OKTAR BABUNA: İnşaAllah. Hz. İsa (a.s)’ın ikinci kez gelişi ile ilgili olan ayetler. Ayette Hz. İsa (a.s)’ın ölmediği ve öldürülmediği bildirilmektedir. Şeytandan Allah’a sığınırım. Nisa Suresi 157: “Ve: “Biz Allah’ın Resulü Meryem oğlu Mesih İsa'yı gerçekten öldürdük (katelna)” demeleri nedeniyle de (onlara böyle bir ceza verdik.) Oysa onu öldürmediler...” Bu kelimenin Arapça’sı ma katelehu. “...ve onu asmadılar (ma salebe). Ama onlara (onun) benzeri gösterildi (şubbihe)”. Gerçekten onun hakkında anlaşmazlığa düşenler, kesin bir şüphe içindedirler. Onların bir zanna uymaktan başka buna ilişkin hiçbir bilgileri yoktur. Onu kesin olarak öldürmediler (ma kateluhu).
ADNAN OKTAR: Şimdi şöyle oluyor: Hz. İsa (a.s)’nın talebeleri var. 12 kadar talebesi var. Bir de 13. bir talebesi daha var. Roma döneminde Hz. İsa (a.s)’ın bulunduğu evi de ihbar ediyorlar. Şu evde diyorlar. Zaten bir idam kararı var Hz. İsa(a.s)’a yönelik. Yakalamak için o devrin polisi, asker yani geliyor eve baskın yapıyorlar. O muhbir olan şahıs. O 13. münafık olan talebesi. İçlerinde münafık o. İhbar için evin içerisine giriyor önden. Yani arkasından da Romalı askerler giriyorlar. Hz. İsa (a.s)’ın girdiği odaya yöneliyor. Odaya giriyor. O anda Hz. İsa (a.s) göğe alındı işte. Yani zaman ve mekanın dışına çıkarıldı. O da dışarıya çıkıyor Hz. İsa(a.s)’ı ararken. Askerler nerede İsa (a.s) diyorlar? Adamlar İsa (a.s) yok deyince bu zaten İsa (a.s) diyorlar. Benziyor zaten İsa(a.s)’a çünkü. Allah daha da benzetildi diyor ayette. Daha da benzettim diyor. Zaten benziyor, daha da benzetiyor Allah. Onu İsa (a.s) diye yakalıyorlar. O bağırıyor zaten. Ben İsa (a.s) değilim diyor. Ama yani adamlar kesin inanmıyorlar. Başka kimse yok ki diyorlar yani. Buraya girdiğine göre, yani başka da bir adam olmadığına göre... Yani muhbire de benzemiyor adam. Allah “değiştirdim” diyor yüzünü diyor. Onu Hz. İsa (a.s) diye yakalıyorlar. Hatta son olarak “Elohi, Elohi” diyor. “Beni niye bıraktın?” diyor. Peygamberler böyle bir söz söylemezler. Çarmıha gerilmiştir. Bağıra bağıra ölmüştür çarmıhta. O Allah’ın ona verdiği bir belaydı. Allah “Seni onların içinden...” diyor “...tahir kıldım”. Seni Katıma aldım diyor Allah. Göğe aldım seni diyor. Yani zaman ve mekanın içindeki bir anda zaman ve mekanın dışında çıkmıştır. Şimdi yeniden zamanın ve mekanın içerisine bırakılacak. Alırken Allah onu baygın halde almıştır Hz. İsa(a.s)’ı. Uyku halinde almıştır. Onun için ona “teveffenyteni” deniyor. Yani biz uykudayken de o durumda oluyoruz. Vefat etmiş oluyoruz. Yani bir nevi ölüm halinde oluyoruz. Kuran ayeti var. İnsanlar uykudayken ölürler diyor Allah. O da ölü gibi yani “teveffenyeteni”. Böyle baygın halde alınmıştır. Göğe alınmıştır. Allah yeniden şimdi onu zaman ve mekan içerisine sokacak. Geldiği vakit yine uyur halde bırakılacak. Yani baygın halde, uyur halde. Kalkacak. Kalktığında geçmişini hatırlamayacak. Yani geçmişini bilirse imtihan kalkar çünkü. Yani geçmişini bilmeyen, hafızasını kaybetmiş bir insan olarak kalkacak. Bir Müslümanlığı andıran Hıristiyan topluluğu içine gelecek diyor Bediüzzaman. Onlar da ilk başta tabii kıyafetinden, görünümünden şüphelenecekler. Yani bir olağanüstülük olduğunu anlayacaklar. Zamanla onun Hz. İsa (a.s) olduğunu anlayacaklar. Yani zaten görünüşünden anlaşılıyor. Bir fevkaladelik olduğunu bilecekler. Zamanla hem o yabancı dilleri öğrenecek. O hafız yani. Ezber gücü çok kuvvetli olur Peygamberlerin. Kuran’ı, Tevrat’ı, İncil’i öğrenecek fakat Kuran’ın hak olduğunu anlayacak. Bakar bakmaz anlar zaten. Kuran’a tabi olacak. Oradan o Hristiyan topluluğu da. O cemaati de, onları da Müslüman yapacak. Kuran’a tabi edecek. O gizli toplulukla bütün Hıristiyan alemini İslam’a bağlayacak. İnşaAllah. Yani gizli bir faaliyeti olacak. O yüzden Hz. İsa (a.s) gelmiş de olabilir. Yani gizli bir faliyet içinde olabilir şu an. Çünkü dünyadaki kilit noktadaki insanlara yöneleceğini anlıyoruz Said Nursi’nin izahlarından. Dünya liderlerin, önemli mesela askerlere, devlet. Mesela çok ünlü kilit noktadaki kişilere yöneleceği... Ta ileri aşamada Mehdi (a.s)’ın son faaliyetleri döneminde, yani iyice İslam dünyaya hakim olduğu dönemde de Hz. Mehdi(a.s)’la berader namaz kılmak üzere yanına gelecek. Orada kendini tanıtacak. İlk defa Mehdi orada görecek Hz. İsa Aleyhisselam’ı. Onun arkasından da birlikte dünyaya hakimiyetleri var. Bu okuduğu ayet de o. Kuran ayeti. Allah O’nu asmadılar ve öldürmediler diyor. Onlara öyle gösterdildi diyor. Ve şüphe içindedirler diyor. Hakikaten öldürdük mü öldürmedik mi diye şüphe içindediler diyor ayette. Değil mi? Devam et, öbür ayetleri oku.
OKTAR BABUNA: Dönüşü ile ilgili ayetleri okuyayım mı Hocam inşaAllah?
ADNAN OKTAR: Evet.
OKTAR BABUNA: Şeytandan Allah’a sığınırım. “Şüphesiz o, Kıyamet-saati için bir ilimdir. Öyleyse ondan yana hiçbir kuşkuya kapılmayın ve Bana uyun. Dosdoğru yol budur.” Zuhruf Suresi, 61.
ADNAN OKTAR: O Kıyamet için bir alamettir, diyor Allah. Yani Kıyamet alametidir onun gelişi... Hz. İsa (a.s) için. Hiçbir Peygamber için bunu söylemiyor Allah. Sadece Hz. İsa (a.s) için diyor bakın. Bir fevkaladelik var. O Kıyamet için bir alamettir diyor. Evet.
OKTAR BABUNA: Kuran’da Hz. İsa’ya Kitab’ın, Tevrat’ın ve İncil’in öğretildiği bildirilmektedir. “Allah şöyle diyecek: "Ey Meryem oğlu İsa, sana ve annene olan nimetimi hatırla. Ben seni Ruhu'l-Kudüs ile destekledim, beşikte iken de, yetişkin iken de insanlarla konuşuyordun. Sana Kitab'ı, hikmeti, Tevrat'ı ve İncil'i öğrettim..." Maide Suresi, 110.
ADNAN OKTAR: Bir de bak beşik, Mehdi kelimesidir karşılığı beşiğin. Bak orada da bir Allah hatırlatma yapıyor. Beşiğin Arapça’da Mehdi’dir kelimesi zaten. Ama Ahir Zaman’da gelecek Mehdi (a.s)’ın anlamında değildir ama kelime olarak da tam Mehdi’dir. Bak “beşikte iken de” diyor. Yani Mehdiyleyken de gibi çıkıyor anlam. Değil mi? İnşaAllah. Ama tabii normal beşik anlamında oradaki anlamı. Ama bir gizli ima da var.
SUNUCU: Peki yaş olarak alındığı yaşta mı?
ADNAN OKTAR: 33 yaşındaydı. Evet, o yaşta bırakılacak. Aynı yaş. Ondan sonra yeniden maddi cismi, yani atomları, molekül yapısı yeniden işlemeye başlıyor. Yeniden çalışacak. Yani zaman durunca madde de duruyor.Yani zamanın ve mekanın dışına çıkmış oluyor. Zamanın mekanın içine girip yeniden yaşlanmaya başlayacak. Yoksa o öyle o şekilde kalır.
SUNUCU: Normal hayatını yaşadığı gibi hatırlayacak. Değil mi? Normalde bir Peygamber olduğunu değil de...
ADNAN OKTAR: Yok bilmiyor. Yani normal yani hafızasını kaybetmiş bir insan nasıl? Oluyor ya hafızasını kaybetmiş insanlar. Birçok şeyi sonradan öğretiyorlar, öğreniyor. O da birçok şeyi sonradan öğrenip öğrenecek. Kuran’ı ezberleyecek. Bir kere okusa ezberler. Mesela Kuran’ı baştan sona dikkatlice tek bir kere okumayla ezberler. Hafızdır onun için. O geçti ya şey... hafız diye geçti. Evet.hadislerde. İncil’i de ezberden bilir, Tevrat’ı da ezberden bilir. Yani neyi okusa ezberler. Peygamberlerin özelliği... Peygamberimiz de öyleydi. Hafızdı O. Hz. Musa da hafızdı. Hz. İbrahim de hafızdı. Hep hafızdırlar. Yani su gibi ezberden bilirler yani. Olağanüstü bir hafızaları oluyor. Evet.
OKTAR BABUNA: Kuran’da Hz. İsa’ya uyanların Kıyamete kadar, inkara sapandan üstün geleceği haber verilmektedir. Hani Allah İsa (a.s)’a demişti ki, “ey İsa doğrusu seni ben vefat ettireceğim ve seni kendime yükselteceğim. Seni inkar edenlerden temizleyeceğim ve sana uyanları Kıyamete kadar inkara sapanların üstüne geçireceğim. Sonra dönüşünüz yanlızca banadır. Hakkında anlaşmazlığa düştüğünüz şeyde aranızda ben hükmedeceğim.” Ali İmran, 55.
ADNAN OKTAR: Mesela bak teveffeni, “seni yanıma alacağım” vefat ettireceğim, yani baygın halde, uyur halde seni katıma alacağım diyor Allah değil mi? “Ve sana uyanları”, biz mesela Hz. İsa (a.s)’a uyuyoruz seviyoruz, Peygamberimiz. O da İslam Peygamberidir. Çünkü Müslüman zaten Kuran’a uyuyor. Biz onun zamanında olsak zaten İncil’e uyacaktık, yine Müslüman olacaktık, neysiniz deseler biz Müslümanız diyecektik. Hz. İbrahim zamanında onlarda Müslümandılar. O devirde hepsi Müslüman olurlar. Bak “sana uyanları” diyor, Müslümanları ve Hıristiyanları, Hıristiyanlar da İslam’a, Kuran’a tabi olacaklar. “Kıyamete kadar sizi hakim edeceğim” diyor Allah. Yani dünya hakimi olacaksınız diyor, açık. Dünya hakimiyetinden bahseden ayet.
OKTAR BABUNA: Kuran’da tüm Kitap Ehl-i’nin Hz.İsa (a.s)’a iman edeceği bildirilmiştir. “Andolsun, Kitap Ehl-i’nden, ölmeden önce ona inanmayacak kimse yoktur. Kıyamet günü, o da onların üzerlerine şahid olacaktır.” Nisa Suresi, 159.
ADNAN OKTAR: Bakın Ehl-i Kitap’tan diyor ve vefat etmeden önce Hıristiyan ve Musevilerden her kim olursa olsun mutlaka iman edecektir diyor, böyle bir devir gelecek. Bu ne demektir, dünyada ne kadar Hıristiyan ve Musevi varsa hepsi Müslüman olacak demektir. Bu ayet ancak öyle tahakkuk edebilir. Bir kişi kalmaksızın hepsi iman edecekler diyor Allah, ayette. Bir daha oku ayeti.
OKTAR BABUNA: “Andolsun, Kitap Ehl-i’nden, ölmeden önce ona inanmayacak kimse yoktur.”
ADNAN OKTAR:Bak çok açık. “Kitap Ehl-i’nden, ölmeden önce ona inanmayacak hiç kimse yoktur.” Hepsi iman edecekler. İlk gelişinde 12 kişi iman etti. Bak bu sefer bütün dünyayı iman ettireceğim diyor Allah. Zaten Müslümanlar iman ediyorlar. Allah ayrıca onları söylememiş, ehli kitap hepsi iman edecekler diyor. Bu dünya hakimiyeti olacağına dair ayetler işte. Bunda şartı muallak olur mu?
OKTAR BABUNA: Yok Hocam çok net maşaAllah.
ADNAN OKTAR: Çok açık yani Kuran ayeti.
OKTAR BABUNA: Kuran’da Hz. İsa(a.s)’ın yetişkinliğinde de insanlarla konuşacağı bildirilmiştir. “Allah şöyle diyecek: "Ey Meryem oğlu İsa, sana ve annene olan nimetimi hatırla. Ben seni Ruhu'l-Kudüs ile destekledim, beşikte iken de, yetişkin ( kehlen) iken de insanlarla konuşuyordun.” Maide suresi,110.
ADNAN OKTAR: Kehlen ne demek?
OKTAR BABUNA: Yetişkinlik Hocam, 35 ile daha yukarısı için verilen bir isim inşaAllah.
ADNAN OKTAR: 45- 50 yaş olğunluk çağı. Bu nasıl olabilir, gelmesi gerekiyor. Değil mi? Bak “beşikteyken de” bir daha oku ayeti.
OKTAR BABUNA: “Beşikte iken de, yetişkin ( kehlen) iken de insanlarla konuşuyordun.”
ADNAN OKTAR: Bunun oluşması içinde yine gelmesi gerekiyor işte. Kehlen, çünkü 33 yaş gençlik olmuş oluyor, kehlen grubuna girmez 33 yaş. Olgunluk çağı oluyor. O zaman da konuşuyordun diyor Allah. Onun için dünyaya gelmesi gerekiyor.
OKTAR BABUNA: Bir ayette daha geçiyor kehlen. “Beşikte de, yetişkinliğinde de (kehlen) insanlarla konuşacaktır ve O salihlerdendir.” Al-i İmran, 46. Bu da inşaAllah.
ADNAN OKTAR: Evet. Hepsinde Mehdi kelimesi geçiyor zaten. Beşik Mehdi olarak geçiyor.
OKTAR BABUNA: Ayrıca hadisler de var gelişiyle ilgili.
ADNAN OKTAR: Zaten Ehl-i sünnet’te ikinci bir ihtimal yok. Yani Ehl-i sünnet’te kesin hükümdür Hz.İsa (a.s)’ın inişi, yani tartışılan bir konu değildir. İnşaAllah. Şiilik’te de öyle, Caferilik’te de öyle, Mehdi(a.s)’ın gelişi de öyle. Yani hiçbir mezhepte reddeden yoktur.