ADNAN OKTAR’IN TRABZON TV RÖPORTAJI
(4 Eylül 2008)
ADNAN OKTAR: O da Türk İslam Birliği’nin mühim bir aşamasını gösterdi. Ben, röportajlarımda, yazılarımda; Sünni-Şii diye bir ayırım yok, hepimiz kardeşiz. Sünni imam arkasında Şii namaz kılabilir, Şii’nin arkasında da Sünni namaz kılabilir dedim. Bu hakikaten yüzyıllardan beri süren bir fitneydi ve asla olmazdı Osmanlı döneminde de olmayan bir şeydi bu. Yani hiç, bir Sünni’nin arkasında Şii asla namaz kılmaz; Şii’nin de arkasında asla bir Sünni namaz kılmazdı. Bu, Ahmedinejad Bey’in namaz kılması, Sünni imam arkasında namaz kılması çok çok anlamlı. Bir kere eğer Türk İslam Birliği olursa ben, Sünni bir imama uyarım; onun imamlığını kabul ederim anlamına geliyor. İkincisi bu birliğin idareci vasfına, liderlik kadrosuna uyarım, bu anlama geliyor. Ve de Sünni-Şii kardeştir, bizim ayrımımız yok, ayrımız gayrımız yok; sizlerle beraberiz mantığı ortaya çıkıyor. Yani anlamı çok çok büyük, zaten kendisi de dedi “Bunun siyasi anlamı çok büyük” dedi. Bu, Türk İslam Birliği’nin mühim bir aşamasıydı. Çok mühim bir alametti, bu da oluşmuş oldu. Mesela, Papa’nın geldiğinde yine imamın arkasında namaz kılar gibi ayakta dua etmesi. Bu da yine Hıristiyanların Müslümanlığa dönüşeceği; Hıristiyanlığın Müslümanlığa dönüşeceği; Hıristiyanların Hz. İsa’yı beklemekle doğru hareket ettikleri, Hz. İsa geldiğinde de onları, Hz. İsa’nın İslam dinine yönlendireceğinin alameti olmuş oldu. Ve buna ait alametler sürekli devam ediyor.