Adnan Oktar'ın 26 Kasım 2011 tarihli A9 Tv röportajından
ADNAN OKTAR: Merve Hocam buyurun, sizi dinliyoruz.
MERVE HANIM: Hocam uygun görürseniz alyuvarlardan bahsedeceğim. Kandaki kırmızı hücreler ve görevleri oksijen taşımak bütün dokulara. Ayrıca kanı temizlemek için de hücrelerde birikmiş olan karbondioksiti kalbe geri taşıyorlar. Şekilleri yaratılış harikası, maşaAllah; Allah çok güzel yaratmış. Yuvarlak ve yassı bir şekle sahipler Hocam. Kenarlardan da hafif basık şekildeler. Yüzeyleri geniş olduğu için oksijen çok rahat bağlanıyor alyuvarlara ve vücudun en uç dokularına kadar oksijen çok rahat taşınabiliyor. Esnek olmaları çok önemli; bu şekilde en ince kılcal damarlara dahi rahatlıkla inşaAllah girip vücuttaki çok uç dokulara kadar oksijeni taşıyabiliyorlar ve bu şekilde dokular beslenebiliyor Hocam.
ADNAN OKTAR: O çok acayip. Kılcal damarlar o kadar küçük ki, o kadar küçük ki!Nasıl giriyorsun o aralara? Ayağın tabanı mesela, ayağımızı basıyoruz, mesela seksen kilo-doksan kiloluk adam; ayakkabıyla, ayak kemiğinin arasında kalıyor o damarlı doku. Gayet rahat besliyor vücut onu. Plastikten öyle boru olduğunu düşünün orada, doksan kilo üstüne çıktığında ne olur? Oradan sen mesela bir su geçirmeye kalksan, istediğin kadar basınç ver, geçmez. Zınk diye kesilir. Hiç, gayet rahat geçiyor. Anlaşılacak gibi bir sır değil. Hayret edilecek bir şey. Ayakta yürüyoruz, ayak kemiği bir yandan bastırıyor, ayakkabının topuğu bir yandan bastırıyor. İncecik, ipekten daha ince damarlar, nazik damarlar; kan arasında rahatça geçip gidebiliyor. Yoksa normalde kangren olur. Bastın mı, beslenme olmayınca kangren olur. Hiç bana mısın demiyor, gayet rahat geçiyor. Evet, buyurun Hocam.
MERVE HANIM: Hocam öyle ki mesela; çapı 5 mikrometre olan kılcal damarlar var. Yarıçapı 7-8 mikrometre olan alyuvarlar o esneklikleri sayesinde kılcal damarlara girebiliyorlar. Ayrıca hücre zarları diğer hücrelere nazaran daha geniş, böylece damarların içine girdiklerinde şekil değiştirseler bile Hocam, gerilimden hücre o zarı yırtmıyor. Elhamdülillah, Allah o şekilde korumaya almış. MaşaAllah, elhamdülillah. Bir de bu şekil önemli; bu şekil bozukluğunda “orak hücre anemisi” denen bir hastalık var ve çok tehlikeli bir hastalık Hocam. Çünkü alyuvarların şekli değişiyor. Kanda ‘hemoglobin S’ isimli anormal bir molekül var. O molekül de -sizin Kan ve Kalp Mucizesi kitabınızda zaten çok detaylı anlatılıyor, ben çok yüzeysel anlatacağım- alyuvarın içinde bir kristalleşme meydana geliyor ve orağa benzetiyor Hocam alyuvarın şeklini. İki tarafı sivri olarak esnekliğini kaybediyor, alyuvar ve kılcal damarlara girememeye başlıyor. Girse bile hücre zarını yırtıyor ve ciddi zarara sebebiyet veriyor. Mesela gözdeki ince kılcal damarlara oksijen taşınamamış oluyor. Beyindeki mesela çok ince sinirlere kan taşınamadığı için beslenemiyor ve sonucunda da ciddi hastalıklar meydana geliyor. Allah vücudumuzdaki her şeyi çok yerli yerinde ve çok muazzam yaratmış. Bu örnekten de çok rahat anlayabiliyoruz, elhamdülillah, maşaAllah.
Kitaplar
Devamı ...Güncel Yorumlar
Devamı ...Güzel Konular
Devamı ...İlanlar
Devamı ...Güncel Yorumlar
Devamı ...Web siteleri
Devamı ...