Adnan Oktar’ın 23 Mayıs 2010 tarihli Kanal Avrupa röportajından
ADNAN OKTAR: Tornadan çıkmış gibi tabii, yani iyi olan insanları tenzih ederim, hep modelleri aynı; yemek yeme modellerine varıncaya kadar, cevap şekilleri, şüphecilikleri, böyle kıskançlıkları, hasetlikleri, ters cevap verme şekilleri; mesela böyle züppece izahları, alaycılıkları, densizlikleri, hepsi birbirinin aynı. O ondan öğreniyor, o ondan, o ondan öğreniyor, yani kısa sürede, işte “babana dahi güvenmeyeceksin” diyor birisi. Birisi diyor işte “gemisini kurtaran kaptan” diyor. Birisi “gemisini kurtaran pilot oldu” bilmem ne, ipsiz sapsız böyle, delirtiyorlar insanları adeta. Öyle olduğu için babana dahi güvenmeyeceksin, gemisini kurtaran kaptan. Adam o zaman ne olmuş oluyor? Egoist oluyor. Yani sadece kendi merkezli yaşamaya başlıyor. Ya içine kapanıyorlar o güzelim genç kızlar, yarı deli gibi böyle, şizofren gibi oluyor bir kısmı. Tek başına öyle yaşıyor. Ne gülüyor, ne neşesi var, ne sevinci var, ne heyecanı var. Öldürmüşler çocuğu hücre hapsinde. Veyahut bu azgın kaşarlara, bu it-kopuk takımına uyup, o da onlar gibi oluyor. Ama bundan kurtulan da tabii çok büyük bir kitle var Onları da tebrik ediyorum. Yani ne oraya düşüyor, ne ona düşüyor, aklını kullanıyor, Allah’a sığınıyor, doğrusunu hareket ediyor, doğrusunu yaşıyor. İdeal olan budur. Yani uyanıklık tabir edilen, işte böyle, işte yaman adam falan dedikleri kişiler aslında şeytanın etkisinde olan felaket tellalları, onlara hiçbir şekilde uymamaları lazım. İradelerini kullanmaları lazım. Fedakarlık enayilik değildir, dürüstlük enayilik değildir, vefa enayilik değildir. Güzelliktir, Allah nur verir öyle insanlara. İşleri kolaylaşır, Allah yolunu açar, bereket verir. Allah diyor ki, öbür tarafı, yani küfür tarafını, “onları gizlice helake yaklaştırırım” diyor Allah. Farkına varmadıkları yerden, yavaş yavaş. Allah onları içten içe kemirir. Kemirir demeyeyim de, Allah affetsin, vesvese vererek yıkar onları.
Yani onlar sezemezler bunu. Yok, hastalıklarda da. Ama en ziyade ona vicdanını saldırtır Allah. Ruhu ona saldırır, bedenine saldırır. Beden garibandır, dayanamaz ve çöker. Ama onlara sorsan, “hayat bu” diyor, “biz kurduz, uyanığız” diyor ve sürünüyorlar. Bu kafadan, iyi düşünen, derin düşünen, akılcı düşünen kurtulur. İyi düşünemeyen, bu batağın içerisine düşer. İmtihan dünyasında işte bu akıllılarla, akledemeyenlerin konumlarını görüyoruz. Akıllı bu batağa hiçbir zaman için düşmüyor. Ama tabii ona enayi derler, hakaret ederler, saldırırlar, deli derler, umursamayacak. Yani güzel ahlak çok büyük bir lükstür, dünyadaki en büyük lükstür. Müslüman olmak, dünyanın en kaliteli insanı demektir ve en büyük lükstür. Ama biz tabii gerçek Müslüman’ı diyoruz. Biz yobaz, avanak takımını kastetmiyoruz yani, değil mi? Taklitçileri kastetmiyoruz. Yani gerçek, saf bir Müslüman, halis bir Müslüman, dünyanın en kaliteli, en seçkin, en değerli insanıdır ve süper insandır o, yani Melek gibidir. Melek gücündedir Allah’ın dilemesi ile. Ona kötülük yapamasın, zulüm yapamazsın, işleri bereketlidir, yolları açılır, gerçek sevgiyi yaşar, sürekli Allah’ın korumasındadır, yani harika bir varlıktır o. Ama aksi de, görüyorsunuz. Tabii düzelmesi için dua edeceğiz. Ahir zamanda bunların hepsini Allah hidayete erdirecek inşaAllah. Akıllarını açacak. İslam ahlakı dünyaya hakim olduğunda, yarı yarıya olmayacak, tam hakim olacak inşaAllah. Ruhu olmayana Allah ruh verecek inşaAllah. Aklı olmayana akıl verecek. Hidayet vermediğine hidayet verecek, ama son kere bu. Şu an insanların epey bir bölümü Ashab-ı Kehf gibi derin bir uykuda, yani uyuyorlar. Allah onları uyandıracak.
Web siteleri
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Web siteleri
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Adnan Oktar Ne Demişti Ne Oldu
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler