ADNAN OKTAR: E tabii, şimdi mesela ben buradan çıkıp sinemaya gidebilirim veyahut eğlenceye de gidebilirim. Ama buraya geliyorum, sohbete konuşmaya geliyorum. Bu bize masraflı da oluyor, emek de veriyoruz ve benim bundan hiçbir çıkarım yok. Sadece Allah’ın rızası için yapıyorum.
ADNAN OKTAR: Yani riskli de ayrıca, yani canlı yayın olduğu için, yani bir insanın ağzından bir şey kaçmış olsa bayağı bir olay çıkar yani.
SUNUCU: Telafisi yok yani.
ADNAN OKTAR: Tabii. Çok riskli bir yayındır canlı yayın. Ben hepsini Allah rızası için kabul ediyorum. Mesela hasta olsam da geliyorum, kimse haberi olmuyor benim hasta olduğumdan. Mesela grip oluyorum, nezle oluyorum kimse bilmiyor yani elhamdüllah. Veya bir risk, tehdit altında olsam da kimseye sezdirmem ben çok rahat yine devam ederim. İşte buna Allah’ın rızası denir. Yani Allah’ın rızasının en çoğunu aramak. Mesela ben diyebilirim ki yurt içinde gezmeye çıkayım, bütün vatandaşlarımızla tanışayım hem de dini yaymış olabilirim derim. Ama bunu samimiyetsiz olduğu belli. Yani gezi amaçlı olacağı belli benim açımdan. Mesela desem ki; şimdi gidip Antalya’da vatandaşlarımla tanışayım orada, görüşeyim, belli samimiyetsiz olacağı, olmaz. Veyahut desem ki mesela benim, ne olur ne olmaz geleceğim tehlikeli olabilir bir yere mal yığayım, işte kendime arsa alayım, ev alayım yahut bir yerlere para bloke edeyim diyebilirim. Ama bu Allah’ın rızasına uygun değil. O yüzden hiçbir şekilde üzerime mal tutmuyorum, hiç yani hepsini ne gelirse hepsini harcıyorum Allah rızası için. Çünkü ben Allah’a güvendiğimi kendime de Cenab-ı Allah’a da göstermiş oluyorum. Yani öyle bir tedbir içerisine girmiyorum. Yahut mesela diyebilirim ki, neme lazım ortalık karışık işte iddia edilen Ergenekon Örgütü psikopat bir örgüt, mafyayı karşına alıyorsun, PKK’yı karşına alıyorsun, bunlarla iyi geçin yahut ortalı konuş, ılımlı, yahut hiçbir konuya girme, dolayısıylada riske girmezsin, diyebilirim. Üç kuşak evveline kadar sülaleleri gelsin ellerinden geleni artlarına koymasınlar, yani asla tozunu toprağını çıkarırım. Sekizer, onar değil de yüzer yüzer gelsinler. Çünkü vatanın, milletin, vatandaşlarımın hayatı tehdit altındaysa ben çekinip aman ne olur falan demem. En fazla şehit ederler, o da tabii biraz kolaysa tabii yani. İnşaAllah. İnşaAllah. Biz Allah’ın inayeti altındayız, koruması altındayız. Yani her konuda Allah’ın rızasını aramak lazım. Mesela bir cümleyi kurarken bile Allah’ın rızasını aramak lazım. Mesela yeni gelmiş bir insan karşılaşıyorsun, belli ki tedirgin oluyor çünkü insan insandan mutlaka tedirgin olur. Onun gönlünü almak, onu rahatlatmak, onu tehlikeden azade etmek, yani kendisinin güvenilir olduğunu göstermek çok önemlidir. Mesela karşılaşıyor insanlar, selam tokalaşıyor sahte arkadaşlık ediyorlar. Halbuki iki tarafta birbirinden çekiniyor, belli. Tanımadığı bir insana insan güvenir mi? Güvenmeyeceği belli. Güven verip onun üstünde duracağına sahte ve samimiyetsiz ifadelerle şirin görünmeye çalışıyor. O tehlikenin boyutunu daha da arttırır. Böyle olmaz, bilakis mümin olduğunu, Allah’tan korktuğunu, güzel huylu bir insan olduğunu açık açık söylemesi lazım. Çünkü söylediği sözü geri alamaz bir insan. Bu bir övünme değildir. Güzel ahlaklıysa bir insan söyliyecek, ben güzel ahlaklı insanım diyecek. Yani merhametliyse ben söyleyecek ben merhametliyim diyecek benden kimseye zarar gelmez diyecek. Söylemiyorsa bir anormallik vardır. Çünkü böyle tipler bunu söyleyemezler. Çünkü yüzünden anlaşılır, üslubundan, konuşmasından anlaşılır. Allah’ın rızası sabahtan itibaren başlar. Mesela insan yatıyor, dinç olacak kadar uyumuş mu? Daha fazla uyursa bu Allah’ın rızasına uygun değil. Çünkü yazık yani o vaktini sen yok etmiş oluyorsun. İslam’a, vatana, millete hizmet edebilecek imkanın varken hizmet etmemiş olacaksın. Onu uykuda gaflette geçireceksin. Böyle sofraya oturuyor adam saatlerce yavaş yavaş yemek yiyiyor. E yazık değil mi o vakte, o zamana yazık değil mi? Veyahut oturuyor futbol muhabbetine giriyor, 1.5 saat 2-3 saat. İşte futbolcu Naci topu kaleyi yandan mı atacaktı, tepeden mi atacaktı? Yok abi diyor atamadı diyor, aslından hakemin gözünden kaçtı diyor.Ya sana ne kardeşim yani? Bu kadar 3 saatini verecek kadar ne var? Yani bütün memeleketin bu kadar ihtiyacı olan konu varken, bu kadar acil konu varken o niye acil oluyor? İşte Allah’ın rızası burada da devreye girer, her yerde devreye girer, her şeyde.