ADNAN OKTAR: Eğer bir kadın eşine karşı bir sevgi duymuyorsa, bu konuda samimi kanaati geldiyse, konuyu uzatmasına gerek yoktur. Allah ona rızık verir. Gelecek korkusuyla böyle bir şeyden kaçınması yersiz olur. Nezaketiyle, saygılı bir üslupla, düşman olmadan, kepazelik, rezalet çıkartmadan saygılı bir şekilde ayrılmaları gerekir.
MUHABİR: Kadının gidebilecek hiçbir noktası yoksa çocukları varsa, maddi desteği, kaynağı yoksa…
ADNAN OKTAR: Olur mu, Allah onu mutlaka korur. Allah ona mutlaka bir yol verir, Allah’a tevekkül etmesi lazım. Eğer imanlıysa, akıllıysa, güzel huyluysa, tabii ki güzel ahlak öyle ucuz değildir. Kolaya mâl olmaz. Yani tabii ki insan gerekirse zorluk çekebilir. Ama tutkuyu ve sevgiyi derin yaşayarak hayatını devam ettirir. Yani sürünmekten mi bahsedelim, mutlu olmasından mı bahsedelim. Yani belki az yiyecektir. Daha küçük bir odada oturacaktır. Ama mutlu olacaktır. Öbüründe sarayda oturur ama sürünür, acı çeker.
Yani bunu bir kurnazlık ve mantıklı hareket olarak gören kadınlar hep acı çekiyorlar. Bunları görüyorum. Yani zengin olmak onları mutlu etmiyor ki, daha da fazla acı çekmesine neden oluyor. Onun için orada insan, onurlu, Müslüman’a yakışır bir tarz göstermesi lazım. Eğer gerçekten sevmiyorsa, gerçekten saygı duymuyorsa, onda o derinliği, tutkuyu, sevgiyi bulamıyorsa, Allah’ın tecellisi olarak, daha güçlü bir tecelli arıyorsa ve onu ahlaken, moral yönden güçsüz ve yetersiz görüyorsa, tabii ki ayrılmasında fayda var. Ama maddi nedenlerden, işte yok “tipi şöyle, kaşı şöyle, gözü böyle, parası gitti, parası azaldı”, bu nedenle ayrılmak çok onursuz bir tavır olur. Çok çirkin olur. Bunda Müslüman Allah’a tevekkül eder, sabreder. Çünkü sonuna kadar, ahrette de beraber olmaya azmedilerek evleniliyor. İnsan eşini hiçbir şekilde boşayamaz bu nedenlerle. Asla bunu yapamaz. Ama ahlaki nedenlerle anlaşamıyorsa, inanç ve iman yönünden büyük bir farklılık meydana geldiyse, tabii ki ayrılması gerekir.
ADNAN OKTAR’IN KANAL 35 (İZMİR) RÖPORTAJI (21 Şubat 2009)
Mesela boşanan kadınlardan bahsediyorsunuz, bir de gizli boşanan kadınlar var, kalben boşanan kadınlar var. Onların oranı onların on mislidir en az. Yani kalben boşanmış, ama zoraki devam ettiriyor. Yani eğer imkan versen o gün gider. O gün boşanır. Ama maddi nedenlerden dolayı, işte toplumun baskısından dolayı, zorlamalardan dolayı, o birlikteliğini devam ettirir. Onun için toplumda gerçek anlamda boşanma çok çok daha yüksek çıkabilir onu söyleyeyim.