ADNAN OKTAR: Aslında Allah bizim ne olduğumuz gösteriyor. Allah ne olduğumuzu sınıyor gibi görünüyor ama batınında bu böyle değildir. Yani ledüni bakıldığında bu böyle değildir. Çünkü Allah bizim ne yaptığımızı bilmiş ki bizi ya cennete veya cehenneme koymuş. O zaman bizim sınanmamız o anlamda Allah’ın bizi araştırması ve incelemesi diye bir konu yok. Bizi tespit etmiş Allah, biliyor zaten. Bize bizi gösteriyor, bizim ne olduğumuzu kendimize göstertiyor. Ki biz cennette onun sevinci içinde olacağız. Yani şöyle hizmet etmiştik, bunları yapmıştık diyeceğiz, ki zaten yapan Allah. Ve mesela sen de şu an güzel ahlak gösteriyorsun, inşaAllah cennete gidersin. Ben, senin cennete gittiğini görürsem Allah nasip ederse seni çok daha fazla seveceğim orada. Çünkü fedekarlıklarını göreceğim, güzel ahlakını, sevecenliğini göreceğim, bu dünyada bileceğim. Bu bilgiyle oraya gideceğim için sonsuza kadar bu bilgi bende kalacak ve o yüzden seni sonsuza kadar o bilgiyle sevmiş olacağım. Yani mesela insanın eşi oluyor. Onu güzel ahlakını görüyor. O bilgi onda sürekli kalır. O yüzden hurilerden daha fazla sever insan eşini. O bilgiden dolayı. Çünkü fedekarlığını görmüş, cesaretini görmüş, sabrını görmüş, nezaketini görmüş, ibadetleri görmüş, her türlü faaliyetini görmüş. O kafasındaki o bilgiyi aldığı için sonsuza kadar o bilgi sürekli kafasında durarak onu severken o bilgiyi de sevmiş oluyor. Ama huride öyle değildir. Hurinin dünyadaki güzel ahlakına ait hiçbir şey görmüş olmuyor. Orada da güzel ahlaklı olmaya mecbur huri. O yüzden insanlar eşlerini daha çok seviyorlar ahirette. Yani Allah’ın tecellesini onda daha çok görüyor haklı olarak, daha makbul konumda oldukları için.
ADNAN OKTAR’IN TEMPO TV’DEKİ CANLI RÖPORTAJI (20 Ocak 2009)
ADNAN OKTAR:Mesela Peygamber Efendimiz diyor, ben, Hamza, Mehdi, Hz. Ali’den bahsediyor ve sahabelerden sayıyor, bizler cennet ehlinin seyitleriyiz yani efendileriyiz, niçin? Çile çektikleri için. Yani işte biz onları o güzellikle seveceğiz orada. Cennette biz Hz. Yusuf’a niçin hayranız, çile çektiği için; Hz. Musa’ya niye hayranız? Çile çektiği için. Allah’a aşkını gösterttiği için yani böyle coşkun ve çok şiddetli bir sevgi yaşadıkları için.