ADNAN OKTAR: Biz bilimle Allah’ın sanatını anlıyoruz. Mesela Big Bang teorisi bilimle anlaşıldı. Kuran, Cenab-ı Allah “Ben yoktan yarattım” diyor ve zamanı ve mekanı da bir başlangıçla yarattım, diyor. Ama bunu bize bilim ayrıca doğruluyor. Big Bang teorisine bakıyoruz, sıfır hacim, sonsuz yoğunluktaki bir, bir şeyden, boşluktan, yokluktan bütün kainat oluşuyor. Bakın sıfır hacim sonsuz yoğunluktaki bir şey. Kuran ne diyor? Değil mi, Allah “yokluktan yarattım” diyor. Sıfır hacim demek yokluk demektir, Kuran’ın dediğine geldiler. Ve zamanı da Cenab-ı Allah, sonra yarattım diyor. Diyorlar ki insanlar, “peki o zaman Allah’tan önce ne vardı?”. Yani “Allah’ı kim yarattı?” Şimdi bunu soran nasıl sorabilir biliyor musunuz? Zamanlı olan birisi sorabilir. Zaman sonra yaratılmış. Allah “Ben sonradan yarattım” diyor, Allah. Zaman yoktu. “Ben sizin için zaman yarattım” diyor. Allah için zaman yok. Zaman bizim için bir mefhumdur. Mesela bakın, şimdi tık diye bir ses duydunuz. Bir kere daha tık yaptım. İkisinin arasını kıyasladığınızda, beyninizde bir inanç oluştu. Bu inancın adına zaman denir. Serbest uzayda zaman yoktur. Einstein’ı inceleyin, Max Planck’ı inceleyin, hepsi bunu açıklar, anlatırlar ama karışık bilimsel üslupla anlattıkları için halk bunu anlayamamıştır genelinde. Karmaşık olan bir şey yok, çok nettir. “Allah’tan daha önce ne vardı?” denmesi için zaman olması gerekiyor. Zaman sonra yaratıldığı için insanlar bu konuda bir bazen açmaza düşüyorlar. Şunu bilecekler; zamanı ve mekanlı bir varlık “daha önce”, “daha sonra” diyebilir. Ama zamansız ve mekansız olan Cenab-ı Allah için daha önce ve daha sonra diye bir şey yoktur. Yani tek bir an vardır. O yüzden Allah’ın varlığı ile ilgili insanlar konuları düşünürken bu gerçeği göz önünde bulundurarak düşünecekler. Yani “Allah’ı kim yarattı?” sözünün cevabı budur. Zaman sonradan yaratıldığı için biz bunu söyleyebiliyoruz. Zamanın dışına çıkmış olsak hemen cevabını anlayacağız. Zamanlı olduğumuz için anlayamıyoruz.