ADNAN OKTAR: Darwin’de bunun farkında. Adam diyor ki daha gözün ilk daha genel yapısının anlatıldığı halde bunu söylüyor. Genel yapısını bilmiyor. Buna rağmen bunun teorisine karşı yıkıcı bir delil olduğunu söylüyor. Yani mealen yaklaşık. Celal hocada bundan habersizdi. Geçenlerde o Trilobit fosilinde gözünün resmini de gösterttim. Trilobit’de gösterttim. Celal hoca herhalde biraz kanaati gelmiştir. Biraz değil de herhalde bayağı kanaati gelmiştir zannediyorum. Çünkü sürekli delillere konuşuyoruz biz Celal hoca gibi hani pür neşe İngilizce, Fransızca falan çatlatarak konuşmuyoruz. Konuştuğumuzu alıp getirip göstertiyoruz. Biraz üslubu çocuksu. Yani şey değil yani. Hakikaten çok az bilgisi var. Böyle yüzeysel bilgi onu heyecanlandırmış. Birazda yüzeysel düşünüyor yani. Derin düşünmüyor. Şimdi derin düşünmesi için sürekli delil veriyorum ki inşaAllah kafasında toparlar şöyle. Maddenin hakikati hakkında da haberi yok. Yani maddenin beyinde bir görüntü olarak oluştuğunu. Dışarıda maddenin aslını hiçbir insanın görmediğini de bilmiyor. Yani üslubundan bu anlaşılıyor. Bu çok önemli bir husustur. İç beynini, iç ruhunu insanın görmesi çok önemlidir. Mesela dışarıda ses olmamsı çok önemli. Görüntü olmaması çok önemli. Ve ayrıca göz eğer olmasa, algılayamasa atomun dışarıdaki görünüşü saydam. Yani aralıkları çok fazla olduğu için. Muazzam aralığı olduğu için. Göz onu böyle görüyor. Yani blok olarak görüyor.
MUHABİR: Yoksa halis haliyle görünse belki ürkütecek.
ADNAN OKTAR: Evet, zaten güneş yok bir kere, aydınlık yok o anlamda. Güneş var. Fakat aydınlığı yok. Güneş sadece bir karanlık olarak dalga yayıyor. Biz o dalgayı ısı ve ışık olarak görüyoruz. Yani ısıda bir algı, ısı diye de bir şey yok. Yani titreşimle ilgili bir şey bu. Biz titreşimi ısı olarak algılıyoruz. Beynin bir algısı o. Öyle yorumluyor. Mesela dışarıda zaman yok. Zaman beynin bir algısı, beynin bir yorumu. Yani bir evvelki olayı mesela bir evvelki olayı dedim biraz evvel, ikinci defa bir evvelki olayı dedim sonra işte o aradaki farkı beynimiz kıyaslıyor. Kafamızda kıyas yapıyor. Oradan inanç olarak zaman meydana geliyor. Yoksa dışarıda zaman yok. Yani uzayda zaman yok. Tek bir an var. Allah katında da tek bir an vardır. Da değil de Allah affetsin öyle demeyeyim Allah katında tek bir an vardır. Uzayda da öyledir. Bunları tabi Celal hocanın biraz tabi düşünmesi gerekiyor. Daha derin düşünmesi gerekiyor. Yavaş, yavaş böyle anlata, anlata inşaAllah doğruyu daha iyi anlamasını sağlayacağız inşaAllah.