ADNAN OKTAR: Şimdi sağcı dendiğinde, mukaddesatçı demektir zaten sağcı. Yani mukaddesat yoksa zaten sağcılık da olmaz. Bu nasıl sağcı oluyor yani? Kafasını sadece sağ tarafa çevirmiştir o. Yani başka bir şey yok. Sağcı demek; Allah’ın varlığına inanan, mukaddesata inanan ve mukaddesatı koruyan ve bütün sistemini de ona göre sistemik hale getiren yani sistemli hale getiren insandır, inşaAllah. Mine Hanım, kendince böyle nüktedan olmaya çalışıyor fakat bir sertlik, haşinlik ve sevgisizlik içerisinde. Yani bunun nüktedanlıkla alakası yok; karşısındaki insanı mahcup etmeye yönelik sözler, onu rencide etmeye yönelik sözler, bunda ona karşı bir hayranlık oluşmaz. Ona karşı, kendine karşı da içinde bir sevgi oluşmaz, burada çok büyük bir hata yapıyor. Ve hakikaten bilgisi olmayan bir hanım. Mesela darwinizm konusunda hayatını darwinizme göre yönlendirmiş ama darwinizm hakkında bilgisi yok. Madem bu kadar hayatını tamamen değiştirecek bir inanca sahipsin; mesela biz iman ediyoruz ama Kuran’ı boydan boya, her yönüyle inceliyoruz ve dini çok detaylı inceliyoruz ve iman ettik. Bilmediğimiz bir şeye biz iman eder miydik? Değil mi? Yani Kuran’ı biliyoruz, Allah’ın bizden ne istediğini biliyoruz buna iman ettik. O darwinizmi bilmeden darwinizme iman etti. Yani bilmiyor şu an, sorsanız bilmez. Gazetelerden, dergilerden okuduğu kadarıyla biliyor. Kiminle konuşsa bakıyorum ya laf sokmaya yahut böyle eğeşmeye yönelik yahut onu mahcup etmeye yönelik bir üslup içerisinde veya sinirli bir üslup kullanıyor. Hiç insan ruhunda bir sevgi yaşayamaz mı? Yani sevilecek hiç insan yok mu dünyada? De ki falanca insanı ben seviyorum de, şu yönden seviyorum de, de bir sevgini görelim bir şefkatini görelim. Yani insana tabi sevimli görünüyor böyle sempatik bir havası var, ilginç bir tip, cin cin; böyle değişik bir şey. Zeki de ama zekasını olumsuz yönde kullanıyor. Mesela hakikaten o yabancı dergilerde çıkan yazıyla ilgili yanlış bilgi vermişti, ben onu düzelttim ondan sonra da sesi kesildi. Diyor ki; darwinizm insanı marksist yapmaz, darwinist olan adam sağcı da olabilir. Ya kardeşim, muhterem bayan, ne diyeyim artık; o zevat denmesinden hoşlanıyor; muhterem bayan zevat diyeyim yani nezaketen artık… Bir kere eğer canlıların diyalektiğini kabul ediyorsan sen, tarihin diyalektiğini de kabul ediyorsun demektir, doğanın diyalektiğini de kabul ediyorsun demektir. Bu ne demektir biliyor musun? Ben marksistim demektir. Marksist olunca, bunun pratiğini kim uygulamıştır? Lenin uygulamıştır. Ve aynı zamanda leninist olur bu insan, mecburen. Leninist olunca da mecburen terörü talep etmek durumundadır; çünkü Lenin tek yolun terör olduğunu söylüyor ve şiddet olduğunu söylüyor. Yani devrimin oluşması için şiddetin dışında bir yol yoktur, terörün dışında bir yol yoktur diyor. Bu bir bütündür nasıl bölüyorsun sen bunu? Sen canlıların diyalektiğini aldım, doğanın, tarihin diyalektiğini almadım diyorsun. Diyemezsin ki, onu alıyorsan hepsi bir bütündür. Blok olarak alıyorsan sen otomatik marksist olursun zaten, marksist felsefeyi savunmuş olursun. Dolayısıyla bu konularda da bilgisi olmadığı için kulaktan dolma; mesela Amerika’da falanca Hıristiyan rahip darwinistmiş diyor. O zaman demek ki sağcı da darwinist olabilir. Kardeşim bir kere o dinini zaten kabul etmiyor adam, yani Allah’ın yarattığını kabul etmiyor. Tesadüfen yaratılmayı kabul ediyor, üstüne Hıristiyanım diyor. Bu olmaz ki, bu samimi bir inanç olmuş olmuyor, garip bir şey olmuş oluyor. Hem Allah haşa yok diyorsun hem de var diyorsun. Bir tanesini savunacaksın. Var diyorsan Yaratılışı savunmak durumundasın. Ve yerle bir olmuş bir teoriyi, 250 milyon fosille mat edilmiş bir teoriyi daha hala savunuyor olması şaşırtıcı. Ama inşaAllah Allah hidayetini arttırsın, zeki bir bayan inşaAllah, doğruları görür inşaAllah. Ama üslubundaki o gereksiz alaycılık, gereksiz o eğeşme üslubu ve gereksiz sert tartışma üslubu ona yakışmıyor. Kadın dediğin şefkatlidir, merhametlidir değil mi? Kadınlar da daha şiddetli tecelli eder bu. O şefkat madeni olması lazım. Çok mazlum, halim selim bir insan olması lazım ve makul konuşması lazım.
SUNUCU: Hocam hiç karşı karşıya geldiniz mi bir tartışma ortamında?
ADNAN OKTAR: Genellikle gıyabımda konuşuyor. Mesela dün, evvelsi gün röportajlarda bakıyoruz hemen bir şeyliği oluyor yani… Birisi bir şey sordum mu… Ve çok da kötü açıklamalar yapıyor yani çok darwinizmin açıklanmasını, izah edilmesini maydanoza benzetiyor. Mantıksızlığa bakın yani, dereotuyla maydanozla ne alakası var darwinizmin veyahut bizim bilimsel açıklamaların. 250 milyon fosilin maydanozla dereotuyla ne alakası var? Güya hafife almış oluyor. Sen hafife alsan bile dünya gerçekçi yaklaşıyor ve akılcı yaklaşıyor. Yani senin görmezlikten gelmeni deve kuşu gibi kafanı kumun altına sokman insanların gerçekleri görmesini engellemiyor ki. Senin maydanoz dereotu demen; salatada sen onu yersin. Ama olay bambaşka, bütün gençlik çok yaman ve bayağı zeki. Hepsi internete giriyorlar ve gerçekleri görüyorlar. Sen istediğin kadar maydanoz dereotu muhabbeti yap. İstersen rokadan şundan bundan bahset, bu bir şeyi değiştirmez. Onun için böyle bayan zevatın; çünkü o güzel bir şey olarak bu sözü kullanıyor biz de ona karşı bir iltifat kullanalım; bu konularda daha şefkatli, daha insancıl, daha akılcı ve bilimsel delille konuşması gerekir. Mesela benim karşıma geçsin Darwinizm’i tartışalım. Demagojiye ne gerek var? Ben kavga ustasıyım demek ayrıdır, bilim ustasıyım demek ayrıdır. Ben kavga ustası değilim ama bilim ustasıyım, gelsin tartışalım. Ama mücadele ustasıyım anlamındaysa onda Allah’ın izniyle bileğimi bükemez kimse inşaAllah; Allah’ın dilemesiyle onu söyleyeyim. Onun için inşaAllah benim kitaplarımı okur araştırır yani tek yanlı bakmaz olaylara, akılcı yaklaşır. Mesela bir proteinin tesadüfen meydana gelememesini bilmesi lazım; mesela buna cevap veremez. 250 milyon fosile cevap veremez, Yaratılışı ispat eden fosile. Ara fosil olmamasına cevap veremez. İşte falanca dergileri okudum, falanca gazetede okudum, bilim adamlarından duydum… Kulak dolgunluğuyla darwinizm olmaz. Madem hayatını darwinizme göre yönlendiriyorsun, darwinizmi çok kapsamlı çok derinlemesine öğrenmen gerekiyordu. Yüzeysel; gazetelerden dergilerden okunan bilgiyle insan bütün inancını ve hayatını ona göre yönlendirir mi? Ne kadar yanlış.