OKTAR BABUNA: Darwin’in teorisini yalanlayacak en önemli kriterleri, Darwin kendisi veriyor zaten. Mesela diyor ki kitabının içerisinde, Türlerin Kökeninde, “Eğer birbirini takip eden çok sayıda küçük değişiklikle kompleks bir organın oluşmasının imkansız olduğu gösterilse, teorim kesinlikle yıkılmış olacaktır”. Darwin kesinlikle haklı, bakın şunu söylüyor Darwin, bir organ diyor kompleks bir organ basamak basamak oluşamaz. Yani bir parçası olucak, sonra ikinci parçası eklenecek sonra üçüncü, bu gösterilirse diyor olamayacağı diyor, teorim kesinlikle yıkılmış olacaktır. Tam da böyle dediği gibi. Göz mesela, göz görüyorsunuz burada insan gözü yeryüzündeki en iyi kameralardan çok daha mükemmel. Yani mükemmel bir netlikte görüyoruz.
ADNAN OKTAR: Mükemmeliklerini anlat.
OKTAR BABUNA: Evet, baktığımız anda net görüyoruz. Üç boyutlu, her kameradan, her görüntüden çok daha net bir görüntü görüyoruz. Renkler pırıl pırıl aynı şekilde nereye baksak anında odaklanabiliyor. Dünyada teknolojik olarak hiçbir alette bu özellik yok ve 40 parçadan oluşuyor. Yani gözün merceği, korneası, kirpiklerimiz, gözyaşı bezleri hepsinin tamam olması gerekiyor. Bunların bir tanesi bile eksik olduğu zaman... Mesela bütün göz var. Sadece gözyaşı bezi yok, olmuyor. Göz görmüyor. Hepsi var, mercek eksik, olmuyor. Hepsi var, kornea eksik, yine olmuyor. Retinasında en ufak bir proteinin eksikliğinde göz yine görmüyor. Dolayısıyla Darwin’in dediği gibi basamak basamak, ilkelden karmaşığa doğru oluşmuş kesinlikle olamaz. Göz tamamiyle mükemmel ve bütün parçaları eksiksiz olarak işlev gördüğü zaman görebiliyor. Bu da tabii yaratılmış olduğunu kesin kanıtlar. Hatta Darwin’in zamanında gözün moleküler biyolojisi bilinmiyordu. Şimdi gözün moleküler biyolojisi o kadar karmaşık ki bakın biliyorsunuz fotonlardan oluşuyor ışık. Milyonlarcası her an gözümüze geliyor fotonların. Gözle görülmeyecek kadar çok çok küçük partiküller bunlar. Işığın küçük partikülleri. Bir tane foton, bu trilyonlarcasından bir tanesi... Bakın proteinlerden birine geldiği zaman ismi Rodopsin denilen protein. Rodopsin proteini. Onun şeklini değiştiriyor, başka bir şekle sokuyor. Bu yeni şekille diğer proteine bağlanabiliyor. Daha önce bağlanamıyor. İkisi birlikte üçüncü bir proteine bağlanıyorlar. Üçü birlikte dördüncüye bağlanıyorlar ve hücrenin içerisindeki tuzun oranını düşürüyorlar. Bakın bunu canlı olarak gösterelim şimdi animasyonlu. Bir foton geldi. Rodopsin’in şeklini değiştirdi. O zaman ikinciye bağlanabiliyor yeni şekliyle. Onun şekliyle bir değişiklik oldu. Üçüncü proteine bağlanabiliyorlar domino taşı gibi. Üçü birlikte dördüncüye bağlanabiliyorlar bu sırayla. Bakın tuzlar azaldı hücrenin içerisinde. Şu yeşil yuvarlarklar tuzları remzediyor. Onlar azaldığı için elektrik sinyali oluşuyor ve biz görebiliyoruz. Bakın bu reaksiyonlar ne kadar bir sürede oluyor biliyor musunuz? İki pikosaniye – üç pikosaniye içerisinde. Bir pikosaniye saniyenin trilyonda biri. Yani bu bir saniye içerisinde oluşan reaksiyon sayısı yüz milyarlarca. Gözümüzde her an yüzmilyarlarca reaksiyon oluşuyor. O kadar mükemmel bir sistem ki bu, en ufak bir eksiklikte bir tane amino asitini değiştirin bu proteinlerden herhangi birinin bütün göz çöküyor, görmüyor. Bu da tabii yaratılmış olduğunun kesin kanıtı. Göz mükemmel olarak var olduğu zaman görebiliyor.
ADNAN OKTAR: Aslında sırf şu konuyu bir Darwinist tam anlamıyla kavramış olsa hem Allah’a tam anlamıyla inanır, hem de Darwinizm’in olmayacağına kesin kanaati gelir. Yani gözün çok küçük bir detayını anlattı şu an Oktar. Yani çok küçük bir detayı. Böyle binlerce detaydan oluşuyor göz. Kimyasal reaksiyonlar... MaşaAllah.
OKTAR BABUNA: Ayrıca dediğiniz gibi yani bir tek göz de yeterli değil. Gözü beyne bağlayacak sinir kabloları gerekiyor, görme merkezi gerekiyor. Ayrıca bu gün bildiğimiz beyin içerisinde sırf görme ile ilgili 27 ayrı merkez görevli görme merkezinin dışında. Çünkü gözün hareketleri var, göz merceğinin odaklanması var. Bütün bu detayların değerlendirilmesi var. Köşeleri ayrı yer değerlendiriyor, şekilleri ayrı yer değerlendiriyor. Derinliğe başkası bakıyor, hareketleri başka merkez algılıyor beyinde. Dağınık olarak var bunlar görme merkezini dışarısında. Bunların birinin bile eksikliği olamayacağına göre hepsinin Allah tarafından kusursuz olarak yaratılmış olması gerekir. Bu da yeterli değil. Ona kan gerekiyor, kanı pompalayacak kalp gerekiyor. Oksijen gerekiyor, hemoglobin molekülü, alyuvarlar gerekiyor. Çeşitli hormonlar görev alıyor. Sinir sistemi gerekiyor, damarlar gerekiyor, organların tamamı gerekiyor, karaciğer gerekiyor. Yani gerekiyor da gerekiyor böyle... Trilyonlarca sayabilirsiniz bunun gibi.
SUNUCU: Zincirleme birbirine bağlı.
OKTAR BABUNA: Evet. İç içe geçmiş sistemler.