Adnan Oktar’ın 16 Mayıs 2010 tarihli Kanal Avrupa röportajından
OKTAR BABUNA:Siz hazır Ahit Sandığından bahsetmişken onun bir temsili resmi vardı, gösterelim mi Hocam?
ADNAN OKTAR:Bakayım, göreyim. Aşağı yukarı aynen bu şekilde. Som altından bu şekildedir. Bak, şimdi bu da bulunacak önceden söylüyorum. Ahit Sandığı. Şimdi Ahit Sandığını Müslüman ortada bırakır mı, bunu? Hırsızlar kırıp yıkarlar. Çocuk olsa bunu bilir yani. Orijinal yerinde durmaz. Orijinal yerinde tutulmaz kutsal olan bir emanet, taşınır. Sandık da taşınmıştır, inşaAllah. Hatta taşınırken gerekirse kulpunu da çıkarılır, orada gider takar. Zaten seyyar kulbu çıkacak gibi, çektin mi çıkar. Bak, zaten oradan görülüyor. Maketinde yapıldığı gibi. Bak şunu görüyor musunuz? Akasya ağacından yapılma, üzeri altın kaplama, saf altın kaplamadır. Gerekirse çıkartılıyor. Ama içindeki eşyalar da gerekirse çıkartılır. Gider orada aynı yerde yerleştirirsin. Kuran’da Hz. Musa (a.s.)’nın öfkelendiği bir anda o tabletleri atması var, biliyorsunuz, elindeki tableti attı. Ve kırıldı o tablet. Onun parçaları duruyor. Bunu bulacaklar. Bakın şimdi burada söylüyorum. Bakın, diyor ki; “onun bir parçasında” diyor Allah, bir ayetten bahsediyor. Neydi o ayet, bul.
OKTAR BABUNA:Tamam inşaAllah Hocam.
ADNAN OKTAR:Şimdi bakın o ayeti gören ne kadar Musevi varsa, hepsi Müslüman olacaklar. Bak, Kuran ihbar ediyor önceden, söylüyor Allah. Diyor ki; “bir nüshasında şu yazıyordu”, diyor bakın. Şimdi yaklaşık 3 bin yıl sonra açıldığında Kuran’ın dediğinin aynısını görecekler. Yalnız parçalanmış tablet, kırıldığı için. Taştan. Bir nüshasında diyor, “Rabbinden korkanlar için” evet.
OKTAR BABUNA:Şeytandan Allah’a sığınırım. “Musa kabaran öfkesi (gazabı) yatışınca Levhaları aldı. (Onlardan bir) nüshasında "Rablerinden korkanlar için bir hidayet ve bir rahmet vardır" (yazılıydı)” inşaAllah.
ADNAN OKTAR: Aynı zamanda bu ayet tabii Mehdi (a.s.)’ye de bakıyor. Bakın, Allah’ın Hadi isminin tecellisi ve Allah’tan bir rahmettir Mehdi (a.s.). Ve Mehdi (a.s.)’nin eliyle bulunacak, onu da söyleyeyim. Yani mübareğin eliyle bulunacak. Bak detay veriyorum, inşaAllah. O tablette bulunan aynı bak o ayetle beraber bulunacak. “Hocamız önceden söylemişti”, diyeceksiniz. Bu çok önemli bak. Nuh’un gemisinde detaylar verdim, dedim ki; “ahşap parçaları bulunacak” dedim. “Adamlar çıkardı ahşap parçasını gösterecekler. Ağrı Dağı’nda bulunacak” dedim. “Cudi’den kasıt dağ silsilesidir, dağdır. Dağı gösteriyor. Ve Ağrı Dağı’nda bulunacak” dedim. Değil mi?
OKTAR BABUNA:Tahtaları da tarif etmişsiniz Hocam. Tam söylediğiniz gibi çıktı Hocam.
ADNAN OKTAR:Aynısıyla, detayıyla. Bak şimdi de detay veriyorum. Aynen dediğim gibi bu ayeti göreceksiniz. Tabletin üzerinde, inşaAllah.
OKTAR BABUNA:İnşaAllah Hocam. Bir de asa demiştiniz Hocam.
ADNAN OKTAR:Asası, gömlek, bir tane uzun gömlek var. Hz. Musa (a.s.) ve Harun (a.s.) ailesine ait gömlek, bir tane ayakkabı. Yani bildiğimiz ayakkabı değil, sandalet tarzında, o çölde kullandıkları. Altın bir kutu. Hz. Musa (a.s.)’ın asasından parça, asası yok. Asa büyük çünkü. Bu şeye sığmaz. Asadan parça.
OKTAR BABUNA:O Kuran’da geçen attığı asa mı, yoksa başka mı?
ADNAN OKTAR:Yani evet inşaAllah. Asası inşaAllah. Onu bilemem de asası ama inşaAllah. Onu Allah bilir, inşaAllah. Ve başka bazı emanetler, kutsal emanetler. Dolu zaten sandığın içi. Diyebilirler ki, “kardeşim siz gittiniz bir kuyumcuyla anlaştınız”, işte “som altından yaptırdınız”, işte “bu odur diyeceksiniz” de diyebilirler. Kardeşim götürsünler, istedikleri bilim adamlarını getirsinler, karbon metoduyla baksınlar. 3000 yıllık olduğunu görecekler gömleğin. Nereden bulalım 3000 yıllık gömlek biz? Değil mi? Ahşabın yine 3000 yıllık olduğunu görecekler. Ayakkabının 3000 yıllık olduğunu görecekler. Bir de parmak izleri var bunun üzerinde, o da var. Onları da tespit edecekler. Tabii. O devirden kalma. İnşaAllah, bayağı bir şey var üzerinde, alamet var. Bunları görecekler inşaAllah. Sandık öyle anlaşılan bir Sandık değildir. Öyle çürümeye, bozulmaya karşı etkili olan bir sandık. Bir de bu iki heykelin arasında, Tevrat’ta Allah’ın ona hitap ettiği yani tecelli olarak hitap ettiğine dair bilgi var. Allah-u alem doğrudur. Çünkü çalıdan da Allah tecelli ediyor biliyorsunuz, çalıdan da sesleniyor. Bunları böyle şimdilik detay olarak görüyoruz, olduğunda görürsünüz. Yine bir detay daha veriyorum; bir kısmı Taberiye Gölü’nde. Bu kutsal sandıktaki malzemelerin, Kutsal Emanetlerin bir kısmı Taberiye Gölü’nde. Ama sandık içinde olanlar da ayrı olarak yeniden ayrı bir yerdeler. Yani belki Hatay’da bir mağaranın içerisinde, yani hiç ummadıkları bir dehlizin, hiç ummadıkları bir kanalın içerisinde, bir yerde. Tahmin etmedikleri bir yer. Şu ana kadar hiç kimse “bu buradadır” diyemedi, demedi. Gittikleri halde, ondan sonra araştırdıkları halde Allah onlara onu göstermedi. Tahmin etmedikleri bir yerde çıkacak inşaAllah. Bir kısmı da Taberiye Gölü’nde.
Basında Harun Yahya
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...