Adnan Oktar’ın 21 Haziran 2010 tarihli Adıyaman Asu TV röportajından
ADNAN OKTAR: “Tabii asıl soru insan denilen bu mükemmel makineyi, aptal hiçbir şeyden habersiz hücreler meydana getirmesine ne diyeceğiz?” Ertuğrul Bey’i biz bir hücreyle karşı karşıya getirelim. Eğer onun aklının milyonlarca misli, trilyonlarca misli akıl göstermezse, ben ona bir on trilyon vereceğim. Herhangi bir hücrenin zekasını, bak herhangi bir hücrenin zekasıyla, Ertuğrul Bey’in zekasını karşılaştırdığımızda, kromozomların zekasını, onların yaptığı yüksek teknolojiye ait, akıl almaz, mükemmel atakları, akıl almaz tedbirleri, olağanüstü hareketleri, mesela bir tane küçük bir tane örnek verelim. Adam, mesela şeker imal edecek, veyahut protein imal edilecek, gidip proteini çok mükemmel imal edebiliyor, bir hücre. Ama Ertuğrul Bey yapamaz, değil mi? Bir aminoasit bile yapamaz. Ama hücre mükemmel yapıyor, götürüp ilgili yere yerleştiriyor, eksik yere. O yeri onun bulması ne kadar sürer biliyor musun Ertuğrul Bey’in? 1 milyon sene versen, yine bulamaz, 1 milyon sene. Onun için hücrelerin aptal olduğu iddiası, şeyce bir iddiadır, yani zayıf bir iddiadır. Ve yahut yanlış bir iddiadır diyelim, yanlış bir iddiadır, evet. “Bütün bu aptal etraftan habersiz hücrelere emredecek, onları idare edecek bir patron yoksa,”. Bakın çok yanlış anlamış, aptal değil hücreler, son derece zekidir. Asıl aptal olan, bir kısım aptal bilim adamlarıdır, bazı bilim adamlarıdır. Ve onlara insanların da kanmaması gerekir, inşaAllah. “Etraftan habersiz,” yani etraftan haberleri olması konusu, zaten hücrelerin insanın aklının alamadığı olağanüstü özellikleridir. Mesela hücre, bir yerde bir enfeksiyon oluyor, anında haber alıyor ve anında haber veriyor ve bütün vücut haber alıyor, gidip orada o enfeksiyonu yok ediyorlar birlikte. Sonra da o enfeksiyonu, orada dağıtıyor hücre yeniden. Ona benzer bir mikrop geldiğinde, ona karşı nasıl mücadele vereceğine dair bilgiyi de, diğer hücrelere dağıtıyor. Bak bu buraya geldiğinde, arkadaş bunu gelip vuracaksınız, özelliği budur, bakın silahı da budur. Bu mermiyle indireceksiniz bunu aşağıya, onun anladığı mermi budur, diyor. Nasıl habersizmiş bu? Mesela büyüme hormonu bir geliyor hücrelere, hemen haber alıyorlar. Büyüme hormonu gelmiş, biz hücreyi büyütelim, kemiği büyütelim diyorlar. Mesela büyütüyor, burada artık duralım, bu kadarlık, bize gelen emir bu kadar diyor. Mesela vücutta demir emilimi olacak, bu demir şu an yüksek olduğuna dair bilgi geldi bize, demir emilimini durduralım diyor, durduruyor. Veyahut mesela bir hormon vücutta fazla, diyor ki, bu hormon fazla, adama haber gönderiyorlar. Hemen parçalayalım o zaman hormonu, vücut atsın, diyor. Karaciğere görev veriliyor, şak atılıyor. Böyle anlatacağım konular milyonlarca, hangisini bunun Ertuğrul Özkök yapabilir? Bir tanesini bana söylesin. Nasıl aptal oluyor? Bakın asıl aptal olan kimdir biliyor musunuz? Bunu anlayamayan ve yalan söyleyen, insanları kandıran bazı bilim adamlarıdır, inşaAllah. “Bilim, bunların cevabını aramaya devam ediyor.” Arıyor, her seferinde hayretler içinde kalıyorlar. Her seferinde nutukları tutuluyor, nefesleri kesiliyor. Anlattığımız konular bunlar.
“Ama insan denen varlığın bir ruhunun bulunmadığı tezi, beni allak bullak etti.” Sen bu kadar zayıf bir insan mısın Ertuğrul Bey? Yani bir aklı zayıf bir insanın, dar ufuklu bir insanın bir yazısıyla sen allak bullak oluyorsan, yarın başka bir kişi çıkar, o da seni allak bullak eder. Her günün allak bullak olmakla geçecek, o zaman tekne gibi her gün sallanacaksın sen. Olur mu öyle şey? İnsanın aklı vardır, fikri vardır, değil mi? Vicdanı vardır, ufku vardır. “Eğer bir ruhum yoksa, ben kimim?” Zaten sen ruhtan ibaretsin sen ve Ertuğrul Özkök’sün sen, inşaAllah.
“Ölüm aptal, geri zekâlı, umursamaz hücrelerin, yaşamaktan vazgeçmesinden ibaret bir şeyse...” Hücreye niye bu kadar ağır hakaretler ediyorsun sen Ertuğrul Bey? Sen niye bu kadar taktın? Bak onların aklını sana tarif ettim ve onların gösterdiği zekayı, aklı ve yeteneği, milyonlarca sene de geçse gösteremeyeceğini de anlattım. Hiçbir insan da gösteremez, hiçbir insan, Allah’ın dilemesiyle. Allah dilemedikçe, hiçbir insan gösteremez bunu, topluluğu da gösteremez. Bütün onun akıllı dediği profesörlerin tamamı gelse, bir hücrenin aklını gösteremiyorlar. Bir kere aptal da değiller, geri zekalı da değiller, umursamaz da değiller. Son derece dakik, son derece uyanık, son derece sistemliler. Bakın ben yine söylüyorum, asıl aptal, geri zekalı ve umursamaz olan, bazı avanak bilim adamlarıdır. Kafası çalışmayan bazı avanak araştırmacılardır, bilim adamlarıdır. Yani onların isimlerini de tek tek vermeyeyim ben şimdi.
Güncel Yorumlar
Devamı ...Makaleler
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Makaleler
Devamı ...İlanlar
Devamı ...