Adnan Oktar'ın 27 Nisan 2010 tarihli Güneydoğu Anadolu TV röportajından
ADNAN OKTAR: Yapmacıklık tabii mesela kadında da çok itici durur. Erkekte de çok itici durur. Mesela plajlarda falan, akşam gençler toplanırlar. Bir kısmında bazı yerlerde mesela züppelik yarışına girer gençler. Özellikle delikanlılar böyle, daha şirin görünmek için kızlara böyle daha kendilerini hoş göstermek adına çok kendilerini aşağılayan, küçük düşüren, aptalca hareketler yaparlar. O da akılsızlıklarıyla orantılı olur bazen. O da çok şık hareketler yaptığını düşünür. Mesela horozlanır, böyle bir şeyler yapar, ters laflar konuşur böyle. Değil mi? Onunla şirin olacağını düşünür. Halbuki şiddetli bir nefret, öfke ve kin oluşur. Ama o anda ona saygı duyuyormuş gibi yaparlar. O onu fark etmez. Yani Allah onu gizler. Mesela kızlar da öyle bazen çılgın hareketler yaparlar, kendini kaybetmiş hareketler yapar. Gerçi tabiri caizse, uygun mu bilmiyorum ama olur olur çok güzel olur, yani züppe tavrı gösterir. Böyle boş vermiş, hiçbir şeye ehemmiyet vermeyen, işte bazı sanatçılara özenen bir üslup gösterir. Dolayısıyla hoş bir ortam meydana geleceğini, kendisinin etkileyici olacağını düşünür. Halbuki insanın bilinçaltı çok önemlidir. Bilinçaltındaki nefret çok ciddi bir konudur. Bilinç üstündeki saygı ve sevgi ayrıdır. Yani onu usulen gösterebilirsin bilinç üstünde. “Canım, ciğerim, çok seviyorum seni, çok saygı duyuyorum” dersin ama bilinçaltında bir de sevgi vardır. Bilinçaltındaki sevgi, en şiddetli olan odur. Yani “derin sevgi” derler ona, derin. O da yüzeysel sevgi, yani onlar heves. Ve “poz” denir ona. Yani usulen yapılan, resmi gösteriştir o. Ama derin olan sevgide kişi bazen belli etmeyebilir de. Yani çok derin sever. Ama hissedemeyebilirsin, yüzünden, üslubundan hissedilemeyebilir. Bazen küçük kıvılcımlardan anlaşılır o da yani derin bir sevgi olduğu. Onun için derin sevginin üzerinde çok durmak lazım. Allah’ı derin sevmek, Kuran’a derinlikle bağlanmak, derin derin düşünmek, derin dikkat vermek, derin muhabbet, derin aşk, bunlar çok makbuldür. Yoksa taklidi hareketler onların hiçbir anlamı yok. Yani yüzeysel tavırların etkili olmayacağı belli. Fakat bir kısım insanlar, genç kızlarda da var, delikanlılarda da bu oluyor. “Dünyada zaten gerçekten seven olmaz” diyor, gerçekten saygı duyacakları bir insan olmaz. Zaten yalnız yaşanır, ama böyle tiplere tahammül edilir, böyle bunlarla beraber yaşanır inancındalar. Epey büyük bir kitle böyle düşünüyor. Yani karşılıklı birbirine poz yapılır, numaradan hareketler yapılır. Böyle oyun yapılır. Çeşitli taktikler uygulanır. Yani sevme görüntüleri, böyle animasyonlar oluşturulur. Çeşitli filmlerden kareler uygulanır. Dolayısıyla iki tarafta birbirine böyle oyun oynar. Bu çok acıdır yani karşıdakinin sevgi oyunu yaptığını düşünmek. Öyle pozlar içerisinde olduğunu düşünmek çok kızdırıcıdır. İnsan ancak derin sevgiyle ruhu tatmin bulur, doyar. Tabii onunla tatmin bulur, huzur bulur. Öbür türlü o kuşku, onu çok kızdırır ve rahatsız eder. Genelde de ikincisi tercih ediliyor. Yani yapmacıklık kısmı. Mesela ben dışarıda gençler görüyorum bazen, ağustos ayında mesela kızcağıza sıcakta sarılmış mesela deve gibi herif. Bir eli omzunda, diğer eli elinde. Zaten çocuk terlemiş, ağır kolunu da koskoca yani kütük gibi omzuna koymuş. Gidiyor, gidiyor, gidiyor yüzlerce metre belki akşama kadar öyle geziyor. Bir sevgi gösterisi yapıyor ama hem etrafa bir poz yapıyor, hem o genç kıza poz yapıyor. Bunun sevgiyle ne alakası var, bu hareketin? Bu son derece rahatsız edici bir durum. Yani böyle bir uygulamaya gerek olmadığı belli. Daha candan olunması lazım. Bunlarla değil de akılla sevgi gösterilir. Ruh da sevgi derin yaşanır. O derinlik hissettirilir, buna sevgi denir. Yoksa, işte helikopterle gül yaprağı serpmeler, bilmem neler, evinin üstünden tavanına çıkıp konfetiler atmak bilmem ne, duvara yazılar yazmak. Bunlar çok gıcık hareketler. Yani itici hareketler ve rahatsız edici. Biraz da, rahatsız imajı veren hareketler. Yani insana kuşku verir öyle bir insan. Genç kızlara da yani delikanlıya da kuşku verecektir. Normal bir tavır değildir. Ama genelinde tabii yüzeyselliğe önem verdikleri için bir kısmı Lady Gaga takılıyor. Bir kısmı bilmem ne takılıyor falan? Anormal hareketler falan. Dolayısıyla çok garip bir durum meydana geliyor. Çok şaşırtıcı bir durum meydana geliyor. Yani peş peşe kötü örnekler oluşabiliyor bazen. Lady Gaga tabii şey olsun, dikkat çekmek için yapıyor belki ama öbürlerinin yaptığı daha da acayip. Ona hayatını hibe ediyor. Hayatını bağlıyor yani bütün ömrü Gaga takılarak geçiyor böyle. O anormal. O mesela adam o hayat film çekiminde öyle ama normal hayatında öyle değil adam. Başka türlü davranıyor. Ama bunlar 24 saat Gaga havasında yani sabah yataktan kalkıyor, akşam yemeğinde de öyle yani deli gibi bir saplantı içinde oluyor. Bunlar tabii riskli ve garip tavırlar.
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler