Adnan Oktar'ın 30 Mart 2010 tarihli Gaziantep Olay TV röportajından
ALTUĞ BERKER: Biraz evvel bahsettiğiniz konuda, İran'ın atom bombası kullanamayacağını Sayın Cumhurbaşkanımız da üç gün evvel ifade etmiş Hocam. Sizin daha evvel 13 Mart'ta Başkent TV'deki ropörtajınızda ifadeleriniz var hocam. Bir kere "Müslüman bir ülke, dinen haramdır, atom bombası kullanamaz.Çünkü atom bombasında haklıyı haksızı ayırt etmek mümkün değildir. Mesela bir şehre bombayı attın mı sen, orada Müslümanı da öldürürsün, muttakiyi de öldürürsün, kim varsa öldürürsün. İslam'da böyle bir şey yoktur."
ADNAN OKTAR: Evet devam et, benim konuşmama bakayım tamamen.
ALTUĞ BERKER: "Küfür ayrılır, Müslümanlar da ayrılır. Süre verilir. Ondan sonra zaruri olarak savunma savaşı yapılır. Dolayısıyla atom bombasının kullanılması Müslüman için zaten haramdır. İran inancında da, yani Caferi inançta da haramdır. Atom bombası zaten kullanamaz onlar. Adam enerji elde etmek istiyor, nükleer enerji elde eder. Yani ne karışıyorsun? Ne mahsuru var? Uranyum mesela, ağırlaştırılmış uranyum elde eder. Kullanacakları gibi uranyum elde eder. İşlenmiş uranyum elde eder. Kullanır. Yani bunu kullanmayacaksın demek çok garip bir şey. İslam'a göre atom bombası haramdır. Yani kullanılamaz. Bunun üzerine bir şeye gerek yok. Bunlar takva insanlar. Niçin atom bombası kullansın?"
ADNAN OKTAR: Ayrıca başka bir konuşmamda da Mescid-i Aksa'nın, Kubbet-üs Sahra'nın bulunduğunu [söylemiştim], değil mi? Çok kutsal mekanın bulunduğu bir yer olduğunu, Hz. İbrahim (as)'ın mezarının orada olduğunu, diğer Peygamber mezarlarının da orada olduğunu, dolayısıyla kutsal bir şehir olduğunu Kudüs'ün, dolayısıyla oraya atom bombası atılmasının mümkün olmadığını, öyle birşey olduğunda oradaki bütün kutsal mabedlerin, camilerin hepsinin yerle bir olacağını, bunun da haram olduğunu belirtmiştim.
ALTUĞ BERKER: Evet Hocam. Bununla ilgili bir çok konuşmanız olmuştu, evet Hocam. Sayın Cumhurbaşkanımız da üç gün evvel, ifade etmişler. "İsrail korkmasın çünkü" demiş Hocam. Aşağıda "İran nükleer bombaya sahip olsa bile, bunu kullanması Filistinlilere ve El Aksa Camii'ne zarar verir. Bu yüzden kullanmaktan kaçınır." [diyor.]
ADNAN OKTAR: Evet.
ALTUĞ BERKER: Aynı ifadeleri kullanmış Sayın Cumhurbaşkanımız da. MaşaAllah.
ADNAN OKTAR: Ben de o zaman o daha önceki konuşmamda, orada Müslümanlar var dedim, Hıristiyanlar var, değil mi? Museviler var dedim. Ama bunu 3-5 kere ayrı ayrı anlatmıştım ben. Bir kere değil.
ALTUĞ BERKER: Evet, doğru Hocam.
ALTUĞ BERKER: Bir başka haber de yeni gördüğüm Hocam benim. "İttifak her derdin devasıdır" demiş Sayın Başbakanımız, üç gün evvel. Sizin de bu konuda birkaç seneden beri, uzun senelerden beri söylediğiniz Türk İslam Birliği, zaten kitap, dergi ve röportajlarınızda sürekli söylediğiniz mantık Hocam. Türk İslam Birliği'nin birleşmesi. "Türk İslam Birliği'ni oluşturalım" sizin sözleriniz Hocam, geçen sene. "Millet asılıp, kesilmesin, zulüm de olmasın. Onlara da ihtiyaç olmasın. Böyle bir kahramanlık anlayışı var bir kısım insanlarda. Niye oraya bol bol doktor gönderelim? Niye doktor gönderiyorsun? Türk İslam Birliği'ni savunacak insanlar gönderelim, Türk İslam Birliği'ni oluşturalım. Hayır zaten olduysa olay, o ayrı mesele tabii. Kan akıtıldıysa tabii doktor göndeririz. İlaç da, herşeyi göndereceğiz. Ama bunu engellemek varken, bunu engellemeyle ilgili hiçbir çalışma yapmayıp da sadece o konuya hazırlık yapmak [olmaz]."
ADNAN OKTAR: Bunu engellemeyle ilgili hiçbir çalışma yapmayıp da sadece bu konuyla ilgili hazırlık yapmak… Yani bunu engelleyecek çalışma nedir? Türk İslam Birliği'dir.
ALTUĞ BERKER: Evet, inşaAllah. Sayın Başbakanımız da Arap Birliği Zirvesi'nde şu konuşmaları yapmış. "Türkler ve Arapların, sadece ortak bir coğrafyayı paylaşmakla kalmadığını, ortak bir tarihi, ortak bir kültürü, ortak bir medeniyeti ve ortak bir inancı da paylaştıklarını ifade eden Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu: "Şunu bütün kalbimle ifade etmek isterim, İstanbul'un kaderi Sirte'nin kaderinden, Trablus'un kaderinden, Kahire'nin, Şam'ın, Bağdat'ın, Sana'nın, Mekke ile Medine'nin ve elbette Kudüs'ün kaderinden ayrı değildir.Tarih ve inançlarımız bizi, birbirimize dost değil, altını çizerek ifade ediyorum, birbirimize kardeş yapmıştır. Biz bu bölgenin büyük ve müreffeh tarihini hep birlikte yazdık.Bu bölgenin aydınlık geleceğini de hep birlikte yazacağımızdan hiç kimsenin kuşkusu olmasın. Evet, zor bir coğrafyada yaşıyoruz. Özellikle son yüzyılda, ne yazık ki kanla gözyaşıyla, acıyla çatışma ve işgallerle yoğrulmuş bir coğrafyada bulunuyoruz. Ama bu durum, bizi asla ve asla umutsuzluğa sevk edemez.İttifak her derdin devasıdır. Bir olmak, iri olmaktır, diri olmaktır".
ADNAN OKTAR: Evet, maşaAllah. Yani burada da bir Türk İslam Birliği'ne açıkça ima var. Değil mi? Ona yönelik bir teşvik var. İnşaAllah o şekilde olur. Tamam. Genelinde Allah'a çok şükür. Bakın iki yıldan beri ne söylediysem, aynısıyla çıkıyor. Değil mi?
ALTUĞ BERKER: MaşaAllah Hocam.
ADNAN OKTAR: Evet, tamamı. Ve tek tek de ispat ediyoruz. Yani ben konuşup da ispatlamadığım bir konu oluyor mu?
ALTUĞ BERKER: Olmuyor Hocam.
ADNAN OKTAR: Yani son derece akılcı, mantıklı, Kuran'a uygun, hadise uygun, bilime uygun. Yani Kuran, hadis ve bilim iç içe görüyorsunuz. İspatlar yine iç içe. Olayların tahakkuku zaten gözle görülüyor. İnşaAllah bu şekilde devam edecek Allah'ın izniyle.
SUNUCU: İnşaAllah
ALTUĞ BERKER: İnşaAllah.
Adnan Oktar Ne Demişti Ne Oldu
Devamı ...Makaleler
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler