Adnan Oktar’ın 15 Mart 2010 tarihli HarunYahya.TV röportajından
ALTUĞ BERKER: Serdar kardeşimiz göndermiş, “değerli Hocam çok kısa iki sorum olacak inşaAllah. Birincisi, Fethullah Hoca’nın dünyanın her yerinde okullarının olması ve cemaatinin bu kadar geniş kitleler halinde olması, Allah-u Teala tarafından Hz. Mehdi (a.s.)’a zemin hazırlamak amacı ile gerçekleştirilmiş olabilir mi? Parantez içinde Fethullah Hoca, kendisinin Mehdi (a.s.)’a zemin hazırlayan bir nefer olduğunu söylemişti. Yani bu durum, Hz. Mehdi (a.s.)’ın çok büyük kitleler tarafından aniden kabul göreceğine bir işaret olabilir mi?”
ADNAN OKTAR: Bu kadar mı sorusu?
ALTUĞ BERKER: Bir ikinci sorusu daha var Hocam, ayrı. cinlerle ilgili bir konu.
“Geçen sene bir televizyon programınızda, cinler ile ilgili bir konuyu anlatırken, cinlere gel diyorsunuz, geliyorlar ve gönderdiğiniz yere gidip istediğinizi yapıyorlar dediniz. Ama üzerinde pek durmadınız. Hatta söylemenin uygun olmadığını düşündüğünüz için konuyu biraz da geçtiniz. Cinlerle görüşüp, görüşmediğinizi söyleyebilir misiniz?”
ADNAN OKTAR: Aman Allah.
Fethullah Hoca’nın ben, 79-80’lerde bir kasedini dinlemiştim, 1980’lerde. “Biz” diyor, “Mehdi (a.s.)’a zemin hazırlayan bir topluluğuz” diyor. “Bir kısım insanlarda tereddüt meydana geldiğinde” diyor, “onu da ortadan kaldıracak, izale edecek bir topluluk olarak görevliyiz” diyor. “Mehdi (a.s.)’a zemin hazırlıyoruz” diyor. “Hatta” diyor, bir yine, ben o zaman bütün kasetlerini dinlemiştim Fethullah Hoca’nın. Yani hepsini alıyordum. O zaman o çok yaygındı. Zaten başka tür faaliyet yoktu o dönemde. Kaset faaliyeti vardı. Hatta öyle el yazısı ile yazarlardı, işte şu günkü konuşması, şu günkü diye. Küçük, böyle ufak kasetler satılırdı. O zaman teyp kasedi şeklinde satılıyordu, var ya şu plastik kasetler, onlardan satılıyordu. Kapaklı, ondan sonra o kapağın içinde yazardı, yazıyordu böyle. Ben Mehdiyeti, Ahir zamanı ve birçok konuyu çok merak ettiğim için, Fethullah Hoca’ya da önem verdiğim için, ben çok iyi takip ediyordum. Hemen hemen kasetlerinin hepsini dinledim ve bakın önemli bir şey benim kafamdan hiç gitmez. Boş şeyleri ben hiç kafamda tutmam. Ama önemli bir şey, kafama benim çivi gibi çakılır kalır. Mesela “Hâkim'in Müstedrek'inde” diyor mesela bir yerde, o biraz doğu şivesi vardır Fethullah Hoca’da, “Hâkim'in Müstedrek'inde”. Mesela bazı alimlerin isimlerini veriyordu. “Mehdi (a.s.)’ın” diyor, “sakalından orada bahsedilir” diyor, sakalından. Bak onu özellikle belirtiyor Fethullah Hoca. Mesela Bediüzzaman’ın sakalı yok biliyorsunuz. Fethullah Hoca’nın da sakalı yok. Onu ayırt edici bir özellik olarak, onu özellikle vurguladığını anladım, düşündüm. Bak yani hadiste diyor, “Mehdi (a.s.)’ın sakalından bahsedilir” diyor, işte falanca kitapta diyor. İkinci olarak benim dikkatimi çeken, “Mehdi (a.s.)’ın talebeleri” dedi, “şu an oluşmaya başladı” dedi, 79’larda. “Yalnız” diyor, “insanlar şaşıracak” diyor Mehdi (a.s.)’ın talebelerine. “Mesela” diyor, “kimi genel müdürün oğlu olacak” diyor, “kimi” diyor “bakan çocuğu olacak” diyor, “kimi” diyor “işte müsteşarın çocuğu olacak, ama bu seçkinlikten dolayı, müthiş bir reaksiyon olacak, yani müthiş bir heyecan olacak toplumda” diyor, insanlarda. “Yani böyle ummadık kişilerin çocukları o toplumun içine katılacak” diyor. Mesela o benim çok dikkatimi çekmişti, Fethullah Hoca’nın o sözü. Biz Mehdi (a.s.)’a zemin hazırlıyoruz demesi ve tereddütler meydana geldiğinde, yani bir kısım insanda tereddüt meydana gelirse, o tereddütü izale edecek bir topluluğuz diyordu, yani bir konuşmasında bunu gördüm. Mesela o zaman Sızıntı Dergisi çıkıyordu. İlk sayıları çıkıyordu. Benim gördüğüm, Sızıntı Dergisi’nde Mehdiyet muntazam takip ediliyordu, her safhası. Mesela bakın, 79’larda diyordu ki; “şu an etrafında birkaç kişi var” diyor mesela dergide. “Şu an etrafında birkaç kişi var”. Epey bir süre sonra, bak diyor şimdi “ince ince işlediğin bu kişilerin sayısı arttı, müthiş bir güce ulaştı” diyor. “Öyle bir olaya gideceksin ki” diyor, “geriye dönüp baktığında” diyor, bakın kelimeyi de unutmadım, “aşilden fazla yol aldığını göreceksin” diyor, aşil. Yani öyle mühim hiçbir şey aklımdan gitmez benim. “Aşilden fazla yol aldığını göreceksin” diyor. “İşte şu an” diyor, “yağmur tanesi gibi kuma düşüp, kumsala düşüp, bir anda ‘cız’” diyor hatta, “cız diye buharlaşan kişiler de oluyordu”. Yani “eğitiyorsun, tebliğ yapıyorsun, anlatıyorsun ama dinlemiyor adam” diyor, “bir süre sonra gidiyor” diyor. “Karanlık koridorlarda” diyor, “yalnızsın şu an” diyor. Karanlık koridorlarda, bir yerde olduğunu söylüyor yani. “Karanlık koridorlarda şu an yalnızsın” diyor. “Sana şaşı bakanlara” diyor, “kara gözlüklerle bakanlara” diyor, bak kara gözlüklerle bakanlara yani kötü bakanlara, kara gözlük, kötü bakan, “sen” diyor, “güler yüz ile karşılık verdin”. “Teori ile” diyor, bakın “teori ile, gerçeğin arasındaki farkı onlara öğrettin, anlattın” diyor. Bakın teori. Hangi teori var? Evrim Teorisi var, bunu kastediyor. Yani “Evrim Teorisi’ne karşı bir mücadele veriyorsun şu an” diyor. Ben o yüzden yani, Fethullah Hoca’yı bu yönü ile ben çok önemli görürüm. Bence insanların şu an o gördüğü yüzü, Fethullah Hoca’nın halka dönük yüzü. Avama dönük yüzünü görüyorlar. Havasa dönük yüzünü bence göremiyorlar şu an. Şu an avama dönük yüzüdür Fethullah Hoca’nın. Havasa dönük yüzü bambaşka bence alakası yok. İnşaAllah. Mesela diyor ki, “Molla Camii’nin” diyor, “istişmam ve istihracı mı” diyor, tam hatırlamadım kelimeleri, gibi diyor. Molla Camii’ne dikkat çekiyor orada, konuşmasında. Kumsaldan bahsediyor, kumsal. Kumsal nerede olur?
ALTUĞ BERKER: Açtım Hocam şiiri. “Cız deyip” diyor.
ADNAN OKTAR: Cız diyor, değil mi? Bakın bir kere okudum, 79’larda, 80’lerde okudum aklımda oradan kaldı tabii.
Allah'ın İsimleri
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Güncel Yorumlar
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler