ADNAN OKTAR: Aslında darwinizme inanma çok tarihin gerilerine kadar gidiyor. Tarihin en ilkel çağlarında bile var. Aynısı bakın İbn-i Miskeveyh.. Çıktı Hoca anlattı. Aynısı Darwin’den daha da kapsamlı anlatıyor İbn-i Miskeveyh. Onun araştırması falan da yoktu. Eski Sümer aynısıdır. Eski Mısır aynısıdır. Eski Yunan aynısıdır. Birçok eski medeniyetlerde bu pagan dini var. Bu sapkın din vardır.
Bilim ve sanat, tabi tutucu düşüncede yani cahil anlayışta uzak tutuldu. Bilimden korktu insanlar. Sanattan kortular, sanatı dışa ittiler. Dolayısıyla bilimi de dışa itmiş oldular. Halbuki Kuran’ın bütünü zaten bilimle iç içedir ve Kuran bize bilimi emrediyor. Bilim Allah’ın dünyayı bizim anlamamız için yarattığı bir nimet. Yaratılışı zaten biz bilimle anlarız. Allah’ın bütün sanatını biz bilimle anlarız.
Biz kromozomları neyle anladık? Bilimle anladık. Bu kadar resmi neyle elde ettik paleontolojik bilimle. Buradaki araştırmalar ne ile? Jeoloji ile, biyoloji ile bunları öğreniyoruz. Fizik bilimiyle bunların yapısını öğreniyoruz. Kimya ile diğer yapısını öğreniyoruz. Elektron mikroskopla hücrenin yapısını öğreniyoruz. Bilim Allah’ın sanatını bize anlatıyor zaten. Bilim olmadan biz Allah’ın sanatının çok az bir kısmını öğrenebiliriz. Bilimle din iç içedir zaten, bütünleyicidir.