ADNAN OKTAR’IN BAŞKENT TV CANLI RÖPORTAJI 6 MART 2009
ADNAN OKTAR: Sevgisizlik bütün dünyayı sardı, kimse kimsenin yüzüne bakmıyor, bir tek Türkiye’de değil. Türkiye’de de çok geniş çapta bir sevgisizlik var. Ama Anadolu’da güzel, Anadolu fakat İstanbul, İzmir gibi büyük şehirlerimizde, Ankara gibi büyük şehirlerimizde insanlar birbirilerine daha yabancılar. Daha uzaklar yani, ama küçük yerlerde, kasabalarda, köylerde tabi daha dostane, daha sıcak bir ortam var. Ama yurt dışında köyler kasabalarda da vahşiler, yani göz göze dahi gelmiyor insanlar. Sevgi yok, muhabbet yok Allah derin ve samimi sevgiyi ellerinden almış durumda ki, yani bir dünyada olabilecek bir insanın ruhunu almış olmak gibi bir şey, sevgi yoksa geriye ne kaldı, yani insanın içi boşaldı demektir,
İşte mağazalarda mağaza sahipleriyle alış veriş yapıyorlar, o insanlar zaten canı burnundan çıkıyor, çok zorlanıyorlar yani zor bir ortam, çok soğuk bir ortam, yani selam ver, bir hal hatır sor, gönüllerini al. O insanların sevgiye ihtiyacı var, dostluğa ihtiyacı var, öyle paldır küldür girip sert bir ifadeyle, tersleyerek yani pazarlık yaparken de tersleyerek, bunlar olmaz, her yerde her zeminde şefkat ve sevgi esas olması lazım.
ADNAN OKTAR’IN ÇAY TV’DEKİ CANLI RÖPORTAJI (25 ŞUBAT 2009)
ADNAN OKTAR:Şimdi insan da, insanın kalbinde Allah aşkı olmayınca Allah aşkıyla etrafa bakamıyor, Allah aşkıyla etrafa bakamayınca tutkuyu ve sevgiyi kaybediyor. İçindeki o muazzam gücü kaybediyor. Tutku ve aşkı insan kaybettiğinde sevgiyi kaybettiğinde içinde muazzam bir boşluk meydana gelir, artık onun yerine sıkıntılar azaplar korkular telaşlar gerginlikler şüpheler kuşkular bunlar alır. Bu acıdan kurtulmak için de bu insanlar ya uyuşturucu hap kullanıyorlar, ya kokain esrar çeşitli aklı örten akla zarar veren insan bedenine ruhuna zarar veren tehlikeli maddeler kullanmaya başlıyorlar ve sonunda tabii çok kötü oluyor.
Allah vermesin hem ruhen, bedenen de çöküyorlar maddi yönden de çöküyorlar. Bazen ceza evlerine düşüyorlar bazen toplum tarafından dışlanıyorlar eziliyorlar yahut o uyuşturucunun etkisindeyken suç işliyorlar uyanınca da ben haberim yoktu diyor ama yapmış bir kere. Tabii bu onu kurtarmıyor yani öyle bir şey yapmış olması onun için tabii bu milli bir felakettir çok tehlikeli bir şeydir. Buna karşı toplum olarak millet olarak çok ciddi bir tavır sergilememiz gerekiyor. İnsanları Kur’an ahlakına davet etmemiz Allah sevgisinin o güzel kucaklayıcı sıcaklığına insanları yaklaştırmamız tutkunun sevginin derinliğin aşkın güzelliğini insanlara anlatmamız her şeye Allah aşkıyla bakmamız Allah’ın tecellisi olarak her şeyi görmemiz dolayısıyla da dünyada çok mutlu ve güzel yaşamamız esastır. Tabi biz mutlu olalım diye iman etmeyiz iman ettiğimiz için mutlu oluruz. Bu da çok önemlidir.
ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV'DEKİ RÖPORTAJI (11 Mart 2009)
ADNAN OKTAR: Bizim toplum olarak en çok ihtiyacımız olan şey sevgidir. Sevgisizlik bizim toplumumuzda var, bunu dışarı çıkan herkes görür. Mat suratlar, hepsini tenzih ederim de bayağı var; insanlar göz göze dahi gelmiyorlar, birbirlerinden çekiniyorlar. Ciddi şekilde korku hâkim, ya bir şey yaparsa, ya bir laf söylerse, ya niye bakıyorsun derse yahut tersleşirse gibi, ona benzer her şey olabilir diye çekiniyorlar. Bir de güzelliklerden zevk alma ruhunda bir azalma veyahut bazı kimselerde çok az kalmışında ötesinde yok olma var. Buna güzel örnek olunabilir, toplumu, bizim milletimizi birbirine sevdirmek, sevgiyi, şefkati, merhameti, affediciliği onlara hissettirmek; birlik-beraberlik ruhunu vermek ve güven ruhunu vermek. Biz, insanlarımıza güvenelim, mağazadan içeri girdiğinde adam tepeden tırnağa, cezaevine giriyormuş gibi tepeden tırnağa aranmasına gerek kalmasın. Ta çantaların içine kadar aranmasına gerek kalmasın. İnsanlar birbirlerine rahatça baksınlar, rahatça sohbet etsinler, rahatça selam versinler. Bizim toplumumuzun en çok ihtiyacı olan şey, sevgi ve güvendir. İleri gelen insanlar da, düşmanlığı, kini, nefreti değil, sevgiyi ve güveni birbirlerine enjekte etmeleri ve birbirlerine bu güzel telkini vermeleri gerekiyor.
ADNAN OKTAR'IN EKİN TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (26 Ocak 2009)
ADNAN OKTAR: Gerçek sevgiyi bilmemek çok büyük bir acıdır. Ahir zamanda Allah insanlara çok büyük bir bela verdi. İnsanların büyük bir bölümünün elinden sevgi alındı. İnsanlara bir afat geldi, büyük bir bela geldi, insanlar bunun farkında değiller. Yani sevgi gittiyse bir insanın kalbinden her şey gitmiş demektir ruhu mahvolmuş demektir. Ruhunun içi boşaldı insanların ve büyük bir bölümü böyle oldu ve bunun farkında değiller. Sevgi taklidi yapılıyor. Mesela filmlerde görüyoruz, kadına elmas alıyor, ona seviniyor kadın hâlbuki bu çok aşağılayıcı bir şey. Yani elmastan dolayı ona sevgi duyması. Hâlbuki onun takvasından, güzel ahlakından dolayı, Allah’a yakınlığını hissetmesinden dolayı, samimiyetinden dolayı sevmesi gerekirken elmasla mutlu oluyor. İki gün sonra yine sevgisi bitiyor, bu sefer onu lokantaya götürüyor, öyle mutlu oluyor. Yani bunlar sevgi değildir, bunlar zorlama şeylerdir. Gerçek sevgi sadece Allah’ın tecellisini görmekten kaynaklanan derin ve şiddetli haza derler. Yani tarif edilemeyen altıncı bir duyu vardır insanlarda buna sevgi ve tutku denir. Bu insanlardan alınmıştır insanlar alındığı içinde farkında değildir. Mesela doğuştan âmâ olan bir insan görmenin ne olduğunu bilmediği için ona tarif edemezsin, yani neyin verildiğini bilemez. Ancak görüp kıyaslarsa bilebilir. Gerçek sevgiyi yaşamayan elinden neyin alındığını bilmediği için onun acısını o kadar tam yaşayamıyor.