ADNAN OKTAR: Bir de orada burada işte Adnan Hoca diyalogdan yana mı, diyalog hoşgörülü, bu iki lafta da bir kere çok gereksiz laflar. Diyalog, hoşgörü, neyi hoş göreceksin, bir adam suç işliyorsa, hata yapıyorsa hoşgörü olur mu ona? Haram olur direk uyarırsın, ne hoş göreceğiz yani. Diyalog, ne demek diyalog yani, zaten herkes herkesle konuşur, insan insanla konuşur. Şimdi ben seninle konuşmak için gel bir diyalog yapalım mı diyorum yani? Bir Hristiyanla konuşmak için diyalog davetimi olur? Peygamberimiz zamanında, Peygamberimiz onlara emri bi'l-maruf nehyi ani'l-münker yaptı, İslam’ı anlattı, bu diyalog mu bu, Allah’ın dinini onlara anlattı. Şefkat gösterdi ve büyük bölümü de Müslüman oldular. Şimdi arkadaşlar diyorlar ki, arkadaş onlarla konuşma, dini de anlatma, bağlantını da kes. Ne yapmamız gerekir, öldürmek gerekir diyor. Kardeşim ben psikopat değilim, onu psikopatlar yapar. Nereden çıkartıyorsunuz ya, onlar da Allah’ın kulu, ehl-i Kitap Hristiyanlar, Museviler Kuran’da onların hükmü açıklanmış. Hatta Hristiyanları diyor Allah “kendinize daha yakın bulursunuz” diyor, inşaAllah. Dolayısıyla Peygamberimiz Musevilere tebliğ yapmıştır, onlarla beraber yemek yemiştir değil mi, düğünlerine gitmiştir, onlarla her türlü insani sosyal bağlantılar içerisinde olmuştur. Ve onların da büyük bölümü Müslüman olmuşlardır. Bunun tartışılacak yönü var mı? Museviler ile görüşmeyecekmişiz, ne yapmamız gerekiyor? Dini anlatmayacağız, güzel örnek olmayacağız, onların kafasına göre kesmemiz gerekiyormuş adamları. Siz o, akılsız kafanızdaki yalnış bilgileri kesip atacaksınız, değil mi? Asıp-kesmeyi bırakın, doğrama kafasını bırakın.
OKTAR BABUNA: Siz Kuran’dan ayetlerle çok net açıkladınız Hocam. Bir de Peygamberin hayatından ve hadislerden örneklerle inşaAllah.