Adnan Oktar’ın 22 Ağustos 2010 tarihli HarunYahya.TV röportajından
OKTAR BABUNA:... Şeytandan Allah’a sığınırım. “İnsanlardan öyleleri vardır ki, biz Allah’a ve Ahiret gününe iman ettik derler. Oysa inanmış değillerdir. Sözde Allah’ı ve iman edenleri aldatırlar. Oysa onlar yalnızca kendilerini aldatıyorlar ve şuurunda değildirler. Kalplerinde hastalık vardır. Allah da hastalıklarını arttırmıştır. Yalan söylemekte olduklarından dolayı onlar için acı bir azap vardır.”
ADNAN OKTAR:Bölüm bölüm söyle şimdi.
OKTAR BABUNA:İnşaAllah Hocam. Allah münafıkların “Allah’a ve Ahiret gününe iman ettik” ağızları ile söylüyorlar ama kalben inanmadıklarını söylüyor Allah, “inanmış değillerdir” diyor inşaAllah. “Allah’ı ve iman edenleri aldattıklarını zannederler”, diyor.
ADNAN OKTAR:Bak bu çok önemli. Münafıklar inanılmaz ahmak olurlar. Tam anlamıyla kandırdığını, çok güzel konuştuğunu, çok güzel delillendirdiğini, çok güzel oyuna getirdiğini, kendini hakikaten sezdirmediğini, hakikaten fitne çıkaracak güçte olduğuna inanır. Münafığın özelliğidir o. Halbuki “dessas ahmaktır,” diyor Said Nursi. “Bir ahmak-ı dessastır” diyor. Yani desise vermeye çalışan bir ahmaktır, diyor. Bak desise, yani kuşku vermenin üzerinde çok durur münafık, tedirginlik vermek, şüphe vermek. Kendince öyle zanneder. Halbuki müminleri coşturur münafık, ahmak haberleri olmaz onların. Evet, söyle.
OKTAR BABUNA:İnşaAllah. “Allah; oysa onlar yalnızca kendilerini aldatıyorlar ve şuurunda değiller.” diyor. Farkında da olmayan, dediğiniz gibi ahmak bir kafa yapısı, onun da farkında değil.
ADNAN OKTAR:Şuurunda değil. Mümkün değil şuurunda olması da. Çünkü ayrı bir boyutta yaşıyor adam, apayrı bir alemdir münafık. Devam et.
OKTAR BABUNA:“Kalplerinde hastalık vardır. Allah da hastalıklarını arttırmıştır.”
ADNAN OKTAR:Bir psikolojik hastalık, tarif edilemeyen. Allah’ın bildiği bir hastalık var içlerinde. Allah, ahlaksızlık yaptıkça münafıklar, hastalığını daha da artırıyor. Delirinceye kadar devam eder. Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri; “bütün vücudu ene kesilir, Firavunlaşır artık” diyor. Yani ene gittikçe gelişir, kendini büyük görme hissi gelişir. Firavunlaşıyor, artık kendini Allah’tan büyük görüyor (haşa), o kadar azıyor yani. Müslüman Allah’a tam teslim olmuş, mazlum bir varlıktır ve bütün ömrünü tebliğe adar. Allah rızası için, Allah’ın dinini yaymaya adar. Münafık da kendine adar bütün ömrünü. Aradaki fark budur. Onun için mücadeleden, tebliğden şiddetli rahatsız olur münafık. Şiddetli rahatsız olur...
Makaleler
Devamı ...Güncel Yorumlar
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...Güncel Yorumlar
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler