Adnan Oktar’ın 26 Temmuz 2010 tarihli Adıyaman Asu ve HarunYahya.TV röportajlarından
ADNAN OKTAR: ... “Rahman Rahim olan Allah’ın adıyla, esselamu aleyküm,” ve aleyna aleyküm selam ve rahmetullahi ve berekatühü. “Kardeşimiz Harun Yahya” diyor. “Adnan Oktar’ın Burma’daki kardeşlerimizin yaşadığı ağır zulme son verilmesi için bir çözüm aramak amacıyla General Than Shwe ya da Burma Myanmar cunta lideriyle bağlantıya geçmesi için istirham etmenizi büyük bir aciliyet ve endişeyle rica ediyorum. Selam.” İsmini söylemeyelim. Than Shwe resmi var mı?
ADNAN OKTAR:Burma’da, nedir bu? General.
OKTAR BABUNA:Evet Hocam. Diktatör, siz daha iyi bilirsiniz.
ADNAN OKTAR:Biz yine uygun bir üslupla Devlet Başkanı diyelim. Beyefendi. Burada elçilikleri var mı bunların Türkiye’de?
OKTAR BABUNA:Bakayım Hocam, inşaAllah.
ADNAN OKTAR:Kardeşim şimdi özetle; bu adam kasap gibi Müslüman doğruyormuş orada, Burma’da. Biraz kaba bir tabir oldu ama çok özür diliyorum Paşamızdan. Bu vicdansızlığa son versin. Ayıp yapıyor yani. Günah yapıyor. Çoluk çocuk bütün milleti doğruyor. Binlerce insanı doğramış, haberimiz var, takip de ediyoruz. İstirham ediyoruz. Ben belki kaba bir üslup kullandım. Özür diliyorum. Artık ne diyeyim? İnsan boş bulunuyor, söylüyor. Ama hak ediyor normalde.
OKTAR BABUNA:Resimler vardı, gösterelim mi Hocam?
ADNAN OKTAR:Göster tabii.
OKTAR BABUNA:Bunlar işte Burma’da yapılan.
ADNAN OKTAR:Kardeşim şu kepazeliğe bak. Bu Paşaya ben ne diyeyim, bu adama? Şu rezalete bak yani. Bak çocukların çektiği acıya bak. Bak işkenceden mahvetmişler çocukları.
OKTAR BABUNA:Daha da var Hocam aslında.
ADNAN OKTAR: Göster.
OKTAR BABUNA:“Bize yardım edin” diye pankart yazmışlar Hocam.
ADNAN OKTAR:Obama’yla da konuşmak lazım. Mektup yazın Obama’ya. Bu fotoğrafları gönderin...
OKTAR BABUNA:Kitabınızda siz sahip çıkmıştınız inşaAllah Hocam. İslam’ın Kışı ve Beklenen Baharı kitabınızda.
ADNAN OKTAR:Biliyorum, eskiden beri takip ediyorum ben bunları. Şimdi bu arkadaştan istirham ediyoruz. Than Shwe Beyefendi’den. Bu Müslümanlara yaptığı zulmü durduracak. Obama’ya da şey yapalım. Avrupa Birliği’ne de, onlara da bu konuyu bir açıklayalım. Fotoğrafları da bir gönderin. Bu kanı kessin. Bu kasaplığı durdursun. Biz ona ufak bir kasap dükkanı açarız Burma’da, orada çalışsın. Helal kasap, değil mi?
SERDAR DAYANIK:İnşaAllah Hocam.
ADNAN OKTAR: Madem kesmeye, biçmeye meraklı veyahut ne diyorsun Serdar Hocam?
SERDAR DAYANIK:Estağfurullah Hocam, nasıl uygun görürseniz, inşaAllah Hocam.
OKTAR BABUNA:Ankara’da fahri konsoloslukları varmış.
ADNAN OKTAR:Tamam yarın gidin. Ama benim üslubumla konuşmayın. Çünkü şimdi ayıp olur. “Böyle dedi Hocamız” demeyin. Dengeleri bozulur. İstirham ederek söylersin, “bu rezalet dursun” dersiniz. Ne istiyorsunuz kardeşim bir avuç Müslüman’dan? “Para istiyorsan, para gönderelim” dersiniz, nedir zorunuz yani? Mesela hırsız oluyor, “para istiyorum” diyor, “al sana para” dersin, bırakır yakanı yani...
ADNAN OKTAR: ... Petrol istiyorsan petrol, para istiyorsan para. Bırak çocukların yakasını. Kitlevi, yer gök kan. Bunu durduracak. İnşaAllah. Hocam bana niye böyle dedin diyemez, çünkü hak ediyor... Üniforma, şerefiyle şanıyla olan askerler içindir... Herkes mektup yazsın, bizi seyredenler de. Birleşmiş Milletler’e, Amerika’ya, “bu zulüm dursun” desinler. Su gibi kan akıtıyor. Başka katledilen Müslümanlar da var. Şimdi resmini gösterirsem, çoluk çocuk seyrediyor televizyonda, kaldıramazlar. Ortadan biçmiş, yandan biçmiş falan... Böyle sadistlik yok. Rezillik yok. Obama’ya yazalım, Avrupa Birliği’ne yazalım. En azından biz duymadık, etmedik falan demesinler. Madem Amerika barışçıl, değil mi? Madem adalet arıyor. Buyurun işte adalet yeri tam, inşaAllah...
ADNAN OKTAR:... Öyle resimler var ki yayınlanacak gibi değil. Kafasını ortadan biçmiş, ikiye bölmüş, kadınların karnını deşiyor. Deli misiniz siz? Dünyanın her yerinde öyle. Ses çıkaramıyor bu gariplerim. Bana söylüyorlar; “Hocam siz müdahale edin, bir şey deyin” diye.
SUNUCU 2: Hocam şu anki konunun üzerine, bu Burmalı Müslüman kardeşlerimizin ölümleri, yakın zamanda Özbek kardeşlerimizin şiddet ve işkencelere maruz kalması, bunlar da yine Mehdi (a.s.) alametlerinden, değil mi inşaAllah Hocam?...
ADNAN OKTAR:... Fakat bunun olması gerekiyor. Mehdi (a.s.) çıkmıyor bu olmazsa. Şimdi ben bağırıp çağırıyorum, söylüyorum ya, bu zaten gerekiyor. Bu olmadan Mehdi (a.s.) çıkmaz. Bu kan akacak, bu olaylar olacak. Afganistan işgal edilecek, Irak işgal edilecek, zulüm artacak. Bizzat Mehdi (a.s.)’nin kendine zulüm artıyor, işkence yapılıyor Mehdi (a.s.)’ye, bizzat. Peygamber (s.a.v.)’in gözleri doluyor anlatırken, Resulullah (s.a.v.)’ın. “Rengi soldu” diyor. “Benim Ehl-i Beytim, azap edecekler” diyor, işkence edecekler, Mehdi (a.s.)’den bahsederken. Peygamberimiz (s.a.v.)’e soruyorlar, rengi soluyor mübareğin. Mehdi (a.s.)’yi, Peygamberimiz (s.a.v.) çok seviyor. Onun can tanesidir yani. Çok sevdiğidir, hep sena ile bahsetmiştir...
ADNAN OKTAR:... Müslümanlara yapılan bu zulme karşı her yeri ayaklandıralım. Şu Burma’da yapılan zulüm... ne zorun? Bir karnın bir sırtın, ne gerek var Müslümanlara zulmetmeye yani değil mi? Bu arkadaştan istirham ediyoruz, bu zulmü durdursun Burma’da. Kardeşim ne istiyorsa söylesin. “Arkadaş ben şunu istiyorum” desin, biz sağlayacağız. Müslümanların yakasını bıraksın. Doğu Türkistan konusunu da gündemde tutsun kardeşlerimiz, her yere şikayet edelim. Birleşmiş Milletlere dilekçe verin, Amerikan Dışişleri Bakanlığına, Amerikan Başkanına, efendim İngiliz, Alman, Rus, her yere bildirin. Biz duymadık bilmedik demesinler. Bakın şimdi bildirildikten sonra hüküm netleşir. Önce günahı bir netleştirelim, suç bir netleşsin, suçu netleştirsinler. Yazın her yere adamlar suçunu bir bilsin, suç işlediğini bir bilsinler. Müdahale etmeyenler de suç işlediğini bir bilsinler, ondan sonrasını beklesinler. Anlaşıldı mı? Yani bir bildiğim var. Vakit, saat tamam yani inşaAllah, Allah’ın izniyle. Bu kanı bu zulmü durduracaklar. İnşaAllah. Uyarsınlar, uyarı etkili olacak inşaAllah. Her yere bildirin, resimlerle falan, girin bizim internet sitelerimize alın oradan fotoğrafları gönderin. Obama’ya da bizzat mektup, el yazısıyla da olur kağıda yaz, daha güzel. Atın imzanızı, adresinizi de koyun. Hatta resminizi de koyun, “ben buyum” dersiniz yani, vesikalık resminizi zımbalayın gönderin, göndersinler. “Bu zulmü istemiyoruz biz” diyeceksiniz. “Rahatsız olduk, bizi gerdi, vicdanen rahatsızız, bunu durdurun” diyeceksiniz. Dünyanın her yerindeki zulmün durması için, her yere mektup yazın, inşaAllah...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Makaleler
Devamı ...
Makaleler
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler