Adnan Oktar'ın 4 Aralık 2009 tarihli Dem TV ve Tempo TV röportajından
Adnan Oktar'ın 4 Aralık 2009 tarihli Dem TV ve Tempo TV röportajından
SUNUCU: Peki, hafta içinde konuşulan bir diğer konu da vardı, siz de izlemişsinizdir. İsviçre’de minare yasağı konusuydu. Minarelerin, yeni minare yapımlarına yasak getirildi. Sizce bu düşünce özgürlüğüne veya inanç özgürlüğüne ne derecede etki ediyor?
ADNAN OKTAR: Çok aleni tabii ki, mesela kilise istediği gibi insanlar kursun, havra da kursunlar, camiler de kursunlar, minaresini de yükseltir ama yani eğer riskli görürse yani minareyi herhangi bir işte hukuki yönden bir müracaat varsa falan bunlar ayrı mesele, vatandaş hakkına yönelik bir şey varsa tamam. Ama bunların dışında çok özgür olması lazım. Ve böyle bir yasaklama da ters etki yapar. Ama zaten böyle bir şey İslam’ın dünyaya hakimiyetini çok körükleyen mühim bir uyarıcıydı bu.
ADNAN OKTAR: Korku değil, Müslümanlarda bir gerilim ve heyecan meydana getirdi çünkü bu oradaki insanların dine bakışlarını gösterdi, İslam’a bakışlarını gösterdi. İslam’a karşı içlerinde bir öfke olduğu hissediliyor. O zaman Müslümanların üzerine düşen görev nedir? İslam’ı hızla dünyaya yaymak, şefkatle ve sevgiyle yaklaşmak, onlara İslam’ı daha çok sevdirecek, daha mülayim bir üslup kullanmak. Bu mesajı biz almış olduk. Yani Cenab-ı Allah’ın insanlara verdiği mesajdır bu. Ama zannediyorum, onlar da biraz pişman oldular gibi görünüyor. Kararı yeniden kaldıracaklar anladığım kadarıyla.
TARKAN YAVAŞ: Evet Hocam, bir de Türkiye’den de yardım istemişler bu konunun hallolması için. Çünkü bayağı dediğiniz gibi rahatsız olmuşlar. Dışişleri Bakanları seviyesinde görüşme olmuştu bu konuyla ilgili.
ADNAN OKTAR: Evet, İslam’ın dünyada sevilen bir din olması, hızla yayılması insanları tedirgin ediyor. Ama bu tedirginliği Müslümanların kaldırması çok önemli, çünkü İslamiyet eşittir sevgi, şefkat, merhamet ve affedicilik olduğunu çok iyi vurgulamaları lazım. İslam’ın şiddetle özdeş hale getirilmesi çok yanlış bir şey olur, hem günah hem haram, hem de çok çirkin. Çünkü şiddetin ilacıdır Kuran, İslam. Şiddeti çözen bir sistemdir İslamiyet. Şiddetin kaynağı gibi göstertilmesi çok büyük bir fitne ve büyük bir tehlikedir.
SUNUCU: Aslında yeni minare yapımına burada yasak getirdi İsviçre, yani, minareler yıkılsın durumu yapmadılar ve bu referandumdu, halka soruldu ve kabul edildi minarenin yasaklanması. Sizce İsviçre bu durumda milli iradeye göre mi hareket etti yoksa hukuksal boyutuna göre mi? Yani hukuksal boyutuna göre hareket etmişse yanlış oluyor din ve vicdan özgürlüğü olduğu için ama milli iradeye göre hareket ettiyse ve bir referandum var ortada ve bu kabul edildi. Sizce hangisi milli irade mi, hukuk mu?
ADNAN OKTAR: Ama şuursuz bir milli irade var. Mesela Türkiye’de dense ki işte kiliseler kaldırılsın mı? yahut başka bir ülke diyelim Türkiye demeyelim de, kiliseler kaldırılsın mı? %90 evet çıksa, bu normal bir hareket mi, çok anormal bir hareket. Yani yapanlar da anormal hareket etmiş olurlar. Böyle bir şeyin referanduma götürülmesi bir kere yakışıksız, yani galeyana getirilmiş bir halk topluluğunu kısa bir bilgilendirmeden sonra, yönlendirdikten sonra; “ne diyorsunuz, hadi bakayım söyleyin” deyip olumsuz kararlar aldırmak, makul bir şey değil. Yani o zaman bunun arkasından çok acayip şeyler çıkar. İslam ülkelerinde de aynı yönde referandumlar yapıldığını düşünün. Çok garip neticeler çıkabilir ve insanların birbirine sevgisini, birbirine toleransını, arkadaşlığını ve kardeşlik inancını ortadan kaldıracak gelişmelere sebep olabilir. Ve çok tehlikeli bir model yaptıkları model ki biz görgülü, bilgili insanlar olarak biliyoruz onları, kültürlü, düşünen insanlar olarak biliyoruz. Çok ham hareket etmişlerdir. Çok çocukça ve ilkel bir tavır koymuşlardır, bunu hemen düzeltmeleri lazım.
SUNUCU: Yani milli iradeye uymamalıydı İsviçre diyorsunuz, tamamen hukuki boyutu olmalıydı.
ADNAN OKTAR: Tabii ki orada akıl ve mantık ve dünya hukukunu esas almaları gerekirdi. Yani insanlık hukukunu, bütün dünyanın barış hukukunu esas almaları gerekiyordu. Yani şimdi Hitler çıkıp “ben iktidar oldum milli iradeyle, iş bitmiştir” diyemez. Yani bir de dünya hukuku vardır. Yani bir psikopatı iktidara getirdilerse dünya bunu kabul edecek diye bir şey yok. Yani dünyanın birleşip böyle bir psikopatlığı etkisiz hale getirmesi gerekir.
SUNUCU: Peki Türkiye bundan sonra nasıl bir tavır takınır sizce ya da takınmalı?
ADNAN OKTAR: Türkiye zaten iyi bir tavır takındı. Paralarını Türkler çeksinler, Türk bankalarına yatırsınlar dedi. Zaten asıl İsviçre’nin paniği o yani yoksa başka bir şey onları etkilemez. Para gidecek diye dehşete kapıldılar. Yani bunu hiç hesaplamadılar. Burada da işte bakın biraz da kuş gibi düşünüyorlar. Yani değil mi? Bir şeyi cama attın mı, cam da kırılır. Yani onun bir tepkisi vardır. Oradan sekip geri gelmez insana o. İllaki bir şey olacaktı. Cam kırılmış tepelerine dökülmüştür tabii ki. Şimdi paranın telaşına düştüler, parayı nasıl kurtarırız derdindeler. Bu çok çirkin yani her aşaması çok çirkin yaptıklarının. Bir an önce bu hamlıklarına, cahilliklerine bir son vermeleri lazım.
SUNUCU: Peki hükümetin bu çağrısına uyan olur mu sizce, paralarını çeker mi orda yatırımcılar?
ADNAN OKTAR: Tabii çekerler, başlamıştır. Zaten onun için panik olmuşlardır.
SUNUCU: Bu durum diplomatik ilişkilerde bir sorun yaratır mı sizce?
ADNAN OKTAR: Türkiye olgun ülkedir yani olgun devlettir. Ağırbaşlı devlettir böyle ani heyecanla hareket etmez Türkiye. Yani böyle Osmanlı’dan gelen bir dem almış, oturmuş bir devlet terbiyesi vardır. Dolayısıyla böyle tecrübesiz, zayıf hareketler Türkiye’den beklenmez.
TARKAN YAVAŞ: Hocam bu olay aynı zamanda birçok yerde, özellikle İsviçre’de, Hıristiyanlarla Müslümanların da yakınlaşmasına sebep olmuş. Bu İsviçre’de Basel şehrinde Elisabeth Kilisesinde bir kilise papazıyla bir Türk imam birlikte Kuran’dan sureler ve İncil’den ilahiler okuyarak dua etmişler Hocam bu olay üstüne.
ADNAN OKTAR: Hayır Hıristiyanlar da tehlikenin farkına vardılar çünkü bugün minare, yarın kilisenin çanı değil mi? Öbürsü gün sinagogun borusu, yani bu zincirleme gider, arka arkaya gider. Onlar tehlikeyi başlangıçta sezip durdurmak istiyorlar gördüğüm kadarıyla çünkü bir tek Müslümanlara karşı kalmaz bu eylem. Yani Hıristiyan, “biz çan da duymak istemiyoruz” derler yarın bir gün, değil mi? “Kiliseler de bizi rahatsız ediyor” diyebilirler. Halbuki her fikre, her inanca saygılı olmaları lazım.
Basında Harun Yahya
Devamı ...Makaleler
Devamı ...
Web siteleri
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...
Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Dünyada Dine Dönüş Videoları
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler