Adnan Oktar`ın 9 Eylül 2010 tarihli Maraş Aksu ve Kaçkar Tv röportajından
ADNAN OKTAR: “Saygıdeğer Hocam. Ben evet diyenlerden yanayım. Ama bu aralar kafam çok karıştı. Zannedersem halkında aynı kafasını karıştırdılar. Kararsızım lütfen bana yardımcı olursanız çok memnun olurum. Açıklamalı bilgi verirseniz iyi olur” diyor Mustafa. Mustafa kardeş ben hukuk ile ilgili konularda, yargı ile ilgili konularda 30 yıldan beri zaten geceli gündüzlü ilgileniyorum, mecburen ilgileniyorum. Bize birçok dava açılıyor, birçok olaylar var. Yani inanın yargıda tahmin tahayyül edemeyeceğiniz eksiklikler var. Yani dile getirilecek gibi değil. İçinde olanların bileceği bir, tahmin edilemeyecek olaylar var. Öyle söyleyeyim. Bu evet neyi sağlıyor? Sadece yargıda bir düzenleme ve rahatlık sağlayan bir sistem. Yani bir düzenleme ne demektir? İyiye, güzele götüren bir çalışma var. Yani milletimizin aleyhine, bizim aleyhimize hiçbir madde yok. Sadece ilerleme yönünde bir madde var. Ama şu şöyle algılanabilir. Şimdi bu AK Parti işte ezdi geçti, %60 aldı, demek ki iktidar. Öyle değil, belki hiç istemiyor olabilir de millet AK Parti’yi, ama bu doğru bir olay, bu doğru. Anlaşıldı mı? Ama yine de AK Parti iyi biliniyor, halk arasında da öyle görünüyor. Fakat hiçbir zorumuz, mecburiyetimiz de yok. Yani AK Parti’yi illa iktidar da tutacağız diye bir mecburiyet niye olsun ki? Ne Partiler gitti. Mesela Ecevit’in partisi gitti, efendim Mesut Bey’in partisi gitti diğer partiler aynı şekilde, değil mi? DYP tepmez devrilmez biliniyordu, gitti. Böyle bir şey yok yani. Türkiye’de partilerin bir devamlılığı olmuyor. Böyle bir şey olmaz. AK Parti’nin de bir ömrü vardır. Allah’ın takdir ettiği ömrü vefa etti mi gider. Ama Türkiye’nin modernleşmesi, aydınlanması, hürriyetlerin gelmesi, demokrasinin pekişmesi çok hayatidir. Ben baskı istemiyorum, kokain komplosu istemiyorum, değil mi? Gece yarısı 3’te evden alınıp, paldır küldür Emniyete götürülmek istemiyorum. Yani yargıda olan olayı ben şimdi burada anlatmaya kalksam, insanların aklı hayali durur. Yani genel olarak yargıyı tenzih ederim. Herkes biliyor. Bak Yargıtay’ın içindeki herkes biliyor. Yargıtay’ın tamamını tenzih ederim. Ama bir kısım yerlerde, bir kısım kişilerde tarif edemeyeceğim rahatsızlıklar var. Yani büyük olaylar var, bana inansınlar. Ama, “illa anlatın” derlerse de anlatayım. Yani kapalı bir üslupla da anlatabilirim. Mutlaka düzenleme gerekiyor. Mutlaka evet gerekiyor, başka şey yok.
Ve geçen günler, efendim, o çocuğu çıkartmışlar böyle leylek yuvası gibi saçlarıyla çıktı. Bir tıkım, bir tıkım falan böyle anlatıyor falan coşmuş. Kardeşim sen kerata genellikle baskıdan yanasın. Üslubunu biliyorum. Darbeleri desteklersin. Ben darbe istemiyorum. Ben askeri yönetim istemiyorum, özgürlük istiyorum. Rahat yaşamak istiyorum ben, zorla bir fikrin dayatılmasını istemiyorum. Komünizmin zorla Türkiye’ye getirilmesini istemiyorum. Faşizimin de zorla Türkiye’ye getirilmesini istemiyorum. Rahat yaşamak, özgür yaşamak istiyorum bu kadar. Kuşlar gibi özgür olmak istiyorum. İstediğim gibi konuşayım, istediğim gibi giyineyim, istediğimi yiyeyim. Ama kimseye zarar vermeyeyim, kimseyi rahatsız etmeyeyim. Kimsede kimseyi rahatsız etmesin. Biz bunu istiyoruz, işte evetin anlamı budur. Ve bu evetler kesilmeyecek zaten. Peş peşe referandumlar istiyoruz. Tamamen üzerimizdeki bu pus kalksın, ben Türkiye’nin üstündeki bu pusu görüyorum. Herkes de görüyor. Kaç yıldan beri, 60 yıldan beri de diyebilirim. Atatürk döneminde bir tek bir rahattık biz. Ondan sonra hiç rahat etmedik. Ettik mi rahat yani? Rahat etmedik yani rahat etmedik. Sabah akşam darbe geldi geliyor, geldi geliyor, geldi geliyor. Biz bunu duymak istemiyoruz. İstemiyorum ben yani. Hayır, ben askerlerimiz benim canım, hepsi bizim ciğer paremiz. Ben onlara bir sözüm yok. Ama baskı ve şiddet zorla adamı, mesela ellerini enselerinde toplayıp adamları duvara dizme falan. Bunları ben istemiyorum. Hapishanelere adamların doldurulmasını istemiyorum. Yani suçsuz, günahsız gel hadi yürü falan ben bunları istemiyorum. Geçmiş sistemlerde bunlar körüklendi. Şimdi de rahat etmek istiyoruz. Kardeşim biz niye İsviçre’ye özenelim? Niye Norveç’e özenelim? Onlar bize özensinler. Niye üçüncü dünya ülkesi gibi olalım biz, değil mi? Türkiye mi falan deyinde bıyık bükecekler, ağız bükecekler bir durum olmaz. Herkes özensin Türkiye’ye, desinler “orası hürriyet vatanıdır, herkesin hür olduğu yerdir, demokrasinin vatanıdır”, değil mi? Amerika biliniyor şu an, “hürriyet ülkesidir” bilmem ne, işte “ışıkların yeridir” falan. Türkiye olsun orası ve Türkiye olacak. Hürriyet arayan buraya gelecek, özgürlük arayan buraya gelecek, rahatlık arayan buraya gelecek. Bunalıyorum ben istemiyorum. Dolayısıyla milyon kere evet, sonsuz kere evet. Hiç tereddüt edilecek bir şey yok. Ama tabii “iktidar da çıkar bize evet verdiler” derse diye düşünüyor arkadaşlarımız. Diyemez, Sayın Tayyip Erdoğan açıkladı. “Evet oyları AK Parti’nin oyu değildir” dedi. Bunu daha iyi vurgulayabilirler.
BAV Broşürler
Devamı ...Adnan Oktar Ne Demişti Ne Oldu
Devamı ...Adnan Oktar Ne Demişti Ne Oldu
Devamı ...Güzel Konular
Devamı ...Web siteleri
Devamı ...Adnan Oktar Ne Demişti Ne Oldu
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler