Adnan Oktar’ın 12 Mayıs 2010 tarihli HarunYahya.TV röportajından
SUNUCU:Hocam mesela büyük günahlar, hepimizin işte önemle sakındığı günahlar, kulun bunlara düştüğünü varsayarsak, birine bile, imanına olan etkisi nedir?
ADNAN OKTAR: Biraz tabii moral yönden olumsuz etkilenebilir, sarsılabilir ama dinden çıkmayacağı açık. Tövbe edecektir, samimi olarak tövbe edecektir. İradesini kullanıp, aklını kullanacaktır. Bir daha tekerrür etmemesi için özen gösterecektir. Çünkü Allah diyor ki; “büyük günahlarda bilerek ısrar etmezler” diyor Allah. Yani devam ettirmezler, diyor. Orada onu durdurması lazım. Zaten günah da insana zevk vermez. Günah kendi içinde, boğulmuşluğuyla, kiriyle, sıkıntısıyla, acısıyla beraberdir. Yani mutlu olmaz insan harama girdiğinde. Haram acısıyla gelir, yani uğursuzluğuyla gelir, azabıyla gelir zaten. Dolayısıyla mümin için pişmanlık demek, manen çökmek anlamında olmaması lazım. Hani böyle ağlayan, içine kapanan, Allah korkusundan ağlanır da ama morali bozulup, kendine güvenini kaybedip, kontrolünü kaybetmesi, hafızasına, bilincine etki etmesi, fizik olarak kendini güçsüz hissetmesi; bu, doğru değil. Sadece tövbe edersin o kadar. Çünkü Allah’ın nereden biliyorsun intikam alacağını? Ya affederse, intikam da alabilir, affedebilir de ama biz candan tövbe etmekle mükellefiz. Ve azmedip kararlı olmakla mükellefiz. Müslüman zaten iradelidir, aklını kullanacak yani bedenimiz biz emir vermeden bir şey yapmaz. Bizim emrimize bağlıdır; yani “otur” dersen oturur, “kalk” dersen kalkar, mazlumdur insan bedeni. Emir kullanmadıkları için bu olaylar oluyor. Mesela bir kötülük yapacağı vakit “yapma” derse, yapmaz beden. “Otur” dersen oturur, “dur” dersen durur. Yani nerede görülmüş insan bedeni insana isyan etsin, değil mi? Tam mutidir, köle gibidir insan bedeni.
SUNUCU:Nefsin konumu peki?
ADNAN OKTAR:Aynısıdır, nefisle beden aynıdır. Yani nefsi abartıyorlar. İşte “nefis kontrol altına alınamaz. Nefis insanı sürükler. Nefse söz geçiremedim”. Laf o, direkt iman zafiyetinden ve ona bağlı akıl zafiyetinden olur. Yani en cazip şey bile olmuş olsa her ne olursa olsun, insan çok rahat kendini kontrol altında tutabilir. Niçin kontrolden çıksın? Değil mi? Haram olan bir fiil varsa yani yapmasın, bu kadar. Bedenine emir verirsin, yapmaz onu. Kontrolsüzlük hikayesi, biraz tutucu-muhafazakar kesim içerisinden çıkartılmış bir söylentiden ibaret. İşte nefis devreye girer. Sanki bambaşka bir mahluk çıkıyor, canavar onu tutuyor, boğazından sürükleyerek götürüyormuş gibi falan, bir de bahane olarak “nefis yaptı, ben yapmadım” diyor.
SUNUCU:İşte arkasına sığınmak için de olmuş olabilir.
ADNAN OKTAR:Yani bıraksınlar, çok anormal bir şey, çok mantıksız. Olur mu öyle şey? Nefis tamam, Allah’a düşman yaratılmıştır. Ve daima kötülüğü emreder. Ama çok zavallı ve baş eğicidir. Yani bir emre bağlıdır. Dur, dediğinde durur. Yani helal olursa da, “hadi” dersen de devam eder, o kadar. Yani bunun dışında bir özelliği yoktur. Veyahut bir kısım tipler de “şeytan yaptı, ben yapmadım” diyor. Mesela bir suç işliyor. “Nasıl oldu?” “Ya şeytan kışkırttı, görüyor musun onu, o mikrobu, bunu bana yaptırdı” diyor. Halbuki Kuran’da Allah “şeytanın etkisi zayıftır” diyor. “Salih mümin kullarımın üzerine, samimi kullarımın üzerine onun bir etkisi yoktur” diyor. Nereden etki edecek? Şeytan gelirse “git” dersin gider, bu kadar basit, öyle ahım şahım bir gücü yoktur ki. Sadece fısıldayacaktır, fısıldadığında da “dinlemiyorum” dersin, olur biter. Yani ne mecburiyetin var?
OKTAR BABUNA:Siz bir benzetme yapmıştınız Hocam inşaAllah. İmanı sağlam birisi harama karşı felç olur, o harama giremez zaten demiştiniz, inşaAllah.
ADNAN OKTAR:Şimdi adam buraya şarabı getirdi, koydu masanın üzerine koydu. Nasıl bu insana bu kadar cazip olur da insan kontrolünü kaybeder, eli ayağı titreyip o şarabı içer? İçmiyorum, Allah Allah. Bu kadar basit. İçerken de zevk alınmaz ayrıca ondan. Bayağı zehir gibi, çok çok rahatsız eder, olmaz yani Müslüman öyle bir şeyden mutlu olmaz. Mesela gayrı meşru bir şeyde de, herhangi bir gayrı meşru ilişkide de nefis felç olur. Nasıl insanın gönlü huzur içerisinde olur? Öyle bir şeyden zevk alamaz bir insan. Yani ruhu kilitlenir adeta çünkü insanın vicdanı son derece rahat olması lazım. Allah’a karşı vicdanı huzurlu olması lazım, karşılıklı sevgi olması lazım, saygı olması lazım değil mi? İbadet rahatlığı içerisinde olması gerekiyor. Suç işlediğini bilerek bir insan nasıl rahat olur? Yani beyni bir kere kilitler insanı. Beyin eğer bir konuya karşı net tavır gördüyse vücudu otomatik kilitler. Vücudun her yeri kasılır. İnsanın bir şey yapabilecek hali kalmaz. Ve o ona azaba dönüşür. Dolayısıyla gerçekten iman edenin yaratılıştan sistemi bu konuda sağlamdır zaten. Böyle bir konu yoktur. O, iman zafiyeti oluyor. Aşırı derecede gevşek oluyor. Sabah imanlı, akşam imansız. Akşam başka türlü, sabah başka türlü, sürekli gelip gidiyor imanı. O iman gelip gitmelerinde öyle bir şeyle karşılaştığında çok pervasız ve rahat oluyor. O kastedilen budur. Yoksa Müslüman öyle bir şeyin içine girmez, Allah’ın dilemesiyle inşaAllah.
Güncel Yorumlar
Devamı ...Bir Ayet Bir Açıklama
Devamı ...Kitaplar
Devamı ...Güzel Konular
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Kitaplar
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler