Adnan Oktar'ın 25 Mart 2010 tarihli Kahramanmaraş Aksu TV röportajından
ADNAN OKTAR: Kuran’a tam tabi olan veli olur. Yani Kuran’ı tam yaşayan, Allah’ın emirlerine tam uyan, samimi olan kişi veli olmuş olur. Bakayım sorusuna.
SUNUCU 2: İshak Davud, Muğla’danmış Hocam.
ADNAN OKTAR: “Evliyaullah makamı nedir? Evliyaullah’tan olanlar hakkında kısa bilgi verebilir misiniz?” Evet, bu saydığımız kişiler evliyaullahtan olan kişiler. Evliyaullah makamı, bu Allah’ın bir insanı çok sevmesi, ondan razı olması, rızası. Allah’ın razı olduğu kişi olmak. Rıza makamı. Yani Allah razı olduysa bir insandan, Allah’ın velisi olur. Yani Allah artık onun velisidir. Allah onun iyiliği için, hayrı için her türlü imkanı meydana getirir. İnşaAllah.
SUNUCU 2: Hocam bir de böyle bazı sözler oluyor. İşte evliya olmak için kadınlar 40 gün, erkekler 40 yıl evine kapanıp sürekli ibadet ettiklerinde bu noktaya ulaşırlar gibi böyle hani halk arasında dolaşan bir takım sözler var.
ADNAN OKTAR: Böyle kısa anlarda değil de bütün ömre yayılarak, hayatın bütün sosyal yönlerinden çekilerek, çıkarlarını ikinci plana atarak, mesela okulunu, işini, evliliğini, ticaretini ana konu edinmeyerek, asıl ana konu olarak İslam’ı, Kuran’ı, Allah’a hizmeti esas alan kişiler olduğunda veli karakteri o zaman gelişir. Mesela Bediüzzaman 30 yıl hapiste yattı. İstese girer bir çilehanede 40 gün kalır veli olurdu. Yani eğer öyle bir imkan varsa. Ama öyle değildir. Yani böyle kolay işlerin içerisinde veliliği aramak doğru değil. Çilenin içinde, zorlukların içerisinde, tehlikelerin içerisindedir velilik. Mesela Peygamberimiz (s.a.v.)’le savaşıyor sahabeler. İki taraftan sıkıştırılıyorlar. Bu çok vahim bir durumdur iki taraftan sıkıştırılmak. Yani çünkü savaş taktiği açısından kırıp geçirirler iki taraftan. Orada müminler diyorlar: “Bu Allah’ın bize vaadettiğidir” diyorlar. “Onların imanlarını arttırdı”. diyor ama aklı, imanı zayıf olan insanlar mesela oluyor, onlar bambaşka bir kafada oluyorlar. Mesela “Allah hakkında çeşitli zanlara başladılar” diyor Allah ayette. Peygamberimiz (s.a.v.) hakkında çeşitli zanlara başlıyorlar. Yani insanlar sıkıştığındaki karakter çok önemlidir. Veli insan ne kadar sıkıştırırsan sıkıştır, yüksek ahlaktadır. Yani adilik yapmaz, eğilmez, bükülmez, kırılmaz. Mesela 40 gün adam veyahut 40 ay da çilehanede kalır ama çıkarıyla çatıştığında bakarsın birden saldırganlaşır, bazen itleşir böyle hiç tahmin etmediğin karaktere giriverir. O zaman onun samimi olmadığını anlarız. Yani dürüst olmadığını anlarız. Mühim olan, yani karakteri iyi bir insan sıkıştığında, zor anda üzerine gidildiğinde, çıkarlarıyla çatışıldığında Kuran’dan, İslam’dan, güzel ahlaktan taviz vermeyip vicdanıyla hareket eden insandır. Mesela birçok insan vardır. İyi güzellerdir ama biraz üstüne gidersen çirkefleşir. Hemen gerçek yüzü çıkar. Yani tahmin etmediğin bir yüz. Hemen hırlamaya başlar. Yani garip bir mahluka dönüşür bir anda. Var ya hani, ay çıktı mı kurt olan tipler falan, böyle masallar. Onun gibi. Onun üstünde çok durmak lazım. Yani zorda veli karakteri göstermek çok önemlidir. Yoksa evin içerisinde “gel otur evladım” diyor böyle sakalı göbeğine kadar, başında takkesi, sarığı da var. Elinde tespihi, yani koltuk mücahidi. Oturmuş bir köşeye yüksek bir koltuğun üstüne, önüne insanlar geliyor. İşte diyorlar mübarek günde 10 bin zikir çeker, ondan sonra evden hiç dışarıya çıkmaz, yarım ekmek yer, ondan sonra bir testi suyla bir ay idare eder falan. Yani pekala bunun üzerine mesela diyor ki; “malını mülkünü istiyorsun mesela, evini ver Allah rızası için”. Orada birden veliliği gidiyor adamın. Yani bir anda böyle piyasa sahtekarına dönüşüyor. Gözlerinde adi ve arsız bir ifade oluşuyor.
SUNUCU 1: Çıkarına dokunuyor.
ADNAN OKTAR: Tabii, çıkarına dokunuyor. Yani insanların zaten en büyük putu evlilik putudur. Yani onun üstünde çok dururlar, yani cinsellik ve evlilik. Yani o çok çok hayati bir konudur. Yani yüzde 90’ı bunun üstünedir putun. Ondan sonrası mal mülke gider, yani mal, mülk işte şu, bu falan, iş, güç, ticaret falan, mal, para. En hassas noktalarında insanlar kendilerini kaybederler. Mesela bakın dikkat edin, en dindar bilinen kişiler de bile, dindar ailelerde mesela evlenecekleri vakit bakıyorsun zengin, paralı, yaşıtı, gösterişli falan birisi varsa onu kabul ediyor ve onunla evleniyorlar. Ama Allah’ın rızasını aramıyorlar. Mesela Allah’ın rızasını ölçü edinmiyorlar. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) zamanında da mesela Peygamberimiz (s.a.v.)’in hanımlarında bile bir kısmında bu görüldü. Hatta Peygamberimiz (s.a.v.) diyor “eğer dünya hayatının çekici süsünü istiyorsanız, gelin sizi güzellikle boşayayım”. Bakın “dünya hayatının çekici süsünü istiyorsanız,” çünkü dışarıda da put çıkarlar olmuş oluyor. İşte bakıyor mesela, öbürlerine bakıyor, gece gündüz sahabelerin hanımları, beyleri beraberler. Evde beraber oturuyorlar, ticarete gidiyorlar, işine gücüne bakıyorlar. Ama Peygamber (s.a.v.) sürekli savaşlarda, mücadelede, tebliğde. Eve bile zor uğruyor. Yaşı ilerlemiş. Gece yarısı kalkıyor namaz kılıyor. Tebliğ yapıyor, sohbet ediyor, biliyorsunuz onun için özel emir vardır Peygamber Efendimiz (s.a.v.) için, gece kalkar ayrıca. Şimdi böyle bir konumda bakıyorlar mal yok, para yok, imkanlar az, var gerçi Peygamberimiz (s.a.v.) zengindi, ayette de var da. Yani istedikleri bazı çıkarlar yoktu demek ki, yani en azından Peygamberimiz (s.a.v.)’in onlarla bol bol ilgilenmesi, bol vakit ayırması mümkün olmuyor. Bir sorun çıktığı anlaşılıyor. Bakın ayette, “eğer” diyor Peygamberimiz (s.a.v.), “dünya hayatının çekici süsünü istiyorsanız”, kim bilir neler istediler, “gelin sizi güzellikle boşayayım” diyor. Peygamber (s.a.v.) “gelin sizi boşayayım” diyor, yani bitti bir insan, bunu duydun mu Allah vermesin, yani çok büyük bir felakettir bu, yani bu söz. Değil mi? Ve ayet bu, Kuran’a geçmiş. Eğer diyor ki bakın; “Allah’ı, Resulünü, Allah yolunda mücadeleyi istiyorsanız”, bak, “Allah’ı, Resulü’nü ve Allah yolunda mücadeleyi”, yani bu ne demektir? Kuran’a tam uyarak Allah yolunda her türlü çileye ve zorluya katlanmayı kabul ediyorsanız. O zaman sabırlı olacaklar. Ve güzel neticeyi de bekleyecekler inşaAllah. Ki Tahrim Suresi’nde de Allah tehdit etmiştir. Yani dikkatlice incelenirse bu insanlardaki zaaf orada da çok açık görülüyor.
SUNUCU 2: Hocam Allah rızasını hedeflememiş evlilikler gibi günümüzde de aslında görülmeyen putlar vardır diyebilir miyiz?
ADNAN OKTAR: Tabii ki, hem de ne putlar. Ve o yüzden böyle mutlu olamıyorlar, o yüzden Allah sıkıntı veriyor, canlarını yakıyor. Kendilerini çok uyanık zannediyorlar.
Makaleler
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...Güzel Konular
Devamı ...Makaleler
Devamı ...
Adnan Oktar Diyor Ki...
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler