ADNAN OKTAR:Din insana neşe verir, sevinç verir. Yaşama hırsı, yaşama heyecanı verir. Öbür türlü insanlarda ümitsizlik, yes, korku ve tevekkülsüzlük gelişir. Bunun sonucunda da ruhen ve bedenen çökme olur hatta sosyal çökme de olur. Mesela ekonomik krizin kökeninde de yine ateist düşüncenin galip atakları vardır. Darwinist düşüncenin atakları vardır. Bunu bilim adamları söylüyor, ekonomik krizin kökeni budur diye. Darwinizmden kaynaklıyor şeklinde açıklamaları var.
SUNUCU: Nasıl bir etkisi oluyor sizce ?
ADNAN OKTAR: İnsanları boş vermişliğe itiyor yani televole kültürüne itiyor. Herkes kendini kurtarmanın peşinde oluyor. Yani vatan, millet, din, iman gibi böyle yüksek düşünceler insanlar için daha unutulması gereken olaylar olarak kalıyor. Yardımseverlik, fedakarlık, vatana, millete faydalı olma düşüncesi ortadan kalkıyor. Daha egoist ve bencil kendini düşünen bir düşünce meydana geliyor, yapı meydana geliyor. Bunun sonucunda da ekonomide de gelişme olmuyor, tarımda da gelişme olmuyor herkes kendini kurtarmanın peşinde oluyor. Dolayısıyla insanlar paralarını çekiyorlar, kendi içine kapanıyorlar, kimseye güvenemedikleri için para bloke oluyor, sadece kendini canlı tutma, ailesini canlı tutma düşüncesi oluyor. O zaman da toplum gittikçe ekonomik yönden çöküşe doğru gidiyor.
SUNUCU: Ekonomi üzerindeki etkisi sadece boş vermişlik mi oluyor?
ADNAN OKTAR: Çok fazla, yani bir kere rekabet hırsını meydana getiriyor. Gelecek düşüncesi insanlarda yok oluyor çünkü ölüp gideceğim nasıl olsa diyor. Boşluk olacağım ben. Hiçbir anlamı yok benim için hayatın diyor. Ben sadece günümü gün edeyim düşüncesinde oluyor. Dolayısıyla rakiplerini ezme kafasında oluyor. Halbuki rakiplerinin ezmesi ile değil rakiplerinin de güçlenmesi ile ekonomi güçlenir. Yani ezen ezene olan bir sistemde o onu eziyor o onu eziyor sonunda ikisi de sıfıra gidiyorlar. Yani değil mi, iki artı birbirine vurdu mu ikisi de eksiye dönüşüyor bu sefer.