Adnan Oktar’ın 27 Ağustos 2010 tarihli Kocaeli TV röportajından
OKTAR BABUNA:... Bu BTP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın sözleri Hocam haberde. Radikal’den alınan bir haber. “Mardin’in Midyat ilçesinde düzenlenen mitingde Türkler, Süryaniler, Araplar, Kürtlere referandumda boykot çağrısı yaptı. Demirtaş, ‘Türkiye demokratik özerklikle yönetilecek. Bundan kimsenin kuşkusu olmasın’ dedi, ‘Türkiye demokratik özerklikle yönetilecek bundan kimsenin kuşkusu olmasın, bölge parlamentolarımız da olacak, kent meclislerimiz de olacak ve bölge halkı kendi kendini yönetecek. İşte o zaman Süryani halkı da rahat nefes alacak, Kürt halkı da Arap halkı da Türk halkı da rahat nefes alacak. O zaman kendi ana vatanımızda bir nefes özgürlük solumanın mutluluğunu hep beraber taşıyacağız, işte bu mücadele halkların ortak özgürlük mücadelesi olmalıdır’” diye açıklama yapmış.
ADNAN OKTAR: Peki referanduma niye karşıymış?
OKTAR BABUNA: Boykot çağrısında buluyor Hocam, inşaAllah...
ADNAN OKTAR:Kardeşim, şimdi burada arkadaşın ne istediği belli. Şimdi bir kere bizim kardeşlerimiz, Arap kardeşlerimiz var, doğru, Süryani kardeşlerimiz de var, efendim Kürtler de var. Hepsi ne istiyor, biliyor musun? Türk İslam Birliği’ni istiyorlar, hiçbiri başka bir şey istemiyorlar, bölünmek de istemiyorlar. Birleşmek güzeldir, birleşmek güzeldir, bölünmek kötüdür, değil mi? İnsan bile, değil mi, bütün olarak yaşıyor? Kafamız ayrı, kolumuz bacağımız ayrı yaşamıyoruz. Dolayısıyla Türkiye’yi böldürtmeyiz. Bu boşa hayal ama diyorsa desin. Yani, yıllardan beri diyorlar. İşte, “Karadeniz’i de bölmek istiyoruz” diyorlar, Güneydoğu Karadeniz, Kuzeydoğu Karadeniz bölsün, bölsün, bölsün. Onlar biftek gibi böyle, sürekli parçalara ayırmak istiyorlar. ‘Bölünme’ sözünü duydukça, birleşmenin önemini insanlar daha iyi görsünler. Türk İslam Birliği’nin değerini daha iyi anlasınlar, değil mi? Türk İslam Birliği’nin üstünde duracağız. Kürtler o zaman sevinecek, efendim, Süryaniler sevinecek, Araplar sevinecek, Çerkezler sevinecek ki benim için hepsi Türk’tür, hepsi sevinecekler. Çözüm Türk İslam Birliği’dir. Eğer insanların mutlu olmasını istiyorsa bu arkadaş. Bak ‘Selahaddin’, değil mi? Dedelerine benzesin. Selahaddin Eyyubi. O da Kürt’tü, değil mi? Ona benzesin. Selahaddin Eyyubi parçalamacı mıydı? Ne yaptı? Koskoca imparatorluk kurdu, değil mi? Dedesine benzesin. Türk İslam Birliği’ni savunsun. Atalarında nerde görünmüş bölünmecilik, parçalanmacılık, değil mi? Çok yanlış yapıyor. Efendim, bir de referanduma boykot. Kardeşim niçin demokrasinin gelmesini istemiyorsun sen? Gelişmesini istemiyorsun, değil mi? Hukukta düzenleme olacak, demokraside düzenleme olacak ki, bir de kısmen bu daha, başlangıç. Niye rahatsız oldun ki sen? Neyi istiyorsun sen? Nasıl bir sistem istiyorsun? Boykot demek, ne anlama geliyor? Değil mi, çok acayip bir şey? Sen bilakis teşvik et, değil mi? Demokrasi gelişsin, Avrupa ayarında bir demokrasi olsun. “Bu hükümeti destek anlamına gelir” falan derlerse, bu çok mantıksız. Bunun böyle olmadığını herkes bilir. Hükümet, diyorum ya, mesela işçiye zam mı yapıyor, “karşıyız” mı diyeceğiz? Hükümete karşıysan sen oyunu, seçimlerde oyunu, götürürsün başka yere atarsın, o kadar, değil mi? Selahaddin Eyyubi olsun, Selahattin Demirtaş. Değiştirsin bu zihniyeti, ona o zaman ben, “helal olsun” diyeceğim. “Ben Büyük Türkiyeciyim” desin, “Türk İslam Birliği’ni savunuyorum” desin, “İttihad-ı İslam’ı savunuyorum” desin, “Kuran ahlakını savunuyorum” desin, bıraksın bu ağızları. Yani bölünme felakettir, bölünme felakettir. Allah esirgesin, paramparça olur Türkiye ve hiçbir gücü de kalmaz ve lokma, lokma, lokma, anında kurtlar yerler, anlaşıldı mı? Kapıda bekliyor Kurtlar, bölünme budur. Bölünme mümkün mü? Bakın, ben Selahattin Demirtaş’a açıkça söylüyorum, yeminle söylüyorum, “Türkiye bölünmeyecek ve Büyük Türkiye olacak” diyorum, “İttihad-ı İslam olacak” yeminle söylüyorum, inşaAllah. Allah’ın adıyla, inşaAllah. Yani bana güvensin, bir bildiğim var ki söylüyorum.
OKTAR BABUNA: Hocam, sizin söylediğiniz her şey çıktı bu güne kadar, bir de şimdi yemin ederek söylüyorsunuz maşaAllah.
ADNAN OKTAR: Kuran’da Allah’ın vaadi var. İkinci bir ihtimal yok. İkinci ihtimal yok. Mutlaka olacak ve Resulullah (s.a.v.)’ın vadi var. Peygamber (s.a.v.) söz veriyor artık, değil mi bak? Bizim mübarek Peygamberimiz (s.a.v.) söylüyor ve Cenab-ı Allah, Kuran’da söz veriyor ve “Allah vadinden dönmez” diyor, değil mi? Bana güvensin, Türk İslam Birliği’nde gerçekten çok rahat edecekler. Efendim, çıksın böyle Kürt kardeşlerimiz, onlar da zılgıt çeksinler. Türk İslam Birliği’ni açıklasın, İttihad-ı İslam’ı açıklasın, değil mi? “Selahaddin Eyyubi gibi olacağım” desin, baş tacı yaparız. Bıraksın bu izahları ve referanduma da evet. Yani, akıl alacak gibi değil. Ne kadar güzel işte, değişiklik olsun. Hâkimler Savcılar Yüksek Kurulu kalabalık olacak. Daha güvenli, daha rahat, daha iç açıcı, ne var bunda, değil mi? AK Parti’ye karşı içinde de bir alerji varsa, seçimleri bekle, niye acele ediyorsun? Panik olma, gidersin oyunu veririsin, başkasını getirirsin iktidara, o kadar.
OKTAR BABUNA: Hocam siz, “hayır” diyenlerin hiçbir gerekçe gösteremediğini söylemiştiniz. Geçen gün okuttuğunuz haberde de HSYK’nın iki hâkimi, gerekçe olarak şunu söylüyor kitaplarında; “tamam” diyor, “değişiklik tamam” diyor, “Avrupa’da var ama” diyor, “Türkiye’de” diyor, “demokrasi” diyor, “yerleşmediği için Türkiye’de yapılmasın” diyor, “bu değişiklik” inşaAllah.
ADNAN OKTAR: Kardeşim, “bu millete lüks” diyor, adam açıkça böyle söylüyor. “Bu millet” diyor, “o tarz bir millet değil” diyor yani. “Cahil insanlar” diyor, “bunlara bu gitmez” diyor. “Demokrasi gitmez” gibi konuşmuş benim anladığım, değil mi? Onu öyle çıkarttım. Hayır, bunu daha öncekiler de söylemişlerdi, biliyorum yani bu klasik söz. “Bunu kaldırmaz bizim millet” diyor, yani “demokrasiyi kaldırmaz” diyor. Kardeşim, bizim köylerimize gidelim, herhangi bir köye, münevver ve ariftir insanlar. Cehaletle alakası yok, okumayla alakası yok bunun. Ariftir benim halkım, milletim. Git bir köy kahvesine, ariftir üslubu, hikmetlidir. Şimdi Güneydoğu’daki halkın zannediyorlar ki, bir kısmı PKK’lı zannediliyor. Sen oradan PKK’yı tamamen kov, silahı çek, güvence ver; “ne düşünüyorsunuz?” deseniz, hepsi PKK’dan nefret ettiğini söyleyecektir. Ama adamın kafasına silahı dayarsan sen, PKK’nın silahını, “sen kimi destekliyorsun aslanım?” dersen; “PKK’yı destekliyorum” der adam, can havliyle. Bu bir ölçü mü bu?
OKTAR BABUNA: Değil Hocam inşaAllah.
ADNAN OKTAR: Değil mi? Selahattin Demirtaş da, PKK’ya karşıdır zaten o inşaAllah. Selahaddin Eyyubi’ye benzeyecek, üslubu değiştirsin. Kardeşim Türk İslam Birliği’nde rahat edecekleri açık, değil mi? Mutlu olacakları açık, değil mi? Özgürlük çok güzel, değil mi? Küçücük bir ufacık bir ülkenin içinde yaşamak mı güzel? Bassın arabaya, gitsin Azerbaycan’a, değil mi? Hazar Denizi’nin yanında ızgara yapsın, yesin. Gitsin Türkmenistan’a, gitsin Suriye’ye. Pasaportlar kalksın, vize kalksın. Koskoca bir Türk İslam Birliği olsun. Herkes, herkese yardım etsin, değil mi? Güzel bir ortam olsun ve benim halkım, Güneydoğu’daki o mübarek kardeşlerim, çok dindarlar. Allah’a, Kuran’a bağlılar. Yazık günah, değil mi? Onları ayırıp küçücük bir yerin içerisine sokmak, değil mi? Onların mutluğu, özgürlüğü çok güzel. Gelsinler, İstanbul’a geliyorlar, İzmir’e geliyorlar. Yesin içsin gezsinler, istedikleri gibi rahat etsinler. Yapmasınlar bunu, inşaAllah...
Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Makaleler
Devamı ...İlanlar
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler