Adnan Oktar’ın 24 Ağustos 2010 tarihli HarunYahya.TV röportajından
ADNAN OKTAR: ... “Selamun aleyküm,” aleyküm selam. “Sayın Adnan Oktar Ağabey, ben Azeriyim, ismim Tural, Türk-İslam Birliği’nde Azerilere, Ermenilerle rahatça huzur içinde yaşayacağını söylemiştiniz. Ben Karabağ Azerisiyim, Ermeniler evimi yıktı, babamın mezarı Karabağ’da kaldı, çok insanımızı şehit ettiler, kadınlara tecavüz ettiler, çocukları diri diri yaktılar. Biliyorum Müslüman bağışlayan olmalıdır ama ben ne kadar istiyorsam da kalbimden onlara nefret hissini atamıyorum. Ermenilerle nasıl birlikte yaşayacağız? Adnan Ağabey, gerçek Mehdi (a.s.)’nin askeri olmak istiyorum, onun yardımcısı olmak istiyorum. Sevgi ile hem onu hem İsa Peygamber (a.s.)’i kucaklamak istiyorum, Allah’ın rızasını kazanmak istiyorum, Allah’ın rızasını kazanmak için inşaAllah ne yapmalı?” diyor.
Kuran’a uyacağız ve çok samimi olacağız. Kuran, sünnet ve samimiyet, o kadar. Çok çok samimi olacağız. Yani etrafımıza uymayacağız, kendi vicdanımıza uyacağız. Tam vicdanımızın sesini dinleyeceğiz. Millet şöyle yapıyor, böyle yapıyor, hiç önemli değil. Millet derken çevresindeki insanlar. Kardeşim şimdi Ermeniler diyorsun, ‘Ermeni katiller’ diyeceksin. “Ben Ermeni katillerden nefret ediyorum” diyeceksin. Şimdi Ermeni bir genç kız, mesela 18 yaşında bir genç kız, haberi bile yok olaylardan, tertemiz bir genç kız, niye nefret edeceksin, nasıl nefret edeceksin? “Suçum ne?” derse, ne diyelim? Suçu yok, kimseyi de öldürmemiş, hiçbir şey de yapmamış, şehit de etmemiş. 8 yaşında bir Ermeni çocuğu düşünelim. Niye nefret edelim, ne yapmış? Katillerden nefret ediyoruz. Katillerden. Ben katilleri affedelim dedim mi? Af olmaz, girip yatacaklar. Neyse onun cezası onu çekecekler, yok öyle şey, tabii. Bunlar kim? Bunlar Ermeni faşistler, ideolojisi ne? Darwinist, materyalist. Faşist, komünist kafa ile yetişmişler, oranın iddia edilen Ergenekon Örgütünün üyeleri işte. Biz onlara karşıyız, Ermeni kardeşimize niye karşı olalım, değil mi? Sakın ha.
Artvin Hopa. Artvin Hopa’da herkesin interneti var, bilgisayarı var, okuyorlardır. Kalabalığa uyuyorlardır. Orada kardeşimiz yanlış düşünüyor olabilir. Mesela Güneydoğu’da çocuk, PKK’nın hakim olduğu bir mahalle düşünelim, internetten okuyor. Çocuk nefret ediyordur PKK’dan ama zahiren dışarı çıktığında “ben PKK’lıyım” diyor olabilir. Bu onun PKK’lı olduğunu göstermez. Yahut çocuklarla beraber gider taş atar, onlarla beraber. Bu onun PKK’lı olduğunu göstermez. Ona “uydum kalabalığa” derler. Korkudan yapıyordur. Yoksa sen PKK’yı Güneydoğu’dan bir kazı, Türk-İslam Birliği bir oluşsun, “PKK’lı olan var mı? Samimi olarak desin. Gizli olarak bana söyleyin. Açık değil, gizli olarak söyleyin.” Bir kişi çıkmaz PKK’lı. Adam ne yapsın kıllı-kılçıklı komünistleri, niye başına belayı satın alsın. Azılı katilleri niye istesin adam, değil mi? Boğarak adam öldüren; boğma teli ile, bilmem ne, feci şekilde vahşet isteyen adamı, adam niye başında istesin. Delirdi mi? Korkudan onu o şekilde söylüyorlar, korku. Onu yanlış anlamayacaklar, inşaAllah...
Ahir Zamana ait Yeni Bilgiler
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Güzel Konular
Devamı ...Makaleler
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Türk-İslam Birliği Gelişmeler
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler