Adnan Oktar’ın 4 Mayıs 2010 tarihli Güneydoğu Olay TV röportajından
SUNUCU 3:... Normal bir evde hayvan, işte köpektir, kedidir, ondan sonra …köpek ve kedinin olması namaz kılan bir insan için; yok işte aman abdestin kabul olmaz, yere basıyorsun…
SUNUCU 4:Melekler girmez.
SUNUCU 3:Melekler işte girmez, bu tarzda söylentiler...
ADNAN OKTAR:Peki Ashab-ı Kehf mağarada, kapılarında köpek vardı. O zaman oraya Melek girmemesi gerekiyordu. Ashab-ı Kehf’i Melekler kuşatmıştı. Melekler sürekli onları yanındaydı. İki yanında da zaten Hafaza Melekleri var. Dolayısıyla köpek, mazlum köpek, bak Kuran ayeti söylüyorum. Ashab-ı Kehf’in kapısında duruyor hayvan. O zaman onu görünce Meleklerin dönmesi lazım, hiçbir şekilde muhatap olmamaları lazım. Ashab-ı Kehf’i Allah övüyor ve değerli müminler olarak belirtiyor bize ve güzel varlıklar olarak belirtiyor. Bunun doğru olmadığını Kuran ayetinden anlıyoruz. Ama steril olmak çok önemlidir tabii. Mesela köpek veya kedi besliyorsa mutlaka evin ayrı bir odasında ona yer ayırması lazım. Hayvan çünkü, kontrollü olmaz o. Hem tüyleri zarar verebilir, soluma yoluyla zarar verebilir. Kiste de sebep olabiliyor tüyü, kedi tüyü. Ama özel bir odada bakıyorsa, çok tatlı varlıklar. Benim kendi kedilerim de var birçok. Ama özenli bakıyorum. Ortada gezinmelerine ben müsaade etmiyorum. Ayrı odaları var. Çok steril ve dikkatli bakıyorum. Veterinere götürttürüyorum. Herhangi bir trişin, şu, bu olmamasına özen gösteriyorum. O tarzda sevilir. Ama sevdikten sonra da elini yıkaması lazım insanın. Onunla gidip yemek yenmez. Bazen kedi, ağzını burnunu yalıyor, köpekle aynı tabaktan yiyorlar. Bu olmaz, bu. Rezalet bu yani. Çünkü çok ciddi hastalanabilir. Çok tehlikeli olur. Ama çok tatlı varlıklar.
SUNUCU 3:Allah’ın yarattığı bir varlık sonuçta.
ADNAN OKTAR:Tabii. Dışarıdan karpuz geldiğinde tarladan, oturup haşırt huşurt yemiyoruz. Yani yıkıyoruz. Kedi, köpekte de öyle. Temizliğine dikkat edip, onu seveceğiz. Biz dışarıya çıktığımızda, geldiğimizde elimizi yıkıyoruz. Bu çok normal. O hayvanla da bağlantılı olduğumuzda, onu sevdiğimizde elimizi yıkamamız lazım. Özenli olacağız. Ama çok tatlılar yani. Allah bize nimet olarak onları yaratıyor. Ne demek yani, illaki seveceğiz. Benim ördeğim de var. Vikvik, dün tanıştırdım kendisiyle. Çok şeker ama pasaklı, adı üstünde. Sonra elimi alkollü mendille sildim. Yani bu tarz. Ama sevmekten vazgeçmem. Dünyanın aczidir bu. Mesela Cennet’te bu yok. Cennet’te ördekleri ısırırsın, seversin, bağrına basarsın. Konuşur. Köpekler de öyle; ağzından, burnundan öpersin. Gıcır gıcır, tertemizdir. Bu dünyada özel olarak acz meydana getirilmiştir. Burada zaten insanın da çok dikkatli olması gerekiyor. İnsandan insana da mikrop geçiyor. Çok özenli olması gerekir. Yani değil mi? Sarılık olabiliyor, başka şey olabiliyor. Çok özenli olması gerekiyor. Mesela onun yediği yemekten yenemiyor. Hastalık geçer diye. Mesela gripliye bile dikkatli oluyoruz. Maske takılıyor, bilmem ne. Hayvanlarda da aynı şekilde dikkat edilmesi gerekir. Ama hayvanlar çok büyük bir nimettir. Melek girmez, öyle değil. Bunlar doğru değil, ayrı bir odada onlara bakarız, besleriz ve severiz de. Bu Kehf örneğini de verirseniz, Ashab’ı Kehf’in köpeğini örnek olarak verirseniz, onun doğru olmadığı oradan anlaşılır inşaAllah...
ADNAN OKTAR: ... Bir kere bakın, Kehf Suresi’ndeki açıklamaya daha iyi dikkat etmeleri gerekiyor. Köpeğin koruyucu muhafız vasfı vardır. Allah onu öyle yaratmıştır. Mesela evinde yalnız kalan bir kadın düşünelim. Bir köpeği olmuş olsa, odasında ama ayrı bir yerde olmak şartıyla. Oraya gelen bir yabancı olduğunda havlayarak falan savunabilir. Veyahut bir şekilde kovalar yani ilgili kişiyi. Can güvenliğini koruması açısından da köpek önemlidir. Dolayısıyla yani evde temiz bir yerde, ayrı bir odada bakıyorsa bunda bir mahsur olmadığı açık. Bunu zorlamanın bir alemi yok. Ama hayvan olduğu için şuuru kapalı tabii, temizliği bilmez o. Yani gidip sedire oturması, işte tabakları yalaması, gidip ağzını burnunu yalaması bu olmaz. Bu hem kirli bir eylem olur. Hem hastalığa sebep olabilir. Hem de birçok yönden riskli. Ama tabii muayenelerinin iyi yapılması lazım. Trişin olmaması lazım. Bir de odanın içinde gezmesi onun tüyleri daha önce de söyledim, tehlikelidir. Yani akciğere gittiğinde kiste sebep oluyor. Kedi de mesela bakımında çok özen göstermek lazım. Mesela kedi tırmığı hastalığı vardır. Lenfomaya çok benzer. Lenf bezleri şişer insanın, genellikle kan kanseri bilinir, ilk önce. Ondan şüphelenirler. Halbuki kedi tırmığından kaynaklanan özel bir hastalık türüdür o. Onda da çok özenli olmak lazım. Mesela kedinin tırnaklarının evde besleniyorsa özenli şekilde kesilmesi lazım. Kendileri değil, veterinere kestirmeleri lazım. Çok iyi antiseptik etmeleri lazım. Dünya bir acz yeridir, o kadar kolay beslenemez. Ama her türlü hayvana karşı coşkun bir sevgi olması lazım. Onların güzelliğine karşı tatlılığına ama bunlara bakmak beslemek çok zordur. Mesela bak civciv geçen konuşuyordum kız arkadaşımızla, görüşüyordum. Civciv almış, evde yıkadım diyor. Elimde öldü diyor. Ve feci şekilde üzülmüş. Çok tahribat meydana getirmiş onda. İşte böyle bir riski de var. Allah esirgesin. Mesela küçük kedilerde falan da öyledir. Ölüm riski yüksektir. Sonra müteessir oluyorlar. Onun için onları en iyisi annesinin yanında bırakmaktır. Annelerinin yanında sevmek güzel olur. Anneler çok iyi koruyup kollar. Annesinden kedi yavrusunu alıp götürüp evde beslemek pek akılcı değil. O kendini temizlemeyi bilmez çünkü. Annesi onu temizler genelde. Birçok ihtiyacını annesi giderir. Sağlıklı ve mutlu olması istiyorlarsa mutlaka annesinin yanında bıraksınlar. Veyahut annesiyle beraber alsınlar. O şekilde olabilir. Öbür türlü riskli...
Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Kitaplar
Devamı ...Güzel Konular
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler