Adnan Oktar'ın 14 Ocak 2012 tarihli A9 Tv röportajından
ADNAN OKTAR: Nahl Suresi 94. Şeytandan Allah’a sığınırım.
94- Yeminlerinizi kendi aranızda, bir bozuculuk unsuru edinmeyin; sonra sapasağlam basan ayak kayar ve Allah'ın yolundan alıkoyduğunuz için kötülüğü tadarsınız. (Ayrıca) Büyük azap da sizin içindir.
95- Allah'ın ahdini ucuz bir değere karşılık satmayın. Eğer bilirseniz, Allah Katında olan sizin için daha hayırlıdır.
Mesela vardır bazıları; “Eğer bu kişi ile bir daha görüşürsem Allah beni helak etsin. Yemin ediyorum görüşmeyeceğim” diyor. Müslüman kardeşin, böyle yemin olur mu? Bak, ne diyor Cenab-ı Allah? “Allah’ın ahdini ucuz bir değere karşılık satmayın”. Mesela geçici bir kin için, geçici bir nefret için veyahut mesela parasını ödemedi diye, “ömür boyu bir daha görüşmeyeceğim” diyor, yemin ediyor. “Böyle yemin olmaz” diyor, Cenab-ı Allah .
96- Sizin yanınızda olan tükenir, Allah'ın Katında olan ise kalıcıdır. Sabredenlerin karşılığını yaptıklarının en güzeliyle Biz muhakkak vereceğiz.
Sabretmek, insanın dengeli olmasını sağlar. İnsanların çoğu sabredemediği için rezalet çıkar. Dostlukları gider, sevgileri gider, kavga ederler. Tahammülsüzlükten acayip bir kin meydana gelir. Sabır sevginin ilacıdır. Sabrı ortaya koyduğunda her türlü anormalliği çözen bir merhem gibidir. Her türlü hastalığı çözer sabır.
97- Erkek olsun, kadın olsun, bir mü'min olarak kim salih bir amelde bulunursa, hiç şüphesiz Biz onu güzel bir hayatla yaşatırız ve onların karşılığını, yaptıklarının en güzeliyle muhakkak veririz.
Bak, diyor ki Allah, “samimi olursa, bir kadın veya erkek, Ben onu güzel bir hayatla yaşatırım” diyor. Ama bak şartı, samimi olması. Bu bir mucize. Net, “güzel hayatla yaşatırım” diyor Allah. Yani ikinci bir ihtimal söylemiyor Allah.
98- Öyleyse Kur'an okuduğun zaman, kovulmuş şeytandan Allah'a sığın.
Şeytandan Allah’a sığınmak farz, Kuran okunduğu zaman.
99- Gerçek şu ki, iman edenler ve Rablerine tevekkül edenler üzerinde onun (şeytanın) hiçbir zorlayıcı-gücü yoktur.
Bak, “iman edenler ve Rablerine tevekkül edenler”; Rabbine tevekkül etti mi ne olur bir insan? Son derece rahat eder. Bir, iman ediyor. İman etmeden zaten tevekkül olmaz. İman ettikten sonra, hakkıyla iman edince, tevekkül edince, biri kötü bir söz söylüyor, tevekkül ettiği için, “Bunu Allah yaratıyor” diyor, rahat. Parasını kaybediyor, “Allah yarattı” diyor, rahat. Bir hastalık geliyor, “Allah yarattı” diyor, rahat. Makamını, mevkisini kaybediyor, “Allah yarattı” diyor, rahat. Hiçbir şey onda yıkıcı etki meydana getirmiyor. Yıkıcı karşılık vermiyor, öfkelenmiyor, sinirlenmiyor, asmıyor, kesmiyor, hiçbir şey yapmıyor. Makul, dengeli insan oluyor. Dolayısıyla, şeytanın avucuna düşmemiş oluyor. Öbür türlü de öfkeyle kalkan, zararla oturuyor. Başını belaya sokuyor. Ya kendine zarar veriyor, ya etrafındakilere zarar ediyor. Sevdiği kişileri kaybediyor, dostlarını kaybediyor. Öfke onu geriyor. “Gerçek şu ki, iman edenler ve Rablerine tevekkül edenler üzerinde onun (şeytanın) hiçbir zorlayıcı-gücü yoktur.” “Etkileyemez sizi” diyor Allah; “zorlayıcı-gücü yoktur”. Öbür türlü olduğunda zorlayıcı gücü oluyor işte. Adam, “Dayanamıyorum ağabey” diyor, “dayanamadım” diyor ve belanın içerisine giriyor.
100- Onun zorlayıcı-gücü ancak onu veli edinenlerle, onunla O'na (Allah'a) ortak koşanlar üzerindedir.
Şeytanla Allah’a ortak koşuyor.
Basında Harun Yahya
Devamı ...
Kuran Tefsiri
Devamı ...Web siteleri
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...
Kuran Tefsiri
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler