Adnan Oktar’ın 21 Haziran 2010 tarihli HarunYahya.TV röportajından
ADNAN OKTAR: ... sen Nur talebesisin, tam Risale-i Nurdan da bir yazı var.
ALTUĞ BERKER: Vesilenizle hocam. “Mektubat’tan sayfa 56-57 de şöyle diyor, Üstad; ‘Âl-i Beytten Muhammed Hz. Mehdi (a.s) isminde bir zât-ı nuranî (şualarda), Âhir zamanın O büyük şahsı, Âl-i Beyt'ten olacak.’ Bir şahıs olduğunu söylüyor Üstad Hazretleri, Bir alıntı daha var. ‘O zat, o taifenin uzun tedkikatı (araştırmaları) ile yazdıkları eseri kendine hazır bir program yapacak. Ahir zamanın o büyük şahsı, Al-i Beyt'ten, olacak. O ileride gelecek acib bir şahsın ve o büyük kumandanın’ diyor, Barla Lahikası’nda. Sonra Mektubat’ta ‘en büyük bir müçtehid , hem en büyük bir müceddid, hem hâkim, hem Hz. Mehdi (a.s.), hem mürşid, hem kutb-u a'zam olarak bir zât-i nuranîyi gönderecek ve o zât da Ehl-i Beyt-i Nebevîden olacaktır’. Bediüzzaman, Risale-i Nur Külliyatı'nda Ahirzamanda gelecek Hz. Mehdi (a.s.) için 26 yerde 35 kere şahıs demiştir. Hz. Mehdi (a.s.)'nin şahsı manevi olmadığını şahıs olduğunu 26 yerde 35 kere açıklaması bile bazı kişilere yetmemiştir. 70 bin kere söylese bile yine de bu kişiler anlamayabilirler. İnsan anlamamaya azmettikten sonra birşeyi anlaması çok güçtür. Normal bir insan tek bir cümleden anlar. Anlaşılmayacak bir şey yok. Bediüzzaman ‘Hz. Mehdi (a.s.) Hicri 1400 yılında gelecek’ demiştir. Saygılar, selamlar.”
ADNAN OKTAR:Şimdi ben bunu çözemedim, bunun sırrını. Sen, bir süreden beri görüştüğün için, okuduğun için daha biraz konulara vakıfsın. Bu kadar sarihken, şahsı manevi olarak, bir insanın iddia edecek gücü bulması. Yani bu kadar rahat olması bu konuda ve bu kişilerin de buna inanması. Bu ne, bu sence? Nasıl oluyor?
SUNUCU:Hocam açıkcası, hakikaten ben de bilmiyorum. Çünkü şahıs olmadan şahs-ı manevi de olmaz. Zaten orada da çok açık bir kişi olduğunu söylemesi, her zaman da gelecek olduğunu söylemesi. Talebelerinin olacak olduğunu söylemesi, anlamamak mucize.
ADNAN OKTAR:İnsanın gözüne baka baka böyle bir şey nasıl anlatılır? Ben utanırım şahsen yani bir adamın gözüne baka baka. Bu şahıs diyor; “ama sen bunu öyle anlama, bu şahsı manevi”. Öbür yeri açıyoruz, yine o zat diyor; “ama sen onu öyle anlama, o zat değil yine şahsı manevi”. Adam ne demez. Bir insan, duyan bir insan nutku tutulur, “bu ne yapıyor bu insan, ne konuşuyor böyle?” der, değil mi? Ne gerek var bunlara ayrıca ne gerek var?...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Yeni Bilgiler 2
Devamı ...Ahir Zamana ait Yeni Bilgiler
Devamı ...Kısa filmler - Mutlaka izleyin
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler