SUNUCU: “Hocam 1 ayı aşkın bir süredir Tekel işçileri eylemlerine devam ettiriyor. Son olarak eşleri ve çocukları ile oturma eylemi yapmaya karar verdiler. Hocam, işçilerin, çocuklarını böyle bir durumda mağdur etmelerine gerek var mı? Devlet ne yapmalı, çözüm ne olmalı sizce?” diye soruyor.
ADNAN OKTAR: Tabii dışarıda durmaları çok içler acısı, hava müthiş soğuk, pencereyi bile açamıyoruz. Yani akılcı, mantıklı, onları üzmeyecek, yormayacak makul bir çözüm mutlaka vardır. Hükümet de düşünüyordur. Ama dışarıda böyle acı çekmeleri, soğukta kalmaları çok rahatsız edici. Ama ben Tekel’in vasfının değişmesinden yanayım. Tekel Atatürk Orman Çiftliği gibi böyle çok faydalı güzel şeyler üretsin. Mesela Atatürk Orman Çiftliği’nin sütü, yoğurdu efendim dondurması şu, bu, değil mi, üzüm suyu her şeyi çok güzel. Aynı onun gibi böyle kaliteli gıda maddeleri üreten bir yere çevrilebilir. Ve üretim de çok artar. Bayağı faydalı olur. Ama tabii bu kısa sürede net bu hale getirilebilir. Mesela 6-7 ay içerisinde bile bu hale getirilebilir. Gerçekten rahatsızız onların böyle soğukta çoluk çocuk dışarıda kalmaları çok içler acısı. Çok zor bir durum. Ama bir kolaylık bulunacaktır inşaAllah. Fakat yani en azından ısınmalarını sağlamak lazım yani orada bir acayip durum oldu. Öyle olmaz. Allah korusun hasta olurlar çoluk çocuk, değil mi? Grip olabilir nezle olabilir, bilmem başka Allah esirgesin başka ağır hasta olabilir.
SUNUCU: Okullarından da oluyorlardır.
ADNAN OKTAR: Her yönden. Olmaz. Yani orada bir kolaylık, bir çözüm vardır. Ama tabii bütün Türkiye’de bir açmaz var. Bütün dünyada bir açmaz var, zorluklar var.
SUNUCU: Ama bayağı iradeli çıktılar.
ADNAN OKTAR: Ama bak ben başında da söyledim. Tarıma ağırlık verilmesi lazım. Tarıma ağırlık verilirse onlara da bol bol para ve iş imkanı da çıkar. Yani kısaca mesela tütün, yani kardeşim tütün insanları zehirliyor. Hasta yapıyor, bitkinleştiriyor, nesli bozuyor. Bakıyorum sapsarı genç kızlar. Hatta gri renkli kalmışlar. Gece gündüz sigara içiyorlar birçoğu. Delikanlılar öyle, zayıf böyle değil mi? Bitap daha genç yaşta ciltleri buruş buruş olmuş. Yani 27 yaşında, 28 yaşında genç kızlara bakıyorum teyze olmuşlar yani. Böyle, yaşlanmış. İnsan şaşırıyor.
OKTAR BABUNA: Tam bir zehir dediğiniz gibi Hocam.
ADNAN OKTAR: Tabii. Ne gerek var o tip şeylere? Güzel meyvenin, sebzenin falan hasını tertemizini yesinler, sağlıklısından. Temiz havada gezinsinler. Faydalı gıda maddelerine ağırlık verilmesi lazım. Değil mi? Böyle alkol, malkol üretimi falan bunlar çok gereksiz.