|

"Sosyalist Enternasyonal" Komünist Bölücü Örgütün Destekçisidir
"Komünizm, Türk Dünyası'nın en büyük düşmanıdır. Her görüldüğü yerde ezilmelidir." (M. Kemal Atatürk)
- Dünya'daki tüm sol partileri bünyesinde toplayan Sosyalist Enternasyonal'in en önemli özelliği bölücü terör örgütünün destekçisi olan pek çok oluşumu içinde barındırmasıdır.
- Sadece legal partilere kapısı açık gibi gözüken Sosyalist Enternasyonal, gerçekte sosyalist ideallerin peşinden giden komünist terör örgütlerinin de gizli destekçisi konumundadır.
- Komünistler için bir örgütün yasadışı olması, teröre başvurup kan dökmesinin hiçbir önemi yoktur. Önemli olan sosyalist temellere dayanması ve sosyalist metodları benimseyip uygulamasıdır.
- Sosyalist Enternasyonal'e üye olan –birkaç istisna hariç- tüm partiler Doğu'da faaliyet gösteren bölücü terör örgütünün arkasındadır. Bu gayet normaldir. Elbette komünist komünisti destekleyecektir. Çünkü bunun aksini yapsa kendi ile çelişecek, kendine ihanet etmiş olacaktır.
- Bölücü terör örgütü adı (Partiya Karkerên Kurdistan PKK- Kürdistan İşçi Partisi), bayrağı, parti tüzüğü, eylem ve demeçleri ile tam bir komünist yapılanmadır. Dolayısıyla dünya komünistlerini bir araya getiren bir oluşumdan dışlanması söz konusu olamaz, nitekim olmamıştır da…
- Bugün dünya çapında, işçi partisi veya komünist parti veya sosyal demokrat parti benzeri isimlerle anılan partilerin, bölücü örgütten ideolojik olarak farkları yoktur. Geçmişteki Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği, Yugoslavya veya Doğu Almanya'daki komünist partilerle bugünküler arasında da bir fark bulunmamaktadır. Bölücü örgüt de bu partilerden biri olarak kendini tanıtmakta ve öyle kabul görmektedir.
- Çin, Kuzey Kore, Venezuella, Küba gibi Marksist-Leninist ülkelerin tamamı, İsveç, Norveç, Danimarka gibi sosyalistlerin iktidarda olduğu ülkeler ve Avrupa'daki tüm Marksist ve sosyalist partiler, -aynı inancı paylaştıkları için- açık ya da dolaylı biçimde Güneydoğu'daki komünist-bölücü teröre destek vermektedir.
- Sosyalistlerin iktidarda bulunduğu veya güçlü olduğu ülkelerde, bölücü örgüte destek çok belirgindir. Bölücü örgüt veya yan kuruluşları bu ülkelerde rahatlıkla faaliyet yapmakta, ofisler açmakta, toplantılar düzenlemekte, Türkiye aleyhine gösteriler yapmakta, bildiriler dağıtmakta, bağış toplamakta kısacası her türlü faaliyetlerine destek olunmaktadır. Birçok bölücü örgüt militanı bu ülkelerden siyasi sığınma hakkı almış ve halen buralarda barınmaktadır. Bölücü örgüt ele başını yakaladıktan sonra -Türkiye'nin bütün başvuru ve itirazlarına rağmen- serbest bırakanlar yine sosyalist parti iktidarlarıdır.
- Irak'ın kuzeyinde hukuksuz bir devletin oluşumuna en büyük desteği veren yine Sosyalist Enternasyonal üyeleridir. Bunlardan özellikle ülkelerinde güçlü bir şekilde iktidarı elinde tutanlar, bölücü örgütün ayakta kalması ve etkisini arttırması için de her türlü siyasi ve maddi desteği vermektedirler.
- Kuzey Irak'a askeri bir müdahalenin yoğun olarak gündemde olduğu şu günlerde Barzani'nin, Haziran ayında yapılan Sosyalist Enternasyonal toplantısına davet edilmesi son derece anlamlıdır. Türkiye'yi son derece rahatsız eden bu tavır, Sosyalist Enternasyonal'in Kuzey Irak konusundaki stratejisini de ortaya koymaktadır. Barzani'ye destek bölücü terör örgütüne destektir. Diğer taraftan, Talabani'nin partisinin Sosyalist Enternasyonal üyesi olması ve 2006 yılı toplantısının Irak'ın Süleymaniye kentinde yapılması da son derece önemli ayrıntılardır.
- Kuzey Irak'ta bölücü örgüte silah ve teçhizat sağlayan, lojistik destek veren Mesud Barzani'nin Türkiye'ye karşı düşmanca tavrı son zamanlarda iyice netleşmiştir. Barzani kendi ülkesinde barınan bölücü örgüte kesinlikle silah doğrultmayacaklarını açıklamış, 5 Temmuz 2007'de basına yansıyan haberlere göre, "Türk Ordusunun Kuzey Irak topraklarına geçmesi halinde buna topyekün karşılık verileceği" açıklamasını yapmış ve küstahça tavrını sürdürmüştür.
Türkiye Cumhuriyeti, kendisini parçalayıp yok etmek isteyen güçlerin tüm tuzaklarını bozacak güç ve iradeye sahiptir. Türkiye, -Allah'ın izniyle- bugünkü sorunlardan kurtulacak,15-20 yıl sonra Dünya'nın süper güçleri arasına girecek ve her konuda dünya milletlerine önder olacaktır.
Bölücü Terör Örgütünün Komünist Olduğu Tartışılmaz Bir Gerçektir
Örgüt elebaşı: 'Lenin 1900'de ne ise ben de 21. yüzyıl sosyalizmini temsil ediyorum, reel sosyalizmle savaşarak, emperyalizmle savaşarak yeni sosyalizmi inşaa ediyorum. (Özgür Yaşamla Diyaloglar, s. 201)
Bölücü terör örgütü, her eylemi, her sloganı ve her bildirisiyle komünisttir. Ancak bölge halkı bu konuda son derece bilgisizdir ve eli kanlı örgüt militanlarını kimi zaman "Kürt Halkı adına savaşan, kürt milliyetçisi gerillalar" olarak algılamaktadır.
Bölgedeki halkımızın büyük bölümü dindardır. Dolayısıyla bölücü örgütün gerçek hedeflerini ve ateist yapısını anladığında örgüt aleyhinde tavrı çok daha kesin olacaktır. Bu sebeple örgütün ateist ve komünist kimliği geniş kapsamlı bir karşı propaganda ile halkımıza duyurulmalıdır. Bu konuda radyo, TV ve basın da kullanılarak çok etkin bir çalışma yapılması gerekmektedir.
Burada bir etnik hareket değil, komünist ve dinsiz bir hareket söz konusudur. Kürt milliyetçiliği görüntüsü tamamen bölge halkının gözünü boyamaya yöneliktir.
Örgütün Marksist-Leninist bir yapıda olduğu, gerek savcılık iddianamelerinde, gerek MİT raporlarında gerekse mahkeme kararlarında sabittir. Kaldı ki örgütün komünist olduğunu anlamak için çok ayrıntılı bir araştırmaya bile gerek yoktur. Çünkü örgütün uzun yıllar kullandığı bayrağında komünizmin en bilinen simgesi olan orak-çekiç motifinin yer alması bile konunun ispatı için yeterlidir. (Bu amblem daha sonra strateji ve taktik değişikliğine giden örgüt tarafından değiştirilmiştir.) Örgütün kuruluş kongresinde yer alan ve örgütün internet sitesinde göze çarpan ifadeler de, marksizme olan sadakati net olarak ortaya koymaktadır:
"MARKSİST-LENİNİST TEORİ ÇOK İYİ ÖZÜMSENMELİDİR. Önder kadrolar sık sık Marksizm'e müracaat etmeli, Marksizm'in uygulanmasını başlangıç şekli yapmak için bu öğretiyi gerçekten özümsemeliler. ...Biz SOSYALİZMİ SİYASAL SORUNUN ÇÖZÜMLENMESİNDE DAHA ÇOK BİR EYLEM KILAVUZU OLARAK ELE ALACAĞIZ. Mutlaka böyle bir öğretinin temsilcisi olarak, böyle bir öğretinin savunucusu olarak, bunun en önemli koşulu olarak bulunulan ülkenin siyasal iktidar meselesine uygulayarak, mevcut iktidarı parçalamada bir araç olarak, bir eylem kılavuzu olarak kullanarak üzerimize düşeni yapacağız."
Örgüt liderinin, 13. kuruluş yıldönümü mesajından:
"Sosyalizm yıkıldı, komünizm yıkıldı" diyenlere en iyi cevap olarak, 'tam tersine, SOSYALİZMİN EN GÜÇLÜSÜ, EN DOĞRUSU, EN YÜCESİ PKK'DE GERÇEKLEŞMİŞTİR' diyoruz."
Örgüt liderinin 1 Mayıs 1982 tarihli konuşmasından:
"Ama şunu iyi bilmeliyiz ki, Kürdistan tarihi bugün çağa ulaşmak istiyorsa, tamamıyla işçi sınıfı gerçeğine dayanmak zorundadır. Ne kadar elverişsiz koşulları yaşarsa yaşasın, işçi sınıfının objektif gücüne ve onun eylem kılavuzu olan bilimine, MARKSİZM-LENINİZM'E DAYANMAK ZORUNDADIR VE DİKKAT EDİLİRSE BİZİM VARLIK NEDENİMİZ TÜMÜYLE BU GERÇEK ETRAFINDA OLUŞMUŞTUR. ...Eğer o aşiret duvarları, o feodal çitler aşılmasaydı, MODERN DÜŞÜNCE, EN DEVRİMCİ DÜŞÜNCE OLAN MARKSİZM-LENINİZM kafalarımıza sıçramayacaktı, onun için zemin bulamayacaktı."
O kadar öğretiyoruz ki Mao kadar bir parti kurabilmelisiniz... (Özgür Yaşamla Diyaloglar, Çetin Yayınları, Ekim 2002, s. 45)
SİVİL HALKA VE DEVLETE KARŞI UYGULANAN TERÖR, KOMÜNİST BÖLÜCÜ ÖRGÜTÜN EN TEMEL YÖNTEMİDİR
Bölücü terör örgütü, son zamanlarda daha ziyade askerlerimizi hedef almakta, bölge halkına karşı eylemlerden kaçınmaktadır. Hiç şüphesiz amaç, örgütü "kürt kökenli vatandaşlarımızın menfaatleri için devletle savaşan bir gerilla grubu" görünümüne büründürmek ve bölge halkında sempati oluşturmaktır. Oysa örgütün 80'li yıllarda kundaktaki bebeklerden yaşlı insanlara hiçbir ayırım gözetmeden bölge halkına karşı giriştiği toplu katliamlar hafızalardan silinmemiştir. Bölücü örgüt, komünist ideallere ulaşmak için geçmişte her türlü vahşete tereddüt dahi etmeden yönelmiştir. Bundan sonra da gerektiği anda silahlarını masum sivil halka doğrultacağına hiç kuşku yoktur.
Bölücü örgütün bölge halkını sindirmek, yıldırmak ve kendisine itaate mecbur bırakmak için giriştiği eylemlerin tamamı komünist ideologların kitaplarında tarif edilen yöntemlerdir. Örgüt, her türlü propaganda tekniğinde olduğu gibi katliamlarda ve terör eylemlerinde de Marks, Engels, Stalin, Mao gibi komünist önderlerin kitap ve uygulamalarını kendine rehber edinmiştir.
Terör, komünist örgütlerin hedefe ulaşmak için kullandığı en bilindik ve etkin bir yöntemdir. Komünist liderler terörü vazgeçilmez bir silah olarak görmüş ve takipçilerine şiddetle tavsiye etmişlerdir. Bu liderlerden Lenin'in terör talimatları oldukça dikkat çekicidir:
"Polisleri, askerleri, devlet memurlarını öldürmek, devlet kurumlarında yangınlar çıkartmak... Devletin hazinelerinden paraları almak... Devrimci komünist güçler yenilmez silahlı bir güç olarak ortaya çıkmalı, insanları öldürerek, bombalayarak, binaları havaya uçurarak korku yaymak ve bu şekilde toplumun üzerinde komünist diktatörlüğünü teşkil etmek iktidara ulaşmamızın önemli unsurlarındandır." ("Vladimir Lenin, Teorik ve Pratik Terör Hakkında", Homizuri G.P., Moskova 2005)
Propagandacılar her grubu basit bomba formülleriyle donatmalılar… Gruplar derhal askeri eğitimlerine, operasyonlara katılarak başlamalılar. Bazıları bir casusun öldürülme işini veya BIR POLIS KARAKOLUNU BASMA GÖREVINI ÜSTLENMELI. Bir kısmı ise banka soymalı. (V. I. Lenin, Collected Works, Moscow, Cilt 9 s. 346)
Sadece geniş halk kitleleriyle doğrudan bağlantılı olan bireysel terörist hareketler değer taşırlar. (V. İ. Lenin, Collected Works, Moskova, cilt 35, s. 238)
Eğer kitleler kendiliğinden ayağa kalkmazsa, hiçbir şey başaramayız. Spekülatörlere karşı terör uygulamadığımız -hemen oracıkta kafalarına bir kurşun sıkmadığımız- sürece hiçbir yere varamayız. (V.I. Lenin, Polnoye Sobraniye Soçineniy, Moskova, 1958-1966, cilt XXXV, s.311)
Trotsky: "Fakat ihtilal, ihtilalci sınıftan emrindeki bütün yöntemlerle gayesine varmasını talep eder; eğer gerekirse silahlı bir ayaklanma ile, eğer mecbur olursa terörizmle." (Ann Arbor, Leon Troçki, Terörizm ve Komünizm, University of Michigan, 1963, s. 58)
Bir Marksist-Leninistin, komünist ideolojinin gerektirdiği terörist eylemi yapması komünistleri adeta büyüler. Yapılan katliamları, bombalama eylemlerini ve şiddeti şeytani bir hazla ve takdirle karşılayıp hayranlık duyarlar. Bu sebeple Avrupa'daki ve dünyanın çeşitli yerlerindeki Darwinist-Marksist görüşlü insanların teröre karşı olması beklenemez. Bu Marksist felsefenin ruhuna-mantığına aykırı olur. Kınama mesajları, uyarmalar böyle kitleleri hiç ilgilendirmez. Darwinist-Marksistler teröristleri, -güya- "feodalizme karşı savaşan, devrimci güçler" olarak görürler. Teröristler, Ho Chi Minh gibi tarihe geçen kan dökücüleri saygı ile anarlar.
ATEİST VE KOMÜNİST OLAN BÖLÜCÜ ÖRGÜTÜN HAPİSTEKİ ELEBAŞININ DİN VE ALLAH HAKKINDAKİ BAZI İFADELERİ
(YÜCE ALLAH'I TENZİH EDERİZ)
Aşağıdaki ifadeler bölücü örgüt elebaşının kitaplarından alınmış kendi ifadeleridir. Bu ifadelerin tümü, örgüt elebaşının dini kendi sığ materyalist anlayışıyla yorumladığını ve ateist olduğunu ortaya koymaktadır:
- Lise dönemlerinde büyük felsefik bunalımı yaşadım. Tanrı ile savaşı verdim, bu savaştan başarı ile çıktıktan sonra yarı Tanrı oldum. (Özgür Yaşamla Diyaloglar, Çetin Yayınları, Ekim 2002, s. 257)
- Tek tanrılı din ideolojileri, baştan sona siyaset ideolojileridir. Dini söylem, Allah, peygamber ve melek gibi kavramlar dönemin siyasi literatürüdür. (Sümer Rahip Devletinden Demokratik Uygarlığa, Cilt 1, Aralık 2001, s. 204)
- Allah bir nevi ortaçağın feodal manifestosudur, temel yasası ve bildirgesidir. (Sümer Rahip Devletinden Demokratik Uygarlığa, Cilt 1, Aralık 2001, s. 313)
- Namazın kendisi de genel anlamda bir tiyatrodur. (Sümer Rahip Devletinden Demokratik Uygarlığa, Cilt 1, Aralık 2001, s. 354)
Harun Yahya Külliyatı, "Süper Güç Türkiye" idealine ulaşılması yolunda -Allah'ın izniyle- önemli bir vesile olacaktır.
Yazarın bugüne kadar kaleme aldığı kitaplarının sayısı yaklaşık 250'dir. Bu kitaplar 46.000 sayfa ve 31.500 resimden oluşmaktadır.
Bunların 7.000 sayfa ve 6.000 resimlik bölümü Evrim Teorisinin çöküşünü konu almaktadır.
Adnan Oktar'ın, Harun Yahya müstear ismi ile kaleme aldığı kitaplara ve bunlardan yararlanılarak hazırlanan belgesellere, www.harunyahya.org, www.harunyahya.net ve www.harunyahya.com adreslerinden ücretsiz olarak ulaşabilir veya bunları Global Yayıncılık'ın 0212 444 444 1 no'lu telefonundan temin edebilirsiniz.
HARUN YAHYA
(ADNAN OKTAR)
|