Adnan Oktar’ın 25 Nisan 2010 tarihli Kanal Avrupa röportajından
ALTUĞ BERKER: Geçen akşam Mustafa Özcan Ağabey’i davet etmiştik Hocam. Buraya teşrif etmişti kendisi. Ahir Zaman’da Mehdi (a.s.)’ın geleceğine dair, şahs-ı manevi olmadığına, şahıs olarak geleceğine dair ve beklendiğine dair güzel anlatımlarda bulundu.
ADNAN OKTAR: Şimdi, Nur talebesi kardeşlerimiz dershanelerde, sohbetlerde ağabeylere orada samimi olarak Risale-i Nur anlatan kişilere soracaklar. Mesela diyecekler ki, Bediüzzaman Kastamonu Lahikası 72, Tarihçe-i Hayat 258, Hizmet Rehberi 267, Tasdiki Gaybi 153. sayfada bak diyor ki: “Ta Ahir Zaman’da, hayatın geniş dairesinde asıl sahibleri yani Mehdi ve şakirtleri Cenab-ı Hakk’ın izniyle gelir, o daireyi genişlendirir ve o tohumlar sümbüllenir. Bizler de kabrimizde seyredip Allah’a şükrederiz”. Mesela “buradaki bu cümleyi, bu açıklamayı Hocam böyle bize kelime kelime anlatır mısınız?” desinler. Sırf şu kısmı bile anlatmalarını istemeleri yeterlidir. Başka hiçbir şeye gerek yok. Bunu bize bütün açıklığınızla, bütün samimiyetinizle, tevil etmeden. Çünkü tevilin tevili olmaz. Şerhi yeniden şerh etmek olmaz. Müteşabih bir hadisi açıkladığında bir alim, onu yeniden müteşabih kabul edip bir daha müteşabih olarak açıklarsa; bir başkası da onu yine müteşabih görüp açıklarsa, bunun önü sonu gelmez. Ve çok samimiyetsiz olur. Ve Bediüzzaman’ın açıklamalarının müteşabih olmadığını herkes görüyor. Çok sarih, nettir. Zaten tefsir. Yani açıklama, anlaşılacak tarzda anlatmıştır. Anlaşılacak tarzda anlatmıştır. Bunu sorsunlar. Bak bir daha söylüyorum. “Ta Ahir Zaman’da, hayatın geniş dairesinde,” bak, mesela cümle cümle sorsunlar, “ta Ahir Zaman’da,” bu ne demek? Bu bir. İki, “hayatın geniş dairesinde”, bu nedir? “Asıl sahipleri,” neyin asıl sahibi? Kim bu asıl sahipler? Yani “Mehdi ve şakirtleri”, neden Bediüzzaman yani kelimesine ihtiyaç duymuştur? Mehdi (a.s.) kelimesini neden kullanmıştır ve şakirtleri kelimesini neden kullanmıştır? “Cenab-ı Hakk'ın izniyle gelir,” nereye gelirler, değil mi? “O daireyi genişlendirir”. Hangi mevcut daireyi genişletir, nasıl genişletir? Bunu sorsunlar. “Ve o tohumlar sümbüllenir”. Hangi tohum onlar? Nasıl sümbülleniyor? Bunu sorsunlar. “Bizler de kabrimizde”, bakın burada tek değil, “ben de kabrimde seyredip, Allah’a şükrederim” demiyor. “Bizler de” diyor. Daha geniş bir ekipten bahsediyor, değil mi? “Bizler de kabrimizde seyredip Allah'a şükrederiz”. Biz derken tabii şahsı için de” biz” diyebilir bu normal. Ama “Bediüzzaman o anda, Mehdi (a.s.) geldiğinde vefat etmiş olacağı anlamı mı buradan çıkıyor Hocam?” diyebilirler. Mesela güzel sorgulama metodu bulsunlar. Mesela desinler ki; “ta Ahir Zaman’da”, “Hocam ta diyince gelecek anlamı çıkıyor buradan. Yani Bediüzzaman’ın vakti değil gibi görünüyor. Takdir sizin ama , ‘ta Ahir Zaman’da’ dediği acaba bu zaman, bu zaman mı, değil mi? Yoksa başka bir zaman mı, neyi kastetti, bunu bize açıklayın” desinler. “Hayatın geniş dairesi” ne demek? Hayatın dar dairesi. Demek ki; hayatın geniş dairesi olduğuna göre, bir de dar dairesi var hayatın. Dar dairesi var. Hayatın dar dairesi Bediüzzaman’ın vaktindeymiş demek ki. Hayatın geniş dairesi de Mehdi (a.s.) devrinde olmuş. “Bunu bize açıklayın” desinler. Yani internetin, televizyonun, radyonun yaygınlaşması, her yerde kullanılması, bu anlama mı geliyor? Daha geniş anlamları mı var? “Bunu bize açıklayın” desinler. “Asıl sahipleri” diyor. Desinler; yani “Nur talebeleri değil mi Hocam, Risale-i Nur’un asıl sahipleri?” Bediüzzaman neden Nur talebelerini esas görmemiş de, başka bir grubu esas görmüş, Risale-i Nur’un asıl sahibi olarak? Değil mi? Bak, “asıl sahipleri” diyor. “Yani Mehdi (a.s.) ve şakirtleri”. Peki bu kişiler o zaman nerede? Yani Risale-i Nur’un asıl sahibi olduğuna göre, bize Risale-i Nur’u çok güzel anlatacak kişiler demektir, bunlar. Demek ki Risale-i Nur’un sırlarını da biliyor bu kişiler. Yahut kişi. O zaman bu Mehdi (a.s.)’ın nerede olduğunu biz neden aramıyoruz? Madem Bediüzzaman’ın böyle bir müjdesi var. Peygamber (s.a.v.)’in de müjdesi var, değil mi? Kuran’ın da bu konuda müjdesi var. “İslam dünyaya hakim olacak” diyor Cenab-ı Allah. “Mehdi (a.s.) ve şakirtleri Cenab-ı Hakk’ın izniyle gelir”. “Hocam” diyecekler, “nereye gelir?” “Gelir” diyor, “Ahir Zaman’a biz girdiysek gelmiş olması gerekiyor” demeleri lazım, değil mi? Cenab-ı Hakk’ın izniyle geldi mi Mehdi (a.s.), gelecek mi? Bakın; geldi mi, gelecek mi? “Geldiyse, nereye geldi? Niye bizim haberimiz yok?” demeleri lazım. Yahut “niye ilgilenmiyoruz? Niye bizi ilgilendirmiyor?” Bediüzzaman’ı ilgilendiriyor. Peygamber (s.a.v.)’i ilgilendiriyor. Allah Kuran’da buna işaret ediyor. Ama bizi ilgilendirmiyorsa, bu çok önemli bir konu. “Ben o zaman kendime Nur talebesi demem. Bediüzzaman’ı dinlemiyorsam, Peygamber (s.a.v.)’in hadisini de dinlemiyorsam, ben kendimi Nur talebesi olarak kabul etmem. Ben Bediüzzaman’ın bu işaretine, bu anlatımına önem veriyorum ve bu durumda aramam gerekir” demesi gerekir. “O daireyi genişlendirir.” Demek ki hazır olan daireyi genişletir. Bir darlık var demek ki, onu genişlettirecek. “Ve o tohumlar sümbüllenir.” “Daha tohum halinde olacak” diyor, “Nur talebeleri, daha tohum, açmış olmayacaklar” diyor. Ne zaman açacaklar? “Mehdi (a.s.) devrinde” diyor, sümbüllenecekler. “Bizler de kabrimizde seyredip Allah'a şükrederiz”. Bediüzzaman “Mehdi (a.s.)’ın devrinde ben vefat etmiş olacağım” diyor. Vefat etmiş olacağına göre Bediüzzaman’dan ayrı bir şahıstan bahsediliyor burada. Onun vefatından sonra gelecek bir şahıs. “Bu kişi nerede Hocam? Biz neden ona tabi olmak için, onunla beraber mücadele etmek için Mehdi (a.s.)’ı aramıyoruz?” İleride bu bize yürek acısı olur. İçimize oturur, mahcup oluruz. Daha önce de Peygamberimiz (s.a.v.)’i birçok kişi anlamazlıktan geldi, bunların yüreklerine oturdu. Dünyada, Ahirette çok mahcup oldular. Mehdi (a.s.) çok büyük bir nimet. Yüzyıllardan beri müjdelenmiş. Tevrat’ta müjdelenmiş, İncil’de müjdelenmiş, Zebur’da. Peygamberimiz (s.a.v.) diyor, Zebur’da Mehdi (a.s.)’ın müjdelendiğini. Tevrat’ta müjdelendiğini Peygamberimiz (s.a.v.) söylüyor ve “Peygamberlerin suhuflarında vardır” diyor Mehdi (a.s.). Ta Hz. Adem (a.s.) devrinden beri müjdelenen, dünyanın en büyük olaylarından bir tanesidir. En büyük olay. Yani gelmiş geçmiş en büyük olaydır. Peygamberimiz (s.a.v.) söylüyor; “Deccal’den daha büyük olay yok” diyor. Dolayısıyla onun zıttı olan Mehdiyet de en büyük olaydır. Yani çünkü en büyük olayın tahribatını ortadan kaldırıyor. Dünya tarihindeki en büyük olayın tahribatını ortadan kaldırıyor Mehdi (a.s.). Böyle bir olayı, mesela Cübbeli ve ekipteki kardeşleri ne diyor? “Ya Rabbi bize Peygamberleri göndermedin, diğer eski büyüklerimizi göndermedin, bari Mehdi (a.s.)’ı gönder” diyor. “Ve biz onunla şereflenelim, ona yetişelim, talebesi olalım” diyor. Hep bir ağızdan, gürül gürül “Amin” diyorlar. Bu normal bir Müslüman tepkisidir. Müslüman’ın böyle olması lazım. “Nur talebesi olarak da bizim bunu dememiz gerekir. Bak, Üstadımız söylemiş, gelmiş ve biz farkında değilsek, bu çok acayip bir konum olur. Bu bizim yüreğimize oturur. Çoluğumuza, çocuğumuza bunu anlatamayız. Ahiret’te Cenab-ı Allah’a karşı boynumuz bükük olur. Garip bir konumda oluruz. Tevil edilecek gibi değil bu. Örtbas edilecek gibi de değil. Doğrusunu anlayalım, doğrusuna göre hareket edelim” demeleri lazım, değil mi? Ben vicdanen böyle derim. Makul bir vicdan bunu söyler.
ALTUĞ BERKER:Bir de Nur talebesi kardeşlerimizin dualarında “minel deccal” diye ellerini ters çevirerek deccalden sığınma duaları vardır her zaman. O da Mehdi (a.s.)’sız olmaz ki.
ADNAN OKTAR: Mesih deccal ve Süfyan deccal’den Allah’a sığınıyorlar her namazda. Muntazam olarak isimleri geçtiğinde ellerini ters çeviriyorlar. Onların fitnesinden Allah’a sığınmak için, her namazda. Süfyan şahıs. “Evet, o şahıstır” diyorlar. Tamam. Mesih deccal? “O da şahıstır.” Mehdi (a.s.)? “O şahs-ı manevidir.” Allah Allah, bu nasıl oluyor? Gelmiş, geçmiş müceddidler? “Hepsi bunların şahıs olarak geldiler” diyor. Mehdi (a.s.)? O şahs-ı manevidir. Ne demek? O görünmez bir güçtür. Bu olmaz. Dürüst olacaklar.
Kitaplar
Devamı ...Güncel Yorumlar
Devamı ...Kısa filmler - Mutlaka izleyin
Devamı ...
Makaleler
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Ahir Zamana ait Yeni Bilgiler
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler