık ise Müslümanlardan ayrılıp küfür içinde yerleşerek Müslümanlara karşı mevzi alıyor. Küfürle hiç ilgilenmiyor.

Adnan Oktar Diyor Ki... 1 Aralık 2017> Daha Fazla

Münafığın aşağılanması müminlerin kalbinde inşirah meydana getirir. Çünkü onları aşağılayan Allah’tır. Münafığın aşağılanıp domuz gibi debelenmesini izlemek müminler için bir eğlencedir. Ahirette de müminler münafıkların cehennemdeki halini görüp eğlenecekler.
Münafık kibir ve enaniyet ister, ama Allah onlara tam zıddıyla karşılık verir. Her büyüklük yapmak istediklerinde münafıkları aşağılar. Münafığı hor ve aşağılık kılan Allah’tır.
İnsanın imanı arttıkça Allah ona incelikleri ve sırları gösterir. Allah küfrü ve münafıkları mağlup yaratır ama çok dikkatli Allah’ı takip ettiğinde bu sırrı görürsün.
Şirk devam ettiği müddetçe yıkım kesintisiz devam eder. Allah Kendisi’ne şirk koşulmasını istemez. İnsanların acıları şirk bitince biter. Allah’ın Kitabı yetersiz demek Allah’a karşı çok çirkin bir sözdür.
Münafık Müslümanların yanındayken eşşek gibi çalışarak Müslümanın faydasına çalışır. Ayrıldıktan sonra da Müslümanların neşesinin artmasını sağlar. Münafıkların atakları Müslümanlarda hayret edilecek bir şevk artışına, birbirlerine olan sevgilerinin güçlenmesine, imanlarının derinleşmesine vesile olur. Münafıkların Kuran’da bildirilen her sözü söylediklerini gördükçe müminler daha da şevklenir.
Münafığın imzası, küfre karşı en etkili çalışmayı yapan Müslümanları hedeflemesidir. Bu yüzden doğru yolda olan her mümin camianın mutlaka münafığı vardır. Münafık küfürle müttefik olduğu için asla onları hedeflemez. Münafığın derdi FETÖ’yle, PKK ile, İslam’ı yeryüzünden kaldırmaya azmetmiş olanlarla mücadele eden Müslümanları etkisiz hale getirip, yancılık yaptığı bu dostlarını korumaktır. Münafık İslam’ı engellemeye çalıştıkça İslam dalga dalga yayılır. Münafığın cehenneminin derinliği müminin cennetinin yüksekliğini sağlar.
Peygamberimiz döneminde münafıklar, Peygamberimiz’in kendilerini haşa göz göre göre ölüme sürüklediğini iddia ediyorlardı. O devrin münafıkları küfürle hiçbir mücadele içine girmez, alçakça Peygamberimiz’i hedef alırdı. Bu devrin münafıkları da Suriye’de, Irak’ta Müslümanları şehit edenleri, Türkiye’yi bölmeye çalışanları, dinsizliği, materyalizmi hedef edinmiyor. Neyi hedef ediniyor: bunlara karşı en etkili mücadele yapan Müslümanları. Münafık bu yüzden çok alçak ve karaktersizdir.
İnsanlar hastalıklar gibi acizlikler ve çocuk ölümleri gibi konuları tam kavrayamadıkları için imandan uzaklaşıyorlar. Niye kafir var, niye münafık var diyorlar. Bazıları da insanların çoğunun iman etmediğini görünce bundan olumsuz etkileniyorlar. Oysa bu saydıkları şeylerin tamamı insanın iman etmesi, sevgiyi öğrenmesi, derinlik alması için gerekli olan, eğitimin parçası olan şeylerdir. Eğer dünyada böyle bir eğitim almazsak cennetin anlamı kalmazdı.
İnsan aklı civa gibi dağılır. Sürekli toplamak gerekir. Serbest bırakıldığında dağılarak insanı yorar. İmanda sabitlendiğinde ise kafan çok rahat eder. Dünyaya gerçekçi bakmak lazım. Bilim dışarıda renk, derinlik, koku, ses olmadığını söylüyor. Ama beynin içinde 3 boyutlu, derinlikli, renkli, ışıl ışıl bir dünyayı yaşayan bir varlık var. Bir insanın milimetrenin milyarda biri beyni olsa bile sırf bu bilgiyi düşündüğünde iman eder.
Atatürk müziği, heykeli, sanatı, kaliteli giyinmeyi, güzelliği, aydınlığı teşvik etmiştir. Aynı zamanda modern dindarlığı da teşvik etmiştir. Kuran’ın Türkçe tercümesini bastırıp on binlerce dağıttırmıştır. Atatürk’ün kıymetini anlamayan cahillere hiç itibar etmeye gerek yoktur.
Allah için hizmet ettiğini söyleyip Allah’ı unutmak olmaz. En iyi hizmet Allah ile yoğun bağlantı halinde olmaktır. Allah en çok samimi, derin sevgiyi sever. Allah’ı derin seven olmak önemlidir. Derin sevgi olunca, hizmet kısmını Allah çok güzel gerçekleştirir, başarı verir.
Din terk edildiğinde, gaflet oluşur. İnsan zayıf bir varlık. Kafası her türlü telkine açıktır. Eğer iman etmezse zayıf olduğu için bu telkinlerle muazzam dalgalanır. İman ettiğinde ise kaderi sonsuz Akıl Sahibi Allah’ın yarattığını bileceği için rahatsızlık duyacağı hiçbir şey olmaz. İslam’ın muzaffer yaratıldığını bilir.
Tayyip Hocam’ın gönlü çok rahat olsun, 2023’lerde de bu milletin başında olacak. Bu devlet Suriyeli mazlumlara sahip çıkıyor, bakıp kolluyor. Devletimiz paranın nasıl kullanılacağını iyi bilir. Tayyip Hocam’ın hayatı gözümüz önünde, kişisel bir hırsı menfaati olmadığını görüyoruz. Usulsüzlük varsa savcılık gerekeni yapar. Tayyip Hocam bu iftiralarla hiç muhatap olmadan dümdüz yolunda ilerlemeye devam etsin.

Adnan Oktar Diyor Ki... 30 Kasım 2017> Daha Fazla

Aşk, Allah ile bağlantılı bir güzelliktir. Allah’ı insan çok sevdiğinde, Allah’a çok bağlandığında, Allah’ın tecellisi olarak insanı sever. İnsan eti kemiği sevemez. Allah’ı sevmeyi aşk haline getirirse, Allah ona insan şeklinde dünyada tecelli eder. O tecelliye duyulan sevgiye aşk denir.
Allah insanın Kendisine yaklaşmasında sınır koymamıştır. Her insan Peygamberler gibi hatta daha fazla Allah’a yaklaşabilir. Allah geçmeyin durun dememiştir. Allah sevgiyi sonsuz açmıştır, sevebildiğiniz kadar Beni sevin, yaklaşabildiğiniz kadar Bana yaklaşın diyor. Mümin tüm gücüyle Allah’ı sevmeyi isteyecek.
Münafığın yaptığı her rezillik kaderinde bellidir. Nerede ne yazacak, hangi cümleleri kuracak, Müslümanlara karşı hangi atakları yapacak, cehennemde yeri nerede olacak hepsi belli.
Allah korkusu olmadığında insanlarda kibir gelişir. Allah korkusu her türlü anormalliği ortadan kaldıran nimettir. Gurur, kibir, kıskançlık gibi hastalıkların tek ilacı Allah korkusudur. Bu hastalıklar insanı kaplarsa sevgi ortadan kalkar. Sevginin ve güzelliğin kaynağı Allah korkusudur.
Allah korkusu, Allah’a karşı mahcup olmaktan korkma duygusudur. Bu, sevgiyle Allah’a yakınlıkla müminde müthiş bir hazza dönüşür.
Sadakat insan olmanın şartlarındandır. Sadık olmayan vefayı bilmeyen insani vasıflarını kaybetmiştir. Sadakat yoksa acımasızlık ve gaddarlık vardır. Vefa, merhamet, sadakat insanın muhteşem güzellikleridir. Bunlardan biri olmazsa o insan ölür, insan olmasının anlamı kalmaz.
Dindar akıllı bir insanın etrafındakiler huzurludur. Din olmadığında insanlar kendilerini boşlukta hisseder. Kendini boşlukta hisseden insan çevresine güven veremez. Din insanın makul, akılcı, samimi, dürüst, sevgi dolu, canlı yaşamasını sağlar.
Münafık küfür dağılsın demez. Küfür ayrılsın demez. Sadece en etkili gördüğü Müslümanların dağılıp ayrılmasını ister. Münafığın en önemli alameti sadece etkili gördüğü Müslümanları hedef almasıdır.
Münafıklarla ilmi mücadele Kuran’da en geniş anlatılan konulardan biridir. Müslüman, münafıklarla ilmi mücadelede çok titiz olmalıdır. Bu ibadetin sevabı çok yüksektir.
Münafık Kuran’ı kendi pis emelleri için kullanmaya kalkışır. Biraz Kuran’dan biraz küfürden öğrendiği mantıklarla ortaya çıkar. Küfre tavır almaz. Ama İttihadı İslam’a tavır alır. Mehdiyete şiddetle karşıdır. Peygamberimiz döneminden itibaren münafıklar Mehdiyete karşıydı, bu yüzden Ehli Beyti şehit ettiler. Münafık, Müslümanların manevi bir önderi olmasını istemez.
Allah korkusu, Allah’a karşı mahcup olmaktan çekinmektir. İnsan böyle bir konuma gelmekten çok utanır, çok ağır bir acı hisseder. Mümin Allah’a karşı mahcup olmaktan, O’nun değerini takdir edememekten korkar.
Peygamberimizin vefatından sonra putperest ve müşriklerin namus anlayışları ve kadına bakış açıları İslam’a geçirildi. Müşriklerin kendi çarpık mantıkları İslam’ın hükmü, Peygamberimiz’in sözüymüş gibi gösterildi. Son derece yanlış bir İslam anlayışı geliştirildi. Bu zihniyetin temelini de kadının tüm haklarını elinden almak, kadını potansiyel suç makinası olarak görmek, yarı insan bir varlıkmış gibi davranmak vardır.
Hamiyeti İslamiye önemlidir. Allah için buğz etmek bir ibadettir. Ama her zaman adaletle, akılla, mantıklı bir tavır gösterilmesi, Kuran’a uygun hareket edilmesi lazım.
Her konu açıklamasıyla birlikte anlatılmalıdır. Bir konuyu haber yapıp sonra gerçeğini veya cevabını yayınlamamak dürüst bir tavır değildir. Eğer cevabını yayınlamıyorsa, tek yanlı iftira sistemi uyguluyorsa “basın özgürlüğü var” denilip geçilemez. Ya cevabıyla, doğru bilgiyle birlikte yayınlayacak ya da o haberi yayınlamayacak.
Münafıklar Peygamberimiz döneminde savaşmayı bilmiyoruz diyerek geride kalmak istiyorlardı. Onlara şu arazinin yarısı senin olacak denilse koşarak gider, en iyi ben savaşırım derlerdi. Münafık iğrençlik derecesinde egoisttir. Peygamberimiz bunların alçak olduğunu bildiği için ganimetlerden pay vermiyordu. Savaşa gidiyorlar ama ganimetlerden pay alamıyorlardı. Bu yüzden maddi menfaat sağlayamamak içlerine oturuyordu. Peygamberimiz müthiş bir akılla bu ahmakları İslam için en güzel şekilde kullanıyordu.
Peygamberimiz döneminde münafıklar kendilerini devrim yapan halk kahramanları gibi göstermek istiyorlardı. Bunun için de Peygamberimizin savaş kararlarını akılsızca eleştiriyorlardı. Peygamberimiz İslam’ın güçlü olması, mazlum Müslümanların, kadınların, çocukların korunması için müminleri savaşa teşvik ediyordu. Münafıklar ise ahmakça “Peygamber sizi ölüme sürüklüyor” diye imanı zayıf olanları etkilemeye çalışıyorlardı. Münafıklar müminlerin asil amaçlarını anlamazlar, çok iğrenç aşağılık teşhisler koyarlar. Münafıklarda yüce amaçlar, yüksek idealler olmaz.
En ufak bir detayı dahi Allah’ın yaptığını düşünerek hareket edersen akıllı ve dengeli olursun. Mümin keskin bir görüşle dünyayı değerlendirir. Küfür ve münafık her şeyi kendi yaptığını zanneder, bu yüzden kendisinin çözüm getirdiğini zanneder.

Adnan Oktar Diyor Ki... 29 Kasım 2017> Daha Fazla

Münafık sürekli kendini batırarak hareket eder. Her yaptığında kendini rezil eder. Müminlerde ise Kuran’da münafıklarla ilgili ayetlerin birebir yaşanması sebebiyle müthiş bir heyecan ve derinlik oluşur. Müminlerin birbirine bağlılığı artar, bereket gelir. Münafıkta ise sürekli bereket kaybı ve ardarda belalarla boğuşma vardır. Ahmak olduğu için bu belaları anlayamaz. Ahmakça debelenme içinde domuzun şuursuzca saldırması gibi saldırmaya devam eder. Müminin münafıkla ilmi mücadelesi şuursuz domuzla mücadele gibidir.
Münafıklar ahirette köpek yalı gibi iğrenç yiyecekler yiyecekler. Müslümanlar hem dünyada hem ahirette hep cennet sofralarındalar. MaşaAllah.
Allah sonsuz güzellik, sonsuz iyilik, sonsuz akıldır. Allah bizim sonsuza kadar cennette güzel yaşamamızı istiyor. Allah bizim iyiliğimizi istiyor. Allah cehennemi, cennetin kıymetinin bilinmesi için yaratmıştır.
Mağazalarda çalışan insanlara ukalalık yapmak çok büyük bir ahlaksızlıktır. O insanlar zaten sabahtan akşama kadar ayakta duruyor, gelen insana yardımcı olmak için gününü geçiriyor. O insana zorluk çıkarmak, ters üslup kullanmak çok büyük vicdansızlık ve merhametsizliktir.
Türki Devletlerin birleşmesi, Azerbaycan ile Türkiye’nin bir olması hemen olabilecek bir güzellik. Rusya ve Ermenistan’ı da mutlaka bu birliğe almak lazım.
Dünya çapında başarılarımız, etkimiz sürekli katlanarak artıyor. Adnan Oktar’ın kitaplarının, makalelerinin ve bu eserlerden faydalanılarak hazırlanan konferansların, belgesel filmlerin etkisi deccaliyete müthiş bir ilmi darbe vuruyor maşaAllah.
Deccal -haşa- kendisinin Allah ve Hz. İsa olduğunu iddia ederek ortaya çıkar. Ve bu şekilde zayıf akıllı kişileri ikna etmeyi başarır. Peygamberimiz (sav) bir hadisinde Deccal’in bu oyununu şöyle haber vermiştir: DECCAL KENDİNİ DİNDAR GÖSTERİR EN SON İLAHLIK İDDİASINDA BULUNUR. İbni Hacer deccalin hilekârlığından şöyle söz etmiştir: “Deccal önce îman ve iyilik iddiasıyla çıkar, sonra peygamberlik, daha sonra da tanrı olduğunu iddia eder.”
Peygamberimiz (sav) bir hadisinde, “Deccali bu kadar büyüten ve yücelten askerlerinin ona olan bağlılığı olacak.” (el-Müstedrek, 4/507) diye bildirmiştir. Bir başka hadisinde ise “Deccalin karargahı güneşin batım tarafında bir adada bulunacak.” (Suyuti, Dibac ale’l-Müslim, 6/261; Müslim, hadis no: 2942; Avnu’l-Mabud, 11/317; Es-Sünen el-Varide Fi’l-Fiten, 6/1149.) demiştir. Peygamberimiz (sav) bu sözleriyle açıkça İngiliz Derin Devleti’ne dikkat çekmiştir.
Hz. Mehdi (as) Müslümanların manevi lideri olmayı kabul etmede önce çok diretecektir. Bunun sebebi korku değil, vicdanen bu büyük manevi sorumluluğu üstlenmedeki vicdani hassasiyetidir. Bu yüzden de önce, ‘Ben sıradan bir insanım, çok fazla büyük alim var. Siz onlara gidin’ diyecektir. Ama ‘Ümmetin kurtuluşu için sana ihtiyaç var’ diye çok ısrar ettiklerinde, artık Hz. Mehdi (as) de bu görevi kabul edecek ve İslam aleminin manevi önderi olarak bu sorumluluğu üstlenecektir.
Yakın bir gelecekte inşaAllah İslam alemi birleşecek, Türklük alemi birleşecek. Ardından da Hristiyanlık ve Musevilik alemi birleşecek. Sonra da inşaAllah İslam ahlakı tüm yeryüzüne hakim olacak. Bizlerin görevi de bütün gücümüzle Hz. Mehdi (as)’a ve İsa Mesih’e yardımcı olmak. İsa Mesih’e yardımcı olmanın vakti de artık hemen hemen geldi. Bediüzzaman Hazretlerinin da belirttiği gibi, İsa Mesih’in mücadelesi şu an ‘gizli galibane’dir. Mehdiyette ise bu mücadele ‘açık ve sarih şekilde galibane’dir. İşte İsa Mesih’in bu gizli galibane mücadelesi de, Allah’ın izniyle yakında açık galibaneye çevrilecek.
Kuran’a uyulmadığında Allah oraya mutlaka felaket verir. Kuran’a ekleme yapıldığında, Allah’ın indirdiği din haşa beğenilmediğinde, şirk dininde ısrar edildiğinde felaket eksik olmaz.
Çiçeklerin her hücresinde ruh her hücresinde akıl var. Bir çiçeğin tek bir hücresinde dünyadaki tüm insanların toplamının aklından daha büyük bir akıl vardır.
Allah’ı bilmeyen insan seni bilemez. Allah’ı bunca ihtişamına rağmen göremeyen insan seni hiç göremez. Allah’ı sevemeyen seni hiç sevemez.
Allah’a keskin bir akıl, keskin bir dikkatle, gönülden aşık olunur. Akıllı bir insanın Allah’a sevgisi alabildiğine derindir. Keskin bir muhabbet, keskin bir akılla bağlantı şeklinde olur.
Bir kadını başörtülü olduğu için istediği okuldan, istediği meslekten alıkoymak çok büyük bir acıdır. Kamuda başörtüsü kullanılmasının kimseye bir zararı olmaz.
Aşk, tutku, sevgi olmazsa insanda çökme başlar. En kötüsü Allah aklını alır, her an insanlara karşı nefret içinde olur. Bu öfke hem elini yüzünü kirletir, hem de aklını kirletir.
Peygamberimiz çok güzel bir akılla münafıkları İslam için kullanmıştır. O dönemde münafıklar 15-20 yıl Müslümanlara hizmet etti, gazvelere katıldılar, muazzam ganimet kazanılmasına vesile oldular. Tüm gençlikleri bittikten sonra biz gidiyoruz dediklerinde Peygamberimiz hadi gidin dedi. Hem Müslümanlar pislikten kurtuldu hem de gerilerinde muazzam zenginlik bıraktılar.
Münafık hiçbir amacı, gayesi olmadan hayvan gibi yaşamayı bir şey zanneder. Ahmak olduğu için “bak sabah namaza kalkmamız gerekmiyor, İslam’ı yaymak için kitap dağıtmamız gerekmiyor, sabahtan akşama kadar boş boş geziyoruz” diyor. Bunun da adını özgürlük zannediyor. Bu özgürlük değil, hayvan gibi sürünmektir. Münafıklar bunun özgürlük olmadığını cehennem yataklarında çok iyi anlayacaklar.
Müminler her zaman ölüme hazırdır. Mümin için ölüm vuslattır, yani kavuşmadır. Allah’tan geliyoruz, Allah’a döneceğiz. Her an Allah ile iç içeyiz. Ölüm dediğimiz şey Allah’ın ruhunun yine Allah’a dönmesidir.
Osmanlı’nın bitirilmesi kararı İngiliz derin devleti tarafından alındı. Bu kararla Abdülhamit döneminde Darwinzm, içki, sigara Osmanlı’nın her yerine yayıldı. Aydınlara Allah’ın yarattığını inkar edip Darwinizm kabul ettirildi. Müthiş bir dejenerasyon başladı. Osmanlı’nın ilk resmi genelevleri açıldı. Osmanlı donanması ve bir çok kurum İngiliz paşalara verildi. Sonuçta Osmanlı paramparça oldu.
Zenginlikle tebliğ doğru orantılıdır. Para İslam’ın tebliğinde, İslam’ın yayılmasında çok önemlidir. Allah Peygamberimiz (sav)’i de o devrin en zengini Hz. Ebubekir’le desteklemişti. Hz. Hatice (ra) annemiz de o devrin en zengin kadınıydı. Bütün mülklerini, maddi-manevi bütün imkanlarını İslam’ın yayılması yolunda kullanmışlardı.
Okullarda eğitimin amacı sevgi, şefkat, doğruluk ve kalitedir. Bunun gençlerimize iyi vurgulanması lazım. Okullarda mutlaka dostluk ve arkadaşlık ortamının oluşturulması, sınıfların kaliteli ve rahat ortamlar şeklinde düzenlenmesi güzel olur.
Kadınları ezecek hazır bir hurafevari inanç sistemi var toplumda. Kadınların her şeyine karışan ve kadınların her türlü özgürlüğünü kısıtlayan bir felsefe var. O insanç felsefesini kaldıracak bir ana güce ihtiyaç var. Bu ana gücün adı Mehdiyet’tir. Kadınların hak ettiği değeri görmeleri için Allah’ın dilemesiyle Mehdiyetin dışında bir yol yoktur.
Merhamet olmadığında zulüm olur. Zulüm ise insan ruhunu çok sarsan bir acı türüdür. Merhamet olmazsa kainat mahvolur.
Darwinizm kadınları evrimini tamamlamamış hayvan gibi görüyor. Darwin kadın için evdeki köpekten daha iyidir diyor. Gelenekçi Ortodoks İslam’da da kadını yarım insan gören anlayış var. Kadınların aleyhinde yüzlerce hüküm var. Bu yüzden bayağı bir insan kadın düşmanlığıyla yetişiyor. Kadınlar kaliteli, mübarek, asil varlıklardır.

Adnan Oktar Diyor Ki... 28 Kasım 2017> Daha Fazla

Ortaya atılan iftiraların bin misli de olsa Tayyip Hocam’ı yine destekleyeceğiz, yine Cumhurbaşkanı yapacağız. Tayyip Hocam’ın hayatı ortada. Biz somut duruma bakarız. Dünya hırsı olmadığını görüyoruz. Dünya malında gözü yok. Allah için İslam için tüm Müslümanları sahipleniyor. Böyle güzel ahlaklı olan bir insanı İngiliz derin devletinin çakallarına karşı asla yalnız bırakmayız. Tayyip Hocam Allah, din, İslam, Kitap, vatan millet için tüm gençliğini verdi. Suç işleyen varsa kanunla hukukla üzerine gidilir.
Sevmeyi bilen insan dalda gördüğü bir meyveye öylesine bakıp geçemez. Elmayı gördüğünde, o kuru tahtadan elma oluşmasına müthiş hayranlık duyar. Daldan koparmaya kıyamaz. O elmayı koparmak ona acı verir. O yüzden cennette daldan meyve koparıldığında hemen yenisi oluşuyor. İnsan o güzelliğe hiç zarar vermemiş oluyor.
Sevginin zeminini Allah’a olan sevgi oluşturur. İnsanların bazıları “ben Allah’ı seviyorum ama görünmeyen bir varlığı seviyorum” diye düşünüyor. Oysa Allah her yerde tecelli eder; bitkilerde, insanlarda, hayvanlarda, manzarada her yerde Allah’ın tecellisi vardır. Bir insanın sevgiyi yaşayabilmesi için ruh sahibi olması şarttır. Ruh sahibi olmayan sevgiyi bilmez ve yaşayamaz. Ruh sahibi insan sevme yeteneği ile doğar, sevgiye aç olur ve daha küçük çocukken bu açlığı hissetmeye başlar. Sevme ve sevilme hissinin güçlü olması o kişinin iman ehli olduğunu gösterir.
Allah korkusunun eksikliğinin sebebi o insanın ölü olmasından kaynaklanır. İnsan eğer ruh sahibiyse yaratılıştan Allah korkusunu bilecek şekilde yaratılır. Ruh sahibi bir insanın Allah’tan korkmaması mümkün değildir. Böyle bir durumda cinnet geçirir. Allah’tan korkan insan kaderde Müslüman olarak, ruh sahibi olarak yaratılmıştır.
Allah’ın rızasının en çoğunu kazanmak için Allah’ın her an vicdanımıza vahyettiği bilgi nedir ona bakmak lazım. Mesela biz akşam yayın yapmak yerine bir yemek davetine gidebiliriz. Orada da Müslümanlar sohbet edecek, Allah rızası var diyebiliriz. Ama burada milyonlarca kişiye hitap etmek imkanı var. Gelip yayın yapmak Allah’ın rızasının en çoğu oluyor. Bu şekilde an an Allah’ın vahyettiği doğruyu takip ederek Allah’ın rızasının en çoğunu anlarız.
Müslüman münafıklarla ilmi mücadele ederken sürekli sıhhat ve güç bulur, aklı gelişir, imanı gelişir. Münafıkta ise sürekli çöküş vardır. Münafık, “İşler çok iyi gidiyor” der halbuki yerle bir olmuştur. “Çok mutluyum” der halbuki rezil rüsvay olmuştur. Münafığın hayatının her noktasında pislik, aşağılanma ve rezalet vardır. Bir pislik için kuyusunda hızla dibe doğru yuvarlanır.
Münafık şeytanın sevkiyle hareket eden bir varlıktır. Müslümanları kendince her noktada durdurmak, İslam’a hizmeti engellemek için atakta bulunur. Münafık Müslümanlardan ayrıldığında küfrün içine veya kendi hayatına gitmez, tüm vaktini Müslümanları kendince engellemeye ayırır. Bunun için de ilk adım olarak Müslümanları dağıtmayı hedef edinir. Zayıf olduğunu gördüğü kişileri kendi pis dünyasına çağırır. Bir yandan da en etkili gördüğü Müslümana sürekli atak yapar.

Adnan Oktar Diyor Ki... 27 Kasım 2017> Daha Fazla

Münafıklar ilk başta Peygamberin yanına geldiklerinde yoksul oluyorlar. Peygamberimiz’in yanında zenginliğin tadını aldıkları için şımarıyor ve bu sefer menfaatleri için zenginliği istiyorlar. Kendi menfaatleri garanti altına alınmayınca da bu defa Peygamberi –ahlaksızca- adil olmamakla suçluyorlar. Ahir zaman münafıkları da Peygamberimiz dönemi münafıklarının aynı tavrını gösteriyor.
Münafığın dönemleri vardır. İlk dönemlerinde zekası hareketli, canlı değildir. Bir de şeytanın onu harekete geçirdiği dönem vardır. O dönemde münafık zekası şeytan zekasına dönüşür. Şeytanın tecellisi söz konusu olduğu için şeytanın kirli zenginliğini ve nitelikli şeytan karaktersizliğini görmek için münafık tahlili önemlidir.
Münafığın Müslümanlara saldırısı küfrün saldırısına kıyasla daha girifttir. Girift saldırıya karşı gösterilen tavır daha çok sevaba vesile olur. Münafık saldırısının nitelikli olması aklın gelişmesine ve sevabın artmasına vesile olur.
Mehdi’nin gelişindeki ana amaç adalettir. Mehdi sevgiyi, barışı, kardeşliği sağlayarak adaleti tesis edecek. Dünyada adaletin tam tesis edilmesi sadece Mehdiyet döneminde olacak.
Laiklik, dindarla dinsizin ve her inançtan insanın aynı vatandaşlık haklarına sahip olarak eşit yaşamasıdır. İnancından dolayı insanlara baskı yapılmamasıdır. Ateiste sen nasıl ateist olursun diye baskı yapılamaz. Kimsenin kıyafetine hayatına karışılmaz. İsterse çarşaf isterse mini etek giyer. Kuran’da “sizin dininiz size benim dinim bana” hükmü vardır. Bu hüküm laikliğin en güzel tanımıdır.
Allah’ı hiç bırakmazsan, her şey sana göre hareket edeceği için mutlaka akıllı olursun. Allah ile bağlantısını hiç koparmayan insan akıllıdır ve bu akla göre tüm dünya şekillenir. Bu akla tüm dünya, hatta şeytan bile hizmet eder. Şu anda tüm dünya sadece Mehdiyetin hakimiyeti için çalışıyor. Allah bırakıldığı an ise şirke girersin ve akıl oluşmaz.
Münafığın fikren ezilmesi müminlere şifa, zenginlik, bereket ve mutluluk vesilesidir. Münafık çok ahmak olduğu için fikren ezilmesi de kolaydır. Peygamberimiz döneminde münafıklar Peygamberimiz’in uyguladığı taktikleri kavrayamıyor, “Müslümanlar geri çekiliyor” diye seviniyorlardı. Sonra, Peygamberimiz aniden dönerek münafıkların tepesine ilmen iniyor ve fikren tam etkisiz hale getiriyordu.
Münafık, Müslümanlara sıkıntı verecek konuşmalar yapmak ister. Abuk subuk konuştuğunda Müslümanların bundan rahatsız olacağını düşünür. Müslüman bu konuşmalardan hiç etkilenmez.
Münafık ataklarında Müslümanlarda akıl keskinliği, iman derinliği ve müthiş ve cevvallik oluşur. Kuran ayetlerinin aynısıyla çıktığını gördüğü için Müslümanların kendine güveni daha da artar.
Kaba davranan insanlara karşı akılcı olmak gerekir. Hemen ani reaksiyon göstermemek, alttan almak, şefkatli davranmak ilk tedbir olarak iyidir. İkinci aşamada kabalığı devam ediyorsa, yine güzel cevap vermek akılcı olur. Böylece sonra daha geniş düşünme ve konuşma imkanı oluşur. O kişi verdiğin şefkatli cevabı ömür boyu unutmaz. Ama kişi şeytaniyse o zaman da yine akılcı davranan Müslüman kazanmış olur, sabır Müslümanı güçlendirir.
Münafık olmasa Müslümanların manevi gücü anlaşılmaz. Münafık Müslümanların içindeyken kıyıda köşede durur, mücadeleden kaçınır. Müslümanların yanından ayrılınca birden üzerine şeytani bir gayret gelir. Münafıklıkla mücadele şeytanın aklıyla Müslümanın aklının çatışmasıdır. Münafık şeytani zekadır. Münafığa atağa geçtiğinde aniden şeytanın zekası verilir. Eskiden ahmak olan münafığa şeytanın zekası verildiği için bir güç gibi görülür. Halbuki şeytanın aklı zayıf olduğu için akılsız ve ahmaktır. Zekası vardır, aklı yoktur. Münafık da zeki gibi görünür ama her atağı ahmakçadır. Bu yüzden münafıklar muhakkak mağlup olurlar.
Münafıkların özelliklerinden biri de yanlarında çirkin bir arkadaş olarak zayıf olanları götürmeleri ve hep “bize gelin” diye çağrı yapmalarıdır. Her münafık dalgası “bize gelin” çağrısı yapar. Münafığın en bunaldığı şey sayılarının az olması ve aşağılık olduğunun görülmesidir. Bunun için sayıyı artırıp psikolojik baskıdan kurtulmak ister. Oysa Allah Kuran’da münafıklara verilen en büyük cezalardan birinin yalnız kalmaları olduğunu söylemiştir.
Allah Kuran’da münafıklar için, “Eğer onlar bu yaptıkları pisliğe, ağızlarından lağım akıtmaya devam ederlerse seni onlara musallat ederim” diyor. Ne oluyor musallat edince? Münafıklar hor ve aşağılık kılınıyor. Peygamberlere musallat olan her münafığı Allah helak edip perişan etmiş, hor kılıp aşağılamıştır. Münafıklar her seferinde dilleriyle bir şeyler yapmaya çalışmışlardır. Bir lağım püskürtmesi vardır, ama bu lağım püskürtmesi Müslümanlara hiçbir zarar veremeyecek şekilde yaratılmıştır. Münafıkların atakları Müslümanlara sadece zenginlik bereket ve rahatlık getirir.
Münafıklarda şedidlik gittikçe artar, ama Allah “Size, dille çirkinlik yapmak dışında hiçbir zarar veremezler” diyor. Gerçekten de tarihteki tüm münafıkların domuz gibi bağırmalarının dışında, ağızlarından lağım akması dışında hiçbir şey yapamamışlardır. Sonunda da hep rezil olmuşlardır, aşağılanmışlardır. Allah onları kepaze duruma getirmiştir. İnsan içine çıkamayacak, kimsenin yüzüne bakamayacak duruma gelmişlerdir. Her yerde onursuz, haysiyetsiz, İngiliz derin devletine uşaklık yapmış alçaklar olarak yaşarlar. Müminler ise güçlü, sıhhatli, neşeli, dinamik büyük bir topluluk olarak hep dinçtir.
Münafıkların hepsinde aynı karakteri görürüz. Münafıklar hep küçük azınlıklar halindedir. Hep yalnız, hep başarısız, içine kapanmış, eşek gibi çalışan ama eşek leşi gibi sürünen ve eline hiçbir şey geçmeyen, yalnız yaşayan, içi sıkılan, ezik, aşağılanmış, kirli, çökmüş pislik görünümlü mahluklar olarak devam ediyorlar. Müminler ise canlı, neşeli büyük bir topluluk halinde devam ediyorlar.
Allah münafıkları yalnızlaştırır. Münafıklar hep izoledir, arkadaşları dost çevreleri yoktur. Münafık fotoğraflarına baktığınızda hep münafıkların diğer münafıklarla olduğunu görürsünüz. Bu, Allah’ın onlara bir cezasıdır.
Bu dönem Müslümanların açık, aşikarane ve galibane ilmi mücadele yapacağı yıllardır. Şu an Mehdiyet açık açık ilmi mücadele yapıyor. Gizlenen ise Deccaliyet’tir. Deccaliyet kendisi gizleniyor müminlerin üzerine münafıklarını, şeytanlarını, ahlaksız, müptezel, haysiyetsiz varlıkları salıyor. Ama bunların müminler karşısında bir gücü olmaz. Çünkü şeytanın gücü zayıf yaratılmıştır. Dolayısıyla münafığın gücü de zayıftır.
Dünyaya zer aleminden geldik. İnşaAllah gideceğimiz yer cennet. Geliş amacımız da sevgidir. Sevgiyi öğrenmek hayati olduğu için dünyadaki vakit çok önemlidir. Dünyada çok iyi bir sevgi eğitimi almazsan cennetin bahçelerinin, güzelliklerinin hiçbir anlamı olmaz. Allah sevgide zorluk içinde olanı değerli kılmış. İnsan olarak biz de zorluk içinde olanı seviyoruz. Hz. Yusuf’un zindanda ömrünün geçmesi, Peygamberimiz’e müşriklerin yaptığı eziyetler hep sevgimizi güçlendiriyor.
Tayyip Hocam’ın güzel bir İslam anlayışı var. Müslümanların birliğini savunuyor. İftiralara, ithamlara hiç cevap dahi vermesin. Güzel yolunda devam etsin. Tayyip Hocam’ın yaşantısı gözümüzün önünde. Dünyaya dair hiçbir hırsı olmadığını tüm millet görüyor. Para biriktirme, dünyaya harcama gibi bir derdi yok.

Adnan Oktar Diyor Ki... 26 Kasım 2017> Daha Fazla

Kendini Allah’a raptetmeyen insanın ruh hali çok dengesiz olur. Biri hediye getirir sevinir. 2 dakika sonra birinin sözüyle üzüntüye düşer. Müslümanın Allah’a sapasağlam bağlanması gerekir. Yoksa en ufak bir sapmada insan hayatında gelgitler başlar.
Bir insanın hayatının en güzel dönemi Allah’ı tanıdığı, anladığı dönemdir. Allah’ı tanımadan, Allah’tan uzak yaşamak sürünmektir, yaşamak değildir.
Sevginin, yiğitliğin, sabrın, yüksek ahlakın ve aşkın öğrenildiği yer dünyadır. Bu açıdan dünya çok hayati ve önemlidir. Allah dünyadaki tavrımızı ve hayatımızı önemli görüyor. Allah’ın en beğendiği şeyler sürekli Allah’ın sevgisini aramak, emek vermek, sabretmektir. Allah yüksek vicdanı ve gerçek aşkı çok beğenir. Küfrü gösterdiği halde, münafıkları gösterdiği halde, onların arasından Allah’a ulaşıp Allah’ı sevmek, Allah’ın en beğendiğidir.
Her yerde kadınların üzerindeki baskıyı kaldıralım. Kadın medeniyetin, hayatın kaynağıdır. Kadın mübarektir. Kadınlara genç kızken evlen diye ailesi, evlendikten sonra hem kocası hem ailesi akıl almaz eziyor. Kadın boşanmak istese bu sefer dul kadın hakkında akıl almaz ithamlar ortaya atılıyor. Bu çirkinliklerin hepsini kaldıralım, kadınlar çok ferah, huzurlu yaşasın.
Ülkücü gençliğin sayısının artması Türkiye açısından hayatidir. İktidarda hangi parti olursa olsun ülkücü gençliğin hizmetleri her zaman çok kıymetli olmuştur. Ülkücüler güvenilir insanlardır. Allah, Kitap, vatan, millet, devlet, bayrak dışında bir amaçları olmaz.
Gençler Kuran’da ittifak ederlerse, sevgileri karşılıklı olur. Aynı inanca bağlı olanların anlaşmaması mümkün olmaz.
Gelenekçi Ortodoks İslam anlayışındaki hurafeleri duyan bir insanın dehşete kapılması haksız olmaz. Ama İslam’da, Kuran’daki dinin bu hurafelerle hiçbir bağlantısı yoktur. Biz olmasaydık, gelenekçi Ortodoks İslamı dünyaya Müslümanlık gibi gösterip sonra da Müslümanların hepsini ezeceklerdi. Biz Kuran Müslümanlığını en güzel temsil eden arkadaş gruplarından biriyiz.
Şeytanın etkisi bir iç telkin şeklinde olur. Mesela kaza geçirmiş bir insan vardır, yardım edilmesi gerekiyordur. Şeytan, “başını belaya sokarsın bulaşma” der. Şeytanı dinlediğinde vicdansızlık yapmış olursun.
Allah korkusu saygıyı sağlar. Saygı olmadan sevgi olmaz. Allah korkusu ve Allah sevgisi iç içedir. Allah korkusunun içinde en yoğun duygu Allah’a karşı mahcup olmamak isteğidir.

Adnan Oktar Diyor Ki... 25 Kasım 2017> Daha Fazla

Her şeyi yapan Allah’tır. Bu gerçeği unutan kişiler ters gibi giden olaylar olduğunda kendi başarısızlığı zannedip ümitsizliğe kapılıyorlar. İman zafiyeti ve Allah’ı unutmak böyle felaketlere sebep olur. Dünyadaki tüm acılar Allah’ı unutmaktan kaynaklanır. Israrla ve kararlılıkla, saniye sektirmeden, Allah’ı hiç unutmayacaksın. Kalp daima Allah ile beraber olduğunda her şey güzel olur.
Münafıklar Peygamberimiz’in sahabenin beynini yıkadığını iddia ediyordu. Halbuki hidayeti veren Allah’tır. Mümin cennet için özel imanla yaratılmıştır, cennetten gelir cennete gider. Peygamberimiz’e yaklaşan her sahabe kaderlerinde iman olan cennetten gelen insanlardı. Münafıklar ise bunu anlayamazlar, bir kişi onlarla konuştu onlar da etkilendi sanıyorlar. Oysa kalplere imanı yerleştiren, müminleri birbirine sevdiren Allah’tır.
Bizim programımız dini program değil. Ben dindar bir insan olduğum için her yerde Allah’ı anar, her yerde dinden bahsederim. Benim hayatımın her dakikasında din vardır. Hayatın her safhasında Allah vardır, hayatın her anında Allah anılır, Allah sevilir.
Dinin konuşulduğu ortamda kadınlar olmaz demek çok yanlış. Din kadını dışlamaz. Kadın, dinle zıt bir varlık değildir. Tam tersine kadın mübarektir ve dinle iç içe olan bir varlıktır. Dinin olduğu yerde kadın olmaz mantığı gelenekçi sistemin etkisiyle gelişmiş bir yanlış mantıktır. Hac’da nasıl kadınlarla erkekler birlikte ibadet yapıyorsa, hayatın her alanında da dini ortamlarda da kadınlar olacaktır.
Münafıkların her türlü olumsuz temennisi kendisine bela olarak döner. Münafık çok hastalıklı bir ruha sahiptir. Bir çok faili meçhul cinayetin ardında münafıklar vardır.
Münafıklar Kuran’dan nefret ettikleri halde, çok aşağılık duruma düştükleri için, kendilerini korumak için Kuran ayetlerini kullanırlar. Darwinizm’e karşı olmaz, dinsizliğe ateizme karşı hiçbir mücadelesi olmaz, İttihadı İslam’ı savunmaz, iman hakikatleri Kuran mucizeleri anlatmaz ama sabah akşam Müslümanlar aleyhine konuşurlar.
Yalan söylemek çok berbat bir şeydir. İnsanın ruhunu sıkar, çok ciddi manevi sıkıntı oluşturur. Özellikle de çıkar için yalan söylemek cehennemin kapısını açmak demektir.
Münafığı küfür ilgilendirmez. Her zaman asıl hedefi Müslümanlardır. Peygamberimiz döneminde Müslümanları mücadeleden alıkoymak için Peygamberimiz’i sürekli akılsızca eleştiriyorlardı. Peygamberimiz’e kusur bulmak için “bizi sıcakta savaşa götürüyor” diyorlardı. Oysa Müslümanlar savaşa mazlumları, kadınları, çocukları korumak için çıkıyordu. Münafıklar ise Müslümanların korunmasıyla hiç ilgilenmezdi.
Peygamberimiz’in hanımları birbirinden güzeldi. Hepsi çok cazibeli, alımlı, iffetli, asil ve güzeldi maşaAllah.
İnsanın ruhu Allah sevgisine aç yaratılmıştır. Hiçbir insan sevgiye direnemez. Nerede güzellik, hayır, sevgi, iyilik varsa ruh onu hemen emer. Allah’ın ruhunu taşıyan her beyin bizim anlattığımız bilgiyi mutlaka alır. Allah bizi inşaAllah kalplerde inşiraha, samimi Allah sevgisine, Allah’a güçlü bağlanmaya vesile ediyor.
Hayvanların yavrularını koruma konusundaki ustalık ve yetenekleri hayranlık verici. İnsanların çoğunda böyle bir titizlik olmuyor. Tavuğa bakıyoruz şuuru kapalı ama bir çok yavrusu içinde tek biri kaybolsa müthiş şamata yapıyor. Tek bir tavuğu yavrularıyla birlikte gözlemleyen insan Allah’ın sanatını çok güzel kavrayabilir.
Eleştiri en kaliteli aynadır. İnsanın göremediğini gösteren röntgen aleti gibidir. Eleştiriden rahatsız olmak sağlıklı değildir. Ruh sahibi eleştiriyi sever. Candan ve samimi eleştiri makbuldür. Üst perdeden eleştiri yapmak da doğru olmaz. Eleştiri insanın kendini mükemmelleştirmesi için hayatidir.
Tayyip Hocam’dan İttihad-ı İslam’ı gündemde tutmasını istirham ediyoruz. Bu bir duadır, Allah duaları kabul eder. Dünya çapında bir deccaliyetle karşı karşıya olduğumuz için Türkiye tek başına etkili olamaz. İlk başta kabul etmeseler bile sürekli, ısrarla İttihad-ı İslam’ı hatırlatsın. Bir süre sonra Müslüman ülkeler de utanacak ve kabul edecektir.
Münafıklar Allah yolunda malını harcamaktan çok büyük ızdırap duyarlar. Verdikleri malı bir şekilde geri almak isterler. Peygamberimiz döneminde Peygamberimiz’i de malların dağıtımı konusunda adalet yapmamakla itham ediyorlardı. Çünkü ahlaksızca Müslümanların ve İslam’ın menfaatini değil, kendi pis menfaatlerini düşünüyorlardı.
Allah’ın her yeri sarıp kuşattığının farkına varan insanın ruh haline tevazu denir. Büyük olan sadece Allah’tır. Mümin, büyüğüm ama kendimi biraz daha küçülteyim diye asla düşünmez.

Adnan Oktar Diyor Ki... 24 Kasım 2017> Daha Fazla

Akıllı insan kendine ve etrafına zarar vermez, huzurludur. İnsan yanında sıkılmaz. Varlığı etkileyicidir, göz hep onu arar. Akılda bakış çok anlamlı ve güzel olur. Akıllı insan dinlendiricidir, kalbe ferahlık verir. Akıllı insan geldiğinde insanlar doğal olarak onun hep Allah ile birlikte olduğunu hissederler. Akıl Allah’tan bir nurdur.
Merhametli insan yardımcı, cömert ve affedici olur. Güzel konuşur, acı konuşmalar yapmaz. Üslubu esenlik doludur, hep rahatlık vermeye çalışır. Temizdir, kaliteye, güzelliğe önem verir. Güzellik sunmak da bir merhamettir.
Kuran evrimi reddediyor. Allah tüm insanların daha dünyaya gelmeden zer aleminde yaratıldıklarını bildiriyor. Bu, tek başına Kuran’da evrim olmadığının delilidir.
Önümüzdeki yıllarda çok büyük olaylar göreceğiz. Bazı insanlar dünyanın artık mahvolduğunu düşünecek. Öncü insanlar da pek kalmayacak. İşte böyle bir ortamda Allah insanların kalbine vahyedecek, Mehdi’nin zahir olmasının tek kurtuluş olduğunu gösterecek. Bu kanaate devletler iştirak edecek. Bir şahsın etrafında tüm dünya birleşecek.
Kaliteyi aramak bir insanın ruhundaki güzelliği gösterir. Kalite doğrudan Allah ile bağlantı kurulduğunda oluşur. Mesela komünistler kalite üstünde durur ama komünist ülkelerde sanat ve kalitede muazzam bir çökme olur. Gelenekçi İslam anlayışının olduğu ülkelerde de sanat ve kalite çökmesi oluyor. Kuran Müslümanlığı tam uygulandığında müthiş bir kalite ve sanat gelişir.
Affeden insan psikolojik olarak da rahat eder. Affetmeyi bilmeyen insan asabi ve gergin olur, etrafına huzursuzluk yayar. Affetmek ferahlık getirir.
Bizim idealimizdeki özgürlük şu anda yok. İnsanların üzerinde gelenekçi sistemin baskısı, aile baskısı, toplum baskısı, sokak baskısı gibi çeşit çeşit baskılar var. Ama Kuran’ın getirdiği nurlu özgürlük günlerine doğru hızla gidiyoruz.
Münafıkları hor ve aşağılık kılmak Allah’ın Kuran’daki emridir. Münafıkların aşağılanması müminlere şifadır. Tevbe Suresi, 14- ... Allah, onları sizin ellerinizle azaplandırsın, hor ve aşağılık kılsın ve onlara karşı size zafer versin, müminler topluluğunun göğsünü şifaya kavuştursun.
Kalender insan egoistlikten kurtulmuştur. Kendisi için değil başkaları için yaşayan insana kalender denir. Kalender insan sadece Allah’ın rızasını arar. Sevgiyi arar.
Ya Rabbi bir an önce Mehdi’ni gönder, Ya Rabbi bir an önce İsa Mesih’i zahir et. İslam Birliği’ni görelim. Müslümanların kurtuluşunu, tüm dünyaya kardeşin barışın hakim olduğunu görelim.
Müslüman asla küfre ve münafıklara boyun eğmez. İlimle irfanla sonuna kadar mücadele eder. Peygamberimiz döneminde sahabe çok yiğitti. Allah yolunda savaştan asla kaçmıyordu. Münafıklar ise, ahmakça, “bizi göz göre göre ölüme sürüklüyorsun” diyorlardı. Münafık şehadete inanmaz. Şehitliğin kaderde yüksek bir makam olduğuna inanmaz.
Münafıkların tavrı tarih içinde hep aynı olmuştur. Haşa Peygamberimiz’in vicdansız olduğu, adil olmadığı, Müslümanları korumadığı gibi alçakça iftiralarla ortaya çıkıyorlardı. Şehit olan Müslümanlar için haşa Peygamberimiz’i suçluyorlardı. Peygamberimiz döneminde yaşanan savaşların Müslümanları korumak için gerekli olduğunu anlamıyor, her şeyin kadere göre yaşandığını, şehit olanın kaderinde olduğu için şehit olduğunu anlamıyorlardı. Eğer Peygamberimiz cihat emri vermese Allah korusun tüm Müslümanlar yok edilirdi. Peygamberimiz “riskli şunun üzerine gitmeyin, şununla savaşmayın” deseydi bugün İslam olmazdı.
Müslümanlar çok nurlu ve temiz, münafıklar ise her türlü ahlaksızlığı yapmaya yatkın, patolojik ve pistir. Küfür, münafığa kıyasla daha tembel ve çekingendir. Münafık daha azgın, daha gözü dönmüş, daha detaylara girerek saldıran bir yapıdır. Münafıkla mücadele şeytanla yapılan bir mücadeledir. İslam ahlakının hakimiyeti yaklaştıkça şeytanın yani münafıkların atakları artacak, son noktada münafıklar ve şeytan tamamen yenileceklerdir.
Münafık ölü bir varlıktır. Şeytan elektromanyetik bir güç gibi içine girer ve Müslümanların aleyhine onu hareketlendirir. Müslümanlara bu şeytani atak olduğunda Müslümanların savunma gücü ve bereketi, akıl açılması olur. Müslümanların birbirleriyle olan anlaşmazlıklarını ortadan kaldırır. Kenetlenip toplu, aktif, güzel hareket etmelerini sağlar. Bu yüzden münafık atağı Müslüman için çok büyük bir hayır ve nimettir. Münafıklarla yapılan ilmi mücadele Müslümanların şevkinin, coşkusunun ayyuka çıkmasına vesile olur.
Şeytan Allah tarafından yaratılmış mekanik sadece kötülüğü ve negatifliği bilen bir zekadır. Bilgisayarın içindeki elektronik devre gibidir. Münafık da şeytanın hulul ettiği boş bir makina gibidir. Münafığın bağımsız zekası yoktur, şeytanın ona söylediklerini aktarır. Şeytan da sadece Allah’ın kodlamış olduğu cümleleri kurabilir, tam o kadar konuşabilir. Dolayısıyla şeytan kontrollü negatif bir güçtür.
Gerçek hukuk vicdana tam uyulmasıdır. Vicdan tamamen vahye dayalıdır. Bir insan vicdanına tam uyuyorsa mükemmel hukuk var demektir.
Bir insana danışmak, istişare etmek her zaman faydalıdır. Ama sevgisiz, kıskanç insanların yanlış yönlendirmelerinden sakınmak gerekir. İstişarelerin uzun olmaması, gevezeliğe müsaade etmemek doğru olur. Gevezelik zaman hırsızlığıdır. Vaktini alan çok kıymetli bir değerini elinden alıyor demektir.
Duanın tek amacı Allah’ı sevmek, Allah’la yakın olmak, Allah’la dostluktur. Allah’ın gücünü bilip O’nun gücüne teslim olmak, O’nun varlığında erimektir. Allah olayın düzelmesi ve duayı birlikte yaratmıştır. Amaç sadece Allah’a sevgiyi artırmaktır. Allah’ı seven Allah’ın tecellilerini de çok sever. Her şeyin amacı sevgidir.
Toplumun mutlu ve huzurlu yaşamasının cevabını Kutsal Kitaplarda aramak lazım. Kainatı, insanları ve insanların aczini, mutsuzluğunu biz yaratmadık. Bunları yaratan çözümünü de yaratmıştır. Yaratan Güç ne diyor ona bakmak lazım. Hastalığı yaratan şifasını da yaratmıştır. Hastalığın çözümü için Allah, “Bana yakın olun” diyor. “Eğer samimi olursanız İslam’ı dünyaya hakim edeceğim” diyor. O zaman insanları hep samimiyete davet etmek gerekiyor. Samimi olduğumuz zaman Allah’ın bize birleşmemizi ve bir başın etrafında toplanmamız gerektiğini bildirdiğini görüyoruz.
Cesaret kazanmanın iki yolu vardır. Birincisi, halkın büyük kesiminin uyguladığı, korktuğu şeyin üzerine gitmektir. Ama bunda korku genellikle gitmez, tam tersine stres meydana gelir. İkinci ve asıl olan yol ise Allah’a sığınarak, her yerde Allah’ın tecellisiyle karşı karşıya olduğunu bilmenin huzuru içinde olmaktır. Ayrıca Allah’a Ya Rabbi beni cesur kıl, korkuları üzerimden al diye dua etmek gerekir.
Dinle alay edilen ortamlarda bu üslubun çirkin olduğunu ifade etmek gerekir. Allah’a saygı ve hürmet güzeldir. Ayete göre Müslüman, dine saygı olmayan ortamdan kalkıp gitmelidir.
Tayyip Hocam’ın son dönemde konuşmalarında kalite, sevgi ve sanata vurgu yapması çok güzel oldu.
Öğretmenleri çok seviyoruz. Sadece okulda değil her yerde saygı görmeleri gerekiyor. Öğretmenlik kutsal bir görevdir. Bu güzel insanlara saygı göstermemek çirkinlik olur.

Adnan Oktar Diyor Ki... 23 Kasım 2017> Daha Fazla

Gözümüze yapışmış bir ekranın başında yaşadığını anlayan bir insan için iman dışında bir yol yoktur. Maddenin hakikatini anlayan bir insanda dünyanın tüm zorlukları karşısına çıksa, bütün şeytanlar tepesine dikilse, tüm zalimler önüne çıksa en ufak bir sarsılma olmaz. İnsanların ahlakındaki kötülüklerin temelinde hep iman zafiyeti vardır. Oyun oynamalar, vefasızlıklar, sadakatsizlikler hem iman zafiyetinden kaynaklanır.
Kişi hata yaptığında üzülme olmaz. Üzülme şirk olur. Akıl kullanarak, nezaketle, olayı en hızlı nasıl telafi edebiliriz onu bulacağız. Bunu bulduğumuzda da yeni bir kalite yeni bir ilerleme oldu demektir ve mümine yine kazanç olur.
Hastalıklar insanın Allah’a yaklaşmasında çok önemli bir vesiledir. İnsanların çoğunda Allah’tan uzak durma mantığı oluyor. Oysa Allah’tan uzak olduğunda insan her şeyini kaybeder; sevgi gücünü, derinliğini, neşesini, varlık amacını… Hastalık insanları tüm bu kayıplardan uzaklaştırır. Zahirde zorluk gibi görünür ama batında insana çok güzellik kazandırır.
Mehdi’ye hem fiili hem sözlü çok fazla saldırı olacak. Ancak hiçbir fiili saldırı amacına ulaşamayacak. Çünkü Allah, Mehdi’yi Cebrail ve Mikail de dahil binlerce meleğiyle korur. Hiç bir saldırı Mehdi’ye ulaşamaz.
İsa Mesih’in çıkış alametlerinin hepsinin gerçekleşmiş olması, İsa Mesih’in yeryüzüne inişi kadar harika ve mucizevi bir olaydır. Peygamberimiz 1000 tane haber vermiş ve bu haberin 1000 tanesinin de doğru olarak çıktığını görüyoruz. 1000 tane haber doğru olduğuna göre 1001. de doğrudur. İsa Mesih’in zuhuru haktır.
Bir münafık türü de, Müslümanları koruyor gibi görünerek Müslümanlar aleyhinde faaliyet yapanlardır. Bu çok adice, ahmakça, kalleşçe bir yöntemdir. İslam yolunda tek bir çalışması dahi olmayan bu tipler kahpece ve alçakça Müslümanlara saldırarak, sadece fitne çıkarırlar. Peygamberimiz döneminde de bazı münafıklar Peygamberimiz’i koruma adına Müslümanlara saldırıyorlardı. Böyle tipler özellikle münafık saldırısı olduğu zamanlarda ortaya çıkıp Peygamberimiz’i koruyor gibi üslup kullanarak sahabenin önde gelenlerini hedef alıyorlardı. Oysa hedeflerinin Peygamberimiz olduğu çok aşikardı. Ahmakça yöntemlerle Müslümanlara zarar vereceklerini sanıyorlardı. Böyle aşağılık insanların Müslümanlar aleyhindeki sözleri Müslümanların hem sevabını hem de diğer Müslümanlar nezdindeki değerlerini kat kat arttırır.
Sayın Devlet Bahçeli gerçek bir dava adamı. Particilik mantığıyla hareket etmiyor. Allah, vatan, millet, devlet için mücadele ediyor. Çok asil, çok kaliteli, hakiki bir devlet adamı. Tebrik ediyoruz. Allah uzun, hayırlı ömür nasip etsin.
Münafıklar birbirinden nefret eder ama hoşlandıklarını söylediklerinde bu hoşlanma da çok iğrençtir. Tıpkı pislik böceğinin pislikten hoşlanması gibidir. Münafığın iğrençliğini Allah özel olarak yaratmıştır. Münafığa bakarak şeytanın iğrençliğini tanırız.
İslam’a hizmetle geçen her dakikası münafık için çok büyük acıdır. Bu acıyı sürekli yazarak ahmakça hafifletmeye çalışır. Ama yazdığı her satırda içi daha çok yanar ve o yazdığı her cümle her kelime için hem cehennemde de ayrı yanacaktır.
Münafık angut ve keriz olduğunu şeytan ona bilgi vermeden anlayamaz. Yıllarca İslam’a hizmet eder, sonra bir gün şeytan ona “sen enayisin” dediğinde o anda ahmaklığını anlar. İslam’a hizmetle geçen her günü acı olarak içine oturur.
Yunanistan bizim öz be öz kardeşimizdir. Bizi suni olarak ayırdılar. Rumlar bizim evladımız, onlar bizim canımız. Tayyip Hocam Yunanistan’a gittiğinde konuşsun sınırları açalım, vizeleri kaldıralım desin. Allah razı olsun Tayyip Hocam’dan, Yunanistan gezisi inşaAllah çok bereketli olur.
Düşünce ufkunu Allah açar. Samimi olup kendini Allah’a bırakana Allah her şeyi açar. Bütün bilgi Allah’a aittir. Kendimizi rahat bıraktığımızda Allah her işimizi müthiş bereketli ve güzel yapar.
Münafıklar birlik gibi görünür ama hepsi birbirinden nefret eder. Birbirleri hakkında her şeyi anlatır, öfkelerini ve nefretlerini sürekli ortaya koyarlar. Münafığı iyi izlemek de bir ibadettir. Oradan şeytanı tanımış oluruz.
Hayvanlara zulüm kasten yapılıyorsa karşılığı ağır hapis cezası olmalı. Hayvanın kendini anlatacak dili yok. Hayvana zulmedenleri nesiller boyunca tanıtmak, herkese deşifre etmek gerekir.
Allah Kuran’da münafıkların horlanması ve aşağılanmasını bildirmiştir. Ayete göre münafıkların aşağılanması müminlere maddi ve manevi şifadır. Müslümanlar her münafık saldırısında saha sağlıklı daha zinde daha güçlü oluyorlar. Münafıklar ise bedenen de aklen de madden de çöker.
Münafık uçsuz bucaksız özgür yaşadığını, özgürce İslam’a saldırı yaptığını düşünür halbuki sadece kaderindeki saldırıyı yapabilir. Ve münafığın her saldırısıyla Müslümanlar müthiş bereket kazanır. Müslümanların yeni ufuklar kazanmasına vesile olurlar. Münafıklar olmasa Müslümanlar içine kapalı ve atıl olabilir. Mesela Peygamberimiz döneminde her münafık saldırısıyla sahabenin hem Peygambere bağlılıkları arttı hem mücadele azimleri arttı hem tedbir yönleri gelişti daha atak hale geldiler.
Hz. Süleyman şeytanları yıllarca İslam’a hizmet ettirmiştir. Münafıklar da şeytan olarak Müslümanların yanına gelir ve İslam’a 15-20 yıl hizmet ederler. Müslümanların yanındaki vaktinin bitmesine yakın şeytan iyice üzerlerine hulul eder. Hz. Süleyman şeytanları çok iyi kontrol ediyor ve çalıştırıyordu. Hadislerde Mehdi’nin de münafıkları çok iyi çalıştırıp tam anlamıyla fikren etkisiz hale getireceği bildirilmiştir.
Sürekli öfkeli bir insanın tevekkülü çok zayıftır, şirk batağına düşmüştür. Sürekli öfkeli olmak ciddi bir sinir zayıflığıdır ve önemli konudur. Eğer insan sürekli gergin ve sinirliyle, insanları eşyaları olayları putlaştırmış demektir. O da onu gerilime sokmuştur. Sinirin kökeni Allah’ı unutmaktır. Her şeyi Allah’ın yarattığına kani olan Allah’a kendini tam bırakan çok huzurlu yaşar. Tüm hastalıkların rahatsızlıkların kökeninde Allah’a tevekkül edememek vardır.
Ruhun kemale erip olgunlaşması kişinin her an Allah için ne yapabilirim diye düşünmesiyle mümkündür. O zaman ruh cennetten derin zevk alan kaliteye ulaşır. Boş gezen, hedefi, heyecanı olmayan bir insanın ruhunun derinlik kazanması mümkün değildir.
Beyin de gölge bir varlıktır. Beyinden ruh oluşmaz. Ruhtan beyin oluşur. Beyin dediğiniz, sakatatçıda gördüğünüz bir et yağ parçasıdır. Her şey Allah’ın ruhudur.
Suriye’de konuyu hiç uzatmadan bir an önce hükümet kurulsun, bu resmi hükümet olarak dünyaya tanıtılsın. PYD konusunda Türkiye tutumunda çok haklı. Tayyip Hocam’ın bu konudaki açıklamaları da doğru. PKK ve tüm terör grupları Suriye’den temizlensin ve mazlum Suriye halkı artık evine dönebilsin.

Adnan Oktar Diyor Ki... 22 Kasım 2017> Daha Fazla

Kadını korumak, ona sevinç vermek, onun iyiliğini güzelliğini muhafaza altına almak bir zevktir. Delikanlılar kabadayı ruhlu olup kadınlara en iyi şekilde sahip çıksınlar. Genç kızları yalnız bırakmak yakışık almaz.
Mümin, “Ya Rabbi bana coşkun bir iman ver. Senin sevginle yarattıklarını seveyim.” diye dua edecek. Müminin tek isteği bu olacak. Çünkü sadece Allah var, Allah’ı sevmek var ve Allah için Allah’ın yarattıklarını sevmek vardır. Bunun dışında hayatın bir anlamı yoktur.
Münafıkların varlığı Müslümanlara çok fayda sağlar. Müslümanlar kendi değerlerini ve ne kadar önemli olduklarını daha iyi anlarlar. Kardeşlikleri güçlenir, ittifakları sağlamlaşır. Daha dinçlik kazanırlar. Allah’ın nimetlerini daha çok düşünürler. Birbirlerini daha çok severler. Şevkleri ve azimleri kat kat artar.
Münafık Müslümanların yanındayken İslam’a yaptığı hizmet nedeniyle çok büyük acı çeker. Müslümanlar her geçen gün güçlenirken, münafıklar hep ezilip aşağılanmıştır. Peygamberimiz ve sahabe her gün daha da güç kuvvet heybet bulurken münafıklar uyuz köpek gibi aşağılanarak sürünerek yaşadılar.
Münafığın varlığı Müslümanların birbirine kenetlenmesine vesile olur. Müslüman münafığı görerek Allah’ın nimetlerinden daha çok zevk alır. Münafık atak yaptıkça mümin dinçleşir, gençleşir, hayat bulur. Münafıkta ise bu daha büyük çöküntüye sebep olur.
Kadın haklarını korurken, kadınların özgür olduğunu fiilen göstermek önemlidir. Sözlü garanti tek başına yeterli olmaz. Kadının dilediği gibi giyinebileceğini, neşeli yaşayacağını, kıyafetine kimsenin karışmayacağını, istediği gibi eğlenebileceğini göstererek en güzel garanti verilir. Bizim yayınlarımız anlattığımız özgür, aydın İslam anlayışının nasıl bir güzellik olduğunun delilidir. Bu asır kadınların asrı olacak, artık özgür olacaklar. Allah’ın izniyle dünyayı cennete çevireceğiz.
En aşağılık insanlar münafıklardır. Kahpe ve alçaktırlar. Dünyadaki her türlü zulmü bir kenara bırakıp, en başarılı en etkili gördükleri Müslümanlarla mücadele edeler. Münafıkların bu mücadelesi en baştan kaybedilmiş mücadeledir. Bu ahmakların yeri cehennemin en derin yeridir.
Namaz Hz. Adem’den beri var olan bir ibadettir. Bütün peygamberler aynı şekilde namaz kılmıştır.
Tüm hayatını Allah’a adamış, Kuran’a tam uyan insan sayısı azdır. İnsanların çoğu arada bir fakire yardım eder, zaman zaman namaz kılar. Sonra Allah sorduğunda ben bunları yapmıştım diyeceğini zanneder. Kendi düşük aklıyla Allah’ı haşa kandırabileceklerini zanneder. Allah sonsuz akıldır. Allah’ı haşa kandırmaya yeltenen olursa Allah bu oyununu başa geçirir.
İnsanların büyük bölümü Allah’a iman etmez, iman edenlerin büyük bölümü de şirk koşmadan iman etmez. Ruh sahibi olan Müslüman, insanların içinde adeta Cebrail gibi olacak, insanlara akılcı ve sabırlı yaklaşacak. Çünkü Allah bu insanları özel olarak zalim, cahil ve nankör olarak yaratmış. Mümin hem bunu hem kendi bedeni zayıflığını göz önünde bulundurarak melek ahlakıyla ve kararlılığıyla ilerleyecek.
Haram ve helaller Kuran’da bellidir. Kuran’da yazmadığı halde nimetleri haram kılmak şeytanın etkisiyle gelişmiş bir sistemdir. Ama Türkiye aydın bir ülkedir ve halkımız hurafeleri kabul etmez. Herkesin evinde gazete var, televizyon var. Açık ki kimse resmin, müziğin vs haram olduğu gibi hurafelere inanmıyor.
İngiliz derin devletinin ve uzantılarının 2018’de milletimize ve ülkemize karşı planlarına çok dikkatli olalım. Buna karşı hem gençlerimizi hem de halkımızı iyi eğitelim. Hazırlıklı olalım, kararlı olalım. Bunlar korkak halklara göre ayarlılar. Diğer ülkelerde bu yüzden işleri kolay oldu. Kabadayı ülkelere ise güçleri yetmiyor. Tayyip Hocam’a da iyi sahip çıkalım. Türkiye’ye bir şey yapamayacaklarını gösterelim. Bunlar, Türkiye’yi teslim almanın kapısı olarak Tayyip Hocam’ı teslim almayı düşünüyorlar. Bu yüzden Tayyip Hocam’ı kimseye vermeyeceğiz.
Allah çok fazla perde içinde gizlenmiştir. İnsanların bir kısmı bu perdelere bir kısmı da insanların çoğunluğuna takılıp gaflete düşüyor. Allah’ı 70 bin perde de olsa hepsinden görmek müminin vasfıdır. 700 bin perde de olsa mümin Allah’ı görür ve çok sever. Hiçbir şey mümine Allah’ı unutturamaz. Allah sonsuza kadar insanı yaşatacağı için bu dünyada alacağı terbiye çok çok önemlidir.
Vicdan kesintisiz devam eden vahyin adıdır. Allah her saniye mümine neyi yapması gerektiğini vahyeder. O vahye gönlü iyi bağlamak lazım. Duyulmayan görülmeyen vahiy olursa insan için kayıp olur. Hiçbir vahyi unutmamak göz ardı etmemek gerekiyor. Bu olursa o insan her şeyi kazanmış olur.
Tayyip Hocam İslam alemine açıkça gelin birleşelim çağrısı yapsın. Tayyip Hocam’dan başka İslam aleminin dertleriyle ilgilenen pek yok. Tayyip Hocam Müslüman ülkelerinin liderlerini Külliye’ye davet etsin, resmi olarak olmasa da “Siz İslam ülkeleri birleşsin diyor musunuz demiyor musunuz? Akan kanı, yapılan zulmü görmüyor musunuz?” diye sorsun. İslam ülkeleri liderlerinin çoğu ağır bir uyku halinde. Tayyip Hocam bu uykuyu kırmak için sık sık bunlara çağrıda bulunsun, İslam Birliği fikrine tüm dünyayı alıştırsın.

Adnan Oktar Diyor Ki... 21 Kasım 2017> Daha Fazla

Müslüman Kuran’la Müslümanların sayısının artmasını ister. Münafık ise Kuran’la Müslümanları dağıtmaya çalışır. Münafık ahmaklığı Kuran’ı haşa yok etmek için Kuran’ı kullanmaya çalışmasıdır. Münafık hiçbir şekilde Müslümanların bir başı olmasını ve toplu olmasını istemez.
Münafık kendine hep adam çağırır ki suçlu sayısı artsın diye. Kendilerinin karaktersiz olduklarını bildikleri ve 3-5 kişi oldukları için sürekli yanlarına adam çağırırlar. Münafık Müslümanların sayısının artmasını ve Müslümanların birlik olmasını istemez. Tek istediği Müslümanların dağılmasıdır. Ve en etkili gördüğü Müslümanlara kafayı takar. Bu çok büyük bir kahpelik ve alçaklıktır.
İnsan beyni samimiyeti gördüğünde hemen tanır. Kadın samimiyeti gördüğünde beyni, ruhu, bedeni açılır. Samimiyetsizlik gördüğünde ise o kişiyi müthiş itici görmeye başlar. O yüzden kadınlara karşı mutlaka samimi olmak gerekir. İkincisi de kadını putlaştırmamak, Allah’ın kulu olduğunu unutmamak önemlidir. Ve kadına her zaman koruyucu yaklaşmak, güven vermek, haysiyetini onurunu en güzel şekilde korumak gerekir. Bunun için de o kişinin akıllı, samimi ve Allah’tan korkan olması gerekir. O zaman Allah o kadının ruhunu sana açar.
Münafık o ahmak aklıyla Peygamber’den daha iyi düşündüğünü iddia eder. Hatta öyle akıl hastasıdır ki kendini haşa Allah’tan bile üstün görür. Allah’a dini öğretmeye kalkışacak kadar akılsızdır.
Allah duanın içten, samimi, candan, kendi duyacağı bir sesle, için için ve ihlasla olması gerektiğini Kuran’da bildirmiştir.
Hz. Mehdi’nin görevi adalet, güzellik ve sevgidir. Tüm dünyaya sevgiyi, merhameti, barışı, sanatı, güzelliği, sevinci, neşeyi hakim eder. Hz. Mehdi tüm güzel manevi unsurları coşturan bir insandır.
Ölümle birlikte keskin bir netlik artışı olacaktır. İnsan öldüğü andan itibaren bu dünyadaki hayatın bir rüya olduğuna kesin kanaat getirecektir.
Anneye ve babaya olan sevgi bilinen sevginin dışındadır. Anne-baba sevgisi apayrı bir boyuttur. Aile içinde tarif edilemeyen çok köklü, derin sadakate ve vefaya dayalı, derin merhamet ve şefkate dayalı bir sevgi bağı vardır. Sevgili sevgisi ise daha farklıdır. Beş duyuyla ifade edilen, derin tutkuya açık olan bir sevgidir. İnsan tutkuyu helaline duyar. Tutku uçsuz bucaksız delice bir duygudur. Şiddetli haz kaynağıdır. Şiddetli zevk veren bir nimettir.
Şeytan bağnazlıkla öyle bir kilitleme sistemi meydana getirmiş ki, “Dinden kaçtığın için kolaylık istiyorsun” diyor. Bu iddiayla ortaya çıkıldığında da iyi niyetli insanlar zorluk olmasını dinin şartı sanıyorlar. Peki o zorluğu uygulayabilir misin diyoruz, onu da uygulayamıyorlar. Oysa dinin kolay olduğunu bildiren Allah. Allah insanlara zorluk istemez.
Bağnazlık aslında koyu dindarlık adına belki de iyi niyetle yapılan ama için için insanların dinden nefret etmesine sebep olan şeytanın bir oyunudur. İyi niyetli insanlar Allah için her türlü zorluğa razı olacağı için şeytan büyük bir oyun kurarak insanları kuşatmış. Bağnazlık dinini yaşamaları durumunda insanları nefes alamayacak duruma getirmiş, insanların akın akın dinden kaçmasına sebep olmuştur.
Mehdi’nin kim olduğunu zaman gösterecek. İslam ahlakı dünyaya hakim olduğunda, İslam birliği oluştuğunda, Müslümanların önderi olan ve Hz. İsa ile birlikte namaz kılan kişiyi gördüğümüzde, “Allahualem bu kişi Mehdi” diyeceğiz.
Zeka değil akıl önemlidir. Dolandırıcılar, ünlü hırsızlar da çok zekidir ama akılsızdır. Akıllı insan kendisine ve çevresine zarar vermez. Aklın kaynağın Allah’ın hak dinidir. Müslüman için akıllı olmak için Kuran’dan başka yol yoktur. Kuran’a uyan ve samimi olan mutlaka akıllı olur.
Münafıklar Kalu Bela’da enayi ve keriz olarak yaratılmıştır. Münafık dünyada da ahirette de aşağılanır. Müminler ahirette münafıkların haline gülüyorlar, dünyada da gülecekler.
Allah 300 münafığı Peygamberimiz’in emrine vermişti. Gece gündüz nöbet tuttular, bir tabak yemekle kapıda hizmet ettiler, gazvelere katıldılar. Resulullah’ın ve Müslümanların müthiş zengin olmasına vesile oldular. Peygamberimiz’in ününü her yere yaydılar. 20 yıl boyunca Hz. Süleyman’ın şeytanları gibi Peygamberimiz’e hizmet ettiler. 20 yıl sonra, menfaatleri kesilince, bir anda “pardon yanlış yapmışız” dediler. 20 yıl boyunca yanlış yaptığını anlamayan katlamalı ahmaktır. Peygamberimiz dönemi münafıkları da ahir zaman münafıkları da ahmaklıklarına, enayiliklerine, kerizliklerine doymasınlar.
Her türlü manevi güzellik zorluklarla kazanılır. Sabır, cömertlik, şefkat, sevgi, merhamet hep zorluklarla kazanılan güzelliklerdir.
Din doğru anlaşılırsa insanlar arasında dostluk, kardeşlik, samimiyet, candanlık ve muhabbet getirir. Yanlış yorumlayan insan dini deccaliyet için kullanır. Doğru anlayan ve vicdanlı olan ise Mehdiyet için kullanır. Dini doğru anlayanlar ahir zamanda gerçek dinin tüm dünyaya hakim olmasına vesile olacaklar.
Çocuk olarak ahirete gidenler sonsuza kadar çocuk olarak kalır. Koşar, güler, oynar, kendi ruhunun gerektirdiği gibi yaşar.
Her hatırada hayır vardır, hepsinde bir eğitim, bir ders, bir hikmet vardır. Hepsinde mutlaka insanın ruhunu ve aklını açan hayırlı bir yön vardır. Düşünüp hayır yönlerini görüp ilerlemek için vesile olur.
Mümin iftiraya ya da kötü söze maruz kaldığında manevi derecesinde yücelme vardır. Zahiren horlanma gibi görülen olay mümin için yücelmedir. Müminin sağlığı sıhhati kuvveti artar, zenginleşirken kendince mümini aşağıladığını sananı ise çökertir.
Kadınlara karşı kurulmuş köklü bir erkek hakimiyeti var. Bunu da desteklemek için gelenekçi Ortodoks sistemde yüzlerce madde oluşturmuşlar. Yüzlerce maddeyle kadını aşağılıyor yüzlerce erkeği yüceltiyorlardı. Bizim Kuran ahlakını ortaya koymamızla bu fitnenin artık etkisi azalacaktır. Mehdi devrinde ise kadınlar için tam bir altınçağ olacaktır.
Allah atomu nasıl mükemmel bir detayla yaratıyorsa, hücrenin içinde nasıl muazzam işleyen bir düzen var ediyorsa, arıların peteklerini nasıl mükemmel bir matematik düzgünlükte yaratıyorsa ölümden sonra hayatı da aynı mükemmellikte yaratacaktır
Gerçek sevgiyi yaşamanın tek yolu samimiyettir. Her şeyin kilidi samimiyettir. Samimiyet demek vicdana direnmemek demektir. Vicdana karşı mantığı kullandığında simsiyah olur insan. İnsan hep vicdanını tercih edecek.
Boşnaklar bizim canımız. Türkiye’nin büyük bölümü Boşnaktır. İffetli, asil, nezih medarı iftiharımız olan mübarek bir topluluktur. Hepsi evladı fatihandır. Çirkin söz kullananlara bu sözleri iade ediyoruz.
Allah’ın küfür yaratması, münafık yaratması, müşrik yaratması mucizedir. Tarih boyunca tüm münafıkların aynı alametlere sahip olması mucize. Peygamberimiz dönemindeki münafıklara bakıyoruz, ahir zaman münafıklarıyla kahpelikleri, tipsizlikleri, hırsızlıkları, alçaklıkları hep aynı.

Adnan Oktar Diyor Ki... 20 Kasım 2017> Daha Fazla

İnsanın tavsiyeye, eleştiriye açık olması akıllı olduğunu gösterir. Her eleştiriyi Allah yapar. Mümin eleştiriyi fırsat ve nimet olarak görecek. Karşısındakini putlaştırınca o kişiye sinirleniyor, halbuki onu konuşturan da eleştiri yaptıran da Allah. Mümin her eleştiriden faydalanacak.
Müminin hedefi her zaman Allah’ı çok sevmek, Allah’ın hoşnutluğunu ve rızasını kazanmak ve Allah’ın bizi sevmesini istemektir. Müminin bu hedefinde kendisiyle birlikte olanlar kaderde yaratılmış kişilerdir.
Münafık dini kabul etmez. Sadece gösteriş onu ilgilendirir. Kimse görmediğinde namaz kılmaz. Ama insanlar görecekse namaza çok titizmiş gibi davranır. Münafık müminlerle münakaşa etmek için Kuran’ı öğrenir ve kullanır. Peygamberimiz, “Münafıklar Kuran’ı öğrenir. Kuran’la ilim ehliyle mücadele ederler” diye bildiriyor. Ahir zaman münafıkları da sırf kendi pis nefislerini savunmak için aptalca ve akılsızca kendilerince Müslümanların aleyhine Kuran’ı kullanmaya çalışırlar.
Sevgiyi yaşamayan insan yaşlanır. Beyin, göz, cilt, saç sevgiye göre yaratılmıştır. Sevgide tüm vücutta dinçlik ve dirilik meydana gelir. Sevgisizlik olduğunda ise tüm hücrelerde kanserleşme oluşur. Her hücre sevgiye göre yaratıldığı için sevgiyi görmeyen hücrelerde bir nevi intihar başlar. Sevgisizlik insanı çok hızlı çökertir.
İstediğin bir şey olmadığında insanın dünyayı değerlendirmesindeki düz mantığın o kadar doğru olmadığını görürüz. Hemen bir şey olmasını istiyorsun, yok illa takdir edilmiş vakti bekleyeceksin.
İnsanlara ve dünyaya önem vermemek lazım. Sadece iyi insanlara önem vermek yeterli. Tüm dikkati sabır ve kararlılıkla Allah’a tekzif etmek lazım. Dünya ilk bakışta eğlenceli gibi gelebilir ama Allah’ı unutursan hemen dünya insanı boğar. Allah’tan dikkati hiç kesmemek önemlidir. Aklı başında bir insan asla Allah’tan dikkatini ayırmaz. Allah ile bağlantıyı kesmek çok çok sıkıcıdır.
Akıl gücünü geliştirmek için beyni yormaya gerek yok, sadece çok çok dürüst olmak ve Allah’a asla ihanet etmemek gerekiyor. Gün içinde Allah’a ihanet etme konuları oluşabilir. Mesela başın ağrır, yorgunlaşırsın, gücün yetmez, birinden kötü söz duyarsın, ayağına bir şey takılır, başarılı olamaz, binbir türlü aksilikle karşılaşırsın. Kişi hep, haşa, Allah’ın bunu diye yaptığını düşünmesine gidecek olaylar yaşar. Aman aman, sakın sakın. Bu imtihan için mecbur olan, Allah’ın bizim sevgimizi yükseltmesi için meydana getirdiği nimetleridir. Sakın nankörlük, terslik, olumsuz düşünme, tek kelimeyle çok büyük bir akılsızlık olur. Boş yere kitlevi nimet kaybına sebep olur. Hem dünyada hem ahirette insana çok büyük zarar verir. Allah’ı hiçbir zaman bırakmamak gerekir. Hep müspet düşünmek lazım, çünkü Allah’ın her yaptığı müspettir.
Akıllı, samimi bir insanın eleştirisi kıymettir. Candan seven bir dostun bir insanın iyi olması için gösterdiği gayreti takdir etmek lazım. Ne güzel senin lehine senin göremediğini gören bir göz sana faydalı oluyor. Al o eleştiriyi başının üstüne koy. Ama sırf ahlaksızlık olsun diye karşısındakini mahcup etmek için eleştiri yapan olduğunda onun cevabını güzel bir şekilde vermek gerekir.
Allah’ı anlamak zor değildir. Sadece samimi olmak yeterlidir. Kendini sıkmadan, iki üç delille yeterli konsantrasyonu sağlar mümin. İnsan Allah’ın sanatının yüzlercesini bir anda düşünemez. Allah’ın sanatı düşünmekle bitirilebilecek gibi değil. Sırf hücreyi düşünmeye kalksak 60-70 yıl ömür yetmez. Tek bir mitokondrideki akıl dünyadaki tüm insanların aklından daha yüksek. Tek bir halının tüylerinde binlerce koyunun bilgisi var. Her gün Allah’ı dikkatlice, samimi bir ruhla izlemek gerekiyor. O zaman da Allah o kişiye müthiş bir bereket verir.
Allah atomda müthiş bir sanat yaratıyor. 15 milyar yıldır atom hiçbir besin almadan müthiş bir enerjiyle dönüyor, yörüngesinden hiç çıkmıyor, atomlar birbirine çarpmıyorlar. Tek bir maya proteinini insan incelese içinde apayrı dev gibi bir alem var. İşte Allah bu sanatı düşünüyor muyuz düşünmüyor muyuz ona bakıyor. Adam ekmek arası kokoreç yiyor ve hiçbir şey düşünmüyor. Allah’ın bu büyük sanatına rağmen hiçbir şey düşünmeden yaşayan insan, aslında her türlü belayı hak etmiş oluyor.
Allah insanı acz içinde yaratmıştır. İmtihanın gereği olarak hayat kolayca Kendisi’ne ulaşılacağı gibi olmaz. Nasıl engelli koşu yarışmasında çeşit çeşit engeller varsa, insanın Allah’a ulaşmasında da benzer zorluklar vardır. Dünyadaki bu yarışın zorlu olması şart. Kolay olunca dünyada eğitim almamıza gerek yok. Zorlu olması için de zihin dağınıklığı, beden yorgunluğu, insanların ters konuşmaları gerekir, küfrün münafıkların saldırısı gerekir, zayıf insanların ümitsiz konuşmaları gerekir. Ayrıca Allah başka perdeler de oluşturur. Mesela ahir zamana özel olarak dinsiz felsefe binlerce koldan mümine saldırıyor. Çeşit çeşit dinsizlik ve dini bozacak dini değiştirme akımları var. Mümin işte tüm bunların arasından aşarak Allah’a ulaşıyor.
Amerika değerli insanların yaşadığı bir ülke. Amerikan halkını seviyoruz. Sevmediğimiz ve karşı olduğumuz İngiliz derin devletidir. İngiliz halkını da, tüm Avrupa halkını da seviyoruz. Onlara karşı acımasızlığı savunanlara her zaman karşı olacağız.
Güzel yüzlü, temiz, nezih insanların topluma çok olumlu etkisi olur. Onlar uğurlu insanlardır, dolaştıkları yerlerde sadece oradan geçmeleri bile güzel bir elektriğe sahip olur.
Rap güzel bir müzik türü. Rap müzikte kullanılan sözler sevgi, merhamet, dostluk, kardeşlik, barış mesajları içerdiğinde etkisi de müthiş olur. Şeytan sevginin anlatılmasını istemez. Sevgiden bahseden her cümle, her ifade şeytana ilmen balyoz indirmektir.
Anlayışsızlık ve sevgisizliği deccal teşvik ediyor. Acımasız, sevgisiz, nefret dolu üslup yüzünden sanatçılar, sporcular yılıyor, insanların çoğu yurt dışına gitmeyi tercih ediyor. İnsanların üretim gücü kalmıyor. Sevgisizlik insanı bitaplaştırır, gücünü kırar. Tüm insanlara sevgiyle, şefkatle yaklaşmak gerekir. Kimse kimseye düşman olmasın. Bir insandan partisinden, düşüncesinden dolayı nefret etmek bir tür akıl hastalığıdır. Bu nefret çok anlamsız ve dehşet verici. Bu hastalığı el birlik olup ortadan kaldıralım.
Geleceğe yönelik idealim İslam Birliği’nin oluşması, kardeşliğin, barışın, sevginin her yeri sarması. Herkesin birbirini kendi kardeşi annesi babası gibi koruması. İnsanların mutlu yaşaması. Fakirliğin ortadan kalkması. Tüm insanların neşeli, heyecanlı, sanatın, estetiğin en güzel halinin bulunduğu ortamda yaşaması.
Sayın İsmail Kahraman’ı yeniden Meclis Başkanı seçilmesi vesilesiyle tebrik ediyoruz. Tüm hayatı dürüstlükle geçmiş, Erbakan Hocamız’ın çok sevdiği muhterem bir insandır. Karadeniz’in yiğitlerindendir. Allah uzun, hayırlı ömür nasip etsin, başımızdan eksik etmesin.
Affetmek mutluluk vericidir, sevindiricidir. Affetmemek can yakıcıdır, insanın sağlığını bozar, muhakeme yargı bozulur. Affetmek bizzat insanın kendi mutluluğu ve ruh sağlığı için hayatidir. Affedemeyen insan ruh hastası olur. Bir konuyu kafaya takıp unutmamak sinirleri alt üst eder. Affedip dinç yaşayacağına boş yere acı çekiyorlar. Takıntı ilk affetmeyeni vurur. Affedersen hem sen hem karışındaki rahatlar. Senin karşındakinde rahatsız olduğun hususu da yaratan Allah. Toplum sana affetmemeyi öğrettiyse bu şeytanın çirkin bir başarısıdır. Şeytana uyup kendini küçük düşürmeyeceksin.
Karşılıksız iyilik yapmayı sadece İslam sağlar. Egoistlikten kurtulmak, karşılıksız saygı, sevgi, iyilik sadece dinle mümkündür. Dinin dışında toplum yozlaşır, bozulur Allah esirgesin.
Tayyip Hocam’ın dindar olması, sürekli Kuran’la konuşması Allah’ın bir lütfu. O yüzden memleket bereketleniyor. İngiliz derin devletinin oyunlarını da çok iyi fark etti ve asla taviz vermiyor maşaAllah.

Adnan Oktar Diyor Ki... 19 Kasım 2017> Daha Fazla

Cennette Peygamberlerle hep birlikte olacağız, aynı sofralarda aynı mekanlarda olacağız. Dünyada çile çekiyorlar ama cennette sonsuza kadar itibarlı, sonsuza kadar çok sevilen olacaklar maşaAllah. İmam Mehdi de cennette çok sevilecektir. Peygamberimiz Mehdi için “cennetin tavuskuşudur o” diyor.
Tüm güç kuvvet Allah’ın elindedir. Allah’ın izniyle sevgi konusunda dünyaya önderlik etmeye, tüm dünyaya sevgi hakim oluncaya kadar gayret etmeye devam edeceğiz.
Musevilerin beklediği Moşiyah, hadislerde haber verilen Mehdi’dir. Mehdi hem Müslümanların hem Hristiyanların hem de Musevilerin manevi önderi olacaktır. Mehdi geldiğinde tüm insanlar barış içinde, birlikte kardeşçe yaşayacaklar.
Olumsuzlukları gören kişiler genellikle Allah’ın sanatını ve tevekkül etmeyi bilmezler. Her ters gibi görünen olayın hayırlı olduğunu bir çok insan bilmez. Allah Müslümana şer yaratmaz. Müminsen hepsi hayırlıdır. Yemek döküldü yiyemedim diyor, belki zehirlenecektin. Geç kaldım otobüsü yakalayamadım diyor, kim bilir Allah nelerden koruyor. Mümin için hiçbir işte şer yoktur.
Allah ile kopmaz bağlantının yolunu bulan asla sıkılmaz. Ama bunu düşünerek bulması gerekir. Allah ile bağlantının yolunu bulan çok güzel yaşar.
İngiliz derin devleti münafıkları kullanarak Müslümanlara zarar vereceklerini zannediyordu. Kullandıkları üç kağıtçıların, dolandırıcıların, sahtekarların sayesinde biz İngiliz derin devletini tüm kapsamıyla anladık ve deşifre ettik. Tuzakları ayaklarına dolandı.
Kıyamet oldu ve bitti, biz henüz o zaman dilimine gelmediğimiz için göremiyoruz. Fatih Sultan Mehmet dönemini bazı şuurlar yeni görüyor, başka zaman dilimlerinde. Biz kendi zaman dilimimizde ilerliyoruz ve yaşanmış bitmiş olan Kıyamete doğru gidiyoruz.
Allah ile bağlantısı olmayan hayat monoton hayattır. İnsan lokantaya gider, kayak yapar, araba yarışlarına katılır ama monotonluktan kurtulamaz, gittiği her yerde sıkılır. Mutluluğun sırrı sonsuz güzel sonsuz akıl sonsuz merhametli sonsuz sanatçı Allah’a tam bağlanmaktır. O zaman insan kömürlükte de yaşasa mutlu olur. Kuran’ın özü insanları mutlu etmek üzerinedir ve bu güzelliklerin hepsi monotonluğu ortadan kaldırır.
İnsanların hayatımı merak etmelerinin sebebi çok dindar aynı zamanda çok zengin bir ruha, delice bir sevgi anlayışına sahip olmam. Mutaassıp olmam, ama ufkumun çok geniş olması, sanatçı ruhumun olması. Bu yüzden insanlar nasıl yaşadığımı çok sevgi ve heyecanla merak ediyorlar.
Münafıklarda Allah’ın dalalete düşürücü ve helak edici isimleri tecelli eder. Müminlerde ise Allah bereketiyle, selam, iyilik, güzellik, hidayet olarak tecelli eder.
Ziyafet bir sanat sergisidir. Sadece yemek değildir. Hürmet, kalite ve sevgi gösterisidir. Ziyafeti bir sanat şöleni olarak değerlendirmek gerekir.
Aşk gururu kabul etmez. İnsan sevdiğine karşı saygılı, hürmetli, merhametli olur. Kuran’a göre mümin sevdiklerine karşı tevazulu, şefkatli ve merhametlidir. Küfre ve münafıklara karşı ise onurludur. Müminlere gurur yapmak Kuran ahlakına uygun değildir.
Münafıkların birlikteliği azılı dolandırıcıların bir araya gelmesidir. Hırsız, yalancı, homoseksüel ve dolandırıcıların bir araya gelmesi mucizedir. Görüntülerindeki korkunçluk da ibret vericidir. Kokuları da fiziki görünümleri de tiksinti verici derecede iğrençtir. Genellikle hepsi hayvan gübresi gibi kokarlar. Allah’ın müminlerin arasından bu pislikleri çekip alması Allah’ın Tahir isminin tecellisidir. Münafıkların ayrılması Allah’ın müminlere bir nimeti ve güzelliğidir.
Son dalga münafıklarda hırsızlık, yalancılık, ahmaklık ve kahpelik çok yüksektir. Bir insanın bu kadar yüksek karaktersizlik göstermesi mucizedir. Yalancı deyince insanlar tam anlamıyor, arada bir yalan söylüyor sanıyorlar. Münafıkta, merhaba dediği andan itibaren kesintisiz delice yalan söylemek vardır. Yalancılıkları abartılıdır.
Münafık kelimesinin temeli olan, nifak ne-fe-ka kökünden türemiştir. Nefeka kelimesi; tükenmek, ruhu çıkmak, ölmek, köstebeğin deliğine çıkıp girmesi gibi anlamlara gelir. Münafık demek ruhu çıkmış, ölü varlık demektir. Köstebeğin yuvasının iki kapısı vardır. Kapıların birinden girerken, öbüründen çıkar. Köstebek, çıkacağı bu kapıyı, başıyla vurup dışarı çıkmasına imkan verecek şekilde ince tutar ve bunu da başkası sezemez. Köstebeğin kaçmak için yaptığı bu ikinci kapıya nâfika denir. Münafık da kafasında hep kaçacağı kapıyı hazır tutar.
Cennette hep hareket ve canlılık vardır. Meyveyi koparırsın hemen yenisi olur, çiçekleri sürekli açar, ağaçlar sürekli hareketlidir. Bahar hakimiyeti vardır. Ama bu dünyadaki gibi sebebe ve sürece bağımlı bir bahar değildir. Cennette ağaçlar yaprak dökmez, meyveler yok olmaz. Cennette kesintisizlik, süreklilik hakimdir.
Fakirlik, işsizlik ve ekonomik krizler Mehdi çıkıncaya kadar bitmez. Fakirlik Mehdi ve İsa Mesih döneminde metafizik olarak Allah tarafından özel durdurulacak. Bunun dışında her dönemde her zaman imtihanın gereği olarak fakirlik ve yokluk olacaktır.
İmtihanda insanda meydana gelen fizik özelliklerin hepsi mucizedir. Öfkelenmek ve öfkeye hakim olmak ibadetin mühim yönlerinden birisi. Öfke hissinin olması başlı başına bir mucize.
Halklar, milletler temizdir. Derin devletler, sapkın ideolojiler zalimdir. Biz tüm halkları, tüm milletleri seviyor, hepsiyle dost olmak istiyoruz.
İncil ve Tevrat Allah’ın indirdiği hak kitaplardır. Kuran bu hak kitaplara hakem olarak indirilmiştir. Tevrat ve İncil’de yer alan bir bilgi, Kuran’da destekleniyorsa bu haktır. Kuran’da eleştiriliyorsa burada sapma olmuştur. Gençler Tevrat ve İncil’i okusunlar ama mutlaka Kuran’ın hakemliğinde okusunlar. Örneğin İncil’de Hz. İsa’nın ikinci kez gelişi var. Kuran’a bakıyoruz, Kuran’da da Hz. İsa’nın geleceği güçlü olarak anlatılıyor. İncil’de Hz. İsa’nın –haşa- Allah’ın oğlu olduğu yazıyor. Kuran bunu kesin olarak inkar ediyor. Bu şekilde Kuran’ın rehberliği ve hakemliğinde, İncil ve Tevrat’ı okuyabilirler.
Allah’ın gizli bela vermesi özel bir sanatıdır. Belayı hak edeni, zalimlik yapanı Allah mutlaka sessiz sedasız ezer.
Karaktersiz insanlar her zaman olacaktır. Pis bakanlar, pis konuşanlar her zaman olacaktır. Allah bu insanların hayvandan daha aşağı olduğunu bildiriyor. Bu tiplerin aşağılık kompleksinden kaynaklanan öfkesini kardeşlerimiz hiç kaale almasınlar. Gençler böyle nefret insanlarına karşı hem genç kızları hem de birbirlerini korusunlar, sahip çıksınlar. İyiler birbirlerine değer verip, ittifak etsinler.
Naim Süleymanoğlu mazlum, efendi, vatansever bir delikanlıydı. Allah onu cennetine alsın. Ailesine güzel bir sabır ve inşirah versin. Naim kardeşimizin bana selam gönderen güzel ailesine en içten selamlarımı iletiyor, Allah’ın onları rahmetiyle ve sevgisiyle kuşatmasını diliyorum.
Tayyip Hocam’ın NATO konusunda açıklamaları çok haklı ve doğru. Türkiye’nin öncelikli yapması gereken kendi savunma sistemini güçlendirmek, kendi savunma sistemini kendisi üretir hale gelmektir. Füzeyi vurabilen füze sistemlerini Türkiye kendisi üretmelidir.

Adnan Oktar Diyor Ki... 18 Kasım 2017> Daha Fazla

Rutinlikten Kuran’ın zengin dünyasıyla kurtuluruz. Kuran’a bağlanan insanın uçsuz bucaksız sonsuzluğa açılan bir sevgi ve güzellik anlayışı olur. Aksinde ise toplumun gereksiz kuralları, alışkanlıkları insanı monoton, rutin bir hayatın içinde boğar.
Kuran’a göre arkadaşlık velayet sisteminde olur. Karşındakini kendi annen baban kardeşin gibi koruyup kollayarak, derin sevgi, hürmet ve saygıyla sahip çıkmak Kuran’daki arkadaşlıktır.
Münafıklar Kuran okumaktan da okunmasından da hoşlanmazlar. Ama Allah tüm dirençlerine rağmen onları Kuran okuyan, ayet anlatan, paylaşan konumuna getiriyor. Müslümanların en etkili olanlarına kendi düşük akıllarınca eleştiri yapmak için Kuran okur ve anlatırlar. İstemeye istemeye Kuran’a ve İslam’a hizmet ederler. Bu da Allah’ın onlara muazzam bir tuzağıdır.
Bediüzzaman’ın 12 vekilinden biri olan Sungur Ağabey, Adnan Oktar’a: “Ne mutlu sana, mazi de müstakbel de seni alkışlıyor” demişti. Sungur Ağabey: “Sen (Adnan Oktar) küfre karşı sedd-i Zülkarneyn oldun, seni aşıp bize gelemiyorlar.” Sungur Ağabey: "Daha önce biz biraz geri duruyorduk, risalelerden başka kitaplarla ilgilenmiyorduk. Fakat neşriyat (yayınlar) aleminde Harun Yahya'nın (Adnan Oktar) eserlerinin elmas hükmünde olduğunu gördük maşaAllah."
Laiklik Kuran’ın bir hükmüdür. Kuran’da bildirilen “Senin dinin sana benim dinim bana” ayeti laikliğin en güzel açıklamasıdır.
Sabır rahatsız olarak yapılmaz. Sabır tahammül değildir. Sabır Allah’tan razı olarak yaşanır. Sevinç içinde olduğunu bilerek, hayır olduğunu düşünerek davranmak güzel bir sabırdır. Allah bu sabrı makbul görür.
Sayın Devlet Bahçeli’den Allah razı olsun. Deccaliyete karşı Hükümetimize tam destek vermesini rica ettik ve milletimizin bu ricasını yerine getirdi. Şu anda çok milli ve yerli Hükümetimiz var. Saadet Partisi ve Büyük Birlik Partisi’nin de bu ittifak içinde yer alması çok güzel olur. Sayın Bahçeli maşaAllah çakı gibi delikanlı, çok hayati bir dönemde çok güzel hizmet veriyor. Tayyip Hocam’ım ve Sayın Bahçeli’nin ömrüne verilen bereketin nedeni İslam’a Kuran’a hizmet etmeleridir. Allah ömürlerini uzun etsin.
Münafıkların tek mücadelesi sadece çok faydalı gördükleri Müslümanlarladır. Münafık PKK’ya karşı, Darwinizme karşı, Rumiliğe karşı, dinsizliğe karşı tek kelime söylemez. Sadece Müslümanları hedef alır, Müslümanlar içinden de en faydalı gördüğü kişileri hedef edinir.
Kuran’da münafıklar net olarak aşağılanmıştır. Müminler de Kuran ahlakının gereği olarak münafıkları aşağılar. Aslında müminler münafıkları anlattıklarında var olanı anlatıyorlar. Münafıkların kokuları, görüntüleri, bakışları tiksinti vericidir, bedenlerinde sayısız patoloji ve iğrençlik vardır. Allah’ın münafıkları böyle tiksinti verici yaratması mucizedir. Allah Kuran’da münafıkları hayvana benzetmiştir, gerçekten fiili olarak görünümleri ve tavırları da hayvan gibidir.
Genç müzisyenler için sokaklarda sanatlarını rahat icra edebilecekleri ortamlar sağlanmalı. Belediyeler müzisyenler için alttan ısıtmalı, rahat edebilecekleri özel yerler ayırırsa çok güzel olur. Sokak sanatçıları ülkenin neşesi ve sevincidir.
Kiliselere, Sinagoglara her yerde sahip çıkmak gerekir. Musevilere, Hristiyanlara karşı saldırgan tutum çok korkunç. Hepsi bize emanet, mazlum insanlar. Müslüman, Kitap Ehli’ne rahatça ibadetlerini yapabilmeleri için imkan sağlamakla sorumludur. Bayramlarında onları tebrik etmek, ziyaretlerde bulunmak, güzellik sunmak Müslüman ahlakının gereğidir. Musevi ve Hristiyan müminleri korumak Allah’ın Kuran’da emridir. Müslüman sadece zulmedenlerle mücadele eder bu mücadele de ilimle, irfanla, kanunla, hukukla olur.
Suriye sınırına yapılan duvar bir Seddi Zülkarneyn hükmündedir ve ahir zamanın mühim alametlerinden biridir. Zülkarneyn de dönemin anarşistlerine, teröristlerine karşı set inşa etmiştir. Bazı insanlar konunun önemini tam anlayamıyorlar ama dünyanın gözünün önünde bir ahir zaman alameti daha gerçekleşiyor.
Hz. Musa’yı yaratan Allah aynı anda Firavun’u yaratıyor. İkisine de gücü veren Allah. Hiç kimse Allah’ın emrinin dışına çıkamaz. Şu tarihte şu münafık şu şu eylemleri yapacak diyor Allah, münafık bunu aynısıyla yapar. Dışına çıkamaz.
Bize göre biz dev bir evrende yaşıyoruz, bir başkasına göre ise tüm evren bir iğne ucu kadar. Her gözden Allah bakar. Her atomda Allah görür, her atomda Allah duyar, her atomda Allah hisseder. Her atom bir evrendir. Atom küçüktür diyorlar, bir de atomun içindekilere sormak gerekir, onlar için devasa olan bir evren içinde yaşıyorlar. Kardeşlerimiz asıl olarak Allah’ı sevmek üzerinde dursunlar. Tomasin’i seviyoruz, Allah’ın tecellisini seviyoruz. Bahçedeki çiçekleri seviyoruz, Allah’ın tecellisini seviyoruz. Sevginin sınırını kaldırıp sonsuza açılacak coşkuyla sevmek gerekir. Allah sınırlı sevgi istemiyor. Allah’ı sonsuza açılan bir aşkla sevmemizi istiyor.
Allah kesin var. Bazı insanlar “Allah’tan önce ne vardı?” diyorlar. Zamansızlığı düşünmedikleri için bu soru akıllarına takılıyor. Allah Katı’nda önce ve sonra yok, tek bir an var. Öncesi sonrası kavramları modern fiziğe göre de yok. Zaman insan için yaratılmış bir kavram. Sonsuz kısa zamanda, yani bir an içinde, sonsuz uzun zaman yaşanıp bitmiş durumda.
Şirk, Allah’ın gücünün vicdansızca reddedilmesidir. Allah’ın gücünün dışında güçler olduğunu düşünmektir. Mesela hastadır, “bu ilacı alır iyileşirim” diyor. Hastalığı kim yarattı; Allah. İlacı kim yarattı; Allah. İlacı nerede içiyorsun, beyninde. Beynindeki ilaç görüntüsünün şifa yarattığını iddia edersen bu şirk olur. Şifayı yaratan Allah’tır, ilacı vesile eder.
Naim Süleymanoğlu yiğit, kalender, güzel ahlaklı bir delikanlıydı. Aslanımıza Allah’tan rahmet diliyoruz. Allah inşaAllah onu cennetine alsın. Ailesine de sabr-ı cemil ve inşirah nasip etsin.

Adnan Oktar Diyor Ki... 17 Kasım 2017> Daha Fazla

Şeytan İslam dışı her konuyu sanki İslam'da var gibi göstererek insanlara çok büyük bir oynadı. Nerede bir anormallik varsa, hepsini insanlara sanki İslam'da varmış gibi kabul ettirdi. Şeytanın çökmesi gelenekçi İslam anlayışının çökmesiyle başlar. Şeytanın sol kolu Darwinizm, sağ kolu da gelenekçi İslam anlayışıdır. Şeytan bu tuzaklarıyla İslam alemini mahvetmeye çalışıyor. Biz tam bu aşamada devreye girerek, şeytanın bu oyununu bozuyoruz elhamdülillah.
Hz. Hızır'ın cilt rengi yeşildir. Normal cilt renginde olsa herhangi bir insan sanılabilir ama cilt rengi yeşil olunca tereddütsüz Hz. Hızır olduğunu anlıyor insanlar. Hz. Hızır yarı balık yarı insan görünümündedir. Toplantılara da o kıyafetiyle katılır. Devletlerin yıkılması ve devletlerin kurulması konularında görevlidir. Hz. Hızır'ın katıldığı toplantılar "yakaza" halinde yani uykuyla uyanıklık arası bir halde gerçekleşir.
Kendini sıkmadan, kendini Allah’a bırakıp “Ya Rabbi Kendini bana çok sevdir” diyene Allah Kendisini çok sevdirir. Ama kendini sıkmamak önemlidir. Kendini sıkmayacak, şirke girmeyeceksin. Sevgiyi Allah’tan isteyeceksin.
Pişmanlıkla mükemmellikler oluşur. Bir heykel yapmak gibidir. Taş parçasını pişmanlıkla vurur koparırsın, bir daha koparırsın. Pişmanlıkları vesile ederek taşın altındaki o güzelliği ortaya çıkarırsın. Müslüman için her pişmanlık hayırdır.
Umursuz olmak çirkin bir ahlaktır. Umursuzluk o insanın bencil olduğunu gösterir. Bencil olmak sürünmek demektir, kir demektir, karanlık demektir. Umursuz yaşamak çok onursuz ve aşağılayıcı yaşamaktır. Egoist ve umursuz olmak faciadır.
Allah Müslümanları dünyaya kendi güzel ahlaklarını görmesi için getiriyor. Müslümanın iyi bir insan olduğunu görmesi ve bu iyi ahlakını sevmesi bir güzelliktir. Mümin iyiliğini muhafaza etmekten, iyiliğini göstermekten zevk alır ve iyi bir insan olduğunu bildiği için kendisini sever.
Kötülüğe sessiz kalmak tehlikelidir. Allah’ın emri iyiliği emretmek, kötülükten de insanları sakındırmaktır. Bu yüzden her insan doğruyu, iyiliği anlatmakla sorumludur.
Altıncı his vicdandır. “İçimden bu iş doğru değilmiş gibi geliyor” diyor, işte o Allah’ın kalbine ilhamıdır. Bu ilhamın bir sesi yoktur. Yazılı da değildir. Ama her insan bir şeyin kötü mü yoksa iyi mi olduğunu anlar.
Sanat icra edildiğinde durup bakmamak, dinlememek çok büyük bir nezaketsizliktir. O sanatı icra eden kişi bir güzellik sunuyor. İnsanları mutlu etmek için sanatını ortaya koyuyor. Sırf küstahlık, züppelik, ukalalık olsun diye kibirden kaynaklanan bir tavırla sanatçıyı muhatap almamak bir ahlaksızlıktır. Sanatçıya karşı kabalık terbiyesizliktir.
Zor durumda bir insana yardımcı olmak için o kişiyi tanımaya gerek yoktur. Darda olan bir kişiye hemen yardıma koşmak gerekir. Özellikle de bir genç kız, kadın ya da çocuk zor durumdaysa hemen yardım etmek gerekir.
Kadınların imtihanı daha zor. Onlar daha naif, daha hassas varlıklar. Her konuda daha duyarlıdırlar. Rengi, kokuyu, görüntüyü detaylarıyla fark ederler. Onları ezmeye çalışanların da sayısı fazla olduğu için imtihanları daha güçlü oluyor.
İngilizler kibar, nezih, kaliteyi bilen güzel bir halktır. Benim eleştirim ve üzerinde durduğum konu İngiliz derin devletidir. Bu bela, güzel İngiliz halkının da çok canını yakıyor.
Kendini tamamen Allah’a bırakan insana Allah samimiyeti ilham eder. Allah’a kendisini bırakamayan insanların her şeyinde bir anormallik olur. Bir sıkıntı, rahatsızlık duyuyorsan Allah’ın ilhamından uzaklaşmışsın demektir.
Mehdi ve talebelerine 30’un üzerinde deccal musallat olacaktır. Mehdi talebeleri hem küfürle hem münafıklarla fikri mücadele halinde olacaktır. Peygamberimiz, insanların Mehdi talebelerinden uzak duracaklarını, onlarla iş yapmak istemeyeceklerini, evlenmek istemeyeceklerini anlatıyor. İnsanlar son döneme kadar Mehdi talebelerinden hep uzak duracak. Bu da onların imtihanının kıymetidir.
Avcılık bir vahşettir. Kuşu, tavşanı beyninden vurmanın neresi zevkli ve spor olabilir? Avcılık spor değil suç sayılsın. Canlı bir varlığı vurarak, katlederek spor yapılmaz. Keklik, tavşan, keçi veya herhangi bir canlı vurmak kesinlikle kabul edilemez. Bir tavşanı katletmeyi spor olarak görmek vahşettir.
Hayatın kısa olması yaşlanmanın çabuk gelmesi insan için büyük bir nimet. Daha uzun olsa dünyada çok sıkılırdı insanlar. Allah hayat çabuk bitsin bir an önce ahirete, yani gerçek hayatımıza, kavuşalım diye insanlara nimet olarak dünyayı kısa yaratıyor.
Münafık huzursuz, dengesiz ve yalancıdır. Dengesizlikleri hem konuşmalarından hem bakışlarından belli olur. Münafığın yalancılığı hayret verici derecededir. Kaplumbağaya bindim dünyayı dolaştım tarzında yalanlar söyler. Münafıkların hırsızlıkları da ünlüdür. İnsanlar bunları çocukluklarından itibaren hırsız olmalarıyla tanır.
Kötülüğün olması iyiliğin olması için şarttır. Allah iyinin kıymetinin anlaşılması için kötülüğü yaratır. Deccal olmasa Mehdiyet olmaz. Münafık olmasa mümin olmaz. Münafık çok pis bir ahlaksız, mümin ise çok temiz bir karakterde. İkisi arasındaki muazzam fark müminler için çok değerli bir alamet oluyor.
Ortadoğu’da bir çok ülkede din kulaktan dolma bilgilerle yaşanıyor. Dans, güzellik, bilim, sanat, dekolte haram diyorlar. Neye göre diyoruz, öyle öğrendik diye cevap veriyorlar. Böyle olmaz, din kaynağına göre yani Kuran’a göre yaşanır.
Maddiyatın mutlulukla bağlantısı yoktur demek samimi olmaz. Mümin Allah rızası için yaşar, maddi imkanları varsa bunu da Allah için harcar. Bu da güzel bir mutluluk sebebidir. İhtiyaç içinde olanlara yardım etmek, sevdiklerini mutlu etmek, güzellik oluşturmak için maddiyatı kullanır. Bu anlamda, maddiyatın mutlulukla bağlantısı vardır.
Kadınların çoğu korku içinde yaşadıkları için farklı savunma mekanizmaları geliştiriyorlar. Önce kadınları baskıdan kurtarmamız, güvenli bir hayat sunmamız gerekiyor. Sokak baskısını, toplum baskısını, aile baskısını, gelecek korkusunu genç kızların üzerinden kaldırdığımızda onlar da hayat bulacak, çok rahat yaşayacaklar inşaAllah.
Tartışmacı insanların ruhu anarşi içindedir. Bunlar kavgacı, gerilimli, adeta cehennem ateşi içinde yaşıyor gibidirler. Böyle insanlar itici oldukları için kimse tarafından sevilmezler ve yalnız yaşarlar.
İran, Türkiye ve Rusya’nın ittifak etmesi uzun süredir gündeme getirdiğimiz bir konu. Bu ittifak İngiliz derin devletinin bölgedeki tüm planlarını bozacaktır.
Münafık sadece Müslümanlarla uğraşır. Münafığın görevi sadece Müslümanlara saldırmaktır. Münafık küfürle, dinsizlerle, derin devletle hiç ilgilenmez, sadece yanından ayrıldığı müminlerle uğraşmayı hedef edinir. En çok da Peygamberimiz (sav)'e ve sahabelere dikkat verir. Münafık Kuran ayetlerini hep Müslümanlar ve Peygamber (sav) aleyhinde -haşa- kullanır. Allah'ın münafıklara yönelik indirdiği ayetleri münafıklar -haşa- Peygamberimiz (sav)'e ve sahabelere yönelikmiş gibi kullanıyorlardı. Münafık aşağılık, haysiyetsiz ve kalleş olduğunu bilir ama kendini kandırarak bunu görmezden gelir. Münafıklara yönelik ayetlerin de kapsamını çok iyi bilir ama sadece kalleşliğinden ve aşağılık karakterinden dolayı kasten bu ayetleri müminlere karşı kullanır. Peygamberimiz (sav) döneminde kurdukları Dırar Mescidi'nde de münafıklar hem ahlaksızlık yapıyorlar hem homoseksüel ilişkiye giriyorlar hem de cinayet tasarlıyorlardı. Sonunda Allah hepsini cehennem çukuruna doldurdu.
Çocukları aklı başında insan olarak muhatap almak önemlidir. Çocuklara önce saygı duymak, onlara değer vermek, hürmet göstermek ve sonra onları sevmek gerekir. Aksinde çocuğun dengesi bozulur, kendine ve çevresine zarar verebilir. Çocuğa mutlaka değer verildiğini onlara hissettirmek gerekir. Allah’ı çocuklara sevdirmek, bütün nimetlerin Allah’tan geldiğini onlara öğretmek ve çocukların daima Allah’la bağlantıda olmasını sağlamak gerekir.
İngiliz Derin Devleti'ni alenen şeytan yönetiyor. İngiliz Derin Devleti'nin yöneticileri trans haline geçip şeytanla bağlantı haline geçerler. Şeytanı -haşa- Allah’tan daha güçlü görürler. Şeytanın dünyadaki hakimiyeti olarak görürler. Derin devletlerin başında hep şeytan olur ve şeytan onları yönetir. Irak ve Suriye'de kan akıtılması, Mısır'ın, Libya'nın perişan edilmesi hep şeytandandır.
İnsanlar iman zaafiyeti ya da imansızlıktan dolayı isyankar bir ruha bürünürler. İman eksikliği olduğunda dünyanın başıboş olduğunu düşünür ve her insanı potansiyel tehlike olarak görürler. Her an bir hastalık, bir bela, bir saldırı olacağı korkusuyla dehşet ve korku içinde yaşarlar. Onun getirdiği stresle de saldırgan olurlar. En ufak bir öfkede can havliyle saldırgan ve şüpheli tavırlar sergilerler. Bu durum tevekkülsüzlüğün insanda nasıl bir tahribata sebep olduğunu gösterir.
Tayyip Hocam İngiliz Derin Devleti'ni geceli gündüzlü nezaketiyle anlatıyor. Tebrik ediyoruz. MHP'yi de Tayyip Hocam'a desteğinden dolayı defalarca tebrik ediyoruz. Tarihi ve hayati bir görev yapıyorlar. Devlet terbiyesine uygun şekilde hareket ediyorlar. Deccal'in karşısında Devletin Reisi'ni korumak farz olur.
Işığın sebebi güneş değildir. Dünyada güneş olması, imtihanın gereği olarak bizim makul görmemiz içindir. Güneş tamamen sebep olarak yaratılmış bir sistemdir. Madde kendinden ışıklıdır, ışık beynimizde oluşur. Güneşin aydınlatıcı özelliği de yoktur aslında, güneş sadece dalga yayar, ve güneş zifiri karanlıktır. Isısı da yoktur. Tamamen beynimizdeki ve ruhumuzdaki algı ve görüntülerden ibarettir. Cennette de sebebe ihtiyaç olmadığı için, güneş sadece süs olarak vardır cennette.

Adnan Oktar Diyor Ki... 16 Kasım 2017> Daha Fazla

Darwinist materyalist sistemin ruhsuzluğunu ve gelenekçi Ortodoks sistemin insanların neşesini elinden alan sistemini fikren ortadan kaldırırsak beyin göçü olmaz. İnsanlar güzelliği, sanatı, neşeyi aradıkları için sanatı gördükleri yere gitmeyi tercih ediyorlar. Allah’ın izniyle 3-5-7-9 yıla kadar Türkiye çok değişecek.
Allah’a güvenen insanın güveni güzeldir. Kendi özüne güvenen insan sıkıntılı, ızdıraplı ve acılı bir hayat yaşar. Kendisini şirk koşmasının bereketsizliği hep üzerinde olur.
Dinsiz açıkça düşüncesini söyler. Münafık dindar görünümlü olur, Müslümanların arasına girer, sonra da kahpece ve alçakça Müslümanlara saldırır. Münafık kahpece Müslümanların arasında hedef alacak kişiler seçer, bu da Müslümanların birbirinin değerini daha iyi görmelerine vesile olur. Müslümanlar daha da şevklenip neşelenirken, münafıklar içten içe çürümeye devam eder.
Peygamberimiz döneminde müşrikler ve münafıklar, küçük akıllarınca Kuran’ı beğenmiyorlardı. Peygamberimiz’den Kuran’ı değiştirmesini istiyorlardı. O yüzden Peygamberimiz, “Benden bir söz yazmayın” diye vasiyet bırakmıştı.
İnsan aklını Allah ile beraber tutarsa o zaman o kişiyi Allah mucize olarak hikmetli konuşturur. İnsanın Allah ile hiç bağını koparmaması, kalbinin hep Allah ile olması lazım. Kendi konuştuğunu düşünen insan konuşmakta zorlanan, kendisini de çevresini de üzen bir üslup kullanır. Allah’tan uzaklaşan insan hayrı şer, şerri hayır görür, kafası karmakarışıktır, şüphecidir, her konuşmasında bir ima vardır. Kendini Allah’a bırakan insanın ise her sözü ferahlatıcıdır.
Çocuklar okula neden gittiklerini bilmedikleri için sıkılıyorlar. Derslerin mutlaka filmlerle olması, çocukların rahat koltuklarda oturması, istedikleri gibi giyinip gelmeleri gerekir. Çocuk okula gittiğinde muhteşem bir görgü ve kalite kazanacağını, genel kültürünün artacağını, çok sevilecek bir insan haline geleceğini bilmeli.
Sevginin tarif edilmesi mümkün değildir. İmanla ve akılla doğru orantılı olarak sonsuza açılan bir zevktir. Karşındaki kişiyi Allah’ın varlığının tecellisi olarak gördüğünde sevgi oluşur, bunun dışında sadece sevgi taklidi ve heves vardır.
Haram ve helaller insanı insan yapan güzelliklerdir. Haram ve helaller sayesinde helalin güzelliğini haramdan uzak durmanın rahatını yaşıyoruz. Haram ve helaller sayesinde dünya kat kat güzelleşir.
Hastalıklar olmasa insanların çoğu kibirden azgınlaşır. Hastalık insanın dünyadan geçmesini, tevazulu olmasını sağlar. İnsan nefsi azgındır. Hastalık bu azgınlığı frenleyen en etkili vesilelerden biridir.
Müminde özgüven değil Allah’a güven vardır. Tamamen Allah’a güvenerek hareket ettiğinde mükemmel bir akıl ve mükemmel bir görünüm meydana gelir. Özgüvenliyim diye ortaya çıkan insanların çoğu çok sıkıntılı yaşar. Allah’a kendini bırakan güzel ve huzurlu yaşar.
Münafıkları Darwinizm, materyalizm, PKK, Türkiye’nin bölünmesi tehlikesi hiç ilgilendirmez. Varsa yoksa en etkin gördüğü Müslümanlarla uğraşırlar. Bu da Müslümanların şevkini arttırıyor. Allah Müslümanların şevki, gayreti, azimleri artsın diye böyle mahlukları yaratıyor. Müslümanın tarihinde nitelikli münafıklarla mücadele varsa o mümin için bu çok büyük bir şereftir.
Münafıkların varlığı müminlerin imanın, Kuran’ın, Müslümanların kıymetini daha iyi anlamalarını sağlar. Münafık atağı olduğunda müminlerin birbirine olan sevgisi ve bağlılığı artar. Münafık atağıyla Müslümanlar, Peygamberimiz dönemindeki zorluğu, imtihanı daha iyi kavrar.
Şehitler nasıl şehitleri bekliyorsa, münafıklar da kalbinde hastalık olanları seçer ve onları etkilemek için uğraşır, onların kendilerine gelmesini beklerler. Münafık hem önde olan, güçlü Müslümanı seçer ve hedef alır. Hem de zayıf olduğunu düşündüğü kişileri sürekli etki altına almaya çalışır
Münafıkların küfre ve dinsizliğe karşı hiç enerjisi yokken, Müslümanlarla mücadele ederken aşırı enerjik olurlar. Sabah namazına kalkmaz ama Müslümanlarla uğraşmak için sabahlara kadar bilgisayar başında oturur. En azgın küfürden dahi rahatsız olmaz ama Müslümanların dağılması, ayrılması için delice gayret gösterir. Küfrü değil Müslümanları hedef almaları münafıkların en ayırt edici özelliğidir.
Allah’ın sanatı Allah’ı anlamak için çok güçlüdür. Kökü görülmeyen bir mandalina ağacının en üst dallarına kadar tüm yaprakları beslemesi, karanlık toprağın içinden vitamini suyu bulması, tek tek mandalina çekirdeklerini inşa etmesi muazzam bir sanattır. Sadece bunu gören insan hemen Allah’a yönelir. Bu kadar detaylı sanatı olan Allah’ı haşa önemsiz gibi görmek insanlar üzerindeki şeytanın etkisinden kaynaklanıyor. Yolun kenarındaki bir çiçek, kedi, müminler, münafıklar, kafirler, Allah dünyada her bir detayda binbir farklılık yaratıyor.
İman zenginliği olmadığı durumda maddi zenginlik uğursuzluğa döner. Türkiye’nin en önemli ihtiyacı manevi atılımdır. Allah sevgisi, Allah korkusu, iman hakikatleri, Kuran mucizeleri, Darwinizm’in geçersizliğini anlatan bir eğitim sistemi olması şart.
Gençlere tek tavsiyem Allah’ı çok sevsinler. Bunun dışında mutlu olamazlar. Allah unutulduğunda sürekli aksilik, terslik, mutsuzluk olur.
Her şeyde bir hayır vardır. Allah her şeyi bir dengeyle yaratır. Mümin için hayırsız hiçbir şey olmaz.
İnsanın kaderi bir video kaset gibidir, o kasetin dışına çıkamaz. Kaderimi değiştirdim dediğinde de kaderinde olanı yaşıyordur.
Bizim programımızda Kuran’la çelişen bir husus yok, ama gelenekçi Ortodoks sistemle çelişir. Çünkü bizim hayatımızda kadına saygısızlık, haşa kadını hayvan yerine koyan, sanatı, bilimi, kaliteyi düşman gören bir anlayış yok. Kuran hayata sevinç, neşe, güzellik, saygı ve sevgi getirir. Bizim hayatımız Kuran'a, Peygamberimiz dönemi İslam anlayışına tam uygun.
Vicdanına gelen ilhamı herkes anlar. Allah anlayabileceğimiz açıklıkta ilham eder. İnsan kendisi de kendisinden rahatsız olur vicdanına uymadığında. Vicdanına uyan insan her zaman makul ve tutarlı olur. İnsanların bazıları işine gelmediği, çıkarıyla çatıştığı için vicdanlarına uymuyorlar.
Kadına şiddeti önlemek için, Darwinist eğitimin önüne geçmek gerekir. Kadınlara -haşa- insanla hayvan arası bir varlık denmesi felaketin başıdır. Bu şekilde -haşa- kadına “insana benzeyen hayvandır” demiş oluyorlar. Bu yanlışın düzeltilmesi için gelenekçi İslam anlayışını düzeltip Kuran'a dayalı gerçek İslam anlayışını tüm dünyaya hakim kılmak gerekir. Gelenekçi İslam anlayışındaki hurafelere dayalı anormal hükümlerin yanlışlığının insanlara anlatılması gerekir.
Meleklerin nefsi yoktur, saf vicdanla hareket ederler. Melekler Allah'tan sürekli vahiy alırlar ve vahye göre hareket ederler.
Münafıkların bütün dikkati Müslümanlara yöneliktir. Küfür, dalalet münafıkları hiç ilgilendirmez. Şeytan münafıkları hep en hayırlı faaliyetleri yapan kişilere yöneltir. Bunun sonucunda da münafıklar bedenen çöker hastalanırlar, cehennemleri genişler, belaya adım adım adım yaklaşırlar. Müminler ise gitgide güçlenirler, gençlikleri, güzellikleri, nurları ve etkileri daha da artar.
Müslümanın geleceğe yönelik planlar yapması makbuldur. Mehdiyet bir plandır ve müjdelenmiştir. Bunun için iman hakikatlerini anlatalım, Kuran mucizelerini anlatalım, Darwinizmi etkisiz hale getirelim, bu yönde ilmi konferanslar verelim tarzında planlar yapılması son derece güzel olur.
"Üf" denildiğinde etrafa negatif elektrik saçılır. Bu kelime negatif bir kelimedir. O yüzden şahsın hem kendisine kasıcı ve boğucu etki eder hem de etrafındaki insanları bunaltır. Negatif insanlarda sıkıntıya sebep olur. Ama mümine bir etkisi olmaz, mümin bilakis daha da güçlenir. Her zaman olumlu, hayırlı üslup kullanmak gerekir. Elhamdülillah, Allah’a şükür demek kalbi ferahlandırır.
Daima pozitif, olumlu, samimi, müjdeleyici konuşmak lazım. İnsanları korkutan, tedirgin eden ya da bilmişlikle ifade edilen üsluplardan kaçınmak gerekir.
Kişi vicdanının sesiyle, nefsinin sesini hemen ayırt eder. Kişi nefsinin sesine uyduğunda hemen üslubu kararır, yüzü ve bakışları kararır. İçi rahat değildir, bir melanet hakim olur bütün zihnine. Vicdanın sesi ise kişiye bir nevi Allah'ın vahyi gibidir. Vahyi dinleyenin yüzünde nur olur, bir melek ifadesi olur, içi ferahtır.
Sıkıntı, gerilim, mutsuzluk Allah’ın unutulduğunun bir alametidir, bir alarmdır. Kişiye Allah'ı unuttuğunu hatırlatır. Kişi Allah’ı sevdiğini, Allah’tan korktuğunu düşünürse, o mutsuzluk ve sıkıntı hemen üstünden gider.
Bütün kainat, bütün alemler, bütün varlıklar Allah’ın kontrolündedir, hepsi Allah’a boyun eğmiştir. Allah hepsini görür ve duyar. Allah sonsuz akıldır.
Çocukların küçük yaştan itibaren şuurları açık oluyor. Çocuklara aklı zayıf varlıklar gibi davranmayıp insan gibi davranıldığında sağlıklı olurlar. Kuran’ı da çocuk yaştan itibaren gayet iyi anlarlar.
İslam’ı anlatırken önce iman hakikatlerini ve Kuran mucizelerini anlatmak gerekir. Önce samimi dost olmak, arkadaşlıkla yaklaşmak lazım. Önce kendini sevdirecek, sonra Allah’a olan inancını pekiştirecek, sonra da Kuran’ın kolaylığını anlatacaksın. İlk başta dinin hükümlerini anlatarak konuya girmek etkili olmaz.
MİT’in isimsiz kahramanları her yerde kol geziyor. Bu isimsiz kahramanların hepsini tebrik ediyoruz. Allah ömürlerini uzun ve hayırlı kılsın.
Gelenekçi inancında kadına değer verilmemesinin sebebi yetersizlik ve kaybetme korkusudur. Ama bu kaybetme korkusu kadının sevgisini kaybetme korkusu değil. Kadını malı gibi gören, eşyayı kaybetme korkusu gibi bir şey. Bu yüzden kadını ne kadar çirkinleştirirse o kadar elinin altında tutabileceğine inanıyor. Bir kadına bu bakış açısıyla yaklaşmak zulümdür.
Allah insanların vicdanına sürekli bilgi akıtır. Kesintisiz gelen bu vahye samimi olarak uyarsak doğru yolda oluruz.
Kuran Müslümanlığı tüm Türkiye’ye zeminde yayılmış durumda. Gençlerimiz, halkımız Kuran’ın ruhunu tam aldılar. Dekolte giyinen bir çok insan Allah sevgisini, cennet özlemini, sevgi ve kalite arayışını çok güzel yaşıyor. Bu, Allah’ın bize nasip ettiği bir başarıdır. (A9TV; 16 Kasım 2017)
Kuran yeterli değildir demek haşa Allah’ın aklını ve ahlakını anlamamaktan kaynaklanıyor. Haşa Allah unuttu, Allah bilmiyor, Peygamber biliyor diyorlar. Allah sonsuz merhamet, sonsuz şefkattir, sonsuz akıldır. Peygamberi de yaratan Allah’tır, Peygamber Allah’tan bağımsız değildir. Kuran’a karşı gelen bu anlayış yüzünden Allah İslam alemine rahatlık ve bereket vermiyor. Kuran’a uyduğumuzda kolay bir din oluyor, olmaz böyle diyorlar. Dini kolay yaratan Allah. Kolaylık Allah’tan rahmet. Allah’ın yarattığı dini haşa beğenmiyorlar. Din zor olmalı diyorlar. Din zor olduğunda uyuyor musun peki diyoruz, yok o zorluğa da uyamam diyorlar. Allah bu samimiyetsizliğin karşılığını mutlaka verir.
Karşısındaki kişinin samimiyetsizliği, anlamazlıktan gelmesi, kendisine gereksiz eziyet etmesi, rahat güzel yaşayabilecekken şeytana uyup kendine zorluk çıkarması durumunda müminde o kişiye karşı hamiyet olabilir. Müminlere bir saldırı olduğunda, münafık atağı olduğunda da müminlerde bir gazap duygusu oluşabilir. Müminin kızgınlığı ancak bu durumlarda olabilir.
Şehitlerimizin şehadeti kutlu olsun. Biz dünya şartlarında imtihana devam ederken onlar ne güzel Resulullah ile, Hz. Hamza, Hz. Ali, Hz. Osman ve diğer şehitlerle sohbet ediyorlar. Ne büyük nimet, ne büyük güzellik.

Adnan Oktar Diyor Ki... 15 Kasım 2017> Daha Fazla

Cennette tutku ve sevgi sonsuzluğa açılan en yüksek hazdır, ama her insan imanına ve aklına göre tutkuyu yaşar. Peygamberlerin ve veli insanların yaşadığı zevk çok yüksek olur.
Gençlere her konuyu öğretiyorlar ama asıl hayati konuları öğretmiyorlar. Gençlere tutku, derinlik, aşk, sevginin, kalitenin, olgunluğun öğretilmemesi bir felakettir. Bu güzellikleri öğretmemek gençleri başı boş bırakmaktır.
Allah için çalışan insanda yorgunluk olmaz. Allah için yaşayanın özel bir kuvveti olur. Bu muazzam bir mucizedir. Allah için çalışanın kafası da bedeni de dinç olur.
Deccaliyet insanları düşünemeyecek hale getiren bir sistem oluşturur. Sabah uyanıp fırlayıp sokağa çıkıyor, iki saat kuyrukta bekliyor, iki saat trafikte gidiyor, kutu gibi bir beton yığınının içine giriyor, saatlerce bilgisayar başında tıkır tıkır yazı yazıyor, akşam oluyor yine kuyruğa giriyor, saatlerce trafik sonrasında eve dönüp ancak uyuyabiliyor. Görünürde mecburi böyle olması gerekirmiş gibi bir sistem oluşturarak, deccaliyet insanların ruhunu, düşünme gücünü ellerinden alıyor. Kuran ahlakına göre yaşandığında böyle tekdüze, sıkıcı ve zor bir hayat olmaz.
Münafıklar çok enaniyetlidir, ama ibret olarak Allah bunların fiziki görünümlerini de çok iğrenç kılmıştır. Normal bir insanda acizlik olarak ortaya çıkabilecek şeyler, münafıklarda en iğrenç, en pis, en itici şekilde ortaya çıkar. İnsanlar yanlarında durmaya tahammül edemez.
Münafıkların kendi aralarındaki çatışma çok şiddetlidir. Birbirlerinden nefret eder, birbirlerine tahammül edemezler.
Allah bana 300’ün üzerinde 65 bin sayfadan oluşan bir külliyat yazmayı nasip etti. Bu kitaplar 100’den fazla ülkede satılıyor. Kitaplardan hazırlanan 1000 internet sitesi var. Siteleri her ay 47 milyon insan ziyaret ediyor. Münafıklar fitne fesatla, pislikle vakit geçirirken müminler her an hayır üzerine faaliyet yapıyor.
Müminler bütün halinde yaşayacak şekilde tek bir bütün olarak yaratılmıştır. Hücreler nasıl birbirlerinden ayrılamazsa, müminler de birbirinden ayrılmaz, bütün olarak yaşarlar.
Vicdanı temiz olan, samimi olan, ruhu olan herkes cennet ehlidir.
Darwinizim, Deccaliyetin dinidir. Deccaliyetin dinini ellerinden almış olmamız, Allah’ın bize lütfettiği çok önemli bir başarıdır. İkincisi de tüm dünyaya Kuran’ın yeterliliğini anlatmamızdır.
Gençlerin giyim tarzına karışmak münasebetsizliktir. Bazıları hem gençlerin tarzını anlamıyorlar hem de kendi zevksizliklerini gençlere dayatmak istiyorlar. Gençler güzelliği gayet iyi biliyor ve uyguluyorlar. Kimsenin karışmaması gerekir.
100 bine yakın gençle görüşme yaptık. Hepsi modern, sevgi dolu, barış ve arkadaşlıktan yana. Kadınların değer görmesini istiyor, dini seviyorlar. İşte bu Kuran Müslümanlığının ve Mehdiyetin gürül gürül geliştiğinin ispatıdır.
Alkol yıkıcı bir maddedir. Vücuda girdiği andan itibaren tahribat yapar. Alkol her geçtiği yeri yakarak geçer. Epitel dokuda ölüm meydana getirir. Bu her organın muazzam zarar görmesi demektir.
Fedakarlık yapana enayi gözüyle bakan aslında kendisinin ne kadar karaktersiz olduğunu bilir. Fedakar olan insana herkes bilinçaltında saygı duyar ve beğenir. Mühim olan beyindeki bu kanaattir.
Allah Kuran’da bilgiyi, kültürü, güzel ahlakı ve gelişmeyi her yönüyle teşvik eder. Müslüman alim, bilgili, görgülü ve kültürlü olur.
Samimi olan insan aklı başındadır, nezaketi bilir, sözün nereye gideceğini bilir. Her ağzına geleni söylemek açık sözlü olmak değildir, patavatsızlıktır. Samimi ve açık sözlü insan sözün güzel olanını seçer ve karşısındakini asla incitmez.
Parçalanmak hep felaket getirir. Küçük lokmalar haline gelmek yutulmayı kolaylaştırır. Müslümanlar tam tersine sürekli birleşmeli, bir olarak büyümeli. Suriye, Irak, Türkiye de birlik olacak inşaAllah.
Tebliğ yaparken karşıdaki insanın söylediklerini değil beynini esas almak lazım. Dili hayır dese bile, beyni mutlaka olumlu etkilenecektir.
İnsan mutlu ederek mutlu olur. Mutluluğun anahtarı sevdiklerini mutlu etmektir.
Peygamberlerin tebliğinin durdurulamaması Peygamberliklerine delildir. Peygamberimiz onlarca savaşa giriyor, zırhsız savaşıyor, tamamen Allah korumasında. Kuran’ın korunması, dünyaya yayılması, mükemmel bir sistem getirmesi de Peygamberliğin delillerindendir.
Şeyh Mehmet Efendi, Şeyh Nazım Kıbrısi Hazretleri’nin bize güzel bir emanetidir. Kendisi dünyadan geçmiş, nezih, kaliteli, samimi, dindar, güzel huylu, güvenilir bir mümindir. Kendisini çok seviyoruz. Allah onu her zaman hidayetiyle ve nuruyla sarsın.
Gelenekçi Ortodoks İslam anlayışında kadınları yarım varlık görme anlayışı hakim olduğu için kadına saygı duymuyorlar. Bu yanlış zihniyete göre kadın akıl sahibi değil, konuşması yasak, gülmesi yasak, dışarı çıkarsa yolun ortasından yürümesi yasak, kadın bir şey diyorsa bunun tersini yapmak şart, kadının camdan dahi bakmaması gerekiyor, cehennemin çoğu kadınlarla dolu... Böyle çirkin telkinler verilince toplumda kadın sevgisi kalkıyor, kadına şiddet artıyor ve homoseksüellik yaygınlaşıyor.
Münafık karakterini gözle görüyor olmamız Allah’ın ayetini görüyor olmamız açısından güzelliktir. Ayetlerde anlatılan münafık iğrençliğini, vicdansızlığını, alçaklığını, hainliğini canlı canlı görüyoruz.
Müslümanların cemaat halinde olması Kuran’ın bir emridir. Benim bu konuda ölçüm, hangi camia dinsizliğin felsefesi olan Darwinizm’i ortadan kaldırmak için var gücüyle mücadele ediyorsa, İslam Birliği’ni sürekli gündemde tutuyorsa, Mehdiyeti Mesihiyeti müjdeliyorsa o camiayla ittifak etmek gerektiğidir. Böyle bir camia bizim dışımızda pek olmadığı için biz ön plana çıkıyoruz. Bizden başka da küfrü ve münafıklığı hedef alan neredeyse kimse olmadığı için İngiliz derin devletinin, münafıkların, küfrün en çok dikkatini çeken oluyoruz. Tüm ataklara rağmen sarsılmadan ilerliyoruz.

Adnan Oktar Diyor Ki... 14 Kasım 2017> Daha Fazla

Kadınlar çok fedakar ve yiğittirler. Sevginin karşısında yapmayacakları yoktur. Cesaretleri ve sabırları çok yamandır. Allah’ın ihtişamlı, güzel, en sanatlı tecellisidir kadınlar.
Allah sevgisini zor kazanılan bir şey gibi göstermek olmaz. Allah’a çok dürüst olacaksın, çok dürüst seveceksin, kendini samimi O’na bırakacaksın. O zaman Allah seni sever ve çok sevilen insan yapar.
İnsanları mutlu eden, meşru olan her şeyi kabul ederiz. Meşruysa, hoşuna gidiyorsa, gerçekten mutluluk veriyorsa insanları sınırlandırmamak gerekir.
Mehdi ve İsa Mesih’in vefatından sonra dünyada bozulma çok şiddetli olacak. Sanat, güzellik, teknoloji her şey geri gidecek. O dönemde sadece vahşet, saldırganlık, anarşi, gasp, ahlaksızlık hakimiyeti olacak.
Kadınlara çok zulmediliyor. Aşkın sanatçısı kadınlar feci şekilde eziliyorlar. Kuran’da emredildiği gibi herkes herkesi korusa kadınlar çok rahat yaşarlar.
Allah, Allah korkusunu yüksek derin sevgi için ister. Yüksek derin sevgiyi Allah’a sunduğumuzda tam kurtuluş oluşur. Allah’ı seven her şeyi kazanmış demektir.
Ak Parti’nin Atatürk’ü sevmesi ve savunması çok doğaldır. Atatürk de Ak Parti de modern Kuran Müslümanlığını savunur, ideolojileri aynıdır. Atatürk aleyhine yapılan konuşmaları milletçe hiç bir zaman kaale almayız.
Kötülükten sakınmak, iyilik yapmak farzdır. Biz sürekli iyilik yapacak şekilde yaratıldık. Mümin iyilik yapmadığında nefes alamaz, boğulur. Mümin iyilik yaptıkça sevgi hazzı alır, bu sevgi tatmini de ferahlamasını sağlar. Mümin bu ibadeti yaparken cennet zevki alır.
Her yerde zenginlik olsa, her yerde cömert insanlar olsa iyiliğin değeri o kadar iyi anlaşılmaz. Pintilerin, mal hırsı yapanların olması cömertlerin kıymetini arttırır.
Hiçbir münafık rahat yaşayamaz. Özellikle atağa geçme evresinden sonra münafıkların hayatı çok çekilmez ve itici olur.
Allah’ın inkar edenlere verdiği ekonomik imkanlar onların hayrına değildir. Genellikle çoğunda malı ve mülkü biriktirip yığma hırsı vardır. Hayatları boyunca bunları kaybetmek korkusuyla huzursuz yaşar.
Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | HarunYahya.net | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, Sayın Adnan Oktar’ı referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top