İsa (a.s.)'ın inmesine Dair Hadisler
Tevatür Derecesindedir
Tevatür: Kuvvetli haber,
içinde yalan ihtimali olmayan ve bir cemaate dayanan
kuvvetli haber. (Büyük Lugat-Tur-Dav, 3003)
|

|
|
Şevkani
de İsa (a.s.)ın ineceğine dair
hadislerin sayısının 29'a ulaştığını
söyleyerek bunları bir bir nakletmiş
ve sonunda : Bizim naklettiğimiz
hadisler görüldüğü gibi tevatür
haddine ulaştı. Bu beyanımızla
şu sonuca varılıyor ki, beklenen
Mehdi hakkındaki hadisler, Deccal
hakkında hadisler ve İsa (a.s.)ın
inmesine dair hadisler mütevatirdir
demiştir.
Sünen-i
Ibn-i Mace, 10/338

Kıyametin
büyük alametlerinden biri olmak
üzere ahir zamanda Hz.İsa (Aleyhisselam)'ın
gökten yere ineceğini bildiren
hadisler tevatür derecesindedir.
Sahih-i
Müslim, 2/58

Allah
Resulu (s.a.v.)'den mütevatir
olarak rivayet edilen hadislere
göre Allah'ın Resulu (s.a.v.)
Hz.İsa (a.s.)'ın kıyamet gününden
önce adaletli bir imam ve hakem
olarak ineceğini haber vermiştir.
Ibn-i
Kesir, Hadislerle Kur'an Tefsiri,
13/7163
|
|
|
|
İSA (A.S.)'IN GELECEĞİNİ
BİLDİREN SAHİH HADİSLER
|

|
|
Ebu
Hureyre şöyle demiştir : Resulullah
(s.a.v.) buyurdu ki:
Hayatım elinde olan Allah'a
yemin ederim ki, Meryem oğlu
(İsa Aleyhisselam)'ın adil bir
hakim olarak sizin içinize inmesi
muhakkak yakındır. O, salibi
(haçı) kıracak, domuzu öldürecek,
cizyeyi kaldıracaktır, mal o
kadar çoğalıp taşacak ki, hiç
kimse mal kabul etmez olacaktır.
Sahih-i
Müslim, 6/532

Ebu
Hüreyre (r.a.)'den rivayet edilmiştir
: Resulullah (s.a.v.) buyurdu
ki:
Benliğime hakim olan zata yemin
ederim ki, Meryem'in oğlunun
adaletli bir hakem olarak size
inmesi pek yakındır. O,
Haç'ı kıracak, domuzu öldürecek,
cizyeyi kaldıracak; mal çoğalacak
ki, kimse onu kabul etmeyecektir.
Sünen-i
Tirmizi, 4/93

Ebu
Hüreyre'den rivayet edildiğine
göre; Peygamber (s.a.v.) şöyle
buyurdu :
İsa bin Meryem adil bir
hakim ve adaletli bir imam (devlet
başkanı) olarak (gökten yere)
inmedikçe kıyamet kopmayacaktır.
O, (indiğinde) haçı kıracak,
domuzu öldürecek, cizyeyi kaldıracaktır.
Mal da o kadar çoğalacaktır
ki hiç bir kimse mal kabul etmeyecektir.
Sünen-i
Ibni Mace, 10/340
|
|
|

|
. .
|

|
|
Resulullah
(s.a.v.) buyurdu ki:
İsa bin Meryem (a.s.) benim
ümmetim içinde;
1- adaletli bir hakim ve (yönetimde)
adil bir imam olacak,
2- haçı kırıp ezecek ve domuzu
öldürecektir.
3- (Zimmilerden) Cizyeyi kaldıracak,
4- ve zekatı terkedecektir.
Artık ne koyun, keçi, sığır
sürüsü ne de deve sürüsü üzerine
zekat memuru çalıştırılmayacaktır.
5- Kap su ile dolduğu gibi yeryüzü
barışla dolacaktır.
6- Din birliği de olacak, artık
Allah'tan başkasına tapılmayacaktır.
Sünen-i
Ibni Mace, 10/334

1-
Hz. İsa (a.s.) adaletli bir
yönetici olacaktır.
2- Hadiste Hz. İsa (a.s.)'ın
haçı kırıp, domuzu öldüreceği
belirtilmiştir. Serhü's Sünne'de
ve başka hadis kitaplarında;
Hz.İsa (a.s.)'ın tahrif olmuş,
aslından uzaklaşmış olan Hıristiyanlığı
iptal ederek Ser-i Şerifimizle
(İslamiyetle) hükmedeceği belirtilmiştir.
Hz.İsa (a.s.) tekrar geldiği
zaman teslis inancı haça tapınma,
ruhbaniyet... gibi Hıristiyanlığın
da esasında bulunmayan hurafeleri
kaldıracak, bu dini indirildiği
ilk haline döndürecektir.
İsa (a.s.)'ın domuzu öldürmesine
dair cümlenin manası da şöyledir
: O, domuz beslemeyi ve yemeyi
yasaklayacak ve öldürülmesini
emredecektir. Artık yeryüzünde
domuz bırakmayacak ve böylece
domuzun yenilmesini de tamamen
önleyecektir.
3- İsa (a.s.)'ın cizyeyi, yani
Ehl-i Kitab'tan alınan vergiyi
kaldırmasına dair cümle de şöyle
yorumlanmıştır : Yani İsa (a.s.),
Ehl-i Kitap olan insanları müslümanlığı
kabul etmeye zorlayacak ve böylece
cizye vermelerini kabul etmeyecektir.
Diğer bir yorum şekli de şöyledir
: Cizye hiç bir gayr-i müslimden
alınmayacaktır. Bu nedenle cizye
almaya da gerek kalmayacaktır.
Çünkü cizye müslümanların ihtiyaçlarında
kullanılmak üzere alınır. İhtiyaç
kalmayınca cizye almaya da gerek
kalmaz.
4- İsa (a.s.)'ın zekatı terketmesi
de malın bolluğu ve zekata müstahak
fakirin kalmaması sebebiyledir.
Bu hüküm de cizye ile ilgili
hüküm gibidir. Yani İsa (a.s.)
İslam dininin koymuş olduğu
zekat hükmünü kaldıracak değildir.
Böyle bir mana düşünülemez.
Maksad şudur : Yüce dinimiz,
zekat müessesesini o döneme
kadar tatbik edilmek ve o dönemde
gerek kalmayacağından tatbik
edilmemek üzere koymuştur. İsa
(a.s.) da İslam'ın konulmuş
hükümlerini tatbik edecektir.
5- İsa (a.s.) zamanında, Yahudilerin
başına geçen Mesih-i Deccal
öldürülüp, fikir sistemi yokedilecek
ve dünyadaki yahudi hakimiyeti
tam anlamıyla son bulacaktır.
Masonluk v.s. gibi nifak odakları
tamamen yok edilecek, bütün
dünya huzur içinde yaşayacaktır.
6- Bir hadis-i şeriflerinde
Resul-i Ekrem (s.a.v.) Efendimiz
şöyle buyurmuştur :
Muhakkak O yeryüzüne inecektir...
İnsanları İslama davet edecektir.
O'nun zamanında Allah Teala
İslam dışında bütün dinleri
kaldıracak.
Tezkiret-il
Kurtubi, 499
|
|
|

|
.
Yukarıdaki hadislerde Hz.İsa (a.s.)ın yeryüzüne
indiriliş alameti olarak bildirilen durumların
hiçbirisi gerçekleşmemiştir. Hıristiyanlık bozulmus,
tahrif edilmiş şeklini muhafaza etmekte, teslise
inanılmakta, domuz eti yenmektedir. Dünya karışıklıklar
içindedir; huzur, güven, barış ortamı yoktur,
savaşlar, iç savaşlar devam etmektedir. Bolluğun
aksine yokluk hakimdir. Bu durumda İsa (a.s.)ın
gelmediği anlaşılmaktadır. Yakın zamanda yani
hicri 14.yüzyılda dünyaya tekrar gelecektir.
İSA (A.S.) VE MESİH
DECCAL
Mesih-i Deccal : Hakki batıl, batılı hak gösteren.
Sahih hadislerin haberleriyle, ahirzamanda gelecek
ve Allah'ı (c.c.) inkar edip kendisinin ilah olduğunu
iddia edecek, dünyayı fesada verecek, yahudiler
arasından çıkacak tek gözlü kör bir şahıstır.
Büyük LUGAT TÜR-DAV
|

|
|
Her
biri Allah'ın resulu olduğunu
iddia eden otuza yakın yalancı
deccal gönderilmedikçe
kıyamet kopmayacaktır.
Sünen-i Tirmizi, 4/82
|
|
|
|
Hz. İsa (a.s.) çıkmadan önce birçok sahte Mesih
(deccal) çıkacaktır:
Hz.İsa (a.s.) ilk defa göğe alındığı
haliyle yeryüzüne bırakılacağından, O'nun zamanında
annesi, babası olan; doğup büyüyen 33 yaşına gelmiş
bir kimsenin Hz.İsa (a.s.) olma ihtimali yoktur.
Ondan evvel çıkan sahte Mesihlerin (deccallerin),
o devirde anne ve babaları olacaktır. Doğup, büyüyüp
belli bir yaşa geldikten sonra sapıtıp kendilerinin
Hz. İsa(a.s.) olduğunu iddia edeceklerdir. Fakat
dikkatli, ferasetli, kültürlü, akıllı insanlar bu
yalanları farkedip, onlara aldanmayacaklardır. Bu
durum, yahudilerin dünyaya hakim olması için materyalist-marksist
stratejiyi tamamen terk etmelerine kadar devam edecektir.
Yahudilik bu sefer dünyaya hakim olmak
için tekrar strateji değiştirecek, dünyada materyalizme
galıp gelmiş olan "yaratılış" inancını kendi menfaatleri
doğrultusunda kullanmak isteyeceklerdir. Bu devrede
içlerinden en şerli ve en kabiliyetli olan kişiyi
bir deyimle Mesih-i Deccal'i başlarına geçireceklerdir.
|

|
|
"Deccal
yahudidir!"
Sahih-i Müslim, 11/365
|
|
|
|
Mesih-i Deccal hipnotizma, manyetizma ve sihir türünden
bazı yöntemleri kullanarak birçok istidracı (*)
harikalar gösterecek, kendisinin Beklenen Mesih
(yani İsa) olduğunu iddia edecektir. (Mesih, İsa
peygamberin lakabıdır.)
Ve onların başına geçen en büyükleri,
ispirtizma (hipnotizma) ve manyetizmanın hadisatı
nev'inden müdhiş harikalara mazhar olan deccal ise
daha ileri gidip cebbarane suri hükümetini bir nevi
rububiyet tasavvur edip uluhiyetini ilan eder.
|

|
|
Yahudilerin
ve Hıristiyanların büyük bir
kısmı O'nun liderliği altında
birleşeceklerdir.
"Deccal'in ekseriyette
tabiileri (ona uyanlar) yahudilerdir."
Sahih-i Müslim, 11/362
|
|
|
|
Kendisine Mesih diyen Mesih-i Deccal, halen Avrupa'da
Amerika'da, İsrail'de, Rusya'da ve daha birçok ülkede
meşru gösterilen ahlaksızlığı, cinsi sapıklığı,
homoseksüelliği daha da teşvik edecektir. İçki,
domuz eti başta olmak üzere, yukarıda saydığımız
sapıklıkları kabul eden birçok hıristiyan sevinçle
O'na katılacaklardır. Yahudiler de tam hayallerindeki
gibi ahlaksız, zalim, sadist biri Mesih olarak kabul
etmenin sevinci ile O'na sıkı sıkıya bağlanacaklardır.
Birçok saf hıristiyan o devirde Hz.İsa'yı
beklediklerinden dolayı O'nu tahrif edilmiş, değiştirilmiş
İncil'deki vasıfları ile bekleyeceklerdir. Mesih-i
Deccal de tam onların hayal ettikleri gibi istidracı
harikalıklar gösterecektir. Mesela: bir şahsa hipnoz
telkini ile ölmüş annesini konuşur halde gösterecektir.
Ayrıca yine sihir ve hipnozla, annesinin O'na katılmasını
tavsiye ettiğini kendisine işittirecektir. Görme
ve işitme halüsinasyonları olacaktır. (Dışarıdan
bakan sihirin etkisinde olmayan bir kişi o görüntüyü
görmez)
Deccal, bunların dışarıda önce beklenen
İsa olduğunu iddia edecek, sonra da hıristiyanlığın
teslis inancındaki gibi Allah'ın kendisine hulül
ettiğini (içine girdiğini) söyleyerek (haşa) ilahlığını
ilan edecektir. Hiristiyan ve Yahudi inançlarına
uygun sapık fikirlerini yayarak dünyada muazzam
bir taraftar kitlesi kazanacaktır. Daha çok keyfe
ve zevke yönelik, ahlaksızca ögretileri ve tavsiyeleri
olacağı için bu sayı daha da artacaktır.
Böyle azgınlığın arttığı bir devrede
İslam alemi de Hz.Mehdi (a.r.)nin liderliğinde birleşmiş
olacaktır. Hz.Mehdi (a.r.) her ne kadar Hıristiyan
alemini "Sahte Mesih"e karşı uyaracaksa da, Hıristiyanlar,
tam bekledikleri gibi sapık iddialarda bulunmasından
bekledikleri zamanda zuhur etmesinden ve İstidrac
nevinden birçok harikalıklar göstermesinden dolayı
bu izahlara aldırmayacaklardır.
Hz.Mehdi (a.r.)nin O'nun gösterdiği
istidracı harikalıkları bozmaya gücü yetmeyecektir.
O halüsinasyonlardan oluşan istidracı harikalıkları
ancak Hz.İsa (a.s.) bozacaktır.
Sihir ve manyetizma ve ispirtizma
gibi istidracı harikalarıyla kendini muhafaza eden
ve herkese teshir eden (etkisi altına alan) o dehşetli
Deccal'i öldürebilecek, mesleğini değiştirecek;
ancak harika ve mu'cizatlı ve umumun makbulu bir
zat olabilir ki; O zat, en ziyade alakadar
ve ekser insanların peygamberi olan Hazret-i İsa
Aleyhisselamdır.
Mektubat, 53
|

|
|
İşari
manada ayet mealleri
26/32- Bunun üzerine asasını bırakıverdi,
bir de (ne görsünler) o, açıkça
bir ejderha oluverdi.
7/117- Biz de Musa'ya: "Asanı
fırlatıver" diye vahyettik. (O
da fırlatıverince) bir de baktılar
ki, o bütün uydurduklarını derleyip-toparlayıp
yutuyor.
|
|
|
|
Hz. Musa (a.s.) O zamanın deccallerinin
isdidraclarını ancak mucize ile yok etmişti.
|

|
|
...O'nun
(Hz.İsa a.s.'ın) nefesinin kokusunu
duyan hiçbir kafirin ölmemesi
mümkün değildir. Deccal'in
yalancı olduğu etrafa dalga
dalga yayılacaktır. Deccaliyet
perişan olacak fikir sistemi
yok edilecektir.
Sünen-i Ibn-i Mace, 10/323
|
|
|
|
Hz. İsa (a.s.) da Mesih-i Deccal'in istidraclarını,
oyunlarını mucize ile bozacaktır. Deccal'in yalancı
olduğu etrafa dalga dalga yayılacaktır. Deccaliyet
perişan olacak fikir sistemi yok edilecektir.
|

|
|
İsa
(a.s.) Deccal'a nihayet Lud
kapısı yanın yetişecek ve onu
öldürecektir.
Sünen-i Tirmizi, 4/105
|
|
|
|
Hz. İsa(a.s.) Lud kapısında Mesih-i Deccal ile karşılaşacak,
onu tartışarak yenecektir; Deccali öldürmesinden
kasıt fikir sistemini yok etmesidir. Bedenen de
öldürecek midir, bilemiyoruz. Hz. Musa (a.s.) Firavun'un
fikir sistemini yok etmişti. Hz. İbrahim (a.s.)
Nemrud'un fikir sistemini yok etmişti. Hz. Mehdi
(a.r.) Süfyanın şahsını değil fikir sistemini yok
edecektir. Hz. İsa (a.s.) da Mesih-i Deccal'in fikir
sistemini öldürecektir. Önemli olan da fikir sistemidir.
Şahsın ölmesi fikir sistemi ölmeden birşey ifade
etmez.
Deccali mucize ile yenen Hz. İsa(a.s.)'ın
gerçek Mesih olduğunu anlayan Hıristiyan alemi büyük
bir süratle O'nun doğru yoluna yani İslam'a girecektir.
Yahudiler inatlarına devam edecekler, müslümanlarla
yaptıkları bir savaştan sonra yenileceklerdir. (Melaheme-i
Uzma, Hıristiyan dilinde Armegedon).
Bundan sonra bir tek din: İslamiyet kalacaktır.
Diğer bütün dinler ortadan kalkacaktır. (Allahualem)
İSA
(A.S.) ZAMANINDA YERYÜZÜ BARIŞLA DOLACAK
|

|
|
Kap
su ile dolduğu gibi yeryüzü
barışla dolacaktır.
-Hiçbir kimse arasında bir düşmanlık
kalmayacaktır.
-Ve bütün düşmanlıklar, boğuşmalar,
hasetleşmeler muhakkak kaybolup
gidecektir.
Sahih-i Müslim, 1/136

Savaş
(erbabı) da ağırlıklarını
(silah ve malzemelerini) bıracak.
Sünen-i Ibn-i Mace, 10/334

Harp
(erbabi) ağırlıklarını
(yani silah
ve saireyi) bırakır.
Ölüm-Kıyamet-Ahiret ve Ahirzaman
Alametleri, 496
|
|
|
|
Hz. Mehdi (a.r.) ve Hz. İsa (a.s.) Yahudilerin başına
geçen Mesih-i Deccal'i öldürüp, sistemini dağıttıktan
sonra dünyaya hakim olacaklardır. O zaman tek bir
dinin yani İslamiyetin yeryüzüne yayılması ile ırkçılık,
milli egoizm yok olacak; sevgi, kardeşlik, güzel
ahlak ana düşünce haline gelecek; ayrıca masonluk,
siyonizm, materyalist felsefe, komünizm, faşizm,
kapitalizm v.s. tarih sahnesinden silinecek, egoistlik,
bencillik, kin düşmanlık her türlü sapkınlıklar
etkinliğini kaybederek yok olacaktır. Savaşların,
çatışmaların sebepleri yok olacağı için, savaş sanayine
harcanan tirilyonlarca lira, bu sefer meşru ihtiyaçlara,
gıdaya, imara, teknolojiye, kültür harcamalarına,
sağlık ihtiyaçlarına v.s. gibi insanların mutluluğu
için gerekli diğer yatırımlara harcanacaktır. (Allahualem)
İSA (A.S.) ZAMANINDA BÜYÜK
BOLLUK OLACAK
|

|
|
...Mal
da o kadar çoğalacaktır ki,
hiçbir kimse mal kabul etmeyecektir.
Sünen-i Ibn-i Mace, 10/340

Meryem
oğlu (İsa) iner ve Deccal'i
öldürür. Ondan sonra kırk yıl
bol nimet içinde yaşarsınız.
Kitab ul Burhan Fi Alamet-il
Mehdiyy il Ahir Zaman, 90

İsa
(Aleyhisselam)'ın zekatı terketmesi
de malın bolluğu ve zekata
muhtaç fakirin kalmaması sebebiyledir.
Sünen-i Ibn-i Mace, 10/339
|
|
|
|
Hz. İsa(a.s.)zamanında, bilimin gelişmesiyle hayvansal
ve bitkisel gıdaların üretimi arttırılacak, ilim
ve teknoloji son safhaya ulaşacak, dünya kurulduğundan
bu yana teknolojik olarak en gelişmiş çağ yaşanacaktır.
İnsanlar teknolojinin imkanlarıyla çok rahat ve
bolluk içinde yaşayacaklardır. Bu devreye bu yüzden
"Altın Çağ" adı verilmiştir. (Allahualem)
İSA (A.S.)
YENİ BİR DİN GETİRMEYECEKTİR
|

|
|
Ebu
Seyh, Kitab-ül Fiten'de Ebu
Hureyre'den tahric etti, Resulullah
buyurdu: İsa bin Meryem iner,
Deccal'i öldürür ve kırk (40)
yıl Allah'ın kitabı ve benim
sünnetimle hükmeder, vefat
eder.
Kitab ul Burhan Fi Alamet-il
Mehdiyy il Ahir Zaman, 92

İmam
Nevevi: Hz. İsa Ümmeti Muhammed'e
Peygamber olarak değil; Şeriat-ı
Muhammediyyeyi tatbik etmek
için gelecektir, demektedir.
El-Kavlu'l Muhtasar Fi
Alamatil Mehdiyy-il Muntazar,
68
|
|
|
|
Kadi Iyaz: "İsa (a.s.) ın inmesi, Deccal'i öldürmesi
haktır ve gerçektir. Ehl-i Sünnet mezhebi ve yolu
bu konuda varid olan hadisler nedeniyle budur. Ne
akli yönden ne de Ser-i Şerif'te bu görüşü iptal
edebilecek hiçbir delil yoktur. Bu itibarla bu hüküm
sabittir. Mütezile ve Cehemiye mezheplerine mensub
bazı kimseler ve onlara katılanlar bu konudaki hadislerin,
Allah'ın 33/40- "Muhammed, ... ancak o, Allah'ın
Resûlü ve peygamberlerin sonuncusudur." mealindeki
ayete, Peygamber Efendimizin "Benden sonra hiçbir
peygamber yoktur" mealindeki hadisine ve Peygamberimizden
(s.a.v.) sonra hiçbir peygamberin olmadığına ve
şeriatının kıyamete dek ebedi olup, hükümlerinin
yürürlükten kalkmayacağına dair müslümanların icma'ına
ters düştüğü gerekçesiyle reddedilmiş olduğunu ileri
sürmekteler ise de; Bu iddia ve gerekçe batıldır.
Çünkü İsa (a.s.) 'ın inmesinden maksad onun şeriatımızı
yürürlükten kaldırıcı bir şeriatla ve Peygamber
olarak inmesi değildir. Ne bu hadislerde ne de başka
hadislerde böyle birşey yoktur. Bilakis İsa (a.s.)'ın
şeriatımızla hükmedecek adil bir hakim ve halkın
terkettiği şeriatımızın hükümlerini ihya edici olarak
ineceği sahih hadislerle sabittir." demiştir.
Sünen-i Ibn-i Mace, 10/338
Hz. İsa (a.s.) inecek ve hatem'ür
rüsul Resulullah (s.a.v.) efendimizin şeriatina
tabi olacaktır.
Mektubat-i Rabbani, 2/1309
Hz. İsa (a.s.) Efendimiz ahirzamanda
yeryüzüne indirildiği vakit, peygamberlikle
vazifeli olarak yeni bir şeriat getirmeyecektir.
Sahih hadislerin ve İmam-Rabbani Hazretleri'nin
izahında belirtildiği şekilde, Peygamber Efendimizin
(s.a.v.) Şeriatını uygulayacaktır. Kur-an-ı Kerim
ayetlerine göre hükmedecektir.
İSA (A.S.)IN HİLYESİ
|

|
|
Peygamber
efendimiz buyurmuştur ki:
Onu gördüğünüz zaman şu alametlerle
tanıyınız:
1.Uzuna yakın orta boylu
2.Rengi kırmızı ile beyaza yakın
3.Üzerinde herd boyası ile boyanmış
iki elbise vardır.
4.O derece temiz ki kendisine
ıslak dokunmadığı halde başı
su damlatır gibidir.
Ölüm-Kıyamet-Ahiret ve Ahirzaman
Alametleri, 499

Ebu
Hureyre (r.a.) şöyle dedi: Peygamber
(s.a.v) buyurdu ki: Geceleyin
yürütüldüğüm zaman Musa Aleyhisselam'a
kavuştum. (Peygamber onu tavsif
ederek:) Bir de gördüm ki, O
Senüe kabilesi erkeklerinden
biri gibi kara yağız, uzun boylu,
balık etli, düz saçlı bir zattır.
İsa'ya da kavuştum (Peygamber
onu da tavsif ederek: ) İsa,
orta yapılı, sanki hamamdan
çıkmış gibi al çehreliydi.
Sahih-i Müslim, 2/1053

Yine
Abdullah Ibn-i Ömer (r.a.) dan
rivayet olunduguna göre Nebi
(s.a.v.) demistir ki:
Ben bu gece kendimi rüyamda
Kabe'de buldum. Ansızın esmer
bir kişi gördüm. Sanki o esmer
insanlardan en güzeli, başının
saçı iki omuzu arasında sarkıyordu.
(yeni) taranmış ve arınmıştı
da bas'inin saç)ı su damlatıyordu.
İki elini iki kişinin iki
omuzuna koyarak Beyt'i tavaf
ediyordu. (orada bulunanlara)
bu kimdir? diye sordum. Onlar
: bu Meryem'in oğlu Mesih (İsa)'dır,
dediler.
Sahih-i Buhari, 9/177
|
|
|

|
İSA (A.S.) PEYGAMBERİMİZİN
(S.S.V) KABRİ YANINA DEFNEDİLECEKTİR
|

|
|
İbni
Asakir Abdullah b. Selamdan:
"Tevrat'ta Peygamberin sıfatı
anlatılıyor ve orada İsa
aleyhisselamin onunla beraber
defn edileceği yazılıyor.
Buhari Tarihinde, İbni Asakir
Ondan (Abdullah b. Selam) dan
nakl ettiklerine göre, İsa
aleyhisselam Resulüllah ile
iki Sahabisi (Ebu Bekr ve Ömer
(r.a.) 'nın yanında defn edilip
kabir adedi dörde çıkacaktır.
İbni Cevzi'nin Abdullah bin
Ömer (R. Anhüma)'dan merfuan
nakl ettiği bir rivayette şöyle
buyurulmaktadır:
"İsa aleyhisselam yeryüzüne
inecek, evlenecek çoluk çocuk
sahibi olup kırk beş sene yaşıyacak,
sonra ölecek, benimle ayrı kabire
gömülecek, sonra ben ve İsa
aynı kabirden Ebu Bekr ile Ömer
(r.a.) arasından kalkacağız!"
Kıyamet Alametleri, 246/247

Hz.
İsa, yeryüzünde iken evlenecek
ve bir çocuğu olacaktır. Ölünce,
müslümanlar onun namazını
kıldıktan sonra Ravza-i Mutahhare'ye
defnedeceklerdir.
El-Kavlu'l Muhtasar Fi
Alamatil Mehdiyy-il Muntazar,
65

Muhakkak
ki, Meryem oğlu, İsa yeryüzüne
indiği zaman evlenecek, çocuğu
olacak, yeryüzünde 45 yıl kalacaktır.
Miskatü-l Mesabih, 3/47

İsa
(a.s.) yeryüzünde indikten ve
40 yıl kalıp yaşadıktan sonra
ölür. Müslümanlar, O'nun cenaze
namazını kılarak O'nu toprağa
verirler. (Bu hadis, ebu Davud
et Tayalisi'nin Müsned'inden
rivayet edilmiştir.)
Hazreti İsa (a.s.) yeryüzünde
kırk sene yaşadıktan sonra vefat
edecektir. Müslümanlar O'nun
cenaze namazını kılarak defnedecekler.
Ölüm-Kıyamet-Ahiret ve Ahirzaman
Alametleri, 498-499
|
|
|

|
.
Hz. İsa (a.s.) yeryüzünde yaklaşık 40-45 sene
kaldıktan sonra vazifesini tam yapmış olarak vefat
edecektir. Müslümanlar cenaze namazını kılıp,
Peygamber Efendimizin (s.a.v.) kabri yanına defnedeceklerdir.
RİSALE-İ NUR KÜLLİYATINDA
İSA ALEYHİSSELAM
İsa (a.s.) Dünyaya Tekrar Gönderilecektir:
Süfyan ve mehdi hakkındaki
hadislerin ifade ettikleri mana budur ki, Ahir zamandan
dinsizliğin iki ceryanı kuvvet bulacak.
Birisi: Nifak perdesi altında Risalet-i Ahmediyeyi
(A.S.M.) inkar edecek süfyan namında müdhiş bir
şahıs ehl-i nifakın başına geçecek, Şeriat-ı İslamiyenin
tahribine çalışacaktır. Ona karşı Al-i Beyt-i Nebevinin
silsile-i nuranisine baglanan, ehl-i velayet
ve ehl-i kemalin başına geçecek Al-i Beytten Muhammed
Mehdi isminde bir zat-ı nurani, o Süfyanin şahs-ı
manevisi olan cereyan-i münafikaneyi öldürüp dağıtacaktır.
(Mektubat, 53)
****
Hadis-i şeriflerde İsa (a.s.)'dan önce geleceği
bildirilen Hz.Mehdi; Süfyan'ın İslam aliminde yaptığı
manevi tahribatı tamire çalışacak, İslamiyetin yeniden
canlandırılmasına ve dünya çapında yayılmasına gayret
edecektir.
Hz.Mehdi(a.r.), Allah'ı inkar üzerine
kurulmuş bütün felsefe ve teorileri tam anlamıyla
susturacak, başta Süfyan'dan kaynaklanan bütün fitne
ve fesad odaklarını, kurumlarını kapatacaktır. Mehdi,
Halife ünvanıyla İslam aleminin başına geçecek,
Kur-an-ı Kerim'i ve iman esaslarını günün şartlarını
da dikkate alarak ilmi bir şekilde insanlara açıklayacak,
müminlerin imanlarını güçlendirecektir.
İkinci cereyan ise: Tabiyyun,
maddiyyun felsefesinden tevellüd eden bir cereyan-i
nemrudane, gittikçe ahirzamanda felsefe-i maddiye
vasıtasiyle intisar ederek kuvvet bulup, uluhiyeti
inkar edecek bir dereceye gelir. Nasıl bir padişahı
tanımayan ve ordudaki zabıtan ve efrad onun askerleri
olduğunu kabul etmiyen vahşi bir adam, herkese,
her askere bir nevi padişahlık ve bir güna hakimiyet
verir. Öyle de : "Allah'ı inkar eden o cereyan efradları
birer küçük Nemrud hükmünde nefislerinde birer rububiyet
verir. Ve onların başına geçen en büyükleri,
ispirtizma ve manyetizmanın hadisatı nev'inden müdhiş
harikalara mazhar olan deccal ise daha ileri
gidip, cebbarâne sûri hükûmetine bir nevi rubûbiyet
tasavvur edip ulûhiyetini ilan eder. Bir sineğe
maglûb olan ve bir sineğin kanadını bile icad edemeyen
âciz bir insanın ulûhiyet dâvâ etmesi, ne derece
ahmakcasına bir maskaralık olduğu malumdur.
Hz. Mehdi (a.r.)'nin önderliğinde
İslam aleminin birleşip fevkalade neticeler almasından
ve yepyeni bir medeniyetin doğmasına sebep olmasından
çok etkilenen yahudilik, dolayısıyla siyonizm, bu
sefer "dünya hakimiyeti" için Hz. Mehdi (a.r.)ye
alternatif olarak Mesih-i Deccal lakaplı, hipnotizma,
sihir, manyetizma gibi istidracı harikalıkları olan
bir şahsı çıkaracak. Bu şahıs önce peygamber, daha
sonra da (haşa) İlah olduğunu iddia edecektir.
İşte böyle bir sırada, o cereyan
pek kuvvetli göründüğü bir zamanda, Hazreti İsa
(a.s)'in şahsiyet-i maneviyesinden ibaret olan hakiki
İsevilik dini zuhur edecek, yani rahmet-i İlahiyenin
semasından nüzul edecek; hal-i hazır Hıristiyanlik
dini o hakikata karşı tasaffi edecek, hurafattan
ve tahrifattan sıyrılacak, hakaik-i İslamiye ile
birleşecek; manen Hıristiyanlık bir nevi İslamiyete
inkilab edecektir... Ve Kur'an'a iktida ederek,
o İsevilik , şahs-ı manevisi, tabi; ve İslamiyet,
metbu' makamında kalacak. Din-i hak, bu iltihak
neticesinde azim bir kuvvet bulacaktır. Dinsizlik
cereyanına karşı ayrı ayrı iken mağlub olan İsevilik
ve İslamiyet; ittihad neticesinde, dinsizlik cereyanına
galebe edip dağıtacak istidadında iken alem-i semavetta
cism-i başerisiyle bulunan şahs-ı İsa Aleyhisselam,
o din-i hak cereyanının başına geçeceğini bir Muhbir-i
Sadık, bir Kadir-i Külli Sey'in vadine istinad ederek
haber vermiştir. Madem haber vermiş, haktır, madem
Kadir-i Külli Sey "va'detmiş elbette yapacaktır.
(Mektubat, 53-54)
****
Mesih'i Deccal'in çok kuvvetli olduğu bir devrede,
Hıristiyanlık dini, içinde bulunduğu hurafelerden,
sapkınlıklardan (teslis, haç, domuz eti yemek v.s.)
temizlenecek, ilk nuzül ettiği, orjinal haline dönecek
bir nevi İslamiyet gibi olacaktır. İlahi dinler
birbirinin devamı olduğundan birisi bozulunca diğeri
onu düzeltmek ve yeni hükümler koymak için gönderildiğinden,
Hıristiyanlık da hurafelerden, sapkın inançlardan
kurtulduktan sonra manen bir nevi İslamiyet
olacak, Hıristiyanlar da Kur-an-ı Kerim'e uyacaklardır.
Ayrı ayrı iken mağlup olan Hıristiyanlık ve İslamiyet
birleşmeleri sonucunda kuvvetlenip, dinsizlik cereyanını
yok edecek bir güce geldikleri sırada; Hz. İsa (a.s.)
Allah (c.c.) tarafindan cismani olarak dünyaya gönderilip,
bu kuvvetin başına geçecektir. Bunu Peygamberimiz
(s.a.v.) Allah'ın vaadine dayanarak haber vermiştir.
Bunu Peygamberimiz (s.a.v.) Allah'ın vaadine dayanarak
haber vermiştir. Allah (c.c.) tarafindan cismani
olarak dünyaya gönderilip, bu kuvvetin başına geçecektir.
Bunu Peygamberimiz (s.a.v.) Allah'ın vaadine dayanarak
haber vermiştir. Allah (c.c.) elbette vaadini yerine
getirecektir.
Sahih hadislerde müjdelenen
hususlar bunlardır. Ahirzamanda gelmesi beklenen
Hz. İsa(a.s.) efendimizi Tek bir zat olarak değil
de "şahs-ı manevi veya cemaat" şeklinde düşünmek
veya "gelmiştir, görevini yapıp vefat etmiştir"
iddiasında bulunmak, mütevatir haline gelmiş bu
konuyu yalanlamak olur ki, manevi sorumluluk getirebilir,
müslümanlara çok büyük zarar verebilir. Allah (c.c.)
bunu vaadetmiştir ve vaadini elbette yerine getirecektir.
Bediüzzaman başka bir eserinde de İsa (a.s.)'ın
dünyaya tekrar gelmesinin kesin olduğunu bildiriyor.
Evet, hadis-i şerifin ifadesiyle
Hazret-i İsa'nın semavi nüzulu kat'i olmakla
beraber; mana-yi işarisiyle başka hakikatleri
ifade ettiği gibi bu hakikata da mucizane işaret
ediyor.
(Kastamonu Lahikası, 50)
İsa (a.s.) Mesih Deccal'i Öldürecektir:
Kat'i ve sahih rivyatte var ki: "İsa
Aleyhisselam büyük Deccal'i öldürür."
Vel'ilmü indallah, bunun da iki vechi var:
Bir vechi şudur ki: Sihir ve manyetizma ve ispirtizma
gibi istidracı harikalarıyle kendini muhafaza eden
ve herkesi teshir eden o dehşetli Deccal'i öldürebilecek,
mesleğini değiştirecek; ancak harika ve muc'cizatlı
ve umumun makbulü bir zat olabilir ki: O zat,
en ziyade alakadar ve ekser insanların Peygamberi
olan Hazret-i İsa Aleyhisselam'dır.
İkinci vechi şudur ki: "Şahs-i
İsa Aleyhisselam'ın kılıncı ve maktul olan şahs-ı
Deccal'in, teşkil ettiği dehşetli maddiyunluk ve
dinsizlik azametli heykeli ve şahs-ı manevisini
mahvedecek ancak İsevi ruhanileridir ki; o ruhaniler,
din-i İsevinin hakikatını hakikat-ı İslamiye ile
mezcaderek o kuvvetle onu dağıtacak, manen öldürecek.
Hatta, "Hazret-i İsa Aleyhisselam gelir, Hazret-i
Mehdi'ye namazda iktida eder, tabi olur. " diye
rivayeti bu ittifaka ve hakikat-ı Kur-aniyenin mutbuiyetine
ve hakimiyetine işaret eder.
(Sualar, 493)
****
Sihir ve hipnotizma gibi harikulade kuvvetlerle
herkesi etkileyerek varlığını sürdüren deccal ve
onun fikir sistemi, ancak, vahiyle hareket eden
gerektiğinde mucizelerle desteklenen İsa (a.s.)
tarafindan yok edilecektir.
Hz. İsa (a.s.) tekrar dünyaya geldigi
zaman yeni bir din getirmeyecek, Islam dinine uyacaktir.
Fakat bir peygamber oldugu için, kendisine vahiy
gelecek ve mucize gösterecektir.
Hz. İsa (a.s.)'ın başkanlığı altında Hıristiyanlığın
hakikati ile İslamiyeti birleştiren talebeleri,
bu birleşmenin sağladıgı güç ile Mesih-i Deccal'in
dinsizlik cereyanını, Allah'ı (c.c.) inkar fikrini
etkisiz hale getirip, yok edecektir.
Hem alem-i insaniyette inkar-ı uluhiyet
niyetiyle medeniyet ve mukaddesat-ı beşeriyeyi zir
ü zeber eden Deccal komitesini, Hazret-i İsa (a.s.)
'ın din-i hakikisini İslamiyetin hakikatiyle birleştirmeye
çalışan hamiyetkar ve fedakar bir İsevi cemaati
namı altında ve "Müslüman İseviler" ünvanına
layık bir cemiyet, o Deccal komitesini, Hazret-i
İsa (a.s.)'ın riyaseti altında öldürecek ve dağıtacak;
beşeri, inkar-ı uluhiyetten kurataracak.
(Mektubat 413)
Bediüzzaman hazretleri, Hıristiyanlığı
bütün sapkınlıklarından arınmış olarak uygulayan
müslüman isevilerin (Hiristiyanlar) Hz. İsa (a.s.)'ın
komutası altında, Yahudilerin başına geçen Mesih-i
Deccal'in fikir sistemini bir daha toparlanamayacak
şekilde yok edeceğini ve Dünya'yı Allah (c.c.) 'ı
inkardan kurtaracağını bildiriyor. Böylece dünyadaki
Yahudi hakimiyeti tam anlamıyla son bulacak, güzel
ahlak, hoşgörü, sevgi-saygı üzerine kurulmuş İslamiyet
dünyaya hakim olacaktır.
İsa (a.s.) Geldiğinde Başlarda
Tanınmaması:
Hazret-i İsa Aleyhisselam geldiği
vakit, herkes O'nun hakiki İsa olduğunu bilmek lazım
değildir. Onun mukarreb ve havassı, nur-u iman ile
O'nu tanır. Yoksa bedahet derecesinde herke O'nu
tanımayacaktır.
(Mektubat, 54)
Bediüzzaman hazretleri, Hz. İsa (a.s.)
'ın dünyaya geldiğinin ilk yıllarında ancak yakın
talebeleri tarafindan imanın nuru ile tanınabileceğini,
yoksa herkesin açıkça onu tanıyamayacağını bildiriyor.
Hatta Hazret-i İsa Aleyhisselam'ın
nuzülü dahi ve kendisi İsa Aleyhisselam olduğu,
nur-u imanın dikkatiyle bilinir, herkes bilemez.
(Sualar, 487)
Hz. İsa (a.s.) yeryüzüne ilk geldiği
vakit (nüzul ettiği vakit) imtihan sırrı olarak
kendisini bilmeyecek, daha sonra kendisinin farkına
varacaktır. Talebeleri de imanın nuru ile O'nu zann-ı
galıple (büyük zanla) sonradan tanıyacaklardır.
Herkes açıkça O'nun Hz. İsa'(a.s.)olduğunu bilmeyecektir.
Küçük bir Hıristiyan grup içerisinde mücadelesine
başlayacaktır.
İsa (a.s.) tam anlamıyla zuhur ettikten
sonra görebilen herkes onu görecek ve hakiki İsa
(a.s.) olduğunu bileceklerdir. Fakat yine de "-Acaba
gerçekten İsa bu mu?" diye şüphe edenler var olacaktır;
Böyle şüphesi olanlar küfürle suçlanamaz, çünkü
bu konu bir Akaid konusu değildir. Yalnız böyle
şüphede olanlar bu mübarek şahsın feyzinden, bereketinden
mahrum kalabilir.
İsa (a.s.)ın Küçük Bir Cemaati
Olacak:
İsa Aleyhisselam'ı nur-u iman ile
tanıyan ve tabi olan cemaat-i ruhaniye-i mücahidinin
kemiyeti, Deccal'in mektepçe ve askerce ilmi ve
maddi ordularına nisbeten çok az ve küçük olmasına
işaret ve kinayedir.
(Sualar, 495)
Hz. İsa (a.s.) küçük bir cemaat içerisinde
vazifeye başlayacaktır. Daha ziyade İsrail ve İsrail'e
yakın bölgelerde faaliyet gösterecektir. Okullarda
ve askeri birimlerde talebeleri olacak ilk başta
kendilerini gizleyeceklerdir.(Allahualem)
|

|
|
Hakim
et-Tirmizi, "Nevdirü'l Usul"da
şöyle nakletmiştir. Peygamberimiz
(s.a.v.): Meryem oğlu İsa Ümmetim
içinde havarilerinden bir takım
halkı bulacaktır. Başka rivayette
ise Peygamberimiz (s.a.v.) üç
defa: Muhakkak ki Mesih (İsa)
aleyhisselam bu ümmetten birtakım
kavimlere yetişecek ki, onlar
sizin gibidirler. Yahut sizden
daha hayırlıdırlar. İlkinde
benim sonunda Mesih (İsa)nın
bulunduğu bir ümmeti Allah asla
utandırmaz, buyurmuştur.
Ölüm-Kıyamet-Ahiret ve Ahirzaman
Alametler, 501

Resulullah
(s.a.v.) efendimiz şöyle buyurdu:
Yemin ediyorum ki Meryem oğlu
İsa o gün yeryüzünün en hayırlı
800 erkek ile 400 kadın kişilerin
yanlarına inecektir.
Ölüm-Kıyamet-Ahiret ve Ahirzaman
Alametler, 498
|
|
|
|
İsa (a.s.) Hakkında Bazı Hadisler Mütaşabihtir:
Bediüzzaman Said Nursi, İsa (a.s.)'ın
inmesine ve Deccal'i öldürmesine aid hadislerin
müteşabih (benzetmelerle anlatılan) hadislerden
olduğunu, muhakkak tevilinin yapılması, yani müteşabihatının
çözülerek açıklanması gerektiğini izah etmektedir.
Aksi takdirde, sözde alimlerin bu hadislerin müteşabıhatına
aldırmadan, zahirine bakıp şüpheye düştüğünü veya
hadisi tamamen reddetme yoluna gittiklerini ifade
etmektedir.
Ahir zamanda Hazret-i İsa (a.s.) nüzulüne
ve Deccal'i öldürmesine ait hadis-i şahihanın ma'na-yı
hakikileri anlaşılmadığından, bir kısım zahir ulemalar,
o rivayet ve hadislerin zahirine bakıp şüpheye düşmüşler;
veya sıhhatini inkar edip, veya hurafevari bir mana
verip adeta muhal bir sureti bekler bir tarzda avam-i
müslimine zarar verirler. Mülhidler ise, bu gibi
zahirce akıldan çok uzak hadisleri şerr-i rüşte
ederek hakaik-i İslamiyeye tezyifkarane bakıp taarruz
ediyorlar. Risale-i Nur, bu gibi ehadis-i müteşabihenin
hakiki te'villerini Kur'an feyziyle göstermiş. Şimdilik
nümune olarak bir tek misal beyan ederiz. Şöyle
ki:
Hazret-i İsa (a.s.) Deccal ile mücadelesi
zamanında, Hazret-i İsa onu öldüreceği vakitte,
on arşın yukarıya atlayıp sonra kılıncı onun dizine
yetiştirebilir derecesinde, vücudda o derece Deccalin
heykeli Hazret-i İsa Aleyhisselamdan on, belki yirmi
misli yüksek kametli olmak lazım gelir. Bu rivayetin
zahiri ifadesi sırr-ı teklife ve sırr-ı imtihana
münafi olduğu gibi nev-i beşerde cari olan adetullaha
muvafık düşmüyor.
(Kastamonu Lahikası, 49)
****
Rivayette var ki: - İsa Aleyhisselam Deccal'i
öldürdüğü münasebetiyle "Deccal'in fevkalade büyük
ve minareden daha yüksek bir azamet-i heykelde ve
Hazret-i İsa aleyhisselam ona nisbeten çok küçük
bulunduğunu.." gösterir.
Bunun tevili şu olmak gerektir ki:
İsa Aleyhisselam'ı nur-u iman ile tanıyan ve tabi
olan cemaat-i ruhniye-i mücahidinin kemiyeti, Deccal'in
mektepçe ve askerce ilmi ve maddi ordularına
nisbeten çok az ve küçük olmasına işaret ve kinayedir.
(Sualar, 495)
Bediüzzaman Hazretleri, hadis-i şerifte
İsa aleyhisselam'ın Deccal ile mücadelesinde onu
öldüreceği vakitte on arşın (5 metre) yukarıya atladıktan
sonra kılıcı ancak onun dizine yetiştirebildiği
derecesinde Deccal'in İsa'ya (a.s.) oranla boyunun
on-oniki katı (18-20 m.) uzun olması gerektiğini
izah etmektedir. Böyle bir yaratılış, Allah'ın kudreti
dahilinde olmakla beraber adetullaha aykırıdır.
Adetullah: Allah'ın kainatta
koyduğu değişmez yasalar.
Ancak bu bekleniş tarzı Deccal'in
asker gücüne, eğitim kurumlarına ve her alanda maddi
bakımdan üstün ordularına kıyasla İsa(a.s.) ve cemaatinin
sayıca çok daha az olduğuna işaret ettiği şeklinde
açıklanırsa, mesele daha akılcı anlaşılır bir hale
gelmiş olur.