1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12    
Filmler
İsme Göre Sırala Tarihe Göre Sırala
Toplam 338 Eser
Kategori Seçin :
ADNAN OKTAR'IN AKŞAM GAZETESİ RÖPORTAJI (Nisan 2008)
 

Sayın Adnan Oktar, Akşam Gazetesi röportajına Türkiye’de insanların huzurlu ve mutlu yaşamalarını istediğini belirterek başlamıştır. Yahudilik ve Masonluk isimli kitabının çıktığı dönemde kendisine yöneltilen iddiaların askeri hastane kararı ile geçersizliğinin ortaya çıktığını belirtmiştir. BAV camiasının mukadessatçı, maneviyatçı ve Atartkçü olması nedeni ile farklı görüşte olan kişilerin çeşitli iddialar öne sürdüklerini belirtmiştir. Türkiye’de hiçkimsenin BAV davası ile ilgili iddiaların doğruluğuna inanmadığını, hatta insanların bu iddiaları gülünç bulduğunu açıklamıştır. Yargılanan kişilerin ellerinden, yüzlerinden nur akan, trafik suçu bile olmayan kişiler olduğunu vurgulamıştır. BAV davasında yargılananların emniyette gözaltında bulundukları sırada avukat olmadan, zor ve baskı altında ifadeleri imzaladıklarını ve bu nedenle ifadelerin hukuken geçerli olmadığını belirtmiştir. Kendisine Fethullah Gülen hakkında yöneltilen soruları cevaplamıştır. Sayın Adnan Oktar hakkındaki yurtdışına çıkış yasağı ile ilgili soruya, hiçbir şekilde yurtdışına çıkmayı düşünmediğini, bugüne kadar böyle bir girişimi olmadığını, “ben öleceğimi bilsem Türkiye’den çıkmam, vatanımı bırakmam’ sözleri ile cevap vermiştir. BAV davası süresince Ebru Şimşek’in öne sürdüğü iddiaların doğru olmadığını ve bunun 2. Ağır Ceza Mahkemesinin kararı ile ispatlandığını ve bu konuda beraat edildiğini belirtmiştir. Geçmişte kendisine yönelik yapılan kokain komplosundan beraat ettiğini ve bu konunun araştırılması gereken bir konu olduğunu vurgulamıştır. Röportajın sonuna doğru Adnan Oktar bir gününü nasıl geçirdiğini anlatmıştır.  

 
 
   
ADNAN OKTAR'IN AL BAGDADI RÖPORTAJI -1- (Nisan 2008)
 

Sayın Adnan Oktar bu röportajında siyasete olan bakış açısını açıklamış ve siyasetten uzak durduğunu, kendisinin İslam’ı ve Allah’ın birliğini anlatan bir yazar olduğunu söylemiştir. İslam aleminin biraraya gelmesinin, Türkiye’nin öncülüğünde büyük İslam Birliğinin oluşturulmasının, Türkiye’nin bölgede süper güç olarak anarşi ve terörü durdurmasının, bütün İslam alemini kardeşi olarak çok iyi koruyup kollamasının önemli olduğunu belirtmiştir. Masonluk ile ilgili görüşlerini açıklamıştır. Fikren ve manevi olarak İslam aleminin Sayın Adnan Oktar’ın eserlerine ve çalışmalarına derin desteği olduğunu belirtmiştir. İslamın hakimiyetinin 10-20 yıl içinde gerçekleşeceğini, İslam ahlakının bütün dünyaya yayılacağını söylemiştir.  Sünni ve Şii ayrımının Masonların bir oyunu olduğunu detaylı olarak açıklamıştır. Sayın Adnan Oktar ‘Şiiler son derece halis, mulis tertemiz sağlam Müslümanlardır. Sünnilerde son derece sağlam ve tertemiz Müslümanlardır. Birbirlerinden farkları yoktur. Hepsi Elh-i kıbledir, Aynı Allah’ı ve aynı peygamberi severler. Hepsine çok büyük derin bir muhabbetim vardır’ sözleriyle açıklamada bulunmuştur. Sayın Adnan Oktar bütün İslam alemine bu röportaj vesilesi ile sevgi ve selamlarını gönderdiğini belirtmiştir. 

 
 
   
ADNAN OKTAR'IN AL BAGDADI RÖPORTAJI -2- (Haziran 2008)
 

Sayın Adnan Oktar, Irak, Suriye ve Filistin’e yayın yapan, Al-Bağdadi isimli Irak televizyonunda yayınlanan roportajında İslam dünyasında yaşanan sorunlarla ilgili çok önemli açıklamalarda bulundu. Türk-İslam Birliğinin Müslümanların karşı karşıya kaldığı tüm sorunların kesin çözümü olacağına ve söz konusu birlik tesis edilmedikçe bu sorunların artarak devam olacağına dikkat çekti. Sayın Adnan Oktar ayrıca ahir zaman alametleri, Hz. Mehdi’nin çıkışı, İslam ahlakının yeryüzünde ne şekilde hakim olacağı ve Altınçağ’da yaşanacaklarla ilgili sorular üzerine çok çarpıcı yorumlarda bulundu.

 
 
   
ADNAN OKTAR'IN AL BAGDADI RÖPORTAJI -3- (Temmuz 2008)
 

Sayın Adnan Oktar bu röportajda; dünya üzerinde yaşanan olayların hiçbir şekilde kendi başına gelişmediğini, savaşların, ihtilallerin organize edildiğini, hatta savaşın başlamasının ve bitişinin de planlı olduğunu; Birinci Dünya Savaşı’nın, İkinci Dünya Savaşı’nın, benzer şekilde Fransız İhtilali’nin masonlar tarafından gerçekleştirildiğini, pek çok kişinin Marx’ın, Lenin’in, Hitler’in, Mussolini’nin mason olduklarını bilmediğini, bu kişilerin asla başıboş olmadıklarını anlatıyor. Masonların özellikle Müslümanları hedef aldıklarını, kendisini de hedef aldıklarını ama başarılı olamadıklarını söylüyor. Sayın Oktar, Türkiye’de bu kadar iftira ve komploya maruz kalmışken ve uluslararası alanda da bu kadar ilgi görüyorken yurt dışına çıkmayı düşünüp düşünmediği sorusuna ise; buradaki mazlum insanları masonların eline bırakarak, Marksistlerin eline bırakarak, komünist Ergenekon örgütünün eline bırakarak Türkiye’den gitmeyeceği ve sonuna kadar mücadele edeceği, güzel günlerin yakında olduğu cevabını verdi. Ayrıca mezheplerle ilgili olarak yöneltilen soruya kapsamlı bir açıklamada bulundu. Türk İslam Birliği çerçevesinde Musul, Kerkük, Irak ve İsrail konularına da değindi.

 
 
   
ADNAN OKTAR'IN ALHURRA TV RÖPORTAJI (8 Nisan 2008)
 

Irak'ın en çok izlenen TV kanallarından biri olan Al Hurra Televizyonuna verdiği röportajda Sayın Adnan Oktar, İran-Amerika gerginliğinin çözümü, Kıbrıs’ın geleceği, masonların gündemdeki olaylar üzerindeki etkisi gibi konuların yanısıra Avrupa Birliği’nin gerçekte her türlü dine karşı olduğu, Birliğin Türkiye’ye olan yanlış bakış açısının nasıl değerlendirilmesi gerektiğine de değiniyor. Fikir özgürlüğünün önemi, Türkiye’deki azınlıklar konusunun değerlendirilmesindeki yanlışlıklar gibi birçok konudaki sorulara birbirinden önemli cevaplar veriyor. Sayın Oktar’ın röportajda yer alan ve Türkiye’deki birliğin korunmasının önemi ile ilgili bazı sözleri şöyledir: ... Alevi vatandaşların ibadet özgürlüğüne, yaşam özgürlüğüne hem destek olunmalı, hem saygı duyulmalı, bunu yaşadığında hiçbir sorun olmaz bir Alevi için. Aynı şekilde Kürt vatandaşlar için de böyle. Kürtler genelinde çok dindar, efendi insanlardır, çok mazlum, son derece saygılı insanlardır. Anadolu insanının genelinde bu vardır. Misafirperverlikleri, sevecenlikleri, herkesin malumudur. Gitsin herhangi bir insan, gidip baksınlar. Çok farklıdır Kürt vatandaşlarımız. Ama ben tabi ki Kürt, Türk, Laz böyle bir karışım görmüyorum sadece Türk Milleti vardır. Benim çocukluğumda böyle birşey hiç bilinmezdi. Biz eskaza duyardık bir insanın kökeninin Kürt olduğunu ve bizi hiç ilgilendirmezdi. Bu sistem yine geçerli. Kürt de olsa, Laz da olsa, şu da olsa bu da olsa, Çerkez de olsa bunların hepsi ben Türk’üm dedikten sonra, Türkçe konuştuktan sonra Türk vatandaşıdır ve birinci sınıf vatandaştır. Birlikte bereket vardır, birlik olmada, bölünmede uğursuzluk vardır. Bölünme kötü birşeydir. Bölünme güçsüzlük getirir, acı getirir, azap getirir. Kürt kardeşlerimizin de bunu istememesi lazım. Eğer kökenine biraz daha inerse o zaman Sümerlere gidecek, Hititlere gidecek. Hitit birliği mi olacak o zaman Sümer Birliği mi olacak. En sonuna giderse Hz. Adem’e gidecek. Demek ki hepimiz kardeşiz.

 
 
   
ADNAN OKTAR'IN AL JAZEERA TELEVİZYONU İÇİN VERDİĞİ RÖPORTAJ - Arapça Yayın (06.08.2007)
 

 
 
   
ADNAN OKTAR'IN AL JAZEERA TELEVİZYONU RÖPORTAJI (06.08.2007)
 

Sayın Adnan Oktar'ın 6 Ağustos 2007 tarihinde Al Jazeera Televizyonuna verdiği röportajın tamamını buradan izleyebilirsiniz. Sn. Adnan Oktar'ın hayatı, ailesi, kitapları konusundaki sorulara verdiği cevaplar, komünist bölücü örgüte karşı ilmi mücadelenin önemi gibi çok çeşitli açıklamalarını bu röportajda dinleyebilirsiniz.

 
 
   
ADNAN OKTAR'IN AL JAZEERA TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (12 Temmuz 2008)
 

 
 
   
ADNAN OKTAR'IN AL JAZEERA TV RÖPORTAJI - 2
 

Al Jazeera Televizyonu ile yeni bir röportaj gerçekleştiren Adnan Oktar Malta Şövalyelerinin gerçek yüzünü, masonluk ile bağlantısını, gizli dünya hükümetinin varlığını açıklıyor. Masonluğun kendini gizlemek için aldığı çeşit çeşit isimlere dikkat çeken Adnan Oktar olayların asıl kökeninde masonluğun yer aldığını, masonluğun İngiltere'de Amerika'da ve Fransa'da çok güçlü olduğunu, faaliyetlerin İsrail'deki localardan yürütüldüğünü anlatıyor. Halkın dikkatini dağıtmak için Malta Şövalyesi, Tapınak şövalyesi gibi daha ılımlı, anlaşılmaz bir imaj veren, dikkatleri dağıtmak için kullanılan terimler olduğunu ancak bunlarla vakit kaybetmek yerine asıl dikkat verilmesi gerekenin masonluk kurumu olduğunu vurguluyor.

 
 
   
ADNAN OKTAR'IN ALMAN ART TV RÖPORTAJI (9 Mart 2008)
 

Alman ART televizyonunun Sayın Adnan Oktar ile gerçekleştirdiği bu özel röportajda Sayın Oktar, insanı insan yapan en önemli özelliğin Allah için, Allah’ın rızası için yaşaması olduğunu açıklıyor. Milyonlarca fosile bakıldığında tek bir tane bile ara fosilin olmadığı hepsinin canlıları Allah’ın yarattığını gösterdiğini anlatan Adnan Oktar bunun evrim teorisine indirdiği darbeye dikkat çekiyor. Peygamberimiz (sav)’in hadislerinde ahir zamanda yani kıyamete yakın zamanda gerçekleşeceği bildirilen yaklaşık 300 alametin neredeyse tamamının oluştuğu ve bunun da Hz. İsa’nın gelişine işaret ettiğini de anlatıyor.

 
 
   
ADNAN OKTAR'IN AMASYA TV RÖPORTAJI (Temmuz 2008)
 

Amasya TV’nin sorularını cevaplayan Sayın Adnan Oktar, Allah yolunda mücadele ederken birtakım zorluklarla karşılaşmanın Peygamberlerin sünneti olduğuna değindi. Evrim teorisinin sahte bir teori olduğuna da dikkat çeken Adnan Oktar, aklı, şuuru olmayan atomların kendi kendilerine hiçbir şey meydana getiremeyeceklerini, bunu ileri süren evrimcilerin çok zorlama, akıl dışı izahlara başvurduklarını vurguladı. Yazar ayrıca evrim teorisinin Sümerlerden beri süregelen sapkın Pagan inancı olduğunu, evrimcilerin iddialarının aksine yüz milyonlarca yıllık canlılarda hiçbir değişiklik yaşanmadığını, ele geçirilen milyonlarca fosilin bunu ispatladığını anlattı. Bunların dışında, gündemdeki siyasi olayları da yorumlayan Adnan Oktar, Türkiye’nin yakın gelecekte Türk-İslam aleminin lideri olacağını müjdeledi.

 
 
   
ADNAN OKTAR'IN ART TV (UŞAK) RÖPORTAJI (Ağustos 2008)
 

Sayın Adnan Oktar, Uşak ART TV’de yayınlanan bu röportajında; kendisinin asıl isteğinin, bütün insanların Allah’a inanmaları,  Allah’ı sevmeleri, Allah’tan korkmaları olduğunu, çünkü Allah’ın varlığının apaçık olduğunu, Allah’a inanılmamasının çok büyük bir mucize ve çok şaşırtıcı bir şey olduğunu anlattı. Allah’ın müminlerin sevgilisi, biricik aşkı olduğunu söyleyen Sayın Oktar, o aşkla insanın, Allah rızası için gerekirse kendisini ateşe de atacağını, hapse de gireceğini, bunun aşkın bir ifadesi olduğunu sözlerine ekledi. Aşkın ancak çileyle, zorluklarla en iyi ifade edildiğini, onun için nerede zorluk, nerede çile, kendisinin de orada olduğunu, her zaman mücadelesine devam edeceğini anlattı. Yaratılış Atlası eserinden sonra Tony Blair’in, sosyalist görüşlerinden dolayı insanlar tarafından sevilmiş ve seçilmişken tam bir Kuran aşığı haline geldiğini, Protestanlıktan Katolikliğe geçtiğini ifade etti. Allah’ın, milletimizi, Türküm diyen herkesi sanki manevi bir himmet altına aldığını, Türklerin İslam’ı en güzel şekilde yaşadıklarını, en makul, en adil, en tutarlı ve örnek ahlaka sahip, tertemiz bir millet olduğunu açıkladı. Allah’ın Türk milletinin bahtını açık kıldığını, milletimizin kaderinin çok güzel olduğunu, bir hayli çileyle eğitildiğini, şimdi sultanlık döneminin yaklaştığını, Türk milletinin dünyanın sultanı olacağını müjdeledi. Bunun sevgi sultanlığı olacağını ve bu konuda dünyaya örnek olacaklarını ifade etti.

 
 
   
ADNAN OKTAR'IN ASIA RFA RADYOSU RÖPORTAJI (Haziran 2008)
 

ABD Parlamentosu tarafından 1950’lerde kurulan Radio Free Asia, Asya’da konuşulan 9 dilde ve İngilizce olarak yayın yapıyor. Sayın Adnan Oktar RFA ile yapılan röportajında, Türk-İslam Birliği’nin ne kadar önemli olduğu, bu birliğin hem üye ülkelere hem de dünyaya ne gibi faydalar sağlayacağı hakkında çok önemli açıklamalarda bulunuyor. Ayrıca önümüzdeki yıllarda bu konularda çok önemli gelişmeler olacağı ile ilgili müjdeler de veriyor. Sayın Adnan Oktar, sorulan bazı sorular üzerine Türk Cumhuriyetlerinde 100 yıl süren komünist eğitimin ardından İslam ahlakına ne kadar büyük bir yöneliş olduğunu, özellikle Doğu Türkistan ve Azerbaycan gibi ülkelerde komünizmin tam tersi etki yaptığını, insanların İslam’a daha fazla yönelmelerine vesile olduğunu vurguluyor. Sayın Oktar, röportajda Çin’in Doğu Türkistan başta olmak üzere o coğrafya üzerindeki ülkeler üzerindeki şiddet politikalarının bir an önce sona erdirilmesi için neler yapılması gerektiğini çok detaylı olarak açıklıyor. Ayrıca önümüzdeki günlerde bu yönde çok yoğun çalışmalar başlatılacağı müjdesini de veriyor. Sayın Adnan Oktar çeşitli Türk lehçelerinde yapılan kitap, belgesel, konferans, sergi vs çalışmaları hakkında bilgiler veriyor ve eserlerin Türk-İslam coğrafyasındaki etkilerinden bahsediyor. Ayrıca önümüzdeki yıllarda Azerbaycan’dan başlayacak olan bir Türk-İslam Birliğinin de müjdesini veriyor.

 
 
   
ADNAN OKTAR'IN AZERBAYCAN APA HABER AJANSI RÖPORTAJI (Ağustos 2008)
 

Sayın Adnan Oktar, Azerbaycan Haber Ajansıyla olan bu röportajda; Türk İslam Birliği kurulmadığı sürece bölgede akan kanın durmayacağını, bunu geciktirmenin insanları vebal altında bırakacağını ifade etti. Kafkaslarda yaşanan son olaylarla da, Allah’ın, birlik olunmadığında neler olacağını bizlere gösterdiğini söyledi. Ermenilerin kardeşimiz olduğunu, yıllarca bir arada iç içe yaşadığımızı, hala kiliselerinin her yerde durduğunu, sonradan masonların birtakım oyunlarıyla bu hale gelindiğini ve sorunun tamamen suni olduğunu ifade etti. Rusların, Gürcülerin güzel insanlar olduklarını, son günlerde yine masonların oyunlarıyla tedirgin hale geldiklerini, bu insanların üzülmesinin son derece gereksiz olduğunu, kurulacak birlikle tüm bölgedeki insanların bolluk, bereket ve huzura kavuşacaklarını açıkladı. Yaratılış Atlası isimli eserinin 4. cildinin hazır olduğunu, aslında diğer ciltlerini de hemen bitirebileceğini ama özellikle 1 ve 2. cildin iyice özümsenmesini, anlaşılmasını istediğini söyledi.

 
 
   
ADNAN OKTAR'IN AZERBAYCAN AYNA GAZETESİ RÖPORTAJI (Ağustos 2008)
 

Sayın Adnan Oktar Azerbaycan Ayna gazetesiyle olan bu röportajda; İslam Devleti ile İslam toplumu arasındaki farkı anlatırken, Türkiye’nin halkı Müslüman olduğu için bir İslam toplumu olduğunu fakat devletin laik yapıda olduğunu ve böyle de olması gerektiğini açıkladı. Toplumun genelinin inancının esas olduğunu ve Türkiye’de de genelin laikliği istediğini, buna saygı duyulması gerektiğini söyledi. Bir Budist’in Türkiye’de idarenin Budist sisteme göre olmasını istiyorum deme hakkının olmadığını, bir Musevi’nin de böyle bir talepte bulunamayacağını, aynı şekilde bir Müslümanın da Türkiye’nin Kuran’la yönetilmesini istemesinin uygun olmayacağını, çünkü toplumun çoğunluğunun laikliği istediğini anlattı. Farklı inançlara sahip tüm insanların görüşlerini açıklamakta özgür olması gerektiğini ancak başka insanları zorladıkları takdirde bu tavrın uygun olmayacağını da sözlerine ekledi. Farklı sorulara verdiği cevaplarda; Vehabilerin ve şiilerin dini yaşamada çok titiz olduklarını, terörün savunma adına da yapılsa kalleşçe bir yöntem olduğunu, İslam dini ile hiçbir şekilde bağdaşmayacağını vurguluyor. Sayın Oktar kendisinin seyyid, Peygamber Efendimiz(sav)’in neslinden olduğunu ama halis kan Türk olduğunu söylüyor. Ermenilerle Türkler arasındaki sorunların tamamen suni ve zorlama olduğunu, masonların yönlendirmesiyle bunların ortaya çıktığını, Türklerle Ermenilerin kardeş olduğunu, sürekli dostluk mesajı verilmesi gerektiğini anlatıyor. Azerbaycan ve Türkiye’nin iki devlet tek millet olarak birleşmesi konusunda geniş açıklamalar yapıyor. Tarikatları, Allah sevgisini anlatan güzel ahlak okulları olarak tanımlıyor.

 
 
   
ADNAN OKTAR'IN AZERBAYCAN DEVLET HABER AJANSI RÖPORTAJI (Ağustos 2008)
 

Sayın Adnan Oktar, Azerbaycan Devlet Haber Ajansıyla olan bu röportajda;  Bilim Araştırma Vakfının Türk devletlerin birbirine yakınlaşması konusunda kültürel faaliyetleri nelerdir? Azerbaycan ve Türkiye’nin “iki devlet tek millet” olarak birleşmesi konusuna Rusya Federasyonu ve Ermenistan nasıl bakıyor? İslam ve laiklik bir arada yaşanır mı? Bugün Türkiye’deki mevcut eğitim sistemini nasıl değerlendiriyor? Türki cumhuriyetlerin geleceğinde dinin önemi nedir? İslam dininin sanata bakışı nedir? Türkiye Cumhuriyeti, geleceği için Avrupa Birliği’ne mi Türk İslam Birliği’ne mi odaklanmalı? Yahudilerle Araplar, Ermenilerle Türkler kardeş olabilirler mi? Olursa, ne zaman barışacaklar? gibi çeşitli konularda soruları yanıtlarken çözüm yollarının da neler olabileceğini açıklıyor.

 
 
   
ADNAN OKTAR'IN AZERBAYCAN GAZETE 525 VE ATV RÖPORTAJI (Ağustos 2008)
 

Sayın Adnan Oktar bu röportajında; faaliyetlerinde resmi bir destek görmediğini fakat çeşitli vakıflar, dernekler, parti mensupları anlamında manen çok büyük bir desteğin var olduğunu, bütün tarikat mensuplarının, dini cemaatlerin, milliyetçi kesimin hepsinin kendisine saygı ve sevgi duyduklarını ifade etti. En büyük manevi desteği Türkiye’deki sağcı kesimden gördüğünü de sözlerine ekledi. AKP ile ilgili görüşü sorulduğunda; Sayın Tayyip Erdoğan’ın samimiyetine inandığını, dindar bir Anadolu insanı olduğunu, dünyevi bir çıkarı ve hırsı olmadığının açıkça görüldüğünü söyledi. Sayın Oktar, ayrıca, siyaset konusunun kendisinden uzak olduğunu, şahsının siyasi liderlik gibi bir isteğinin olmadığını ancak fikirlerinin zaten iktidar olduğunu anlattı. Türk İslam Birliği kurulurken Rusya’ya güvence verilmesinin ve rencide edilmemesinin önemli olduğunu, Rusya’yı mahçup etmenin, küçük düşürmeye kalkmanın yakışık almayacağını, ayrıca tecrit etmenin, yalnızlığa itmenin de çok kötü bir şey olduğunu, bazı ülkelerde böyle bir politikanın görüldüğünü ancak bunun vicdanlı bir davranış olmadığını ifade etti. 1800’lerin milli egoist mantığının terk edilmesi gerektiğini, 2000’lerin güzel, sevgi dolu, birleştirici mantığının benimsenmesi gerektiğini vurguladı. Kafkaslardaki sorunlarla ve çözüm yollarıyla ilgili olarak önemli açıklamalarda bulundu.

 
 
   
ADNAN OKTAR'IN AZERBAYCAN RESPUBLİKA RÖPORTAJI (Ağustos 2008)
 

 
 
   
ADNAN OKTAR'IN AZERBAYCAN TV RÖPORTAJI (Haziran 2008)
 

Azeybaycan Tv’de yayınlanan ve program yapımcısı Elşad Miriyev ile yapılan roportajda Sayın Adnan Oktar Fransa başta olmak üzere Avrupa ülkelerinde dağıtılan kitapların etkisi ile ilgili şu yorumlarda bulunuyor: “Aslında dağıtılan kitap az, ancak etkisi çok büyük. Adeta bir atom bombası gibi. Gittiği yeri altüst etti, bir günün içinde Fransa’yı altüst etti. Fransa’yı seçtim. Çünkü Fransa Marksist ve materyalist felsefenin merkeziydi. Ama yaşanan gelişmeler bize gösteriyor ki, Yaratılış Atlası bu duruma bir son verdi.” Sayın Adnan Oktar sorulan sorular üzerine Karabağ Sorunu ile ilgili çok önemli açıklamalarda bulunuyor. Karabağ sorununun bir an önce çözülmesi, Laçin Koridorunun ise mutlaka açılması gerektiğini ifade ediyor. Sayın Oktar bu topraklardaki işgalin sona ermesinin hem Türkler hem de Ermenilerin faydasına olacağını vurguluyor ve Türkiye-Azerbeycan birleşmesi ile ilgili olarak “Azerbeycan ile Türkiye’nin birleşmesi yeri göğü ayağı kaldırır, büyük bir heyecan meydana getirir. Bu Ermenistan için de büyük bir fayda sağlayacaktır.” Şeklinde bir yorumda bulunuyor. Fransa’da kitapların yasaklanmasıyla ilgili bir soru üzerine Sayın Adnan Oktar şu yorumda bulunuyor: “Fransa’da kitapların yasaklanması çok hayırlı olmuştur. Çünkü bir kitabın yasaklanması, bu kitabı mutlaka okuyun demektir. Bir öğrenciye bu kitap yasaklandı, sakın okumayın derseniz, bu aslında hemen bu kitabı alıp okuyun  demek anlamına gelir. Fransa’da da bu nedenle çok yüksek derecede okunuyor, kitaplarıma karşı çok büyük bir ilgi var.” Röportajda ayrıca masonluk, materyalizm ve ateist siyonizm ile yapılan fikri mücadelenin sonuçları, laikliğin önemi, yeni yayınlanan kitapların etkileri, Darwinizm’i Müslümanlaştırma çabalarının da artık son bulduğu gibi çeşitli konular üzerinde önemli açıklamalar yer alıyor.

 
 
   
ADNAN OKTAR'IN BAĞDAT TV RÖPORTAJI (Mart 2008)
 

...Evrim teorisi cehalet ortamında çok iyi gelişir. Bilimin olduğu, aklın olduğu bir ortamda evrim teorisi kendiliğinden yok olur. Şu an evrim teorisi gerçekten tam bir mağlubiyet içinde, tam bir ezilme içinde... (Adnan Oktar) Adnan Oktar Mart 2008’de Bağdat TV’ye verdiği röportajında evrim teorisinin şu an bulunduğu durumu yukarıdaki sözleriyle özetliyor. Bu röportajda Sayın Adnan Oktar ayrıca fosillerin evrim teorisine vurduğu darbeyi de şöyle ifade ediyor: ...Yerin altı kazıldığında hemen hemen her yerde canlıların taşlaşmış fosilleri bulunuyor. Bu milyonlarca sayıda, üç tane beş tane on tane değil, hangisine bakılsa canlıların adeta fotokopi gibi aynısıyla durduğunu anlıyoruz. 50 milyon yıllık, 100 milyon, 150 milyon, 300 milyon yıllık canlılara bakıyoruz, hepsinde bir değişiklik yok. Bu onlara Allah’ın bir cevabı. Yerin altında Allah’ın o kadar canlının, milyonlarca canlının bedenini taşlaştırıp saklaması, ahir zamanda onları böyle rezil rüsva etmesi Allah’ın bir mucizesidir... (Adnan Oktar) Bunların yanısıra Kuran’da Allah’ın bütün İslam aleminin birlik olmasını emrettiği, Müslümanların fakirlikten kurtulmak için birlik olmalarının gerekliliği, Türk-İslam birliğinin kurulmasının önemi, Türkiye’nin bu konuda liderliği üstlenmesinin aciliyeti gibi konular bu röportajda açık sözlülükle ele alınıyor.

 
 
   
ADNAN OKTAR'IN BASIN TOPLANTISI (05.08.2007)
 

Sayın Adnan Oktar'ın 5 Ağustos 2007 tarihinde "Yaratılış Atlası"nın yurtdışındaki etkisini ve Papa 16. Benedict'in evrim teorisi ve yaratılış konusundaki yorumlarını değerlendirdiği basın toplantısının tamamını buradan izleyebilirsiniz.

 
 
   
ADNAN OKTAR'IN BASIN TOPLANTISI (08.03.2008)
 

Sayın Adnan Oktar 8 Mart 2008 tarihinde gerçekleştirdiği basın toplantısında yine çok önemli açıklamalarda bulunuyor. Süddeutsche Zeitung adlı ünlü Alman gazetesinin yaptığı ankete göre insanın bir Yaratıcı’nın eseri olduğuna inananların oranının %85, evrim teorisinin geçerli olduğunu düşünenlerin oranının ise sadece %9 olduğunu belirten Adnan Oktar Avrupa’nın ünlü dergilerinin gerçekleştirdiği anketlerin sonuçlarından benzer örnekler vererek bunda Yaratılış Atlası kitabının etkisine dikkat çekiyor. Bu önemli kitaba sansür uygulanıyor olmasını kınayan Adnan Oktar, Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy’nin dindar olduğunu açıkladığı konuşmasından örnekler vererek, Fransız halkının da dindarlaştığını anlatıyor. Türk-İslam Birliğinin Avrupa’ya tam anlamıyla huzur ve zenginlik getireceğini, Amerika, İsrail gibi ülkelerin tarihte görülmedik şekilde rahat edeceklerini, terörün bir numaralı çözümünün Türk-İslam Birliğinin  kurulması olduğunu belirterek, “Gelin kardeş olalım, gelin birlikte olalım, gelin beraber olalım” diyor. Sayın Adnan Oktar’ın röportajda yer alan ifadelerinden bazıları şunlardır: ADNAN OKTAR: “Dünyada en büyük sorun terör, bunu herkes söylüyor. Türkiye’de en büyük sorun terör, bunu da herkes söylüyor. Terörün kökü ne? Darwinizm, bunu da bilim söylüyor. O zaman bunun cevabı ortaya çıkıyor. Demek ki Türkiye’deki en büyük sorun bu. Darwinizm ortadan kalktığında materyalizm ortadan kalkar, materyalizm ortadan kalktığında komünizm ortadan kalkar, komünizm ortadan kalktığında da terör ortadan kalkar. Çünkü komünizm ile terör birbirinden ayrılmaz iki parçadır, bir bütündür. Bunun son bulması için Darwinizm’in, materyalizmin ortadan kalkması gerekiyor. PKK sorununun kökeninde de bu olduğuna göre, bu bunun cevabı olmuş oluyor.”

 
 
   
ADNAN OKTAR'IN BOSNA TV RÖPORTAJI (Haziran 2008)
 

Sayın Adnan Oktar, Bosna televizyonunda yayınlanan roportajında Bosna-Hersek’in efsanevi lideri, büyük İslam mütefekkiri Sayın Aliya İzzetbegoviç’e duyduğu büyük sevgi ve saygıyı ifade ediyor, bu mübarek insanı “İslam aleminin gülen yüzü, aydınlık, kaliteli, üstün, değerli ve önemli lideri” olarak tanımlıyor. Sayın Oktar ayrıca Boşnakçaya çevrilen eserlerinin bölge halkı üzerindeki derin etkilerinden duyduğu memnuniyeti belirtiyor. BAV davasında yaşanan son gelişmelerle ilgili bir soru üzerine ise herşeyin bir kader üzerine yaratıldığını, Allah’ın dilemesi dışında kimsenin bir karar veremeyeceğini, yaşanan tüm gelişmelerin Müslümanlar için bir hayır ve güzellik olduğunu hatırlatıyor. İslam dünyasının içinde bulunduğu durumu “Ahirzaman alameti” olarak ifade eden Sayın Adnan Oktar, yaşanan tüm gelişmelerin Hz. Mehdi’nin gelişi için bir işaret olduğunu, herşeyin Peygamber Efendimiz’in hadislerinde bildirildiği gibi geliştiğini belirtiyor. Adnan Oktar röportajın ilerleyen bölümlerinde İslam dünyasında yaşanan gelişmeler, dünyada Darwinizm’in çöküşü, şeytanın kontrolü altında olan masonların dünya siyaseti üzerindeki etkileri gibi çok farklı konularda çok önemli yorumlarda bulunuyor. Ayrıca İslam Birliğinin “İslam’ın ve dünyanın kaderi” olduğunu ifade ediyor ve şu yorumlarda bulunuyor: “19 ve 20. yüzyıl materyalizmin yüzyılıydı. Ancak 20 ve 21 yüzyıl İslam’ın yüzyılı olacak. Bunu tüm dünya liderleri, CIA, KGB, sosyologlar, bilim adamları herkes söylüyor. Türk-İslam birliğinin önünde hiçkimsenin duramayacağını onlar da ifade ediyor. Bu yüzyıl güzelliğin, barışın, huzurun, İslam’ın yüzyılı olacak inşaAllah.”

 
 
   
ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (23 Temmuz 2008)
 

 
 
   
ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV RÖPORTAJI (Ocak 2008)
 

Rize bölgesinden yayın yapan Çay TV'nin Gündem programına konuk olan Adnan Oktar çarpıcı açıklamalar yapıyor. Programda Sayın Adnan Oktar Darwinizm ve yaratılış konusuyla ilgili yapmış olduğu çalışmaların ülkemiz ve dünyadaki yankılarını, ayrıca neler yapmak istediğini, hakkındaki birtakım iddiaların perde arkasını, Ortadoğu’yu ilgilendiren güncel, siyasi, dini gelişmelerle ilgili fikirlerini ortaya koyuyor, Büyük Ortadoğu Projesi, Avrupa Birliği'nin gerçek yüzü, dinler arası diyalog, ılımlı İslam ve bunun gibi daha birçok konuya açıklık getiriyor. Adnan Oktar ayrıca, herşeyi yaratanın Allah olduğunu, kaderin dışında hiçbir şeyin yaşanmayacağını, her insanın ölüm anının Allah Katında belli olduğunu anlatarak benzersiz bir ilmi mücadeleyle dolu olan hayatından detaylar veriyor.

 
 
   
ADNAN OKTAR'IN CEM TV RÖPORTAJI (Temmuz 2008)
 

 
 
   
ADNAN OKTAR'IN DENGE TV RÖPORTAJI (Temmuz 2008)
 

Sayın Adnan Oktar, Güneydoğu Anadolu Bölgesinde yayın yapmakta olan Denge Tv’de yayınlanan “Gündem Özel” programında yayınlanan röportajında Yaratılış Atlası isimli eserinin Avrupa’daki etkilerinden, alınan son derece olumlu yorumlardan, insanların bu dev esere olan yoğun ilgisinden örnekler verdi. Sayın Adnan Oktar röportaj sırasında, şu an üzerinde çalıştığı, kişilik bozuklukları, ahlakı eksiklikler ve karakter analizleri içeren Adamlık Dini isimli kitabının genişletilmiş yeni baskısının çok yakında yayınlanacağı müjdesini de verdi. Sayın Adnan Oktar, röportajda ayrıca İslam dininin barış, sevgi, hoşgörü, merhameti emrettiği ve terörü lanetlediği; Türk-İslam Birliğinin dünyanın sorunlarını ortadan kaldıracağı için çok büyük önem arzettiği, Türkiye’nin bu birlikte neden öncü rol oynaması gerektiği, Kürt sorununun ne şekilde çözülebileceği gibi birçok konuda, son derece önemli açıklamalarda bulundu.  

 
 
   
ADNAN OKTAR'IN DESTAN TV (KÜTAHYA) RÖPORTAJI (Ağustos 2008)
 

 
 
   
ADNAN OKTAR'IN DOĞU TV RÖPORTAJI (Şubat 2008)
 

Doğu TV'nin Her Telden programında Sayın Adnan Oktar sorulara çarpıcı cevaplar veriyor. Kendisine ve çevresine karşı yürütülen psikolojik savaşın detaylarını deşifre eden Adnan Oktar, psikolojik savaşta halkı galeyana getirecek her türlü yönteme başvurulacağını anlatırken, psikolojik savaş uzmanlarının milletimizden gerçekleri saklamasının mümkün olmayacağını da ifade ediyor. Müslümanın dünyanın en güzel huylu, sevecen, en tutarlı ve en akılcı insanı olduğunu söyleyen Sayın Oktar, kendisinin de kendisine ve etrafına fayda sunan bir inanca sahip olduğunu ifade ederek, Peygamber Efendimiz (sav)'in şu anda gelmiş olsa dünyanın, bu yüzyılın ve hatta gelecek yüzyılların da en modern insanı olacağını vurguluyor. Adnan Oktar'ın röportajda yer alan diğer bazı ifadeleri ise şunlardır: Benim çevremdeki arkadaş grubumun temel amacı Allah'ın rızasını kazanmaktır. Dünyevi hiçbir amaçları olmaz. Ahirette de Allah'ın cennetinin nasip olması. Dünyada iyi insanlar olarak vatana, millete, bayrağa, devlete hizmet etmek. Bütün dünyanın iyi olması, sırf Türk Milletinin değil, bütün dünyanın iyi olması için gayret etmek. Bu yönde elinden gelen her türlü çabayı göstermek.

 
 
   
ADNAN OKTAR'IN DUBAİ DİYANET BAKANLIĞI RÖPORTAJI (Temmuz 2008)
 

Sayın Adnan Oktar, Dubai Diyanet Bakanlığı ile yaptığı röportajda onümüzdeki dönemde internet sitelerinin çoğaltılmasına ve geliştirilmesine, televizyonlardaki belgesel çalışmalarının artırılmasına ve kitap çalışmalarına ağırlık vereceği müjdesini verdi. Sayın Adnan Oktar sorulan bir diğer soru üzerine, kitaplarının dünya çapında etkisinin nedenleri arasında samimi, sade ve yalın anlatım olması, edebi sükseden kaçınılması, bilimsel ve akılcı yöntemlerin seçilmesi olduğunu ifade etti. İnsanların gözüyle gördüğü, kulağıyla duyduğu, eliyle dokunduğu şeylere inandıklarını anlatan Sayın Adnan Oktar, Müslümanların da bu yöntemi tercih etmeleri gerektiğini ifade etti. Türk-İslam birliğinin tüm insanlığa kazandıracaklarından örnekler veren Sayın Adnan Oktar, Dubai’de kitaplarını okuyup İslam dinini kabul eden Müslüman gruplara güzel ve bereketli günlerin çok yakınlaştığı müjdesini iletti.

 
 
   
   
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12