Adnan Oktar'ın 16 Nisan 2010 tarihli Kocaeli TV röportajından
SUNUCU: Hocam nazar diye bir şeyin olmadığını, sadece kötü bakış olabileceğini söylediniz. Ama Kuran-ı Kerim’de Kalem Suresi 51. ayette, ‘o inkar edenler zikri (Kuran’ı) işittikleri zaman seni neredeyse gözleri ile devireceklerdi’. Bu ayette ifade edildiği üzere Hz. Muhammed (s.a.v.) Efendimize odaklanan kişilerin çok az bir farkla Peygambere (s.a.v.) zarar vermek üzere olduklarını ifade etmektedir. Ayette çok açık bir şekilde, nazar batıl bir inanç değildir, diyor. Neredeyse bir Peygamberi bile etkileyecek, zarar verecek kadar, yani sığ ve şeytani bir bakışla, sizden ricam bu konuyu biraz daha açar mısınız saygıdeğer hocam?” Öznur Kurtulan.
ADNAN OKTAR: Pis bir bakış, hasut bir bakış, nefret dolu bir bakış insanı gerer, rahatsız eder. Orada Peygamberimize (s.a.v.) haşa, o güzeller güzeline müşrikler, ehl-i tuğyan ve delalet çok şiddetli bir nefretle ve iğrenç bakışlarla bakıyorlardı, Kuran buna dikkat çekiyor. Yani öldürme azmiyle, onu devirme azmiyle, onu isteyen bir kararlılıkla, bir katil bakışıyla, bir azgın bakışla Peygamberimize (s.a.v.) bakıyorlardı, o kastediliyor. Yoksa ‘gözüyle bakar Peygamber (s.a.v.)’e, (haşa) devirir’ diye bir şey yok. Peygamber (s.a.v.)’i dört taraftan çevirdiler, yine bir şey yapamadılar değil mi? Savaşta dört taraftan çevrilmişti ve uzun sürdüğü halde, zırhsız giriyor Peygamberimiz (s.a.v.), yine bir şey yapamadılar. Dolayısı ile gözle devrilen hiçbir insan olmamıştır şu ana kadar. Güzel bir nazarda, sevgi ile bakan bir gözle müminden mümine muhabbet geçer yani kalbini açar, kalbine ferahlık getirir. Ama bir hasutun, bir haset edenin bakışları rahatsız edicidir, ondan insan gözünü kaçırır, yani zarar verir. Çünkü içinde nefret ve sevgisizlik vardır. İnsanın ruhu sevgiye açıktır, yani merhameti, şefkati, dostça bakışı özler. Onun için, mesela bir annenin çocuğuna şefkat ile bakışı nerededir, değil mi? Bir başka, mesela gözü dönmüş, azgın, saldırganın nefret ile bakışı nerededir? Ki bunu filmlerde de usulen yapıyorlar böyle değil mi? Nefret dolu bakışlar gösterirler. Bazen de mesela sevgi bakışı yaparlar; 3 numaralı bakış, 4 numaralı bakış diye. Tabii yapmacıktır ama anlamanız için söylüyorum. Tabii kötü bir şey yapmacık bir bakış, çok anlamsızdır ve etkisi de olmaz zaten, bir faydası da yok onun. Fakat güzel bir bakış ruhu okşar. Mesela Peygamberimiz (s.a.v.)’in bakışları çok güzeldi. Bütün Peygamberan’ın bakışları güzeldir. Baktığında feyz akar gözlerinden, muhabbet akar. Ama ehl-i küfrün gözünden de pislik ve naletlik akar. Yani meymenet yok dersin mesela suratında, değil mi? Bakarsın, nalet adam dersin böyle artık. Gözünün içerisinden nefret akar, dolayısı ile o, vücuda hakikaten zarar verir. Çünkü bir insan, pisliği gördüğünde nasıl kenardan gidiyor değil mi? Çamurun içine girip insan ayağını basmıyor, uzak geçiyorsun. Çamur zarar vermez deyip içine girmediğimize göre, pis bakış da bir pislik olduğuna göre, onun içine girilmez, dolayısı ile o gözden insan kendini kaçırır ve muhatap olmaz öyle bir gözle. Çünkü oradan pislik bulaşacaktır üzerine ve kir gelecektir üzerine. Kirlenmemek için gözünü çeker. Ama tertemiz bir gözden nur akar, güzellik akar, ışık akar, onu alırsın. Müslüman onu kalbine doğru çeker ve onun gözünden de Müslüman’ın kalbine güzellik, sevgi ve muhabbet akar. Bu insana dirilik ve canlılık verir. Ama öbürü hakikaten insanın neşesini kaçırır, mesela rengini soldurabilir. Düşünme kabiliyetine zarar verebilir. İşte bu anlamda bir nazar vardır. Ama onun, o kişinin pislikle muhatap olmaktan meydana gelen tiksinme hissinin, vücudundaki reaksiyonlarıdır o. Yani ahlaksız birini gördüğünde nasıl insan irite olur? Mesela hasut birini gördüğünde, insan nasıl irite olur, keyfi kaçar değil mi? Neşesi devam etmez. Ondan kurtulduğunda neşesi devam eder. O zaman ne yapacak? Allah diyor ki: “Onları gördüğünde, yüz çevirin” diyor, ayet var. Yani aynı bu kelimeyle; “yüz çevirin”. Yüz çevirmeyi yapacak, bakmayacak, muhatap olmayacak. Kabalık yapmasına gerek yok tabii, aşağılamasına gerek yok, ama muhatap olmasına da gerek yok. Çünkü belli, pislik yapıyor, rezillik yapıyor. Yani “rezilliği gel bulaştır” diyebilir mi bir insan? Ama Peygamberimiz (s.a.v.)’in meclisinde, Peygamberimiz (s.a.v.) tek bir nazarı ile insanları manen ihya ediyordu. Bir saniye gözünün çarpması yetiyordu, göz göze gelmesi yetiyordu. Allah’ın hidayetine vesile oluyordu o bakışları, inşaAllah. Mesela sahabelerin tarifleri var; bir anda vücudu hafifliyor, bambaşka bir his meydana geliyor. Manevi mürşitlerde de mesela olur bu. Abdülkadir Geylani, İmam Rabbani, Şah-ı Nakşibend ve gene Türk Alemi’nin yetiştirdiği, İslam Alemi’nin yetiştirdiği, dünyadaki bütün Müslüman kardeşlerimizin yetiştirdiği güzel mürşitlerde, doğru mürşitlerde de biz bunu görüyoruz inşaAllah.
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Kitaplar
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler