|
Sayın Adnan Oktar yaklaşık 30 yıldır Türk İslam Birliği ülküsünün gerçekleşmesi için büyük bir fikri mücadele vermektedir. Özellikle son yıllarda bu konuyla ilgili ilmi çalışmalarını yoğunlaştırmıştır. Hem ülkemizde hem de Türk İslam dünyasında birlik, beraberlik, dayanışma ve işbirliği bilincinin güçlenmesi için yaptığı çağrılarla ve açıklamalarla öncülük yapan Sayın Adnan Oktar, Türk İslam Birliği'nin çok yakın gelecekte kurulacağını müjdelemektedir. Gerçekten de, özellikle son dönemde yaşanan gelişmeler, aynen Sayın Adnan Oktar'ın tarif ettiği şekilde, Türk İslam Birliği'ne adım adım yaklaştığımızı gözler önüne sermektedir. Bu bölümde, son bir iki yıl içinde arka arkaya yaşanan gelişmelerden bazı örnekler sergilenmektedir. Burada sınırlı sayıda örneğe yer verilmektedir ve sadece bu örneklerin incelenmesi dahi ne kadar önemli bir dönemde yaşadığımızı ve yakın gelecekte çok daha güzel ve mühim gelişmelere tanıklık edeceğimizi göstermektedir.
Ekin TV, 29 Ocak 2009:
Adnan Oktar: "Bunun tek çözümü var. Maddi ve manevi tek çözümü var: Türk İslam Birliği’dir. Türkiye’nin liderliğinde, Türk devletlerinin desteğinde ve bütün İslam ülkelerinin de içine katılacağı dev ve kocaman bir İslam Birliği. Dünyanın en dürüst, en efendi, en güvenilir, en efendi, süper yapılanması olacaktır bu. NATO’dan daha büyük, AB’den daha güçlü, askeri yönden de, siyasi yönden de, ekonomik yönden de dünyanın en büyük gücü haline gelecektir. Ne anarşi kalır, ne terör kalır, ne hayat pahalılığı kalır, ne şu kalır, ne bu kalır. Ama bu konuda hırs yapmak lazım. Herkesin her yerde Türk İslam birliğine olan arzusu iştiyakı çok iyi vurgulanmalı. Mesela resmi makamlara dilekçe yazılabilir, yazılar yazılabilir, kahvehanelerde sohbet edilebilir, konuşmalar yapılır. Televizyon konuşmaları her şeyle bunun çok ciddi gündem yapılması lazım. O kadar mantıksız ki bizim birleşmememiz. Aynı soydanız, aynı dindeniz, aynı ırktanız, yani her şeyimiz bir, bir sürü kapı var, açılsın o kapılar. Azerbaycan’ın kapıları açılsın, Gürcistan’ın kapıları açılsın, İran’ın kapısı açılsın, Irak’ın Suriye’nin kapıları açılsın, Türkistan’ın kapıları açılsın. Rahat rahat gidip ticaret yapalım, sohbet edelim, konuşalım. Onlar bizim canımız ciğerimiz parçamız, kardeşlerimiz. Yani kapıya gittiğimizde biz niye pasaport gösterelim, normal arabayla basıp geçelim. Avrupa’yı biz o zaman zengin ederiz. Avrupa yaşlı bir toplum, Amerika zaten ekonomik olarak çökmek üzere. Amerika’nın ve Avrupa’nın ve Çin’in kurtuluşu da buna bağlı. Allah’ın izni ile Rusya’yı da Türk İslam Birliği içine alacağız, bu da var çünkü çok yüksek nüfusa sahip Rusya’da ki Türklerin sayısı ve İslam da çığ gibi yayılıyor Rusya’da. İslam’ın sevgisi coşkusu yepyeni bir dinamik, yepyeni bir heyecan verecektir topluma. Böyle olaylarda muazzam bir heyacan meydana gelir. Yepyeni bilimsel buluşlar olur, yepyeni mimari anlayışları gelişir, medeniyette adeta bir patlama meydana gelir. Yepyeni bir sevinç anlayışı meydana gelir. Yani durgunluk ve durağanlık kalkar. Yani bir bendin önünde su bendinin önünde ki ağacı kaldırdın mı, su coşku ile akmaya başlar. Onun gibi. Adeta bir deniz boşalacak Allah’ın izni ile Türk İslam Birliği olduğunda. Buna doğru gidiyoruz, zaten bunun engellenecek bir yönü yok. Kimse bunu engelleyemez ayrıca. Bu bir kader Allah’ın izni ile. Mutlaka olacak bu. Ama herkes bunu coşku ile teşvik etsin, desteklesin, dilinde sürekli bunu değerlendiren bir insan zaten büyük hizmet etmiş olur."
|