Adnan Oktar'ın 27 Nisan 2010 tarihli Güneydoğu Olay TV röportajından
SUNUCU 2:“Selamun aleyküm Adnan Hocam”.
ADNAN OKTAR:Aleyküm selam.
SUNUCU 2:“Benim ailem Alevi. Kendimi bildiğimden beri Alevi-Sünni çatışması var. Sizin dışınızda hiç kimse bu konuyu Allah’ın rızası için aydınlatmadı Hocam. Allah’ın izniyle daha kapsamlı bir biçimde programınızda yer verirseniz Hocam bizleri çok memnun edersiniz. Hepimiz birimiz, hepimiz Müslümanız. Ezan hepimizin, namaz hepimizin, Ehl-i Beyt hepimizin. Allah’ın izniyle uyanmalı insanlar. Hocam, Mehdiyete girdiysek bu çatışmalar son bulmalı Allah’ın izniyle. Bu konuyu çözecek olan sensin Hocam Yüce Rabbimizin izniyle. Sevil Köksal.”
ADNAN OKTAR:İnşaAllah vesile olurum. İnşaAllah vesile olanlardan olurum. İnşaAllah vesile de olurum. Hz. Ali benim dedem, tabii ben ona dedem olmasa da çok severdim ama dedem olduğu için seviyorum ayrıca o yüzden de seviyorum. Hz. Ali sevgisini muhafazada Allah Alevileri görevlendirdi. Ehl-i Beyt sevgisiyle görevlendirdi. Belki Ehl-i Beyt’e sevgi mutedil olacaktı, az olacaktı. Ama onlar çok coşkun bir Mehdi sevgisi, coşkun bir Ehl-i Beyt sevgisi sağlamış oldular. Dolayısıyla çok güçlü bir Hz. Ali sevgisi sağlamış oldular. O yönüyle hayır var inşaAllah. Ahir zamanda Mehdi (a.s.)’nin sadık kardeşleridir, sadık dostlarıdır, Aleviler. Yani Allah onları özel görevlendirmiştir o devirde. Mehdi (a.s.)’ye yardım etsinler diye. Hepsi onların Mehdi (a.s.) aşığıdır. Yüzyıllardan beri Mehdi (a.s.)’yi beklerler. Kıyamete yakın devrede, işte bu devrede Aleviler büyük bir coşkuyla Mehdi (a.s.)’yle karşılaşacaklar inşaAllah. Dolayısıyla Sünni kardeşlerimiz de zaten aşkla, şevkle bekliyorlar. Fakat işin doğrusu Aleviler de, Caferiler de, Şiiler de Mehdi (a.s.) muhabbeti çok daha şiddetlidir. Hatta hadiste diyor, Mehdi (a.s.)’ye karşı en şiddetli sevgiyi, en coşkun sevgiyi Ehl-i Beyt sevgisiyle dolu olan kişilerin olduğu bölgelerin, o bölgedeki insanların göstereceğini belirtiyor. Yani sevgileri farklı olur. Ama “en şiddetli değerini bilecek olanlar onlardır” diyor. Hatta “Küfelilerdir” diyor. Mesela Küfe hep böyle Alevilerin yoğun olduğu bir yerdir inşaAllah. Orada demek ki bir coşkun muhabbete sebep olacak, hakikaten Aleviler de böyle daha aşk derecesinde ama çok şiddetli aşk derecesinde bir muhabbet vardır. Çok çok şiddetli. Bir de Aleviler, tabii bütün Müslüman milletimiz öyledir ama çok delikanlıdır yani yiğittir. Böyle esarete gelmez, baskıya gelmez. Yani esir alamazsın bir Alevi’yi. Kabul etmez, esir yaşamayı kabul etmez. Yani yiğittirler, gözünü daldan budaktan esirgemez Allah için. Bütün Müslüman kardeşlerimiz gibi, bütün Türklük alemi gibi onlar da öyle yiğittirler. O yönüyle de bir hayır var inşaAllah. İnşaAllah. Fakat Alevi-Sünni ayrımı var diye bunların üzerinde durmaya gerek. Zaten bu konu şu an bitmiş durumda. Bundan sonra kimse cesaret edemez buna. Yani Mehdiyetin gölgesinin sardığı bir ortamda, Alevi-Sünni ayrımının olmayacağını herkes görüyor şu an. Eskilere bir baksınlar, bir de şimdiye baksınlar. Şu an Alevi-Sünni ayrımı kaldı mı? Niye kalmadı? Çünkü Mehdiyetin gölgesi sardı etrafı. Ama daha önce çok şiddetliydi. Alevi dedin mi insanlar irkiliyorlardı. Değil mi? Mesela evlenecek bir insan bile, Aleviyse bir genç kız; “biz vazgeçelim o zaman” diyorlardı. Şimdi öyle bir konu kalmadı. Değil mi? Bambaşka bir yapıya girdi. Dolayısıyla Alevi-Sünni kardeşliği tam oturdu. Böyle bir sorun da artık yok. Gittikçe daha pekişecek, gittikçe daha güçlenecektir. Özellikle 1980’lerden sonra gittikçe Alevi zıtlığı kırıldı, kırıldı, kırıldı. Şu an 2010’larda bu yani tamamen bertaraf edilmiş durumda. Dolayısıyla öyle tedirgin olacakları bir konu yok inşaAllah.
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...
Adnan Oktar Diyor Ki...
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Güzel Konular
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler