ADNAN OKTAR: Darwinistlerin, materyalistlerin ahirette vereceği cevaplar o kadar fazla ki; 10 milyonlarca, 100 milyonlarca konuya cevap verecekler. Teker teker… Bol bol da vakitleri olacak herşey sorulacak onlara. Bir böcek, bir meyve, bir ağaç yaprağı, gökyüzü, hepsini açıklayacaklar, tamamını. Bakalım orada darwinist materyalist eğitimden aldıkları bilgiyle anlatabilecekler mi? Mesela Cenab- ı Allah soracak; protein tesadüfen meydana gelir miydi? Yani senin samimi kanaatin olarak, molekül yapısını biliyorsun mesela üniversite öğrencisisin sen biliyorsun, buna inanıyor musun samimi? “İnanmıyorum Ya Rabbi” diyecek. Peki, niçin savundun? “Kalabalığa uydum, savundum” diyecek. 250 milyon fosil olduğunu biliyordun, baktın fosillere değişiklik var mıydı, yoktu. Ara fosil olarak gösterdiklerine de baktın, mükemmel canlılardı değil mi, kusursuz canlılardı bunu da gördün. Peki, nereden çıkardın tesadüfen canlıların olduğunu? Bakın, tesadüfler sonucu bütün bir kâinatın olduğuna nereden kanaatin vardı diyecek Cenab-ı Allah. O zaman, diyecek Cenab-ı Allah, tesadüfen olmuş gibi, senin kafanda düşündüğün gibi bir yere seni ben alacağım. Yani böyle kargacık burgacık suratlı, simsiyah böyle, leş gibi bir ortam, kükürtler, kokular, rezalet kaynıyor, dumanlı, karanlık, tam senin tarif ettiğin gibi diyecek Cenab-ı Allah; darwinist düşünceye tam uygun. Madem samimi inancın o, kanaatin öyle, öyle bir ortamda o zaman yaşa diyecek Cenab-ı Allah. Madem Allah olmadığına inanıyorsun ve öyle bir ortamın olduğuna inanıyorsun orada yaşa diyecek, yani oranın meyvelerini ye. Allah’ın müdahalesi olmadan bir meyve nasıl tatlı oluyormuş, nasıl acı olmuyormuş değil mi? Nasıl tadı mesela berbat olmuyormuş orada bir açıklayacak onu. Madem hoşlanıyor, makulmüş bu, cehennemin o leş gibi meyvelerini yiyecek, leş gibi kokusunu tadacak ve leş gibi ortamında da yaşayacak. Cennetle kıyasladığında da anlayacak aradaki farkı. İnşaAllah.