Adnan Oktar'ın 18 Nisan 2010 tarihli Kanal Avrupa röportajından
ADNAN OKTAR:Bakın dün dedim ki, Hekimoğlu İsmail Hocamız, Müslüman ve Para isimli kitabın yazarı. Ben bu kitabı tavsiye ederim. Hekimoğlu İsmail Hocamız değerli bir insandır. Nur talebesidir, Bediüzzaman’ın aşıklarındandır. Bakın ne diyor, 291. sayfa; “Peygamberimiz (s.a.v.)’in en yüce ahlaka sahip olması da Kuran’ın mucizesidir. 1400 senedir yetişen evliyalar, asfiyalar, üstatlar, imamlar, alimler İslamiyet’in hakkaniyetine manen imza atmıştır. Hz. Mehdi (a.s)'nin de önemi, sünnet-i seniyyeye ittibâ edip faziletli bir kişi olmasından ileri gelecek”. Çok faziletli bir kişi olacak diyor. “Onun tarafındaki üstün ahlak, deccal taraftarlarını şaşkına çevirecek”. Yani şaşkına çevirirken bağırmaz tabii adam. İçin için şaşkına çevirecek. Panik olacakları için de, var gücüyle Hz. Mehdi (a.s.)’ye ve cemaatine saldıracaklardır. İftira edecek, hakaret edecek, can havliyle yani elinden gelen her şeyi yapacak. Yani derler ya halk arasında bir tabir vardır; “çamura yatmak” diye, çamura yatıp rezalet çıkaracak. “Onun tarafındaki üstün ahlâk, deccal taraftarlarını şaşkına çevirecek”. Bakın üstün ahlakından şaşkına çevirecek ama o üstün ahlakı tam anlamıyla ahlak zıttı olarak göstermeye çalışacaklardır. Zıt ahlak yani üstün ahlaka hayran olup, ahlakın dışında olduğunu iddia ederek Mehdi (a.s.)’ye saldıracaklardır. “Ahlaksızlıktan bıkan pek çok kimse tövbekar olup, Hz. Mehdi (a.s.) tarafında yer alacak, Hz. Mehdi (a.s.) bir kişi iken, taraftarları çığ gibi büyüyecek, herkes hayrete düşecek” diyor. Bunu bak hocamız söylüyor, ben söylemiyorum. Hicri asırlardan bahsetmiş. Bakın; “zaman şeridi üzerinde hadiseler seyrederken adeta periyot çizmektedir. Yani belirli zaman aralıklarıyla hadiselerin dozajı artıp eksilmektedir. Hicri 14'üncü asırdan bir misal verirsek, Hicri 15'inci asrı, dolayısı ile 2 periyodu anlamak imkânı hâsıl olur.” Şimdi 14. ve 15. Hicri asırları bir karşılaştıralım diyor. Ne demek istediğimi anlayacaksınız diyor. “1882'de Hicri 1300 yılına girilmiştir.” 1882’de giriliyor. Hicri 1300 yılına girilmiştir. “Böylece Hicri 14'üncü asır başladı ve 1979 yılına kadar devam etti”. 1979 nedir? Mehdi (a.s.)’nin çıkış yılıdır. Hicri 1400, bakın net tarih veriyor. “1979 yılına kadar devam etti. Şimdi 14'üncü asırda yeryüzü sahnesine gelen şahıslara bir göz atalım. Tarihi bilginizle onların oynadıkları rolleri hatırlayacaksınız.” Yani kafanızda bir canlandırın diyor. “Bediüzzaman Said Nursi, 1873’de doğmuş, 1960’da vefat ediyor. Süleyman Hilmi Tunahan 1888’de doğuyor, 1959’da vefat ediyor. Abdülhakim Arvasi Hazretleri 1881’de doğuyor, 1943’te vefat ediyor. Elmalılı Hamdi Yazır 1887’de doğuyor, 1942’de vefat ediyor.” O devrin manevi önderleri. “Askeri, siyasi ve iktisadi hayatta önemli rol oynayıp dünyanın çehresini hatta haritasını değiştirenlerden en meşhur kişiler de şunlardır” diyor. Mesela “Mustafa Kemal Atatürk 1881’de doğmuştur, 1938’de vefat ediyor. İsmet İnönü 1884-1974, Churchill (İngiliz) 1874-1965, Gandhi 1869-1948, Hitler 1889-1945, …” ve devam ediyor. “Yine Hicri 14'üncü asırda İngiliz Montgomery (1887) gibi askerler, Einstein (1879-1955) gibi ilim adamları, Fransız Freud (1856-1939) gibi,” işte devam ediyor. “Bunlar tarih sahnesinde yerlerini almış, birbirlerine karşı olanca güçleriyle mücadele etmiş kimselerdir”. Mesela ne bileyim Stalin, Atatürk’e karşı mücadele verdi. Roosevelt gene gizlice mücadele verdi, Atatürk’e karşı ve Türklere karşı mücadele verdiler. Mao bütün dünyaya saldırdı. Ömer Nasuhi Bilmen olsun, Süleyman Hilmi Tunahan olsun, Bediüzzaman Said Nursi olsun, Stalin ile, Mao ile, Lenin ile bir fikri mücadele içinde oldular ve büyük bir savaş verdiler. “Çok büyük hadiselere sebebiyet vermişler veya çok büyük hadiselerin içinde yer almışlar.1980 yıllarında ise, kitleleri peşinden sürükleyen liderlerin kalmadığını, adeta güneşlerin batıp yıldızların kaldığını gördük.” Yani o tarzda hiçbir lider kalmadı diyor, 1980’lerde. “Çünkü 1980'de Hicri 15. asra girilmişti. Asrın başında idik. Bu asrın” dikkat edin, “bu asrın mühim şahısları” Mehdi (a.s.) ve deccal, deccaliyet, “bu asrın mühim şahısları çocuk veya gençlik çağında...” yani daha gençler, 1980’lerde genç yaştalar diyor. Ama 1980’ler bu. Şu an biliyorsunuz, 1980’lerde değiliz. “Öyle ise 2000’li yıllar önemlidir. İşin garip tarafı sağda, solda 2000’li yıllarına büyük önem vermektedirler.” Bakın sağ ve sol iki tarafın, deccal orduları da Mehdi (a.s.) orduları da 2000’li yıllarda çatışmaya girecekler, diyor. “Her iki taraf da, olacak hadiseleri şimdiden hissetmiş durumda.” Mehdi (a.s.) kimleri tepeleyeceğini biliyor, deccaliyet de kimlerle göğüs göğüse mücadele vereceğini biliyor. Onun için deccaliyet müthiş bir huzursuzluk içinde şu an. Yani can havliyle Mehdiyet’e saldırıyor. Dünyadaki bütün olaylar bu zeminde gelişiyor şu an. “Bu satırların ilk yazıldığı günlerde İslam alemi dahil, dünya üzerinde kapitalizmle komünizmin mücadelesi vardı. Şimdi sadece kapitalist sistem kaldı. Acaba 2000’li yıllarda İslamiyet iktisat, içtimaiyat, kültür yönünden tarih sahnesine çıkacak mı?” Tabii ki çıkacak yani. Mehdiyet olunca çıkacak. “Zaten 2000’li yılların önemi buradan ileri geliyor: Ya İslamiyet hakimiyet noktasına çıkacak” dünya hakimi olacak, yani Mehdi (a.s.) zuhur edip, Hz. İsa (a.s.) inip dünyadan küfrü kaldıracak, “veya insanlığını kaybeden insanlar, bütün güçleriyle Kıyameti arzu edecek”. Veyahut Kıyamet kopacak, diyor. Bediüzzaman da diyor; “eğer bütün bütün beşer yoldan çıkmazsa, eğer çabuk Kıyamet kopmazsa, Allah Mehdi (a.s.)’yi gönderecek” diyor. Ama bu bir nezaket üslubudur. Mehdi (a.s.) zaten mutlaka çıkacak, hadislerde belirtilmiş. Kuran ayetleri var, dünya hakimiyeti ile ilgili ayetler var. Mutlaka olacak bu. Bunun ikinci bir ihtimali yok. Dolayısıyla Ömer Okçu yani Hekimoğlu İsmail Hocamız da Mehdi (a.s.)’nin çıkacağını bakın açık açık belirtiyor, beyan ediyor. Her iki tarafın liderleri de şu an, bu savaşın içerisinde ve her iki taraf da birbirini biliyorlar, diyor. Demek ki sessiz, gizli bir savaş var. Dolayısıyla bağıra bağıra, “falanca kişi deccaldir, ben de Mehdi (a.s.)’yim” diye bir insan çıkmaz. Deccal de ortaya çıkıp “falanca kişi benim zıttımdır, bu Mehdi (a.s.), ben bununla savaşacağım” demez. Ama sürekli Mehdi (a.s.) sözünü biz duyacağız bu devirde. Sürekli yani Mehdi (a.s.) sürekli ağızlarda olacaktır. Aleyhinde veya lehinde ama Mehdi (a.s.)’yi sürekli duyacağız. Bu kadar çok Mehdi (a.s.)’nin duyulduğu hiçbir asır olmamıştır. 1400 yıldan beri ilk defa bu kadar Mehdi (a.s.) kelimesi gündemdedir. Lehte ve aleyhte ve ilk defa bu kadar büyük Mehdi (a.s.) paniği yaşanmaktadır. Yani gelmeyecekse niye panik oluyorsunuz? Adam resmi, devletin görevlisi, İlahiyat’ta öğretmen, mesela hoca, bas bas bağırıyor, “Mehdi (a.s.) gelmeyecek” diye. Hocam, canım hocam, elini, ayağını öpeyim, niye panik oluyorsun? Bir şey yok, dehşete kapılacağın bir şey yok. Sakin ol. Gelmeyecekse huzur içinde otur evinde. Niye bu kadar panik oluyorsun? Bir kere söyledikten, sonra bir daha söylüyor. Sinirlerin mi bozuldu, ne oluyorsun? Arkasından biri daha çıkıyor, gene “Mehdi (a.s.) gelmeyecek” diyor. Biri daha çıkıyor, gene “Mehdi (a.s.) gelmeyecek” diyor. Bunda bir acayiplik var. Bence sakin olup beklemeleri gerekiyor. Bir şey yok. Biz telaşa kapılıyor muyuz deccal çıkacak diye? Deccal hareket halinde diye panik oluyor muyuz? Olmuyoruz. Zaten deccal bizim için bir nimet. Bizim parçalayacağımız bir şeye ihtiyacımız var. Yani tepeleyeceğimiz bir şeye ihtiyacımız var. O zaman kaslarımız kasılır bizim. Beynini darmadağın edeceğimiz bir şeye ihtiyacımız var bizim. Allah onu bize gönderiyor zaten. Biz de Mehdi (a.s.) öncüsü olarak, Mehdi (a.s.) talebeleri olarak onun beynini paramparça etmekle mükellefiz ve ediyoruz, ettik ve edeceğiz de daha. Dolayısıyla dün anlattığım konuda da bakın delilimi sundum.
Makaleler
Devamı ...
Adnan Oktar Diyor Ki...
Devamı ...Ahir Zamana ait Yeni Bilgiler
Devamı ...Kısa filmler - Mutlaka izleyin
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler