Adnan Oktar’ın 3 Mayıs 2010 Adıyaman Asu TV röportajından
ADNAN OKTAR: ... Allah diyor ki ayette, “Hz. İbrahim’in dini gibi kolaydır, İslam. Allah sizin için zorluk dilemez, kolaylık diler” diyor. Bediüzzaman Said Nursi de diyor ki: “Asrımızda, feraizi yapan, kebairden kaçınan kurtulur” diyor. Yani “farz ibadetleri yerine getiren, kebair, büyük günahlardan kaçınan kurtulur” diyor. Dolayısıyla sırf farzları kılması ile insan kurtulur. Ama vakti olan, imkanı olan, gücü yetenin sünnetleri kılması da çok güzel olur. Ama farzı kıldığında gönlü müsterih olabilir, yani tamamdır. Ahirette açıklayacağı bir durum olmuş oluyor. Ama vakti darsa imkanları kısıtlıysa, o ayrı. Ama çok geniş vakti, imkanları varsa tabii kılarsa çok çok güzel olur. Sünnete uymuş olur, faydalanmış olur. Yani Allah’ın rızasına, rahmetine uygun hareket etmiş olur. Fakat şunu söyleyeyim dine, İslam’a içten çok büyük bir suikast yapıldı. İslam onun için bu hale geldi Müslümanlar. Yani İslam alemi bunun için parça parça oldu. Şeytan çok büyük bir oyun oynadı. Hem Darwinizm-materyalizm ile çok büyük bir oyun oynadı hem de içeriden gerici, yobaz düşünceyi geliştirerek çok büyük bir oyun oynadılar. Ve dini, bidatlerle, ilavelerle, eklerle yani bambaşka bir şekle getirdiler, çok değişik şekle getirdiler. Mehdi döneminde aynı Asr-ı saadet gibi olacaktır. Yani bütün bidatler kalkacaktır. “Hatta bidate alışan o alimler, o devirdeki kişiler Mehdi (a.s.)’ye baş kaldıracaklar” diyor. Cübbeli kendisi de anlatıyor “adam alışmış bidatlere, adamın maddesine dokunacak” diyor. Değil mi? Bak çok manidar, hakikaten de maddelerine dokunacak. Mehdi (a.s.) çıkacak bütün ilaveleri, bütün ekleri, dine sonradan katılmış her şeyi ortadan kaldıracaktır. Din sade, yalın, tertemiz, arı haliyle, kendi haliyle nurunu yeniden neşredecektir. Aynı Peygamberimiz (s.a.v.) zamanında olduğu gibi, sahabe döneminde olduğu gibi. Dolayısıyla şu anki arızalara biz sadece ibret gözüyle bakacağız. Ama zamanı gelince bütün bunların düzeldiğini, iyi olduğunu, güzel olduğunu göreceksiniz. Yani dine nelerin katıldığını da hayretler içinde insanlar görecekler. Yani dini nasıl, ne hale getirmiş insanlar ve bunun sonucunda din nasıl insanlardan uzaklaştırılmış bunu da görecekler. Öyle bir sistem kurmuş ki şeytan, din ile dışarıdan uğraşmaya gerek kalmamış. Yani kendi içinden kendisini çökertecek sistem kurmuşlar ve kenara çekilip seyretmişler ve netice de almışlar. Mesela Hıristiyan aleminde de öyle yaptılar. Teslis inancını soktular Hıristiyanlıkta, mahvettiler bütün Hıristiyan alemini. Nasıl inansın aklı başında delikanlı, bir genç üniversitede okuyan bir insan Hz. İsa (a.s.)’ya Allah diyebilir mi? Yemek yiyor, banyoya gidiyor, acıkıyor, uyuyor, Allah’a dua ediyor, ibadet ediyor, Allah’a sığınıyor, Allah’ın birliğinden bahsediyor. İncil’de üstelik bakın, İncil’de geçiyor bu ifadeler. Böyle bir insan nasıl böyle bir durumda olsun. Yani değil mi? Şirk koşacak, şirkin içine girecek bir insan olabilir mi? Olmayacağı belli. Nitekim Allah sorguluyor “sen mi söyledin, insanlara Beni bırakıp da anneni ve kendini ilah edinmeyi sen mi söyledin?” diyor. “Ya Rabbi eğer ben böyle bir şey söylemişsem sen bilmişsindir” diyor. Yani Allah’a sığınıyor “böyle bir şeyi ben demedim” diyor. Ama gönlünüz rahat olsun. İslam’ın -ki gençsin zaten göreceksin, dünyaya hakimiyetinde çok sevineceksin. Yani “ne kadar güzelmiş İslamiyet” diyecek insanlar. “Ne kadar hoşmuş” diyecekler. Ama mesela Peygamberimiz’in (s.a.v.) sünnetleri dendiğinde bütün sünnetler güzeldir ve hepsi şifadır. Mesela farz edelim Müslümanlar misvak kullanırlar. Hakikaten çok hoştur kokusu, çok güzel bir şeydir, doğal bir şeydir. Hoştur ama yani illaki “diş macunu, diş fırçası kullanmayın” diye bir şey yok.
SUNUCU: Hocam o zamanlar aslında diş macunu yoktu, misvak kullanılıyordu. Ama günümüzde insanlar sanki şey gibi düşünüyor, “biz de misvak kullanmalıyız”. O zamanki teknoloji misvak vardı, şimdi ama diş macunu var...
ADNAN OKTAR: Vildan, bak şöyle söyleyeyim ben sana; Kuran’a tam uyan, -Peygamberlerimiz’in (s.a.v.) sünnetlerini zaten bir insanın tam olarak yapması yani zordur-, ama Kuran’a tam uyan kurtulur, ben onu söyleyeyim. Yani asrımızda Bediüzzaman’ın sözü bu bakın “feraizi yapan, kebairden kaçınan kurtulur” diyor. Ama becerebildiği kadar da sünneti yapsın. Yani yapamamak onu kafir konumuna, dinsiz konumuna, günahkar konumuna sokmaz.
MİSAFİR:Ama günümüzde insanların sanki yapmayınca günah olarak nitelendirmesi, dini sanki daha zor gösteriyorlar diğer toplumumuza.
ADNAN OKTAR: Yani yaparsa daha güzel olur, Peygamberimiz’in (s.a.v.) şefaatine nail olması umulur inşaAllah, güzel olur. Ama biz Kuran’dan sorulacağız, Kuran’a uyduğumuzda tamamdır inşaAllah. Sünnet de ilave olduğu kadar inşaAllah, yaparsak çok güzeldir. Peygamberimiz’in (s.a.v.) şefaati de çok güzel nimet olur. Benim de zaten anlattıklarım bunlar, yani vicdanları mesela çok rahat ediyor. Mesela misvak kullanıyor, sarık takıyor, cübbe giyiyor ve görevini yaptığı kanaatinde oluyor. Halbuki adam mesela sarık giymez, cübbe de giymez belki misvak da kullanmıyordur ama Allah’ın dinini yayıyordur. En büyük farz budur. En önemli konu budur. Bunu bırakıyor, bir de kasım kasım kasılıyor, yani bütün milletin üzerinde olduğu kanaatinde. Müthiş bir kibir yaparak, müthiş bir enaniyet yaparak, büyüklük hissine kapılarak kendinden emin geziyor. Bu yanlış olan. Bunu detaylı daha önce de anlatmıştım. Anlatıyorum da, yine anlatıyorum. Burada samimi bakmak, olaya samimi yaklaşmak çok önemli. Ama anlamazdan gelenler de olacaktır. O bizi ilgilendirmez. Biz hatırlatabildiğimiz kadarıyla, tarif edebildiğimiz kadarıyla tarif edeceğiz, inşaAllah...
Makaleler
Devamı ...
Adnan Oktar Diyor Ki...
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Kitaplar
Devamı ...
Adnan Oktar Diyor Ki...
Devamı ...Ahir Zamana ait Yeni Bilgiler
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler