Adnan Oktar’ın 2 Eylül 2010 tarihli Kahramanmaraş Aksu TV ve Kaçkar TV röportajından
OKTAR BABUNA:Ertuğrul Özkök de bir yazı yazmış Hocam.
ADNAN OKTAR: Ne diyor?
OKTAR BABUNA:“14 Eylül günü yazacağım yazının başlığını bugünden attım” diyor. “Niye 13 değil de 14 Eylül?13 pazartesi, benim yazı günüm değil, ondan 14.
Referandumdan ‘Evet’ çıkarsa, salı günkü yazımın başlığı şu olacak: ‘Nifak Anayasa’sı’. Peki ya ‘Hayır’ çıkarsa? O zaman da sadece ‘Nifak’ diyeceğim. Yani evet, hayır fark etmiyor. Biliyorum, ağır, çok ağır bir itham. Kimi diyecek ki, demokraside böyle laf olur mu? Olur arkadaş. Bir Anayasa toplumu tam ortasından ikiye bölmüşse, iki ay boyunca herkes öteki hakkında ağzına geleni söylemiş, işin içine soy soptan, boya, ihanete, ne kadar nifak tohumu varsa girmişse, hangi sıfatı uygun bulurdunuz?” diyor.
ADNAN OKTAR:Şimdi Ertuğrul Özkök böyle süper takılıyor ama öyle zannettiği gibi değil. Dar düşünüyor, çok dar düşünüyor. Bundan sonra sürekli referandumlar olur. Biz modern bir ülkeyiz, modern bir devletiz. Referandum gayet sıhhatli bir olay. Sık sık da olsun, niye bölsün? Biz kardeşiz, canız. Evde bile diyoruz mesela, “Balık mı getirttirelim, kuzu kebap mı getirttirelim?” Referandum oluyor, çoğunluk ne istiyor? Diyorlar, “biz balık istiyoruz” diyorlar, tamam, balık geliyor. Ne var bunda? Birbirimize mi düşüyoruz biz yani? Bunun gibi bir şey bu. Bir güzelliktir. Allah, bizim için iyi olanı, güzel olanı, hayırlı olanı yaratır. Hayırlı olanı ben şu an evet olarak görüyorum, inşaAllah. Geçen günler birisi bana böyle uyanıklık yapmış. “Hocam hangisi bizim için hayırlıdır?” diyor. Ben de diyeceğim ki işte “hayırlı olan”. Yani ‘hayır’a dilimiz gitsin gibisinden. Biz hayırı zaten kullanırız Müslümanlar. Tabii ki hayır var her şeyde. Ama ‘evet’, ‘evet oyu’, iddia edilen Ergenekon Terör Örgütü üyelerini kudurtuyor, delirtiyor adamları. Danalar gibi böğürüyorlar. Ben şimdi bu durumda ne yapayım? İddia edilen Ergenekon Terör Örgütü dediğin, 30 seneden beri bizimle uğraşır. Ne yapmamız gerekiyor? Bize bir tavsiyede bulunsunlar. Tabii ki ‘evet’ vereceğiz. Sırf onları gıcık etmek için gider ‘evet’ oyu veririm ben yani, kıl etmek için. Bu yeter bana gerekçe olarak. Ne güzel işte, ben Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu geniş ekipten oluşsun, ne şahane işte, güzel. İsviçre, Norveç, işte bilmem ne, oranın demokrasilerini katlayalım kardeşim, özgür olalım. Referandum da olsun her zaman. Nifak falan yok, nifak gibi göstermek yanlış olur. Ertuğrul efendi. Geçenlerde yurt dışına gitmiş, böyle tarz yapmış, kot pantolon falan, 15 yaşında delikanlı takılıyor böyle, ayağını dikmiş aşağıya orada birini, elektrik direği gibi bir şeye dayanmış falan, tarz yapıyor kendince. Tarz yaptığına bir şey demiyoruz da fakat böyle sivri laflar yapmasına, sivri akıllı olmasına gerek yok yani, inşaAllah. Yani, çok şey bildiğini zannediyor, öyle değil yani dar düşünüyor, çok dar düşünüyor. Zaten sık sık da fikirlerini değiştiriyor. Bir gün ak dediğine öbür gün kara diyor, kara dediğine ak diyor. Böyle olmaz, inşaAllah.
Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Kitaplar
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Güncel Yorumlar
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler