ADNAN OKTAR'IN KAÇKAR TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (22 Ocak 2009)
ADNAN OKTAR: Ehli Kitapla Müslümanların ortak yönleri en başta bir kere Allah inancındadır. Cennet ve cehennemde ittifak vardır, meleklere inanmada ittifak vardır, bütün peygamberlerde ittifak vardır, Peygamber Efendimiz dışında bütün peygamberleri onlar kabul ederler. Biz de kabul ediyoruz, inanıyoruz, iman ediyoruz. Helaller haramlar vardır, birçok helal haram aynıdır. Bir tek Hıristiyanlıkta biliyorsunuz domuz eti ve şarap vardır farklı olarak ama Musevilikte yine de şarap kerih görünür fakat domuz eti haramdır. Mesela onlar da sünnet olurlar, Museviler sünnet olurlar ama kıyafet olarak, tavır olarak Peygamber Efendimiz’in sünnetine uygun çok çok fazla şey vardır Tevrat’ta, izah vardır, anlatım vardır ama bunlar zaten temel olarak aynılık açısından çok önemlidir. Yani inanç açısından bunlar çok önemlidir, fakat Hıristiyanlığın tek sorunu teslis inancıdır. Allah, Ruhül Kudüs ve Hz. İsa olarak Allah’ı üçe bölen bir inançları var. Bu çok yanlış, Allah bunu şiddetle Kuran’da telin ediyor, tek Allah vardır diyor. Çünkü Hz. İsa yemek yiyen, uyuyan, Allah’a dua eden bir kul, bunu İncil’de görüyoruz. İncil’de de var yani Kuran’da da var, İncil’de de var. İncil’de de sürekli Allah’a dua ediyor, Allah Allah’a dua eder mi? Acıkıyor, yemek yiyor, uykusu geliyor uyuyor. Allah uyur mu, Allah’ın uyuduğu an olur mu?
ADNAN OKTAR’IN AZERNEWS (AZERBAYCAN) RÖPORTAJI (23 EKİM 2008)
ADNAN OKTAR: Musevi dini de eski bir İslam dinidir ama tabii İslam gelince asıl din İslam olmuştur, o hükmü kalkmış oluyor. Yani İslam esas olmuş olun. Yani peygamberimizin getirdiği din esastır şu an. Fakat onların o şeriata uyması o dine uyması Kur’an’ın kabul ettiği bir şey yani ehli kitabın olacağını söylüyor Allah, ehli kitap var diyor. Onları İslam’a çağırıyoruz ama Müslüman olmasalar bile onlar ehli kitaptır. Yani hükmen. Çünkü Hz. Musa’nın şeriatına sadakat gösteriyor, devam ediyorlar. Hıristiyanlık da Hz. İsa’nın dinine sadakat gösteriyor ve ona bağlı olarak onun ümmeti olarak devam ediyorlar. Bunlara ehli kitap diyoruz biz. Yani onlarla evlenilir, kızlarını alabilir Müslümanlar, evlenebilirler. Yemeği yenir, kestiği yenir. Mesela Musevilerin kestiğini yersin. Yemekleri de yeniyor, gider evlerinde yemeklerini yersiniz. Misafir olunur, sohbet edilir, onun evine kalmaya gidebilirsin, o senin evinde kalmaya gelebilir. Bu ne demektir? Çok sıkı bir dostluk ve kardeşlik havası demektir. Bu anlatılan, yani evleniyorsa bir insan, evlenip onu evine alıyorsa ve karısı olarak değil mi onunla yaşıyorsa, hayatını birleştiriyorsa bu nedir bu? Bu çok yoğun bir dostluk ve kardeşlik bağıdır bu..
ADNAN OKTAR’IN MAVİ KARADENİZ TV RÖPORTAJI 10 Şubat 2009
ADNAN OKTAR: ...mesela tek Allah’a inanmaları, namaz kılmaları var, oruç tutmaları var, namusa dikkat ediyorlar, helale, harama dikkat ediyorlar, İslam’la iç içedir, Hıristiyanlıkta, Musevilikte. Bozulmuş belirli yönleri vardır eğer bunlar olmazsa zaten onlarda bir İslam dini olmuş oluyor. Kuran’a uymuş oluyorlar. Kuran’a tabii olmuş oluyorlar ama şu an değil o. Hz. İsa geldiğinde hem Museviler hem Hıristiyanlar tamamen Kuran’a tabii olmuş olacaklar inşaAllah.
ADNAN OKTAR: ... çocuklarda sünnet olur biliyorsunuz, hatta Musevilerde binlerce yıllık bir şeydir ibadettir, yine aynı, hepsi yine aynı sünnetsiz olarak doğar çocuklar yeniden sünnet olurlar.
ADNAN OKTAR’IN KIRIM GAZETELERİ RÖPORTAJI (14 Kasım 2008)
ADNAN OKTAR: Bunlar hep düzeltilebilecek şeyler çünkü, ana kaideler, ana inanç konuları durduktan sonra onlar bir şekilde düzeltilebilir inşaAllah. Fakat bunlar zamanla tabi, Hz. İsa’nın zuhuruyla, Hz. Mehdi’nin zuhuruyla daha da sarih ve açık hale gelecektir. Ve kökten düzenlenecektir inşaAllah.
Ermeniler bizden ayrı bir millet, dinleri de ayrı. Allah onları öyle yaratmış, Mesela, Allah dinde ayrılık olacağını da belirtiyor Allah. Hıristiyanlar var diyor Allah Kuran’da. Yani tek bir din var demiyor ki Allah, Museviler var diyor Allah. Hatta Saabiler var diyor. Müşrikler var diyor Allah. Yani, bir çok insan çeşidi olduğunu söylüyor ve kavimler olduğunu söylüyor. Yani, Kuran zaten bunu açıklamış. Fakat bizim bunlara karşı hukukumuzu açıklıyor Allah. Bunlara karşı şefkatli olacaksınız diyor Allah, hatta müşrikler onlar bir yerden bir yere giderken diyor Allah, onların can güvenliğini koruyun diyor, ayet var. Yani, selametle gidinceye kadar güvenliğinden sorumlusunuz diyor, müşrik oldukları halde adamlar. Ki o öyle bir ortamdı düşünün Peygamberimiz zamanı (s.a.v) ve savaş ortamı buna rağmen koruyun diyor Allah. Ama neticeden söylediğimde milletlerde vardır, dinlerde ayrı ayrı olur bu normaldir. Allah öyle yaratmıştır. Fakat biz bunun hepsine karşı anlayışlı, şefkatli ve merhametli olacağız. Koruyucu ve kollayıcı olacağız. Müslümanlar tabi ki bir Türk-İslam Birliği içerisinde bir birliktelik olacak Kuran’ın bir emridir bir kardeşlik bağı olacaktır. Fakat sizi milletler olarak yarattık deyince, haşa bir Müslüman ben bunu kabul etmiyorum demez. Allah bizi milletler olarak yaratmıştır der ve millet olmanın gereğini de yapar. Yani bu tartışılacak bir konu değil.
ADNAN OKTAR’IN PATRONLAR DÜNYASI RÖPORTAJI (İstanbul, Ekim 2008)
ADNAN OKTAR: İsrail Peygamber soyudur, Hz. İbrahim’in, İshak’ın, Yakup’un soyudur ve mübarek bir nesildir ve çok zeki, akıllı insanlardır Museviler ve çok terbiyelidirler, helale harama dikkat ederler, Allah’tan korkarlar, Allah’ı çok severler, Allah’ın birliğine inanırlar, ibadetlerinde çok titizdirler, bu insanların mutlu olmak hakkı.
ADNAN OKTAR: … mesela bunlar hep Osmanlı terbiyesinin izlerini sürekli muhafaza eden, ailelerinde muhafaza eden insanlardır. Ve ehli kitaptır bu insanlar Allah’ın birliğine inanıyorlar. Allah’tan korkarlar, Allah’ı severler, helale harama dikkat ederler dolayısıyla Musevi düşmanlığını da masonlar meydana getiriyorlar.