ADNAN OKTAR:Tek bir ahlak vardır ve her yerde uygulanır. Orada uyguluyorsan, orada da uygularsın, orada da uygularsın. Her yerde uygularsın. İnşaAllah. Böylece Müslümanlara karşı müthiş bir silah elde ettiler. Ve bu psikolojik silahı, yaklaşık 100 yıldan beri acımasızca Müslümanlara karşı kullanıyorlar. Mesela Abdülhamit Han’a kızıl sultan, işte zalim, müstebit, istibdatçı, cahil, zalim her şeyi dediler. Kaz gibi birçok insana bu propaganda etkileyici geldi birçok kişiye. Yani, hakikaten bilgisizliğinden, cahilliğinden inananlara bir sözüm yok. Onları tenzih ederim. Fakat su-i zanla bakıp da olaya düşenleri kast ediyorum. Mesela Erbakan Hocamız dünya tatlısıdır, Necmettin Erbakan. Akıl almaz iftiralar attılar. Yani dünya tatlısı insan, tertemiz bir insan. Allah’a kendini adamış, neredeyse 80 yaşında insan, 80 küsur. Böyle bir insana daha hala kin duyuyor adam. Yani mesela devlet affediyor. Yok diyor, hapiste yatması lazım diyor. Neren soğuyacak kardeşim? Neren soğuyacak yani? Neren rahatlayacak senin? Değil mi? Kafan mı soğuyacak? Kulağın mı soğuyacak? Neren soğuyacak yani? Niye 80 yaşında Başbakanlık yapmış bir insan hapiste yatması gerekiyor? Ve neden ferahlayacaksın sen bundan dolayı? Bu nasıl bir kindir? Mesela Fethullah Gülen Hoca, tertemiz insan. Mazlum. Şeker hastalığı var, kalp hastalığı var, tansiyonu var; canıyla uğraşıyor böyle. Yani zor yaşıyor böyle. CIA’in emrinde, CIA’nin karakolunu kurdular, Türkiye’yi satmaya karar vermiş, hepsi ajan. Allah’tan korkun. Bir insan 100 dolara, 150 dolara gider taa Afrika’da öğretmenlik yapar mı? Kolay bir iş mi bu? Git hadi yap bakayım 150 dolara. Nerede görülmüş 150 dolara Amerikan ajanlığı yapılması? Hayatın bütün sosyal yönlerinden çekilerek ve buna inanan yüz binlerce insan var. İnanıyor adam, yani samimi olarak inanıyor. Bir tane, iki tane değil ki, hangi bir örneği vereyim? Mesela, Mehmet Kutlular, Yeni Asyacı Nur talebesi kardeşlerimizin lideri. İşte masonların adamıdır, masonlarla kol koladır. 70 yaşına gelmiş insan, kendini Allah’a adamış insan, ne zoru? Niçin böyle bir şey yapsın? Namazında, niyazında Allah için yaşayan bir insan. Ve buna inanan, Müslüman olup bak Müslüman olarak inanan çok fazla insan var. Süleyman Hilmi Tunahan, Süleymanlılar olarak tabir ettiğimiz mübarek kardeşlerimizin lideridir. Nefis bir insan; ahlakı, kişiliği, şahsiyeti mükemmel bir insan. Milyonlarca talebesi olmuştur, dünyanın her tarafında kurslar kurmuştur, Kuran eğitimi vermiştir. Nedir bu kişi? Git bir sor. Yahudi, siyonist, aynı zamanda masonlara yardım ediyor. Yani şimdi ağzıma dolu dolu geliyor. Nerede görülmüş Kuran’ı öğreten, Kuran aşığı, mason ve işte casus adam nerede görülmüş? Zulme müthiş yatkınlık var insanlarda, muazzam. Ve buna inanan birçok insan da var. Yani vicdanı çürümüş, tefessüh etmiş adamın, inanma eğilimde. Mesela, getir halktan bir insanları getir. Bir Müslüman Hoca, alimi getir. Akıl almaz onun aleyhinde konuşabilirler bir kısım insanlar. Getir bir cinsi sapığı konuştur. Hayranlıkla dinliyorlar böyle ağzı açık, iftihar ediyor. Beraber kol kola resimler çektiriyorlar. Mesela gidiyor Bodrum’da, orada, burada. Yani onunla birlikte olmak onun için iftihar meselesi. Ama bir Müslüman ile beraber olmak, onun için utanç verici. Yani, aman diyor ya adımız çıkmasın diyor. Mesela azılı zamparalarla falan böyle, her gün adam bir şeyler değiştiriyor. Mesela yahut fahişe kadınla mesela belli ünlü fahişe. Onlarla mesela kol kola resimler çektiriyorlar. Onunla iftihar ediyor. Playboy tabii. Bakın dikkat edin, Müslümanların da epey bir kesiminde bu vardır. Mesela, bir fahişenin resmini Facebook’una koyar. Ama mesela bir Süleyman Hilmi Tunahan’ın resmini koymaktan imtina eder ve utanır. Ağırına gider, yapamaz. Fethullah Hoca’nın resmini koyamaz. Ama bir cinsi sapığın resmini koyar. İsterseniz bakın. Yapamaz yani. Hiç gördünüz mü siz Süleyman Hilmi Tunahan’ın resmini koyan Facebook’ta? Çok nadirdir. Dünya iyisi, mübarek bir insan. Yani memleket onların manevi ikliminde sağlık, sıhhat, zindelik buluyor. Onun için Kuran’ın Nur Suresi’ndeki hükmüne de çok dikkat etmek gerekiyor. Nur Suresi’nde diyor Cenab-ı Allah, şeytandan Allah’a sığınırım, “Size diyor, iftiralarla gelenler olduğunda, bu apaçık bir iftiradır demeniz gerekmez miydi?” diyor Cenab-ı Allah. Allah’ın emri bu, değil mi? Aç Nur Suresi’ni, bul bana o kısmı. Yani böyle akılcı olaylara bakılması lazım. Mesela ben, Müslüman kızların Facebook’larına falan hepsine bakıyorum. Böyle açık saçık, açık olabilir, o da benim vatandaşım hepsi benim canım. Hepsi benim başımın tacı. Hepsine saygı duyarım. Hepsi benim annem, kız kardeşim yani benim öyle bir şeyim yok. Fakat, yani samimiyetsizlikleri açısından diyorum. Sıkıysa Mehmet Kutlular’ın bir resmi olsun. Koyamazlar. Fethullah Hoca’nın resmini koyamazlar. Mesela Esad Çoşan’ın resmini göremezsin, Muhammed Raşit Erol’un resmini göremezsin. Gönül sultanları bunlar. Değil mi? Ama bakın hepsinde, böyle ipsiz sapsız, satanist kılıklı arkadaşları, çakal arkadaşları falan böyle. Değil mi? Onların hepsinin resimleri var. İt kopukla beraber çekilmiş resimler, böyle anormal hareketler, böyle anormal el hareketleri, anormal tavırlar ondan utanmıyor. O onu onore ediyor. Ama mesela bir Muhammed Raşit Erol’un resmini facebook’una koymak onun için bir zul oluyor, ağrına gidiyor. Bu, Müslüman ahlakına uygun değil işte. Bu, anormal bir hareket.
Ne diyorsun sen bu anlattıklarıma?
SUNUCU: Hocam haklısınız, dediğiniz gibi facebook’ta gereksiz bir sürü resimler var. Sizin dediğiniz gibi bir Fethullah Gülen’in fotoğrafını hiç kimse koymuyor dediğiniz gibi, utanç duyuyorlar nedense.
ADNAN OKTAR: Nasıl koysun, CIA ajanı, casus, vatanı satıyor. Onların kafasına göre böyle. Bak Allah’ın evliyasını, tertemiz insanı, mübarek, Allah’a kendini tam teslim etmiş bir insanı ne şekilde lanse ediyorlar ve buna inanan ne kadar çok insan var biliyor musunuz? Müslüman’ım diyen, anlı secdeden kalkmayan. Bu yetiyor işte, Müslüman’ı Müslüman’a kırdırmak yetiyor. Onun için Bediüzzaman diyor, düşmanlarımız diyor cehalet, zaruret, ihtilaf diyor. Bak bir cehalet, cahil, eşekler gibi cahil bir kısmı. Çok alim, güzel insanlarımız var ama eşeklemesine cahil olanlar da var. Cehalet, zaruret, fakirlik diyor, çünkü fakirliği kullanıyorlar ve en vurucusunu söylüyor, ihtilaf, Müslümanların birbirine düşmesi. O kadar kolay oluyor ki provoke etmek bir insanı. Ya diyor sen adamla görüşüyorsun diyor onlar Süleymancı kardeşim, sen aklını mı yedin diyor. Bir polis operasyonuyla ananı ağlatırlar, mahvederler seni sen ne yapıyorsun, gidilir mi onların toplantısına diyor. Onun evine gitme, mimlenirsin kardeşim diyorlar. Fotoğraflarını çekerler, dosyaya koyarlar, hayatın kayar diyor, işinden mişinden olursun bir daha da yükselemezsin, bitersin sen diyor. Muhammed Raşit Erol Hazretleri’nin talebeleriyle görüşebilir miyiz? O daha da fena ya diyor, onda mahvolursun o zaman diyor. Onların zaten Taliban falan olayları var ya diyor. Bitersiniz diyor, Guantanamo’ya gidersiniz sonunda ha diyor. İşinden de atılırsın diyor. Peki, Fethullah Hoca ile olabilir mi? Onun talebeleriyle görüşebilir miyiz, Fethullah Hoca’ya karşı sevgi, saygı gösterebilir miyiz? Ya kardeşim deli misin sen diyor. Onlar zaten devletin düşmanı, sen ne yapıyorsun ya diyor. Çıldırdın mı, mimlendin, bittin diyor. Yedi sülalen gelse seni kurtaramaz bir daha diyor. Peki, fahişe ile görüşebilir miyim diyor. Ne demek tabii ki görüşeceksin diyor. Onur olur senin için diyor. Cinsi sapıkla? Öyle deme diyor, cinsi sapık olur mu, adamın tercihi o ya diyor. Ne diyorsun, ne biçim konuşuyorsun sen diyor. Ayıp yapıyorsun, modern adamsın, 21. yüzyılda böyle laf edilir mi diyor. Ki bak it sürüsü gibi sapık var memlekette. Değil mi? Bin bir türlü. Satanisti, şusu, busu falan her türlü sapık var ve iftihar ediyor, hatta onun taklidini de yapıyor. Yani onlara benzemeye çalışıyor, değil mi? Kardeşim hiçbirini koyamıyorsan, hiçbir şey koyamıyorsan, “Bismillahirrahmanirrahim”, onu koy. Allah’ın adını koy, Allah, Muhammed, Resul onların ismini koy. Bir Kuran ayeti koy. Onu da koyamıyor, ağırına gidiyor çünkü mimlenecek. Müslüman eşittir gerici diyeceklerinden korkuyor. Kardeşim tamam birkaç 10 sene burada yaşayacaksın, sonra debelenerek öleceksin, morga götürecekler seni, toprağı eşecekler, toprağın içine koyacaklar, üstüne de kalıcı toprağı örtecekler, kalın toprak tabakasının altında kalacaksın. 10. günü mü, 15. günü mü bağırsak muhtevası ağzından çıkmaya başlıyor basıncın etkisiyle, gaz basıncı. Mesela kadında rahim dışarı atılıyor. Gözler jöle oluyor, jöle haline geliyor, toprağa akıyor, burun düşüyor. Kaç senede oluyor biliyor musun bunlar? 20 yaşında bir genç kız düşünelim. 10, 10, 10, 10, dört on senede 60 yaşında. 5 on sene hadi diyelim. Bak 20, 40 yaşına birisi için, 50, 60, 70 en fazla diyelim, 3 on sene. On seneler nasıl geçiyor biliyor musun? Bir sene gibi geçiyor. Yıldırım hızıyla geçiyor. Herkes bilir yani, yaşıyor insanlar. Şu an ben tahmini konuşuyor olsam yani inandırıcı olmaz. Ama bunu yaşayan, mesela 40-50 yaşında olan insana şimdi sorun bakın ne kadar çabuk geçmiştir süre. Onun için bu yani kaz gibi oyuna gelme ve inanma politikasından Müslüman vazgeçecek, aklını başına alacak. Haber getirdiğinde soracak. Ey fasık diyecek, ey fasık, bana bir haber getirdin Müslüman aleyhinde, bana delilini getirmezsen Allah’ın laneti üzerine olsun diyecek. Getir bana delilini diyecek. Ben gözümle görmedim, kulağımla da işitmedim, sen de görmedin, nereden çıkartın bunu diyecek. Baron dedi bana diyor baron. Kardeşim işte baron tam aradığın adam. İddia edilen Ergenekon örgütünün bir numaralı adamı. Adam kendi Batı Alman İstihbaratı’na çalıştığına dair belge var adamın. Ve ajan adam. İşte arıyorsan bunu al ve her türlü ahlaksızlık üstünde adamın ve Türkiye’deki ahlaksızlığın büyük bölümünü organize ediyor. Değil mi ve her türlü müptezelliği organize ediyor ve Türk gençliğini bozmaya çalışıyor. Dejenere etmeye çalışıyor, ahlakı yozlaştırmaya, Türk Milliyetçiliğini ve İslam anlayışını ortadan kaldırmaya çalışıyor, Türkiye’yi 20’nin üzerinde eyalete bölmeye çalışıyor. Karşı olacaksan ona karşı ol. Ona karşı olamam ya diyor, olur mu o zaman diyor. Toplumda ne olur konumumuz diyor.
Onun için öyle kitibiyoz, itin, kopuğun sözüne göre Müslüman hareket etmeyecek, aklına göre hareket edecek. Diyelim ki haber getirdi, ulan ahlaksız dersin, sen önce bir o pis ağzını bir yıka. Allah’tan kork, yarın bir gün dersin Ahirette değil mi, mezarın altında perişan olacaksın, Ahirete de gideceksin, Allah sana delil ver dese, ne diyeceksin? Kaz gibi susacaksın, cevap yok. Duydum. Ben de seninle ilgili duydum o zaman. Olur mu öyle şey? Duydum. Duydum ne demek? “Duydum”u herkes kullanmaya kalkarsa Türkiye’de kimse kimseyle görüşemez ki. Dost olamayız, değil mi? Mesela bazen geliyorlar, misafir geliyorlar. Mesela çocuğun halinden anlaşılıyor, yani kötü yolda anlıyorum halinden, üslubundan, konuşmasından, her şeyinden anlıyorum. Oturuyor beni sorguluyor. Ben de ona sakin sakin cevap veriyorum, bir bir mesela her şeyine cevap veriyorum. Ama ben onu sorgulamıyorum. Üstünden, başından akıyor, sen kimin, neyin nesisin, hırsız mısın, fahişe misin, soysuz musun demiyorum. Ben onu kafamdan diyebilirim istesem. Ve tapu gibi de delilim var ayrıca. Yani o kadar çok ki delilim, her yerinden olay oynuyor yani. Bağırıyor. Ben diyor afedersin öyleyim diyor adam yani, nerdeyse. Ama diyorum ki ben, bu Allah’ın bir kulu, yapsa bile ben bunu düzeltirim hatasını. İkna ederim, izah ederim. yüzde 100 seveyim diyorum, peşin. Tertemiz insan kabul ediyorum. Bak, bağırmasına rağmen olay bağırıyor. Çünkü hatası varsa, nedir gayri meşru bir şey yapıyorsa ikna ederim, konuşurum. Hırsızlık yapıyorsa ihtiyaçlarını karşılarız, söyleriz, vazgeçer. İkna ederim. Nefret etmem, kaçmam. Kaçılmaz Müslümandan, insandan kaçılmaz. Niye kaçayım? Yani zapt edilmez bir delildir de yani, saldırgandır, elinde silah falan ondan kaçarsın sen. Başka çözüm bulunmaz, ne yapacaksın? Deliyle deli olunmaz. Ama laf söz dinleyen bir insanı, kendini ifade edebilen bir insandan kaçılmaz. Konuşurum, eksikliklerini tespit ederim, yanlışlarını tespit ederim. Değil mi?
OKTAR BABUNA: Ki, öyle iyi olup değişen çok insan oldu Hocam sizin vesilenizle.
ADNAN OKTAR: Bak bu dev silahla Müslümanları paramparça ettiler dünyada. Ayrı ayrı bir böldüler, mezhepler olarak zaten ayrı. Tarikatlar olarak ayrı böldüler, tarikatlar içerisinde ayrıca böldüler. O bölmenin içinde de sonra kendi içlerinde birbirlerini düşman ettiler küçük küçük gruplar halinde. O küçük gruplar da şahıslar olarak birbirlerini düşman ettiler. Ve kuşku duyan, birbirinden nefret eden, korkuyla yaşayan bir toplum özlemi içerisinde şeytan bir politika uyguluyor. Bu oyuna hiç kimse gelmesin. Kardeşim dışarı çıkın, gözünü kim yerden kaldırabiliyor? Böyle şey hayat olur mu? Gözünü yerden kaldıramıyor adamlar. Bakamıyor yüzüne. Sen görüyor musun dışarıda birbirinin yüzüne bakabilen insan? Çok nadir. Selam veren birbirine, yani mümkün mü? Nerede selam vermek. Selam versen, arkasını döne döne bakar, ne oluyor falan diye böyle. Çok özür dilerim diyor, niçin, nereden icab etti diyor, değil mi? Yani merhaba diyemiyorsun. Güleryüz mesela, güleryüz göstertsen, adam bön bön bakıyor, dehşete düşüyor yani. Hatta bir de takip de ediyor, bir şey mi oldu acaba ya diyor, ajan majan mı bunlar diyor. Yani delice bir paranoya var bir kısmında. Mesela bir iltifat mümkün değil, tabii. Mesela arabası güzel olsa, desen ki araban çok güzel, adam yani çok tehlikeli bir konum meydana geliyor yani.
CİHAT GÜNDOĞDU: Siz daha iyi bilirsiniz Hocam, özellikle Türkiye’de bu çok rastlanan bir şey.
ADNAN OKTAR: Türkler gene dünyanın en iyi insanları yani. Türkiye Avrupa; yani Fransa, İngiltere, Almanya adamlar böyle ruh gibi geziyorlar. Annesine babasına sevgi yok, amcasına yok, dayısına yok, halasına yok, çocuğuna yok. Baba, daha 18 yaşına geliyor, kız daha 18 yaşına gelmeden, git işine işine bak diyorlar, kız çocuğunu evden gönderiyor babası. Kız kendine garsoniyer tutuyor daha. Aile ile bağlantı hemen kopuyor. Yok 18’ine gelmeden daha, daha 13 yaşında. 14 yaşında gönderiyorlar. Ne yapıyorsan yap diyor. Ne yapıyorsan yap demek nedir biliyormusun? Yani fuhuş da yap, ahlaksızlık da yap, ne yapıyorsan yap, ama git diyor. Daha iyi pişer öyle diyor. Yani böyle büyük bir bela var dünyada. Gene Türkiye’de geleneklerimiz duruyor, örfümüz duruyor, İslam dininin o güzel atmosferi, o ayakta tutuyor evet. Ama tabii ahlaksız bir ailenin yanında durulmaz. Mason bir ailenin yanında, adam aynı inancı paylaşacaksın derse, duramaz adam değil mi? Satanist bir aile olmaz, Sabetaycı bir aile olmaz. Ensest ilişkiye giren, ahlaksız bir annenin babanın yanında duramaz bir çocuk. Mafya mensubu ise, duramaz. Tabii ki kaçacak, hicret edecek. Ashab-ı Kehf ne yaptı? Ailesi ahlaksız olduğu için çocuklar kaçtılar. Bir araya geldiler. Allah övüyor Ashab-ı Kehf’i ve Mehdi (a.s.)’ye benzetiyor onu. Yani Mehdi (a.s.) talebelerinin de bu özelliği olacak anlamında, Ashab-ı Kehf diyor, Mehdi (a.s.)’nin yardımcılarıdır. Yani aynı hayat olacak anlamına geliyor.