ADNAN OKTAR: Ömer Çelakıl’ın kitaplarından mı aldın?
OKTAR BABUNA: Evet.
ADNAN OKTAR: O çocuk maşaAllah pek mübarek bir insan. Yani bayağı Allah ona imkan tanıyor, bayağı yetenekli. Bak o Habertürk’e çıkmıştı, çocuğa tavırlarını gördünüz. Yani çok saldırgan bir üslub vardı, ama çok abartılı saldırgan. Cübbeli çıktı kakara kikiri böyle neşeli. Halbuki Ömer Çelakıl’ın hizmeti çok büyük çocuğun. Yani Kuran’ın zahir anlamıyla biz mükellefiz zaten, oruç var, namaz var, zekat var hepsi var. Ama Kuran’ın içindeki böyle Cenab-ı Allah’ın gizlediği sırlar bulmak her insana nasip olmaz. Çok önemli bir şey bu. MaşaAllah. O yönden tebrik ediyorum. İnsanların onun üstüne gelmesinin nedeni de Kuran’a gerçekten güzel hizmet ediyor olması, yani bir kısım insanların bazı şahısların, bazı şahısların. O yönüyle de başarılı bir insan maşaAllah. Ama tabii başarı Allah’tandır inşaAllah.
ADNAN OKTAR: O çocuğun böyle üstüne gittiler, böyle konuşturmayacaklar. Sen dediler, Kuran’dan şifreler mi çıkarıyorsun? Sen ne yapıyorsun sapıttın mı? Niye sapıtsın? Anormal olan ne var burada? Hiç terbiyeli tavır değil hareketleri. Ve niye kıskanıyorsunuz? Yani kendi bulamadı, kendi fark edemedi ağırına gidiyor. Çocuk ne diyor yani bu farzdır buna inanalım, bununla ibadet edelim demiyor ki. Kuran’ın hükmü açıktır diyor. Kuran’a biz uyarız ama Kuran’da bu işaretler var diyor, bu harika diyor. Doğru. Ne panik oluyorsunuz? Adam 70 yıldan beri Kuran ile ilgileniyor, hiçbir şey farkedememiş Kuran’da. Öyle bir yetenek ortaya çıkınca da Allahualem biraz ağırlarına gidiyor. Ben niye fark edemedim de o fark etti gibisinden. Kendileri fark etseler, yani düşünemiyorum neler olacağını. İnşaAllah. Bu gibi şeylerde dürüst, samimi Müslümanlara tam destek sağlamak lazım. Yani, bazı insanlar susuyor, seyrediyorlar. Yani neyini seyrediyorsun? İşte belli orada bir samimiyetsiz durum olduğunu.