Adnan Oktar’ın 17 Mayıs 2010 tarihli Adıyaman Asu röportajından
SUNUCU 1: ‘’Değerli Hocam, Hz. Mehdi (a.s.) ledün ilmini uyguladığında, Hızır (a.s.) sorulduğu gibi sorgulanacak mı, ya da uygulamalarından dolayı şüphe duyulacak mı?‘’
ADNAN OKTAR: Zaten Kuran’da Kehf kıssası doğrudan Mehdiyeti anlatan bir kıssadır, yani bu hadislerle çok açık vurgulamıştır. Zaten baktığımızda da Kehf Suresi’ne baştan sona Mehdiyet’i anlatıldığını görürüz. Çünkü bir talebe topluluğu, genç topluluğu ailelerinden ayrılıyorlar, bir araya geliyorlar. Sonra Hızır (a.s.)’la karşılaşma var. Sonra da dünya hakimiyeti var. Net Mehdiyet anlatılıyor. Mehdi (a.s.)’nin mühim bir yönüdür bu, yani Hz. Hızır (a.s.) gibi olması. Zaten bu konuda hem hadis var, açık aleni hadis var Hızır (a.s.)’a benzediği, ayrıca benim söylemediğim çok fazla hadis var, yani Hızır (a.s.) özelliklerine dair. Hızır (a.s.) vasfına dair çok fazla hadis var. Yani en az 50 tane hadis vardır. Fakat ben bunları söylemiyorum, yani zamanı olmadığı için söylemiyorum. Vakti gelince söyleyeceğim. Dolayısı ile bu vasfından dolayı zaten çok şiddetli üzerine gideceklerdir Mehdi (a.s.)’nin. Özellikle mesela İstanbul’da bir yobazın çıkacağı hadislerde var. Mehdi (a.s.)’ye karşı bunun mücadele vereceği, hadislerde Peygamberimiz (s.a.v.) bir alim diyor, alim bozması tabii, alim müsvettesi diyelim, Mehdi (a.s.)’ye karşı huruc ediyor, ayaklanıyor ve birçok kişiyi de ayaklandıracaktır kendisiyle beraber ki, hadislerde 70 bin sarıklıdan bahsediliyor. Muhtemelen onların bir lideri, o şeyden bir ekip, yani masonların, iddia edilen Ergenekon Örgütü’nün kontrolündeki bir şahıs anladığım kadarıyla. O diyor ki, “bu kişi bizim dinimizi ortadan kaldırdı” der diyor, Peygamberimiz (s.a.v.) hadis, “dinimizi ortadan kaldırdı”. Ve halkı ona karşı kışkırtacak bu kişi ve mühim bir olay olarak Peygamberimiz (s.a.v.) bunu belirtiyor. İmam Rabbani, Mehdi (a.s.) ile ilgili çok az hadis almıştır, önemli gördüğü için bunu özellikle almış. Bakın, bir bunu bir de Lulin Kuyruklu Yıldızı’nın çıkışını. Yani onların ikisini çok önemli konu olarak almış. Ki yüzlerce hadis olduğu halde onları alması da çok manidar. Bu çıkacak yobazın Mehdi (a.s.)’ye karşı tavrını da çok detaylı anlatmış, izah etmiş. Bu, Mehdi (a.s.)’nin Hızır (a.s.) vasfına karşı yapılan bir harekettir aynı zamanda, yani Hızır (a.s.)’ı andıran vasfına karşı yapılan bir tavırdır. Halk onun birçok yönünü anlayamayacak, o yüzden muhalif olacaklar ve talebe sayısının az olması zaten Hızır (a.s) özelliği göstermesinden. Yani mesela Hz.Musa (a.s.) talebe olmak istiyor Hz. Hızır (a.s.)’a, Hz.Musa (a.s.) bile ona talebe olamıyor, az talebe olabiliyor, yani az bir süre. Üç konuda bir şey demiyor Hızır (a.s.), üç konu, dördüncü konuya geçirmiyor artık, dördüncü konuyu anlattırmıyor. Bu kadar artık aramızda bağlantı kesildi, diyor. Artık Hızır (a.s.)’ın talebesi olamıyor Hz. Musa (a.s.). Yani zordur Hz. Hızır (a.s.)’a talebe olmak. Mehdi (a.s.)’ye de talebe olmak çok zordur. Yani dayanamaz insan, götüremez. O yüzden Peygamberimiz (s.a.v.) diyor, “din, iman medineye çekilir, İstanbul’a çekilir” bakın, iman, dünyada iman İstanbul’a çekilir. Yani Türk Milleti’nin daha imanlı olacağına dikkat çekiyor. Bakın hatta detay da vermiş Peygamberimiz (s.a.v.), belirtiyor ama bakın bu çok önemli, “iman İstanbul’a çekilir” diyor medineye ve “İstanbul (medine) üç defa sarsılır” diyor, “üç defa sarsılır ve içinden münafıkları atar” diyor. Yani Mehdi (a.s.) cemaatinden münafıklar çıkacaktır. Defaatle böyle gruplar halinde münafıklar çıkacaktır. “Üç ana ayrılma olacak” diyor Peygamberimiz (s.a.v.). Mehdi (a.s.) cemaatinden münafıklardan oluşan, grup halinde topluca ayrılma olacak, diyor. Bunların itiraz ettikleri nokta yine Mehdi (a.s.)’nin Hızır (a.s.) özellikleridir. Halkta insanlarda ona karşı başlangıçta bir nefret olacaktır, Mehdi (a.s.)’ye karşı böyle öfke olacaktır, bu da onun Hızır (a.s.) özelliklerindendir. Hangi cemaat 313 kişi olur, böyle bir dönemde. Yani İslam aleminde görülmemiş birşeydir 313 kişilik bir cemaat. Yani bir alim çıkacak, onbinlerce, milyonlarca taraftarı olur, mümkün değil böyle bir şey. Herhangi bir tarikat bile, bir cemaat bile onbinlerce, yüzbinlerce taraftarı oluyor. Böyle bir insanın, bakın asrın kutbu, gelmiş geçmiş en büyük veli, bütün peygamberlerin özeti olan bir insan, 313 tane talebesi oluyor bu kişinin ve akıl almaz bir öfke olacak. Hatta diyor Peygamberimiz (s.a.v.), “kimse onlarala evlenmeye yanaşmaz, ticaret yapmayacaklar” yani muazzam ambargo ve baskı olacak, her yerde insanlar üzerlerine gidecekler. “Ölseler cenazelerine gitmezler” diyor Peygamberimiz (s.a.v.). Yani ölseler “aman, çok tehlikeli adamlar, biz uzak duralım” derler diyor. Mehdi (a.s.) kadar kapsamlı anlatılan hiçbir konu yoktur, o kadar kapsamlı anlatılmıştır. Dolayısıyla Hızır (a.s.) vasıflarındandır bu. Yani Mehdi (a.s.)’yi çözmesi bir insanın imkansız gibi bir şey diyebilirim, anlayamazlar. Yani bir kısım özellikleri mesela, onun derin yönlerini, iç yönlerini, Allah ile bağlantısını, manevi bağlantılarını insanlar bilmeyecekler, Mehdi (a.s.) anlatmaz bunları. Halk, avamdan kişiler bunu yapar, mesela der, işte “rüyamda şunu gördüm, şöyle yaptım, Hızır (a.s.)’la karşılaştım, şunu yaptım”, alimleri tenzih ederim, bir kısım büyük alimleri onlar samimiler, fakat Mehdi (a.s.) bunları anlatmaz. Yani o onun bir sırrıdır, hiçbir şekilde Allah ile onun arasındadır o. Bakın gizli bir ilmin sahibi olduğu için ona Mehdi (a.s.) denmiştir diyor. “Gizli bir ilim”, açıklasa, açık ilim der değil mi? Gizli bir ilim diyor. Gizli ne demek? Gizleyecek demektir, bilinmez. Ve insanlar ona konduramayacaklar, Mehdi (a.s.) olduğunu tahmin edemeyecekler. Hatta “kendisi dahi bidayeten, kendisi Mehdi (a.s.) olduğunu bilmez” diyor Bediüzzaman. “Yakın talebeleri imanın nuruyla belki onu tanıyabilirler” diyor. “İmanın nuruyla belki o şahsı Ahir zaman tanınabilir” diyor. Dikkatlice bakın, tanıma ayrıdır teşhis koyma ayrıdır, herhalde o diyecekler, tanıma bu. Allah-u alem o diyecekler, yoksa tanıyıp da evet sen Mehdi (a.s.)’sin zaten o çok anormal bir hareket olur, öyle bir şey olmaz. Mehdi (a.s.) de onu kabul etmez. Hızır (a.s.) özelliklerine ait alametleri Mehdi (a.s.)’nin zuhurundan sonra ondan öğreneceğiz. Yani ne neydi diyeceğiz, hepsinin hikmetini bize açıklayacak. Mesela şunu niçin yapmıştın diyeceğiz, bu sebepten yaptım diyecek. Allah Allah diyeceğiz. Peki şu neydi diyeceğiz, mesela biz bundan çok tedirgin olduk bunun hikmeti neydi, bunun sebebi buydu diyecek, doğruymuş diyecekler. Bir tane, iki tane, on tane değil, Mehdi (a.s.) de çok fazla zuhur görülecektir bu yönden.
Yer gök inliyor bak şu an diyorum bütün Türkiye Mehdiyete kitlenmiş durumda. Ve şuradaki bu ilmi mücadele Mehdiyetin mücadelesidir. Başka bir mücadele diyorlarsa gelsinler bana anlatsınlar. Bakın kimse yenemedi, yenemiyor, ancak biz yenebiliyoruz. Neden bu? Çünkü Mehdiyetin gölgesi altındayız. Mehdi (a.s.) talebesi olduğumuz için Allah bize bu gücü veriyor. Dolayısıyla deccaliyeti, Darwinizmi, materyalizmi Mehdi (a.s.) talebelerinden başka kimse ezip yok edemez, gücü yetmez. Kim olursa olsun mağlup olur. Yani hadislere göre bu böyle görünüyor. Vazifeli bunlardır, Allah onlara ezme gücü vermiştir, yenme gücü vermiştir, onlara kuvvet vermiştir. Allah farz edelim Hz.Davut (a.s.) zamanında kimse o görevli Allah ona o gücü veriyor, başkasının gücü yetmiyor. Mesela Calut var çıkıyor, kimse yenemiyor Calut’u. Bir kişiyi görevlerdiriyorlar Davut (a.s.), geliyor pestilini çıkartıyor, mahvediyor yani, bitiriyor. Mesela Hz. İbrahim (a.s.), kimse başedemiyor Nemrut’la, birtek o başeder. Görevli, Allah ona o gücü vermiş. Darwinizm ve materyalizm de asrın taunudur, vebasıdır ve karşı hareketin, karşı düşüncenin dinidir, yani deccaliyetin dinidir. Materyalizmin dinidir, bu dine karşı hakkı ve İslam’ı savunacaktır mehdiyet ve mutlak galip gelecektir, yani ezicidir gücü.
Adnan Oktar Ne Demişti Ne Oldu
Devamı ...Adnan Oktar Ne Demişti Ne Oldu
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Yeni Bilgiler 2
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler