SUNUCU BAYAN: Kürtçe eğitim konusunda ne düşünüyorsunuz? Sizce serbest olması konusunda ne düşünüyorsunuz yani?
ADNAN OKTAR: Tabi ki yani Kürtçe konuşmaktan zevk alıyorsa Kürtçe öğrensin, Arapça da öğrensin Lazca…
SUNUCU BAYAN: Okullarda böyle bir bölüm açılmasını…
ADNAN OKTAR: Zazaca, öğrenir, Çerkezce de öğrensin.
SUNUCU BAY: Yani tamamen resmiyete dökülmesini nasıl karşılıyorsunuz.
ADNAN OKTAR: Yani o biraz bana samimiyetsiz gibi geliyor bana. Yani insan hoşuna gidiyorsa öğrenir yani. Yani resmi dil Türkçe Türkiye’de. Yani herkesin tek bir dilde anlaşması lazım. Mesela farz edelim Diyarbakır’dan bir kardeşimiz geldi buraya bir lokantaya geldi.
SUNUCU BAYAN: Ama İngilizce mesela konuşuluyor veya ne bileyim Fransızca.
ADNAN OKTAR: Olabilir yani ama bir anadilin olmasında fayda var. Yani Türkçe’yi öğrenmeleri gerekir.
SUNUCU BAY: Kanada’ da hem Fransızca hem İngilizce konuşuluyor mesela.
ADNAN OKTAR: Ama bunu tabi tavsiye ederek verebilirler. Tavsiye edebiliriz. Yani Türkçe de zorla öğretilmez. Yani istemiyorsa da öğrenmek istemiyorsa da öğrenmez. Ama yani ideal olan öğrenmesidir. Yani mesela genel olarak herkesin İngilizce bilmesi güzel olur. Yani yurtdışı seyahat yapan bir insanın değil mi? İngilizce bilmesi güzel. Ama Türkiye’de yaşayan bizim vatandaşımız olan bir insanın Türkçe’yi bilmemesi onu zora sokar, sıkıntıya sokar. İnsanlarla anlaşması güçleşir. Ama ayrıca Kürtçe bilmek istiyorsa bilir. Mesela tanıdıklarımız var bizim Çerkez Çerkezce konuşuyorlar. Hoşuma gidiyor benim ilginç. Kürtçe konuşuyor o da bir zenginliktir konuşsun. Kurs açmak istiyorsa açsın yani onlarda bir şey yok.
SUNUCU BAY: Mesela bu sene altın portakalda bir tane Kürtçe filmimiz var orda ?
ADNAN OKTAR: Bunlarda bir şey yok ama Kürt açılımının kökeninde orayı ayırma düşüncesi çok net var. Yani çok net uzun vade de ayırmak istiyorlar. Bu çok yanlış, yani biz o kardeşlerimizle iç içeyiz, yan yanayız, biz onları seviyoruz. Yani biz kız aldık, kız verdik, biz aile olduk. Yani bizi bölmeye kalkmak çok çok yanlış.
SUNUCU BAYAN: Peki Kürtçe eğitim veya Kürtçe bölüm açılması üniversitelerde bölünme mi oluyor?
ADNAN OKTAR: Arap Dili Edebiyatı, Kürt Dili Edebiyatı olur niçin olmasın. Yani gayet normal yani.
SUNUCU BAYAN: Normal.
ADNAN OKTAR: İngiliz Dili Edebiyatı oluyor.
SUNUCU BAYAN: Değil mi?
ADNAN OKTAR: İspanyol Dili Edebiyatı oluyor. Çerkez Dili Edebiyatı olsun. Hepsi olabilir yani gayet normal.
SUNUCU BAYAN: Peki dinde zorlama yoktur dedik az önce. Herkes kendi isteği ile öğrenmeli, bilmeli. Okullardaki din dersinin zorunluluğu konusunda ne düşünüyorsunuz?
ADNAN OKTAR: Din bir kere genel kültürdür. Toplumu bir arada tutan ana bağ. Yani dinin bilinmemesi yani kültür yönünden muazzam bir boşluktur.
SUNUCU BAYAN: Yeterli derecede anlatılıyor mu peki sizce okullarda?
ADNAN OKTAR: Tabi ki anlatılmıyor. Çok çok anormal.
SUNUCU BAYAN: O kitaba sığıyor yani.
ADNAN OKTAR: Olmaz yani bir kere hem Musevilik çok iyi anlatılması lazım. Hıristiyanlık çok iyi anlatılması lazım. Müslümanlık çok iyi anlatılması lazım. Mezhepler, mezhep kültürünün çok iyi anlatılması lazım. Allah’ın varlığı birliğine ait delillerin çok iyi anlatılması lazım. Darwinizmin geçersizliğine ait mesela 250 milyon fosilin varlığından bahsedilmesi lazım. Proteinlerin tesadüfen olamayacağının anlatılması gerekiyor. Bunlar gerçek yani kandırma değil ki. Bir de bir insanın din hakkında bilgisi yoksa çok müthiş bir eksikliktir bu. Ama marksizmi de bilmesi lazım. Mesela marksizm hakkında faşizm hakkında bilgisi olmaması bir insanın genel kültür yönünden müthiş bir noksanlıktır. Hatta bütün o sapkın tarikatları sapkın düşünceleri mesela satanizm nedir onun da öğretilmesi lazım. Çünkü genel kültürlü bir insan kalitelidir. Genel kültürü olmayan bir insanla ne konuşacaksın. Mesela Hıristiyanlık ile ilgili bir konu açılıyor. Yüzüne bakıyor boş boş bakıyor. Olmaz yani herşeyden genel olarak insanların bilgisi olması lazım. Lise de, ortaokul da, üniversite de genel kültürün en yoğun uygulandığı yer olması gerekir.
SUNUCU BAYAN: Din kitaplarında mesela Alevilikten beş sayfa bahsediyor. Sizce bu kadar beş sayfaya sığacak kadar az mı anlatımı?
ADNAN OKTAR: Yani tabi şimdi çocukların saati, vakti de o kadar şey değil Sünnilik de öyle yani eğer sayfalarca anlatmaya kalkarsanız yüz ciltle de anlatmaya kalkabilirsiniz Sünniliği. Ama beş sayfa da anlatabilirsiniz yani.
SUNUCU BAY: Ama çok uzun bir süreye yayılıyor. Sonuçta da birinci sınıftan ta son sınıfa kadar. Kaç sene on bir sene mi oluyor artık?
ADNAN OKTAR: Yani makul o. Kitap içerisinde makul bir çizgide Hıristiyanlık, Musevilik, diğer dinler, Müslümanlık, mezhepler kısa ve özlü tam rahat anlayacakları gibi genel kültür olarak çocuklara anlatılması gerekir tabi ki.