Adnan Oktar'ın 23 Mart 2010 tarihli HarunYahya.TV röportajından
ADNAN OKTAR: Yalnız böyle züppelik özentisinde olan kişilere bazı kurumların, bazı kuruluşların, bazı Müslüman kesimden insanların hayranlık duyması, orada bulunan bazı kişilerin aşağılık kompleksinden oluyor. Çünkü normal, makul bir Müslüman’dan utanç duyuyorlar. Böyle züppe, entel, komünist özentisi, yarı dinsiz, yarı dindar, çakal, böyle din ile zaman zaman alay eden, İslamiyet ile alay eden, ondan sonra işte bir kısım züppe yazarlarla züppe züppe konuşmalar yapan kişiler olduğunda, psikolojik olarak daha kendilerini huzurlu hissediyorlar, daha güvende hissediyorlar. Çok yanlış, çok aşağılayıcı ve küçük düşürücüdür. Yani böyle züppelere, böyle özenti kişilere kapı açmak İslam’a zarar verir. İman zaafiyeti olduğu, hastalık olduğu imajını veren bu kişilere değil, gerçekten imanı takviye eden, imanı geliştiren, putları yıkan insanlara kapılarını açmaları gerekiyor. Çünkü mesela böyle züppeler iman hakikati anlatmaz, Kuran’ın mucizelerini anlatmaz. Hiç duyulmuş mudur böyle tiplerden? Darwinizm’in geçersizliğini anlatmaz, putlarla mücadele etmez. Varsa yoksa yaranmaya çalışsın, varsa yoksa işte böyle yalakalık yapsın, kendini şirin göstermeye çalışsın, ben Müslümanm ama işte aynı zamanda da modernim, bilmem ne. Müslüman zaten moderndir, sen ne alaka oturup böyle havalara giriyorsun? Bizden de yüz bulamayınca, bak hemen dilini sivrileştirmeye başladı. Yani illa biz herkes ile görüşeceğiz diye bir konu yok değil mi? Ama Allah hidayetini arttırsın, bilgisini arttırsın, aklını açsın. Aklının başında olmasını inşaAllah Allah nasip etsin. Bir de böyle bunları züppeliğe teşvik eden entel, dantel, komünist yazarlar oluyor bazen, onlar bunlara sahip çıkıyorlar. Bunları elinde öyle bir avuç böyle ekip oluyor komünist özentili şu bu falan ekip. Bir konu oldu mu hemen bunları çağırıyorlar. Gel diyorlar böyle bir konu vardı, bize bir anlatsana falan. Onları kendilerine daha yakın görüyorlar, çünkü kendilerinden bir ışık görüyorlar onlarda. Mesela kendisi züppe ise, onun da züppe olması... Ama züppe özentisi, yani züppe de değil, züppe özentisi yani, çok berbat bir durum. Tabii, entel özentisi, entel de değil, inşaAllah. Değil mi böyle? Çok insan yani utanıyor durumlarına bakmaya değil mi? İnsanlarda hicap meydana getiriyor. Böyle insanlar ile yola çıkmak çok hatalı olur, yani kılavuzu derler efendim ördek olanın derler, ayağı çamurdan çıkmazmış. Yani böyle adamlar ile yola çıkanlar, arkalarında sürekli imansız, aklı zayıf, züppeliğe yatkın nesilleri peşinden getirme ihtimalleri olabilir. Yani iyilik yapıyorum diye Müslümanların parası ile kurulmuş bir kuruluş, mesela bir yer, kadrosuna züppeleri doldurur da, yahut belirli sayıda, az da olsa, belirli züppeler doldurur da züppelik propagandası yaparsa, bu İslam’a faydalı değildir, çok büyük zarar verir. Yani Müslümanlara zaten çok büyük saldırı var. Ahir zamandayız, deccaliyet devrindeyiz ve Peygamberimiz (sav) diyor, “insanların imanı ateşten bir kor gibidir ahir zamanda” diyor.” Avucunda tuttuğu ateşten bir kor gibidir” diyor. “Avucuna aldığında yakar, avucundan bıraktığında da imansız olurlar” diyor. Yani imanı muhafaza ahir zamanda zordur diyor. Böyle bir ortamda, imansızlığa geçişte, mühim bir aralık olan, mühim paravan olan, mühim bir geçiş açısı olan bu kişileri böyle mikrop gibi aralarına sokmak çok büyük hata olur. Buradan dinsizliğe geçmek çok kolay oluyor, yani bu tip insanlarda. Saf dindar, samimi dindar insanlarla kendilerini güçlendirmeleri lazım. Çünkü mesela o züppe olunca, ona bakıyor bir başka genç kız, Allah esirgesin, o da daha da züppe olmak istiyor. Ondan çünkü bir ayar daha züppe olduğunda daha havalı, daha sükseli olacağını düşünüyor, daha etkileyici olacağını düşünüyor. Nitekim de öyle, gulyabani gibi tipler türemeye başladı son zamanlarda. Böyle satanist kılıklı, ne olduğu belli değil. Mesela dışarıda erkek arkadaşları da var, başka türlü faaliyetleri de var, komünistlerle de görüşüyor, PKK ‘lılarla da görüşüyor, Müslümanlarla da görüşüyor, Süleymaniye Camii’ne gidiyor, namaz kılmaya gidiyor. Yani akıl almayacak şeyler.
SUNUCU: Bir tür imani noktada bir zayıflık vardır büyük ihtimalle.
ADNAN OKTAR: Tabii, imani yönü tabii hoş güzel de... Ama iman safiyet, halislik ister. Yani karışım istemez. Bir de özenti, ne kadar aşağılayıcı bir şey bir Müslüman için. Mesela var yazarlarda, çok nadir oluyor. Mesela biraz züppelik yaptığında, zayıf insanlar onlara hemen hayranlık duyuyor. Mesela çakallık yapıyor çıkıyor televizyona. Onlar hem korku duyuyor ona karşı, hem hayran oluyor, hem onun gibi olmaya çalışıyor. Mesela bakıyoruz başka bir programda, aynı böyle züppe özentili başka bir mesela sunucu çıkıyor. Yani onun çok çok kötü bir modeli, çok çok kötü örneği. Bilmiyorum dikkat ediyor musun. Mesela televizyonlarda bazen görürsünüz. Mesela bir azılı züppe vardır, böyle çakal saldırgan, bir de onun çok kötü bir taklidi vardır. Yani dikkatlice bakın, televizyonlarda görürsünüz bazı kanallarda, değil mi? Mesela kadınlarda da oluyor. Mesela azılı züppe birisi oluyor kadın, onun yine züppe, çok kötü bir taklidi oluyor. Bir de bakıyorsun onlar zaten yanyana gelmişler sonunda, yani hayran olduğunun ve hayran olan. İkisi birlikte bakmışsın resim çektiriyorlar böyle şebek gibi sırıtarak falan. Bu imansızlığa insanlarda cesaret meydana getiriyor. İmansızlığa geçiş bir mümin için çok zordur, çok sarsılır, ama bunlar yumuşak geçiş sağlarlar böyle vakalar. Bu çok tehlikelidir. Züppe entel, komünist Müslüman modelinden güya Müslüman modelinden dinsizliğe geçiş son derece kolaydır. Ama dindarlığa geçiş o modelden çok çok zordur. Çünkü alışmış oluyor ve adım adım kötüye doğru gider öyle bir yapıda. Müslüman demek dünyanın en kaliteli, en üstün, en büyük gücü demektir. En muhteşem varlıktır.
Makaleler
Devamı ...
Adnan Oktar Diyor Ki...
Devamı ...Makaleler
Devamı ...İlanlar
Devamı ...Adnan Oktar Ne Demişti Ne Oldu
Devamı ...Güncel Yorumlar
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler